25 Şubat 2006 Cumartesi
20 Şubat 2006 Pazartesi
İncilim... -yapım-

Sevgili Sennur Hanım siz istersiniz de anlatmaz mıyım?
Oldukça kolay ama sabır istiyor.
En küçük boy kum boncuklarla hani şu tülbent boncuğu denen ve ipe dizili olarak satılan inci boncuklarla yaptım. Boncukları kendi ipinden misinaya aktardım.8 sıra pembe 4 sıra krem boncuğu istediğim ölçüden biraz fazla uzunlukta misinaya dizerek 4 erli 3 gruba ayırdım. Bu sayılar isteğe göre değiştirilebilir.Başa ve sona iri birer inci tanesi yerleştirerek saç örgüsü yaptım. Saç örgüde biraz uğraştırıyor.Boncukların düzgün düşmesini sağlamak adına...
Sarı metal kapamalarla da kolyeyi tamamladım.
Deneyecek olanlara kolay gelsin...
12 Şubat 2006 Pazar
9 Şubat 2006 Perşembe
Evimde Bir Sonbahar - yapım -

Beğenmenize çok sevindim.
Öncelikle obje, seramik fakat kulpları (ben küpeleri diyorum) polyester. Reklam olacak ama ÇIDAM SERAMİK ten. - www.cidamseramik.com -
Zımparaladıktan sonra iki kat SENTA nın 753 Inca Gold unu kullandım. Küpelere de sürmeyi ihmal etmedim. Sonra üzerine PLAID 695 Crackle Medium yani çatlatma verniğini sürdüm. 12 saat bekleyip 2. katını sürdükten sonra PLAID 902 Taffy 'i bolca süngerin üzerine alarak çatlattım.- Patina çatlatma - Beni bu iş o kadar strese sokuyor ki !Ay çok geldi, ay elim sürttü, ay aynı yere iki kez değdim v.b. Kurumasını beklerken, www.semihyener.com dan aldığım sonbahar desenli kağıt mendilden yaprakları oydum. Bana göre çatlatmanın hatalı olduğunu düşündüğüm yerlere isabet ettirmeye çalışarakta yine PLAID 1401 Decoupage Finish ile yani dekopaj tutkalıyla yaprakları yapıştırdım.
Küpelere miksiyon sürüp şeffaflaşmasını bekledikten sonra yaprak varakla sardım. Fazlalıkları süpürdüm.
En son olarak, tamamen kuruduktan sonra sprey vernikle iki kat vernikledim.
Bu da hediye gidiyor....
6 Şubat 2006 Pazartesi
30 Ocak 2006 Pazartesi
21 Ocak 2006 Cumartesi
20 Ocak 2006 Cuma
17 Ocak 2006 Salı
AMAN AYRILIK YAMAN AYRILIK

Ben geldim.
Öncelikle herkese yeni yılda sağlık , huzur, mutluluk, başarı diliyorum. Herşey gönlünüzce olsun.
Ve geçmiş bayramınızı da kutluyorum.
Niye mi bu kadar geciktim?
Şiddetli ve etkili bir grip geçiriyordum. Bunu üzerine de şehir şebekesinden gelen farklı voltajlı elektriğin bilgisayarın monitörü ile birlikte evdeki birkaç elektrikli eşyayı da yakması sonucu böyle bir gecikme yaşadık.
Sağlığım fena değil. Eşyaları da yavaş yavaş yerine koyuyoruz.
Blogumu çok özledim. Sizlerinde neler yaptığınızı çok merak ediyorum.
Sevgiyle...
28 Aralık 2005 Çarşamba
Hediyelerim....
Bunlarda hazırladığım yeniyıl hediyeleri
Laf aramızda ben de böyle hediyeler almak istiyorum :)
Laf aramızda ben de böyle hediyeler almak istiyorum :)

27 Aralık 2005 Salı
24 Aralık 2005 Cumartesi
19 Aralık 2005 Pazartesi
Menekşe Buldum Derede...-yapım-

*Öncelikle objemizi güzelce zımparalıyoruz ama eskisi kadar ilk zımparaya özenmiyoruz.
Astar boyayı yani benim sıkça kullandığım taffy rengini zemine birinci kat olarak sürüyoruz. Kuruduktan sonra 2. zımparamızı özenle yapıyoruz. Ahşap; boyayı emince, zımpara daha güzel oluyor.
*2. kat zemin boyamızdan sonra dekupe edeceğimiz peçetemizi özenle yerleştiriyoruz. Benimki derede bulduğum menekşeler...
*Bu arada 2.kat zemini sürerken objenin kenarlarına da altınla boyadım.
*Peçetemizi aynı şekilde kutunun içine ve peçetenin kenar şeritlerini de kutunun yanlarına yerleştirdim.
*Peçeteler kuruduktan sonra içine sünger ile menekşe moru, metalik beyaz, altınla patina yaptım. Kutu küçük olduğu için öyle pek özenli bir patina olmadı ama güzel oldu.
*Kapaktaki menekşelerin belirli yapraklarının üzerine mozaik sıvısı döktüm. Üç boyutlu görünümü veren bu oldu. Fotoğrafı iyi çekemediğimi düşünürken boyutun farkedilmiş olması hoşuma gitti.
*Sıvı kuruduktan sonra altın parmak waksla kutunun daha önce altınla boyadığım kenarlarını parmakladım.
*Ve en sonda ışıltılı vernikle vernikledim.
Umarım anlatımımın faydası olur.
Tüm güzel yorumlarınız için teşekkürler...
18 Aralık 2005 Pazar
12 Aralık 2005 Pazartesi
11 Aralık 2005 Pazar
Teşekkürler...
Tüm güzel yorumlarınız için sonsuz teşekkürler...
Güller yine peçete dekupajı ve evet vazoyu kaplarken beni çok zorladılar. Üzerinde 50 kat vernik var. Ancak ilk denemem olduğu için istediğim sonucu alamadım. Yani kimseye hediye edilmeyecek evde kalacak :)
Şu sıralar sağlık problemleri ve araya sıkıştırılmış seyahatlerle uğraşıyorum. Onun için pek blogumla ve sizlerle ilgilenemiyorum. Kusura bakmayın lütfen.
Sevgili Hülya Hanım sobelemeniz beni çok mutlu etti. Daha önceden de yayımladığım 10 küçük mutluluğumu tekrarlasam kırılmazsınız değil mi?Teşekkür ederim.
1- Son aşkıma ?Seni seviyorum? dediğimde artık o da bana ? ben de seni? deyip kocaman bir öpücük vermiyor mu , İşte o zaman ayaklarım yerden kesiliyor.
2- İlk aşkım bunca yıldan sonra bile hala onu aramak için telefona uzandığımda telefonu çaldırmıyor mu dünyalar benim oluyor.
3- Beğenilmemek en büyük kaygılarımdan biri, beğenilmekse en küçük mutluluklarımdan ...
4- Eskiden başkalarının verdiği hedefleri tutturunca mutlu mutlu olurdum, şimdilerdeyse hedeflerimi belirlerken havalara uçuyorum.
5- Akşamları ?ayaz beden? olmak için balkonuma çıktığımda güzel çiçek kokularını duymak beni mutlu ediyor
6- İyi, sıcak bir banyodan sonra temiz çamaşırlar, temiz çarşaflar eşliğinde güzel bir uyku beni çok mutlu ediyor. Anne çarşaflarının kokusuna hiçbir çarşaf kokusu benzemiyor.
7- Yeni doğan bebek kokusu beni mutluluktan çıldırtıyor.
8- Son aşkımla ilk aşkımın artık birlikte planlar yapıp benim için bir şeyler yapmaları beni hem çok mutlu edip hem de ileriki projeleri için heyecanlandırıyor.
9- Alışveriş yapmak , ama özellikle pazardan alışveriş yapmak saatlerce tezgahları eşeleyip güzel şeyler bulmak , ?Aaaaa nerden aldın ?Çok şıkmış? dediklerin de ?Pazardan ? demek beni mutlu ediyor
10- Tabi bir de paylaşmak beni mutlu ediyor. Bir zamanlar ?Nil Gün ? adlı psikolog yazarın radyoda gece sohbetleri vardı. Demişti ki ? Neye ihtiyacınız varsa önce onu verin.? Bu laf benim çok hoşuma gitmişti. Neye ihtiyacın varsa önce onu ver. Gerçekten de deneyince katlanarak bana geri döndüğünü farkettim. Deneyin derim.
Küçük mutluluklarımız çoğalarak büyüsünler kocaman olsunlar, hep bizim olsunlar
Güller yine peçete dekupajı ve evet vazoyu kaplarken beni çok zorladılar. Üzerinde 50 kat vernik var. Ancak ilk denemem olduğu için istediğim sonucu alamadım. Yani kimseye hediye edilmeyecek evde kalacak :)
Şu sıralar sağlık problemleri ve araya sıkıştırılmış seyahatlerle uğraşıyorum. Onun için pek blogumla ve sizlerle ilgilenemiyorum. Kusura bakmayın lütfen.
Sevgili Hülya Hanım sobelemeniz beni çok mutlu etti. Daha önceden de yayımladığım 10 küçük mutluluğumu tekrarlasam kırılmazsınız değil mi?Teşekkür ederim.
1- Son aşkıma ?Seni seviyorum? dediğimde artık o da bana ? ben de seni? deyip kocaman bir öpücük vermiyor mu , İşte o zaman ayaklarım yerden kesiliyor.
2- İlk aşkım bunca yıldan sonra bile hala onu aramak için telefona uzandığımda telefonu çaldırmıyor mu dünyalar benim oluyor.
3- Beğenilmemek en büyük kaygılarımdan biri, beğenilmekse en küçük mutluluklarımdan ...
4- Eskiden başkalarının verdiği hedefleri tutturunca mutlu mutlu olurdum, şimdilerdeyse hedeflerimi belirlerken havalara uçuyorum.
5- Akşamları ?ayaz beden? olmak için balkonuma çıktığımda güzel çiçek kokularını duymak beni mutlu ediyor
6- İyi, sıcak bir banyodan sonra temiz çamaşırlar, temiz çarşaflar eşliğinde güzel bir uyku beni çok mutlu ediyor. Anne çarşaflarının kokusuna hiçbir çarşaf kokusu benzemiyor.
7- Yeni doğan bebek kokusu beni mutluluktan çıldırtıyor.
8- Son aşkımla ilk aşkımın artık birlikte planlar yapıp benim için bir şeyler yapmaları beni hem çok mutlu edip hem de ileriki projeleri için heyecanlandırıyor.
9- Alışveriş yapmak , ama özellikle pazardan alışveriş yapmak saatlerce tezgahları eşeleyip güzel şeyler bulmak , ?Aaaaa nerden aldın ?Çok şıkmış? dediklerin de ?Pazardan ? demek beni mutlu ediyor
10- Tabi bir de paylaşmak beni mutlu ediyor. Bir zamanlar ?Nil Gün ? adlı psikolog yazarın radyoda gece sohbetleri vardı. Demişti ki ? Neye ihtiyacınız varsa önce onu verin.? Bu laf benim çok hoşuma gitmişti. Neye ihtiyacın varsa önce onu ver. Gerçekten de deneyince katlanarak bana geri döndüğünü farkettim. Deneyin derim.
Küçük mutluluklarımız çoğalarak büyüsünler kocaman olsunlar, hep bizim olsunlar
8 Aralık 2005 Perşembe
24 Kasım 2005 Perşembe
Öğretmenim Canım Benim Canım Benim
Tüm öğretmenlerimizin günü kutlu olsun. Aydınlık yarınlara...

Bir öğretmenimize hazırladığım hediye paketi ve paketimin içinden çıkanlar ...

YEŞİL İNCİLER
Merhaba
Yeşil incilerimi kimsenin beğenmeğini düşünmeye başlamıştım. Sayfam ziyaretçi alıyor ama yorum bırakan yoktu. Ta ki sevgili Tuhfe ve Elif 'e kadar
Yorumlar için teşekkürler...
Aslında çok basit bir kolye bu diğer kolyelerimin yanın da. Üç katlı misinaya dizdiğim inci ve aparatlar. Üç katlı misinayı kolye kapamaya yerleştirip bağladıktan sonra iki tane inciyi ve iki ucu delikli altın suyuna batmış metali misina alta kalacak şekilde geçirdim. Sonra herbir misinaya ayrı ayrı birer inci ve metal . Orta noktaya gelene kadar. Orta noktaya da iki iri halkaya taktığım yine metal aparatı yerleştirdim. Aynı işlemleri tekrarlayarak kolyemi bitirdim.
Renkler yüzünden sanırım taktığım da çok ilgi görüyor.
Yeşil incilerimi kimsenin beğenmeğini düşünmeye başlamıştım. Sayfam ziyaretçi alıyor ama yorum bırakan yoktu. Ta ki sevgili Tuhfe ve Elif 'e kadar
Yorumlar için teşekkürler...
Aslında çok basit bir kolye bu diğer kolyelerimin yanın da. Üç katlı misinaya dizdiğim inci ve aparatlar. Üç katlı misinayı kolye kapamaya yerleştirip bağladıktan sonra iki tane inciyi ve iki ucu delikli altın suyuna batmış metali misina alta kalacak şekilde geçirdim. Sonra herbir misinaya ayrı ayrı birer inci ve metal . Orta noktaya gelene kadar. Orta noktaya da iki iri halkaya taktığım yine metal aparatı yerleştirdim. Aynı işlemleri tekrarlayarak kolyemi bitirdim.
Renkler yüzünden sanırım taktığım da çok ilgi görüyor.
21 Kasım 2005 Pazartesi
16 Kasım 2005 Çarşamba
Sobe... Sobe...
Sevgili Nazlı sıkıntı ne demek seve seve ve teşekkürler...
NE KADAR SANALIZ ?
* Günde ortalama kaç saat internettesiniz?
Ortalama 3 saat , bu sekiz aydır böyle. Çalışırken 12 saati buluyordu.
* Herhangi bir messenger kullanıyormusunuz? (Hangisi)
3 yıl öncesine kadar ICQ kullanıyordum. Şu an hiçbiri yok.
*Kac tane mail adresiniz var?
3 tane
*Sizinle bütünleşen sanal adınız veya nickname'niz varmı?
Evet , evet
*Internet ortamında tanışıp, real yaşamınızda pekişen arkadaşlıklarınız var mı?
İnternette tanışıp, real anlamda sürdürülen bir arkadaşlığım olmadı.
*Internet üzerinden alışveriş yapıyormusunuz?
Oldukça sık. Son olarak boyalarımı aldım. En çok kitap ve CD almayı seviyorum.Sanal kredi kartı kullanıyorum tabi ki !
*Lütfen şu cümleciği iki saniye düşünüp, aklınıza ilk geleni yazın; "ya internet olmasaydı" .......,
İnternet olmasaydı: daha sosyal olur, sanal alemde aradığım birçok şeyi kütüphanelerden ve farklı kaynaklardan bulmaya çalışırdım. Sanki yokluğu o kadar mutsuz etmez beni . Yeni nesil gibi değiliz ki. Onsuz da dönemlerimiz var
Ben de Sevgili TUHFE ye sobe demek istiyorum .Yoksa sobelendi mi?
NE KADAR SANALIZ ?
* Günde ortalama kaç saat internettesiniz?
Ortalama 3 saat , bu sekiz aydır böyle. Çalışırken 12 saati buluyordu.
* Herhangi bir messenger kullanıyormusunuz? (Hangisi)
3 yıl öncesine kadar ICQ kullanıyordum. Şu an hiçbiri yok.
*Kac tane mail adresiniz var?
3 tane
*Sizinle bütünleşen sanal adınız veya nickname'niz varmı?
Evet , evet
*Internet ortamında tanışıp, real yaşamınızda pekişen arkadaşlıklarınız var mı?
İnternette tanışıp, real anlamda sürdürülen bir arkadaşlığım olmadı.
*Internet üzerinden alışveriş yapıyormusunuz?
Oldukça sık. Son olarak boyalarımı aldım. En çok kitap ve CD almayı seviyorum.Sanal kredi kartı kullanıyorum tabi ki !
*Lütfen şu cümleciği iki saniye düşünüp, aklınıza ilk geleni yazın; "ya internet olmasaydı" .......,
İnternet olmasaydı: daha sosyal olur, sanal alemde aradığım birçok şeyi kütüphanelerden ve farklı kaynaklardan bulmaya çalışırdım. Sanki yokluğu o kadar mutsuz etmez beni . Yeni nesil gibi değiliz ki. Onsuz da dönemlerimiz var
Ben de Sevgili TUHFE ye sobe demek istiyorum .Yoksa sobelendi mi?
13 Kasım 2005 Pazar
RASTGELE...
1- Son zamanlardaki takıntım ahşap. Pek bir küçümserdim ahşabı, boyayıp kimyasalları sürüyorlar diye ama elimden farklı işler çıkınca hoşuma gidiyor.
2- Bu ahşap yüzünden çocukken yaptığım peçete koleksiyonculuğuna yeniden başladım. Gittiğim yerlerde utanmadan peçete istiyorum.
3- Son aşkım gelip gidip kocaman kocaman öpücükler veriyor.Bayılıyorum.
4- Yine sokaklarda elini kolunu sallayarak iş güç düşünmeden yürüyebilmek, vitrin bakabilmek ve daha önce görmediğim dükkanları keşfetmek hoşuma gidiyor.
5- Mutfak tekrar ilgimi çekmeye başladı. Bu ev hanımlığı hoşuma mı gidecek ne?
6- Yeni bir printer aldım.Her şeyi yazdırıyorum.İki gün de kartuşu bitti bile.
7- Harry Potter bitmesin diye o kadar yavaş okuyorum ki, meraktan çıldıracağım.
8- Boncuklarımı ihmal etmiş durumdayım. Ama öyle çok takı oldu ki içimden yenilerini yapmakta gelmiyor.
9- Ben çiçeklerimi de ihmal ettim. İtiraf ediyorum.
10- Bu ev bir organizma. Ben topluyorum o kendi kendini dağıtıyor. Ne zaman benim evim de derli toplu olacak.Bunun bir formülü var mı?
11- Temiz koksun çamaşırlarım diye dünyanın yumuşatıcısını döküyorum.Şöyle çekmeceleri açınca kokular gelsin burnuma istiyorum. Lavanta torbaları , sabunlar, yumuşatıcı spreyleri...Yine de istediğim gibi olmuyor.
12- Teşhisi koydum. Bende alma hastalığı var. Bir dükkan açacak kadar boncuktan sonra (11 plastik boncuk çantası, 33 irili ufaklı kavanoz ve 48 boncuk çekmecesi ağızlarına kadar dolu) şimdide bir boya standı açabilirim. Hepsi elimin altında olsun istiyorum ne yapayım J
13- İşte sırf bu yüzden Fimo ya elimi sürmüyorum
14- Okul yıllarında demlik demlik çay tüketirdim. Çalışma hayatına geçişte belki de çaycının çayını sevmediğimden bu alışkanlığım son buldu. Ama son günlerde özellikle ramazanda bu alışkanlığım geri döndü. Çalışma arkadaşlarımdan birini deyimiyle ?çaysıdım?
15- Neredeyse 20 yıllık çay fincanım kırıldı :( Öyle kırılana dökülene pek üzülmem ama fincanım öyle çok anıma tanıklık etmişti ki içim burkuldu.
16- Yarım bıraktığım işlerim, en önemlisi de örgülerim var. Tamamlanmaları gerekiyor.
17- Son günlerde bir takıntım daha var .?Su doku? 9 rakam ve kareler.Saplantı haline dönüşmemesi için uğraşıyorum Bir zamanlar rüyalarımda tetris oynardım. Şimdi bu çıkmasa bari.
18- ?Derya gibi? den geçen sezonki kadar keyif almıyorum. Sihrini mi kaybetti?
19- Bloglarda dolaşmak çok hoşuma gidiyor. Hele bana gelen yorumları takip etmek çok keyifli...
20- Bloguma her yeni bir resim ekleyeceğimde veya yazı yazacağımda çok heyecanlanıyorum. İnşaallah güzellikleri paylaşmamız sonsuza dek sürer.
Bayramdan önce Sevgili Şule Türel 'in beni sobelediğini görmüş ve çok mutlu olmuştum. Yoğunluktan bir türlü fırsatım olmadı yazmaya .Sonra Şule hanım'ın o yazısını tekrar bulamadım. Bu kez de Sevgili Emine tarafından sobelendiğimi görüp mutlu oldum.
Ben tekrar Şule Hanımı sobelemek istiyorum.
Sevgiyle...
2- Bu ahşap yüzünden çocukken yaptığım peçete koleksiyonculuğuna yeniden başladım. Gittiğim yerlerde utanmadan peçete istiyorum.
3- Son aşkım gelip gidip kocaman kocaman öpücükler veriyor.Bayılıyorum.
4- Yine sokaklarda elini kolunu sallayarak iş güç düşünmeden yürüyebilmek, vitrin bakabilmek ve daha önce görmediğim dükkanları keşfetmek hoşuma gidiyor.
5- Mutfak tekrar ilgimi çekmeye başladı. Bu ev hanımlığı hoşuma mı gidecek ne?
6- Yeni bir printer aldım.Her şeyi yazdırıyorum.İki gün de kartuşu bitti bile.
7- Harry Potter bitmesin diye o kadar yavaş okuyorum ki, meraktan çıldıracağım.
8- Boncuklarımı ihmal etmiş durumdayım. Ama öyle çok takı oldu ki içimden yenilerini yapmakta gelmiyor.
9- Ben çiçeklerimi de ihmal ettim. İtiraf ediyorum.
10- Bu ev bir organizma. Ben topluyorum o kendi kendini dağıtıyor. Ne zaman benim evim de derli toplu olacak.Bunun bir formülü var mı?
11- Temiz koksun çamaşırlarım diye dünyanın yumuşatıcısını döküyorum.Şöyle çekmeceleri açınca kokular gelsin burnuma istiyorum. Lavanta torbaları , sabunlar, yumuşatıcı spreyleri...Yine de istediğim gibi olmuyor.
12- Teşhisi koydum. Bende alma hastalığı var. Bir dükkan açacak kadar boncuktan sonra (11 plastik boncuk çantası, 33 irili ufaklı kavanoz ve 48 boncuk çekmecesi ağızlarına kadar dolu) şimdide bir boya standı açabilirim. Hepsi elimin altında olsun istiyorum ne yapayım J
13- İşte sırf bu yüzden Fimo ya elimi sürmüyorum
14- Okul yıllarında demlik demlik çay tüketirdim. Çalışma hayatına geçişte belki de çaycının çayını sevmediğimden bu alışkanlığım son buldu. Ama son günlerde özellikle ramazanda bu alışkanlığım geri döndü. Çalışma arkadaşlarımdan birini deyimiyle ?çaysıdım?
15- Neredeyse 20 yıllık çay fincanım kırıldı :( Öyle kırılana dökülene pek üzülmem ama fincanım öyle çok anıma tanıklık etmişti ki içim burkuldu.
16- Yarım bıraktığım işlerim, en önemlisi de örgülerim var. Tamamlanmaları gerekiyor.
17- Son günlerde bir takıntım daha var .?Su doku? 9 rakam ve kareler.Saplantı haline dönüşmemesi için uğraşıyorum Bir zamanlar rüyalarımda tetris oynardım. Şimdi bu çıkmasa bari.
18- ?Derya gibi? den geçen sezonki kadar keyif almıyorum. Sihrini mi kaybetti?
19- Bloglarda dolaşmak çok hoşuma gidiyor. Hele bana gelen yorumları takip etmek çok keyifli...
20- Bloguma her yeni bir resim ekleyeceğimde veya yazı yazacağımda çok heyecanlanıyorum. İnşaallah güzellikleri paylaşmamız sonsuza dek sürer.
Bayramdan önce Sevgili Şule Türel 'in beni sobelediğini görmüş ve çok mutlu olmuştum. Yoğunluktan bir türlü fırsatım olmadı yazmaya .Sonra Şule hanım'ın o yazısını tekrar bulamadım. Bu kez de Sevgili Emine tarafından sobelendiğimi görüp mutlu oldum.
Ben tekrar Şule Hanımı sobelemek istiyorum.
Sevgiyle...
7 Kasım 2005 Pazartesi
Bayram Cicileri
29 Ekim 2005 Cumartesi
Yine Peçete Tekniği

Seramik tabak üzerine peçete dekupajı...
Zemini zımparaladıktan ve iki kat tafi rengi ile boyadıktan sonra üzerine peçetenin içindeki renklerden sünger ile patine yaptım. Bir de altın rengi ile metalik beyaz kullandım. Peçetemi kesip yapıştırdım. Sonra tekrar hafifçe patineledim. Tabağın arkasını da yalnızca altın rengi ile patineledim.En sonda iki kat sprey vernik attım.
Beğenilerinize sunulur ...
24 Ekim 2005 Pazartesi
Beyaz Güller
18 Ekim 2005 Salı
10 Ekim 2005 Pazartesi
İlk Ahşap Boyamam
Kurdela nakışı , dekoratif boyama derken ahşap boyama kursuna geçtiğimiz çarşamba başladım.
Ve ilk tepsimi yaptım. Hocanın söylediğine göre zoru seçmişim. - Her zaman ki gibi - Beyaz ahşapta çalışılması ve kapatılması en zor renkmiş. Onun için başlayacaklara beyazla başlamayın derim. Biraz uğraştırıyor. Karşımdakiler bordoları kahve rengileri sürü sürü verirken ben baya bir uğraştım. Daha tamamlanmadı . Hocamız *son rötüşlar için bana bırak cila atma* dedi ama ben paylaşmak için daha fazla dayanamadım.
5-Objenizin önce arkasını boyayın ve boyamamazlık etmeyin. Millet olarak çünkü önce arkasına çevirip bakıyoruz. :)
6- Hocanın yanında sakın ha boş bulunup "tahta boyama " demeyin. Çok bozuluyor :)
Ahşap Tepsi Yapılışı :
Malzemeler:
*1 adet ahşap tepsi
*1 adet 0 numara su zımparası - Sünger şeklinde olanları çıkmış,oldukça kullanışlı-
*Beyaz akrilik boya - Resim yaptığım zamanlardan kalan akriliklrim vardı ben onları değerlendiriyorum -
*Gümüş boya
* Peçete - Eğer çok beğendiyseniz paşabahçeden aldım -
* Peçete tutkalı - Ben kumaş için almıştım ahşabada kullanılabiliyormuş. Ayrıca peçete tutkalı almanıza gerek yok. Dekupaj tutkalı da peçetede kullanılıyor.
*Patina süngeri
*Beyaz metalik boya
*Vernik
Yapılışı:
Tepsi zımparalandı, bir kat beyaz boya sürüldü kuruması beklendi tekrar zımparalandı ikinci kat boya sürüldü.Diğer renklerde 2 kat yeterli ama beyaz olduğu için ben 4 kat falan boyadım. Sonra patina süngeri ile biraz beyaz biraz metalik alınarak tepsi üzerine tampon yapar gibi dokunulup çekildi ve bir sünger doku oluşturuldu. Kuruması beklenildi. Tepsinin kenarları ve sapların kenarları gümüş boya ile boyandı.Peçete den alınmak istenilen resimler nakış makası ile oyuldu. ( Ben şanslıydım. Çiçekli böcekli seçenlerin işi zordu.) Tepsi üzerine kompozisyon oluşturuldu.Tek katlı peçetelere yırtılmadan üzerinden tutkal nazikçe sürüldü kurumaya bırakıldı. Belki üzerine gümüş boncuk boya ile rötüş yapılacak ve üzerine vernik atılacak. Sprey vernik kullanmayı düşünüyorum.
Umarım beğenmişsinizdir.
Aynı peçeteden peçetelik yapıyorum. Sırada da bir anahtar kutusu ve 2 tepsi var.
Çok yoğunum çoooook....
Ve ilk tepsimi yaptım. Hocanın söylediğine göre zoru seçmişim. - Her zaman ki gibi - Beyaz ahşapta çalışılması ve kapatılması en zor renkmiş. Onun için başlayacaklara beyazla başlamayın derim. Biraz uğraştırıyor. Karşımdakiler bordoları kahve rengileri sürü sürü verirken ben baya bir uğraştım. Daha tamamlanmadı . Hocamız *son rötüşlar için bana bırak cila atma* dedi ama ben paylaşmak için daha fazla dayanamadım.

ilk derste öğrendiklerim:
1- Ahşap boyamada zımpara çok önemli . Zımparanız yeni olursa işiniz daha da kolay . Ne kadar iyi zımparalarsanız boyanız o kadar güzel duruyor. Hatta yanımdaki arkadaş o kadar iyi zımparalamış ki 2. kat boya atmasına bile gerek kalmadı.
2- Fırçalarınız ne kadar kaliteli olursa o kadar iyi. Ahşabın üzerinde fırça oldukça yıpranıyor. Kaliteli oluşu ömrünü de artıracaktır.
3-Fırçanızı tek yönde kullanacaksınız sağa sola, yukarı aşağı olmayacak
4- Hata yapmaktan korkmayacaksınız . Öyle teknikler var ki hatanız bir anda yok oluveriyor. Yani elinizi korkak alıştırmayın.5-Objenizin önce arkasını boyayın ve boyamamazlık etmeyin. Millet olarak çünkü önce arkasına çevirip bakıyoruz. :)
6- Hocanın yanında sakın ha boş bulunup "tahta boyama " demeyin. Çok bozuluyor :)
Ahşap Tepsi Yapılışı :
Malzemeler:
*1 adet ahşap tepsi
*1 adet 0 numara su zımparası - Sünger şeklinde olanları çıkmış,oldukça kullanışlı-
*Beyaz akrilik boya - Resim yaptığım zamanlardan kalan akriliklrim vardı ben onları değerlendiriyorum -
*Gümüş boya
* Peçete - Eğer çok beğendiyseniz paşabahçeden aldım -
* Peçete tutkalı - Ben kumaş için almıştım ahşabada kullanılabiliyormuş. Ayrıca peçete tutkalı almanıza gerek yok. Dekupaj tutkalı da peçetede kullanılıyor.
*Patina süngeri
*Beyaz metalik boya
*Vernik
Yapılışı:
Tepsi zımparalandı, bir kat beyaz boya sürüldü kuruması beklendi tekrar zımparalandı ikinci kat boya sürüldü.Diğer renklerde 2 kat yeterli ama beyaz olduğu için ben 4 kat falan boyadım. Sonra patina süngeri ile biraz beyaz biraz metalik alınarak tepsi üzerine tampon yapar gibi dokunulup çekildi ve bir sünger doku oluşturuldu. Kuruması beklenildi. Tepsinin kenarları ve sapların kenarları gümüş boya ile boyandı.Peçete den alınmak istenilen resimler nakış makası ile oyuldu. ( Ben şanslıydım. Çiçekli böcekli seçenlerin işi zordu.) Tepsi üzerine kompozisyon oluşturuldu.Tek katlı peçetelere yırtılmadan üzerinden tutkal nazikçe sürüldü kurumaya bırakıldı. Belki üzerine gümüş boncuk boya ile rötüş yapılacak ve üzerine vernik atılacak. Sprey vernik kullanmayı düşünüyorum.
Umarım beğenmişsinizdir.
Aynı peçeteden peçetelik yapıyorum. Sırada da bir anahtar kutusu ve 2 tepsi var.
Çok yoğunum çoooook....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
































