29 Ağustos 2005 Pazartesi

Küpeler

Aşağıdaki uzun kolyenin bunlarda küpeleri ...

Sıradaki :)

Sizlerden uzakdayken yaptıklarım

Söz verdiğim gibi sizden uzakta kaldığım da yaptıklarımı bir bir göstereceğim

Önce balkonuma perde diktim. Düz dikiş nasılsa beceririm dedim ama dikişten çok kesme işinde zorlandım . Ama sonuçtan hepimiz memnun kaldık. Nevresim takımından sonra en büyük işim bu oldu. Mefruşat farklı bir iş.

28 Ağustos 2005 Pazar

SELAM


Aksilikler peşimi bırakmıyor. Bu yazıyı bile ikinci kez yaratmak zorunda kalıyorum. Bu kez de ADSL ile çalışmak istedim. Bilgisayarıma virüs bulaştı. Bir süre de onun temizlenmesini bekledim. Bu hafta İstanbul 'da olmayı çok istedim ama haftaya ertelendi. Craft Fuarı'ndan haberleri bekliyorum. Önümüzdeki hafta hep iş için yılda birkaç kez gittiğim İstanbul 'a bu kez turistik amaçlı gidiyorum . Sultanahmet - Eminönü mutlaka gidilecekler listesinde ...
İstanbullular söyleyin bakalım, hesaplı ahşap boyama malzemeleri, ipek kurdela nerelerden alınır. Takı malzemesi istemiyorum artık , bendekilerle bir dükkan açılabilir. :)
Adresleri bekliyorum. Avrupa yakasında olacağım.

10 Ağustos 2005 Çarşamba

Kamerama kavuştum





Benim için sevindirici bir haber bu. O yokken yaptıklarımı size yavaş yavaş aktaracağım. İşte ilki .Renkler nasıl ama? Ben alırken de dikerken de büyük keyif aldım. Ne mi diktim?
Nevresim takımı!
Mor dan çarşaf, Sarı ve turuncu dan yastık kılıfları ve pembe den nevresim. Yatağıma serdiğimde de sizin için bir fotoğraf çekerim ama bunun için havaların serinlemesini beklememiz gerekiyor.

Herkese bol renkli rüyalar....

8 Ağustos 2005 Pazartesi

BEN DE JANJANLI - ÖZLEM - TARAFINDAN SOBELENDİM




Sayfam daha çok yeni . Kameram , bilgisayarım arızalandı derken ilgilenemedim bile. Sanırım kimsenin kalmamasından dolayı da ben sobelendim :)
İLK MUTFAK MACERAN NEYDİ ? NELER HATIRLIYORSUN?
Birkaç anı var hafızam da hangisi ilk di hatırlamıyorum. Yazlıktaki kızlarla birbirimizin evlerinde sırayla toplanıp, un kurabiyesi, makarna ve bonibonlu krem şanti yaptığımız zamanlar var. Annem seyahatteyken kardeşlere yemek kitabından (hala o yemek kitabından yemek pişiriyorum) kabak dolması yapılışı ve hala tadının hatırlanışı var.

YEMEK YAPMA STİLİMİ EN ÇOK ETKİLEYEN KİMDİ?
Yemek yapma stilimi en çok etkileyen yemek kitapları. Annemin de hakkını yemek istemem hala takıldığım da "anne bu nasıldı ?" diye sorarım.

YEMEĞE VE YEMEK DÜNYASINA OLAN İLGİNİ KANITLAYAN BİR RESMİN VAR MI? BİZE GÖSTERMEK İSTER MİSİN?
Aslında da var. Yazlıktaki yemek günlerinden ama onları maalesef scan etme imkanım yok.Birinde iki genç kız elleri ve burunları unlu önlerinde mutfak önlükleri birbirlerine omuz dayamışlar, ellerini bellerine koymuşlar , bu arada saçlar yandan at kuyruklu muzur muzur gülümsüyorlar. Bir tanesinde de 4 genç kız krem şanti, çikolata ve bonibon dolu kocaman bir kaseye bakıp parmak yalarken :) nasıl tasvir ama ?

MUTFAKTA KENDİSİNE KARŞI FOBİN OLAN BİRŞEY VAR MI? YAPARKEN/ SENİ AVUÇLARINI TERLETEN BİR YEMEK MESELA
Benim derdim bu mutfağı kim toplıyacak. Çoğu zaman bu üşengeçliğim den ve yaratacağım dağınıklığı bildiğimden yemek pişirmekten vazgeçmişimdir.

MUTFAKTA HANGİ YARDIMCINI VAZGEÇİLMEZ BULUYORSUN? ALIPTA ÇOK GEREKSİZ BULDUĞUN NEDİR MUTFAKTA?
Vazgeçilmezlerim keskin bıçaklarım , salatalık soyucusu da pek bir gereksiz kaldı.

BİRKAÇ GARİP BELKİ DE KOMİK YEMEK ÇEŞİDİ SÖYLE, SENİN ÇOK SEVDİĞİN AMA SENDEN BAŞKA KİMSENİN SEVEMEYECEĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜN BİR YEMEK
Çok düşündüm ama aklıma komik bir yemek gelmedi.

HANGİ 3 MALZEMEDEN VEYA YEMEKTEN VAZGEÇEMEZSİNİZ?
Zeytinyağı , ceviz ve kekik

ÜÇ KISA SORU DAHA
EN ÇOK SEVDİĞİN DONDURMA ÇEŞİDİ?
Frambuazlı, kayısı taneli ve kırık çikolatalı

ASLA YEMEYİ DÜŞÜNMEDİĞİN ŞEY ?
Sakatatlar...ASLA

ÖZEL BİR YEMEĞİN/ SPESİYALİN VARMI?
Mantar soslu makarna .


SENİ SOBELEYEN EBELEYEN AŞÇI:
Janjanlı http://www.blogcu.com/JANJANLI/

SOBELEDİĞİN EBELEDİĞİN 3 AŞÇI
Açıkçası bu alemde yeniyim. Benim takip ettiğim bloglarda hep sobelendi.
http://www.aslininsandigi.blogspot.com/ Şu an tatil de ama tatil dönüşü sobe diyecektir.
Bol lezzetli günler ...


29 Temmuz 2005 Cuma

Özledim

Uzun bir aradan sonra merhaba

Kameradan sonra bilgisayarımda bir dizi sorun yaşadım. Hala fotoğraf çekemiyorum. Bu arada tabi sizlerden de uzak kaldım.
Arşiv fotoğrafları ile bir süre devam edeceğiz. Bunlar da hayatın küçük şakaları :)
Geçmişten bir kolye daha....

21 Temmuz 2005 Perşembe

ŞEFTALİ

Sevgili Tuhfe ?nin sayfasındaki yorumlarda acil şeftali tarifi isteyen arkadaş için :


4-5 şeftaliyi rendeliyoruz. Krem şantiyi koyu kıvamlı hazırlıyoruz. Şeftali jölesini de paket tarifine göre karıştırdıktan sonra; şeftali , kremşanti ve jöleyi birbirine iyice karıştırıyoruz. Kek kalıbımıza dökerek buzdolabında donmasını bekliyoruz. Üzerini taze nane yaprakları , şeftali dilimleri ve çilekle süsleyebilirsiniz

Afiyet olsun :)

Bu tarif benim kurtarıcımdır. Hafif ve lezzetli bir tatlı ortaya çıkıyor.

Geçmişde Yapılanlar 2

Size bir de keyifli ve yapımı çok kolay bir mantı tarifi vereyim mi?
Fotoğrafsız çünkü kameram bozuldu. :(

2-3 adet patatesi haşlıyoruz.Rendeliyoruz. 4-5 su bardağı un, bir fiske tuz ve 2 yumurta ile karıştırıyoruz .Hamuru meşhur kulak memesi kıvamına getiremezsek 2-3 kaşık su ekleyebiliriz. Kulak memesi kıvamındaki hamurumuzdan parmak kalınlığında şerit yapıyoruz. Birer cm den küpler yapıp, bunları kaynayan suya atıyoruz. Küplerimiz su yüzüne çıktığında anlayın ki pişmiştir.
2-3 domatesi taze fesleğenle başka bir kapta sos olarak hazırlayıp, tabağımızdakimantının üzerine gezdiriyoruz.

Afiyet olsun :)

Ve daha önce yapılan kolyelerimden biri daha...


20 Temmuz 2005 Çarşamba

SICAK BİR GÜN


Sıcak bir Antalya gününden Merhaba

Size geçmiş yıllarda yaptığım kolyelerin bir kaçını derledim
Yorumlarınızı bekliyorum

Sevgiyle...

18 Temmuz 2005 Pazartesi

İNTERNETTEN

KOCA PİŞİRME REHBERİ :))))

Kocalarin çoğu pişirilme sürecinde "yanliş işlem" gördüklerinden yumuşaklıklarını ve iyi niteliklerini kaybederek bozulurlar. Gerçek odur ki, bazi kadınlar onlari sıcak suda haşlıyarak, bazıları ilgisizlikleriyle dondurarak, bazılarıda basıp, ezip turşusunu kurarak ve yine kimileri de savurganca harcayarak bozulmalarına neden olurlar.

Özenilerek hazirlanan her kocanin iyi ve yumusak olacagi söylenemez. Ancak iyi pişirilenin gerçekten tadina doyum olmaz. Koca seçiminde ne lüferin alimindaki gümüş pırıltisi, ne barbunyanin altin yaldız görünümü geçerlidir.

Bunun için çarsi pazar dolaşmaya da gerek yoktur. Genellikle en iyileri kapinizin önüne gelenlerdir.

Begeninin kisisel oldugunu düsünerek koca seçimini yalnizca kendiniz yapiniz.
Kendinizi sabirla pisiremeyecekseniz almaktan vazgeçiniz.
Kocayi pisirmek için en iyisi porselen bir kap ise de, elinizde toprak çanaktan baskasi yoksa özenle kullanildiginda ayni isi görebilir.
Kocalar da karides ve istakoz gibi canli pisirilirler. Bazen piserken tencerenin disina tasip yanabilir yada kenarlari sertleserek kabuk tutabilirler.
Onlari tencerelerinde tutmak için "görev duygusu" adli zayif iplikten çok "huzur" adli saglam sicimle sıkı sıkıya baglanmalidir.
Sevgi, sicaklik ve neşeden olusan sürekli bir ates yakilir. Kisiliginde uygun bir isiya ayarlanarak atese oturtulur. Köpürerek tasmasi halinde kaygilanilmamalidir. Pek çogu iyice pisinceye kadar sik sik köpürebilir.
Özellikle sirke ve karabiber yerine tatlicilarin "öpücük" adi altinda sattiklari sekerden biraz konulabilir. Tadina bakarken hosgörü, iyimserlik ve nese benzeri baharatdan birer tutam katmaniz önerilir.
Ancak bunlar diger baharatlar gibi azar azar ve dikkatlice kullanilmalidir. Yumusakligini kontrol ederken sertlesmesinden kaçinilmalidir. Fazla yayilmasini ve kabin dibine oturarak ise yaramaz hale gelmesini önlemek için arada bir hafifçe karistirilmalidir. Kivama geldigini anlamamak olanaksizdir.
Böyle pisirildigi zaman size çok uygun ve sindirilmesi kolay olacaktir.
Dikkatsizlik nedeniyle ev atesini sogutmazsaniz, bozulmadan istediginiz süre dayanir. Bu yolda hazirlanmis "koca" mutlu bir ömür boyunca tadini korur!

(bu yazi 1800 yillarinda basilmis bir yemek kitabinin ön sözünden alinmistir.)

14 Temmuz 2005 Perşembe

DÜN



Güzel bir yazı yazmıştım dün "Bugün" başlıklı. Klasik değimle teknik sebeplerden dolayı yayınlayamadım onu
Dün beni yalnızca beni görmeye uzaklardan dostlar geldi. Bahar tazeliği getirdiler evime. Sıcacık, içten, çıkarsız ve hiç beklentisiz.
Mutlu ettiler beni.
Görüşmeyeli yaptıklarımı paylaştım onlarla
En beğendiklerini sizinle de paylaşacağım
Umarım görür ve yorumlarsınız

Sevgiyle...

12 Temmuz 2005 Salı

Merhaba

Ürkerek , biraz da heyecanla ilk satırlarıma başlıyoyorum. Özellikle diğer blogger lar nasıl başlamışlar bakmadım ki , etki altında kalmayayayım.
Ne yazacağımıda planlamadım. Zaten bir blogum olsuna da bir anda karar verdim.
Geçici bir heves mi yoksa uzun uzun yazıp , paylaşır mıyım şimdiden kestiremiyorum.
Her şeyi, gördüklerimi, yaşadıklarımı en önemlisi de hissettiklerimi dökmek istiyorum

Bana kolay gelsin