] VÜCUT VE CİLT BAKIMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
] VÜCUT VE CİLT BAKIMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Bacaklarınız yaza hazır mı?

Bacakların cilt güzelliği, cilt bakımından ve genel vücut bakımdan ayrı düşünülmemeli.
Sağlıklı ve estetik görünümlü güzel bacaklar için önce estetiği bozacak varis, selülit ve leke gibi oluşumlardan kurtulmak gerekiyor. Varis, estetik kaygılardan dolayı genellikle kadınların korkulu rüyası olsa da aslında sık karşılaşılan bir sağlık problemi.





Kanın kalbe dönüşünü sağlayan toplardamarların genişlemesi şeklinde tanımlanan varisin, oldukça sık görülen bir şikayet olduğunu belirten Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Tuğba Yüzüak Türe, pürüzsüz ve alımlı bacaklara sahip olmak için yapılacakları şöyle anlatıyor:

"Kanı kalbe geri taşıyan toplardamarlar kan akışının kalbe doğru tek yönlü olmasını sağlayan kapakçıklar içerir. Toplardamarlarda oluşan tıkanıklıklar ve aşırı basınç bu kapakçıkların düzgün kapanmasını engelleyerek geriye doğru kaçaklara sebep olurlar. Sonuçta bacaklardaki yüzeysel toplardamarlar genişler, uzar ve büklümlü ve yeşil-mavi renkli bir görüntü ile varisler oluşur.

Toplardamarlarda bulunan kapakçıklara bacaklardaki kaslarda destek vererek kanın kalbe taşınmasına yardımcı olurlar. Genetik olarak hafif yetersizliği olan kişiler spor yaparak hem varis oluşumunu azaltabilir hem de yapılan tedavinin daha başarılı olmasını sağlayabilirler.

Tedavi varisin şiddetine göre değişiklik gösterir. Ağ şeklinde veya yüzeyel ince damarların tedavide artık yaygın olarak lazer kullanılıyor, cerrahi yöntem de lazerle tedavi edilemeyen son aşamadaki vakalarda damarın çıkarılması şeklinde uygulanıyor. Lazer yöntemi herhangi bir enjeksiyon gerektirmediği için enfeksiyon riski, morarma ve ağrı şikayetleri olmuyor.. Uygun doz çok önemli olduğu için mutlaka uzmanına yaptırılması gerekiyor. Varis tedavisinde damarlar henüz ince kılcal damarlar halindeyken tedavi etmek en doğru olanıdır. Her hastalıkta olduğu gibi erken tanı ve tedavi bu rahatsızlıkta da büyük önem taşıyor.

Tedavi için 1 veya 2 seans için genellikle yeterli olmaktadır. Kalp pili olan, epilepsi hastaları ve hamilelik dışında uygulanmasını engelleyen herhangi bir durum yoktur. Seanslar 15 ile 45 dakika arasında değişir. Hasta daha sonrasında işine dönebilir ve hiçbir şikayeti olmaz.

BACAKLARIN DÜŞMANI BATIKLARDAN KURTULUN
Bacakta oluşan ve kabarık görünümleri ile kadınları rahatsız eden batıkların oluşumunun en önemli nedeni yanlış uygulanan epilasyon yöntemleridir. Bacaklardaki istenmeyen tüyleri epilasyon makinesi ile almak batıklarla neden olur. Ancak kişinin kıl yapısı yatkınsa hangi yöntemi kullanırsa kullansın batık oluşabildiğini de belirtmek gerekir. Batıklardan kurtulmanın en etkili yöntemi lazer epilasyondur. Uygun lazer epilasyon aleti seçilerek her cilt tipine uygulanabilir.

Lazer epilasyon tedavisi kişiye göre değişebilmekle birlikte ortalama 4-6 seans sürmektedir. Güneşin kendisini hafif hafif gösterdiği ancak henüz tam olarak güneşlenme sezonunun açılmadığı bu aylarda lazer epilasyon uygulamaları rahatlıkla tercih edilebilir. Hafif düzeyde batığı olanlar için kozmetik ürünlerle cilt yüzeyindeki ölü hücreler temizlenmesi ile kılların çıkışı kolaştırılabilir ve böylece daha pürüssüz bacaklara sahip olmak mümkündür.

SPOR VE MASAJ PÜRÜZSÜZ BACAKLARIN ANAHTARI
Spor ve masaj toplardamarları ve lenf dolaşımın hızlandırır böylece sellülit ve varis oluşumları azalır. Ancak düzenli ve bilinçli yapılması gerekir. Aynı zamanda diyetle desteklenmesi daha başarılı olur. Bacak için en çok önericeğimiz ritmik yürüyüşler ve yüzmedir.

UYGUN MENLENDİRİCİ SEÇİN
Kuru cilt kaşıntı ve kızarıklıklara neden olabilir. Nemlendirme ihtiyacı her ciltte değişmektedir. Çok kuru olan ciltler özellikle banyodan çıkarken henüz vücudu kurulamadan yağlı bir nemlendirici kullanırlarsa daha etkili olabilir. Kuruluk şikayeti olmayan kişiler cildin elastikiyetini artırmak için su bazlı bir nemlendirici tercih edebilirler.

ÇATLAKLAR İLE BAŞA ÇIKMAK ÖNEMLİ
Özellikle ergenlik döneminde hızlı büyümeye bağlı olarak ve gebelikte oluşan çatlaklar estetik açıdan sorun oluşturabilir. Oluşumunda en önemli faktör genetik yatkınlıktır. Erken dönemde çatlak oluşumu meydana gelebilecek bölgeler henüz mor renkli iken kullanılan kozmetik ürünler bir miktar fayda sağlayabilir. Ancak beyaz ve vücutta oluşumu uzun sürelere dayanan çatlakları tedavi etmek oldukça güçtür. Bu nedenle henüz oluşmadan çatlakları engellemek en doğru olandır. Özellikle kalça, bacak iç yüzleri, bel bölgesi, dizlerin arkası, gebelerde ek olarak karın ve gögüslerde görülebilir. Bu bölgeler düzenli olarak nemlendirilirse elastik doku güçlenir ve gerilmelere karşı direnci artar."

ELLER TIPKI YÜZÜMÜZ GİBİ YAŞIMIZI ELE VERİR
Kadınların en çok önem verdiği konulardan birinin de el bakımı olduğunu belirten Uz. Dr. Tuğba Yüzüak Türe'nin el bakımına ilişkin ipuçları ise şöyle:

"Ellerimiz vücudumuzun dış faktörlere en fazla maruz kalan bölgesidir. Günlük bakımlarımızı ve ev işlerini yaparken farkında olmadan pek çok kimyasal madde ile temas ediyoruz. Eller kendi Ph’ı, su kapasitesi ve yağ oranı dengesi ile temas ettiğimiz maddelere karşı kendini koruyan bir yapıya sahiptir.

Ancak uzun süreli aşırı temaslarda ya da fazlaca zararlı madde ile temas sonucunda cildin bu yapısal özellikleri bozulabilir. Bunun sonucunda egzemalar oluşabilir. Egzema tırnaklarda şekil bozukluğuna da neden olurken mantar ve bakteri enfeksiyonlarına yol açabilir.

ELLERİNİZİ SIVI SABUNLA YIKAMAYIN
El hijyeni yapılırken cildin doğal koruma mekanizmalarını bozmamaya özen göstermeliyiz. Gereğinden fazla el yıkamamak, sıvı sabunların tercih edilmemesi (içeriğindeki kimyasal maddeler ve daha fazla kurumaya neden olduğu için), daha çok katı sabunların kullanılması, el yıkama sırasında çok sıcak ya da çok soğuk su kullanılmaması önemlidir. El yıkama sonrası nemlendirici kullanmaya özen göstermelidir. El hijyeni için kolonya, ıslak mendil gibi kimyasalları kullanmamak gerekir. Unutmayın ki; cilt bütünlüğü tam olan eller, enfeksiyonlara karşı zaten doğal direnca sahiptir.

ELİNİZE DE GÜNEŞ KORUYUCU ÜRÜN KULLANIN
Ellerimiz vücudumuzun UV ışınlarına en fazla maruz kalan bölgelerindendir. Dışarı çıkmadan önce yüzümüze uygulamadığımız güneş koruyucular ellrede sürülebilir. Böylece ileri yaşlarda oluşabilecek cilt lekeleri için önlem almış olursunuz.

MANİKÜRÜNÜZ DE ÖZENLİ OLMALI
Manikür ve pedikür uygulamaları esnasında mutlaka kendi altlerinizi kullanın. Çünkü bu şekilde pek çok enfeksiyon (hepatitler, HIV, bakterial enfeksiyonlae, herpes gibi viral enfeksiyonlar ve mantar hastalıkları) bulaşabilir. Yanlış yapılan manikür ve pedikürle tırnak batıkları oluşabilir. Uygun olan tırnak kesimi, kenarlar küt ve uzunluğu en az deri hızasında olandır.

TIRNAK BAKIMINI İHMAL ETMEYİN
Tırnak kırılmaları ve ayrışmaları da yine kimyasal temaslar sonucunda oluşabileceği gibi demir eksikliği anemisi, çinko, vitamin B12, folik asit eksikliğinden de kaynaklanıyor olabilir. Öncelikle kimyasal temasları engelleyip, nemlendiriciler kullanmak önemlidir. Ancak buna rağmen fayda sağlanmıyorsa doktora başvurmak gerekir."

Lazer epilasyona dikkat

Lazer epilasyon, dikkat edilmediği takdirde üzücü sonuçlar verebiliyor.
Özellikle yaz aylarında yoğun ilgi gösterilen lazer epilasyon, dikkat edilmediği takdirde üzücü sonuçlar verebiliyor.




Adana’da özel muayenehanesinde hizmet veren dermatolog Dr. Münevver Aslan, lazer epilasyonun tüy ve kılları ortadan kaldıran yöntem olmadığını söyledi. Hassas ciltlerin uygulama sırasında yanabileceğini bildiren Dr. Aslan, bu yılbaşından itibaren yönetmelik değişikliğiyle güzellik merkezlerinin muayenehane veya polikliniğe dönüştürülmesine karar verildiğini, lazer epilasyon ve fotoepilasyon tedavilerinin sadece muayenehane, poliklinik ve hastane kapsamında yapılması zorunluluğu getirildiğini kaydetti.

Toplumda lazer epilasyonunun kılları tamamen yok ettiğine dair genel kanı bulunduğunu anımsatan Dr. Aslan, şöyle dedi: “Kılların dökülmüş olması hepsinin kaybolacağını göstermez. Bu nedenle tüm tüyler bitene kadar tedavi garantisi vermek aldatmacadan başka bir şey değildir. Böyle bir gerçek varken, insanları kandırmamak gerekir. Kıl kökü yeterli moleküle sahip değilse yani beyaz ve sarı renge yakınsa hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, bu tüyleri ortadan kaldırılamaz. Kıl köklerinin hepsi koyu renkte olan ve kalın kıllara sahip olanlar bütün kıllarından kurtulabilir. Ama bunu en baştan bilebilmek ve garanti vermek mümkün değildir. Biz hastaya bu durumu en başından beri anlatıyoruz.”

Kullanılan sahte cihazlarla yanık tehlikesinin arttığını anlatan Dr. Aslan, şöyle devam etti: “Yeterli kontrol olmadığı için adım attığınız her yerde lazer epilasyon yapan yer var. Kullandığımız lazer cihazının en ucuzu 85 bin Euro'dan başlıyor. Ama Çin malları 3-5 bin liraya satılıyor. Bu cihazlar insanlar için çok tehlikeli. Yanık yapma riski çok yüksek. Bunun tıbbi bir müdahale olması ve profesyonel kişiler tarafından yapılması gerektiğini bilinmesi gerekiyor. Yoksa, insanlar güzel görünmek uğruna ömür boyu kalıcı yanıklara maruz kalabilirler.”

Saç hakkında bilinen yanlışlar

Doğru bildiğiniz yanlışların doğrularını öğrenerek saçlarınızı özel bir bakıma tabi tutabilirsiniz.
Günümüzde kadınların en çok karşılaştığı sorunlardan biri kuru, dökülen ve sert saçlara sahip olmak. Üstelik nasıl tedavi edileceği konusu ise oldukça karışık. Sonuç olarak aslında yanlış olan birçok bakım yöntemi hayatımızı esir altında almış durumda. Bu yanlışların doğrularını öğrenerek saçlarınızı özel bir bakıma tabi tutabilirsiniz.




Saçları her gün yıkamak dökülmesine neden olur
Saçları sık sık yıkamak dökülmesine değil, tam tersine yağlanmasına neden olabilir. Tabii bu her saç tipi için geçerli değil. Düz ve ince telli saçlar her gün yıkanmadığı sürece çok yağlı görünebilir, bu yüzden bu tip saçlara sahip kadınların saçlarını her gün yıkamalarından başka çareleri yok. Diğer saç tiplerine sahip kadınların ise haftada iki ya da üç kez yıkamaları yeterli olacaktır. Ancak burada kullandığınız şampuanın da etkisi büyüktür.

Haftada bir kez gerçekleştirilen derin nemlendirici bakımlar, saçta meydana gelen hasarları tedavi eder
Aslında bir anlamda doğru ama derin nemlendirici bakımların saçınızı yıkarken kullandığınız saç kremlerinden hiçbir farkı bulunmuyor. Bir anlamda saçınızı nemlendirmek arabanızı cilalatmaya benziyor. Kusurlar kapanıyor ve daha parlak görünüyor ama değişen sadece dış görünüm, içerisi hâlâ aynı olduğundan pek tedavi edici etkiye sahip değil. Saç sadece nem kazandığı için kısa süreliğine rahatlıkla taranabiliyor ve daha az elektrikleniyor.

Saç uçlarını ne kadar sık keserseniz o kadar çabuk uzar
Her saç telinin hücreleri birbirinden ayrıdır ve her birinin kırılmasının nedeni kendi içerisindeki ölü proteinlerdir. Saç uçlarını kesmeniz ölen proteinlerin tekrar canlanmasına yardımcı olmadığı gibi, kesim gerçekleştiği saç diplerini bildiren özel bir mekanizma da bulunmuyor. Saçlarınızın uzamasını sağlayan da saç dipleri olduğuna
göre ayda bir kuaföre gidip servet harcamanızın hiçbir faydası yok. Sadece kırıklar yok olduğu için saç daha bakımlı bir görünüme sahip oluyor.

Saç fön makinesiyle kurutulduğu zaman elektriklenme meydana gelir
Aslında bu teori tam anlamıyla yanlış sayılmaz. Ancak suçun tamamını fön makinelerini atmamak gerekiyor. Her ne kadar yoğun miktarda ısı saçı nemsiz bırakıp keratinini yok ediyorsa; elektriklenmesine tek başına neden olmuyor. Islak saçı fırça yardımıyla zorlayarak taramak ve fön makinesini saça tuttuğunuz mesafede yardımcı etkenler arasında yer alıyor ama korkmayın yeni nesil fön makinelerindeki ayarlar ile artık bu soruna da son vermek mümkün.

Yumurta sarısı, zeytinyağı, mayonez ya da avokado saç için ideal nemlendirici bakımlardır
Yağ içerikli besinler ve yağlar saçın nemlendiğini hissetmenize neden oluyormuş gibi görünse de aslında sadece saç tarafından, parlak ama yağlı görünmesine neden oluyor. Bu yüzden evde kendi tarifinize göre bir nemlendirici hazırlamak yerine, markaların geliştirilmiş ürünlerinden birini denemenizde fayda var. Sonuç olarak bu ürünler saçın yapış yapış olmasına neden olmuyor.

25 Mayıs 2010 Salı

Saçınızın Ömrünü Uzatın

Saç uzmanları saçlarınızın daha iyi görünmesini sağlayan püf noktalarını paylaştı.

Aklınızda bulunsun!




1. Saçlarınızı kuruturken makineyi mutlaka saç köklerinden uçlara doğru kullanın. Saçlarınızı yakmamak için ısı ayarına dikkat edin.

2. Fönün saçtaki etkisini uzatmak için iki fırça kullanın. Bir tutam saçı taradıktan sonra fırçaya sarılı halde birkaç saniye tutun, diğer fırçayla sıkıştırın ve soğuk hava üfleyerek işlemi bitirin.

3. Seksi dolgun bukleler elde etmek istiyorsanız, saçınızdan ayırdığınız birkaç tutamı, fırçaya sarın ve saç kurutma makinesini birkaç saniye buklenin üzerinde bekletin. Ancak buradaki hile, saç fırçasını her zamanki gibi yatay değil, dikey tutmaktır unutmayın.

4. Hem fırça, hem saç kurutma makinesi olanlardan kullanın. Bu gibi makineler, hem zamanı kısıtlı olanlar için ideal; hem de fırça çeşitlilikleriyle birçok ürünün işini bir arada yapıyorlar.

5. Bir havlu yardımıyla saçınızın ıslaklığını aldıktan sonra, hafif nemli bırakacak şekilde kurutma makinesiyle kurutun.

6. Fırçanızı alın ve saçınızı taramaya başlayın. Fakat asla enseden başlamayın, daima yüzünüzü çevreleyen kısımlardan başlayın ve arkadan öne doğru tarayın.

7. Saç taramada bir başka önemli ayrıntıysa, saçı daima uçlardan başlayarak taramaktır. Özellikle uzun saçları taramanın en kolay yöntemlerinden biri budur.

8. Saça hacim vermek için saçlarınızı öne atarak diplerden kurutmaya başlayabilirsiniz.

9. Saçınızdaki elektriklenmeyi engellemek için en iyi yöntem, saçlarınızı parmaklarınızla tararken kurutma makinesinden soğuk hava vermektir.

10. Tarama işlemini bitirirken saçınıza bir sabitleyici sıkmayı unutmayın, ama bu sabitleyiciyi mutlaka yirmi santim uzaklıktan püskürtmeye özen gösterin; yoksa saçlarınıza zarar verebilirsiniz

Epilasyonda Merak ettikleriniz...

Epilasyonda yaş sınırı
Son yıllarda gelişen teknoloji ile birlikte hemen hemen her cilt tipine ve her yaşa çeşitli sebeplerle lazer uygulamaları yapılıyor. Epilasyon amacıyla yapılan uygulamalarda uygun şartları sağlaması açısından bazı kuralları ise koymak gerekiyor. Özellikle lazer epilasyona başlama yaşıyla ilgili sektörde oldukça değişik yorumlar mevcut.





İster kız olsun ister erkek, erken yaşlarda özellikle ergenlik öncesi yapılan lazer epilasyon uygulamalarının sonuçları yüz güldürücü değil. Ergenlik dönemi öncesi vücuttaki tüy yoğunluğu kişinin gelecekteki durumu ile ilgili kısa ipuçları verse de bunun doğruluğu da ileriki zamanlarda değişiklik gösterebilir. Ailesel sebeplerle yani genetik olarak yoğun tüylenmeye sahip çocuklar çoğunlukla ergenlik sonrası daha da artan tüylenmeyle uğraşmak zorunda kalıyorlar. Bunun yanı sıra ailesel olmayıp da normal fizyolojik tüylenmesi olan çocuklarda da ergenliğin başlaması ile birlikte son sürat kıl üretimi başlıyor. Özellikle kız çocuklarda, bu tüylenmeye karşı yapılan yanlış uygulamalarla tüylenme daha da artırılabiliyor.

Dr. Jülide Bayçın epilasyon yaş sınırı ile ilgili şunları söylüyor: “Ergenliğin başlaması ile hormonların tam olarak düzene girmesi arasında birkaç senelik bir süre gereklidir. Bu dönemde yapılacak her türlü işlemin ne yazık ki başarısızlık riski vardır. Biz tüylenmeyi tedavi etmeye çalıştıkça daha dengesini bulamamış hormonlar sürekli üretecektir. Bunun sonunda sonuç vermeyen tedaviler, lazer vb. epilasyon işlemlerine karşı dirençli olan tüyler oluşacağı için ileriki yaşlarda yapılacak tedavi leri de etkileyecektir. Dolayısıyla erken tedavi yapılacaksa bile en uygun şartların sağlanması biz doktorlar tarafından sağlanmalıdır.”

Nedir bu işin doğrusu?
Dr. Jülide Bayçın şöyle devam ediyor: “Özellikle kız çocukları adet görmeye başlayıp birkaç sene geçtikten sonra ( yaklaşık 15 yaş civarı) herhangi bir problem yoksa belli bölgeler olmak kaydıyla tedaviye başlanabilir. Bu bölgeler bacak, koltuk altı ve bikinidir. Bunun dışındaki yerler normal şartlarda da zor sonuç verdiği için öncelik diğer bölgelerin sonuçlarına bakarak karar verilmelidir. Herhangi bir problemden şüphelenildiğinde endokrinoloji ya da kadın doğum uzmanından destek almakta da fayda var. Onların önerileri ve belki de ilaç tedavileri sırasında da lazer epilasyona başlanabilir.”

Lazer epilasyon yaptırmayı düşünen herkes öncelikle bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bayçın, özellikle yaşça küçük kişilerde görüşme esnasında hormonlarla ilgili bir sıkıntıyı ancak bir doktorun fark ederek sorunu çözmeye yönelik işlemleri yapabileceğini ifade ediyor. Dr. Jülide Bayçın sözlerini şöyle sürdürüyor: “Özensiz ve sorgusuz yapılacak lazer uygulamalarının en kötü sonucu tüylenmeyi daha da artırması veya yıllarca hiç sonuç alınamamasıdır. İşlem en başından uygun şartlarda uygun doktor tarafından değerlendirilerek yapılırsa sonuç hem yapan hem de yaptıran için yüz güldürücü olacaktır.”