Kadınlarımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadınlarımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2010 Çarşamba

2010 BLOG ÖDÜLLERİ ve ÜLKERİN SÜPRİZİ



2010 Blog ödüllerine bende katıldım arkadaşlar.Umarım hepimiz için en iyisi olur.Blog ödülleri yemek kategorisi sponsoru Ülker bana dün bir süpriz yaptı ve resimdeki şık bir kutunun içindeki pötibör bisküvileri gönderdi.İçinde güzel bir kartta vardı.Ülker'e blogum aracılıgıyla teşekkür etmek istedim.Hepimize bol şanslar.

8 Nisan 2010 Perşembe

OGLUMUN DOĞUM GÜNÜ,GÖLCÜK,AMASRA,AMASRA SALATASI ve ADAPAZARI

Oglumun dogum günü için Bolu'ya gittigimizi yazmıştım dün.İşte fotograflar.Oglum 3 yaşına girdi.Koskoca 3 yıl hani hep derler ya nasıl geçti anlamadım diye gerçekten öyleymiş.Efe ile geçirdigim hergün,her saat ve hatta her dakika benim için yaşamıma sunulmuş muhteşem bir ödül.Oglum,güzel bebegim senin varlıgınla dünyamız şenlendi,hayatımız farklı bir anlam kazandı.Bazen beni kızdırsan da sen dünyanın en güzel varlıgısın.İyi ki varsın bebegim.Hani kollarını açıp annem seni dünyalar kadar seviyorum diyorsun ya,benim sana olan sevgim ise sonsuz ve tarifi imkansız.SENİ SEVİYORUM BALIM.Dogum günün kutlu olsun.Saglıklı,mutlu...güzel yıllar diliyorum bebegim.

Bolu'ya gittigimizin ertesi gün Efenin istegi dogrultusunda Bolu Gölcükte piknige gittik.Gölcük bence muhteşem bir yer.Eger gitmediyseniz muhakkak yolunuz düşerse ugrayın derim.

Sonra ki gün Amasra'ya balık yemege gittik.Amasra'yı uzun yıllar önce görmüştüm ben.O zamanlar daha bakirdi.Ama yine de muhteşem manzarası karşısında hayran kaldım.Denize bakan evlerin manzarasını görünce insan şu evlerden biri benim olsa diye düşünmeden edemiyor.Amasra görülmesi gereken bir yer.
Ve meşhur Amasra salatası.Sadece görüntüsü ile degil tadı ile başlıbaşına bir şaheser.İçin de ne mi var kısaca herşey demekle yetinecegim.Bu gördügünüz salata tabagı insanı balık olmadan da doyurmaya yeter bence.Oranın en meşhur balık lokantası Mustafa amcanın yeri çok güzel.Yolunuz düşerse demeyecegim Amasra için çünkü rotanız direkt Amasra olmalı.

Ve daha ertesi gün Adapazarı.Adapazarı da güzel bir yer.Çarşısı dışında pek dolaşma şansımız olmadı çünkü yagmur yagıyordu.Ama görülmesi gereken bir şehir bence.Bu arada küçük bir not giyim,kozmetik......ve diger ürünler baya bir uygun fiyata satılıyor o çarşılarda.

22 Aralık 2009 Salı

SİYAH ÜZÜM HAKKINDA


Siyah üzüm hafıza kaybını azaltıyor Bilim adamlarına göre, siyah üzüm suyu içmek, hafıza kaybını azaltıyor ve hatta bu kaybı tersine çevirebiliyor. Dış Haberler Servisi 17 Aralık 2009 15:14
Cincinnati Üniversitesi Psikiyatri bölümünde görevli bilim adamları, erken hafıza kaybı yaşayan 12 kişiyle bir çalışma yaptı. Sonuçta, 12 hafta boyunca üzüm suyu içenlerin farklı zihin testlerinde iyi bir performans gösterdikleri görüldü.
Araştırmacılar, iki ayrı grup oluşturdu. İlk gruba Massachusetts' in Concord bölgesinde yetiştirilmiş saf Concord üzümü suyu verilirken ikinci grup ise hiçbir şey içmedi. Deney süresince her iki gruba da düzenli hafıza testi yapıldı. Araştırma sonucuna göre birinci gruptakilerin yarısında daha uzun süreli gelişme kaydedildi.
Uzmanlar, bu sonuçların arkasındaki neden olarak ciltteki antidoksanlar ve meyvenin suyunu görüyorlar. Gruplar arasında önemli derecede farklılıklar olmamasına rağmen, saf siyah üzüm suyu içenlerde öğrenmede önemli gelişmeler görüldü. Bu eğilimin kısa süreli zihinde tutmayı sağladığı ve sözsüz hafızayı geliştirdiği belirtiliyor.
Araştırma sonuçlarına göre, meyve ve sebze gibi antioksidanlar bakımından zengin yiyecekler ile bunların yüzde 100 meyve suları bilişsel fonksiyonu korumaya yardımcı oluyormuş.
Not:bilgiler btnet.com.tr'den alıntıdır.

21 Aralık 2009 Pazartesi

BULAŞIK MAKİNASI ve ELMA SİRKESİ





Belki birçogunuz biliyordur ama ben yine de yazayım istedim.Yıllardır bulaşık makinasında kullandıgım parlatıcının zararlı oldugunu bile bile kullanırdım.Ama hiç içime sinmezdi yıkanan bulaşıklar.Yıkanan bulaşıklar çıkınca bir de ben sudan geçirirdim üstünde deterjan kalıntısı kalmasın diye.Geçen gün arkadaşım telefonda bana artık parlatıcı kullanmadıgını gittigi çocuk doktorunun onlara elma sirkesini tavsiye ettigini söyledi.Ben olur mu öyle şey kokusu kalır dedim.Ama doktor elma sirkesinin güçlü bir antiseptik oldugunu söylemiş ve kokusunun kalmayacagını söylemiş.O uzun zamandır kullanıyormuş.Denemekten sakınca gelmez deyip koydum bulaşık makinesine elma sirkesini.Yıkanan bulaşıklara baktım ne koku ne birşey.Aynı zamanda parlatıcı deterjan kadar güzel parlatmış.Çok sevindim bu duruma ve uzun zamandır bu şekilde kullanıyorum.Artık yıkanan bulaşıklar içime siniyor.Ayrıca internette de araştırdım bu şekilde kullanan arkadaşlar da varmış.Eger aranızda bilmeyenler varsa diye de elma sirkesinin bu şekilde de kullanıldıgını söylemek istedim.Yaşasın artık biberonları bile atabiliyorum bulaşık makinesine.
Resimler zayiflamagunlugu.com'dan alıntıdır.

25 Kasım 2009 Çarşamba

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Kurban bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.Sevdiklerinizle beraber güzel bayramlar diliyorum.

12 Eylül 2009 Cumartesi

KAYSERİ GEZİMİZ


Uzun zamandır gitmeyi planlayıpta bir türlü gidemedigimiz Kayseri tatiline sonunda Efe ile beraber gittik.O kadar çok eglendik ki 1 hafta bize yetmedi.Bu süre esnasında bloguma fırsat bulupta birşeyler yazamadım.Sadece arada sırada girip güzel yorumlarınızı okudum.Hepinize teşekkür ederim.Hatfa içinde hepiniz güzel tariflerini bir bir okuyacagım.Sevgiler. 

19 Ağustos 2009 Çarşamba

ÖDÜLÜM VE MİM

Yine uzun bir ara oldu arkadaşlar.Bu süreç esnasında bana bu ödülü layık gören Tuba'ya ve Maydanoza teşekkür etmek istiyorum.Sizler yani blog arkadaşlarım hepiniz benim için çok özelsiniz.
Bu ödülü dagıtmak gerekiyor tabii ki.Aslında gönlüm herkese göndermek istiyor ama yedi kişi seçmek gerekiyormuş.
http://dilekkmutfakta.blogspot.com/
http://3prenses.blogspot.com/
http://akasyakokusu.blogspot.com/
http://yasenince.blogspot.com/
http://mertimbenim.blogspot.com/
http://eyerhagu.blogspot.com/
http://gamzeli-anne.blogspot.com/
Bu arada güzel arkadaşım Kelebekana beni mimlemiş ama ben ancak cevap yazabiliyorum.Ne olur kusura bakma.
1-hangi şehirde yaşıyorsun?
Antalya da yaşıyorum.
2-mesleğin nedir ?
Üniversite mezunu ev hanımıyım
3-blog yazmaya başlama kararını nasıl aldın??
Bugüne kadar hep blogları takip ederdim.Ama tabiî ki bu kararı uzman tv’yi seyrederken aldım
4-ne zamandır blog yazıyorsun??
2009 Şubat
5-bloğunu hangi sıklıkla ziyaret edersin ??
Hergün 1-2 defa
6-PCaçıldığında bloğunu açmak kaçıncı işin??
İlk işim
7-başka bloglarda görüpte aldığın yada gittiğin yer oldumu ??
başka bloglarda görüpte aldıgım bir şey yok ama gittigim yerler oldu.
8-bloğunda hangi konulardan bahsetmek seni mutlu eder?
Mutfagımdan çıkan yemeklerden.
9-blog aracılığıyla para kazanmak fikrine nasıl bakıyorsun ??
Neden olmasın
10-bu mimi kimler yazsın?
Cevaplamak isteyen herkes.
Aynı zamanda bir mim de ferzandan gelmiş ama ben cevaplamayı atlamışım onu da yanıtlamak istiyorum ve ferzan arkadaşıma da kusura bakma demek istiyorum.Konu CESARET NEDİR?
CESARET;anne olmaktır.
CESARET;herkesin korktugu bir konu da fikrini söylemektir
CESARET;zorluklara karşı gögüs germektir.............

4 Ağustos 2009 Salı

DOGUM GÜNÜ PASTAM VE MİM

Dün bana mesaj yazan arkadaşlarıma teşekkür ederim.Dogum günümle ilgili en son olarak eşimin bana aldıgı pastayı paylaşmak olacak sizlerle.Dikkat ettisyeniz 3 tane mum var aslında hiçbir anlamı yok yaşım ortaya çıkmasın diye o kadar koyduk.Çok yaşlandım çok.Bu arada beni mimleyen arkadaşım pembetatlar'ın mimini cevaplamak istiyorum.
-Niçin blog yazarısınız?
-Paylaşmak için...
- Son zamanlarda hiç vakit ayıramadığınız bir uğraş?
-Ders çalışmak.
-Şuan için imkanınız olsa gerçekleştireceğiniz hayaliniz?
-Karadeniz turu
-Hayatınızda iyiki yapmışım dediğiniz üç şey?
-evliligim,oglum ve ailemin çocugu olmak
-Mutfakta en sevdiğiniz uğraş?
-Herşey
-En sevdiğiniz 3 yemek?
-Yeşil fasulye,börekler,mantı
-Giyim konusunda abarttığınız eşya?
-Çanta
-Çocuklarınıza nasıl hitap edersiniz?Çocuk yoksa anne babanz size nasıl hitap eder?
-Aşkım,Sevdam
-Sizi anlatan bir resim?
-aslında olgumun resmini koyacaktım ama çok yer kapladı.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

KAHVALTI SOFRAM

Bugün oglumla sabah kalktık ve kendimize güzel bir sofra hazırlamak için baya bir ugraştık.Sebebi bugün benim dogum günüm olması tabii ki.Oglum sabah yanagıma bir öpücük kondurarak uyandırdı beni.İşte dedim kendi kendime bu yaşıma kadar aldıgım en güzel hediye bu.Aman eşim duymasın üzülür sonra.Uzun uzun kahvaltı ettik oglumla.Efe'nin kahvaltıyla pek arası olmadıgı için birçogunu ben yedim. Soframızda yok yoktu.Tahinli Kurabiye,Zeytin Salatası,Patlıcan Salatası,3 renkli patates salatası,Yalancı Su Böregi,Çeşnili Tereyag..........

31 Temmuz 2009 Cuma

ÇOCUK GÜVENLİGİ

Belki de hepinizin daha önce keşfetmiş oldugu bir site ve onun ürünlerinden bahsedecegim sizlere.Evde çocuk güvenligi için yapılmış materyaller var.Çocuklarımızı bir nebze olsun evde yaşanacak kazalardan uzak tutmak için yapılmış birçok ürün var.Ve aynı zamanda çok yararlı bilgiler de var sitede.Anneler ve anne adaylarının bence incelemesi gerek.Bunlardan birkaçı:

Klozet Kapagı Kilidi

Soba Çocuk Güvenlik Kapısı

Saksı Güvenlik

Fırın Güvenlik

Merdiven Güvenlik Kapısı

13 Temmuz 2009 Pazartesi

ALANYA VE DİM ÇAYI


Efe'yi dedesi,babaannesi,halası ve eniştesi Alanyaya geldigi için onların yanına götürdük.Bir süredir de beraberdik.Öyle mutlu oldu ki anlatamam.Çocuk yanlız büyüdügü için hasret kalmış kalabalıga.Hep beraber deniz ve havuz sefası yaptık.Kumdan kale yapmaya çalıştıysakta pek başarılı olamadık çünkü Efe yaptıgımız heryeri bozdu.Ama inanılmaz eglendi.O mutlu olunca bizde çok mutlu olduk.

Dedemiz bizi Alanya da bulunan meşhur dim çayına götürdü.Daha öncede gitmiştik ben Efe'ye hamileyken ama ben sürekli mide bulantıları yaşadıgım için pek zevk alamamıştım.Bu sefer daha güzel gözüktü gözüme.Efe tutturdu bende suya girecegim diye.Ama inanırmısınız su buzdolabından çıkmış gibi soguk.Vazgeçirene kadar neler çektik anlatamam.

28 Haziran 2009 Pazar

2 YAŞ SENDROMU


Yaklaşık 18 ay civarı başlayıp,bazen 36-42 aylara kadar devam edebilen,ebeveynler için anlaşılması ve dayanılması zor bir dönem olarak kabul edilirmiş.İşte biz Efe ile böyle bir dönemi yaşamaktayız.Bu dönemde çocuk sürekli olumsuz davranabilir,söylenilenin tersini yapabilirmiş.Bu davranışların sebebi çocugun yaklaşık bir yaşından itibaren kendini ayrı bir birey olarak algılaması ve bunu keşfetmesiyle beraber de çevresinede kabul ettirmek konusunda ki çabasıymış.Pedagoglar bu dönemi "anne-babanın sınavı" olarak adlandırmışlar.Gerçekten de dogru söylemiş pedagoglar.Şu anda zorlu bir sınavla karşı karşıyayız.Bazen tahammül gücümüz azalsa da bu dönemin geçici oldugunu bilmek beni ve eşimi rahatlatıyor.
İlk başta yeni eve taşındıgımızdandır diye düşünmüştüm Efe'nin degişen davranışlarının sebebini ama yanılmışım galiba.Tabii ki yeni ev,yeni bir hayat da zor gelmişte olabilir.Ben bile zorlanırken Efe arkadaşlarını kaybetti kolay degil.Ama olay bu kadar degil işte.Ne söylersem tersini yapıyor benimle inatlaşmak için elinden geleni yapıyor mesela.Yapma dedigimde aglama krizlerine giriyor ve susturmak çok zor oluyor.Banyo ya girmek istemiyor girince çıkmak istemiyor.......Ve şuan aklıma gelmeyen bir sürü olumsuz davranış.
İlk zamanlar da anlayamadıgım için neler oldugunu Efe'ye ben çok mutsuz ve her zaman sinirliydim.Tabii ki ben gergin olunca Efe benden gergin ve sinirli.Ben sakinleşince Efe'de sakin.Ve anladım ki Efe'nin davranışlarını sınırlarımı belirleyerek sakince karşılarsam bu dönem daha da kolay geçecek.Yani sabır.Aglama krizine girdiginde onu kendisiyle başbaşa bırakıyorum ve yavaş yavaş sakinleştigine tanık oluyorum.Ona seçme şansı tanıyorum.

23 Haziran 2009 Salı

FIRINDA MAKARNA TARİFİM ÖDÜL ALDI

Arbella'ya gönderdigim fırında makarna tarifimle ödül aldım arkadaşlar.Bu benim ilk ödülüm. Beni arayıp tarifiniz ödül kazandı dediklerinde çok mutlu oldum.Makarna ve arbellanın diger ürünleri ile ilgili tariflerle dolu muhteşem bir kitap göndermişler bana. Ara ara bu tarifleri deneyip sizlerle paylaşacagım.

FİKRİMÜHİM PAKETLERİM


Merhaba arkadaşlar sizlerle ilk paylaşmak istedigim yeni evime geçer geçmez elime ulaşan fikrimühim paketleri.Yeni evimde aldıgım ilk postalar bunlar.İki paketide çok büyük bir sevinçle açtım ve açarkende kendimi çok mühim biri gibi hissettim.Zira fikrimi almak için yolladılar bu ürünleri.Neyse alır almaz ilk denedigim almak isteyipte bir türlü alamadıgım exsir idi.İlk açtıgımdaki kokusu beni dehşete düşürdü itiraf etmeliyim.Bu koku yıkadıgım sebze ve meyvelerin üstünde kalır diye çok korktum.Ama korktugum gibi olmadı gerçekten dedikleri gibi hiç koku kalmadı.İnanırmısınız bugüne kadar hep topraktan ve ilaçtan arınmamış şeyler yedirmişim sevdiklerime.Suyun yüzünde oluşan yag gibi tabakayı görünce anladım bunu.Neyse sonuç olarak çok memnun kaldım.Özellikle çocuklu annelere ve herkese tavsiyemdir.Selva Makarnaya gelince amaçları makarnayı ana yemek yapmak diye yazıyor kitapçıgında.Ama malum biz Türkler sadece makarna ile doymayız.Ama Selva makarnada farklı olarak Amber durum bugdayı irmigi kullanılmış.Bende okuyunca ne oldugunu ögrendim.Amber durum bugdayı ekmeklik bugdaya göre protein ve b vitamini bakımından daha zenginmiş.Tabiiki benim bu yazdıklarım reklam oldu birazcık.Bence deneyin derim her iki ürünüde.


5 Haziran 2009 Cuma

YAŞASIN EV ALDIK

Merhaba arkadaşlar bugün bir tarifle degil de benim için heyecan verici bir olayla karşınızdayım.Uzun zamandır hayal ettigimiz bizim de bir evimiz olsun diye dualar ettigimiz evi nihayet aldık.Kısmetse çarşambaya taşınıyoruz.O yüzden salıdan sonra sizlerle beraberligimize bir süre ara verecegim.Ama internet baglanır baglanmaz yine beraber olacagız.Darısı bütün isteyenlerin başına.İnsanın kendi evi olunca daha bir azimle temizliyor evini bunu anladım.Ne güzel bir duyguymuş.Bugüne kadar hep kiradaydık.Küçük olsun ama bizim olsun diyorduk nihayet oldu.Çok mutluyum ve bu güzel haberi sizlerle paylaşmak istedim.

23 Mayıs 2009 Cumartesi

ANNESİNİN NİNNİSİNİ HATIRLAYAN VAR MI?

Dün oğlumu uyuturken ninni söylüyordum.Oldum olası sevmişimdir ninnileri.Neden bilmem bana huzur vermiştir bu ezgiler.Dünya üzerinde en değerli kıymetliniz olan bebeginizi uyutmak için söyleriz degil mi ninnileri.Her ninni Anadolu kokar,Anadolu da ki kadın kokar,cocuk kokar,annenin cocuga aşkı kokar.Ninni bir nevi Annelerin kalbinden kopan cocukları icin yapılmıs bir yakarış,iyilik temennisidir.Yorgun argın evine gelmiş,zor şartlar altında çalışan,hayat telaşı içinde kaybolmuş,savaş haberleriyle ezilmiş, ruhumuzu arındırmak için kucagımıza aldıgımız cocugumuzla ve söyledigimiz ninniyle unutmaya çalışırız yaşananları.
İşte bunları düşünürken annem geldi aklıma.Tam bir Anadolu kadını olan annem.Ne güzel ninniler söylerdi bana.Onun ninnisi bitince sanki karanlıklarda kaybolacağım gibi gelirdi.Bir ninni daha sonra bir ninni daha....En çok da
Hop Hopun Olsun Kızım
Gül Topun Olsun Kızım
Sıralı Kavak DibindeToyluğun Olsun Kızım
Atem Tutem Men Seni
Şekere Gatem Men Seni
Akşam Baben Gelende
Önüne Atem Men Seni
Ev Süpüre Toz Ede
Hamama Gider Naz Ede
El Ayağı Kir İçinde Yıkamam Diye Naz Ede
Atem Tutem Men Seni
Şekere Gatem Men Seni
Akşam Baben GelendeÖnüne Atem Men
Bu ninni etkiler di beni.Peki siz annenizin ninnisini hatırlıyor musunuz?

10 Mayıs 2009 Pazar

SEVDA YÜKLÜ ANNEM'E

Eğer bu kadar hoşgörülü,mutlu,sevgi dolu bir insansam senin sayende gül kokulu annem.Babam gittiğinde"nefes nasıl alınır bilmiyorum babansız" demiştin ya sen hem nefes almayı ögrendin hem de bize ögrettin güzel annem.Ben senin kadar güçlü bir kadın görmedim.Herşeyi babam yapardı ya sen nasıl fatura ödenir onu bile bilmezdin ama bunu bile öğrenmek sana çocuk oyuncağı gibi geldi.Zamanında gençlik işte seni çok hırpaladım ama bir kere bile şikayet etmedin veya off kızım bile demedin her zaman doğruyu göstermek için didindin durdun ya güzel annem bu sayede ben doğruyu buldum.Bir kere bile babamın yokluğunu hissettirmedin bize hiç boynum bükük kalmadı sayende .Babansız nasıl nefes alınır bilmiyorum demiştin ya asıl sensiz biz nasıl nefes alırız bilmiyorum sevda yüklü Annem.Bazen gittiğini ve bir daha geri dönülmeyecek bir yerde olduğunu düşünüyorum da kalbim sıkışıyor işte o anda.Artık bende anneyim senin kadar güçlü bir annemi olacağım bilemiyorum ama senin gibi olmak için çok çalışacağım.
SADECE BUGÜN ANNELER GÜNÜ OLDUĞU İÇİN DEĞİL BEN HEP SANA MİNNETTAR OLACAĞIM GÜL KOKULU ANNEM.SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM.

30 Nisan 2009 Perşembe

28 Nisan 2009 Salı

ÖDÜL

Güzel arkadaşlarım pembetatlar,asevimiz ve lemaninignesinden beni layık görmüş bu ödüle.Sabah bu süprizle uyanmak çok iyi geldi bana.Artık kendimi herşeye yetişebilecek süper bir anne gibi hissediyorum.Bu güzel duyguları bana yaşatan arkadaşıma sonsuz teşekkürler.Ve sıra benim ödülü dagıtmam da:

Daha çok insan yazmak istedim ama olmadı.Hepiniz benim gönlümde birincisiniz.Teşekkürler.

23 Nisan 2009 Perşembe

EFE İÇİN 23 NİSAN


Bu oglumun ilk 23 nisanı.O yüzden hepimiz çok heyecanlıydık.Antalya çok sıcak olduğu için fazla kalamadık ama en azından etkinliklerin bir kısmını seyrettik.Oglumun ve bütün çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramını kutluyorum.