ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2010 Cuma

Sanırım...

Şu tema değiştirme işi beni inanılmaz strese soktu. Fotoğrafların daha büyük olmasını seviyorum ama yeni hali de çok dağınık geldi. Sanırım sayfamı açınca en mutlu olduğum şey blogumun rengarenk görüntüsü. Zaten yanda açtığım ankette de başabaş gidiyordu sonuçlar. Eğer fotoğrafları daha büyük görmek isterseniz üstüne tıklamanız yeterli. Yorum yapan ve değerli görüşlerini bildiren arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Dünden beri uğraşmama rağmen header'i istediğim büyüklükte ayarlayamamam da bu kararımda etkili oldu. Hepinize çok teşekkür ediyorum arkadaşlar böyle yalnız olmadığını hissetmek inanılmaz güzel bir duygu :))

3 Haziran 2010 Perşembe

Bir cevap lütfen.....

Fotoğrafları daha büyük yükleyebilmek için şablonu değiştirdim ama açıkçası içime de pek sinmedi çok sade geldi. Diğer şablonum daha renkliydi ama çok büyük boyutta fotoğraf yükleyemiyordum. Kararsız kaldım açıkçası. Sizlere sormak istiyorum. Sizce hangisi daha iyi??????

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Terkedilmiş gibi mi oldu???

Tatil dışında hiç bu kadar ara verdiğim olmamıştı bloguma. Blogun TBS geçirmeden (Terkedilmiş Blog Sendromu :))) iki satır yazayım dedim. Ama geçerli sebeplerim var :)) Amcamla yengen Antep'e geldi ve 1 hafta kaldılar. Hatta onlarla birlikte oturalım diye bir balkon takımı dikiyordum ama gezmekten tamamlamaya fırsat bulamadım :)) Sandalye kılıflarını yarı dikilmiş yarı açık olarak kullandık :))
Bugün onları yolcu ettik ve kumaşlar sanki üzerime üzerime gelmeye başladı "Beni dik, Beni diiiiiiiiiiiiiiik" diye :) Hepinize sevgiler saygılar :)) Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden, yaşıtlarımın yanaklarından öpüyorum...

26 Nisan 2010 Pazartesi

Cameolar, Etiketlerim ve Gerçekleşen Dilekler...

İşte sonunda cameolarıma kavuştum :) Sevgili Yelda sağolsun. Şimdi cameo nasıl birşeydir yakından bakalım :
Ve bu da cameolar ve kombinleyeceğim tüyler, kurdelalar vs...

Bakalım neler çıkacak ortaya.
Ve dünün süprizi isim etiketlerim:
 Etiketleri sevgili Antigone'nin tavsiyesiyle buradaki siteden istedim. Dokuma ya da baskı seçenekleri var ama ben dokuma etiketlerden nefret ediyorum. Çok kaşındırıyorlar. O yüzden baskı tercih ettim. Umarım yıkamaya dayanıklıdır. Sipariş hızı mükemmel ama kargoyla ilgili ufak bir sorun yaşadık. Kargo ücretini ödemiş olmama rağmen ödenmedi görünüyordu ama gelen arkadaş sağolsun telefonla halletti.
Şimdi gerçekleşmesini beklediğim küçük bir dileğim daha var :) Umarım cameolarla birşeyler yaptıktan sonra pasajım da artık şeytanın bacağını kırar :)) Parasında değilim ama ürünlerini satan arkadaşlarımı gördükçe hoşuma gitmiyor değil :))
Bunlarda cuma pazarından aldığım yapay deri parçalar. Özellikle kırmızı olan çok hoşuma gitti. Şimdi fikirlerinizi bekliyorum. Bu derilerle ne yapabilirim???
İçinizi baydım biliyorum ama bunlar da son aldığım kitaplarım. Kitapyurdu'ndan aldım, indirime girmişti.  Katre-i Matem'e başladım. Harika gidiyor. Bitince düşüncelerimi paylaşırım.

19 Nisan 2010 Pazartesi

Geldiiiiiiiiiiiimmmm............

Bahar tatillerini yaz tatilinden daha mı çok seviyorum bilmem... Havalar gezmeye daha müsait oluyor. Gerçi soğuk hava peşimizi pek bırakmadı ama olsun, doyasıya 13 gün yaşadık, bol bol gezdim.. Hatta 13 gün demem hata olur 10 gün desem daha doğru niye derseniz ; ilk 10 gün o kadar fazla yoruldum ki son 3 günü yatarak geçirmek zorunda kaldım :)) Malum tansiyon problemi işte, vücut bu kadar gezmeye isyan etti sanırım ve yine tansiyonum düştü.. Annemin deyişiyle kendimi geze geze harab ettim :))
İlk fotoğraf anlaşıldığı üzere Sultanahmet
Burası Küçük Çamlıca

Burası da Küçük Çamlıca

Burası da Küçük Çamlıcanın Ağabeyi Büyük Çamlıca :)
Eminönü (Sandık sandık laleler yerleştirilmişti, aradan Ahmet Kaan'ın ağzı da görünüyor :)

Cuma pazarına da çok büyük bir hevesle gittiğimden olsa gerek birz hayal kırıklığına uğradım.Canlı cıvıl cıvıl kumaşlar arıyordum ama bulamadım. Güzel kumaşlar da pahalı geldi. Sonuçta profesyonel anlamda dikiş dikemiyorum, çok para verip heba etmek istemedim. Bir iki parça kumaş aldım.

Asıl beni perişan eden sanırım Eminönündeki neredeyse tüm taş ve boncukçuları dolaşıp "cameo" bulamamamdı :)) Ayaklarıma kara sular indi, annemi ve Ahmet'i de sürükledim :)) Hatta "cameo"nun ne olduğunu bile bilmemeleri bulamamamdan daha çok şaşırttı beni. Ben cameo cameo diye sayıklarken sağolsun sevgili Yelda bana "Boşuna arama zaten Eminönünde yok, Merter'de satılıyor, perakende de vermiyorlar" diyerek cameo krizine son noktayı koydu :). Bir ara pasajında vardı hala varsa gidip bir koşu alayım bari :)

Tatilimin en güzel yanlarından biri tabi ki buluşmamızdı. Sevgili Sevim, Nilgün, Fosi, Yelda, Antigone, Çatı Katı ve ben bir araya geldik. Sanki 40 yıldır tanışıyor gibi o kadar sıcak okadar samimi bir buluşma oldu ki... Bir saniye susmadık, sürekli gülüşmeler kahkahalar... Terzi mankeninden reenkarnasyona kadar her konuyu konuştuk :)) Bütün kızlara ;

Sıcaklığı ve samimiyeti ve Ahmet Kaan'a karşı sabrı ile canım arkadaşım Nilgün'e
Merdivenden çıkarken yüzüne bakmadan önce trençkotuna bakarak tanıdığım, yüzünde sürekli kocaman bir gülümseme olan canım arkadaşım İlkay'a
Organizatörümüz, çok sıcak çok içten ve 40 yıllık dostummuş gibi gelen (ve öyle olan :) candan insan Sevim'e
Hepimizin merakla beklediği (Çünkü ne blogtan ne facebooktan yüzünü görememiştik :) minik canavarıyla çooook önceden tanıdığım ve kendimi çok yakın hissettiğim güzel insan Ayşegül'e
İnanılmaz tatlı, küçücük bir kızı andıran, kıpır kıpır ve her yanından samimiyet ve sıcaklık akan Antigone'ye
Günün son süprizi, becerikli ve sevgi dolu, süper ötesi ve cameo krizime son noktayı koyarak beni feraha eriştiren, sıcacık insan Yelda'ya

Çok çok çok teşekkürler. Ben sizlerle tanıştığım için inanılmaz mutlu oldum :)) ve elim boş geldiğim için yerlerin dibine geçtim :(( Güzel hediyeler ve sıcaklığınız için çok çok çok teşekkürler.


16 Mart 2010 Salı

Konuşan kumaşlar, dolaplar, çantalar ve kumaş stoğum :))))

İşte bahsettiğim kumaş stoğum.. Ama benimkiler pek bi geveze ona göre :)) Aslında üstüste koyunca o kadarda çok gelmedi bak şimdi gözüme. Sevgili Antigon'un  dediği gibi " Bu stok erimez, çoğalır". Yazıları okuyamıyorsanız fotolara tıklamanız yeterli. Zaten hepsi kendini tanıtıyor yeterince :))
Buna geçen sene başlamıştım kot kumaştan bir klozet takımı dikeyim diye. Herhalde bu sene biter :)
İşte 2,5 tl verip aldığım en pahalı kumaşım :)) Çok iyi dikemediğim için kumaşa çok para verip heba etmek istemiyorum. Bu kumaşı çok severek aldım. Şimdi yaz için balkona ekmek kasasından bir puf dikmeyi planlıyorum, onun için kullanacağım bunu.
Bu da balkon için alındı. Güzel bir masa örtüsü olacağı günü bekliyor...
Bunu 0,2 tl'ye almıştım.. Çok sevdim bu kumaşı ama orasını düzelteyim burasını keseyim derken kuşa çevirdim :)
Bunlar yapay deri parçaları ve naylon kumaşlar. Aslında kendileri de anlatıyorlar fazla söze gerek yok :)
Benim dikebileceğim kolaylıkta bir kalıp bulusam bunu da kız çocuk elbisesi yapmayı planlıyorum..
Pullu parçalar, tüller ve çok küçük parçalar kutuya...
Sevgili kumaş dolabım.. Şifre bile koymayı düşünüyorum bazen kapağına o kadar değerli yani kumaşlarım :)) Başka biri izinsiz karıştırırsa acayip sinir olurum..
Son olarak geçen sene diktiğim çantalarım. Hepsinin detay fotoğrafları blogumda mevcut zaten :))