göz bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
göz bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2010 Salı

Göz çevresi sorunları ve çözümleri

Göz çevresindeki ince çizgilerin belirginleşmesini önleyen “Multivitamin Power Firm” zengin içeriği ile hedeflenen bölgelerde sıkılaşma sağlarken cildin yenilenmesini hızlandırıyor ve cildi çevresel hasarlara karşı koruyor.

Amerika’nın ilk profesyonel cilt bakım sistemi Dermalogica, olgun ciltlerde daha sık karşılaşılan zamansız yaşlanma, hassasiyet ve cilt kuruluğuna karşı Multivitamin Power Firm’ü geliştirdi. Multivitamin Power Firm, yaşlanma belirtilerinin yaygın olduğu göz çevresine uygulandığında ince çizgileri azaltmaya yardımcı oluyor.


Yüzün en hassas bölgesi olan göz çevresi yüzün diğer alanlarına göre daha ince yapıya sahiptir ve daha az yağ salgılar. Dolayısıyla, zamanla ince çizgiler gibi zamansız yaşlanma belirtilerinin görüldüğü alan haline gelir. Bu problemin çözümü için farklı bir bakım gerekir.

Göz çevresine özel bakım sunan Multivitamin Power Firm, içeriğindeki A, C ve E vitaminleri ile cildi yumuşatıyor ve elastikiyetini arttırıyor. Formülündeki Corralina Officinalis (Kırmızı Yosun) Özü ile cildin gerginliğini korumak için zengin kalsiyum desteği sağlıyor. Cildin sıkılaşmasına yardımcı olan üzüm çekirdeği yağı, kızarıklıkları sakinleştirici özelliğiyle bilinen meyankökü, papatya ve yeşil çay ile cildi rahatlatırken, organik silikonlar sayesinde cildin bariyerini güçlendirerek dış etkenlere karşı korumaya yardımcı oluyor.

Formülünün saflığını korumak ve üründen maksimum oranda yarar sağlamak amacıyla Multivitamin Power Firm özel tüp ambalajda kullanıma sunuluyor. Suni koku ve renklendirici içermeyen sıkılaştırıcı kompleks, sabah ve akşam olmak üzere temizlenmiş cilde uygulanabiliyor.

8 Mart 2010 Pazartesi

Gözleriniz şiş gibi görünmesin

Sabahları şiş gözlerle kalkıyor ve bundan rahatsız oluyorsanız bir gece önceden almanız gereken birkaç basit önlem var.
Beslenme: Alkollü içeceklerden ve tuzlu gıdalardan uzak durun.

Uyku: Yeterince ve mümkünse deliksiz uyuyun.

Bakım: Yatmadan önce göz çevrenize nemlendirici krem sürmeyin. Bunun yerine jel kullanın. Jelli kremler, göz çevresini rahatlatır ve sıkılaştırır. Hatta, daha iyi bir sonuç elde etmek istiyorsanız göz jelinizi buzdolabında iyice soğuttuktan sonra kullanın. Bu her zamankinden daha ferah bir his yaratır.

TAVSİYELER
Tüm bunlara rağmen sabah şiş gözlerle uyandıysanız, üzülmeyin kısa zamanda eski hale gelebilmeniz bir kaç ipucu:

Çiğ patatesi yuvarlak dilimler halinde kesin. Gözlerinizin üzerine birer tane yerleştirip 10-20 dakika arası tutun. Bunun dışında antioksidan içeren kremler de şişlerin inmesine yardımcı olacaktır.

Sorununuz kronikleştiyse, yani ne yaparsanız yapın şiş gözlerle uyanmaktan kurtulamıyorsanız kardiyovasküler egzersizler yapmalısınız. Yürüyüş, koşu, aerobik ve bisiklet bunların başlıcaları. Bu hareketler, vücutta ödeme yol açan tuz ve toksinlerin atılmasını sağlar ve sadece göz altlarınızdaki değil, tüm vücudunuzdaki şişliklerin giderilmesine yardımcı olur.

Şişliklerin inmesini beklemek için fazla zamanınız yoksa, bir parça buzu göz çevrenizde hafif hafif gezdirin. Bundan daha etkili bir diğer metot ise, içine soğuk su ve buz küpleri doldurduğunuz bir naylon torbayı yüzünüze kapatıp dayanabileceğiniz kadar beklemek. İşe yaradığını göreceksiniz.

Bu uygulamaların hiçbiri işe yaramıyorsa, tek çare var: Şişlikleri makyajla kamufle etmek. Teninizin rengindeki kapatıcıyı elmacık kemiklerinize kadar olan geniş bölgeye ince bir katman halinde sürün. Farınızı koyu renklerden seçin. Bordo, koyu gri ya da koyu pembe olabilir örneğin. Koyu renk bir rimeli, sadece üst kirpiklerinizin en ucuna doğru sürün. Alt gözkapağınızdaki kirpiklere rimel sürmek dikkatleri bu noktaya çekeceğinden şişlikler ortaya çıkar.

27 Ağustos 2009 Perşembe

Gözünüz gibi bakın


Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk en çok hangi organı etkiliyor?
Dünya Göz Hastanesi operatörlerinden Dr. Füsun Uzunoğlu,"Uzun süreli açlık ve susuzluk, diyabetlileri olumsuz etkiliyor. Bu nedenle Ramazan ayında oruç tutan diyabetliler mutlaka doktor kontrolünde olmalı. Ayrıca bir diyabetlide oruç tutulması nedeniyle zarar görecek organlar arasında ilk sırayı göz alıyor" dedi.

Dr. Uzunoğlu, Ramazan ayında oruç tutan şeker hastalarını, dikkat etmeleri gereken konularda uyardı. Drk. Uzunoğlu, “Diyabetli hastaların yaklaşık 1/3’ünün, doktorların uyarılarına rağmen oruç tuttuğunu ve önemli bir kısmının da geleneksel nedenlerle ve kan şekerinin aşırı düşmesi nedeniyle Ramazan ayında daha fazla tatlı tükettiklerini dile getirdi” dedi. Uzun süreli açlık ve susuzluğun, insülin kullanan hastalarda hipoglisemi (kan şekerinin aşırı düşmesi) atağına neden olabileceğini söyleyen Dr. Uzunoğlu, hastaların terleme, tireme, baş dönmesi, dudaklarda uyuşma, dikkat bozukluğu, bulanık görme ve sinirlilik gibi rahatsızlıklarının olacağını bildirdi.

-DOKTOR KONTROLÜ ŞART-

Dr. Uzunoğlu, Tip II diyabetli hastalarda kabul edilebilir bir riskle kontrollü olarak oruç tutmaya izin verilirken, Tip I diyabetli hastalar, kan şekeri düzensiz olan hastalar, dejeneratif bir hastalığı olanlar, hamileler ve yaşlıların oruç tutmaması gerektiğini belirtti. Dr. Uzunoğlu, “Diyabetli hastaların oruç tutmaları durumunda mutlaka doktor kontrolü altında olmaları gerektiğini ve henüz diyabet tanısı konmamış sağlıklı kişilerin de oruç tutmaya başlamadan evvel açlık kan şekeri ile tokluk kan şekerini ölçtürmesi gerektiğini” ifade etti.

-DİYABETLİLER, GÖZE DİKKAT-

Dünyada körlüğe sebep olan hastalıklar arasında en başta diyabetin bulunduğunu hatırlatan Dr. Uzunoğlu, şunları söyledi:
“Kan şekerindeki düzensiz iniş ve çıkışlar, organları olumsuz etkilemektedir. Gözde etkilediği en önemli organ ise RETİNA (gözün görme hücrelerinden oluşan tabaka)dır. Retina’daki hastalık noktasal kanamalar ve damar çeperlerinde mikro-baloncuklar şeklinde başlar ve damar tıkanıklıkları, sızıntılar, yeni-damarlanmalar ve ani göz içi kanamaları, yırtıklar ile devam eder. Şeker hastalarının yüzde 80-90’ında retinada bu hastalığın en geç 10 yılda ortaya çıktığını biliyoruz. Diabet tanısı almış olan hastaların 6 ay -1 yıl aralarla hiçbir yakınmaları olmasa da retina muayenesi olmaları bu nedenle büyük önem taşır. Diabetik Retinopati adı verilen bu hastalıkta erken teşhis başarılı bir tedavi için öne taşır.”

-GÖZDE AŞIRI KAŞINTI, ŞEKER HASTALIĞI HABERCİSİ-

“Şekerin yükselmesi ile gözde kaşıntılar meydana gelebilir. Bunlar basit göz damlalarıyla rahatlatılabilir. Aynı şekilde, Göz tansiyonu (glokom) da şeker hastalarında önemlidir. Bu hastaların aynı zamanda tansiyonu ve kolesterol gibi sorunlarının olması, ayrıca kullandıkları tansiyon ilaçları, göz tansiyonu fazla yükselmese de görme sinirinin beslenmesini bozmakta, hastayı glokoma bağlı görme kaybına (normal tansiyonlu glokom) daha hassas hale getirmektedir.

Hamilelikte ise şeker hastalığına bağlı retinopatinin hormonal nedenlerle daha hızlı ilerlediği bilinmektedir. Bu nedenle retina muayenesi bu hastalarda sık sık tekrarlanmalıdır.”