vücut güzelliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vücut güzelliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2010 Pazartesi

Vücuttaki çatlaklara son verin

Vücuttaki çatlaklara son verinKadınların korkulu rüyası vucutdaki çatlaklar peki bunlara son vermeye ne dersiniz..

Kadınların korkulu rüyası çatlaklardan kurtulmanızın işte yolları...
Uzmanlar, çatlakların büyüme çağındaki genç kızlarda, gebelerde ve kortizon tedavisi sonucunda ortaya çıkabileceğini belirtiyor.



Vücut çatlaklarını tıpkı birer yara izi gibi değerlendirmek mümkün. Cilt aşırı derecede basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar. Önceleri pembe renkli olan bu çatlaklar zamanla beyaza yakın bir renk alır. Ciltteki bu noktalar bronzlaşmaz ve gözden kaybolmaz. Bu çatlakları ortadan kaldırmaktansa çatlak oluşumunu önlemek daha kolaydır. Çatlakların ortadan kaldırılması için ise, çoğu zaman basit estetik müdahalelere veya kozmetik ürünlerine ihtiyaç duyulur.

Soğuk suyla duş yapmak en iyi çözümlerden biri. Duşu çatlakların bulunduğu bölgenin üzerine tutarak dairesel hareketlerle gezdirmek de kan dolaşımını artıracağı için, yeni oluşmuş taze çatlakların ortadan kaldırılması için etkili bir yöntem. Bu şekilde hücreler canlanarak yeniden elastik bir yapıya kavuşacak, dolayısıyla da çatlaklar kaybolacaktır.

Nerelerde daha sık görülür?

Çatlaklara daha çok göğüs, karın ve bel çevresinde rastlanır.

Göğüsler: Vücudun en nazik organları arasında yer alırlar. Göğüsleri saran doku oldukça ince ve hassastır. Bu bölgedeki çatlaklar gelişme çağında bile oluşabilir. Buna rağmen çatlakların çoğunlukla doğum sonrasında ortaya çıktıkları görülür.

Karın: Bu bölgede ortaya çıkan çatlakların oluşumunda da gebelik dönemi önemli bir rol oynar. Genişleyen karın yüzeyi yıpranır ve esnekliğini kaybeder. Vücudun bu bölgesinde çatlak oluşumunu önlemek için cilde badem yağıyla masaj yapmak ve kozmetik ürünlerden faydalanmak olumlu sonuç verir.

Bel çevresi: Daha çok bel çevresiyle belin üst kısmında görülen çatlaklar her yaşta ortaya çıkabilir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin kadın ve erkekte meydana gelen bu tür çatlakların en önemli nedenlerinden biri; kısa zamanda çok miktarda kilo alıp vermektir. Bu şekilde oluşan çatlakları önlemek için doğru beslenme alışkanlıkları edinmek ve kilo alıp vermekten kaçınmak önem taşır.

Kozmetik ürünlerinin etkisi Vücudun her bölgesinde kullanılabilen kozmetik ürünleri, içeriklerinde yer alan kolajen, hyalüranik asit, elastin ve vitaminler sayesinde cilde tekrar esneklik kazandırırlar. Günde 1 kez, çatlakların bulunduğu bölge üzerine hafif bir şekilde masaj yaparak uygulayacağınız kremler sayesinde istenen etkiyi elde edebilirsiniz.

Çatlaklar oldukça belirgin ve beyaz renkliyse, genellikle kozmetik ürünler ve soğuk duş gibi çözümlerle yeterli etki sağlanamaz. Bu yöntemler sadece başka çatlakların oluşumunu önlemek amacıyla kullanılabilir. Beyaz renkli ve oluşumu uzun zaman öncesine dayanan çatlaklardan kurtulmak için tıbbi uygulamalara ihtiyaç duyulur.

Bu uygulamaları şöyle sıralamak mümkün:

1 Bitkisel peeling:

Bitkilerden oluşan toz halindeki özel bir karışım, özel losyonuyla sulandırılarak çatlakların olduğu bölgeye masaj hareketleriyle uygulanıyor. Uygulama yapıldıktan 1 hafta sonra ciltte soyulma meydana geliyor. Bu şekilde derideki düzey farklılıkları azaltıldığı gibi, bitkilerin özellikleri nedeniyle cildin kan dolaşımı uyarılıyor. Bunun sonucunda da gergin ve canlı bir görünüm ortaya çıkıyor. Bu işlem, çatlaklar çok ileri düzeyde olmadığı takdirde, karın gevşeme ve sarkmalarında da uygulanıyor.

2 AHA peeling:

Glikolik asit kullanılarak yapılan AHA peeling, yeni başlayan dikey çatlakların tedavisinde etkili bir yöntem. Vücut bölgesi önce glikolik asit içeren temizleyicilerle temizleniyor. Arkasından glikolik asidin yüzde 40’tan başlayan konsantrasyondaki solüsyonları uygulanıyor. Seanslar haftada 1 kez yapılıyor ve seans sayısı kişiye göre değişiyor.

3 İontoferez:

Bu yöntemle çatlakların altında eksilen kolajen yapının uyarılması ve doldurulması amaçlanıyor. Bunun için kolajen içeren ampüller cilde sürülüyor. Ardından yaklaşık 5 - 6 dakika kadar galvanik akım veriliyor ve kolajenin cildin alt tabakasına iletilmesi sağlanıyor. Haftada 2 - 3 seans şeklinde uygulanıyor. Ortalama 2,5 - 3 aylık bir tedavi süresi gerektiriyor.

Beslenmeye dikkat

Cildin esnek ve formunda olması için sadece dıştan korunması değil, içten de beslenmesi gerekiyor. Cildinize gereken özeni göstermek istiyorsanız, öncelikle işe beslenme düzeninizi değiştirerek başlamalısınız. Bu yüzden yediklerinize dikkat etmenizde fayda var.

Yoğurt, süt, taze sebze ve meyveleri masadan eksik etmeyin.

Serbest radikallerle savaşarak hücre yenilenmesinde önemli bir rol oynayan E ve C vitamini içeren yumurta, süt ve süt ürünleri gibi besinleri tercih edin.

Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan besinleri tüketin. Böylece daha parlak ve sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz.

Günde 1 - 1,5 litre su içmeyi ihmal etmeyin. Cilde gereken nemi sağladığınız takdirde esnekliğini uzun bir süre koruyabilirsiniz.

Çatlakları önlemek için öneriler

Bütün rahatsızlıklarda olduğu gibi, vücut çatlaklarının da oluşmasını önlemek, tedavi etmekten daha kolaydır. Bunun için de öncelikle cildin elastikiyetinin sağlanması gerekir. Ayrıca bazı hususlara da dikkat etmelisiniz:

Kısa zamanda aşırı miktarda kilo alıp vermekten kaçının. Cilt, vücuttaki yağ miktarının artıp azalmasıyla birlikte aynı hızda esnemeyi başaramadığı için yıpranır ve çatlaklar oluşur.

Cildin elastikiyetini kazanması ve koruması için çaba sarf edin. Bu amaçla yumuşatıcı yağlar, A, E ve F vitamini, kolajen, elastin ve hyalüranik asit yönünden zengin çatlak giderici kozmetik ürünleri düzenli olarak kullanmayı alışkanlık haline getirin.

Çok dar giysiler giymemeye özen gösterin. Bu tür giysiler kan dolaşımını güçleştirerek, cilde gereken oksijenin sağlanmasını engeller. Oksijen almayan cilt yeteri kadar beslenemediği için daha kolay yıpranır ve deformasyona uğrar.

18 Temmuz 2009 Cumartesi

Gamzeler, çekiciliğe katkı sağlıyor

Kadınlarda ve erkeklerde gülünce yanaklarda oluşan, kalçada ise belin arka kısmında omurganın her iki yanında bulunan çukurluklara gamze deniliyor. Bazı kişiler sadece gamzelere vurulup, aşık bile oluyor. Hatta kalçalardaki gamzelerin vücudu daha seksi gösterdiği de sık sık ileri sürülmekte…


Estetik-Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Hasan Fındık, gamze estetiği sorularımızı yanıtladı.


Estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık son aylarda gamze yaptırmak isteyenlerin sayısında artış gördüğünü söylüyor. “Pantolon bellerinin iyiden iyiye aşağıya kadar inmesi kalçaya gamze (venüs gamzeleri) yaptırma modasını da beraberinde getirdi. Venüs gamzeleri sayesinde insanlar yanağa da gamze yapılabileceğini öğrenince yanak gamzesi talebi de arttı. Bu konuda ciddi bir taleple karşılaşıyoruz. Üstelik şimdi kalçaya veya yüze gamze yaptırmak kuaföre gitmek kadar kolay. Hatta gamze yaptırma operasyonundan sonra, kuafördekinden çok daha kısa sürede muayenehaneden çıkıp evlerine gidebiliyorlar. Lokal anestezi uygulayarak 15-20 dakikalık küçük bir operasyonla gamzeyi yapıyoruz.”


Vücutta gamzeler nerelerde bulunur?

Vücutta belirgin olarak 2 farklı bölgede gamze bulunabilir. Bunlardan biri yanaklar diğeri ise, popo ile bel bölgesinin birleştiği yerde bulunan sakroiliak (Venüs gamzeleri) gamzelerdir. Yüzdeki gamzelerin bazıları mimiklerle ortaya çıkabilirken, bazıları normal duruşta da bir sevimli çukurcuk olarak kendisini belli eder. Popo üzerindeki gamzelerin neredeyse tamamı ise normal duruşta belirgindir, hareketle görünümleri üzerinde anlamlı bir değişiklik gözlenmez.


Son yıllarda neden gamze operasyonları popülerlik kazandı?

Düşük bel modasının gelişimiyle birlikte karın-göbek ve bel bölgesi şekillendirme operasyonları zaten oldukça sık yapılmaktaydı. Özellikle Avrupa ve Amerikalı genç kuşak pop yıldızları ve sinema sanatçılarının bikinili (ve dolayısıyla da Venüs gamzeli) fotoğraflarının medyada görünmesi sonucunda müthiş bir venüs gamzesi akımı başlamış oldu (benzer bir durum Jennifer Lopez, Shakira gibi yıldızlardan esinlenerek kalça şekillendirme ve kalça protezi operasyonlarının artması şeklinde de karşımıza çıkmıştı). Gamze operasyonları ile karın-bel ve sırt estetiği bütünleşmiş oldu. Yanak bölgesi gamzeleri ise zaten çok arzu edilen bir görünüm olmakla birlikte böyle bir işlemin yapılacağı bilinmiyordu. Venüs gamzeleri sayesinde insanlar yanağa da gamze yapılabileceğini öğrenince yanak gamzesi talebi de arttı.

Yanak bölgesinde iki farklı yaklaşımla gamze oluşturulabilir. Hangi tekniğin seçileceğine kişinin istekleri, beklentileri ve yüz yapısı değerlendirildikten sonra karar verilebilir. Tekniklerin biri deri altindaki dokunun azaltılması şeklindedir. Diğer teknik ise deri altındaki dokunun yüzdeki mimik kaslarının tespit edilmesi şeklindedir. Bazı durumlarda bu iki tekniğin kombinasyonu gerekebilir.







Venüs ’sakroiliak’ gamzeler nasıl oluşturulur?

Venüs gamzeleri poponun üst kısmı ile belin birleştiği bölgede oluşturulmaktadır. Vücudun yapısına göre değişmekle birlikte orta hattan yaklaşık olarak 6-10 cm uzaklıkta bulunan iki taraflı çöküntülerdir.
Bu gamzeler de deri altı dokunun inceltilmesi şeklinde olusturulmaktadır. Ortalama olarak 20 dakikalık bir işlemdir. Genel anestezi gerekmemektedir. Zaman içerisinde gamzelerden sıkılınır ise; yine kısa bir işlemle kısmen de olsa sakroiliak bölgenin eski haline dönüştürülme şansı mevcuttur.

Estetik amaçlı yapılan; liposuction, meme operasyonları, bacak protezi, yüz estetiği vb. işlemlerde oldugu gibi gamze yapılırken de eğer iyi plan, doğru endikasyon ve titiz çalışma yapılır ise hem cazibeli hem de şirin bir görünüm kolaylıkla elde edilir. Eğer bu özene uyulmaz ise veya tecrübe eksikliği söz konusu ise, diğer operasyonlarda oldugu gibi gamze işlemlerinde de istenmeyen, sevimli görünmeyen sonuçlarla karşılaşılabilir.