Ankaragucu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankaragucu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2010 Pazar

Geç De Olsa Doğru Tutturduk: Rothen Transferi


Aylar önce, transfer döneminde ligimize gelmesini bekledigimiz iki oyuncudan biriydi Jerome Rothen. "Çivili Krampon SüperLig'e Önerir" serisinde ele aldığımız Rothen beğenerek izlediğim bir oyuncu ve bence kısa sürede takıma faydası olacaktır. Aynı yazıda bahsettiğim noktalardan biri de Rothen'in Fransa dışı tecrübesinin nerdeyse hiç olmamasıydı. (Yazıdan sonra Rangers'a kiralık gitti) Fakat Roger Lemerre gibi milli takımdan da tanıdığı bir teknik direktörün takımın başında olması herhalde Rothen'in Ankaragücü'nü tercih etmesinde en büyük etken.

Geremi ve Vassell biraz mesafeli yaklaştığım transferleri Ankaragücü'nün. Fakat gerek Jerome Rothen, gerekse Marek Sapara'nın Ankara'ya yeni bir hava getireceğini düşünüyorum. Sert Norveç liginde hücuma yönelik ortasaha oynayan Sapara ve kanattan etkili bindirmeler yapabilen Rothen ile Ankaragücü'nün ortasahası hücum organizasyonlarında Ceyhun'a bağımlılıktan kurtulacak. Kısa sürede, eldeki sınırlı şartlarda yapılabilecek iki iyi transfer olarak nitelendiriyorum. Umarım beni yanıltmazlar...




7 Ocak 2010 Perşembe

Yüzde 95 ve Gönül Rahatlığı ??


"Şu anda görünürde hiçbir sıkıntı yok ve Geremi transferi yüzde 95 bitti. Yani gönül rahatlığıyla Geremi'nin bonservisiyle birlikte bizim oyuncumuz olduğunu söylüyorum"
Ahmet Gokcek


13 Kasım 2009 Cuma

Vassell Üzerinden İktidar Savaşları


Darious Vasell'in otelinden ayrılırken yanında taşıdığı Atatürk portresi bir çok haber portalının ve blogların ilgisini çekmiş. Gün boyunca bu konuyla ilgili bir kaç yorum okudum. Çoğu yazar haklı olarak Ankaragücü'nü eleştirmiş Vassell ise elindeki portrenin de yardımıyla bir çok sempati puanı toplamış gözüküyor.

Son "bayaa" senedir olduğu gibi bu konu da Türkiye'yi ikiye bölüyor. Bir tarafta Melih Gökçek ve oğlunun temsil ettiği eski mümin yeni burjuva değerler karmaşası, öbür tarafta elinde Atatürk tablosuyla absürtlüğün kitabını yazarak otelden ayrılan mağdur ama gururlu Vassell. Türkiye siyasetinde yaşadığımız devir teslim sürecini belkide bu kadar basıt ve net bir şekilde sembolize eden bir olay hatırlamıyorum. Biraz gazete okuyan herkes Ankaragücü yönetimi ve Vassell'in yerlerine kafalarında canlandırdıkları aktörleri ve kurumları yerleştirebilirler.

Bunun dışında bir kaç sözü de Vassell'in elindeki tablo hakediyor. Eğer insanlara genelde güvenen bir insansanız, Vassell'in Türkiye tarihini okuyup öğrendiğini, Atatürk'ü çok sevdiğini, hatta Turgut Özakman'ın son romanını İngilizce'ye çevireceğini filan düşünebilirsiniz. Okuduğum kadarıyla bu tarzda düşünen insanlar çok. Belki de böyle düşünmek istiyorlardır. Sonuçta ortada bir gurur okşanması durumu var. Bizim için bu kadar önemli bir değeri kimsenin umursamaması yazık olurdu. 'İngiliz olsa da helal olsun bizim Darious'a' diye başlayan yazılar okudum bloglarda. İngiliz olmasına rağmen (bilirsiniz bütün İngilizler emperyalisttir) Atatürk portesine bu kadar bağlı olması, Çılgın Türklerin çok hoşuna gidiyor.

Fakat şüpheci bir insansanız, aklınıza şöyle bir senaryo gelebilir. Vassell Türkiye'ye geldiği gün çevirmeni ona şöyle diyor: "Darious abi gel sana bir Atatürk portesi alalım. Sende bu varken buralarda sırtın yere değmez." (Aynı, birinin Daum'a Türkler çok milliyetçidir sen de sürekli Türkiye propagandası yap, kral olursun demesi gibi) Neyse, garibim Vassell'de buna kanıp portreyi alıyor. Fakat bilmiyor ki takımı Ankaragücü'nü Gökçek Ailesi satın alacak!! Bilmiyor ki Türkiye'de sermaye, elitler, burjuvazi hep yer değiştiriyor. Bilmiyor ki hiç anlamadığı bir iktidar kavgasının ortasında kalacak...Bilmiyor ki kış ortasında Ankara'da sokakta kalacak!

12 Kasım 2009 Perşembe

"Vassell, the Homeless Striker"


"Ankaragücü'nün dünyaca ünlü İngiliz golcüsü Darius Vassell, otelinin parası ödenmediği için gece yarısında kapının önüne kondu. Darius Vassell, yaşanan gelişmeler karşısında şok oldu."
Haberin başlığı Star isimli bir gazeteden, zannımca kimse bu konuya şaşırmadı.
Önce Hikmet Karaman, sonra Vassell...
Herhalde "Büyük Ankaragücü" hayali "küçükleri" ezmekle başlayacak.

(Başlık, rudolph the red nosed reindeer şarkısına göndermedir. Sabahtan beridir vassell versiyonunu söylüyorum, dilime dolandı.)

23 Temmuz 2009 Perşembe

Vassell Yardimi Lutfen!!!


Arkadaslar, yaklasik son bir saattir Darius Vassell'e odenecek yillik paranin ne kadar oldugunu arastiriyorum ve anca havami aldim. Bir bilgisi olan, herhangi faydali bir linke ulasan lutfen bir yorum yazsin... Kenan Evren'e sorsak bilir mi acaba?