Kasımpaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kasımpaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2009 Salı

'Paşa'ramadı!


Öncelikle Fotomaç tarz başlık için özür dileyerek başlıyorum, kendimi tutamadım. Dün FB’li bir arkadaşımla maçı izlerken gergin ortamı yumuşatmak için, yarınki potansiyel 'gaste' başlıklarını ararken yaptığımız esprilerden biriydi. Hem Yılmaz Vural, hem de hakem parçası için söylenmesi anlamlı olur.

- İlker Meral’ın maç boyunca yaptığı tek doğru hareket Sancak ve Keita’ya 2. yarıda son derece kararlı bir şekilde gösterdiği sarı karttı. Tanrı’nın elini göz ardı edersek, maç başında ‘sonunda Premier Lig kıvamında kıran kırana bir maç izleyeceğiz’ düşüncem, Kasımpaşalılar’ın kontrolü kaybedip Galatasaraylı oyunculara kasti tekmeleri başlayana kadar sürdü. Eğer o dakikalarda hakem, tek bir pozisyonda insiyatifi eline alabilse, Kasımpaşa’lı oyuncuların maç boyunca yaptığı rakibini sinirlendirici hareketleri engelleyebilmiş olurdu. Ali Güneş’in 2 pozisyonda birden kırmızı kartı haketmesi dışında (ki ilkini görememiş olabilir, ancak ikincisindeki abzürd kararı oyun kural ihlaline bile çekilebilir), bahsi geçen pozisyonda Keita’ya da kırmızı kart gösterilebilirdi, ki o zaman maç sonrası çıkacak haklı cıngarı siz düşünün.

- Çok kısıtlı kadrosuna rağmen, GS’ı durdurabilecek tek kozun çok baskılı ve agresif oynamak olduğunu anlayan, ve şahsi karakterini takımına empoze eden Yılmaz Vural’ı tebrik ederken, maçı son dakika golleriyle kaybetmekten dolayı sarfettiği saçma sapan sözleri duymazlıktan geliyorum.

- Her ne kadar Türkiye’nin görmüş olduğu en kaliteli forvetlerden biri olsa bile Baros, şu anki sisteme Nonda kadar uyum gösteremiyor. Elano-Kewell-Arda-Keita-Aydın pas trafiğine pivot görevi gören, ve sırtı rakibe dönük iyi oynayabilen istekli bir Nonda, attığı golleri bir kenara koysak bile şimdilik ilk 11 için daha mantıklı bir seçim. Rijkaard da bunun farkında olmasına rağmen, Nonda’yı sonradan oyuna sokup Baros’un hücum tarzına bir devre alışan rakibin dengesini dengesini bozmak, taktiksel bir uygulama gibi geliyor bana. Bir nevi, zamanında 2. yarının ortasında oyuna girip takıma vites attıran, ve maçları çevirmeye yarayan Arif Erdem taktiğine benziyor.

- An itibariyle Hakan Balta’nın Türkiye sınırları içinde hala alternatifi yok.

- Kasımpaşa’nın golü çok Avrupai idi.

- Maç boyunca -bu hale kimlerin parası/vergisi ile getirildiği belli olmayan- RTE stadı’nın tribünsüz maraton kısmının ortasındaki simetrik Hayat Ağacı konsantrasyonumu bozup durdu. Kasımpaşa civarındaki tek bakımlı şey o olsa gerek.

- Maçın 86. dakikasında, bu sezon içinde daha önce GS maçı izlememiş arkadaşıma son derece kendimden emin şekilde (tüm 2. yarı tekrarladığım gibi) maçın 3-1 biteceğini söylediğimde ‘şizofren’ damgası yedim. Sanırım Rijkaard ve ekibi tüm rakipleri yakında şizofrene çevirecek. Oyuncu değişiklikleri dışında, Keita-Sancak pozisyon anında Neeskens’in ilk yardım hareketini, ve daha sonra Rijkaard’ın Keita üzerindeki minik operasyonunu izleyin, maçın kaderi 1 dakika içinde nasıl değiştirilir, uygulamalı bir ders izlemiş olursunuz. GS’ın geçen seneden psikolojik olarak en büyük farkı aslında şu: Geçtiğimiz sezonki GS, ancak ilk golü kendi attığında kazanabiliyordu; şu anda ise durum tamamen GS lehine. Maç ne durumda olursa olsun, sistem aynı şekilde işlemeye devam ediyor. Kötü bile oynansa, her maçı bize aynı şevkle ve umutla izletmeye devam ettiren bu takımı izlemeye devam edin.

2 Eylül 2009 Çarşamba

Azar Karadaş, Bir CM efsanesi daha TSL'de



Benim Azar ile tanışmam CM 01/02 serisiyle olmuştu. DC/SC gibi fantastik bir mevkiye sahipti. Sonraki serilerde kah stoper kah forvet, bazen çifte vatandaş bazen sadece Norveçli.. CMide umut vaadeden bir adam olduğunda takımımızın yedek klübesini güçlendirmek içi transfer ettiğimiz adamlardanı.

Ardında uzunca bir süre adı Beşiktaş'la anıldı ha geldi ha gelecek derken Ailton transferi sonucu bu transfer dedikodusu da kapandı. Hatta bu transfer dedikodusu sırasında Beşiktaş taraftarları Azar'ın kendi sitesindeki foruma çok ağır eleştirilerde bulundu. Eleştiriler coğu zaman sportif ama bazen de çok ağır siyasi ithamlar şeklindeydi.

Azar 09/10 sezonu için yaz transfer döneminin son saatlerinde Kasımpaşaspor ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. Geçen sene Aghahowa ile başlayan cocukluğumuzun CM efsaneleri serisi bu dönem için Azar ile son buldu.

Azar 1981 doğumlu bir oyuncu, artık genç bir yetenek değil. Boş çıkan CM efsaneleri için iyi bir örnek. Dönem dönem parlama şansı yakaladıysa da hiçbir yerde dikiş tutturamadı.

1.89 boyu 86 kiosuyla TSL standartlarını zorlayacak bir oyuncu olacaktır.

Azar Karadaş'ın oynadığı takımlar ve gol karnesi ise şöyle: