ayak sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayak sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2010 Cumartesi

Yaz mevsimi'nde ayakkabı seçimine dikkat

Yaz mevsimi'nde ayakkabı seçimine dikkatUzmanlar, özellikle yazın ayakkabı seçiminin çok önemli olduğunu söylüyor.

Yaz aylarında havaların iyi olması sebebiyle ayakta geçirilen zaman kışa göre neredeyse iki kat artıyor. Uzmanlar, özellikle yazın ayakkabı seçiminin çok önemli olduğunu vurguluyor.

Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Opr. Dr. Ahmet Güven, ayakkabı seçiminin ayak sağlığı için çok önemli olduğunu vurguluyor. Yanlış ayakkabı seçiminin kişinin hayatını kabusa çevirebileceği uyarısında bulunan Güven, "Yanlış ve sağlıksız ayakkabı seçimi bir çok ayak rahatsızlığına sebep olur. Özellikle mantar oluşumu, nasır, yürüme bozukluğu ve tırnak batması, bacak ve bel ağrıları gibi şikayetler yanlış ayakkabı seçiminden kaynaklanıyor." diyor.

Kış aylarına göre yazın ayakta kalma süresinin arttığını, bu sebeple doğru ayakkabı seçiminin daha büyük önem kazandığının altını çizen Güven şu önerilerde bulunuyor: "Ayakkabı alırken yakışıp yakışmadığından çok rahat olup olmadığına bakılmalı. Özellikle doğal malzemelerden yapılanlar tercih edilmeli. Terlemeyi önleyen ve ayağa hava almasını sağlayan modeller alınmalı. Terleten ayakkabılar kötü koku ve mantara sebebiyet verebilir. Ayakkabı ayağı sıkmamalı,rahat bir ayakkabı tercih edilmeli. Sıkı ayakkabılar kan dolaşımını engeller ve ayak ve bacağa büyük rahatsızlık verir. Sıkılığı ayarlayabilmek için bağcıklı ayakkabılar tercih edilmelidir."

AYAKKABINIZI ÖĞLEDEN SONRA ALIN

Güven, insan hacminin gün boyu genişlemesi sebebiyle ayakkabıların öğleden sonra ya da en uygun zaman olan akşama doğru alınmasını tavsiye ediyor. Beden ağırlığının akşama doğru yerine oturduğunu dile getiren Güven şu bilgileri veriyor: "Sıkı ve rahatsız eden bir ayakkabı insana büyük ızdırap verir. Ayakkabı alırken sağ ve sol mutlaka birlikte denenmeli. Birkaç adım yürüyerek rahatlı test edilmeli. Ayağınızın en uzun parmağından itibaren ayakkabının ucunda biraz boşluk olması ayağınızı çok rahatlatacaktır. Çok ayakta kalıyorsanız ortopedik ayakkabı alın. Bu ayakkabılar beden ağırlığını dengeleyeceğinden sizi rahatlatacaktır. Çorapsız ayakkabı giymeyin, ayakkabının kıvrımları ayaklarınızda yara meydana getirebilir. Pamuklu çorap tercih edin.

Kaynak:Haberturk.com

3 Haziran 2010 Perşembe

Sağlıklı bir yürüyüş için

Sağlıklı yürüyüş için ayaklara dikkatYürüyüşler sağlığınız için çok önemli ama ayaklarınızın sağlığına da dikkat etmelisiniz.

Su kabarcıkları: Derinin katmanları arasında sıvı birikmesi sonucu oluşur. Sık rastlanan, genellikle küçük yaralardır. Ayak derisinin basınç ve sürtünmeye maruz kaldığı her yerinde oluşabilir.

Eğer şeker hastalığınız varsa veya ayaklarınızdaki kan dolaşımı zayıfsa, su kabarcığı gibi küçük bir problem bile, enfeksiyonla birleşince ciddi sorunlar oluşturur. Şekere bağlı olarak ayak veya bacaktaki sinirlerin hasar görmesi, enfeksiyonu hissetmenizi engelleyebilir. 

Kabarcıkları kontrol edin, kızarıklık veya cerahat olup olmadığına bakın. Kızarıklık olması veya cerahat toplanması, enfeksiyon belirtisidir. Vakit kaybetmeden bir doktora başvurun.

Nasır: Kalınlaşmış ve sertleşmiş deri çıkıntısıdır. Çoğunlukla ayak parmak eklemlerinin üzerinde görülür. Ayağa sıkı gelen, sert veya dar, keskin burunlu ayakkabılar ayak parmaklarını sıkıştırır ve hareketini engeller. Ayak parmaklarının üzerindeki deri ve deri altındaki dokular basınca uğrar. Ve sonuçta nasır gelişir.

Nasır, sık rastlanan, ancak basit bir sorundur. Nasırdan korunmak için ayak parmaklarınızı sıkıştırmayacak ayakkabılar giymelisiniz. Eğer ayağınıza uygun ayakkabılar giymeye başladıktan sonra da nasır şikayetiniz devam ediyorsa, bir uzmana danışın.

ÇEKİÇ PARMAK VE BUNYON: Bazen ayağa tam uymayan, ön tarafı dar ve sıkı ayakkabılar ayak parmaklarının yapısını bozar. Bunyon, ayak baş parmağında gelişir.

Parmak kemiğinde bir çıkıntı meydana gelir ve bu parmak bazen etrafındaki yumuşak dokuya basınç yaparak yara oluşumuna sebep olur. Ayak parmağı pençe gibi kıvrıldığında, ‘çekiç parmak' denir. Ağrıya sebep olur ve parmağın hareketliliği kısıtlanır. En çok ikinci parmakta meydana gelir. Sıklıkla parmağın her iki eklemi de bu durumdan etkilenir.

Ayağa tam uymayan ayakkabılar, çekiç parmağın oluşmasında sık rastlanan sebeptir.

Parmağın şekline göre ayakkabı içine yerleştirilen küçük bir yastık tedavide yardımcı olur. Buna rağmen sorun devam ederse, doktorunuz cerrahi girişim önerebilir.

TIRNAK BATMASI: Tırnak batması parmakta kızarıklığa ve şişmeye neden olur. Genellikle ağrı meydana gelir. Bazen tırnağın etrafındaki dokuda iltihap gelişebilir. Tırnak batması, kenar kısmının doku içine doğru uzaması sonucu oluşur. Kendiniz halletmeye çalışmayın, doktorunuzdan yardım alın. Tırnak batmasını engellemek için ayak tırnaklarınızı dikkatli kesmelisiniz. Tırnaklarınızı, parmağınızın uç kısmına uysun diye çok kıvrımlı kesmeyin, dümdüz kesin. Tırnaklarınızı çok kısaltmamaya çalışın.

Sağlıklı yaşamın  en büyük yardımcılarından biri tempolu yürüyüştür. Bu yürüyüş sırasında ayak sağlığınız, dolayısıyla  giyeceğiniz ayakkabılar çok önemli. Sağlığıma katkıda bulunuyorum derken, yanlış ayakkabıyla yürüyüş yaparak kendinize zarar vermeyin. Yürüyüşe uygun, topuk kısmı esnek ve kalın olan, hatta içi hava dolu olan çok çeşitli yürüyüş ayakkabıları var. Bunların taban destekli olanları sizi daha da rahat ettirecektir.

Eğer ayaklarınızla ilgili herhangi bir probleminiz varsa en doğru yol, doktorunuzun önerilerine göre hareket etmektir

Kaynak:Milliyet / Dr. Hasan İnsel
Alıntı:Leyditurk.com

6 Mayıs 2010 Perşembe

Ayakkabıda doğru topuk boyu seçmek

Doğru topuk boyu seçmekKimileri yüksek topuklular üzerinde salınmaya bayılıyor, kimileri ise o şık babetleriyle, kendisini balerinler kadar zarif hissettirmekte!

Oysa işin uzmanları meseleye çok farklı açıdan bakıyor ve "Ya ideal topuk boyunu ya da ayak sorunlarını kabullenin" diye söylüyor.

Erkekler, en rahatsızı, yeni alındığında biraz burundan sıkan o dümdüz, ortopedik ayakkabılarıyla ayak, bilek, başparmak ve hatta bel ağrılarından uzak bir yaşam sürerken; biz kadınlar, incecik çivilerin ya da bir kâğıttan bile düz tabanların üzerinde cambazlık yapmaya çalışmaktayız. Ancak işin kötüsü biz güzellik uğruna acılara, ağrılara katlanmayı kabul etsek de, vücudumuz buna kocaman bir "hayır" diyor ve zaman içinde çıkardığı ciddi sorunlarla, eninde sonunda bunu bize duyuruyor. Peki, ne yapmalı, hangi durumda, hangi topuk boyunu tercih etmeliyiz? Bu soruların yanıtını İsveç Ayak Sağlığı Merkezi'nden Podiatri Uzmanı Özgül İşgör'den aldık...

Ayaklar da, parmak izi gibi kişiye özel!
Yüksek topukların anatomimize nasıl zararlar verdiğini anlamak için, öncelikle ayaklarımızın nasıl bir yapıya sahip olduğunu iyice anlamak gerekiyor. Ellerdekilere kıyasla pek de fazla işlevi olmayan 5 parmak ve bir de topuktan oluşan ayaklarımız oldukça basit görünseler de, aslında son derece karmaşık bir yapıya sahipler. Ayaklarımız, birbirine yaklaşık 30 eklemle bağlı, 26 küçük kemikten oluşuyor.
Ayak parmakları ve tarak kemiklerinin yapısı, ayağın şeklinde çok büyük öneme sahip. Bu şekil hemen herkeste farklı ve bu nedenle birkaç numarayla sınırlandırsak bile, herkesin ayağı birbirinden çok farklı karakteristik özelliklere sahip. Uzmanlar ayak tiplerini parmak boylarına bakarak kabaca sınıflandırıyor.

Buna göre, ilk üç ayak parmağı boyunun eşit olduğu ayaklar 'Roma tipi ayak', ikinci parmağın belirgin bir şekilde uzun olduğu 'Grek tipi ayak' ve başparmağın en uzun olduğu 'Mısır tipi ayak' olarak tanımlanıyor. Fakat elbette, hangi tip olursa olsun, günlük koşuşturmaların bütün yükünü ayaklar çekiyor ve bu nedenle ayak sağlığına dikkat etmek, çok büyük önem taşıyor. Bunun da ilk kuralı, doğru ayakkabıyı seçmekten geçiyor. Uzmanlar, doğru ayakkabı seçiminde, mutlaka dikkat edilmesi gereken noktaları ise şu şekilde sıralıyor:

- Ayakkabıları günün sonunda satın alın. Ayaklarınız gün boyu biraz şişer ve büyür. Sabah saatlerinde alacağınız ayakkabı, ileride gün ortasından itibaren sizi rahatsız edecektir.
- Ayakkabı, parmaklarınıza ve ayağınızın ön tarafına tam uyduğu gibi topuğunuza da tam oturmalıdır.
- Alacağınız ayakkabının sadece sağ ya da sol tekini değil, her ikisini de deneyin.
- İdeal ölçüde bir ayakkabının burnu ile en uzun parmağınız arasında biraz mesafe olmalıdır ve burun kısmı parmaklarınızı rahatça oynatmanıza izin vermelidir.
- Ayakkabıyı deneyip hiç yerinizden kalkmadan çıkarmayın. Bir süre mağaza içinde dolaşın.
- Eğer ayakkabı sıkıyorsa "zamanla açılır" sözlerine inanmayın ve onları satın almayın.

Ayakkabıların karnesi
Yüksek ve sivri burunlu: Topuğunun 3.5 pont yani 5 cm.'den yüksek ve burnunun sivri olması ayak sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu tür ayakkabılar sürekli giyildiğinde hem ayak hem de diz ve bel sorunlarına yol açıyor.

Ortopedik: Ayak kavisine uyumlu, parmaklara, tabana ve topuğa herhangi bir baskı uygulamayan bu tip sandaletler, ayak sağlığını korumak için son derece ideal. Sıklıkla topuklu ayakkabı giyenlerin uygun zamanlarda bu tip sandaletlerle ayak sağlıklarını korumaya
çalışmaları gerekiyor.

Spor ayakkabılar: Spor ayakkabılar ayak anatomisine son derece uygun olarak üretiliyor ve bu nedenle ayak sağlığını koruyorlar. Ancak burada da dikkat edilmesi gereken nokta, yapılan spora uygun ayakkabı seçilmesi. Yani asla tenis ayakkabılarıyla koşuya çıkmamak gerekiyor.

Babet: Bugünlerde çok moda olsa da, çok düz babetler de ayak sağlığına zarar verebiliyor. Ortopedik olmadıkları için ayak kavisinde düzleşmeye yol açabiliyor, ayak bileklerini zorlayıp, bacaklardaki kan dolaşımını engelleyebiliyorlar. Ayrıca pek çok uzmana göre bu ayakkabılar vücut duruşunu bozdukları için bel ağrılarının da sebebi.

Topuklu da sakıncalı, çok düz de...
Yüksek topukların kadınları olduklarından daha ince ve daha zarif gösterdiği bir gerçek. Hatta pek çok giysi, altında yüksek topuklu bir çift ayakkabı olmadan şıklığının büyük bölümünü kaybeder; bu da gerçek. Ancak ne yazık ki, ortopedistler ve podiatri (ayak sağlığı) uzmanları bu konuda güzelliğine düşkün kadınlarla hem fikir değil. Onlara göre ideal topuk boyu maksimum 3.5 pont yani 5 cm. olmalı. Çünkü topuk yükseldikçe ayak tarağının maruz kaldığı basınç artıyor. Ayrıca pek çok yüksek topuklu ayakkabı sivri burunlara sahip, bu da parmakları doğal olmayan üçgenimsi bir şekle girmeye zorluyor ve onların yapılarına da zarar veriyor.

Tüm bunlar başparmak kenarında kemik çıkması, tabanda nasır ve tırnak batması gibi sorunlara neden oluyor. Ayrıca yüksek topuklar diz eklemi ve bel sağlığını da tehdit ediyor. Sürekli yüksek topuklu ayakkabı giyen kadınlar, diz ve bel ağrılarına daha fazla maruz kalıyor.

Peki ya platform topuklu ayakkabılar?
Bunlar ayağı, ön kısmı düz, sadece topuğu yüksek ayakkabılar kadar zorlamıyorlar. Ancak bugünlerde, neredeyse 20 cm.'ye varan modellerinin moda olduğu platform topuklar, ciddi bir ayak burkulması riskini de beraberinde getiriyorlar. Ayrıca bu ağır ayakkabılarla uzun süre dolaşmak yine eklem sorunlarına ve bacak ağrılarına yol açabiliyor.

Tıpkı çok yüksek topuklular gibi çok düz topuklu ayakkabılar da, vücudun doğal duruşunu bozuyorlar. Ortopedik yapıda olmayan bu ayakkabılar ayak kavisinde düşmelere, taban sorunlarına yol açıyor. Vücudun bu ayakkabılar nedeniyle aldığı yanlış duruş şekli, ayak bileği, bacak ve bel ağrılarına zemin hazırlayabiliyor.

İdeal topuk boyunun ne olduğuna gelince; uzmanların bu konudaki önerisi ortalama 2-5 cm. arası. Ayrıca bu ayakkabıların ortopedik özellikte ve burnu yuvarlak tipte olması da ayak sağlığı için gerekiyor. Peki ya siz topuklulardan vazgeçemiyorsanız? Bu durumda, "hiç değilse dolgu topukluları tercih edin" diyor ortopedistler. Bu öneriyi de hafife alanlara son söyleyecekleri şeyse şu: "Mutlaka ince ve yüksek topuklu ayakkabı giymek istiyorsanız, o zaman bunlarla mümkün olduğu kadar az hareket edin, çantanızdan spor ayakkabılarınızı eksik etmeyin ve uzun süre yürümeniz gerekirse, ayakkabılarınızı hemen değiştiri!".

Kaynak:Formsante.com.tr

14 Nisan 2010 Çarşamba

İşte vücuttaki şişkinliğin nedenleri

Vücuttaki şişkinliğin nedeni!Göz kapakları, eller ve ayaklarda aşırı şişme, bacaklarda aşırı terleme gibi belirtiler varsa bunlara dikkat edilmelidir!.


İşte vücuttaki şişkinliğin nedeni
Vücudumuzda normal koşullar altında alınan sıvı miktarı ile atılan sıvı miktarı arasında bir denge söz konusudur. Dolaşım sistemimiz kalpten aldığı sıvıyı kan damarları ile dokulara taşır. Dokuların ihtiyacı olan oksijeni ve besin öğelerini içeren bu sıvı, dokulara gelindiğinde kan damarlarından ilgili dokulara aktarılır, besin öğeleri kullanıldıktan sonra tekrar kan damarları aracılığıyla kalbe geri döner. Hareketsizlik, iklimsel faktörler, ilaç kullanımı gibi çeşitli durumlarda ise bu sıvıda dengesizlik yaşanır ve vücutta ödemler (sıvı tutulumu) oluşur.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Rabia Yurdagül vücutta oluşan ödemlerin nedenleri ve alınabilecek önlemleri açıklıyor.

Vücutta ödem oluşmasına neden olan durumlar

-Hareketsizlik: Normalde bacak kasları yürürken veya koşarken kan damarlarını sıkıştırarak kanın akımını sağlar. Kaslar hareketsiz kaldığında kan venlerde toplanır ve sıvıyı dokulardan kan damarlarına aktarım zorlaşır ve sıvı dokularda birikir, ödem oluşur. Özellikle otobüs veya uçak yolculuğu gibi uzun süre hareketsiz kalınan durumlarda ayak bileği ve ayaklarda sıvı tutulumu gözlenir.

-Isı: Fazla ısı kan damarlarının genişlemesine neden olur ve sıvının dokulara geçişini kolaylaştırarak ödeme sebep olur. Yüksek nem bu tabloyu daha da ağırlaştırır.

-Lodos: Bedensel ve ruhsal açıdan insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen ve uykusuzluk veya aşırı uyku hali, baş ve mide ağrısı, yorgunluk, huzursuzluk, iştahsızlık veya aşırı iştah gibi pek çok probleme neden olan lodos vücutta su toplanması ve şişkinliğe neden olan önemli bir faktördür.

-İlaç kullanımı: Bazı ilaçlar (steroid, HRT, nonsteroitantiinflamatuvar ilaçlar, kan basıncı düzenleyici bazı ilaçlar gibi) kan damarlarından ayrılan sıvının hızının ayarlanmasını etkileyerek ödeme neden olurlar.

-Tuzlu besin tüketimi: Vücut dokularının belli oranlarda tuza ihtiyacı vardır, ancak fazla tuz tüketildiğinde vücut bu tuzu yapısında suyu tutarak seyreltir ve sonuçta ödem oluşur.

-Menstürasyon ve hamilelik: Hormon seviyelerindeki değişim vücuda giren ve atılan sıvı dengesini etkileyerek sıvı tutulumuna neden olur.

-Çeşitli hastalıklar: Kalp hastalığı, böbrek hastalığı, tiroit, lenfödem ve karaciğer hastalığı gibi hastalık tablolarında, kan pıhtılaşmasında, enfeksiyon ve inflamasyonlarda ve tümör gibi durumlarda vücudun sıvı dengesi bozularak ödem oluşur.

Göz kapakları, eller ve ayaklarda aşırı şişme, ağırlık artışı, bacaklarda aşırı terleme, yüksek kan basıncı ve nabız ödem durumunda görülen belli başlı belirtilerdir. Ödemin altında çok ciddi bir sağlık problemi yer alabilir, bu nedenle iyi gözlemlemek ve gerektiğinde doktora başvurmak gerekir.

Ödemi engellemek için ;

-Yeterli miktarda su tüketin. (35 ml/kg/gün)

-Sodyum alımını azaltın. Yüksek sodyum sıvı tutumunu artırır.

-Tükettiğiniz besinlere dikkat edin. Karahindiba (dandelion), kabuklu armut, maydanoz, salatalık, elma, üzüm, kabak, portakal, tam tahıl ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, tarçın ve karanfille yapılmış çay, kiraz sapı, mısır püskülü, avokado yaprağından hazırlanmış karışım vücuttan ödemi atmaya yardımcıyken, salamura ve turşu gibi tuzlu yiyecekler, alkol, kola, kafein, çikolata, şeker, soya sosu gibi besinler, aşırı protein ve süt ürünleri tüketimi, meyankökü içeren besinler vücutta ödemi artıran besinlerdir.

-Sağlıklı kilo diliminde yer alın. Fazla kilo damarlar üzerinde ekstra basınç oluşmasına ve dolaşımın yavaşlamasına ve sonuçta vücuttaki sıvı dengesinin bozulmasına neden olur.

-Egzersiz yapın. Düzenli fiziksel aktivite dolaşım sistemi için uyarıcıdır ve sıvı dengesini düzenlemeye yardımcıdır.

-Masaj yaptırın. Masaj vücudun ödeminin çözülmesine yardım eder.

4 Nisan 2010 Pazar

Ayaklarınız ıslak olarak gezmeyin!

Uzmanlar ıslak ayakla gezilmemesi konusunda uyarılarda bulunuyor.

Islak ayakla gezmeyin!

Ayaklarınız ıslak gezmeyin!Tıbbi adıyla 'Tinea pedis' olan ayak mantarının bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, toplumun yüzde 50'sinde hastalığın görüldüğü uyarısında bulundu. En çok yetişkin erkeklerde görülen hastalığın ayak parmak aralarında kaşıntı, sulantı, kepeklenme, çatlaklar veya beyazlaşmalar şeklinde kendini gösterdiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Neval Bayazit, 'Ayakta kötü kokuya sebep olabilir. Ayakların uzun süre havasız ve nemli kalması, yıkandıktan sonra iyi kurulanmaması veya aşırı terlemesi mantarın yerleşip hastalık yapmasını sağlayan en önemli etkenlerdendir.' diye söylüyor


Ayak mantarının ortak kullanılan terlik, ayakkabı, havlu gibi kişisel eşyalardan, havuzlardan, duşlardan, hamam ve kaplıcalardan, tuvaletlerden, hijyene dikkat edilmediğinde kuaförlerde pedikür sırasında bulaşabildiğini anlatan Uzm. Dr. Neval Bayazit, ayak mantarının en sık olarak küçük parmak arasında kaşıntı, sulantı, kepeklenme, çatlaklar şeklinde görüldüğünü ve mantar hastalığının zamanla tüm parmak aralarına yayılabildiğini kaydetti. Ayak tabanında ve ayak yan kısımlarında kuruluk, kepeklenme, deride kalınlaşma şeklinde hastalığın karşımıza çıkabileceğini anlatan Dr. Bayazit, mantar hastalığının ayak tabanında şiddetli kaşıntılı su kabarcıkları şeklinde de görülebildiğini dile getirdi. Ayaklarda görülen mantar hastalığının parmak arasında sulantı, çatlaklar, ayak tabanında kuruluk veya su kabarcıklarıyla giden türlerinin de bulaşıcı olduğunu ve özellikle nemli ortamı sevdiğini belirten Uzm. Dr. Bayazit şöyle devam etti:

'Ayak mantarı tedavi edilmezse, deride oluşan yarık ve çatlaklardan bakteriler deriden içeriye girerek, ayakta ve daha da yukarıya ilerleyerek bacakta yumuşak doku enfeksiyonuna sebep olabilir. Yani bacakta şişme, kızarıklık, ağrı görülebilir ve bu durum yüksek doz antibiyotik tedavisini gerektirir. Mantar hastalığı tedavi edilmezse, bir süre sonra tırnaklara yayılarak tırnaklarda şekil bozukluğuna yol açabilir, bu da hem estetik açıdan kötü bir görüntüye sebep olur, hem de zamanla ağrı, kapalı ayakkabı giyememe ile sonuçlanabilir. Bazen kasığa da bulaşma görülebilmektedir, bu durumda kasıkta kaşıntı, kızarıklık ve kepeklenme olmaktadır.'

Ayak mantarının tedavisinde dışarıdan sürme şeklinde uygulanan krem veya sprey şeklindeki ilaçların kullanılabileceğini anlatan Uzm. Dr. Neval Bayazit, bazı durumlarda özel ayak banyolarının da tedaviye eklenebileceğini kaydetti. Eğer tırnakta da mantar tespit edilmişse hap veya tırnak cilası şeklindeki ilaçlara başvurulmasını tavsiye eden Dr. Bayazit, tırnaktaki mantarın yok edilmemesi durumunda ayak mantarının devamlı tekrarlanacağına dikkat çekti. Koruyucu bazı önlemlerin de mutlaka alınması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Neval Bayazit şu tavsiyelerde bulundu:

'Kişinin her gittiği yere kendi terliğini götürmesi, ayakları yıkadıktan veya abdest aldıktan sonra ayak parmak aralarının kağıt havluyla kurulanması, ayakların devamlı kuru tutulması, tırnakların zedelenmemesi gerekmektedir. Sentetik yerine pamuklu çoraplar giyilmesi, yazın hava aldıran açık ayakkabı ve terlikler tercih edilmesi önerilir. Ayakkabıların içi, dışı deri olanları tercih edilmeli ve ayakkabılar günlük olarak değiştirilmelidir, ayağın teri nedeniyle içi ıslanan ayakkabı kuruyana kadar tekrar giyilmemelidir. Aile içi bulaşma çok sık görüldüğü için benim önerim, mantar hastalığının tekrarlamaması için ailedeki tüm fertlerin de mantar açısından değerlendirilmesi olacaktır.'

23 Şubat 2010 Salı

Ayakkabı alırken bunlara dikkat

Ayakkabı alırken bunlara dikkatSivri burunlu, yüksek topuklu, rengarenk ayakkabı ve çizmeler hiç kuşkusuz hemen hemen her kadınının gardrobunda yer almakta… Görsel olarak hoşa giden bu ayakkabılar bazen ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Önemli olan ayakkabı seçerken aynı zamanda da ayak sağlığını gözardı etmemek.

Ayak problemlerinin önemli bölümü, yanlış ayakkabı seçiminden ortaya çıkar.
Bilinçli ayakkabı seçimi ise yaşam süreci içinde oluşabilecek bazı sağlık problemlerini engelleyebilir. Ayak sağlığı için, öncelikle ayağın şekline uygun ayakkabılar seçmeye özen göstermek gerekir. Rast gele, "Sonradan genişler" düşüncesiyle alınan ayakkabılar ayak sağlığını olumsuz etkiler. Bu tür  ayakkabılar parmaklarda şekil bozukluğu, basma bozukluğu, tırnak batması, ayak mantarı, nasır,  yorulma, bilek burkulması, ayak, bacak ve bel ağrısına neden olabilir. Memorial Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Yalın Dirik, ‘Yanlış ayakkabı seçiminin getirdiği rahatsızlıklar ve dikkat edilmesi gerekenler’ hakkında bilgi verdi.

Model ve Renkten Önce Rahatlığına Bakın

Ayakkabı seçerken model ve renkten önce ayakkabının rahatlığına, doğal malzemelerden imal edilmiş olmasına özen gösterilmelidir. Dar kalıplı, üstü basık, sivri burunlu, yüksek topuklu ayakkabılar birçok sağlık problemlerine davetiye çıkartmaktadır ayrıca  ayakkabı seçerken kişinin çalışma koşullarını da göz önünde bulundurması gerekmektedir.

Yüksek Topuklu ve Sivri Burunlu Ayakkabılardaki Tehlike

Özellikle yüksek topuk ve sivri burunlu ayakkabı tercih eden bayanların ayak başparmağı dışa doğru yönelir, ayağın iç yan kenarında da kemik çıkıntısı oluşur. Halluk Valgus denilen bu sorun ayakkabı tercihleri nedeniyle kadınlarda erkeklere oranla 5 kat fazla görülmektedir.
Hastalar hekime ağrılı iç ayak çıkıntısı, ikinci parmağın ayakkabının tavanına sürtmesi, ayak tabanında ağrılı nasır bulunması, ayakkabı sorunları, bazen de tamamen kozmetik nedenlerle gelirler. İlerleyen durumlarda başparmak ekleminde kireçlenme görülür. Yürüme çok olumsuz etkilenir. Bir çok tedavi seçeneğinin söz konusu olduğu bu sorunun çözümünde hasta-hekim iletişimi çok önemlidir. Hastalığın derecesine göre parmak arası makara, gece atelleri, metatarsal petler, uygun ayakkabılar ve çeşitli ameliyatlar (yumuşak doku-kemik) söz konusudur.

Ayakların hava almaması ameliyata dahi neden olabilir 

Uygun olmayan ayakkabılar, ayağın yeterli şekilde havalandırılmasını engelleyen sentetik çorap ve ayakkabılarla, yanlış tırnak kesimi özellikle baş parmakta etin tırnağa batmasına neden olmaktadır. Böyle bir durumda kişi şiddetli bir ağrı duyar. Bu arada eklenen enfeksiyonlarla ağrı duyarlılık, akıntı, batan tırnak çevresinde şişlik gelişir. İlerleyen vakalarda kemik iltihabı gelişmesine yol açabilir.
Tırnak batmasını önlemek için, uygun ayakkabı giymek, tırnakların uzun eksenlerine dik bir açı ile ve belirgin köşeler bırakacak şekilde kesmek ve ayak temizliğine özen göstermek gerekmektedir. . Özellikle ilerlemiş vakalarda ameliyat kaçınılmazdır. Tırnak çekimi bir yöntemse de, nüks oranı yüksek olduğundan kalıcı çözüm sağlayamamaktadır. Diğer bir  yöntem, batan tırnağın kısmi çıkarılmasıyla birlikte, ilgili tırnak yatağının çıkarılması ameliyatıdır. Bu ameliyat, soruna kalıcı çözüm sağlamakla birlikte, parmak ve tırnak estetiği de zarar görmemektedir.

Yanlış Ayakkabı Seçiminin Getirdikleri

Çekiç parmak: Parmaklar, ayakkabının ucuna doğru itildiğinde, biçimsiz olarak kıvrılır ve parmağın orta eklemi bükülerek oluşan şekil bozukluğu, ayakkabının üst kısmına baskı sonucu ağrıya neden olur.
Nasır oluşumu: Ayakkabı ile ayağınız arasındaki sürtünme sonucu derinin sertleşip kalınlaşmasıyla nasır oluşur. Daha çok parmak altında veya parmak aralarında görülür.
Ayak bileği incinmeleri: Yüksek topuklu ayakkabı giyenlerde vücudun ağırlık merkezi öne kayar ve insan parmak ucunda yürüyormuş gibi olur. Ağırlığı destekleme alanı daraldığı için de dengenin çabuk bozulması sonucu düşme, ayak burkulması ve ayak bileğinde incinmeler meydana gelebilir.
Bacak ağrısı: Yüksek topuklu ayakkabı zamanla, baldır kaslarında kısalmalara neden olur. İlaveten vücut ağırlık merkezinin öne kayması nedeniyle bacak kaslarında aşırı zorlanma ve ağrılar görülebilir.
Diz ağrısı: Yüksek topuklu ayakkabı giymek vücudun ağırlık merkezini öne kaydırarak dize ilave yük bindirir. Bu da dizlerde ağrı ve ileri yaşlarda kireçlenmelere neden olur.
 Bel ağrısı: Vücudun ağırlık merkezinin öne kayması belde kavis artışına neden olur. Bu da bel kaslarında aşırı gerginlik ve ağrı yapar. Fazla kilolar, bu ağrıyı daha da çoğaltır.

 Ayakkabı Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

•  Ayakkabılarınızı akşama doğru alın. Gün boyu ayaklarınıza yük bindiği için akşama doğru ayaklar şişer ve genişler. Böylece akşam alınan ayakkabı rahat ise, gün boyu giydiğinizde rahatsız etmez.
•  Ayakkabının uzunluğu ve genişliği ayağınızla orantılı olmalıdır. Yaş ilerledikçe ayak tabanında çökme sonucu ayaklar uzar ya da genişler, bu nedenle ayak numaranızı aralıklı olarak kontrol edin.
•  Ayakkabı ayakta üzerine basarak denenmelidir. Çünkü yük bindiğinde ayak genişler ve uzar.
•  Ayakkabı alırken her iki ayakkabı da denenmeli, çoğu kişide, iki ayağın boy ve genişliği aynı değildir.
•  Ayak bileği burkulmalarını önlemek için daha geniş ve daha kısa topuklu olanları tercih edin. Ayakkabının topuk yüksekliği 2,5 cm’yi aşmamalı.
•  Parmaklarınızın normal şeklini korumak için, sivri burunlu ayakkabılardan kaçının.
•  Ayakkabı seçerken altının “şok alıcı” özelliği olmasına dikkat edin. Tahta veya benzeri çok kalın ve esnek olmayan ya da çok ince olan ayakkabılar, ayak bağ ve eklemlerine aşırı yük bindirerek ağrıya neden olur.
•  Ayakkabının iç kısmı çok kaygan ve sert olmamalı ve ayağın doğal yapısına yani ayak kavislerine destek verecek biçimde olmalı.
•  Ayakkabının parmak ucundaki yüksekliği, ayakkabının içinde parmaklarınızı kıvıracak kadar yüksek ya da esnek olmalı.
•  Kesinlikle satıcının, ayakkabının açılıp ayağınıza uyacağı sözlerine kanmayın. Düzgün ayakkabıda böyle şey olmaz.
•  Ayağınızın hava almasına izin veren materyalleri, örneğin köseleyi tercih edin, naylon ve benzeri ayakkabılardan kaçının.
•  Ayağınıza tam uyum gösteren numarayı alın. Ayağınızın anatomik yapısına uymayan ve büyük yada sıkan ayakkabıyı giymek hem sakıncalıdır, hem de ayakkabıyı deforme eder. En uzun parmağınız ile ayakkabının ucu arasında yarım santim boşluk olmalıdır.

10 Ocak 2009 Cumartesi

Çizmede kış modası

Kış mevsiminin vazgeçilmez giyecekleri çizmeler de 2009 modasına ayak uydurdu. İşte renk ve modelleri ile yeni sezon çizmeler...


Kış modası bütün etkisiyle vitrinleri süslüyor.                                                                      

Her ne kadar bilekte biten botlar bu sezon çizmenin tahtını sallıyor olsa da, son iki yıldır kış modasında ağırlığını hissettiren çizmelerin hâkimiyeti sürüyor. Kış aylarında etek ve elbiseleri ayakkabıdan çok çizme tamamlıyor. Dar paçalı pantolon akımı da devam ettiği için pantolonları çizmenin içine sokma akimi da sürüyor. Taytları da unutmamak lazım tabii...           

 

Geçtiğimiz yıl ortaya çıkan yumuşak derili veya süet, dökümlü ve fermuarsız çizmelere bu yıl birçok markanın koleksiyonunda rastlamak mümkün. Bu çizmeler özellikle grinin tonlarında çalışılmış.  

 

RENK SEÇENEĞİ KISITLI           

 

Bizi kıŞ koleksiyonu ile Marilyn Monroe ve John F. Kennedy'li yıllara geri götüren Aldı koleksiyonunda sivri burunludan yuvarlak burunlu modellere, sivri topuklulardan platforma kadar her modelde çizmeye rastlamak mümkün. Koleksiyonda 60'li, 70'li ve 80'li yıllardan izler de var. Klasik giyinmekten hoşlananlar her zamanki gibi düz modelleri tercih edecektir ama modayı takip edenler için dikişli, kemerli, tokalı ve zımbalı çizmeler de bulunuyor.

 


Geçen yıl özellikle Marj Jacobs'un tasarladığı balıkçı çizmeleri ise bu yıl daha da popüler. Alto’nun çizme koleksiyonunda sezonun vazgeçilmezi olan siyah ve kahverenginin dışında toprak tonlarında, bronz, kızıl kahve, bakir ve tabii ki gri renkte modeller bulmak mümkün. Rugan çizmeleri de unutmamak gerek... Ama renkli ayakkabı koleksiyonuyla kıyasladığınızda çizmelerde renk seçeneği daha kısıtlı.

 

Hotiç'in rahat çizme modelleri 80'li ve 90'li yılların etkilerini yansıtıyor. Markanın tasarımcıları klasik ve çalışan kadınlara yönelik modelleri oluştururken Art Nouveau döneminin modernist ve romantik yaklaşımından esinlenmiş. Astarsız, dökümlü çizmelere Hot iç koleksiyonunda da rastlıyoruz. Bunun dışında koleksiyonda binici, yakalı, pliseli, uzun ve orta boy birçok model bulunuyor.

 

ÇİFT RENKLİ MODELLER BU KIŞ ÇOK GÖZDE

 

Çizmelerde özellikle sezon trendine uygun olarak çift renkli ve Farkli malzeme kombinasyonlu modeller var. Örneğin Nine West'in çizme koleksiyonunda deri bazen ruganla bazen de kumaşla birlikte kullanılmış. Nine West mağazalarının raflarında klasik sivri burun çizmeler de yer alsa da, sezonun trendini yansıtan modelleri genellikle dar açılı yuvarlak burunlu. Alışılmışın dışında topuk biçimleri de dikkat çekiyor.