3 Haziran 2010 Perşembe
Sağlıklı bebek doğumlarında çığır
3 Mayıs 2010 Pazartesi
Normal doğum için 10 öneri
12 Şubat 2010 Cuma
Doğumdan sonra karın estetiği
Hamilelik, sizi dünyanın en güzel varlığını verse de doğumdan sonra vücutta bıraktığı değişikliklerle de hafızanızdan hiç çıkmayacak bir dönem. Özellikle karın bölgesindeki değişiklikler dimi?.
Hamilelik boyunca karın kasları orta hattan kenara doğru kayar ve bebeğe yer açmaya çalıştığı için doğumdan sonra tam olarak eski konumuna dönemez ve karın duvarında bir esneklik ile şişkinlik belirir.
Bunun yanı sıra fazla alınan ve verilemeyen kilolar da karın bölgesindeki şekil bozukluğunu artırır. Üstüne bir de çatlaklar eklenince, doğum yapan çoğu kadın için çıplakken aynaya bakmak üzücü hale gelir. Ama estetik cerrahi, bu durumu sorun olmaktan çıkardı. Deforme olan karın ön duvarının toparlanması için yapılan karın germe ameliyatları (abdominoplasti) artık çok yaygınlaştı.
Çatlaklar azalabilir
Estetik cerrahi uzmanı Doç. Dr. Cihat Baran, karın germede birinci yöntemin, fazla derinin çıkarılması olduğunu anlatıyor. Bu da genellikle göbek deliğinin altındaki deri bölgesinin alınıp, üstteki derinin aşağı çekilerek göbek deliğinin yine orijinal yerinde kalması şeklinde gerçekleştiriliyor.
Aynı seanstaki ikinci işlem ise deforme olmuş kas dokularının ortasındaki hattın da birbirine yanaştırılarak belin inceltilmesi ve karın ön duvarının düzleştirilmesi. Deri fazlalığı yoksa karındaki yağların emilmesiyle düz bir karın yaratılabileceğini söyleyen Dr. Baran, "Kaslarda gevşeme varsa, sezaryan kesi şekli gibi bir kesi ile girip, kasları toparlayıp sadece o bölgeye bir liposuction veya daha küçük bir deriyi çıkarma yöntemiyle değiştirebiliyoruz" diyor.
Karındaki çatlakları yüzde yüz yok etmek mümkün değil. Ancak karın germe operasyonunda, karından atılan deri kadar çatlak da vücuttan atılmış oluyor. Yani tamamen yok olmasa da çatlaklar azalabiliyor.
Ameliyat sonrasında iki gün hastanede kalmak gerekiyor. 15 gün sonra dikişler alınıyor ve bir ay kadar ara sıra korse giyerek sağlıklı bir karna kavuşabiliyorsunuz.
Önce kilo vermek gerekiyor
Karın germe ameliyatı olmak isteyenlerin gelecekte başka doğum yapmayı düşünüyorlarsa bu ameliyatı doğumlardan sonra planlamalarının doğru olacağını söyleyen Doç. Dr. Nazım Çerkeş, "Bu ameliyattan sonra doğum yapılırsa, karın derisi ve karın duvarı kasları gebelik esnasında yeniden deforme olacaktır" diyor.
Dr. Çerkeş'e göre karın germe ameliyatı planlayan bir kişinin kilolu ise zayıflaması ve ideal kilosuna düşmesi gerekiyor. Çünkü kilolu olanlarda karın derisi kalınlığı da fazla olduğundan, normal kilodakiler kadar derinin gerilmesi mümkün olmuyor ve aynı derecede güzel sonuçlar elde edilemiyor.
Ayrıca, kilolu olanlarda yara iyileşmesi problemleri daha sık görülüyor. Yara iyileşmesini olumsuz etkileyen faktörlerden bir diğeri ise sigara kullanmak. Bu operasyonu geçirmek isteyenlerin tercihen ameliyattan üç hafta önce sigarayı bırakmaları öneriliyor.
18 Temmuz 2009 Cumartesi
Doğum öncesi psikolojiniz
Hamilelik her kadının hayatında bir dönüm noktası. Hamile olduğunu öğrenen her kadın yeni bir döneme giriyor. Bu dönemde yaşanan fiziksel değişikliklerin yanında bir de psikolojik değişiklikler ekleniyor. Bütün duyguları aynı anda yaşayan anne adayı, kendine destek arıyor.
Bu dönemde tüm duyguların bir arada yaşanması son derece normaldir. Çünkü anne hem hamileliği hem de kendini keşfetmeye başlamıştır. Kendini farklı ve değişen bir bedende gözlemlerken, hamileliğin getirdiği fiziksel sorunları yaşarken, bir taraftan da bebekle ilgili aklında oluşan bir çok soruyla da baş etmeye çalışmaktadır. Bu durumda annenin yapması gereken tek şey; hamilelik durumunu kabullenip, tüm bu yaşanan duyguların bu döneme has olduğunu düşünmesidir. Ayrıca, bebeğin içerde kendisine bağlı yaşadığını hissetmeli, arkasına yaslanarak bunun keyfini çıkartmalıdır.
İnsanlar bilmedikleri konularda daha çok telaşlanır, acemilik çeker ve sorun yaşarlar. Bu nedenle hamilelikte ilk adım yeterli bilgi edinme olmalıdır. Bilgiyi doğru kaynaktan almak kadar bilginin veriliş tarzı da önemlidir. Kontrolü kaybetmemek ve daha az sorun yaşamak için, mutlaka annenin rahat edeceği bir doktorla bu dönemi geçirmesi en iyi seçimdir. Çünkü anne adayı dokuz ay boyunca, fiziksel değişimin getirdiği rahatsızlıkların yanında, endişe, korku, telaş, kaygı ve huzursuzluğu da yaşamaktadır.
Doktor dışında, daha çok bilgi alabileceği kitaplardan, internetten ve hamilelik kurslarından da faydalanabilir. Böylece daha fazla bilginin verdiği güç ve bilinçlilikle daha az telaş ve acemilik yaşanacaktır. Anne adayı, hamilelikte yaşadığı psikolojik problemler haricinde, doğum konusundaki olumsuz düşüncelerini de bu şekilde aydınlığa kavuşturabilir.
Fiziksel olarak yaşanılan her türlü rahatsızlıklar ve problemler anneyi hamilelikten soğutmamalı, doğacak bebeğin mutluluğu ve bu problemlerin kısa süre sonra biteceği düşünülmelidir. Bebeğe iyi bir anne olup olamama kaygısı, iyi bir gelecek verememe korkusu, sağlıklı bir doğum gerçekleştirememe endişesi annenin aklını sürekli meşgul edecektir. Oysa bu düşünceleri uykularını kaçıracak kadar büyütmek yersizdir. Çünkü, doğum sonrasında bebeğini kucağına alan annenin düşünceleri tamamen değişecek, ona dokunmanın verdiği heyecanla bu endişeler silinecektir.
Anne adayının eşi ve ailesi ile olan ilişkisi de bu dönemde çok büyük rol oynamaktadır. Dolayısıyla yeni anne korkularını, kaygılarını, sorunlarını özellikle eşi ile paylaşmalıdır. Anne ve baba, ebeveyn olma sorumluluklarını birlikte üzerlerine almalıdırlar. Eşinin bu desteği ile anne duygusal olarak beslenir ve kendine güven duyar hale gelir. Annenin sağlıklı psikolojik durumu, bebeği de olumlu yönde etkileyecektir. Eş desteğinin yanında aile ve arkadaş desteği de önemlidir. Bazı problemleri eş yerine, bir anne ya da hamilelik konusunda deneyimli bir arkadaş yardımı ile çözmek daha kolay olabilmektedir.
.jpg)
Sağlıklı çocuk yetiştirmek hamilelik döneminde başlayan bir süreçtir. Anne adayı kendi duygularını doğru tanıdıkça, bebeğine daha sağlıklı bir anne modeli oluşturacaktır. Eğer duygularını tanımaktan kaçınır, onları görmezden gelirse, destek almaz ise gerginlik ve stres dolu bir dönem yaşanması ve bunun bebeği de etkilemesi kaçınılmaz olacaktır.
Anne tüm bu duyguları yaşarken biraz daha sakinleşmek için, basit bir spor ya da bir hobi ile uğraşabilir. Bunlar; yüzme, yürüyüş, resim yapma, boncuklarla uğraşma, dikiş dikme, yeni yemek tarifleri deneme gibi uğraşlar olabilir. Eğer çalışıyorsa ve sağlıklı bir hamilelik geçiriyorsa iş yerine doktor kontrolünde devam edebilir. Bu şekilde kendini meşgul ederek, hamilelik endişeleri ile daha az yüz yüze gelecek ve daha az kaygı duyacaktır. Önemli olan dokuz ay süresince, stresten uzak, sakin ve huzurlu günler yaşamaktır.
Hamile olmasalar bile kadınların bakımlı olma çabaları onları rahatlatmakta ve psikolojilerini olumlu yönde etkilemektedir. Dolayısıyla, anne adayları kendilerini daha iyi hissetmeleri açısından; el-ayak bakımı, saç şekillerinde değişiklik, bir kaç giysi ve aksesuvar alışverişi, farklı renkte makyaj malzemeleri ile kendilerini olumlu yönde motive edebilirler. Bu konuda dikkat edilmesi gereken konu, yapılan bakım uygulamalarının hijyen ve sağlıklı ürünler çerçevesinde olmasıdır. Bunların haricinde; düzenli uyuma, dengeli beslenme, arada ılık duş alma ve masaj yaptırma gibi şeyler de hamilelik dönemini rahat geçirmek için gözardı edilmemelidir.
Özetle, bilinmesi gereken tek şey; hamile bir kadının çok hassas olduğudur. Üzerinde durulmaması gereken çok basit bir konuyu büyütebilir, küçük bir olayda saatlerce gözyaşı dökebilir, olmadık şeylere sinirlenebilirler. Hamile anne bunun her ne kadar farkında olsa da, kendini tutamadığı da ayrı bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki; hamilelik, doğum ve arkasından gelen annelik, her kadının yaşamak isteyeceği ve bilinçli bir şekilde yaklaşılırsa, büyük mutlulukları beraberinde getiren, kadınlara verilmiş en güzel armağandır.
20 Haziran 2008 Cuma
Gebelik Öncesi Yapılması Gerekenler
Gebeliğin ilk adımı ve en doğru yolu, onu önceden tasarlamaktır. İdeal olarak gebe kalmak istediğiniz zamandan 3 ay öncesinde, doktorunuzla bir ön görüşme yapmanızda önemli yararlar vardır. Doktorunuz, sizin sağlık ve sosyal bakımlardan özgeçmişinizi değerlendirecek, muayenenizi yapacak, çeşitli tetkikler yapacak bu şekilde gebelik sırasında oluşabilecek anormal durumlar karşısında hem sizi hem de kendisini hazırlayacaktır. Ayrıca, gebelik öncesi vitamin (folik asit) desteği ile bebekte ortaya çıkabilecek sakatlıklara karşı tedbir alacaktır.
Doktorunuzun yapacağı tetkik ve muayeneler, önereceği tedaviler yanında sizin de yaşam tarzında değiştirmeniz gereken şeyler olacaktır.
Öncelikle sağlıklı ve dengeli beslenmelisiniz. Dengeli beslenmeyle kastedilen ana besin maddelerinin dengeli oranlarda tüketilmesidir. Yağ ve şeker tüketiminizi azaltmalısınız. Proteinden zengin bir beslenme şekli seçmelisiniz. Yağsız süt ve süt ürünleri, balık ve beyaz etler diyetinizde yer almalıdır. Mutlaka bol taze meyve ve sebze alınmalı, bunun yanında makarna, pirinç, baklagiller gibi farklı besin gruplarını da tüketmelisiniz.
Gebelik öncesi doktorunuza başvurduğunuzda destek tedavisi için folik asit kullanmanızı isteyecektir. Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk haftalardan itibaren "B9 vitamini" yani folik asit alınması çok önemlidir. Vücutta depolanmadığı, gebelik süresince normalden fazlasına gerek duyulduğu ve doğal gıdalarla yeterlince karşılanmadığı için her gün alınmalıdır. Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır, ancak uzun süreli pişirmeler ve uzun süre bekleyen gıdalardaki miktarını azaltır. En çok ıspanak, yer fıstığı, fındık, karnıbahar, kepekli ekmekte mevcuttur. Folik asit eksikliğinde “nöral tüp defekti” denen sinir sisteminde omurilik kanalının tam kapanamamasına bağlı anomaliler olur. Özellikle, daha önceden folik asit eksikliği saptanmış veya nöral tüp defekt anomalili bebek doğurmuş kadınlar, gebe kalmayı düşündükleri tarihin en az 3 ay öncesinden itibaren mutlaka folik asit alımına başlamalıdırlar.
Sigara kullanıyorsanız, mutlaka bırakmalısınız. Sigara gebe kalma şansını azaltır ve gebelikte kullanıldığında düşük ve çocukta gelişme geriliğine neden olur. Alkol de bırakılmalıdır.
Stres ve endişeden uzak durmalısınız. Gebeliğe karar verdikten sonra gebelik oluşumunun ilk aylarda olmaması sizi strese sokmamalıdır. Her şey normal olsa, uygun zamanda ilişki olsa bile her ay için gebelik şansı %25 civarındadır. Normal düzenli ilişkiye rağmen bir kadının gebe kalamaması durumunda kısırlık incelemelerini başlatmak için genellikle çok aşikar bir anormallik yoksa 1 yıl beklenir. Bir yıl sonunda herhangi bir patolojisi olmayan çiftlerin bile gebe kalma şansı %98’dir. Yani %2 olguda her şey normal olmasına rağmen gebelik 1 yıl gecikebilir. Gebe kalma şansı düzenli adet görenlerde adetin 12-15. günlerinde en fazladır. Düzenli bir cinsel yaşam ve haftada 3 veya daha fazla ilişki gebe kalma şansını artırır.