saç bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saç bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2010 Cumartesi

Saçınızın dökülmesi ile ilgili 7 yanlış

Saç dökülmesi ile ilgili 7 yanlışSaç dökülmesi'nde mevsimsel, genetik ya da duruma bağlı olarak gerçekleşebilir.

Saç dökülmesi hakkında doğru bilinen yanlışların en yaygınları ise şu şekil.


1) MİT: Erkek tipi kellik ailenin anne tarafından gelir.

GERÇEK: Erkek tipi kellik geni, annenin de baba nın da gen havuzundan gelebilir; bu yüzden kellik ailenin her iki tarafından da miras alınabilir.


2) MİT: Günde ortalama yüz saçın dökülmesinde endişelenecek bir durum yoktur, çünkü bu normaldir.

GERÇEK: Erkek tipi kelliğiniz yoksa bu doğrudur; çünkü dökülen saçların yerine, kısa süre sonra derinin altındaki saç foliküllerinden çıkan yeni saçlar gelecektir. Bununla birlikte, eğer erkek tipi kelliğiniz varsa, günde "normal" yüz tel saçı kay betmek bile sorun olabilir. Çünkü saç folikülleri ölmektedir ve yeni ürettikleri saçlar gittikçe daha incelecek ve sonuçta foliküller sadece şeftali tüyü ne benzer saçlar yapabilir hale geleceklerdir. En son olarak, foliküller tamamen ölecek ve hiç saç üretemeyeceklerdir.


3) MİT: Saç foliküllerinin sayısı, ilaçlar, doğal ya da kimyasal tedaviler, masaj, diyet ya da başka yollarla arttırılabilir.

GERÇEK: Hayır. Saç foliküllerinizin sayısı ve çapı tamamen kontrolünüz dışındadır ve kalıtsaldır. Ya pacağınız hiçbir şey saç foliküllerinizin sayısını değiştirmez. Fakat bu kitapta anlatılan önleme ve tedavi yöntemleriyle folikülleri öldüren DHT'nin etkilerine karşı mücadele edebilirsiniz.


4) MİT: Saçın kesilmesi onun daha çabuk ve gür uzamasını sağlar.

GERÇEK: Hayır. Saç ayda yaklaşık bir buçuk san timlik ortalama bir hızla uzar. Saç telinin dibi ucuna göre biraz daha kalın olduğundan, saç oldukça kısa kesildiğinde, yaklaşık bir hafta boyunca sanki daha gürmüş gibi görünür. Fakat saçları kesmenin telin kalınlığı ya da foliküllerden uzayacak saç sayısı üzerinde hiçbir etkisi yoktur.


5) MİT: Kesmediğim sürece saçlarım uzamaya devam eder.

GERÇEK: Hayır. Uzunluk saçınızın doğal döngü süne bağlıdır ve bu yalnızca size özgüdür. Saçın uzama dönemi ne kadar uzunsa, saç o kadar uzun olacaktır. Eğer uzama döneminiz doğuştan uzunsa, saçlarınızı rahatça belinizin altına kadar uzata bilirsiniz. Eğer doğuştan gelen uzama döneminiz kısa ise, saçınız belinize erişmeden dökülecek ve belli bir uzunlukta kalacaktır. Size özel uzama döneminin süresi kalıtıma bağlıdır ve beslenmeden etkilenir.


6) MİT: Şapka takmak saç kaybına neden olur.

GERÇEK: Sürekli olarak, kan dolaşımını kesecek kadar sıkı bir şapka giymiyorsanız, şapka saç kaybına neden olmaz. Bununla birlikte gözenekleri tıkayabilecek ter, kir ve cilt partıkülleri saça zarar verebilir.


7) MİT: Saç kurutma makinesi saç kaybına neden ola bilir.

GERÇEK: Hayır. Fakat sonradan dökülecek şekilde saçı kurutabilir, yakabilir ve zarar verebilir. Dökü len saçın yerini, uzama dönemi esnasında folikülden çıkacak yeni saç alır.

Kaynak:Ekolay.net

16 Haziran 2010 Çarşamba

Saç renginde doğala dönüş

Saç renginde doğaya dönüşSon senelerde bayanlar saç renginde doğal renklere dönüş yapıyor.

Dünya Kuaförler Konfederasyonu (CMC) Türkiye Temsilcisi Harun Cici, son senelerde bayanların saç renginde doğal renklere dönüş yaptığını söyledi.

Cici, Konya'da katıldığı bir programda, Türkiye'yi saç modelleriyle yurt dışında tanıtma gayreti içinde olduklarını ve önemli başarılara imza attıklarını söyledi.

Uluslararası alanda ilk önemli başarıyı Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da 2003'te düzenlenen ''Uluslararası Kuaförler Festivali''nde dünya şampiyonluğu ile aldıklarını anımsatan Cici, bu festivalde kendisinin de özel dizayner ödülü aldığını belirtti.

Burada yaptıkları saç modelleriyle dünyadaki birçok stilistin dikkatini çektiklerini ifade eden Cici, daha sonra çok sayıda ülkeden davetler almaya başladıklarını ve aradan geçen süreçte başka ülkelerde de önemli başarılar kazandıklarını kaydetti.

2007 yılının UNESCO tarafından Mevlana Yılı olarak ilan edilmesi nedeniyle yine Bulgaristan'da Mevlana'yı anlatan sevgi ve barış temalı saç modelleriyle 12 ülke arasından birinci olduklarını anlatan Cici, ''2009'da Ukrayna'da düzenlenen bir yarışmada 20 kategorinin 13'ünde ödül aldık. Gelin saçında, abiye topuzda ve kesim dalında 3 birincilik elde ettik. Türk kuaförleri Avrupa'da önemli bir yere geldi. Uluslararası arenada elde edilen başarılarla birlikte modaya da yön veren insanlarımız çıktı'' dedi.

Cici, örgü topuz ve nostaljik modellerde Türk kuaförlerinin dünyada yankı uyandırdığını, sanat ve estetiği ön plana çıkaran modellerle başarılı işlerin ortaya çıkarıldığını, Türkiye'yi felsefesi ve mesajı olan saçlarla dünyada tanıtmaya çalıştıklarını bildirdi.

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de son yıllarda bayanların saçlarında doğal renkleri tercih ettiğini ifade eden Cici, ''Bayanlar, son 2 yıldır özellikle rengini doğadan alan çikolata kahve ve sıcak kahve gibi renkleri daha çok tercih etmeye başladı. Öte yandan sarı renk ve röfle yine bayanların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor'' dedi.

Saç modellerini eskiden medyanın yönlendirdiğini ancak bu durumun değiştiğini belirten Cici, elinde ünlü sanatçıların fotoğraflarıyla kuaföre gelen kişilerin azaldığını bunun yerine kişisel tercihlerin ön plana çıktığını ve kişiye özgü saç modellerinin yaygınlaştığını belirtti.

Cici, üst gelir grubunun değil alt ve orta gelir grubunun saçına daha fazla zaman ayırdığını, ilgi gösterdiğini iddia ederek, ''Bu çelişkili durumu doyumsuzlukla açıklıyoruz. Alt ve orta gelir grubunda yer alan bayanlar kuaförlere daha fazla ilgi gösteriyor'' dedi.

Kaynak:Leyditurk.com

14 Haziran 2010 Pazartesi

Saçlar hakkında doğru bilinen yanlışlar

Saçlar hakkında doğru bilinen yanlışlarGünümüzde kadınların en çok karşılaştığı sorunlardan biri kuru, dökülen ve sert saçlara sahip olmak.

Doğruları öğrenerek saçlarınızı özel bir bakıma tabi tutabilirsiniz.

Günümüzde kadınların en çok karşılaştığı sorunlardan biri kuru, dökülen ve sert saçlara sahip olmak. Üstelik nasıl tedavi edileceği konusu ise oldukça karışık. Sonuç olarak aslında yanlış olan birçok bakım yöntemi hayatımızı esir altında almış durumda. Bu yanlışların doğrularını öğrenerek saçlarınızı özel bir bakıma tabi tutabilirsiniz.

Saçları her gün yıkamak dökülmesine neden olur

Saçları sık sık yıkamak dökülmesine değil, tam tersine yağlanmasına neden olabilir. Tabii bu her saç tipi için geçerli değil. Düz ve ince telli saçlar her gün yıkanmadığı sürece çok yağlı görünebilir, bu yüzden bu tip saçlara sahip kadınların saçlarını her gün yıkamalarından başka çareleri yok. Diğer saç tiplerine sahip kadınların ise haftada iki ya da üç kez yıkamaları yeterli olacaktır. Ancak burada kullandığınız şampuanın da etkisi büyüktür.

Haftada bir kez gerçekleştirilen derin nemlendirici bakımlar, saçta meydana gelen hasarları tedavi eder

Aslında bir anlamda doğru ama derin nemlendirici bakımların saçınızı yıkarken kullandığınız saç kremlerinden hiçbir farkı bulunmuyor. Bir anlamda saçınızı nemlendirmek arabanızı cilalatmaya benziyor. Kusurlar kapanıyor ve daha parlak görünüyor ama değişen sadece dış görünüm, içerisi hâlâ aynı olduğundan pek tedavi edici etkiye sahip değil. Saç sadece nem kazandığı için kısa süreliğine rahatlıkla taranabiliyor ve daha az elektrikleniyor.

Saç uçlarını ne kadar sık keserseniz o kadar çabuk uzar

Her saç telinin hücreleri birbirinden ayrıdır ve her birinin kırılmasının nedeni kendi içerisindeki ölü proteinlerdir. Saç uçlarını kesmeniz ölen proteinlerin tekrar canlanmasına yardımcı olmadığı gibi, kesim gerçekleştiği saç diplerini bildiren özel bir mekanizma da bulunmuyor. Saçlarınızın uzamasını sağlayan da saç dipleri olduğuna
göre ayda bir kuaföre gidip servet harcamanızın hiçbir faydası yok. Sadece kırıklar yok olduğu için saç daha bakımlı bir görünüme sahip oluyor.

Saç fön makinesiyle kurutulduğu zaman elektriklenme meydana gelir

Aslında bu teori tam anlamıyla yanlış sayılmaz. Ancak suçun tamamını fön makinelerini atmamak gerekiyor. Her ne kadar yoğun miktarda ısı saçı nemsiz bırakıp keratinini yok ediyorsa; elektriklenmesine tek başına neden olmuyor. Islak saçı fırça yardımıyla zorlayarak taramak ve fön makinesini saça tuttuğunuz mesafede yardımcı etkenler arasında yer alıyor ama korkmayın yeni nesil fön makinelerindeki ayarlar ile artık bu soruna da son vermek mümkün.

Yumurta sarısı, zeytinyağı, mayonez ya da avokado saç için ideal nemlendirici bakımlardır

Yağ içerikli besinler ve yağlar saçın nemlendiğini hissetmenize neden oluyormuş gibi görünse de aslında sadece saç tarafından, parlak ama yağlı görünmesine neden oluyor. Bu yüzden evde kendi tarifinize göre bir nemlendirici hazırlamak yerine, markaların geliştirilmiş ürünlerinden birini denemenizde fayda var. Sonuç olarak bu ürünler saçın yapış yapış olmasına neden olmuyor.

Kaynak:Milliyet / Debora Zakuto
Alıntı:Leyditurk.com

10 Haziran 2010 Perşembe

10 başlıkta düz saçların bakımı

Düz Saçlı Olanlar DikkatDüz saçların her bir telinde altı kat epiderm koruma tabakası vardır ve bu kadar çok koruma tabakası başka hiçbir saç tipinde yoktur.

Saçlarınız ipek gibi, zarif, dümdüz. Omuzlarınızdan aşağıya uzanıyor ve yapısı gereği son derece parlak ve sağlam. Bunun nedenini biliyor musunuz? 

Çünkü düz saçların her bir telinde altı kat epiderm koruma tabakası vardır ve bu kadar çok koruma tabakası başka hiçbir saç tipinde yoktur. Yani; dış katmanlar, saçı saç kurutma makinesi, UV ışını ve zorlu hava koşullarından koruyan bir kalkan görevi görür.  Saçınız düzse ve sürekli sağlıklı görünmesini istiyorsanız bu 10 kuralı okuyun ve bilmeniz gereken her şeyi öğrenin.

1. Yıkama: Dikkat! Şampuan saçlarınızın parlaklığını azaltırken, saç kremi de yanlış uygulandığı takdirde iz bırakabilir. Düz saçları yıkarken ilk adım, yıkama öncesinde saçı hazırlamaktır. İpucu ister misiniz? Öncelikle saç uçlarınızın kurumasını önlemek için saçınızın ucuna saç kremi sürün. Daha sonra sadece saç derisine ve köklerine şampuan uygulayın. Şimdi saçlarınızı açma zamanı. Dikkat: Bunu yaparken mutlaka tarak kullanın. Saçınızın ürünü emmesi için birkaç dakika bekleyin ve iyice durulayın. Saçınızı durularken su ılık olmalıdır.

2. Sonsuza kadar parlak: Diyelim ki saçlarınız bakımlı , güçlü ve sizi de çok mutlu ediyor (erkeklerden de sürekli iltifat alıyorsunuz). Ama... Saçlarınızı bu kadar parlak hale getirmek için ne kadar zamandır uğraşıyorsunuz? Saçınızın, Hollywood yıldızlarınınki kadar mükemmel görünmesi için size bir ipucu verelim: Saçlarınızı yıkamak için, gelişmiş formüllü ürünler kullanın. Özetlemek gerekirse, göz açıp kapatıncaya kadar, ürünün bütün kalıntılarını temizleyebilir ve saçlarınızı yüzde yüz daha parlak hale getirebilirsiniz.

3. Dikkatli kurutma: Duştan çıktığınızda saçlarınızı havlu ile kurulayın ama kesinlikle ovalamayın. Yani havluyu saçınıza kesinlikle Mısır türbanı gibi dolamayın! Saçı havlu ile kurulamanın doğru yöntemi, havluyu yavaşça saçınızın üzerine yerleştirmek ve avuç içlerinize fazla suyu almaktır. Sonuç olarak düz saçlarınız yumuşak, hafif ve taranmaya hazır olacaktır.

4. Süper güçlü kokteyl: Düz ve sert terimleri bir arada kullanılamaz. En azından saçınızda. Bu nedenle saçınızın kuru olduğunu fark ederseniz, düz saçlarınız için uygun ürünler (şampuan, saç şekillendirici ve saç kremi) kullanmaya başlamalısınız. Özel olarak geliştirilmiş formülü ile saçları yatıştırarak düzlüğü artıran, saç teli üzerinde yağ tabakası oluşturan ve böylece saçta daha homojen yüzey sağlayan ürünler seçmelisiniz. Sonuçta saçlarınızda pürüzsüz bir yüzey elde eder ve saç köklerine koruma sağlarsınız. Uygun saç kremleri, saçın genel görünümünü, dokusunu, kayganlığını, parlaklığını ve kolayca şekil almasını sağlayacak ve böylece saçınız daha düzenli görünecektir. Kuru ve yıpranmış bir saç istemezsiniz değil mi? O zaman seçiminizi doğru yapın ve tanrıçalara yakışan sonsuz bir parlaklık elde edin.

5. Başınıza silikon: Eğer saçlarınızın eski gücünü özlüyorsanız belki de 4 numaralı öneriyi uygulamıyorsunuzdur. Her zaman silikon bazlı saç bakım kremi ve maske kullanın çünkü silikon saçı nemlendirir ve koruma sağlar. Saçınız da doğal bir parlaklık kazanır. Ayrıca, silikon gerçek anlamda sihir etkisi yaratır. Çünkü saçı kökünden yatıştırır, saç telinin kapanmasını sağlar ve termal şekillendirici aletler ve saç arasında bir bariyer oluşturur, sürtünmeyi ve ısının saça verdiği zararı azaltır. Saçlarınıza şık ve günlük bakım sağlayan silikonun faydalarından yararlanın. 

6. Aletlerin bilinçli kullanımı:  Yanlış kullanılan saç kurutma makinesi, dümdüz saçlarınızın en kötü düşmanı olabilir. Bu nedenle gelişmiş bir kurutma tekniği, daha sağlıklı ve güzel saçlara sahip olmanıza yardımcı olur. Saçınız yıpranmışsa, düzleştirmeden önce tamamen kurutmanız gerektiğini unutmayın. Saçlarınızın sağlıklı  mı? Cevabınız evet ise, saçınızın sadece yüzde 70'ini kurutun ve "doğal" kurumaya bırakın. Kuaförünüzün saçınızı nasıl kurttuğuna dikkat edin. Saç kurutma makinesinin ağzını (saç telinin düz kalmasını sağlamak için) saç teli yönünde tuttuğunu fark edeceksiniz. Bu nedenle, hava akışını saç uçlarına doğru tutarsanız, maksimum sonuç alırsınız. Saç teli daha esnek olur ve sonuç olarak da saçınızda mükemmel bir düzlük olur. Harika!

7. Havalı şekillendirme : En karmaşık saç modellerini yaparken bile saç tipiniz en önemli konudur. Doğal bir görünüm mü istiyorsunuz, ne çok tepeden ne de çok alçak olan bir atkuyruğunun sade şıklığını mı? İddiasız bir stil için organze kurdele ile bağlamak da mükemmel bir yoldur. Saçlarınızı arkaya doğru tarayabilir veya iddialı bir görünüm için yana ayırarak daha çarpıcı hale getirebilirsiniz. Bonus ipucu: Askısız, seksi bir elbise giyerek saç stilinizin etkisini artırın.

8. Tanı koruma: Aşırı hassas ciltler gibi, düz saçlar da dış etkenlere-kimyasal maddelere, fırçalamaya, UV ışınlarına açıktır. Özellikle de ince telli saçlar. Bu faktörler saçın daha da zayıflamasına , mat görünmesine ve yoğunluğunu kaybetmesine neden olur. Bu olumsuz etkileri ortadan kaldırmanın ve düz saçlarınızın canlılığını korumanın sırrı, cildinizde olduğu gibi nemlendirmektir. Aktif yumuşatıcı malzemeler ve ışık yansıtan mikro partikül ile fiber tarafından emilen çift besleyici etkili ürünleri seçin. Bir tavsiye ister misiniz? E vitaminli ve filtreli ürünleri seçin. Çünkü bu ürünler koruma sağlayacak, hasarı onaracak ve saçlarınızın ihtiyaç duyduğu bölgeleri düzleştirecektir. Düz saçlarınıza iyi bakın! Düz saçlarınızı sevin!

9. Güneşin altında bile modaya uygun: Sahilde veya havuz kenarında zaman geçirirken düz saçlarınızı şekle sokmak ve ideal görünümü yakalamak mı istiyorsunuz? İşte yapmanız gerekenler: Öncelikle saçlarınızı ıslatın ve geriye doğru tarayın. Daha sonra ortadan ikiye ayırın ve ayrı ayrı bükün. Son olarak, bükülmüş iki tutamı alın, birlikte bükün ve uçlarını, üzerinde taş veya deniz kabukları olan bir lastik toka ile bağlayın. Bu son moda görünümün daha uzun sürmesi için birkaç toka ile tutturun ve saçın dağılmasını önlemek için biraz sprey sıkın. Bu modelin faydası, yüzünüzün açılması, stilli görülmesi ve kolayca yapılmasıdır. Ayrıca, bu modeli başarılı bir şekilde uygulamayı öğrenirseniz, gün boyu kullanabilirsiniz.

10. Kuru saç kesimi: Mükemmel! Saçınızın dokusu, çok istediğiniz saç modelini denemeye müsait. Evet, o hep istediğiniz saç kesimini yapmanın zamanı geldi. Ünlü saç tasarımcılarına göre, düz saça şekil vermek çok kolay ve çok çeşitli seçenekler kullanılabilir. Bir modeli seçip kuaförünüze talimatları verdiğinizde, yüz şekliniz, tarzınız ve yaşam koşullarınız etkili olur. Ama şu ayrıntıyı da unutmayın: Kuaförünüze saçlarınızı ıslatmadan kuru kesim yapmasını söyleyin. Böylece, kesim bitip nasıl göründüğünü size göstermek için tuttuğunda ve "Nasıl olmuş?" diye sorduğunda kötü bir sürprizle karşılaşmazsınız. Daha önce başınızdan kötü bir deneyim geçti değil mi? 

Kaynak:ivillage.mynet.com

8 Haziran 2010 Salı

Parlak ve dolgun saçlar için bakım

Parlak ve dolgun saçlar için bakım 'Saçlarım bir türlü pırıl pırıl olmuyor' ya da 'Ne yaparsam yapayım, başıma yapışıyorlar' diye şikayet ediyorsanız bu habere göz atınız.

"Saçlarım bir türlü pırıl pırıl olmuyor" ya da "Ne yaparsam yapayım, başıma yapışıyorlar" diye şikayet ediyorsanız, bu yazıyı okuyunca derdinize derman bulacaksınız. İşte, Harper's Bazaar'ın önerileri.

Uzun, parlak ve dolgun saçlara sahip olmak, her kadının rüyası... İki tel saçı dökülünce "Eyvah!" deyip, karalar bağlayanların sayısı da hiç az değil. Harper's Bazaar dergisi, 'başdöndüren' saçlar için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı...

1 FIRÇANIZ DOĞAL OLSUN
Her gün taramak saçların aşınıp, kırılmalarına sebep olabilir. Plastik fırçanızı atıp, yerine doğal kıllardan yapılmış bir fırça alın. Bunlar saçlarınızı fırçaladığınızda yağları eşit olarak dağıtır ve parlaklık kazandırırlar. Doğal kıldan yapılmış fırçaların saçları kırma ihtimali ise naylon olandan daha azdır.

2 HER GÜN YIKAMAYIN
Çoğumuz saçlarımızı her gün yıkarız ama uzmanlar haftada birkaç defa yıkamanın yeterli olduğunu söylüyor. Eğer saçlarınızı her gün yıkıyorsanız, mutlaka önce saç kremi kullanın. Bu işlemden sonra da saç diplerini şampuanlayıp, hepsini bir durulayın.

3 SONUNDA SOĞUK SU
Saçları soğuk suyla yıkadığınızda üst deri kapanır ve yumuşak, parlak bir yüzey elde edersiniz. Saçlarınızı kuruttuktan sonra soğuk hava vermeniz de buna benzer bir etki yapar. Birçok saç kurutma makinesinde bu işlem için özel bir düğme bulunur.

4 SİLİKONLA YUMUŞATIN
Silikonlu ürünler, saç derisinin tepesinde kalır ve deriyi dış etkenlere ve şekil veren aletlere karşı korur. Sürtünmeyi ve sıcaktan zarar görme ihtimalini azaltır. Fakat birçok şey gibi silikon da ölçülü kullanıldığında en iyi sonucu verir. Saçlarınız ince telliyse, serum yerine silikon sprey kullanın.

5 PROTEİNLİ ÜRÜN SEÇİN
Saç; keratin ve proteinden oluşur. Bu yüzden, protein içeren hacim ürünleri saç tellerine yapışır ve yoğunluk kazandırır. Buğday, soya ve ipek proteinlerini tercih edin. Fakat çok kullanmayın, çünkü fazlası saçları kırabilir.

6 ISI TERAPİSİNİ DENEYİN
Birçok kadın, sıcağın saçlarını kuruttuğunu düşünür. Oysa ısı doğru şekilde kullanıldığında, saça inanılmaz bir parlaklık verir. Kuaförlerin, bakım sırasında müşterilerini ısıya tabi tutma sebebi; bu yöntemin saç diplerine daha iyi etki etmesidir. Kuaföre gidemeseniz de, ayda bir saçınıza maske ya da sıcak yağ bakımı uygulayın. Ürünü sürüp, saçınızı sıcak havluyla sarın.

7 BÜYÜK BİGUDİLER
Büyük bigudilerle sarmak, saça eşsiz bir dolgunluk kazandırır. Tepeye konulan altı bigudi, çok büyük bir fark yaratır. Saç kuruduktan sonra saçı 2-3 santimlik tutamlar halinde, uzama yönünü göz önüne alarak bigudilere sarın. İşin püf noktası onları çok sıkı sarmaktır. 10 dakika sonra bigudileri çıkartın ve dolgun görünüm için hafifçe sallayın ve sprey sıkın.

8 BOYLARINI KISALTIN
Saçları kısaltmak, her zaman daha dolgun görünmesini sağlar. Katie Holmes'unki gibi kulak altında kesilmiş, katlı bir saç modeli saçları daha dolgun gösterir. Saçlarınızı iyi kurutarak da, cansız dalgaları canlandırabilirsiniz. 

Kaynak:Sabah.com.tr/Gunaydin

21 Mayıs 2010 Cuma

Saçı kaç defa şampuanlamalı?

Saçı Kaç Kere Şampuanlamalı?Öncelikle saç derinize göre şampuan seçerek işe başlamalısınız.


Yani eğer saç diplerinizde kepeklenme varsa, kepek şampuanı kullanmanız şart. Ama aynı zamanda röfle saçlarınızı kuruttuysa, saçlarınıza hangi şampuanı kullanırsınız?

Cevap yine kepek şampuanı tabii ki. Çünkü gerçek anlamda saç kırıklarınızı onaracak bakım kreminiz olacaktır. İşte bu sebeple seçeceğiniz bakım kremi mutlaka onarıcı ve güçlü etkiye sahip bir krem olmalıdır.. Sanırım buraya kadar anladınız.

Peki saçınızı kaç kere şampuanlamalısınız?

Mesela normalde saçlarınızı 2 günde bir yıkadınız ama bu hafta sular kesikti ya da fırsat bulamadınız ve 4 gündür saçınızı yıkayamıyorsunuz…

Ne yapmalısınız?

3 şampuan ancak temizler diye düşünüyorsunuz, saç dipleriniz de çok yağlanmış. Zaten çok çabuk yağlanan bir cilt tipiniz de var. O zaman öncelikle saçlarınızı sabah yıkadığınızda akşam dipleri yağdan parlıyorsa yağlı saç şampuanı kullanın, ama asıl önemlisi saçlarınızı 4 gün sonunda yıkarken 2'den fazla şampuan yaparak saçlarınızı yıpratacağınızı bilmenizdir. Kısacası 3'ten fazla şampuan saça zarar verir!

Doğru yıkama şekli

Birinci şampuanlamanın ortasında, saçlarınıza biraz daha su ilave edin ve yıkamaya devam edin. Sonra çalkalayıp ikinci şampuanlamaya başlayın. Böylece saçlarınız temizlenmiş olacaktır. Eğer fazla yaparsanız uçlarınızı iyice kurutmuş olursunuz bilesiniz.

Ve kremlemeye gelince; saçınızın suyunu sıkın ve kremi emebilecek hale getirin, gerekirse havluyla nemini banyodayken alabilirsiniz. Böylece etki 3 katına çıkar. Çoğunlukla banyoda sürülen krem saçtaki fazla su nedeni ile etkisini tam veremez ve tabiî ki uygulama yaparken saç boy ve uçlarına dikkatlice yedirin. Saç diplerine sakın krem sürmeyin, çünkü bu tarz bir uygulama saçınızda dökülmelere neden olacaktır.

Saçınızı yıkarken çok sıcak su kullanmayın ve tırnaklarınızla kaşıyarak saçlarınızı yıkamayın. Bu tarz etkenler saç derisindeki yağ keselerinin fazla çalışmasına ve saçınızın yağlanmasına neden olur.

İşte saç bakımının temeli şampuan ve krem kullanımı hakkında aklıma gelen önemli detaylar bunlar. Yakında evde saç bakımı adına neler yapılabilir sizlerle paylaşacağım.

İlker Yavrutürk
Saç Tasarım Uzmanı

Kaynak:blog.ivillage.mynet.com

11 Mayıs 2010 Salı

Saçlarınız ışıldamaya devam etsin

konu baslik


Bırakın ışığınızı saçlarınız yansıtsın...


♦Saç dengesini sağlamaya yönelik maske
Bir çorba kaşığı kili bir kaba koyun. Diğer tarafta bir su bardağı gül suyuna bir kaşık lavanta kekik, biberiye bitkilerini koyup bekletin. Karışımı, kille karıştırın ve içine iki damla portakal yağı koyarak maskenizi oluşturun. Saç maskenizi saçınıza masaj yaparak uygulayın, ardından da sıcak bir havluyla kapatarak iki saat bekleyin. Haftada bir uygulayın. 


♦Kuru saçlar için bakım
Yarım çay bardağı buğday yağı, zeytinyağı, üzüm çekirdeği yağı ve susam yağını birbirine karıştırarak bulamacı saça yedirin. Bunu yaparken masaj uygulamayı da ihmal etmeyin. Kuru saç için çok tercih edilmese de balık yağı da son derece faydalı. Tercihe göre balık yağı da bu karışıma eklenebilir. 

♦Yaz maskesi
Yarım çay bardağı zeytinyağı, bir çorba kaşığı çörekotu yağı, bir çorba kaşığı susam yağı, jojoba veya avokado yağıyla bir karışım elde edin. Bunun içine yarım su bardağı ısırganı ilave edin. Bu maskeyi, güneşe çıkmadan önce uygulamakla güneşin zararlı etkilerinden arınmak mümkün. Sadece tatil yörelerinde değil, şehir içinde de rahatlıkla uygulanabilecek bir maske. Kepeğe karşı maske
Yarım çay bardağı ardıç yağı ve çörek otu yağını karıştırarak maske elde edin. Saça masaj yaparak yedirdikten sonra şampuanla durulayın. Kepeklerinizin azaldığını göreceksiniz. 

♦Boyalı saçlar için canlandırıcı saç toniği 
Saçlar boya, röfle gibi işlemlere sık maruz kaldığında saç dokusu yıpranır. Özellikle yazın güneş, deniz, sıcak daha da kurumasına ortam hazırlar. Bunun için 45 gr lavanta, 15 gr biberiye ve 15 gr adaçayını yarım litre gülsuyunda birkaç dakika kaynatıp süzün. Bir ay boyunca her akşam saç diplerine friksiyon yaparak 45 dakika bekleterek yıkayın. Hem sağlıklı saçlara sahip olabilirsiniz hem de saçlarınızın rengi uzun süreli korunmuş olur. 

♦Saçınızı içerden besleyin
Özellikle yaz aylarında kan dolaşımını hızlandıran ısırgan, adaçayı ve stres gideren melissa, papatya gibi organik bitki çayları ile A ve B vitaminleri içeren besinler tüketmelisiniz. 

♦A vitamini içeren besinler 
Kayısı, kara hindiba, maydanoz, kırmızı biber, tere, marul, roka, semizotu, yumurta, böbrek, kuzu karaciğeri, balık yağı.

♦B vitamini içeren besinler
Tavuk, tavuk karaciğeri, uskumru, som balığı, hindi, Antep fıstığı, yer fıstığı, kuru fasulye, mercimek, börülce, esmer pirinç, buğday özü, bira mayası, yulaf unu, soya fasulyesi, kepek, ceviz, badem, fındık, susam, pekmez, yeşil yapraklı sebzeler, tere, lahana, yumurta sarısı, peynir.

Cosmopolitan

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Seveceğiniz saç stilleri


konu baslikGenç kızların modern ve çekici havasını yeniden keşfetmek isteyenler aşağıdaki saç stilini deneyebilirler...
1. Adım:
Şampuandan sonra uygulayacağınız yumuşatıcı bir krem, saçlarınızın daha yumuşak ve esnek görünmesini sağlayacaktır. Saçlarınızı havluyla kuruladıktan sonra, tarakla alnınızdan yukarı doğru bir ayrım çizin. Yuvarlak bir fırçayla uçlarını içe doğru kıvırın. Birkaç iri dalga yaratmak için maşa kullanabilirsiniz.

2. Adım: 
Yarattığınız dalgaları parmaklarınızı kullanarak dağıtın.

3. Adım:
 Saçlarınızın ön tarafını bir tokayla sıkı sıkı bağlayın. Parlatıcı serumla uçlarının daha sağlıklı görünmesini sağlayabilirsiniz.
ŞIK VE STİL SAHİBİ
1. Adım: 
Saçın formunu uzun süre koruyan bir şekillendiriciürünü saçlarınıza uygulayın. Ardından, yuvarlak bir fırça kullanarak ve saçlarınızı havalandırarak kurutun.

2. Adım:
 Saçlarınızı kuruttuktan sonra yandan ayırın ve ayırımın büyük kısmını alnınıza ve yüzünüze inecek şekilde ayarlayın. Hacim kazandırmak için tepedeki saçlarınızı elinizle havalandırın.

3. Adım: 
Briyantinle saçların uçuşan kısımlarını ve uçlarını şekle sokun.



GÜR DALGALAR 
Yumuşak, omuzlardan akan iridalgalardan daha romantik bir şey var mı? Her zamankinden daha dolgun, daha göz alıcı dalgalar yaratmak elinizde…

1. Adım: Saç kurutma makinesinindalga yapma aparatını takıp, ıslaksaçlarınızı dağıtarak kurutun.
2. Adım: Saçlarınızı ortadan ayırın ve şekillendirici bir ürün uygulayın. İkişer parmak kalınlığında saç tutamları alıp onları maşaya sarın. Maşayı başınıza dik olarak tutun ki, idealdalgalar yaratabilirsiniz.
3. Adım: Dalgalarınızı sabitleştirmek ve hacim vermek için parmaklarınızla saçlarınızı dağıtın.




ROMANTİK TOPUZ
Gizemli ve doğal bir görünüm isteyenler bu modeli deneyebilirler.

1. Adım: 
Saçlarınızı yüzünüzden uzaklaştırarak kurutun.
2. Adım: Saçınızı ikiye ayırın. Kulaklarınızın arkasından başlayarak saçlarınızı bükün ve ensenizde birleştirin. Uçlarını tokayla tutturun. Elde ettiğiniz kuyrukları birbirinin devamı gibi yerleştirmeye çalışın.

3. Adım:
 Önden her iki taraftan birer tutam saçı serbest bırakarak doğal bir görünümkazandırın.



ORTADAN AYRIK
Anna Sui'nin şovundan alınmış bu görüntü 60'lı yılların güzelliğini , modern bir seksapelle harmanlıyor.

1. Adım: Saçlarınız düzse fönle kurutun. Saçınız çok dalgalıysa, düzleştirici uygulayıp, yuvarlak bir fırçayla tarayarak kurutun.

2. Adım:
 Saçlarınızı kuruladıktan sonra ortadan ayırın ve bir maşayla iri dalgalar yaratın.

3. Adım:
 Dalgalarınızı dağıtarak istediğiniz gibi şekil verin. Hafif bir sprey kullanarak elde ettiğiniz şeklin kalıcılığını sağlayın.



GÖRKEMLİ AT KUYRUĞU
Bu sofistike, farklı ve modern atkuyruğu çocuksu değil, son derece çarpıcı.

1. Adım: Saçlarınızı kurutmadan önce parlatıcı bir bakımserumu uygulayın.

2. Adım: 
İri dalgalar yaratan bir maşayla saçlarınıza şekil verin.

3. Adım: 
Saçlarınızı tepede, atkuyruğu yapın. Ensedeki saçlarınızı serbest bırakarak, saçlarınızı daha uzun gösterebilirsiniz. Kuyruğunuzu lastikle bağladıktan sonra, lastiği gizlemek için, bir tutam saçınızı etrafından dolayıp, uçlarını alttan bir tokayla sabitleyebilirsiniz.



Kaynak: Cosmopolitan

23 Nisan 2010 Cuma

Saçınızın ömrünü uzatın

Saç uzmanları saçlarınızın daha iyi görünmesini sağlayan püf noktalarını paylaştı. 

Aklınızda bulunsun!
1. Saçlarınızı kuruturken makineyi mutlaka saç köklerinden uçlara doğru kullanın. Saçlarınızı yakmamak için ısı ayarına dikkat edin.

2. Fönün saçtaki etkisini uzatmak için iki fırça kullanın. Bir tutam saçı taradıktan sonra fırçaya sarılı halde birkaç saniye tutun, diğer fırçayla sıkıştırın ve soğuk hava üfleyerek işlemi bitirin.


3. Seksi dolgun bukleler elde etmek istiyorsanız, saçınızdan ayırdığınız birkaç tutamı, fırçaya sarın ve saç kurutma makinesini birkaç saniye buklenin üzerinde bekletin. Ancak buradaki hile, saç fırçasını her zamanki gibi yatay değil, dikey tutmaktır unutmayın.

4. Hem fırça, hem saç kurutma makinesi olanlardan kullanın. Bu gibi makineler, hem zamanı kısıtlı olanlar için ideal; hem de fırça çeşitlilikleriyle birçok ürünün işini bir arada yapıyorlar.

5. Bir havlu yardımıyla saçınızın ıslaklığını aldıktan sonra, hafif nemli bırakacak şekilde kurutma makinesiyle kurutun.

6. Fırçanızı alın ve saçınızı taramaya başlayın. Fakat asla enseden başlamayın, daima yüzünüzü çevreleyen kısımlardan başlayın ve arkadan öne doğru tarayın.

7. Saç taramada bir başka önemli ayrıntıysa, saçı daima uçlardan başlayarak taramaktır. Özellikle uzun saçları taramanın en kolay yöntemlerinden biri budur.

8. Saça hacim vermek için saçlarınızı öne atarak diplerden kurutmaya başlayabilirsiniz.

9. Saçınızdaki elektriklenmeyi engellemek için en iyi yöntem, saçlarınızı parmaklarınızla tararken kurutma makinesinden soğuk hava vermektir.

10. Tarama işlemini bitirirken saçınıza bir sabitleyici sıkmayı unutmayın, ama bu sabitleyiciyi mutlaka yirmi santim uzaklıktan püskürtmeye özen gösterin; yoksa saçlarınıza zarar verebilirsiniz.

Gebelikte cilt ve saç değişiklikleri

Gebelik cilt ve saç değişiklikHamilelikte, cilt ve saç değişiklikleri yaşanabilir.

Gebelik ortalama 40 hafta süren bir süreçtir. Bu uzun süreli zaman dilimi içinde gebelerin vücudunda birtakım değişiklikler oluşur. Bunların bir kısmı da ciltte izlenmektedir. Ciltte görülen lezyonlarsürekli göz önünde olduğundan gebeler tarafından fazlasıyla önemsenmektedir. Bazı hastalıklargebelikte ortaya çıkar. Var olan bazı hastalıklar ise gebelikte hormonal değişikliklere bağlı olarakkötüleşir veya düzelir. Hamilelik sırasında ciltte meydana gelen değişiklikler şöyle sıralanabilir:



Gebelik çatlakları: Gebeliğin ilerleyen aylarında kırmızı, ciltten hafif çökük çatlaklar meydana gelebilir.Bunlar dermal bağ dokusunun liflerinin zorlanması ve dermal elastik liflerin kopması, derinin fazlagerilmesi sonucu oluşur. Genel olarak 16. haftadan sonra görülür. Aşırı ve hızlı kilo alımı, genetikyatkınlık, çoğul gebelikler etkendir. Piyasada bulunan çeşitli marka çatlak kremleriyle durum kontrolaltına alınabilir, en azından çatlak olacaksa bunun sınırlı kalması sağlanabilir. Çatlakları tamamengeçiren veya oluşumunu engelleyen bir ilaç bilinmemektedir. Çatlak kremleri genel olarak duştansonra cilde iyice masaj yaparak uygulanmalıdır. Sadece karın bölgesi değil, meme başlarına,bacakların iç ve dış tarafı ile kalçaların dış tarafına da uygulanmalıdır. Cilt elastikiyetinin az olduğukişilerde çatlaklar daha belirgin olmaktadır.

Renk değişiklikleri: Gebelikte izlenen östrojen, progesteron, çeşitli androjenler, adrenal steroidlerin(kortizol, aldosteron) değişimine bağlı olarak ciltte değişiklikler oluşur. Birçok kadında karın cildininortasında bulunan ve "linea alba" adı verilen açık renkli çizgi belirgin şekilde pigmente olur ve koyu birrenk alarak "linea nigra" adını alır. Bazen de yüz ve boyunda çeşitli büyüklükte kahverengi yamaşeklinde lezyonlar oluşur, buna "gebelik maskesi" adı verilir. Bu pigmentasyon değişiklikleri genelolarak doğumdan sonra geriler. Doğum kontrol hapı kullananlarda da benzer değişiklikler izlenebilir.Bu tablodan melanosit stimulan hormon suçlanmaktadır. 8. gebelik haftasında hipofiz bezinin ortalobundaki genişlemeye bağlı MSH yükselir. Böylece epidermal ve dermal makrofajlar içine melanindepolanması artar. Hiperpigmentasyon genel olarak meme başı, genital bölge, göbek çevresi gibidoğal pigmente alanlarda daha belirgindir . Koltuk altı, bacakların iç yüzü gibi sürtünmeye açık alanlarda koyulaşır. Melanosit stimulan hormonunun doğumdan sonra kan seviyesi hızla düşer vepigmentasyon da gerilemeye başlar. Ultraviyole ışık, yüzeydeki değişiklikleri melanogenezi uyarmakyoluyla arttırır. Bu durumda güneşten uzak durmak gerekir. Genel olarak hiperpigmentasyon doğumsonrası azalır ama hastaların üçte birinde 10 yıl devam edebilir.Hamilelik döneminde, beyaz kadınların üçte ikisinde vasküler örümcek olarak adlandırılan lezyonlargörülür. Bunlar, yüz, boyun, gövdelerin üst yarısında santral lezyondan çevreye ışınsal çıkıntılaroluşturan kırmızı lezyonlardır. Bazen de palmar eritem denen avuç içinde kızarıklıklar izlenir. Gebelikdışında çeşitli karaciğer hastalıklarında görülen bu durum, gebelikte küçük kan damarlarındaki kanakımının artmasıyla alakalıdır. Gebelikte ciltteki kan akımı artar, periferik damar direnci azalır, el veayaklarda ısı artışı olur. Dişetlerinde de kapiler dolgunluğa bağlı dişeti kanamaları görülebilir.

Pruritis gravidarum:ilerleyen dönemlerde karaciğer içi safra yollarında akımın yavaşlaması ve safratuzlarının birikimine bağlı olarak görülür. Tüm vücutta yaygın kaşıntılarla seyreder. Safra tuzuretansiyonu olur, serum düzeyleri artar ve safra tuzları dermiste depolanır. Kaşıntı olur, kaşımayaikincil olarak cilt lezyonları gelişir. Bu tablonun gelişiminde gebelik hormonları, genetik, çevreselfaktörler önemlidir.

Benler: Gebelikte daha önce var olan benler büyür ve koyulaşır.Saçlar ve kıllar: Gebelikte saç uzama fazı olan anagen faz relatif olarak uzar, östrojen anagen fazıuzatır. Androjenler kıl foliküllerinin genişlemesine sebep olur. Doğumdan sonra bu pozitif etki geçer vesaç dökülmesi olabilir. Genellikle doğum sonrası 1-4.aylar arası belirgindir. Daha sonra kendi kendinegeriler ve 6-12 ay arasında normal saç gelişimi oluşur. Yüzde ve göbek çevresinde olan kıllanmalardoğumdan sonra geriler.

GEBELİKTE SİVİLCELER: Gebelikte özellikle 8. haftadan itibaren değişen hormonal ortam bazı anne adaylarında önceden varolan sivilcelerin artmasına ya da ilk defa gebelik döneminde sivilcelerin ortaya çıkmasına neden olur. Ender durumlarda ise varolan sivilcelerde azalma görülür. Yüz cildi temiz ve kuru tutulmalıdır. Sivilceler kozmetik sorunlar yarattığında doktor önerisine göre topikal (bölgesel) ilaçlar kullanılabilir (dikkat: izotretinoin içerikli "sivilce ilaçlarının" doğumsal anomalilere neden olduğu kanıtlanmıştır. Bu yüzden gebelik döneminde sivilceleriniz için ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız!).

TIRNAK DEĞİŞİKLİKLERİ: Tırnaklar cildin bir uzantısı olarak kabul edilirler ve gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle tırnaklar yumuşayıp incelerek kolay kırılır hale gelebilirler. Tırnak cilası durumu daha da kötüleştirebilir. Bulaşık ve çamaşır yıkarken lastik eldiven kullanmak ve el ve tırnaklara nemlendirici losyon sürmek çoğu durumda faydalı olur.

AVUÇ İÇİNDE KIZARIKLIK: Latincede palmar eritem adı verilen bu durum, gebelik dışındaki bir dönemde ortaya çıktığında bir karaciğer hastalığını düşündürmesine karşın, gebelik döneminde fizyolojik olarak ortaya çıkabilir. Avuç içlerinde ve nadiren de ayak tabanlarında kızarıklık ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkar. Palmar eritemin de diğer çoğu cilt değişikliğinde olduğu gibi gebeliğe bağlı olarak kandaki östrojenin artması nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kaşıntı şiddetli olduğunda nemlendirici kremler faydalı olabilir. Nemlendiricilere cevap vermeyen kaşıntılarda ise doktor önerisine göre bazı ilaçlar kullanılabilir

CİLTTE ÖRÜMCEK TARZINDA DAMARLANMALAR: Bu tür oluşumlar sıklıkla yüzde ve boyunda, bazen de karın cildinde ortaya çıkarlar. Merkezde bir damar ve bu damardan etrafa adeta bir örümceğin ayakları gibi ışınsal olarak yayılan kılcal damarlanmalar şeklindedirler. Gebelik dışı bir dönemde ortaya çıktıklarında bir karaciğer hastalığını düşündürmelerine karşın, gebelikte artan östrojenin etkisine bağlı fizyolojik olarak ortaya çıkabilirler. Gebelikten sonra genellikle kısa sürede kaybolurlar. Bir şikayete yol açmadıklarından tedavi gereksizdir.

PUPPP: (Pruritik Ürtikeryal Papül ve Plağı).Gebelikte en sık görülen gebeliğe spesifik cilt hastalığıdır.Tekiz gebeliklerde 1/200, ikiz gebeliklerde 8/200 oranında görülür. Yaygın, kaşıntılı, kutanözerupsiyonlar vardır. Genellikle karında çatlakların etrafındadır. Daha sonra ekstremitelere de yayılır.

Tedavide; oral kaşıntıyı önleyici ilaçlar ve ve cilt nemlendiricileri kullanılır. Birçok vakada döküntülerdoğumdan hemen önce veya doğumdan birkaç gün sonra geçer.Sivilce: Genel olarak gebelikten etkilenmez. Gebe olmaya kadınların kullandığı retinoik asit gebeliktekontraindikedir. Onun yerine topikal ilaçlar tercih edilir.Sedef hastalığı: Hastaların %20'inde tablo kötüleşir, topikal kortikosteroidler denenebilir. Tüm vücudayayılan tiplerde UV-B fototerapi kullanılabilir. Tırnaklarda yumuşama, incelme ve kırılmalar görülebilir.

Kaynak:Op.Dr.Nuri Ceydeli


--
4/16/2010 03:18:00 PM tarihinde Derleme Haber Ajansı tarafından SAĞLIK ve YAŞAM adresine gönderildi

14 Nisan 2010 Çarşamba

Baharda makyaj ve saçınız

Bahar makyaj ve saç trendleri
Güzel saç ve makyaj'la: Karşınızdaki erkek sizden gözlerini ayıramayacak.


Doğal görünümlü bir cilt makyajı yapmak için ilk şart, fondötenin ince bir dokuya sahip olması.

Pürüzsüz bir cilt
İlkbahar ve yaz mevsiminin cilt makyajı; hemen hemen hiç makyaj yokmuş gibi bir görünüm yaratmayı hedefliyor.

Olabildiğince ince dokulu bir fondöten kullanmak, bu trendin en önemli noktası. Chloé ve MaxMara'nın defilelerinde yer alan makyaj uygulamalarında da bu eğilimi görmek mümkündü.

Ayrıca, eğer geçen sezonların parlak ve ışıldayan ciltlerinin aksine, bu yıl daha mat ve daha genç ifade veren versiyonları görüyoruz. Eğer elmacık kemiklerinizin üzerine hafif bir parlaklık vermek isterseniz, bunu Hermés'in defilesinde gördüğümüz gibi çok hafif bir biçimde yapmaya çalışın.

Bu doğal görünümlü cilt makyajını tercih ettiğinizde ise, yanaklarınızı çok hafif pembe veya şeftali tonlarıyla renklendirebilirsiniz. Ancak allık uygulamanızı keskin bir hat olarak değil, yuvarlak vuruşlarla ortaya çıkaracağınız bir pembelik olarak gerçekleştirmeye özen gösterin. Böylece, doğal görünümlü cildinizin dengesini bozmamış olursunuz.

Dikkat çeken dudaklar

Bu sezon, dudak makyajında genel olarak her türlü doku kullanılıyor: Parlak gloss'lar, mat, yarı-mat ve simli rujlar. Ancak genel olarak daha mat görünümlerin yükselişe geçtiğini söylemek mümkün. Bir diğer nokta da; kimi dokuların bazı renklerle eşleşerek kullanılmaları.

Örneğin tercihiniz parlak dudaklardan yanaysa, kullanacağınız gloss'un rengini olabildiğince doğala yakın tutmanızda fayda var. Böylece, parlatıcının daha masum bir etki yaratmasını sağlayabilirsiniz.

Mat dokularda ise mercan ve somon tonları öne çıkıyor. Özellikle solgun bir cilt ve hafif rimelli kirpiklerle kullanabileceğiniz mercan rengi ile son derece güncel ve taze bir hava yakalamanız mümkün. Bu görünümün en güzel örnekleri Missoni podyumlarında yer aldı.

Eski sandıklardan çıkarılan ve henüz gözümüzün pek alışmadığı bir diğer dudak trendi ise, rujdan koyu kalemle çekilmiş kontur. Givenchy defilesinde karşımıza çıkan bu görünüm, sanırız vintage-severleri memnun edecek.

Artık tam bir klasik olan kırmızı ruja gelince: Mat ve yarı-mat kullanımı öne çıkan kırmızının tonu da biraz açılmış gibi duruyor. Nar çiçeğine yaklaşan kırmızı, tek bir ürünle görkemli bir görünüm yakalamak isteyenlerin tercihi olacak. 

Yanakları vurgulayın

Allık uygulamalarında iki önemli trend öne çıkıyor bu sezon. İlki; 70'li yıllarda gündemde olan, elmacık kemiklerini ortaya çıkaracak şekilde yapılan keskin hatlar. Bu tarzı seçiyorsanız, toprak tonlarında renklere yönlenebilirsiniz. Bu stile en iyi örnek, Givenchy defilesinde gördüklerimiz.

İkinci eğilim ise, spordan yeni çıkmışcasına bir etki yaratan, pembeleşmiş yanaklar. Pembe, uçuk şeftali ve lilanın tüm tonlarıyla bu görünümü yaratabilirsiniz. Zac Posen ve Derek Lam gibi isimler de bu masum görünümü tercih eden modacılar arasında.

Odak noktası

Yıllardır alıştığımız seçeneklere alternatif olarak; gözlere artık daha renkli farlar sürebilir, daha uzun eyeline çekebilir veya daha büyük takma kirpikler kullanabilirsiniz. Renkli far için uçuk mavi, lila, uçuk pembe göz farını gözlerin üzerine yoğun olarak uygulamaya tercih edebilirsiniz.

Kalın, uzun kuyruklu ve neredeyse opera sanatçılarınki gibi duran dramatik etkili bir eyeliner uygulayabilirsiniz. Özellikle geceleri dışarı çıkarken tercih edin.  Alışılmıştan vazgeçemiyorsanız lacivert-gri karışımı farla buğulu gözler yaratabilirsiniz.

Çarpıcı saçlar

Saçlarda geriye dönüş hakim. 80'li yılların yandan ayrılmış ve önü kabartılıp toplanmış saç modellerinin yeniden karşımıza çıkıyor.

Açık saçlar için omuz hizasında kesilmiş saçlarda iri dalgalar yaratarak, bu bukleleri yataktan yeni kalkmış efekti verecek gibi ellerle karıştırmak yeni trend. Ancak özel bir davet için hazırlanıyorsanız, eski Hollywood yıldızlarının vaglı modellerini de rahatlıkla uygulayabilirsiniz.

Toplu saçlardan biri dağınık topuz! Toplamayı sevmeyenler için örgü at kuyruğuna alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle uzun saçlara çok yakışan örgülerin de ortak noktası, hafifçe dağınık gözükmeleri.

Eğer iyice radikal bir alternatif arıyorsanız, retro ile bohemi birleştiren afro modelleri de deneyebilirsiniz. Tamamen nostaljik bir görünüm yaratmak istiyorsanız uçuk mavi göz farı ile birleştireceğiniz bu saç modelini, kalın kaşlarla bir araya getirerek daha modern ve güncel bir etki de yakalayabilirsiniz. 

Saçlar için öneriler

Elektriklenen ve hacimsiz saçlar için önerilerSaçınız hacimsiz görünüyor ve sürekli elektrikleniyorsa, hiç dert etmeyin. İşte sizi mutlu sona ulaştıracak çözümler.


Elektriklenen ve hacimsiz saçlar için altın öneriler

Hacimsiz saçlar

Nedeni: İnce telli saçlar genetiktir. Uzmanlar, doğru ürünlerin bir arada kullanıldığında hacim kattığını, fakat yanlış kombinasyonların saçı daha da sönük gösterdiğini söylüyor.


Çözüm

Etiketleri okuyun

Ürünlerin içerik listesinde polyquaternium maddesinin olup olmadığına bakın. Bu hafif polimerler, John Frieda, Volume şampuanında olduğu gibi, ince saç telini kalınlaştırıyor. Pürüzsüzleştirici ve düzleştirici ürünlerden ise uzak durun.

Hafifçe nemlendirin

Karışan saçları açmak için sadece kulak hizasından uçlara kadar saç kremi uygulayın. Saç uzmanı Philip Kilngsley, saç kremine gerek kalmadan düğümleri açmak için, duşa girmeden önce saçlarınızı taramanızı öneriyor.

Yer çekimini unutun

Uzmanlar dolgunluk için saç köpüğünün mutlaka gerektiği konusunda hem fikir. Fruit Kicks'inki gibi golf topu büyüklüğünde bir miktar köpüğü, saç henüz nemliyken köklerine uygulayın ve ardından uçlara kadar tarayın.

Dalgalar yaratın

Fönü orta ısıya ayarlayarak, başınızı öne eğin ve saçınızı kurutun. Sonra saçınızı geriye doğru atın ve bir fırça yardımıyla sadece uçları düzeltin. Hacim kazandırmak için saçı yatay bir şekilde ince tutamlara ayırın ve orta kalınlıkta bir maşaya sarın.

Önerdiğimiz ürünler: Fonex saç maşası, 70 TL. John Frieda Luxurious Volume hacim şampuanı, 250 ml., 22 TL. Organicum Active Conditioner saç kremi, 350 ml., 34 TL. Fruit Kicks hacimlendirici köpük, 250 gr., 14.50 TL. L'oreal Tecni Art Volume Riche saç köpüğü, 250 ml., 44 TL.

Elektriklenme

Nedeni: Saç, havadaki nemi hapsettiği zaman elektriklenir. Saç telinin dış yüzeyi pürüzlü ve parça parçaysa, su moleküllerinin içeri sızarak korteksi genişletmesi daha kolay olur.

Çözüm

Nemsizliği giderin

Duşta saçınızın yeterince nem kazanmasını sağlarsanız, gün boyu havadaki nemi emmesine engel olursunuz. Sebastian'ın Light serisindeki şampuan ve saç kremi, saçı ağırlaştırmadan hacim katıyor ve kabaran saçları pürüzsüzleştiriyor.

Tamamen kurutun

Saçınızı, kıl uçlarında minik toplar olan bir fırçayla kurutun. Bunlar ısıyı emerek saçı daha hızlı düzleştirir. Nemli saç elektriklenmeye daha fazla meyillidir. Kurutma işlemini gereğinden daha erken sonlandırmayın.

Mühürleyin

Bir damla silikon bazlı serumla, saç telindeki boşlukları doldurun ve nemin içeri girmesini engelleyin. Kerastase Oleo-Relax gibi üzerinde 'parlaklığı verir' ya da 'anti-frizz' yazan ürünler silikon içerir. Ürünü avucunuzda ısıtın ve ortadan uçlara kadar parmaklarınızla saça yedirin.

Önerdiğimiz ürünler: Kerastase, Nutritive Oleo Relax Anti-frizz serum, 125 ml., 60 TL. Sebastian, Light saç kremi, 250 ml., 49 TL. Sebastian, Light şampuan, 250 ml., 44 TL. Oval fırça, 30 TL

25 Mart 2010 Perşembe

Saçlar parlak ve canlı olabilir

Saçlarınız parlak ve canlı olması içinBayanlar saç bakımında saçlarınızın parlak ve sağlıklı saçlar için önerilerimize kulak verin

Bayanlar kendi görüntünüze uygun saç kesimi için kuaförünüze güvenin ve kendinizi ona bırakın... İster inanın ister inanmayın bacak bacak üstüne atıp, karışmadığınızda kesim sonrasında farklı ve farklı bir görüntüye kavuşabilirsiniz.


Mükemmel kimya

Bayanlar Saçlarınızın yapısını anlatın: Saçlarınızı boyatmadan, düzleştirmeden veya perma yaptırmadan önce, saçlarınızın yapısıyla ilgili kuaförünüzle konuşun. Bu uygulamaları daha önce yaptırdıysanız ve herhangi bir sorunla karşılaştıysanız anlatın. Böylece kuaförünüz saçınıza uygulayacağı malzemelerle ilgili daha kolay karar verebilecektir.

Saçlarınız Yeni renkle canlanın: Saçlarınızı yıkamadan önce güçlendirici ürünler kullanın. Her yıkamamadan sonra saçlarınızın rengi giderek solar... Haftada iki kere saç rengini artıran ve kökleri güçlendiren bir şampuanla masaj yaparak uygulayın ve sabah yıkayın. Saçlarınızı boyatmadan önce daha önceki boya artıklarından kurtulun ve sonrasında yeniden boyatın.

Düzleştirme stratejileri

Saçlarınızı Fönletin: Kıvırcıkları kontrol edin. Saçlarınızı düzleştirirken, saçlarınızın tamamen kuruduğundan emin olun. Saçlarınızın nemli kalması düz şeklin çabuk bozulmasına neden olur.

Saçlarınızı Ütüleyin: Saçları hızlı bir şekilde düzleştirmenin diğer bir yolu da ütülemektir. Nasıl yapabilirsiniz? Saçlarınızı parmaklarınızla düzleştirerek fönleyin. Saçlarınız kuruyunca düz bir fırça ile tarayın, varsa parlatıcı veya sprey uygulayın. En sonunda 3-4 cm'lik kısımlar halinde düz bir zeminde ütü uygulayın. Bu yöntemnle saçlarınız 2-3 gün düz kalacaktır.

Parlak saçlar

Parlak saçlar az şampuan: Daha çok parlaklık için daha az şampuan... Saçlarınız yağlanmadıkça her gün yıkamayın. Saçları hergün şampaunla yıkamak saçları koruyan, besleyen ve parlak gösteren doğal yağını yok eder. Eğer saçlarınız kuru, yıpranmış ve boyalıysa saçlarınızı 2 gün yıkamayın. Eğer saçlarınız normalse bir veya iki gün yıkamayabilirsiniz. Saçlarınız şeklini kaybediyorsa sadece su ile durulayın.

Bayanlar En iyi fön: 1600 watt'lık bir fön makinesi, hızlı ve güçlü kurutma sağlayarak, kalıcı ve etkili fön sağlar. Aşırı sıcak havanın saçlarınıza zarar vermediğini mutlaka kontrol edin. Standart fön makinelerinden daha uzun süre kalıcılık sağlar. Yandaki saçlarınızı şekillendirmeniz zor oluyorsa ıslak veya kuru saçlar için olan saç şekillendiricilerden kullanabilirsiniz.

Dalgalı saçlar

Bayanlar Saçlarınıza dalga verirken yakmayın: Saçlarınızı saç maşasıyla kıvırcık hale getirirken kızartmayın. İnce saçları kıvırcık hale getirirken kuru olmasına dikkat edin. Sonrasında uygulayacağınız sprey bvozulmasını önleyecektir. Cansız saçları 3 - 5 cm genişliğinde ayırarak şekillendirmeye çalışın. Eğer saçlarınızı kurutma makinesine sokacaksanız 30 dakikadan fazla beklemeyin.

Kısa sürede dalga şekline kavuşma: Kuru ve temiz saçınızı 3-5 cm genişliğinde ayırın. Daha sonra iki , üç veya daha fazla parmağınıza dolayın. Ancak unutmayın, daha büyük dalgalar çabuk bozulur. Bir tokayla tutturun ve fön makinesiyle 10 dakika kurutun. Tokaları çıkartın ve güzel şekillendirin.

Saçlarınızı Dalgalı bırakın: Her zaman dalgalı saçlar kullanılmayabilir. Yeni model bigudilerle saçlarınıza dalga kazandırabilirsiniz. Kumaş bigudileri seçerseniz saçlarınızı diplerine kadar sarabilirsiniz.

11 Mart 2010 Perşembe

Saçların 13 sorununa 13 çözüm



13 sorun için 13 çözümSaçlarınız kırılıyor mu, hiç parlamıyor mu, şekle mi girmiyor, yoksa kepeklendi mi? İşte belli başlı 13 saç problemine 13 pratik çözüm önerisi.

Saçlarım çok uzun, hiç şekle girmiyor
Uzun saçlara şekil vermek zordur. Biraz daha hacimli ve dalgalı görünmesini istiyorsanız saçlarınızı yıkayıp nemini aldıktan sonra bolca köpük sürün. Ardından kalın bigudilerle saçınızı sarın. Yarım saat beklettikten sonra bigudileri açın ve parmaklarınızla şekil verin. Saçımı yıkayacak vaktim yok Dert etmeyin. Talk pudranızı saç diplerine serpiştirin. Bu, çok eski bir taktik.


Bir tane de yeni taktiğimiz var. Yüz temizleme toniğini bir parça pamuğa dökün ve saç diplerinizi bununla temizleyin. Ardından saçınıza birkaç damla parfüm sürün. Bir öneri daha: Saçlarınızı iyice fırçalayın. Ardından diplerine az miktarda saç köpüğü sürün ve kalın bigudilerle sarın. 15 dakika sonra saçlarınızı açın ve istediğiniz şekli verin.
Saçımı birden kepek bastı
Muhtemelen şu sıralar yoğun stres altındasınız. Saç derisi aynen cildinizin diğer bölgeleri gibi strese karşı tepki verir. Cildinizi yormayacak bir kepek şampuanı sorunu çözebilir.
Saçlarımı uzatmak istiyorum
İşini çok iyi bilen bir kuaförle geçiş dönemini kolay atlatabilirsiniz. Çeşitli ışık oyunlarıyla gölgelerle geçiş dönemini iyi bir saç modeliyle geçiştirebilirsiniz.

Permamın zamanı doldu
Saçı permalı olan kadınlar genelde kremli şampuanlar kullanır. Permanızın süresi dolmaya başladığında bunlardan uzak durun. Çünkü kremli şampuanlar saçı ağırlaştırır, bukleleri çeker. Saçlarınızı normal bir şampuan ile yıkadıktan
sonra bukleleri koruyan kremlerden sürün.

Saçlarım çok cansız ve dökülüyor
Saçların cansız olmasının en büyük nedeni yetersiz kan dolaşımı. Bu, aynı zamanda saçların dökülmesine de yol açıyor. Kan dolaşımını artırmak için günde iki kere saç derinize parmaklarınızla masaj yapın. Faydasını göreceksiniz. Taramak da farklı bir masaj yöntemi. 

Saçlarım çok mat, parlamıyor
Saçlarınız birkaç ayda bir, ekstra bakım yapmalısınız. Çeşitli kozmetik firmalarının yoğun bakım maskelerini kullanabilirsiniz. Saç tipinize en uygun olanını kuaförünüze danışın. Ancak yoğun bakımı yaparken dikkat etmeniz gereken noktalar var. Mesela asla bakımı saçlarınızı yıkadıktan sonra yapmayın. Çünkü fazla bakım kremi saçları daha da matlaştırıyor.
Saçımın boyası hemen akıyor
Kına, boya, ya da geçici boya, mutlaka her yıkamada biraz kan kaybediyor. Bunu engellemek için son durulama suyuna bir miktar sirke karıştırın. Ekşi, boyanın akmasını engelliyor.
Saçım çok uzun, tararken zorlanıyorum
İnce telli ve uzun saçlar yıkadıktan sonra birbirlerine dolanırlar. Tararken de kişiye cehennem azabı çektirirler. Bunu önlemek için kayısı özlü şampuanlar ve saç kremleri kullanın. Kayısı özünün içindeki yağ, saçların içiçe geçmesini önler.

Saçlarım çok elektrikleniyor
Saçların elektriklenmesi çeşitli nedenlere bağlı. Ancak en önemli neden, yanlış yıkama ve tarama. Saçınızı çitileyerek yıkıyorsanız, elektriklenmesi ve kabarması normal. Aynı zamanda metal saç fırçaları ve kuru fırçalama saçı
elektriklendiriyor. Kullandığınız saç fırçası kıldan ya da ahşaptan olmalı. Bunu önlemek için saçınızı yumuşak bir şekilde yıkayın. Tarama aşamasında ise fırçaya bir miktar saç kremi sürün. Krem, saçın elektriklenip kabarmasını
önler.
Saçım hiç fön tutmuyor
Gerçekten de bazı saçlarda uzun fönlerden sonra bile model hemen kayboluyor. Çok ince telli ya da çok kalın telli olanlarda böyle bir sorun olabilir. Eğer saç teliniz çok inceyse hacim katan şampuanlardan kullanın. Ayrıca yıkamada saç
kremini ya hiç kullanmayın ya da çok ekonomik kullanın. Kalın telli saçlar da şekle girmekte zorlanırlar. Şampuandan sonra durulama gerektirmeyen saç kremleriyle bakım uygulayın. Fön çektirmeden önce saçınızı bir miktar
köpükleyin.
Büroda saçıma kötü kokular siniyor
Sürekli kapalı mekanlarda çalışanlar böyle bir sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Odada sigara içildiğinde saçlara bu kokunun sinmemesi olanaksız. Ancak bu kokuyu yoketmek mümkün. Saçınızı biraz ıslatın, ardından güçlü bir
şekilde tarayın. Başınızı öne doğru eğin ve enseden tarayın. Saçınızı iyice havalandırdıktan sonra bir miktar parfüm sıkın.

Saçlarım kırıldı
Mutlaka bir-iki santim kestirmelisiniz. Bunun dışında özel saç bakım kremleri kırık uçları tamir eder. Saçlarınızın kırılmasını önlemek için çok sıcak kurutmamalı. Ve havluyla nemini alırken dikkatli olmalısınız. Ayrıca saç tokaları da saçları kırıyor.


27 Şubat 2010 Cumartesi

Saçlarınızın neden döküldüğünü biliyor musunuz?

Saçlarınız neden dökülüyor?Bir çok insan saç dökülmesinden şikayetçi olurlar. Ve bir çok çare ararlar, peki bu soruyu kendinze sordunuz mu saç dökülmesinin de bir nedeni varmı?

Dikkat! Saçlarınızın dökülmesi, sağlığınızla ilgili önemli değişikliklerin göstergesi olabilir.


Bakımlı ve temiz saçlar, yüzyıllardır özellikle kadınlar için güzelliğin en önemli unsurlarından birisi. Öyle ki saçlarda meydana gelen her patolojik durum, kişide derin psikolojik sorunlara sebeb olabiliyor. Dolayısıyla saç problemleri kişiler için önemli bir stres kaynağı yapıyor. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın, kadınlarda saç dökülmelerinin nedenleriyle ilgili bilgi verdi.

Kadınlarda; "yaygın" ve "erkek tipi" olmak üzere iki tip saç dökülmesi görülüyor. Erkek tipi saç dökülmesinde, özellikle saç üst kısımlarında seyrelme ve bu bölge saçlarında incelme gerçekleşiyor. Erkek tipi saç dökülmesi genellikle yumurtalık kistleri, hormonal bozukluklar ve böbrek üstü bezi büyümeleri sonucu oluşuyor.

Hızlı kilo kaybı saçların dökülmesine neden oluyor

Anadolu Sağlık Merkezi'nden Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın, kullanılan ilaçlardan beslenme alışkanlıklarına kadar pek çok faktörün saç dökülmesi üzerinde etkili olabileceğini belirterek şu bilgileri verdi:

"Saç, vücut sağlığının spesifik bir barometresidir. Saç dökülmesinin yaygın nedenleri arasında tansiyon düşürücü, kan sulandırıcı, lipid düşürücü ve guatr ilaçlarının da araların da bulunduğu ilaçların yanı sıra radyasyon ve kemoterapi gibi kimyasal maddelere maruz kalınması yer alıyor. Hormonal nedenler ile sıkı diyetler ve hızlı kilo kaybı gibi beslenme faktörleri, anemi, gebelik, ateşli hastalıklar da saç dökülmelerinde etkili oluyor. Vitamin ve özellikle çinko ve selenyum gibi mineral eksiklikleri, yaşlılık, tiroid ve bağışıklık sistemi hastalıkları, yaygın veya bölgesel deri hastalıkları, psikolojik veya fiziksel stres gibi nedenler de saç dökülmelerine yol açıyor."

Saçın her gün yıkanması doğru değil

Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın Saç dökülmesini önlemek için önce buna neden olan hastalıkların tedavi edilmesi gerektiğini söyledi ve saçın her gün yıkanmasının doğru olmadığına dikkat çekti:

"Saç dökülmesini önlemek için öncelikle altta yatan hastalıkların tedavi edilmesi gerekiyor. Bunun dışında beslenme alışkanlıklarına, özellikle proteinden zengin, karbonhidrattan fakir beslenmeye, yeşil sebze, süt, yumurta, baklagiller tüketimine dikkat edilmeli. Saça mümkün olduğu kadar boya, jöle, fön gibi fiziksel ve kimyasal uygulamalar yapılmamalı. Kışın soğuğa, yazın güneş ve deniz suyunun oluşturduğu kuruluğa karşı gerekli önlemler alınmalı. Saçı her gün yıkamak doğru değil. İki üç günde bir PH değeri 5,5 olan şampuanlar ile yıkamak yeterli. Saçı sık yıkamak saçın yağ dengesini bozar. Eğer bu hususlara dikkat edilirse zaten saç dökülmesi de en aza indirilir."

Sonbaharda saçlar daha çok dökülüyor!

Sonbaharda saç dökülmesi diğer mevsimlere göre daha fazla oluyor. Bunun nedeni bu mevsimde sebze ve meyvenin az olması nedeniyle vitamin alımının azalmasıdır. Ayrıca havaların soğumaya başlamasıyla saçı besleyen kısım olan ve saç soğanı olarak adlandırılan bölgedeki kanlanmanın azalması, soğan kısmının boyutlarında küçülmeye neden oluyor. Bu da saçta dökülmeye yol açıyor. Fakat bir süre sonra bu dökülme kendiliğinden geçiyor. Devam etmesi durumunda bir doktora başvurmakta yarar var.

Gebelik döneminde saçların tümü büyüme evresine girerken, doğumdan üç dört ay sonra saçların hepsi dökülme evresine giriyor ve dökülüyor. Fakat bu, mevsimsel saç dökülmesi gibi geçici bir durum. Doğumdan sonra başlayan bu saç dökülmesi 6 ay ila 1 yıla kadar uzayabiliyor. Gebelik döneminde ek çinko kullanımıyla doğum sonrası meydana gelen saç dökülmesinin şiddeti azaltılabiliyor. Ayrıca gebelik döneminde demir eksikliğinin giderilmesi de bu dökülmenin azaltılması açısından önem taşıyor.

Sağlıklı saçlar için deniz mahsulleri tüketin

Saç dökülmesinin en önemli nedenlerinden birisi dengesiz beslenmedir. Sağlıklı saçlar için öncelikle;

• Yeterli protein ve çinko (özellikle yumurta, deniz ürünleri, fasulye, ceviz ve süt),

• B12 vitamini (karaciğer, börek gibi sakatatlar, deniz ürünleri ve süt),

• Folik asit (yeşil yapraklı sebzeler, mısır ve mercimek),

• Bakır (lahana, karnabahar ve diğer yeşil yapraklı sezeler)

• Selenyum (deniz ürünleri, soğan, sarımsak) gibi vitamin ve minerallerin yeterli düzeyde alınmasına dikkat edilmesi gerekiyor.

Ayrıca sigaradan uzak durmak saç sağlığı için önem taşıyor.

Bilinenin aksine saçları kısa kestirmekle saçların gürleşmesi arasında doğrudan bir bağlantı bulunmuyor. Sadece saçların uzaması ile saç telleri daha kırılgan bir hale geliyor. Saç bu kırılmaların temizlenmesi ile daha kolay uzuyor ve daha canlı hal alıyor.