kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2010 Perşembe

Yanlış tercih edilen kozmetikler

Yanlış kozmetiklere dikkat!Kozmetik ürünler doğru seçilmezse faydadan çok zarar getirebilir.

Yanlış tercihler, ciltte hassasiyet, egzama, akne, renk değişikliği, kozmetik tahammülsüzlüğü gibi sonuçlar doğurabilir. Şampuanlar egzamaya, parfümler ciltte lekeye ve bazı kozmetikler ciltte renk açılmasına sebep olabilir.

Yanlış kozmetik seçimi; ciltte hassasiyet, egzama, kozmetik tahammülsüzlüğü, akne ve renk değişikliği gibi yan etkilere sebep olabilir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; kozmetik ürünlerde doğru seçimin çok önemli olduğunu vurgulayarak, yanlış kozmetik seçimiyle ilgili uyarılarda bulundu.

Okan, kozmetik tahammülsüzlüğün ciltte yanma, batma, sızlama ve gerginlik gibi bulgularla kendini göstereceğini söyledi. Dr. Okan, "Kozmetik ürünün her uygulanmasından sonra şikâyetler belirir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Bu yakınmaya sahip kişilerin alkol, vitamin A, alfa hidroksi asit gibi cildi tahriş edici ürün kullanmaması gerekir." dedi.

Egzama; kozmetiklerin sebep oldukları bir diğer yan etki. Egzamanın alerjik ve tahriş egzaması olmak üzere iki çeşidi olduğunu ifade eden Dr. Gökhan Okan, "Sabunlar, göz makyaj ürünleri, nemlendiriciler ve şampuanlar tahrişe neden olabilecek kozmetik ürün gruplarıdır. Reaksiyon ürün kullanımından hemen sonra gelişeceği gibi, uzun süre kullanım sonrasında da başlayabilir. Ürünün kullanıldığı bölgede yanma, batma ve kaşıntı gibi bulgular bulunur." dedi. Hasta ürünü kullanmaya devam ettiğinde kızarıklık, pullanma ve kepeklenme saptanır. Oluşmasında cildin kuruluğu ve koruyucu tabakanın zarar görmesi ana nedendir. Okan, göz kapağı derisinin ince olduğunu ve bu nedenle tahrişe karşı özellikle çok duyarlılık göstereceğini dile getirdi. Alerjiye sebep olan maddenin tespitinde patch test (yama testi) yapılabiliyor.

PARFÜM CİLDİNİZİ LEKELENDİRMESİN

Dr. Gökhan Okan, kozmetiklerürünlerin içinde bulunan bazı maddelerin güneş gören alanlarda ultraviyole ışınlarıyla kimyasal reaksiyona girerek ciltte tepkiye sebep olabileceğini ifade etti. Okan şu bilgileri verdi:

"Parfümler, bergamot yağı ve tıraş losyonları bu tepkilere neden olabilecek kozmetik gruplarıdır. Ciltte kızarıklık, su toplaması ve renk artışı gibi bulgular gözlenir. Sivilce tarzı oluşumlar kozmetik kullanımı sonrası gözlenebilecek bir diğer yan etkidir. Genellikle kapalı komedonlar şeklinde kendini belli ederken bazen iltihabi sivilceler de görülebilir. En sık, yağlı yüz kremleri bu etkiye neden olur."

Kozmetik ürünlere bağlı nadiren ciltte renk açılması, renk koyulaşması nadiren de olsa, deriden emilip sistemik dolaşıma geçmesinden kaynaklanan yan etkiler de oluşabileceğini söyledi. Okan, "Örneğin; genital bölge temizleyicilerinin sık ve yoğun miktarda kullanımı özellikle kadınlarda idrar yollarının tahriş olmasına sebep olur." uyarısında bulundu.

Kozmetik ürün kullanırken bunlara dikkat edin!

Cilt tipine göre kozmetik: Öncelikle cilt tipine uygun kozmetik ürün seçilmeli. Kişi cilt analizini bir dermatoloğa yaptırmalıdır. Yağlı cilde sahip kişiler genellikle cildi kurutucu ve su bazlı ürün seçmesine karşılık, kuru cilt yapısındakiler alkol içermeyen nemlendirici ürünleri tercih etmelidir.

Göz çevresine ayrı krem: Göz çevresine o bölge için hazırlanmış ürün dışındaki kozmetiklerin uygulanmamasına önem verilmeli.

Aynı anda kullanmayın: Çok fazla kozmetik aynı anda uygulanmamalı.

Kapaklarını kapatın: Ürünlerin kapakları kapalı tutulmalı, havayla teması engellenmeli.

Enfeksiyona sürmeyin: Enfeksiyon varlığında kozmetikler o bölgeye uygulanmamalı.

Makyajla uyumayın: Makyaj çıkartılmadan yatılmamalı.

Kimseyle ortak kullanmayın: Kozmetik ürünleri başka biriyle ortak kullanmayın.

Son kullanma tarihine dikkat edin: Renk, kıvam, koku değişikliği olan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler kullanılmamalı.

Yan etkisi varsa bırakın: Herhangi bir istenmeyen etkiyle karşılaşıldığı zaman, hemen o ürünün kullanımı kesilmeli ve dermatoloji uzmanına başvurulmalı.

Kaynak:Leyditurk.com

11 Mart 2010 Perşembe

Saçların 13 sorununa 13 çözüm



13 sorun için 13 çözümSaçlarınız kırılıyor mu, hiç parlamıyor mu, şekle mi girmiyor, yoksa kepeklendi mi? İşte belli başlı 13 saç problemine 13 pratik çözüm önerisi.

Saçlarım çok uzun, hiç şekle girmiyor
Uzun saçlara şekil vermek zordur. Biraz daha hacimli ve dalgalı görünmesini istiyorsanız saçlarınızı yıkayıp nemini aldıktan sonra bolca köpük sürün. Ardından kalın bigudilerle saçınızı sarın. Yarım saat beklettikten sonra bigudileri açın ve parmaklarınızla şekil verin. Saçımı yıkayacak vaktim yok Dert etmeyin. Talk pudranızı saç diplerine serpiştirin. Bu, çok eski bir taktik.


Bir tane de yeni taktiğimiz var. Yüz temizleme toniğini bir parça pamuğa dökün ve saç diplerinizi bununla temizleyin. Ardından saçınıza birkaç damla parfüm sürün. Bir öneri daha: Saçlarınızı iyice fırçalayın. Ardından diplerine az miktarda saç köpüğü sürün ve kalın bigudilerle sarın. 15 dakika sonra saçlarınızı açın ve istediğiniz şekli verin.
Saçımı birden kepek bastı
Muhtemelen şu sıralar yoğun stres altındasınız. Saç derisi aynen cildinizin diğer bölgeleri gibi strese karşı tepki verir. Cildinizi yormayacak bir kepek şampuanı sorunu çözebilir.
Saçlarımı uzatmak istiyorum
İşini çok iyi bilen bir kuaförle geçiş dönemini kolay atlatabilirsiniz. Çeşitli ışık oyunlarıyla gölgelerle geçiş dönemini iyi bir saç modeliyle geçiştirebilirsiniz.

Permamın zamanı doldu
Saçı permalı olan kadınlar genelde kremli şampuanlar kullanır. Permanızın süresi dolmaya başladığında bunlardan uzak durun. Çünkü kremli şampuanlar saçı ağırlaştırır, bukleleri çeker. Saçlarınızı normal bir şampuan ile yıkadıktan
sonra bukleleri koruyan kremlerden sürün.

Saçlarım çok cansız ve dökülüyor
Saçların cansız olmasının en büyük nedeni yetersiz kan dolaşımı. Bu, aynı zamanda saçların dökülmesine de yol açıyor. Kan dolaşımını artırmak için günde iki kere saç derinize parmaklarınızla masaj yapın. Faydasını göreceksiniz. Taramak da farklı bir masaj yöntemi. 

Saçlarım çok mat, parlamıyor
Saçlarınız birkaç ayda bir, ekstra bakım yapmalısınız. Çeşitli kozmetik firmalarının yoğun bakım maskelerini kullanabilirsiniz. Saç tipinize en uygun olanını kuaförünüze danışın. Ancak yoğun bakımı yaparken dikkat etmeniz gereken noktalar var. Mesela asla bakımı saçlarınızı yıkadıktan sonra yapmayın. Çünkü fazla bakım kremi saçları daha da matlaştırıyor.
Saçımın boyası hemen akıyor
Kına, boya, ya da geçici boya, mutlaka her yıkamada biraz kan kaybediyor. Bunu engellemek için son durulama suyuna bir miktar sirke karıştırın. Ekşi, boyanın akmasını engelliyor.
Saçım çok uzun, tararken zorlanıyorum
İnce telli ve uzun saçlar yıkadıktan sonra birbirlerine dolanırlar. Tararken de kişiye cehennem azabı çektirirler. Bunu önlemek için kayısı özlü şampuanlar ve saç kremleri kullanın. Kayısı özünün içindeki yağ, saçların içiçe geçmesini önler.

Saçlarım çok elektrikleniyor
Saçların elektriklenmesi çeşitli nedenlere bağlı. Ancak en önemli neden, yanlış yıkama ve tarama. Saçınızı çitileyerek yıkıyorsanız, elektriklenmesi ve kabarması normal. Aynı zamanda metal saç fırçaları ve kuru fırçalama saçı
elektriklendiriyor. Kullandığınız saç fırçası kıldan ya da ahşaptan olmalı. Bunu önlemek için saçınızı yumuşak bir şekilde yıkayın. Tarama aşamasında ise fırçaya bir miktar saç kremi sürün. Krem, saçın elektriklenip kabarmasını
önler.
Saçım hiç fön tutmuyor
Gerçekten de bazı saçlarda uzun fönlerden sonra bile model hemen kayboluyor. Çok ince telli ya da çok kalın telli olanlarda böyle bir sorun olabilir. Eğer saç teliniz çok inceyse hacim katan şampuanlardan kullanın. Ayrıca yıkamada saç
kremini ya hiç kullanmayın ya da çok ekonomik kullanın. Kalın telli saçlar da şekle girmekte zorlanırlar. Şampuandan sonra durulama gerektirmeyen saç kremleriyle bakım uygulayın. Fön çektirmeden önce saçınızı bir miktar
köpükleyin.
Büroda saçıma kötü kokular siniyor
Sürekli kapalı mekanlarda çalışanlar böyle bir sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Odada sigara içildiğinde saçlara bu kokunun sinmemesi olanaksız. Ancak bu kokuyu yoketmek mümkün. Saçınızı biraz ıslatın, ardından güçlü bir
şekilde tarayın. Başınızı öne doğru eğin ve enseden tarayın. Saçınızı iyice havalandırdıktan sonra bir miktar parfüm sıkın.

Saçlarım kırıldı
Mutlaka bir-iki santim kestirmelisiniz. Bunun dışında özel saç bakım kremleri kırık uçları tamir eder. Saçlarınızın kırılmasını önlemek için çok sıcak kurutmamalı. Ve havluyla nemini alırken dikkatli olmalısınız. Ayrıca saç tokaları da saçları kırıyor.


8 Mart 2010 Pazartesi

Kadınların çözümlenemeyen en önemli sorunu

Tıp ve kozmetik dünyası modern kadının önemli sorunu selülitin çözümü için yoğun uğraş veriyor. Selülit tedavisi amacıyla birçok ürün ve yöntem öneriliyor. Ancak kozmetik sanayinin pazarladığı selülit kremleri ve güzellik salonlarında uygulanan yöntemlerin etkileri kalıcı değil. 

 Selülitlerin kesin oluşma nedeni belirsiz
Selülit sıklıkla kadınlarda; uyluk ve kalçalarda yoğun olarak görülen çukurlaşmalara verilen addır. Tıbbi literatürde hidrolipodistrofi olarak bilinir. Deri altında bulunan yağ dokusunun deri içine doğru düzensiz bir şekilde ilerlemesi olarak ifade edilebilir. Nasıl oluştuğu konusunda birbirinden farklı birçok tez ileri sürülse de kesin olarak bir şey söylemek henüz erken. 



Kadınlarda daha çok görülmesi nedeniyle hormonal ve genetik etkinin varlığı düşünülüyor. Özellikle, son yıllarda yapılan genetik çalışmalarda kadınlarda bulunan yağ lobüllerinin erkeklerden farklı olduğu belirlendi. Yağ hücrelerini birbirinden ayıran ‘septa’ denilen duvarlarda erkek ve kadın arasında belirgin ayrılıklar saptandı. Bu da, bu rahatsızlığın oluşum nedenlerini etkileyen en önemli unsurlardan biri olarak kabul ediliyor.


Kremler gerçekten işe yarıyor mu?
Medicana Çamlıca Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Vefa Gönenç, selülit oluşumu ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi. Gönenç, "Bu çukurlaşmalar derece derece görülüyor. Bu sayede bir sınıflama yapmak mümkün. En hafif formunda selülit elle sıkmayla kendini belli eder. Kalça ya da uyluk bölgesinin elle kaba bir şekilde sıkılması sonrası çukurlaşmalar, düzensiz bir şekilde ve portakal kabuğunu anımsatacak bir görünümde belirginleşir. Orta dereceli formunda ise belirginleşme kendini ayaktayken bile gösterir. Daha da ağırlaştığında ise tablo yatar vaziyetteyken bile son derece rahat gözlemlenir. 



Günümüzde selülit tedavisi amacıyla birçok ürün ve yöntem öneriliyor. Topikal olarak (krem vb) şekilde önerilen ürünlerin içinde sıklıkla metilksantin türevleri bulunuyor. Ayrıca retinoidler, laktik asit vb gibi etken maddeler de kullanılıyor. Bunlar selüliti aktif olarak tedavi etmekten çok görünümdeki bozukluğu azaltma etkisi gösterirler. Ayrıca, son yıllarda kullanılan ve ağız yoluyla alınan bir madde de gittikçe yaygın olarak tercih ediliyorlar" dedi. 




20 Şubat 2010 Cumartesi

Doğal kozmetik olur mu?

Doğal kozmetik olur mu?Piyasada doğal diye nitelendirilen kozmetik ürünler gerçekten doğal mıdır?

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yasemin Yazan, piyasada 'doğal' diye nitelendirilen birçok kozmetik ürün olduğunu söyleyerek, 'Tüketici bu konuda dikkatli olmalı tamamen doğal ürün söz konusu değildir' diye söyledi.


Prof. Dr. Yasemin Yazan, gazetecilere yaptığı açıklamada, insanların sağlığına veya temizliğine verdiği önemi cilt sağlığına da vermesi gerektiğini belirterek, dış görünümün önemli olduğunu ve bu konuda cildin güzelliğinin ön plana çıktığını söyledi.

Kozmetik ürün kullanırken, cildi temizleme ve nemlendirmenin önemine işaret eden Yazan, 'Cilt bakımı ürünleri bugün, kozmetik ürünler arasında en büyük bölümü oluşturuyor. Kozmetik ürünlerin ham maddesinin doğal olabilmesi için bazı özellikleri taşıması gerekir. Birincisi bitki örtüsünden, hayvanlardan alınmalı ve mineral kaynaklı olmalı. İkincisi yenilenebilen yani tekrar tekrar elde edilebilir olmalı ve son olarak da büyük oranda elde edilip belli bir amacı olmalı' diye konuştu.

TÜMÜYLE DOĞALDIR DİYE BİR ŞEY YOK

Prof. Dr. Yazan, bir başka yaklaşımda da doğal ürünlerin, kimyasal tepkimelerden uzak olan ham maddeler olduğunun söylendiğini anlatarak, kimyasal tepkimeye girmemiş hiçbir ham maddenin söz konusu olmadığı uyarısında bulundu.

Yazan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bazı etiketlerde 'hiçbir sentetik madde içermez' ibaresi vardır. Böyle bir şey dünyada bir saçmalık olarak kabul edilir. 'Tümüyle doğaldır' diye bir şey yok. Ancak, doğal ham maddelerin kullanıldığı kozmetik ürünler vardır elbette. Bu doğal ham maddeler yalnız bu amaca yönelik yenilenebilen ham maddeler bile olsa, bunların cilt üzerinde beklenmedik birtakım etkileri çıkabilir. Hatta sıkı yönetmeliklere bağlı olan sentetik ham maddelere göre daha fazla olabilir diye söyleniyor. Çünkü doğal ham maddelerin bağlı olduğu çok sıkı yönetmelikler yok henüz. Onun için kozmetik bilimciler birtakım yollar arıyorlar. Doğal ham maddelerin yararları tabii ki çok yüksek ama bunların hem alerji yapmayan hem toksik (zehir etkisi) olmayan ve ciltte tahrişe neden olmayan özelliklerini belirlemek için birtakım yönetmelikler gerçekleştirmeye çalışıyorlar.'

TÜKETİCİ NE YAPMALI?

Doğal olduğuna inanarak herhangi bir kozmetik ürünü satın almadan önce, tüketicinin dikkat etmesi gereken hususlar olduğunu bildiren Prof. Dr. Yazan, şunları söyledi:

'Kozmetik ürünlerin tamamı olmasa bile bazıları için doğal olduğunu kanıtlayan bazı logolar geliştirildi. EcoCert logosu bunların en önemlileridir. Bu logo, ürünün büyük oranda doğal olduğunu gösterir. Bunun dışında geliştirilen bir diğer logo da Cosmebio logosudur. Yani biyolojik olarak kabul edilen kozmetik anlamına gelir. Tüketiciler bu logolara dikkat edebilir. Bu logoları taşıyan kozmetik ürünler bütün testlerden geçirilmiş ve tüketiciye sunulmuştur.'

Prof. Dr. Yazan, tüketicileri, kozmetik ürünleri aldıkları yer konusunda uyararak, tüketicilerin dışından kozmetik almamasını da önerdi.

9 Temmuz 2009 Perşembe

Sahte kozmetik ürünlere dikkat

Kozmetik ürünleri hijyenik ortamlarda üretilmedikleri takdirde sağlık sorunu yaratıyor!

Bir makyaj malzemesi firmasının pazarlama direktörü Arzu Kartal, yaptığı açıklamada, 'Her kadın güzeldir yeter ki güzelliğini kullanmayı bilsin' sözünün doğru olduğunu belirterek, güzelliğin sırrının iyi bir makyajdan geçtiğini söyledi.

Gözler daha ön planda
Bu yılın yaz makyaj modasında gözlerin daha fazla ön plana çıktığını belirten Kartal, Türk kadınının kozmetik ürünler arasında en çok oje ve ruju kullandığını, göz kalemi ve maskaranın da ruj ile oje kadar olmasa da gözde kozmetik ürünler arasında yer aldığını vurguladı.

Kartal, global ekonomik krizin kozmetik sektörüne etkilerine de değinerek, 'Kriz geçen yılın son çeyreğinde kozmetik sektörünü de olumsuz etkiledi. Ancak çok çabuk krizin etkilerinden kurtulup, normal hayatımıza döndük. Kozmetikte özellikle selektif markalar krizden çok daha fazla etkilendi' diye konuştu.


Sahte kozmetik ürünlerine dikkat
Sahte kozmetik ürünler konusunda tüketicileri uyaran Kartal, bu tür ürünlerin ciltte tahriş, kızarıklık, kaşıntı ve döküntüye neden olabildiklerine dikkati çekti.

Kartal, sahte ve kalitesiz kozmetik ürünlerin genellikle 'merdiven altı' diye tabir edilen yerlerde kaçak olarak üretildiğini dile getirerek, bu ürünlerin kullanımından kaçınılması gerektiğini söyledi.

Tüketicilerin bir kozmetik ürün alırken mutlaka üretici firmanın güvenilir olup olmadığına dikkat etmesi gerektiğini anlatan Arzu Kartal, 'Kadınların çok ucuz, merdiven altı kozmetik ürünleri kullanmamalarını ve sağlıklarını tehlikeye atmamalarını öneririm. Nispeten ucuza satılan kalitesiz ürünlerle kimse sağlığını riske atmamalı' dedi.

10 Ocak 2009 Cumartesi

Kozmetikde mücevher dönemi

Pahalı metal ve taşlar yaşlanmaya karşı korumada kadınların yardımına koştu!


Makyaj malzemelerini kasada saklamanın vakti geldi. Formüllerinde altın, safir, yakut gibi değerli maden ve taş kullanlan kozmetikler cilt bakımı ve makyajda 
lüksü tırmandırıyor.

Havyar içeren kremleri, elde edilmesi en zor yosunlarla formüle edilen losyonları, kıymetli termal sulardan yapılan serumları duymuştuk, evet... 

Tüm bu içerikler kadınlara ve bakımlı erkeklere "lüksün sınırı nerede?" sorusunu sorduruyor.

Kremlerin içinden artık altından, safire pek çok değerli maden bulunuyor. 

Cilt bakım uzmanlarına göre bu minareller ve değerli madenlerle elde edilen kozmetikler zengin formulleriyle cildi renklendirmekle de kalmıyor, koruyor ve kesinlikle de alerjiye neden olmuyor.

Cilde enerji veriyorlar

Çok özel teknikler sayesinde molekül haline getirilen ve sıvılaştırılan taş ve metaller, bu şekilde cildin alt tabakalarına kadar iletilebilir hale geliyor.
Mikropartüküller halde bulunan Bu aktif maddelerin önemli bir özelliği de ışığı mükemmel bir şekilde yansıtmaları ayrıca ciltteki kan dolaşımını hızlandırmaları.

Sinerji ve güzellik
Kozmetik firması Gemology’nin kurucusu Chrystelle Lannoy’un verdiği diğer bilgi de, değerli taşların karmaşık oligo-elementlerin bileşiminden oluştuğu ve çok kuvvetli bir sinerjiye sahip oldukları.
Yeşim, kuvars, yakut, zümrüt... Acaba bu taşlar kullanılarak üretilen kremler ve serumlar cilt bakımında lüksü hangi noktaya kadar taşıyacak.

Altın:
Enerji veren ve serbest radikallerin zararlarını önleyen altın, cilt için gerçek bir gençlik kaynağı. Helena Rubinstein'ın Gold Future Eye Reviver isimli göz kremi, La Prairie'nin Cellular Radiance Concentrate Pure isimli serumu, Guerlain’ın L’Or Base de Teint makyaj serisi ve Id Bare Minerals'ın 24 ayar altın içeren pudrası altınlı bakım ürünlerinden.

Safir ve yakut:
İkisi de cildin kolajen sentezini hızlandırıp daha dolgun ve genç bir görünüm almasına katkıda bulunuyor, Hormeta'nın Serum Feminissime isimli ürününde bulunuyorlar.

Yeşim:
Bileşiminde bulunan sodyum, cilt hücrelerinin nem dengesini kurmasına yardımcı oluyor.
Gemology'nin kuru ciltlere özel ürünü Gem Iade Creme, yeşim taşı kullanılarak formüle ediliyor.

Malakit (bakırtaş:
Bakır açısından çok zengin olan bu tam serbest radikallerin cilt üzerindeki olumsuz etkilerini engelliyor. Sisley'in Hydra-Global isimli nemlendiricisinde bulunuyor.

Rodokrosit:
Gül kurusu, pembe ve kırmızı renklerde olan bu taş, cildi canlandıran manganez mineralini içeriyor. M.A.C.'in Brume Hydratante Renevvel Defense isimli ürününün formülünde var.

Zeolite:
Bu, suyla temas ettiği anda ısınan bir mineral. Cilt üzerindeki en önemli faydasıysa, gözeneklerin açılmasını sağlaması. Neutrogena'nm Creme Exfoliante Chauffante Pure Glow isimli ürünü zeolite içeriyor.