cilt bakım ürünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt bakım ürünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2010 Perşembe

Güzelliğiniz için merak ettikleriniz

Güzelliğiniz için merak ettiklerinizİşte sizlere: Güzelliğiniz için merak ettikleriniz.

Otobronzanım erkek arkadaşımın çarşaflarında iz bırakacak diye ödüm kopuyor. Ne yapmalıyım?
Kullandığınız ürün şeffaf veya beyaz bir formüle sahipse endişelenmeyin. Ancak renklendirilmiş ürünler, özellikle terlediğinizde başka yüzeylere bulaşabilir. Böyle bir otobronzan kullanıyorsanız en az sekiz saat teninize yerleşmesini beklemelisiniz. Yatmadan önce duş alarak cildin en üst katmanında oluşan renk tabakasını bir kademe hafifletebilirsiniz.

Fondöten uygulamanın en iyi yolu nedir?
Parmaklar cilde bakteri taşıma potansiyeline sahip oldukları için temiz makyajfırçaları ve süngerler daha iyi bir seçim olabilir.
Makyaj fırçası iyi bir baz oluşturmanızı sağlarken, sünger, formülün bir kısmını emdiği için daha hafif bir kapatıcılık sağlar

Yatmadan önce dudaklarıma yoğun formüllü bir nemlendirici uyguluyorum. Bu ürün çenemde sivilce ve siyah noktaların artmasına yol açabilir mi?
Böyle bir olasılık mümkün. Dudaklarınızı nemlendirdiğiniz kimi ürünlerin içerikleri problem yaratabilir (kakao tohumu yağı gibi). Bu içerikler, siz uyurken vücut sıcaklığından etkilenerek erir ve dudaklarınızın üst ve alt kısmına bulaşır. Sabah uyandığınızda ilk iş yüzünüzü yıkayın. Böylelikle gece boyunca gözeneklerinizi tıkama riski taşıyan kozmetik kalıntılardan kurtulmuş olacaksınız.

Gözeneklerimi küçültmenin bir yolu var mı?
Maalesef yok. Üstelik cildin doğal yağıyla birleştiğinde bu gözenekler daha büyük ve koyu bir görünüme bürünüyor. Cildinizi yağdan arındırmak için salisilik asit içeren bir temizleyici kullanmanızda fayda var. Böylelikle daha küçük görünümlü gözeneklere sahip olabilirsiniz. Ayrıca haftada iki kez peeling uygulamayı da ihmal etmeyin.

Toniklerin cildi kurutup matlaştırdığı doğru mu?
Eskiden kullanılan toniklerin içeriğinde bulunan alkol miktarı cildi kurutuyordu. Ancak günümüzde yaratılan formüller, özellikle nemlendirici kullanmadan önce, adeta nemli sünger görevi görüyor; yumuşak ve nemli bir cilt uyguladığınız losyonu daha kolay emiyor.

Parfümü biraz fazla kaçırmışım. Yardım edin!
Zararı telafi edecek büyülü bir iksir yok henüz maalesef. Kokuyu hafifletmek için yapabileceğiniz en faydalı şey üzerine su püskürtmek olabilir. Koku, üzerinize çok fazla sindiyse bir parça kumaşın üzerine su ve sabunu köpürterek fazla kokuyu alabilirsiniz. Bir dahaki sefere tüm vücudunuzun güzel ama yeterli kokması için parfümü havaya sıkarak içinden geçebilirsiniz. Veya roll-on kullanıp kontrolü tamamen kendi elinize alabilirsiniz.

Burnumun etrafında ince kırmızı damarların ortaya çıkmasının sebebi nedir?
"Güneşe maruz kalmak yüzünden olabilir" diye cevaplıyor dermatolog Jody Alpert Levine. UV ışınları kılcal damarları zorlayıp cildin üst dokusunu zayıflatarak kırmızı çizgilerin görünür hale gelmesine sebep oluyor. Lazerle tedavi bu damarları küçültür ama pahalı bir uygulamadır. Kapatıcılar, damarların üzerini geçici olarak örtmenizde size yardımcı olurlar.

Tırnaklarımın üzerindeki beyaz lekeler nedir?
Lekeler, tırnak diplerine gelen darbelerin göstergesi olabilir. Darbeler ölü derinin altında iz bırakır ve tırnağınız uzadıkça bu iz de onunla birlikte yol alır. Mat bir oje kullanıp üzerine tırnak güçlendirici cila sürebilirsiniz.


Erkek arkadaşım bacaklarımdaki jiletle aldığım tüylerin kendisine batmasından şikayetçi ama ben de ağda yapmayı sevmiyorum. Ne yapabilirim?
Sıfıra yakın bir tıraş için mutlaka dört veya beş bıçaklı bir jilet kullanmalısınız. Duştan hemen sonra kullanacağınız yoğun bir krem, tüylerinizin uçları çıkmaya başladığında onların kalın ve kaktüs gibi hissedilmesini engelleyecektir (su bazlı kremlerden kaçının çünkü bu tarz kremler buharlaşarak tüylerinizi kurutabilir)

Yaz koleksiyonuna ait farlarım sonbaharda da işime yarar mı yoksa hepsini bir kenara mı atmalıyım?
Eski sezona ait makyaj ürünleriniz elinizin altında bulunsun. O şeftali, pembe ve diğer açık renklerini sonbahar tonlarıyla karıştırabilirsiniz. Örneğin şeftali rengi göz farınızı göz kapağınızın üzerine ve kaş kemiğinize kadar sürün. Daha sonra çarpıcı bir hava katmak için çikolata rengi gibi koyu renk bir farını göz kapaklarınızın üst sınırına çizgi halinde sürüp göz kapağınızın bittiği yere kadar dağıtın.

Kaynak:Cosmopolitan
Alıntı:Caferuj

11 Mayıs 2010 Salı

Stres cildi çok erken yaşlandırır


konu baslikDünyaca ünlü uzmanlar, anti-aging konusundaki stratejilerini ve önerilerini açıklamaya devam ediyor...
►Estetik dünyası
Ünlülerin en çok tercih ettiği estetik cerrahlardan Brian Kinney, sadece neşterle değil, antiaging konusuyla da yakından ilgileniyor. Kinney, estetik dünyasıyla ilgili gerçekleri anlattı...


Kadınlarda en sık rastladığım estetik yanlışı
Çok fazla çekilmiş yüzler. Bütün yüz germe operasyonlarından sonra, şişlik ve ödem nedeniyle deri çok gergin görünür. Ama eğer yüz kaslarını sıkılaştırmadan, sadece deriyi gererseniz ve bunu yalnızca kulağa doğru yaparsanız, yüzünüzde bir görüntü oluşur.

♦Mükemmel bir estetik işlemin tanımı
İyi bir işlemde, yüzünüze herhangi bir şeyin yapıldığı anlaşılmaz. Amaç 'yapılmış' değil, 'doğal' görünmek olmalı.

♦Dozunu kaçırmamak çok önemli
Yüz germe ameliyatından sonra hasta gelip, "Şuramdaki kırışıklık hâlâ duruyor. Düzeltebilir misiniz?" diyebilir. Estetik cerrah bu düşünce şekliyle karşılaştığında, "Bu kadar yeter. Artık durmalısın" demeyi bilmelidir.

♦Sorunlara çare botoks ve dolgu
Yüzünüzdeki sorunları sadece gererek çözmeye çalışırsanız, doğal olmayan, gergin bir ifade yaratırsınız. Sadece dolgu maddeleri kullanırsanız, o bölgeyi ağırlaştırarak aşağıya çekersiniz. Doğru olan iyi bir kombinasyon yapmaktır.

►Cilt güzelliği
New York'un en ünlü dermatologlarından Jeanette Graf, cilt güzelliği hakkında bilmeniz gerekenler hakkında bilgi verdi...

Kadın hastalarımda çok sık rastladığım cilt bakım yanlışı
Cildi ölü hücrelerden arındırmak işlemini abartıyorlar. Çok fazla eksfoliant kullanımı ciltte iritasyona ve kuruluğa neden olur. Bu ürünleri sadece haftada iki-üç defa kullanmalısınız. Bazı hastalarımın hem içinde asit bulunan ürünler kullandıklarını, hem de granüllü ürünlerle ciltlerini arındırdıklarını görüyorum. Bu gerçekten çok fazla.

♦Cildinizin gençliğini ve güzelliğini korumak için
Sigarayı bırakın, çok fazla içki içmemeye çalışın ve daha çok meyve ve sebze yiyin. İyi bir cilt bakım rutinine başlayın: Sabahları yumuşak bir temizleyici ile yüzünüzü yıkayın ve antioksidanlar içeren bir nemlendirici, ardından da güneş koruyucu sürün. Gece ise cildinizi temizledikten sonra retinollü bir krem kullanın.

♦Cilt bakımınızı yakında evde yapacaksınız
Işık enerjisiyle çalışan IPL sistemlerini kendi kendimize uygulayabileceğiz. Yüzünüzdeki güneş lekelerini, kılcal damarları evinizde tedavi edebileceksiniz. Şu an bile dermatolog ofislerinde yapılan birçok işlemin ev kiti mevcut.

♦Stres cildi çok erken yaşlandırır
Stres bütün hormon salgılarını etkiler. Bu da vücuttaki her hücrenin olumsuz etkilenmesi demektir. Bu yüzden stres düzeyinizi düşürmek zorundasınız. Bunun için yoga veya meditasyon yapabilirsiniz.

►İç işleri
Mayo Clinic'ten Brent Bauer, diyetimize ekleyeceğimiz sebze ve meyvelerin, genç kalmak için kullandığımız vitamin takviyelerinden daha etkili olduğunu söylüyor.

♦Yaşlanmayı önleyen en önemli yiyecekler

Meyve ve sebzeler; yüksek oranda antioksidanlar ve flavanoidler, diğer deyişle antiaging etkisi olan bileşimleri içeriyorlar.

♦Gelişigüzel takviye almak iyi bir strateji değil
C ve E vitamini gibi antioksidanları içeren vitaminler alınabilir, ama bu takviyelerin meyve ve sebzeler kadar koruyucu olduğu henüz kanıtlanmadı. Hatta devamlı yüksek dozlarda takviye almanın vücudun doğal antioksidanlara gösterdiği tepkiye zarar vereceği yönünde bir teori bile var.

♦İdeal diyet düşük kalorili olmalı
Bilimsel araştırmalarda, ne zaman bir hayvanı düşük kalorili diyete soksanız normalden daha uzun yaşar. Bu durum, gereğinden çok kalori tüketen insanlara ilham vermeli.

♦Cildiniz ve saçlarınız yeterince parlak değilse... 

Antioksidanlara daha çok önem vermeye başlasanız iyi olur. Her gün antioksidanlar açısından zengin bir meyve yiyin. Rengi ne kadar koyu olursa, içindeki antioksidan konsantrasyonu da o kadar zengin demektir. Her gün bir bardak nar veya vişne suyu için ve kahvaltınıza bir kase çilek veya frambuaz ekleyin.

11 Nisan 2010 Pazar

Şifalı bitkilerden elde edilen doğal yağlar

Nergis, zencefil, maydanozlu doğal güzellikYeşil yapraklı bitkiler ve buzdolabınızdaki bazı sebzeler cilt kuruluğunda ve kırışıklıklarda inanılmaz etki yaratmaktadırlar.


Nergis, zencefil, maydanozlu doğal güzellik reçeteleri
Bahara, güneşin açtığı ve havaların ısındığı bu aylara güzel ve çekici girmek için önerilerimize kulak vermenizi tavsiye ederiz.

Bazen size tavsiye edilen bir kremin güzelleştireceğini sanırken, tam tersi olabilir. O yüzden her zamanki gibi diyoruz ki, doğal olandan şaşmayın! Bitkilerin genel olarak neye iyi geldiği konusunda da genel bilgilere sahip olmak lazım.
Örneğin yeşil yapraklı bitkiler, cilt kuruluğunda ve kırışıklıklarda kullanılır. Böğürtlen ve ahududu gibi orman bitkileri sivilceler için olumlu sonuçlar sağlar. Bahara, bakımlı ve güzel girmek için tavsiyelerimize kulak verin. Sadece şifalı bitkilerin değil, pazarda satılan mevsim sebze ve meyvelerinin de cilt için harikalar yaratacağını unutmayın.

Bazı meyvelerin cilde etkili olmasının nedeni içindeki meyve asididir. Asitler gençleştirici özelliği nedeniyle kozmetikte bazı kremlerin içeriğinde de bulunur. Evde her şey elinizin altında iken ve bu kadar kolayken neden güzel olmayasınız? Bu yöntemler sadece günümüzde değil, yüzlerce yıl öncesinde de kullanılmış. Eski Mısır ve Yunanistan'dan günümüze aktarılan eski kaynaklarda da bu güzellik reçeteleri bulunuyor.

İşte doğadaki güzellik yolları

Canlı bir cilt için

Yemeklerde kullandığınız kabakla güzel bir maske yapabilirsiniz. Bir adet kabağı soymadan pişirin. Soğuduktan sonra alın ve soğutun. İçine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı katın. Bu karışımı yüze sürün. 20 dakika sonra ılık su ile temizleyin. Canlı bir cilt elde edeceksiniz.

Kırışıklıkları yok etmek için

Bir çorba kaşığı papatya içine 10 gr propolis ekleyin. (Propolis, arılar tarafından değişik ağaç kabukları ve bitki yapraklarından toplanarak kovanlara taşınan reçineli maddedir. Herbalium'da bulunuyor.) Bu karışıma bir çorba kaşığı da bal ekleyin. Bu maske kırışıkları düzenli uygulamalarla yok eder. Cildi parlak hale getirir. Maskeyi ciltte bir saat bırakabilirsiniz. 

Nergisten gelen güzellik

Birçok çiçek kozmetikte krem yapımında kullanılır. Turuncu renkli nergis de bunlardan biridir. Şimdi bahçelerde tazesi var. Bir nergis çiçeğini yaprakları, sapı ve çiçeği ile 5 dakika (bir su bardağı su ile) kaynatın. Soğuduktan sonra yüzünüze sürün. Düzenli uygulamada cildinizinin canlandığını, çizgilerin azaldığını göreceksiniz.

Sarı altın: Zencefil

Yağlı cilt için: 1 çay bardağı zeytinyağı içine, bir çay kaşığı zencefil ilave edin. İki saat bekletin. Yüzünüze parmağınızla bu sıvıyı sürün. (Gözlerinize ve altlarına sürmeyin) Bir saat sonra pamukla temizleyin. Ardından sabunlu su ile yıkayıp yağların gitmesini sağlayın. Uygulamadan sonra pırıl pırıl bir cilde sahip olacaksanız. Unutmayın zencefil, güzellikte "sarı altın' kadar değerlidir.

En güzel cilt besleyici: Maydanoz

Bu bitkinin herkes yapraklarını kaynatır ama asıl etki kökündedir. Bir bahçeden kökleriyle alın. Üç kök maydonozun köklerini yaprakları ile birlikte beş dakika kaynatın. Su bir su bardağı olsun. Bu su soğuyunca içine çeyrek limon sıkın. Cildiniz için güzel bir besleyicidir. Bu su ile günde iki kez (sabah-akşam) cildinizi bir pamuk yardımı ile silin.

Bezelye: Taze bezelyenin dışında donmuş bezelye de kullanabilirsiniz. İçinde B1 ve C vitaminlerinin haricinde protein, lif ve folik asit bulunur. Bir avuç tane bezelyeyi iyice ezin. İçine üzüm pekmezi katıp bulamaç yapın. Bir yumurtanın akını ekleyin. Bir iki damla zeytinyağı, bir tutam yulaf unuyla birlikte yine karıştırın. Bu maske cildi besler, canlandırır. Bebek gibi bir tene sahip olursunuz.

Karahindiba: Bu bitkinin şimdi tam mevsimi, kırlarda var... Yapraklarını 2 çorba kaşığı olana kadar küçük küçük doğrayın. Bir büyük su bardağı suda kaynatın. Süzün ve soğutun. Akşamları yatmadan önce bu su ile yüzünüzü yıkayın. Bu işlem bir süre sonra leke ve çilleri yok eder. Çok eski bilgi kaynaklarında da karahindibanın lekeleri açtığı yazılıdır. (Yabanturbu da lekeler için birebirdir)

Patates: Bir adet patatesi rendeleme yöntemiyle güzellikte kullanabilirsiniz. Rendeli sebzenin içine bir çay kaşığı zeytinyağı ekleyin. Yarım çay bardağı da pastörize olmayan süt ilave edin. Bu karışımı maske olarak yüzünüze sürün. Bu da kahverengi güneş lekelerini yok eder. 

Elma: Elma maskesini sakın ihmal etmeyin. Deriye çok yararlıdır. Hem normal hem de kuru ciltler için iyidir. Bir orta boy elmayı rendeden geçirin. Bir kaşık bal koyun. Maskeyi uyguladıktan on dakika sonra silin. Elmayı sütte de pişirebilir, sadece (soğuduktan sonra) sütlü lapa haline gelen haliyle de sürebilirsiniz.

Çilek: Çileğin içeriğinde yüksek oranda C vitamini yer alıyor. Ayrıca bol miktarda potasyum içerir ve lifli bir meyvedir. Kuru ciltler için çilek çok iyi sonuçlar sağlar. Bir avuç çilekle bir çorba kaşığı yulaf karıştırılır. İçine bir çorba kaşığı da yoğurt ilave edilir. Bu maskenin özelliği göz altına da sürülebilmesidir. Karışımı 20 dakika yüzünüzde bekletip ılık su ile yıkayın. Özellikle göz altlarındaki çizgiler için birebirdir.

Lavanta: Lavanta cilt temizlenmesinde gayet iyi sonuçlar verir. Bir kaşık lavantayı sıcak suda demleyin. Bir pamukla yüzünüzü silin.

Şifalı bitkilerden elde edilen doğal yağlar

Lavanta yağı, biberiye yağı ve gülyağı da kırışık ciltler çok fayda sağlıyor, düzgünleştiriyor. Tabi yağların saflık derecesi ve katkısız olması da önemlidir. Herbalium'da, bu özellikteki bitkisel yağlar sergileniyor. Herbalium'un özel formülle ürettiği cilt bakım yağı ise bütün bu yağların karmasından oluşan özel bir cilt ürünüdür.

8 Mart 2010 Pazartesi

Cilt temizliğinin püf noktaları...

İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.

Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor.

Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.

CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN
Eylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.




KURU CİLTLERE KREM 
Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak "temizleme sütü" adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.


MİKROFİBER KUMAŞLAR 
Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.


TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ
Cildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.


GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN 
Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır.


28 Aralık 2009 Pazartesi

Cilt problemine etkili çözümler

Cilt problemine etkili çözümler10 Cilt problemine etkili ve pratik çözümler.


Mükemmel bir cilde sahip olmak için artık iyi bir rehberiniz var. Kızarıklıklardan tutun da geniş gözeneklere kadar çoğu kadının muzdarip olduğu cilt problemlerini ve çözümlerini sizler için araştırdık.


Cilt problemlerinizle savaşmak istermiydiniz?

1- Kızarıklığı azaltın!
Sebebi tam olarak bilinmese de, ten rengi açık olanların cildi daha çok kızarır. Bu çok sık rastlanan bir cilt problemidir.

Evde: Kan damarlarının genişlemesine neden olan acı ve baharatlı yiyeceklerden, alkolden kaçınmakla işe başlayabilirsiniz. Cilt bakım ürünleri seçerken, sonu asitle biten ve cildi tahriş etme potansiyeli bulunan içeriklerden uzak durun. Bunların yerine, kızarıklıkları yatıştıran koyungözü, meyankökü ve kahve ekstreleri içeren ürünleri tercih edin. La Roche-Posay Rosaliac Anti-Redness Moisturizer nemlendiriciyi deneyebilirsiniz. Ayrıca mutlaka yatıştırıcı bir temizleyici ve tonik kullanın. Tonik, cildin pH dengesini korur ve nemlendiricinin daha iyi nüfuz etmesini sağlar. Temizleyici olarak Murad Soothing Gel Cleanser'ı deneyin.

Profesyonel bakım: Hiç geçmeyen bir kızarıklığınız varsa, geniş bir tetkik için dermatologa görünün; bir deri hastalığı olan rosacea'nız olabilir. Ama eğer cildiniz sadece ekstra hassassa, metroniadazol gibi topikal antibiyotikler onu sakinleştirebilir. Ayrıca kızarmayı ve yağ üretimini azaltmak için düşük dozlarda botoks da enjekte edilebilir. Eğer damar çatlaması varsa lazerlere başvurabilirsiniz. Çatlak kan damarlarını hedef alıp onları yok etmede çok başarılı sonuçlar verir.

2- Yaşlanan dudaklarınızı dolgunlaştırın!

40'larınıza geldiğinizde dudaklarınızın inceldiğini ve kenarlarının sarkmaya başladığını fark edebilirsiniz.

Evde: DuWop Lip Venom gibi esansiyel yağlar içeren dudak dolgunlaştırıcılar geçici ama harika birer çözüm. Eğer dudaklarınızda yanma hissinden hoşlanmıyorsanız, uzun süreli dolgunluk için peptid içeren Darphin Age Defying Lip Balm benzeri ürünleri deneyin.

Profesyonel bakım: Angelina Jolie'ninkini andıran dudaklara giden yol dolgu maddelerinden geçiyor. Restylane, dudak kenarlarını belirginleştiren daha sert bir jel, Juvederm ise daha yumuşak ve bütün dudak dokusuna yayılıyor.


3- Koyu halkaları silin!

Göz çevresi sorunları, genetik, ince cilt veya uykusuzluk gibi farklı faktörlere bağlı olabilir.

Evde: Bazı içerikler koyu halkaların tedavisinde ve önlenmesinde işe yarayabilir ama sorunu tamamen çözmez. Mor görünümün hafiflemesi için kılcal damarları sıkılaştırıcı özelliği bulunan kafein içerikli ürünleri tercih edin. Böylece cildin koyu renkte görünmesine neden olan kan toplanmasını önlemiş olursunuz. Peptidler ve retinoidler, kolajeni uyararak kan damarlarının üzerindeki cildi kalınlaştırır ve çizgileri yumuşatırlar. Kremden daha etkili olan ve nemlendirici altına sürüldüğünde içeriklerin cilde daha iyi nüfuz etmesini sağlayan bir serum kullanmanızda da fayda var. Shiseido Benefiance Nutri-Perfect Eye Serum iyi bir seçim olabilir. Ama unutmayın, hiçbir şey sekiz saatlik bir uyku kadar etkili olamaz!

Profesyonel bakım: Koyu halkaları yok etmenin en iyi yolu dolgu maddeleridir. Göz çevresine Restylane enjekte ettiğinizde, halkanın göründüğü çukur bölgeyi doldurmuş ve böylece cildin dokusunu kalınlaştırmış olursunuz.

4- Yaşlılık lekeleriyle savaşın!

Yaşlılık lekeleri, korunmasız şekilde güneşe çıkmanın sonuçlarından biridir.

Evde: Güneşten korunmak, yaşlılık lekelerini önlemek için başlıca yoldur. Antioksidanlar içeren Estee Lauder Dayuear Plus Multi-Protection Anti-Oxidant Lotion SPF 30 losyonu kullanabilirsiniz. Varolan lekeleri ise glukosamin ve C vitamini içeren DDF Discoloration Reversal-Pod ya da Clarins Bright Plus HP Intensive Brightening Botanical System ürünleriyle azaltabilirsiniz.

Profesyonel bakım: Dermatologlar, genellikle hidro-kinon gibi topikal bir renk açıcı tavsiye ederler. Bu konuda farklı görüşler olsa da, şimdiye kadar yapılan çalışmalar bu maddenin insanlarda kansere neden olmadığını gösteriyor. Derin lekelerden kurtulmak için ise lazer tedavilerinden faydalanabilirsiniz.

5- Kırışıklıkları önleyin!

201i yaşlarınızda önlem alın, 40'larınızda tedavi edin.

Evde: Kolajen kırılmasını önlemek için cildinizi gün boyunca antioksidanlarla ve MMP önleyici içeriklerle koruyun. Ve her zaman güneşten koruyucu ürünler kullanın. Peter Thomas Roth Ultra Lite Oil-Free Sunblock SPF 30'u deneyebilirsiniz. Gece ciltteki kolajen üretimini artırmak için retinol ve pep-tid içeren ürünleri tercih edin. N.V Perricone M.D. Neuropeptide Deep Wrinkle Serum ve Roc Correxion Night Cream'i kullanabilirsiniz.

Profesyonel bakım: Retin-A gibi retinoidler kırışıklıkları azaltırlar, ama daha derin olanlar için en iyi çözüm dolgu maddesi enjeksiyonlarıdır. Daha öncekiler birkaç ay boyunca etkili oluyordu. Mimik çizgilerini önlemek için de bu kırışıklıklara neden olan kasları paralize eden Botox kullanın!

6- Cilt dokusunu düzeltin!

Güneşin yıllar boyunca verdiği zarar sonucunda cilt kalınlaşır, üzerinde ölü ve sert bölgeler oluşur.

Evde: Hücre yenilenmesini hızlandırmak için Avene Diacneal gibi retinol içeren ürünler kullanın. Cilt yüzeyini lipid içeren ürünlerle de yumuşak tutabilirsiniz. Bunun için içerisinde seramid bulunan kremleri tercih edin. Elizabeth Arden Ceramide Plump Perfect Moisture Cream SPF 30'u deneyin.

Cilt düzensizlikleri için en iyi çözüm dermatolog ofislerinde yapılan peeling işlemleridir. Cildin anında yumuşamasını ve gözeneklerin küçülmesini sağlarlar.

7- Akneyle savaşın!

Sivilce sadece ilk gençlik döneminde rastlanan bir sorun değil. Her yaşta, hatta menopoz sonrasında bile ortaya çıkabiliyor.

Evde: Yüzünüze çeşit çeşit ürün sürmeden önce içeriklerine bir göz atın. Sivilcelerinizin nedeni kullandığınız kozmetik ürünler olabilir. Kullanacağınız ürünün etiketinde nonkomedojenik yazdığından emin olmalısınız. Sivilcelerle savaşmanın en iyi yolu mu? Benzoyl peroxide ve salisilik asit içeren tonik ve temizleyiciler. Dermalogica Medibac Overnight Clearing Gel'i deneyin. Ama bu içerikler cildi tahriş edebilirler, bu nedenle hassas bir cildiniz varsa nemlendirici de içeren Dermalogica Ultra Calming Cleanser gibi ürünleri tercih edin.

Profesyonel bakım: Eğer menstrüasyon günlerinizle akneleriniz arasında bir ilişki olduğunu düşünüyorsanız, doğum kontrol hapları en iyi çözüm olabilir. Bir başka çözüm de sivilceleri topikal antibiyotiklerle tedavi etmektir. Ciddi akne problemleri için dermatologlar, oral antibiyotikler yazabilirler. Cildinizin genel durumunu iyileştirmek için ne yapabilirsiniz? En iyi yöntem, dermatolog ofislerinde uygulanan ışık terapisi. Bu tedavi, porların içini boşaltarak temizleyen bir vakum ve bakterileri öldüren IPL (Intense Pulse Light) sisteminden oluşuyor. Hem anında, hem de uzun süreli etkilerini görebilirsiniz.

8- Gözenekleri küçültün!

Yaygın inanışın aksine gözeneklerin boyutları değişmez. Ama cildiniz yaşlandığında daha geniş görünürler.

Evde: L'Oreal Skin Genesis Pore Minimizing Skin Re-Smoother nemlendirici veya Neutrogena Deep Clean jel temizleyici gibi salisilik asit ve retinol bazlı ürünlerle cildinizin yağ üretimini azaltın ve gözeneklerin içini temizleyin. Ayrıca, ışık yansıtıcı özellikleri olan ürünlerle gözenekleri çabucak kamufle edebilirsiniz.

Profesyonel bakım: Smoothbeam gibi nonablative lazerler gözenekleri küçültme konusunda çok derece etkili sistemlerdir.

9- Kuru cildi nemlendirin!

Cilt kuruluğu sıcak havalarda bile sorun olabilir.

Evde: Epidermal bariyeri korumak için cildin pH'ını dengeleyen yumuşak bir temizleyici kullanın. Gliserin, hyalüronik asit ve üre gibi nemlendiriciler içeren ürünleri tercih etmenizde de fayda var. Neutrogena Ageless Essentials Continous Hydration SPF 25'i deneyin.

Profesyonel Bakım: Ölü cilt hücreleri üst üste birikip, cilt üzerinde kalın bir tabaka oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle, nemlendirici bakımlar yumuşak ve ışıltılı bir cilt için vazgeçilmezdir. Bir cilt bakım uzmanı, cildinizi nazikçe soyduktan sonra nemlendirici maske ve kremlerle bakım yapabilir.

10- Donukluğu giderin!

Yaşla birlikte hücrelerin kendilerini yenileme hızları azalır ve cildin üst tabakası kalınlaşır. Bunun sonucunda, cilt tonunda ve ışıltısında azalma meydana gelir.

Evde: Peeling, ölü hücreleri temizlerken donukluğu da giderir. Clinique Exfoliating Scrub'ı deneyebilirsiniz. Ama kuru cilde haftada iki kereden fazla peeling uygulamamaya özen gösterin. Anında ışıltı için Peter Thomas Roth Radiance Oxygenating Masque'i kullanabilirsiniz. Bu etkili maske, içeriğindeki meyankökü ile cildi aydınlatıyor.

Profesyonel bakım: Dermatolog ofislerinde yaptıracağınız peeling'ler ile evde uygulayacağınız bakımlar birbirini tamamlayacaktır. Bu sayede çok daha kalıcı sonuçlar elde edersiniz. Cildinizi bir bütün olarak canlandırmak ve gençleştirmek için lazer sistemlerine başvurabilirsiniz.


9 Kasım 2009 Pazartesi

Fondöteni nasıl kullanmalıyız

Nasıl bir fondöten kullanmalıyızFondöten denilince aklımıza makyaj gelir ama fondötenler artık cilt bakım ürünü kalitesinde yapılıyor.


Fondötenler neredeyse her bayanın kullanmak istediği ama bir o kadar da kullanmaktan çekindiği bir üründür. Bunun sebebi de fondötenler hakkında yanlış bildiklerimizdir.

Dermalogica Eğitim Müdürü Melike Yumlu bu yanlışlar hakkında bizleri bilgilendiriyor ve günümüzde bazı fondötenlerin nasıl cilt bakım kalitesi sağladığını hatırlatıyor.

Her cilt tipine fondöten önerilir mi?

Fondötenler her tip cilde uygulanır ama fondöten içerikleri her cilde uygun değildir. Fondöten seçimi yaparken içeriklerine çok dikkat etmek gerekir: Örneğin akneli ciltlere sahip kadınların su bazlı bir fondöten, kırışıklığı daha yoğun olan ciltlilerin ise, daha ince yapıda ama kapatma özelliği yüksek ve aynı zamanda nemlendirici etkisi olan bir fondöten tercih etmeleri gerekir.

Fondötenin seçimi kadar uygulanması da önemlidir değil mi?

Fondötenden önce cildi temizlemek ve nemlendirmek hem fondötenin daha rahat sürülmesi, hem de daha güzel ve doğal görünmesi için çok önemlidir. Eğer cilt çok kuru ve mat görünümlüyse ya da cilt yüzeyinde birikimler varsa, uygulama öncesinde peeling yapmak fondötenin daha pürüzsüz ve cilt ile uyumlu görünmesini sağlar.

Fondötenin ciltte doğal görünmesi için öncelikle ne yapmalıyız?

Fondötenin ciltte doğal görünmesi için 1. kural, doğru tonu seçmek ve doğru uygulamaktır. Doğru rengi bulmak için fondöten çene kemiğinde denenmelidir, el üstünde denemek yanlıştır. Fondöteni daha ince uygulamak için ise, nemli bir sünger kullanılabilir. İlk önce sünger su ile ıslatılır ve uygulama, yüz ortasından başlayarak yanlara doğru kayarak yapılır. Daha kalın kapama sağlamak için fondöten parmak uçları ile tüm yüze uygulanır. Fondöteni çene kemiği, boyun çizgisi ve saç diplerinde dikkatli kullanıp iyice dağıtmak gerekir. Fondöten uygulamasını bitirdikten sonra, saç ve kaşlarınıza bulaşmış olan fondöteni temizlemeyi unutmayın.


www.igiakrem.com

Fondötenin cilt bakım kalitesinde olması ne demektir?

Günümüzde nemlendiriciler, içeriklerindeki doğal renklendiriciler ve güneş filtreleri ile fondötenler gibi cildi kapatıp, pürüzsüz ve daha canlı bir görünüm sağlayabiliyorlar.

Fondötenin doğal renklendiriciler içermesi neden bu kadar önemlidir?

Suni renklendiriciler gözenekleri tıkayarak ciltte siyah nokta oluşumuna sebep olurken eğer cilt sivilceliyse sivilcelerde de artışa sebep olabilir.

Fondötenin olmazsa olmazı nedir?

Akşamları fondötenin tamamen ciltten temizlenmesi gerekir. Kullanılan temizleyicinin su bazlı kirlerin yanı sıra yağ bazlı kirleri, renklendirici ve güneş filtrelerini tamamen durulayacak kalitede olması gerekir. Temizleyicinizi üst üste iki kez kullanarak daha da etkili hale getirebilirsiniz.


10 Ekim 2009 Cumartesi

Fondöten kullanma yöntemleri


Ciltteki lekeleri gizlemek ve tüm yüzün aynı renkte olmasını sağlamak için etkin bir yol olan fondötenini ne tür bir cilde sahip olursanız olun mutlaka az miktarda sürmelisiniz. Belirginleşmesi gereken noktalar gözler ve dudaklar olmalıdır. 



Yağlı ciltlilerin yarı sıvı bir fondöten, cildi kuru olanların ise krem şeklinde bir fondöten kullanmaları makyajın daha güzel görünmesini sağlar. 



Fondöten Nasıl Kullanılmalı? 
Krem, sıvı ya da jöleleri yüzünüze daha ince ve düzgün bir tabaka halinde sürebilmek için, önce elinizin içinde yumuşatabilirsiniz. 




Yumuşattıktan sonra ise bundan burnunuza, yanaklarınıza, çenenize ve alnınıza birer nokta kondurun. Çubuk halinde bir krem kullanıyorsanız bu saydığımız yerlere bununla küçük birer çizgi çizin. Fondöteni parmak uçlarınıza iyice yayın. Çenede; Yukarıya, dışa doğru Yanaklarda; Dışarıya doğru Alnınızda; Bir yandan öbür yana Burunda; Aşağıya, burun ucunun altına Göz Etrafında; Hafifçe bir daire halinde gözkapaklarına doğru iyice yayın. Fondöteni boynunuza sürmenize gerek yok. Ancak boyun ile yüzünüz arasındaki geçişin sert olmaması için bu bölgeye biraz daha özen gösterin ve fondöteni iyice yayın. Ayrıca fondöteni sürdükten sonra yüzünüzde sünger dolaştırıp fazlalıkları almayı unutmayın.

Ömrü Ne Kadardır?
İyi kalitede üretilmiş bir fondötenin ömrü, açılmadan 1-1,5 sene, açıldıktan sonra ise 5-6 aydır. Pudra fondötenler akıcı kıvamlılara kıyasla daha uzun ömürlüdür. Açıldıktan sonra 1 yıl kadar kullanılabilirler.

Bozulduğu Nasıl Anlaşılır?
Kıvamı eskiye oranla daha koyudur, uygularken topçuklar oluşur, renginde ve kokusunda değişiklikler meydana gelir. Yukarıdaki durumlardan herhangi biri bile oluştuysa kesinlikle o fondöteni kullanmamanız gerekir. Cildinizde tahriş ve alerjiye yol açabilir. Uzun süredir duran bir fondöteniniz varsa yüzünüze sürmeden önce mutlaka elinizin üzerinde deneyin.



Nasıl Saklamak Gerekir?
Her kullanımdan sonra ağzını silin ve kapağını sıkıca kapatın. Işıklı, sıcak ve nemli ortamlarda saklamayın.



27 Ağustos 2009 Perşembe

Çikolata ile mükemmel cilt bakımı

Çikolatalı Cilt BakımıCilt bakımı ve yüz maskelerinin ana maddeleri her geçen gün daha doğal mazlemelere doğru yöneliyor. Aynı zamanda kozmetik ürünlere bağlı maskelerinde cilt için faydalı olanlarıda bulunmaktadır. Her cilt için uygun olan doğal maskeleri hazırlamak mümkün… Doğada cildiniz için her şey var


Son zamanlara kadar aknelerden sorumlu tuttuğumuz, bizi şişmanlattığı için suçladığımız ve bir zaaf olarak gördüğümüz çikolatanın, gün gelip de kozmetik ürünlerin içine gireceğini kim hayal edebilirdi? Doğrusu kakao taneleri Avrupa ila tanıştığı 16. yy dan bu yana bazen göklere çıkarıldı, kimi zaman da yerden yere vuruldu. Ama giderek itibarı artmaya devam ediyor. Özellikle bitter çikolatalar, artık güçlü antioksidanlar olarak aklandılar. Hatta yeşil çay ve şarapla birlikte anılmaya başladılar.

ÇİKOLATA ŞARAP GİBİDİR
İyi bir çikolata, nadide bir şaraba benzer. Yapılış süreçleri, koku ve renginin önemi, tadım törenleri, tanımlanışları şarabı çok andırır. Saf bir siyah çikolatada bol miktarda polifenoller, magnezyum, potasyum, fosfor ve E vitamini bulunur. Gerçekten bazı araştırmalar kakaodaki antioksidanların kırmızı şarap ve yeşil çayla mukayese edilebilecek kadar güçlü olduğunu belirtiyorlar.

Şarapta da çikolatada da polifenoller bulunur. Polifenoller zararlı kolesterolü azaltmayı başaran güçlü antioksidanlardır. 40 gr. siyah çikolatada bulunan ortalama polifenol miktarı, 140 ml (bir kadeh kadar) kırmızı şaraptakine eşittir. Kleopatra’dan bu yana şarabın cilde ne kadar yararlı olduğu biliniyor. Ardından yeşil çay kozmetikleri yayıldı ve şimdi de sıra çikolata kremlerinde!

Çikolatalı Cilt BakımıKAKAO YAĞI CİLDİ YUMUŞATIR
Kakao yağı gerçekten iyi bir nemlendiricidir. Ciltteki en belirgin etkisi onu yumuşatması, ince kırışıklıkları düzeltmesidir. Kakaodaki zengin antioksidanlar büyük bir ihtimalle cilt proteinlerini besler. Bazı doktorlar kakao moleküllerinin cildin alt tabakasına geçemeyecek kadar büyük olduğunu söylüyorlar ve etkisinden kuşku duyuyorlar. Ama cildi yumuşattığı kesindir. Yıllar önce kakao yağını bronzlaşmak için kullanmıştım. O zamandan kendi deneyimimle bu etkisini tanıyorum.

Kozmetik dünyası bütün bunları tartışmaya ve araştırmaya devam ede dursun, biz çikolatayı cildimize sürmeyi deneyebiliriz. En azından cildimizi yumuşatır ve ruhumuzu okşar. SPA’larda tüm vücuda çikolata masajı yapılıyor..

Çikolata maskesi özellikle olgun ciltlerde harikalar yaratır. O güzel kokusunun aroma-terapik etkisi de yanımıza kar kalır..

HAZIRLANIŞI:
Yarım bardak kakao
Bir çorba kaşığı süt kreması
Bir tatlı kaşığı bal

Bunlar temel malzemelerdir. İsterseniz içine yulaf unu, ezilmiş badem ve 1-2 damla da sızma zeytinyağı veya badem yağı ilave edebilirsiniz.

Diğer bir seçenek de bitter çikolatayı biraz zeytin yağı ile birlikte buharda eritip sürmektir..

Malzemeyi güzelce karıştırıp, sürülebilir bir kıvam elde edince, yüzünüze, boynunuza, dekoltenize hatta isterseniz tüm vücudunuza uygulayın. Onbeş dakika bekleyin, sonra da ılık su ile yıkayın. Cildinizin kadifemsi bir yumuşaklık kazanacağına emin olabilirsiniz..

SAF ÇİKOLATA BİR HAZİNEDİR
İdeal bir çikolatanın rengi siyahtır, içindeki kakao oranı % 50’yi geçer ve sadece kakao yağı ile yapılır. % 70 veya daha fazla çikolataya rastlarsanız mutlaka tadına bakın. Tahmin edeceğiniz gibi, bu gerçek bitter çikolatadır. Ve korkmayın, bu çikolata sağlıklı bir gıdadır. Üstelik de nefistir!

Saf siyah çikolatada bol miktarda polifenoller, magnezyum, potasyum, fosfor ve E vitamini bulunur.

▪ Örneğin 100 gram siyah çikolatada 400 mg. Potasyum vardır. Günlük potasyum ihtiyacımızın 500-3000 mg. olduğunu hesaba katarsak, çikolatanın özellikle sporcular için neden bu kadar değerli bir gıda olduğunu anlarız.
▪ Magnezyuma gelince, günlük gereksinimimiz 350 mcg. kadardır. 100 gr. saf çikolatada ise 200 mcg. Magnezyum bulunur..

Çikolatalı Cilt BakımıÜRÜNLERE DİKKAT:
Tabii bütün bunlar saf kakao, kakao yağı ve bir parça lesitin içeren siyah çikolata için geçerlidir. Raflarda gördüğümüz her çikolata paketi için aynı şeyleri söyleyemeyiz. ..

Gofretler, sütlü çikolatalar, çeşitli barlar, çikolata ile süslenmiş şekerlemelerden başka bir şey değildirler. Hele beyaz çikolata tam bir şeker ve yağ zehiridir. Hiç kakao içermez. Besin değeri sıfıra yakındır. Bazı karışık çikolatalarda tereyağı, hindistan cevizi ve palmiye yağlarının bulunması da olasıdır. Bunlar kolesterolü yükselten ve damar sertliğine yol açan zararlı yağlardır.

SİYAH ÇİKOLATA!
Aşırı tüketilen her şey gibi çikolata da sorun yaratabilir. Size tavsiyem, canınız çekince 2-3 parçacık sahici bitter çikolata yemenizden ibarettir. Ama bu anı sakın geçiştirmeyin! Çikolatanızın hakkını vermek için onu; oda sıcaklığında, önce koklayarak, sonra ağzınızda eriterek yavaşça ve keyifle yiyin. Çok özel bir sorun olmadıkça, bu kadarcık saf çikolatanın size hiçbir zararı olmaz.

9 Temmuz 2009 Perşembe

Sahte kozmetik ürünlere dikkat

Kozmetik ürünleri hijyenik ortamlarda üretilmedikleri takdirde sağlık sorunu yaratıyor!

Bir makyaj malzemesi firmasının pazarlama direktörü Arzu Kartal, yaptığı açıklamada, 'Her kadın güzeldir yeter ki güzelliğini kullanmayı bilsin' sözünün doğru olduğunu belirterek, güzelliğin sırrının iyi bir makyajdan geçtiğini söyledi.

Gözler daha ön planda
Bu yılın yaz makyaj modasında gözlerin daha fazla ön plana çıktığını belirten Kartal, Türk kadınının kozmetik ürünler arasında en çok oje ve ruju kullandığını, göz kalemi ve maskaranın da ruj ile oje kadar olmasa da gözde kozmetik ürünler arasında yer aldığını vurguladı.

Kartal, global ekonomik krizin kozmetik sektörüne etkilerine de değinerek, 'Kriz geçen yılın son çeyreğinde kozmetik sektörünü de olumsuz etkiledi. Ancak çok çabuk krizin etkilerinden kurtulup, normal hayatımıza döndük. Kozmetikte özellikle selektif markalar krizden çok daha fazla etkilendi' diye konuştu.


Sahte kozmetik ürünlerine dikkat
Sahte kozmetik ürünler konusunda tüketicileri uyaran Kartal, bu tür ürünlerin ciltte tahriş, kızarıklık, kaşıntı ve döküntüye neden olabildiklerine dikkati çekti.

Kartal, sahte ve kalitesiz kozmetik ürünlerin genellikle 'merdiven altı' diye tabir edilen yerlerde kaçak olarak üretildiğini dile getirerek, bu ürünlerin kullanımından kaçınılması gerektiğini söyledi.

Tüketicilerin bir kozmetik ürün alırken mutlaka üretici firmanın güvenilir olup olmadığına dikkat etmesi gerektiğini anlatan Arzu Kartal, 'Kadınların çok ucuz, merdiven altı kozmetik ürünleri kullanmamalarını ve sağlıklarını tehlikeye atmamalarını öneririm. Nispeten ucuza satılan kalitesiz ürünlerle kimse sağlığını riske atmamalı' dedi.

16 Ocak 2009 Cuma

Krizde ev ekonomisi yapalım

Sıradan şeyleri, amaçları dışında da kullanarak hem mükemmel sonuçlar alabilir hem de ekonomi yapabilirsiniz.

 
Tırnaklarınıza limonla bakım yapın. 
Saksınızın altına yerleştireceğiniz bir bebek bezi çiçeğinizin kurumasını engeller.
Ekonomi kriz, özellikle ev ekonomimizi derinden etkilemeye devam ederken, biz paramızı ve zamanımızı en iyi şekilde değerlendirmenin yollarını araştır olduk. Evimizdeki hemen hemen herşeyi birden çok defa kullanabilmek için neyin nerede kullanılacağını bilmeniz gerekiyor. Bİrçok şey amaçları dışında pratik olarak kullanılabiliyor.

Örneğin, küçük bir aspirinin arabanızı çalıştırabileceğini, ketçapın gümüşlerinizi parlatma özelliğine sahip olduğunu ya da kaçmış çoraplarınızın, ayakkabılarınızı mükemmel bir şekilde cilalayabileceğini biliyor muydunuz?

İşte size bunun gibi bazı küçük ama önemli ipuçları:

ASPİRİN: Biten araba akünüzü aspirin ile tekrar canlandırabilirsiniz. Eğer etrafta, arabanızı çalıştırmak için size yardım edebilecek kimse yoksa akünüzün içerisine 2 tablet aspirin atarak arabanızın tekrar çalışmasını sağlayabilirsiniz. Asetilsalisilik asit, akünün içerisindeki sülfürik asit ile birleşerek son bir şarj üretip arabanızın çalışmasına yardımcı olacaktır.

KARBONAT: Tıkanmış mutfak giderini temizlemek için tesisatçıyı aramanıza gerek yok. 200 gr. Karbonatı tıkanmış deliğe dökün ardında da 200 ml. sıcak sirke ekleyin. Birkaç dakika bekledikten sonra 1 litre kaynar suyu dökün. Tesisatçıya gerek duymadan tıkanmış giderlerinizi en ucuz yoldan açmış olacaksınız.

MISIR UNU: Düğümlenmiş ayakkabı bapları ya da ipler, inatçı bir şekilde çözülemezler. Düğümün üzerine bir parça mısır unu serpiştirin. Böylece düğümü çözmek daha kolay olacak ve size zaman kazandıracak.

BEBEK BEZLERİ: Bitkilerinizin daha uzun süre su tutmasını mı istiyorsunuz? Bitkilerinizi dikmeden önce, saksınızın dibine, emici tarafı yukarıya gelecek şekilde bir bebek bezi yerleştirin. Bebek bezi suyu içine çekecek ve bitkinizin suyu çabucak emerek kurumasını engelleyecektir.

SAÇ KREMİ: Ayakkabılarınızı kötü havaların etkisinden koruyabilir. Kış boyunca, ayakkabılarınıza bir miktar saç kremi sürerek tuz ve kimyasalları ayakkabınızdan uzak tutarak onları koruma altına alabilirsiniz.

BUZ KABI: Yarım kalmış, bitiremediğiniz şaraplarınızı nasıl değerlendirebileceğinizle ilgili bir ipucu. Kalan şaraplarınızı buz kabına koyup dondurun. Aylar sonra bile hala içilebilir olacaklardır. Ayrıca makarnalarınızın sosu için de daha sonraları kullanabilirsiniz.

KAVANOZLAR: Eldivenlerinizi, boş bir kavanozun altına koyarak kurutabilirsiniz. Kavanozu, bir radyatörün üzerine ters çevirip koyarak çok çabuk bir şekilde kurutabilirsiniz.

KETÇAP: Gümüş takılarınızı, ketçap dolu bir kasenin içinde 5 dakika bekletin. Daha sonra takıların işlemeli kısımlarının da parlaması için eski bir diş fırçasıyla hafifçe fırçalayın. Durulayıp kurumaya bırakın.

LİMON: Bir manikürcüye gerek duymadan da, evinizde bir limon yardımıyla tırnaklarınıza bakım yapabilirsiniz. 200 ml ılık suya yarım limon suyu ekleyin ve tırnaklarınızı 5 dakika boyunca içerisinde bekletin. Tırnaklarınızın üst kısmındaki ölü deriyi yukarı doğru ittikten sonra, tırnaklarınızı limon kabuğuyla ovun.

MAYONEZ: Bir parça mayonezle saçınıza ve saç derinize, sanki saç kremi kullanıyormuşsunuz gibi masaj yapın. Daha sonra saçlarınızı duş bonesiyle kapatıp birkaç dakika bekleyin ve şampuan yardımıyla yıkayın. Sonuç olarak saçlarınız mükemmel bir parlaklığa kavuşacak.

TIRNAK CİLASI: Gömlek düğmelerinin içindeki ipliklerin üzerine bir damla renksiz tırnak cilası damlatarak, gömleklerinizin üzerinizde daha düzgün bir şekilde durmasını sağlayabilirsiniz. Bu yolla ipliklerin aşınarak yıpranmasını ve üzerinizde şekilsiz durmasına engel olur.

ZEYTİNYAĞI: Kendi mobilya cilanızı kendiniz yapın! Üstelik ticari ürünlere göre çok daha iyi sonuçlar verecektir. Beyaz sirke ya da limonla karıştırdığınız zeytinyağını, sprey başlığı olan bir kutunun içerisine boşaltın. İyice çalkaladıktan sonra mobilyalarınızın üzerine sıkın. 2 dakika beklettikten sonra temiz bir bez ya da kağıt havluyla temizleyin.

TUZ: Bir parça tuz ve su yardımıyla mobilyalarınızın üzerindeki su lekelerini kolaylıkla çıkartabilirsiniz. Bir tatlı kaşığı tuzu, birkaç damla suyla karıştırarak elde edeceğiniz bir karışımı lekeli yüzeye uygulayın. Leke çıkıncaya kadar yumuşak bir şekilde ovalayın.

KÜLOTLU ÇORAP: Eksi ya da yırtık külotlu çoraplarınızla, parlak ve sanki yeni cilanmış görüntüsü veren ayakkabılar elde edin. Yapmanız gereken sadece eski çorabınızla ayakkabınızın üstünü ovalamak. Bu denemiş olduğunuz diğer yöntemlerden daha çok işe yarıyor.

ŞEMSİYE: Eski bir şemsiyenizi, fidelerinizi kışın soğuğundan ve etkilerinden korumak için feda edin. Tutma kısmını kestiğiniz şemsiyenizi açık bir şekilde fidelerinizin üzerine yerleştirerek onların donmasını engelleyebilirsiniz.

SİRKE: Sirke boğaz ağrınızı geçirebilir. 1 yemek kaşığı sirke ve 1 çay kaşığı tuzu, bir bardak ılık suyun içerisinde eritip günde birkaç kez gargara yapın.
 

14 Ocak 2009 Çarşamba

Cildiniz yağlı mı? İşte çözümlerimiz

Yağlı ciltlerin yapısını ve ihtiyaçlarını biliyor musunuz?



Cildimizdeki yağ nelerden oluşur?


Cilt üzerindeki yağ (sebum); lipitler (yüzeydeki hücrelerden kaynaklanır), ter ve çevresel materyallerden oluşur. 

Ciltteki yağ (sebum) nerede üretilir?

Sebum yağ bezlerinden üretilir. Tüm vücut yüzeyinde bulunan sebum, el ve ayak derisinde daha az, avuç içi ve ayak tabanlarında ise hiç yoktur. Yağ bezleri sırtın ortasında, alında ve çenede daha büyüktür ve diğer deri bölgelerinden daha fazladır. Aynı zamanda kulak kanalında ve cinsel organların bulunduğu alanda da yoğundur. 

Yağ bezlerinin yapısı nasıldır?

Yağ bezleri kanallarla birbirine bağlı odacıklardan oluşur ve bu kanalların içi deri yüzeyine benzer hücrelerle örtülüdür. Bir çok yağ bezi kıllar ile birlikte deri yüzeyine açılır. Bazı serbest yağ bezleri ise tek başlarına deri yüzeyine açılırlar.

Yağ nelerden oluşur?

Yağ (sebum) kompleks bir yapıya sahiptir ve gliseridler, serbest yağ asitleri, skualen, kollesterol esterleri, kollesterol gibi lipitleri içerir. Trigliseritler de yağ bezlerinde üretilir ve yağ bezi kanalındaki lipaz denen bakteriyal enzimlerle serbest yağ asitlerine parçalanırlar.

Ciltten salgılanan yağın normalde görevi nedir?

Derinin yüzeyinden sıvı kaybını engeller. Deriyi bakteri ve mantarlardan korur. Derinin kokusunu oluşturur. Bağışıklık sisteminin organizasyonunda rol oynayan 'Propionibacterium acnes' denen bakterinin kolonizasyonunda rol oynar.

Yağ salgısı nasıl düzenlenir?

Sebum salgısı hormonal faktörler, yaş, bazı hastalıklar ve ilaçlardan etkilenir.

Sebum üretimi hormonlardan nasıl etkilenir? 

Sebum üretimi, androjen dediğimiz seks hormonlarının kontrolü altındadır. En aktif androjenler; (erkeklik hormonu) testosteron, 5-testosteron (DHT) and 5-androstenedioldür. Bu hormonlar ve diğerleri erkeklerde testis, kadınlarda yumurtalık ve böbrek üstü bezinden salgılanır. Bu organlar beyinde bulunan hipofiz bez tarafından kontrol altında tutulur. 
Androjenler deri ve cinsel organlarda bulunan hormonlar tarafından daha aktif hale getirilirler. Tip I 5-redüktaz denen enzim deride, tip II 5-redüktaz cinsel organlarda etkili olur. Bu enzimler, daha az aktif olan androjenleri aktif testosteron ve 5-hidroksi testosterona (DHT) dönüştürürler. Daha aktif androjenler yağ bezlerinden sebum salgısını uyarırlar. 

Yaş ile yağ bezi aktivitesinin ilişkisi nasıldır?

Yağ bezleri doğumdan önce aktif durumdadırlar. Yağ salgısı annedeki hormonlarla düzenlenir.Yağın içeriği yaş ile değişir. Yeni doğan bebek 'verniks kaseosa' denen mumsu bir tabaka ile kaplıdır.Yeni doğan bebekler 3-6 ayda erişkin gibi yağ salgılamaya başlarlar. Erkeklerde yağ salgısı kadınlara göre daha fazladır. Yaş ile birlikte yağ salgısı azalır. Özellikle menopozdan sonra kadınlarda belirgin azalma olur. 
Hangi hastalıklar yağ salgısını etkiler? 

Hipofiz bezi, böbrek üstü bezi, yumurtalık ve testislerin hastalıklarında yağ miktarı azalır. Uzun süren açlık durumlarında da yağ miktarı azalır. Parkinson hastalığında ise miktarı artar. 

Hangi ilaçlar yağ salgısını azaltır? 

Östrojen (doğum kontrol haplarında mevcut), siproteron asetat ve spironolakton gibi antiandrojen ilaçlar, isotretinoin gibi A vitamini derivelerinin (akne tedavisinde kullanılır) alınması yağ salgısını azaltır.

Hangi ilaçlar yağ salgısını arttırır?

Medroxyprogesterone, levonorgestrol gibi androjenetik özelliği olan progesteronlar ve fenotiazinler yağ salgısını arttırırlar.

Hangi ilaçlar yağ salgısı içindeki komponentlerin oranı değiştirilebilir?

Diane 35, (etinil östrodiol ve siproteron asetat içerir.) isotretinoin, squalen, wax esterleri ve yağ esterlerini azaltırken; topikal retinoidler de yağ salgısı içindeki dengeyi değiştirirler. Hafif bir sabunla cildin günde 2 kez yıkanması da bu açıdan önemlidir.