cilt problemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt problemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2010 Pazartesi

Cilt temizliğinin püf noktaları...

İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.

Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor.

Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.

CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN
Eylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.




KURU CİLTLERE KREM 
Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak "temizleme sütü" adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.


MİKROFİBER KUMAŞLAR 
Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.


TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ
Cildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.


GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN 
Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır.


14 Ocak 2009 Çarşamba

Cildiniz yağlı mı? İşte çözümlerimiz

Yağlı ciltlerin yapısını ve ihtiyaçlarını biliyor musunuz?



Cildimizdeki yağ nelerden oluşur?


Cilt üzerindeki yağ (sebum); lipitler (yüzeydeki hücrelerden kaynaklanır), ter ve çevresel materyallerden oluşur. 

Ciltteki yağ (sebum) nerede üretilir?

Sebum yağ bezlerinden üretilir. Tüm vücut yüzeyinde bulunan sebum, el ve ayak derisinde daha az, avuç içi ve ayak tabanlarında ise hiç yoktur. Yağ bezleri sırtın ortasında, alında ve çenede daha büyüktür ve diğer deri bölgelerinden daha fazladır. Aynı zamanda kulak kanalında ve cinsel organların bulunduğu alanda da yoğundur. 

Yağ bezlerinin yapısı nasıldır?

Yağ bezleri kanallarla birbirine bağlı odacıklardan oluşur ve bu kanalların içi deri yüzeyine benzer hücrelerle örtülüdür. Bir çok yağ bezi kıllar ile birlikte deri yüzeyine açılır. Bazı serbest yağ bezleri ise tek başlarına deri yüzeyine açılırlar.

Yağ nelerden oluşur?

Yağ (sebum) kompleks bir yapıya sahiptir ve gliseridler, serbest yağ asitleri, skualen, kollesterol esterleri, kollesterol gibi lipitleri içerir. Trigliseritler de yağ bezlerinde üretilir ve yağ bezi kanalındaki lipaz denen bakteriyal enzimlerle serbest yağ asitlerine parçalanırlar.

Ciltten salgılanan yağın normalde görevi nedir?

Derinin yüzeyinden sıvı kaybını engeller. Deriyi bakteri ve mantarlardan korur. Derinin kokusunu oluşturur. Bağışıklık sisteminin organizasyonunda rol oynayan 'Propionibacterium acnes' denen bakterinin kolonizasyonunda rol oynar.

Yağ salgısı nasıl düzenlenir?

Sebum salgısı hormonal faktörler, yaş, bazı hastalıklar ve ilaçlardan etkilenir.

Sebum üretimi hormonlardan nasıl etkilenir? 

Sebum üretimi, androjen dediğimiz seks hormonlarının kontrolü altındadır. En aktif androjenler; (erkeklik hormonu) testosteron, 5-testosteron (DHT) and 5-androstenedioldür. Bu hormonlar ve diğerleri erkeklerde testis, kadınlarda yumurtalık ve böbrek üstü bezinden salgılanır. Bu organlar beyinde bulunan hipofiz bez tarafından kontrol altında tutulur. 
Androjenler deri ve cinsel organlarda bulunan hormonlar tarafından daha aktif hale getirilirler. Tip I 5-redüktaz denen enzim deride, tip II 5-redüktaz cinsel organlarda etkili olur. Bu enzimler, daha az aktif olan androjenleri aktif testosteron ve 5-hidroksi testosterona (DHT) dönüştürürler. Daha aktif androjenler yağ bezlerinden sebum salgısını uyarırlar. 

Yaş ile yağ bezi aktivitesinin ilişkisi nasıldır?

Yağ bezleri doğumdan önce aktif durumdadırlar. Yağ salgısı annedeki hormonlarla düzenlenir.Yağın içeriği yaş ile değişir. Yeni doğan bebek 'verniks kaseosa' denen mumsu bir tabaka ile kaplıdır.Yeni doğan bebekler 3-6 ayda erişkin gibi yağ salgılamaya başlarlar. Erkeklerde yağ salgısı kadınlara göre daha fazladır. Yaş ile birlikte yağ salgısı azalır. Özellikle menopozdan sonra kadınlarda belirgin azalma olur. 
Hangi hastalıklar yağ salgısını etkiler? 

Hipofiz bezi, böbrek üstü bezi, yumurtalık ve testislerin hastalıklarında yağ miktarı azalır. Uzun süren açlık durumlarında da yağ miktarı azalır. Parkinson hastalığında ise miktarı artar. 

Hangi ilaçlar yağ salgısını azaltır? 

Östrojen (doğum kontrol haplarında mevcut), siproteron asetat ve spironolakton gibi antiandrojen ilaçlar, isotretinoin gibi A vitamini derivelerinin (akne tedavisinde kullanılır) alınması yağ salgısını azaltır.

Hangi ilaçlar yağ salgısını arttırır?

Medroxyprogesterone, levonorgestrol gibi androjenetik özelliği olan progesteronlar ve fenotiazinler yağ salgısını arttırırlar.

Hangi ilaçlar yağ salgısı içindeki komponentlerin oranı değiştirilebilir?

Diane 35, (etinil östrodiol ve siproteron asetat içerir.) isotretinoin, squalen, wax esterleri ve yağ esterlerini azaltırken; topikal retinoidler de yağ salgısı içindeki dengeyi değiştirirler. Hafif bir sabunla cildin günde 2 kez yıkanması da bu açıdan önemlidir.