cilt kusurları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt kusurları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Cildiniz neden kurur?

Cilt kuruluğu nedenleriCilt kuruluğuyla ilgili 8 soru ve 8 cevap.

Cildinizde gerilme hissi, pul pul soyulmalar, kepeklenme, çatlaklar ve kaşıntı varsa cildiniz kurumuş olabilir! Her türlü nemlendiriciyi ve kozmetik ürünü denemenize rağmen cilt kuruluğundan kurtulamıyorsanız bir dermatologa başvurmanız gerektiğini unutmayınız.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Eda Kumbasar; cilt kuruluğuyla ilgili bilgiler verdi...

1- Kimlerde cilt kuruluğu görülür?

İnsanlar yaşlandıkça daha çok ortaya çıkan bir tablo olan kuru deri 'Kserozis' olarak bilinir. Yaşlanmayla beraber daha kuru ve daha az yağlı bir cilt oluşur. Derinin üst tabakasının yaklaşık yüzde 10 kadarlık bir kısmını su oluşturur. Bu tabakadaki suyun azalması deride çatlama, kaşıntı ve kuruluğa neden olur.
Cilt kuruluğu olan kişilerin çoğunda altta yatan bir hastalık yoktur. Kuru cilde sahip olan kişilerin büyük çoğunluğunu ise sık duş alan kişiler oluşturur. Son yıllarda insanlarda duş alma sıklığı arttıkça kserozis sıklığının da arttığı dikkati çekmektedir.

2- Cilt kuruluğunun sebepleri nelerdi?

Kuru cilde neden olan çevresel etkenler; sıcak su, deterjanlar, giysilerden dolayı oluşan sürtünme, sık hava yolculuğu, rüzgara maruz kalmak, çevre kirliliği, klima ve diğer kimyasal maddeler olarak sıralanabilir. Atopik egzama, kalıtsal bazı hastalıklar, ihtiyosis, sedef gibi cilt hastalıkları, metabolik faktörler, tiroit bezinin yeterince çalışamaması, aşırı kilo kaybı ve ilerleyen yaş kuru deriye neden olan diğer faktörlerdir.

3- Cilt kuruluğu nasıl anlaşılır, belirtileri nelerdir?

Deri kuruluğunun ilk belirtisi, deride donuk gri beyaz bir renktir. Kuruluk arttıkça renk değişikliğine ek olarak ciltte gerilme hissi, pul pul soyulmalar, kepeklenme, deri yüzeyinde pürüzlenme, çatlaklar, yarıklanmalar oluşur. Kaşıntı, kuru derinin neden olduğu diğer bir şikayettir. Kuruluk tedavi edilmezse sonunda egzamalar oluşabilir.

4- Cilt tipinin (kuru, yağlı, karma) nasıl olduğunu anlamak mümkün mü?

Deride kepeklenme, gerilme hissi ve kaşıntı şikayetleri varsa kuru cilt tipi olarak değerlendirilir. Akneye meyilliyse, gün içerisinde ve sabah uyandığında ciltte parlama oluyorsa, gözenekler genişleme ve siyah noktalar varsa yağlı cilt olarak değerlendirilir. Bazı kişilerde ise yüz bölgesinde özellikle yer yer kuruma, kepeklenme fakat belli bölgelerde ise yağlanma, parlama şikayeti olur. Bu tip ciltler ise karma cilt olarak değerlendirilir.

5- Cilt kuruluğu özellikle hangi bölgelerde görülür?

Su kaybının regülasyonu, vücudun bölgelerine göre farklılıklar gösterir. Kuruluk kollarda, bacaklarda ve gövdede daha belirgin olur; çünkü bu bölgelerde daha az yağ bezleri vardır. Yüz diğer vücut bölgelerine göre daha su geçirmezdir. Deri geçirgenliğinde ise lipitlerin (yağların) kritik rolleri vardır. Sık duş alındığında doğal deri lipitlerinin yeniden oluşabilmesi için yeterli süre olmadığı için kuruluk özellikle yağ bezleri daha az olan kol ve bacaklarda daha belirgin olur.

6- Cildi kuruyan biri, kuru ciltler için olan ürünleri mi almalı, yoksa öncesinde dermatologa mı başvurmalı?

Cilt kuruluğu olan kişiler mutlaka bir dermatoloji uzmanına danışmadırlar. Kişinin şikayetleri, belirtilerin süresi ve şiddeti, tedavinin şeklini belirler. Bazı olgularda sadece nemlendiriciler yeterli olurken, belirtilerin şiddetli olduğu olgularda antihistaminik ilaçlar, topikal kortikosteroid kremler vermek gerekebilir. Çok sayıda ve markada nemlendirici olduğundan rasgele bir nemlendirici kullanımı doğru değildir. Hastanın deri tipine ve şikayetlerine uygun nemlendiriciler önerilmelidir.

7- Cildi kuru olanlar ne tür kozmetik ürünler kullanmalı?

Kuru cilt problemi olan hastalar yağ içinde su emülsiyonu dediğimiz deriyi daha yoğun nemlendiren ürünler kullanabilirler. Deride iritasyon problemi olmayan kişiler ise üre ihtiva eden kozmetik nemlediricilerden fayda görebilirler. Banyo sonunda kullanılan vücut yağları derinin nem kaybını engeller. Bu tip kozmetik ürünlerin de oldukça faydası vardır.

8- Soğuk-sıcak hava, mevsimler, güneş, sauna, hamam, kese ve vücut peelingi cildi nasıl etkiler?

Kuru deri, stratum korneum tabakasının nem içeriğinin azalmasıdır. Sıcağa ve soğuğa maruz kalan ciltte transepidermal su kaybı artar ve bu artış cildin kurumasına neden olur. Ayrıca kış mevsimi de cilt kuruluğuna neden olur. Dönemsel kuruluk dendiğinde 'kış kaşıntısı' olarak da bilinen soğuğa bağlı kserosis akla gelir. Kış aylarında düşük neme bağlı olarak gelişen bu tablodan korunmak için mutlaka koruyucu giysiler giyilmeli, nemlendiriciler kullanılmalıdır. Güneş de, hem ısı hem de ışın etkisiyle derinin nem kaybına neden olur. Kozmetik açıdan kaba ve kuru bir deri görüntüsüne mahkum olmamak için yaz ve kış ayları boyunca güneş koruyucu ürünler kullanmak gerekir. Güneş koruyucular deri hasarını ve derinin kurumasını engeller. Suyla sık temasta bulunmak derinin nem kaybına neden olduğundan, kişilerin çok sık kese ve peeling uygulamaları yaptırması da sakıncalıdır. Kese ve peeling sırasında deride oluşan sürtünmeye bağlı iritasyon, kuruluğun şiddetini daha da artırır.

Kaynak:MOTHER & BABY 

8 Mart 2010 Pazartesi

Cilt temizliğinin püf noktaları...

İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.

Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor.

Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.

CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN
Eylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.




KURU CİLTLERE KREM 
Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak "temizleme sütü" adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.


MİKROFİBER KUMAŞLAR 
Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.


TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ
Cildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.


GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN 
Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır.


14 Ekim 2009 Çarşamba

Cildiniz gülümsüyor mu?

Biz cildimize nasıl davranırsak o da bize o kadar güzel görünmeye çalışır! 


İçimizi güldürmenin, cildimizi güzelleştirmenin en etkili yollarından biri beslenme alışkanlıklarımızda gizli. Vücudumuzu bir makine olarak düşünürsek, mekanizmanın işlemesini sağlayan tüm elemanların birbirini önemli oranda etkilediğini söyleyebiliriz. Vücudumuzdaki tüm organlar birbirini etkilerken; fizyolojik olaylar duygu ve düşünceleri, duygu ve düşünceler de bedensel tepkileri oluşturur, bu süreç yaşam boyu sürer durur.

Işıl şıl, sağlıklı bir cilde sahip olmak aslında bütün bir çabayı gerektirir. Mekanizmanın doğru işlemesini sağlamak için içten ve dıştan cildimiz için doğru davranışları geliştirmeliyiz. Temiz tutmalı, bol sıvı tüketmeli ve beslenmemize dikkat etmeliyiz.

Güzel bir cilde sahip olmak için nasıl beslenmemiz gerekir?
İlk önce nasıl beslenmememiz gerekir, ondan kısaca bahsedelim. Cilt sağlığı ve güzelliği üzerinde tereyağı, kırmızı et ve şekerli yiyeceklerin olumsuz etkisi vardır. Kızartma, kan dolaşımını ve ciltteki sebum oranını negatif yönde etkilemekte; sigara ve alkol de gözeneklerin tıkanmasına, ince çizgilerin belirginleşmesine ve cildin matlaşmasına neden olmaktadır.

Daha güzel bir cilde sahip olmak ve onu korumak için yapacaklarımız, aslında beden ve zihinsel sağlığımızı da doğrudan etkilemektedir. İşte yapmamız gerekenler:

• Zeytinyağı, çiçekyağı, mısır özü yağı gibi doymamış yağ oranı yüksek olan ürünlerin ölçülü kullanımı kalp ve damar sağlığını korumakta, bu da cilt güzelliğini artırmaktadır.

• Meyve ve sebzeler; zengin vitamin, mineral, doğal şeker ve lif kaynağıdır. Bunlar yaşlanma etkilerini azaltarak, cildin yenilenmesine yardımcı oluyor.

• Somon ve onun gibi yağlı balıklar, cildin su tutma kapasitesini artırarak yumuşak ve taze görünmesini sağlıyor. Nemli bir cilt daha diri oluyor ve kırışıkların oluşması gecikiyor.

• Portakal, kivi, ıspanak, tatlı patates ve biber, cildin darbelere karşı daha dayanıklı olmasını sağlıyor. Güneşe karşı dayanıklılık, cilde elastikiyet ve gençlik kazandırıyor.

• Soyalı ürünler cildin incelmesini ve kurumasını yavaşlatarak, yaşlanmayı geciktiriyor. Cildin kendini yenilemesine yardımcı oluyor.

• Süt ve süt ürünlerinin içindeki kalsiyum, ciltteki hücrelerin sürekli olarak kendilerini yenilemesini sağlıyor. Ciltteki su oranını dengeliyor dolayısı ile canlı bir cilde sahip olmaya yardımcı oluyor.

• Tam buğday ekmeği, kepekli makarna, yulaf ekmeği ise antioksidan deposu olarak cilde pembelik kazandırıyor ve gençleşmesine yarıyor.




• Havuç, ıspanak, kayısı ve şeftali ise cildi ultraviyole ışınlarından koruyor. Güneş ışınlarından zarar görmüş cildin kendini toplamasına yardımcı oluyor. Fazla güneşte kalmanın neden olacağı kırışıklık riskini azaltıyor.

• Çilek, portakal, kivi ve ıspanak, cilde elastikiyet ve dirilik sağlayan kolajen ve elastin yapısını koruyor. Özellikle çilek, sigaranın cilde verdiği zararlara karşı korunma mekanizması oluşturuyor.



9 Temmuz 2009 Perşembe

Sahte kozmetik ürünlere dikkat

Kozmetik ürünleri hijyenik ortamlarda üretilmedikleri takdirde sağlık sorunu yaratıyor!

Bir makyaj malzemesi firmasının pazarlama direktörü Arzu Kartal, yaptığı açıklamada, 'Her kadın güzeldir yeter ki güzelliğini kullanmayı bilsin' sözünün doğru olduğunu belirterek, güzelliğin sırrının iyi bir makyajdan geçtiğini söyledi.

Gözler daha ön planda
Bu yılın yaz makyaj modasında gözlerin daha fazla ön plana çıktığını belirten Kartal, Türk kadınının kozmetik ürünler arasında en çok oje ve ruju kullandığını, göz kalemi ve maskaranın da ruj ile oje kadar olmasa da gözde kozmetik ürünler arasında yer aldığını vurguladı.

Kartal, global ekonomik krizin kozmetik sektörüne etkilerine de değinerek, 'Kriz geçen yılın son çeyreğinde kozmetik sektörünü de olumsuz etkiledi. Ancak çok çabuk krizin etkilerinden kurtulup, normal hayatımıza döndük. Kozmetikte özellikle selektif markalar krizden çok daha fazla etkilendi' diye konuştu.


Sahte kozmetik ürünlerine dikkat
Sahte kozmetik ürünler konusunda tüketicileri uyaran Kartal, bu tür ürünlerin ciltte tahriş, kızarıklık, kaşıntı ve döküntüye neden olabildiklerine dikkati çekti.

Kartal, sahte ve kalitesiz kozmetik ürünlerin genellikle 'merdiven altı' diye tabir edilen yerlerde kaçak olarak üretildiğini dile getirerek, bu ürünlerin kullanımından kaçınılması gerektiğini söyledi.

Tüketicilerin bir kozmetik ürün alırken mutlaka üretici firmanın güvenilir olup olmadığına dikkat etmesi gerektiğini anlatan Arzu Kartal, 'Kadınların çok ucuz, merdiven altı kozmetik ürünleri kullanmamalarını ve sağlıklarını tehlikeye atmamalarını öneririm. Nispeten ucuza satılan kalitesiz ürünlerle kimse sağlığını riske atmamalı' dedi.