cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2010 Salı

Selüliti bitiren inanılmaz diyetler

konu baslikHem pürüzsüz bir cilde sahip olmayı hem de kilo vermeyi kim istemez? Anti-selülit diyetleriyle, her ikisine de 6 haftada ulaşmak hiç de zor değil


Kalça ve bacak üstü yağlarını eritmek zordur. Ne kadar diyet yapsanız da bacaklarınızın incelmesini sağlayamazsınız ya da selülitlerinizden bir türlü kurtulamazsınız... Fakat bu örnek diyetlerinden birini en az 1 ay uygularsanız, diğer diyetlerle arasındaki farkı görebilirsiniz… 'Anti-selülit diyetlerini' yaparken şunları aklınızdan çıkartmayın: Mutlaka günde iki litre su için. Sıvı ihtiyacınızı ağırlıklı olarak sudan karşılayın. Ancak kahve, çay, kola gibi selülit yapan içeceklerden uzak durun. Mideniz diyete uyum sağlayana kadar, açlığınızı öğün aralarında salatalık, domates, karpuz gibi kalori değeri düşük yiyeceklerle giderin. 

Sağlıklı beslenmek ve zayıflarken selülitleri azaltmak için:

1- Bol su için; günde 2,5- 3 litre... Su vücutta yağ yıkımını hızlandırıp lenf dolaşımını düzene sokarak, zayıflarken oluşmuş selülitlerin azalması için çok önemlidir. 

2- Sağlıklı beslenmenizde ve diyet programınızda selülitlerden korunmak ve azalması için bol limonlu salata tüketiniz. 

3- Selülitleri azaltıcı etkisi olan C vitamini tüketin. 

4- Meyveler de C vitamininden zengin olduğundan beslenme ve diyet programınızda yer almalıdır. Özellikle limon, kivi, portakal, şeftali... Biber ve maydanoz da salatalarınıza bolca koyabilirsiniz. 

4- Kilo verirken ve selülitleri azaltırken proteini de ihmal etmemek gerekir. Hayvansal kaynaklı besinler et, tavuk, balık kaliteli protein içermeleri açısından metabolizmanın hızlı çalışmasında ve zayıflarken kas kaybını önlemede önemlidir. Bu önemin yanında zayıflarken selülitlerin de azalması için et grubunu dengeli ve bilinçli tüketmeniz gerekir. Bunun için haftada 2 defa kırmızı et, haftada 2 defa tavuk haftada en az 3 defa balık tüketmelisiniz.

Anti - Selülit Diyeti (1)
Kahvaltı: 1 tam yumurta, yarım su bardağı yulaf ezmesi, 1.5 yemek kaşığı keten tohumu, 2 kaşık kuru üzüm, 1 su bardağı yağsız süt, kahve
Kuşluk: 1 su bardağı yağsız süt 
Öğle: Soğan, zencefil, kereviz, yeşil biber, brokoli, mantar ile hazırlanmış tavuk sote, 3 kaşık esmer pirinç pilavı, 1 portakal, yeşil çay
İkindi: 1 su bardağı sebze suyu, kavrulmuş soya fasulyesi 
Akşam: Balık ızgara, brokoli, soğan, sarımsak, domates, limon suyu ve baharatlarla hazırlanmış sebze kavurma, ananas suyu 
Yatmadan: 1 bardak kakaolu süt 

Anti - Selülit Diyeti (2)
Kahvaltı: 1 dilim kepekli tost ekmeğinin üzerine yağsız krem peynir sürün. Üstünü salatalıkla süsleyin. Yanında şekersiz çay içebilirsiniz. 
Kuşluk: Bir avuç kuru meyve 
Öğle: Bir tabak yağsız makarna, bir tabak mantar yemeği 
Akşam: Salata. Yanında iki dilim kepekli ekmek. 

Anti - Selülit Diyeti (3)
Kahvaltı: 2 dilim kepekli tost ekmeği, yağsız beyaz peynir, domates. 
Kuşluk: Bir avuç kuru meyve 
Öğle: Ispanaklı omlet, bir dilim kepek ekmek 
İkindi: Muzlu süt 
Akşam: Ton balıklı salata, bir dilim kepekli ekmek

Takvim - Internet

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Cildiniz neden kurur?

Cilt kuruluğu nedenleriCilt kuruluğuyla ilgili 8 soru ve 8 cevap.

Cildinizde gerilme hissi, pul pul soyulmalar, kepeklenme, çatlaklar ve kaşıntı varsa cildiniz kurumuş olabilir! Her türlü nemlendiriciyi ve kozmetik ürünü denemenize rağmen cilt kuruluğundan kurtulamıyorsanız bir dermatologa başvurmanız gerektiğini unutmayınız.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Eda Kumbasar; cilt kuruluğuyla ilgili bilgiler verdi...

1- Kimlerde cilt kuruluğu görülür?

İnsanlar yaşlandıkça daha çok ortaya çıkan bir tablo olan kuru deri 'Kserozis' olarak bilinir. Yaşlanmayla beraber daha kuru ve daha az yağlı bir cilt oluşur. Derinin üst tabakasının yaklaşık yüzde 10 kadarlık bir kısmını su oluşturur. Bu tabakadaki suyun azalması deride çatlama, kaşıntı ve kuruluğa neden olur.
Cilt kuruluğu olan kişilerin çoğunda altta yatan bir hastalık yoktur. Kuru cilde sahip olan kişilerin büyük çoğunluğunu ise sık duş alan kişiler oluşturur. Son yıllarda insanlarda duş alma sıklığı arttıkça kserozis sıklığının da arttığı dikkati çekmektedir.

2- Cilt kuruluğunun sebepleri nelerdi?

Kuru cilde neden olan çevresel etkenler; sıcak su, deterjanlar, giysilerden dolayı oluşan sürtünme, sık hava yolculuğu, rüzgara maruz kalmak, çevre kirliliği, klima ve diğer kimyasal maddeler olarak sıralanabilir. Atopik egzama, kalıtsal bazı hastalıklar, ihtiyosis, sedef gibi cilt hastalıkları, metabolik faktörler, tiroit bezinin yeterince çalışamaması, aşırı kilo kaybı ve ilerleyen yaş kuru deriye neden olan diğer faktörlerdir.

3- Cilt kuruluğu nasıl anlaşılır, belirtileri nelerdir?

Deri kuruluğunun ilk belirtisi, deride donuk gri beyaz bir renktir. Kuruluk arttıkça renk değişikliğine ek olarak ciltte gerilme hissi, pul pul soyulmalar, kepeklenme, deri yüzeyinde pürüzlenme, çatlaklar, yarıklanmalar oluşur. Kaşıntı, kuru derinin neden olduğu diğer bir şikayettir. Kuruluk tedavi edilmezse sonunda egzamalar oluşabilir.

4- Cilt tipinin (kuru, yağlı, karma) nasıl olduğunu anlamak mümkün mü?

Deride kepeklenme, gerilme hissi ve kaşıntı şikayetleri varsa kuru cilt tipi olarak değerlendirilir. Akneye meyilliyse, gün içerisinde ve sabah uyandığında ciltte parlama oluyorsa, gözenekler genişleme ve siyah noktalar varsa yağlı cilt olarak değerlendirilir. Bazı kişilerde ise yüz bölgesinde özellikle yer yer kuruma, kepeklenme fakat belli bölgelerde ise yağlanma, parlama şikayeti olur. Bu tip ciltler ise karma cilt olarak değerlendirilir.

5- Cilt kuruluğu özellikle hangi bölgelerde görülür?

Su kaybının regülasyonu, vücudun bölgelerine göre farklılıklar gösterir. Kuruluk kollarda, bacaklarda ve gövdede daha belirgin olur; çünkü bu bölgelerde daha az yağ bezleri vardır. Yüz diğer vücut bölgelerine göre daha su geçirmezdir. Deri geçirgenliğinde ise lipitlerin (yağların) kritik rolleri vardır. Sık duş alındığında doğal deri lipitlerinin yeniden oluşabilmesi için yeterli süre olmadığı için kuruluk özellikle yağ bezleri daha az olan kol ve bacaklarda daha belirgin olur.

6- Cildi kuruyan biri, kuru ciltler için olan ürünleri mi almalı, yoksa öncesinde dermatologa mı başvurmalı?

Cilt kuruluğu olan kişiler mutlaka bir dermatoloji uzmanına danışmadırlar. Kişinin şikayetleri, belirtilerin süresi ve şiddeti, tedavinin şeklini belirler. Bazı olgularda sadece nemlendiriciler yeterli olurken, belirtilerin şiddetli olduğu olgularda antihistaminik ilaçlar, topikal kortikosteroid kremler vermek gerekebilir. Çok sayıda ve markada nemlendirici olduğundan rasgele bir nemlendirici kullanımı doğru değildir. Hastanın deri tipine ve şikayetlerine uygun nemlendiriciler önerilmelidir.

7- Cildi kuru olanlar ne tür kozmetik ürünler kullanmalı?

Kuru cilt problemi olan hastalar yağ içinde su emülsiyonu dediğimiz deriyi daha yoğun nemlendiren ürünler kullanabilirler. Deride iritasyon problemi olmayan kişiler ise üre ihtiva eden kozmetik nemlediricilerden fayda görebilirler. Banyo sonunda kullanılan vücut yağları derinin nem kaybını engeller. Bu tip kozmetik ürünlerin de oldukça faydası vardır.

8- Soğuk-sıcak hava, mevsimler, güneş, sauna, hamam, kese ve vücut peelingi cildi nasıl etkiler?

Kuru deri, stratum korneum tabakasının nem içeriğinin azalmasıdır. Sıcağa ve soğuğa maruz kalan ciltte transepidermal su kaybı artar ve bu artış cildin kurumasına neden olur. Ayrıca kış mevsimi de cilt kuruluğuna neden olur. Dönemsel kuruluk dendiğinde 'kış kaşıntısı' olarak da bilinen soğuğa bağlı kserosis akla gelir. Kış aylarında düşük neme bağlı olarak gelişen bu tablodan korunmak için mutlaka koruyucu giysiler giyilmeli, nemlendiriciler kullanılmalıdır. Güneş de, hem ısı hem de ışın etkisiyle derinin nem kaybına neden olur. Kozmetik açıdan kaba ve kuru bir deri görüntüsüne mahkum olmamak için yaz ve kış ayları boyunca güneş koruyucu ürünler kullanmak gerekir. Güneş koruyucular deri hasarını ve derinin kurumasını engeller. Suyla sık temasta bulunmak derinin nem kaybına neden olduğundan, kişilerin çok sık kese ve peeling uygulamaları yaptırması da sakıncalıdır. Kese ve peeling sırasında deride oluşan sürtünmeye bağlı iritasyon, kuruluğun şiddetini daha da artırır.

Kaynak:MOTHER & BABY 

23 Nisan 2010 Cuma

Yaşlanmayı geciktiren sebze türü hangisidir?

Yaşlanmayı geciktiren sebze türü hangisidir?Mantar, ete yakın oranda ve çok değerli bir protein kaynağı olmasının yanı sıra, insan vücudu için gerekli aminoasitlerin tümünü barındırıyor.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, zehirli mantarların öldürücü olabildiğine dikkati çekerken, zehirli olmayanların çok değerli, vücut için çok faydalı bir besin türü olduğunu açıkladı.

Mantarın, bitkisel besinler içinde en besleyicilerden biri olduğunu ifade eden Yorulmaz, ete yakın oranda ve çok değerli bir protein kaynağı olmasının yanı sıra, vücut için gerekli aminoasitlerin tümünü bulundurduğunu belirtti.


Bu yönüyle mantarın büyüme, gelişme, hastalıklardan korunma açısından önemli yararlar sağladığını anlatan Yorulmaz, yağ içeriği bakımından fakir olması nedeniyle kalorisinin düşük olduğunu ve şişmanlatmadığını, bu özelliği ile kilo vermek isteyenlerin diyetinde yer alması uygun bir besin maddesi niteliği taşıdığını kaydetti.

Vitaminler açısından da çok zengin olan mantarın B grubu vitaminleri, A vitamini, K ve özellikle zengin bir D vitamini kaynağı olduğunu belirten Yorulmaz, 'Özellikle en başta büyüme gelişme çağındaki çocuklar ve kemik erimesi açısından daha büyük risk altında olan kadınlar olmak üzere her insanda kemik ve dişlerin sağlığını sürdürme açısından, bu zengin D vitamini kaynağı çok daha büyük önem taşımaktadır' diye konuştu.

Mantarın mineraller açısından da çok iyi bir besin olduğunu anlatan Yorulmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Mantar kalsiyum, potasyum, fosfor, demir, çinko ve bakır içerir. Tüm bu özellikleri ile kansızlığı, kalp damar hastalıklarını, tansiyon yüksekliğini, inme, astım, romatizmal hastalıklara yakalanma tehlikesini, migreni, diş çürüklerini ve kemik erimesini önler ve vücudun bağışıklığını güçlendirir. Mantar, hem vitamin hem de mineral içeriğiyle yaşlanmayı geciktirir, beyin ve sinir sistemini alzheimer gibi kronik hastalıklardan korur. Sodyum miktarının düşük olması nedeniyle tansiyon yüksekliği ve kalp damar hastalığı bulunanların da yiyebileceği, iyi bir besindir.'

Yorulmaz, mantarın içindeki çinko içeriğinin cildi güçlendirdiğini, yaraların iyileşmesini hızlandırdığını ve vücudun hastalıklara direncini artırdığını kaydetti.

MANTAR, BESİN Mİ ZEHİR Mİ

Yorulmaz, mantar satın alırken görünümü taze olan beyaz ya da açık krem renkli, sıkı dokulu, temiz ve tombul, parlak renkli ve canlı olanların tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

Mantar eğer güvenilir değil ise öldürücü zehirlenmelere yol açabildiğini ifade eden Yorulmaz, 'Türkiye'de de yenilebilir ve zehirli toplam 2 bin 500 mantar çeşidi bulunduğu bilinmektedir. Yenilebilen mantarların yetiştiği bölgelerde de onlardan ayırt edilmesi son derece zor olabilen yüzde 2–3 oranında zehirli mantarlar yetişmektedir. Zehirli ve zehirsiz mantarlar, görünüşleri ve tatları ile birbirinden farksızdır. Zehirli mantarlar taze, kurutulmuş, turşu, konserve olarak çiğ veya pişirilerek yenilmiş olsa bile asla güvenli değildir, zehirlenme hatta ölüme yol açabilmektedir' dedi.

Dünyada ve Türkiye'de zehirlenmelere sıklıkla neden olan amanita türü mantarların ölümlerin yüzde 90-95'inden sorumlu olduğunu belirten Yorulmaz, en ölümcül olan amanita phalloides türündeki mantar insan vücuduna girdiğinde karaciğer, böbrek gibi hayati organların tüm hücrelerinde tahribat yaptığını, vücuda 50 gram miktarında girmesinin bile ölüme yol açtığını kaydetti.

Türkiye'de yapılan çalışmalarda, mantar zehirlenmesinin çocuklarda yüzde 2,8, erişkinlerde ise yüzde 2,5 olarak belirlendiğini anlatan Yorulmaz, zehirlenen kişide sersemlik, uykuya eğilim, tansiyon düşüklüğü, gözlerde yaşarma, bulanık görme, göz bebeklerinde küçülme, yüz ve boyunda kızarma, bol tükürük salgılanması, bulantı, kusma, terleme, kas krampları, ishal, ateş, karın ağrısı, koma gibi belirtiler görüldüğünü söyledi.

Yorulmaz, mantar zehirlenmesi durumunda, mümkünse hastanın kusturulması ve hiç zaman kaybedilmeden mümkün olan en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna, yediği mantarın örneği ile götürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak:Ekolay.net

10 Nisan 2010 Cumartesi

Cilt tipini öğren genç kal

Cilt tipini öğren genç kal
Cilt hastalıkları uzmanı Betül Şengör, bu iç ayrı ten renginin aynı zamanda farklı şekilde yaşlandığını söylüyor.


Bu nedenle Şengör, güneşten korunmak, sağlıklı beslenmek ve bol su içmenin cilt yaşlanmasını yavaşlatmak için herkes için temel gereklilikler olduğunu fakat bunun yanı sıra, her cilt renginin kendine has bir bakım ritueli olması gerektiğini de söylüyor.


Esmer Ten

Güneşe Tepkisi: Bu cilt rengi kolay bronzlaşır. Antis Kozmetik'ten Melike Yumlu, bu ten rengine sahip olanların güneşten yanmasalar bile leke konusunda ciddi sorun yaşayabildiğini söylüyor.

Nasıl Yaşlanıyor?:Cilt hastalıkları uzmanı Dr. Betül Şengör, esmer tenli kadınların 20'li yaşlardan itibaren hormonal tip lekelenmelere karşı dikkatli olmalarını söylüyor. Kırışıklıklar ise diğer ten renklerine göre daha geç ortaya çıkıyor.

Bakım Kürünüz

1- Temizleyici: Cildi kurutmadan temizleyen yağsız formüle sahip Darphin, Purifying Foam jel, içeriğindeki meyan köküyle cildi yumuşatıyor ve ferah bir his bırakıyor.

2- Arındırıcı: Kimyasal mikrogranüller içeren Dermalogica, Age-Smart Multivitamin Thermafoliant arındırıcı, daha yumuşak ve canlı bir cilt oluşturmak için etkili. Termal teknolojisi su ile temas ettiğinde aktivite olarak salisilik asit ve retinol emilimini arttırıyor. Meyankökü ile A, C, E vitaminleri cilt tonunun aydınlanmasına yardımcı oluyor.

3- Göz Kremi: Uzmanlar ilk yaşlanma izlerinin göz çevresinde oluşmaya başladığını hatırlatıyor. Sadece çizgilerin değil, koyu renk halka ve torbalanmaların görünümünü de azaltmaya yardımcı olan Clinique, All about eyes göz kremi, proteinler, anti-oksidanlar ve bitkisel maddeler içeriyor.

4- Nemlendirici: AHA ve salisilik asit içeren soyucu özelliğe sahip Noviderm Bor"ade Smoothing Care nemlendirici, ölü hücrelerin atılmasına yardımcı oluyor. Çok güçlü anti-oksidanlar olarak bilinen C ve E vitaminleriyle de zenginleştiren krem, yaşlanma belirtilerinin önlenmesini de sağlıyor.

"Esmer tenliler, ciltlerindeki yoğun pigmentler sayesinde, güneşin zararlı etkilerine karşı doğal filtre görevi görürler. Ancak bu tip tenlerin, özellikle ülkemizde ciltleri çoğu kez gevşemeye hatta sarkmaya meyillidir" diyor Şengör. Ayrıca bu ten renginde sıkça görülebilen akne problemi leke ve izlere neden olabileceği için mutlaka giderilmeli. "40'lı yaşlardan itibaren ciltte kuruma, yumuşama ve gevşeme başlayabilir" diyen Şengör, bir cilt uzmanının önerisiyle uygun ürünleri kullanmak gerektiğini de hatırlatıyor. 

Buğday Ten

Güneşe Tepkisi: Esmer cilde göre daha az melanin pigmentlerine sahip buğday tenler, hafif bronzlaşabilmelerine rağmen yanma riski de taşıyor.

Nasıl Yaşlanıyor?: Eğer yeterli güneş koruması sağlanmazsa, buğday tenlerde 20'li yaşlardan itibaren leke problemleri görülmeye başlayabilir. Kırışıklıklar ise, 40'lı yaşların ortalarına kadar görülmez.

Bakım Kürünüz

1- Temizleyici: Süt formüle sahip La Prairie, Cellular Comforting temizleyici, tüm makyajı suya gerek duymadan çıkartıyor. La Prairie'ye özel 'Cellular Complex' içeren ürün cildin doğal kendini yenileme sürecini harekete geçirerek nemlendiriyor ve enerji veriyor.

2- Göz Kremi: Dudak çevresi için de uygun olan Vichy Neovadiol Contours göz kremi, hormonal yaşlanma ile kaybolan cilt yoğunluğunu yeniliyor.

3- Gece Kremi: İçeriğindeki karanfil çiçeği özü, kırışıklıkları azaltırken, temel yağ asitleri ve shea yağı, yoğun nem sağlıyor. Gece boyu hücrelerin yenilenmesini harekete geçiren, Murad Age-Balancing gece kremi, cilde dirlik ve gençlik kazandırıyor.

4- Nemlendirici: Kök hücreleri harekete geçirerek, derin çizgileri azaltma ve cilde ışıltısını yeniden kazandırma etkisi bulunan, Lancome Absolue Precious Cells bakım kremi, 15 koruma faktörü sayesinde gün boyu güneşe karşı koruma sağlıyor.

"Esmer tenlilere daha yakın özelliklere sahip buğday tenlilerin kış aylarında cilt renkleri daha açık renkli olabiliyor" diyor Şengör. Bu renge sahip ciltlerin genellikle gözeneklerinin biraz daha belirgin, ancak normal veya karma cilt özelliklerini gösteren yapıya sahip olduğunu da ekliyor. Melike Yumlu da, bronzlaşmaya meyilli olduğu için bu ten rengine sahip kişilerin güneşte daha fazla kaldığını ve bunun da lekelere yol açtığını hatırlatıyor. Dermatolog Jessica Wu, neyse ki bu lekelerin büyük değil, küçük öbekler olarak ortaya çıktığını söylüyor.

Açık Ten

Güneşe Tepkisi: İnce ve porselen gibi beyaza yakın bu cilt, UV zararlarına en açık cilt tipidir. Korumasız güneşe maruz kaldığında hemen kızarır. Eğer hassas bir ciltse buna kaşıntı ve batmalar da eklenebilir.

Nasıl Yaşlanıyor?: Yoğun güneş koruması bu cilt tipinin vazgeçilmezi olmalı, aksi halde ince çizgiler, hacimsiz, kuru ve mat bir görünüm çok erken yaşlarda ortaya çıkacaktır.

Bakım Kürünüz

1- Temizleyici: Eğer çok yoğun anti-aging içerikli ürünler kullanıyorsanız cildinizi kimyasal yüklemesinden arındırmak için hassas ama etkili bir temizleyici kullanın. Nivea'nın badem ve calendula yağı içeren yumuşak temizleme kremi, kuru ve hassas ciltlere öneriliyor.

2- Gece Kremi: Parfüm ve koruyucu içermeyen Skincode Regenerating gece kremi, gece boyunca cildin elastikiyetini arttırmaya yardımcı oluyor. İnce çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltan ürün, cildin kendini yenilemesini ve beslenmesini sağlıyor.

3- Nemlendirici: Açık tenliyseniz cildinizin hassas olma ihtimali çok yüksek. Sentetik koruyucu, suni renk veya koruyucu içermeyen ürünleri tercih edin. İçeriğinde yatıştırıcı bitki özleri ve uzun süre su bulundurma özelliğiyle harika bir nemlendirici olan, orkide özü olan, Darphin Intral Soothing krem, çevresel saldırılara karşı cildi koruyor ve yatıştırıyor.

4- Göz Kremi: Çok açık tenlerin de yaşlanmayla ilgili ilk sorunları göz çevresinde kendini gösteriyor.Esteé Lauder Re-Nutriv göz kreminin, etkisini ortaya çıkaran içerikler ise çevresel hasarlara karşı cildi koruyan Resveratrate ile inci istiridyesi.

5- Serum: Güçlü bir antioksidan olan saf C vitamini içeren Skin Ceuticals C E Ferulic serum, sağlıklı hücre üretimine yardımcı olurken, cildin doğal antioksidan savunmasını iki katına çıkarıyor.

Yumlu, dış etkenlerden çok kolay etkilenen açık tenlerin hava koşulları sonucu nem bariyerinin zedelendiğini söylüyor. İlk belirgin çizgilere göz çevresinde rastlandığını hatırlatan Yumlu, bu ten rengine sahip olanların erken yaşlarda göz kremi kullanmaya başlamasını öneriyor. Şengör de, diğerlerine göre daha fazla yaşlanmaya yatkın olan açık tenlerin pigmentinin cildi korumaya yetecek kadar fazla olmadığını söylüyor. "Çillere, kuruluğa, güneş lekelerine, kılcal damarların yüzeye çıkması ve kızarıklık problemine çok yatkın olduğu için çok özenli bir bakım uygulanması gerektiğini de ekliyor Şengör. Çocukluk döneminde güneş yanığı öyküsü olanların habis cilt tümörlerine, malin melanom isimli cilt kanserine yatkınlığının daha fazla olduğunu da hatırlatan Şengör, cildi güneşten korumak konusunda uyarıda bulunuyor.

16 Mart 2010 Salı

Fazla sakız cilde zararlı mı?

Fazla sakız cilde zararUzmanlardan sakız çiğnemeyi seven kişilere üzecek bir açıklama.

Amerikalı cilt uzmanı ve estetisyen Dr. Joel Schlessinger, sakız sevenlere üzecek bir açıklama yaptı.



Dr. Joel Schlessinger, hastalarından yola çıkarak, 'Sanırım ağız kenarındaki kırışıklıklarda sakızın da bir payı var' diye konuştu. Kırışıklık ve sakız ilişkisi üzerine yorum yapan Doktor Hema Sundaram ise sakız çiğnemenin çene kaslarını fazlaca kullanılmasına yol açtığını belirtti. Dr. Sundaram, 'Sakız çene kaslarının fazla aktif olmasını sağlıyor. Bu durum da dokunun deriye olan desteğini zayıflatıyor. Bu desteğin zayıflaması, ciltte hacim kaybına ve hatta cildin elastikiyetini kaybetmesine yol açıyor' ifadelerini kullandı.

11 Mart 2010 Perşembe

Ellerenize dikkat!

Kadınların ellerinde erkeklerinkinden daha çok bakteri türü yaşıyor! Neden mi? İşte şaşırtıcı araştırma... 


ABD’deki Colorado Üniversitesinden biyokimya doçenti Rub Knight ile Ekoloji ve Evrimsel Biyoloji anabilim dalından doçent Noah Fierer’in kaleme aldıkları makaleye göre ellerde sanıldığından daha fazla türde bakteri bulunduğu tespit edildi. “Proceedings of the National Academy of Sciences” adlı bilimsel yayının internet sayısında (http://www.pnas.org) yayınlanan makaleyi değerlendiren Fierer, “Araştırmamızın sonucunda belirlediğimiz bakteri türü sayısı bizi çok şaşırttı. Kadınların ellerinde çok daha fazla çeşit olduğunu da anladık” dedi.


Araştırmacılar, kadınların ellerindeki bakteri türünün daha zengin olmasının nedenini bilemediklerini, bunun erkeklerin derisinin daha “asitik” olmasından ve bunun bazı bakteri türlerini öldürüyor olabileceğinden kaynaklanabileceğini belirttiler. Araştırmacılar bir başka nedenin, kadınlarla erkekler arasında ter ve yağ bezlerinin çalışma farklılıkları olabileceğini de ifade ettiler.

Knight’ın açıklamasına göre kadınların, suyla yıkanması mümkün olmayan deri altlarında yaşayan bakteri sayısı erkeklere göre daha az.

Araştırmacılar çalışmaları sırasında 51 üniversite öğrencisinden örnekler aldı. Örnekler, DNA bakterilerini belirleyen yeni ve çok detaylı bir sistem kullanılarak incelendi. 102 elde toplam 4.742 bakteri türü belirlendi. Bu türlerden yalnızca 5’inin bütün ellerde bulunduğu anlaşıldı.

Her insanın elinde genellikle diğerlerinden farklı bakteriler yaşadığı gibi, bir insanın iki elinde yaşayan bakteriler de genellikle birbirinden farklı. Bir insanın iki elindeki bakteri türlerinin ortalama yüzde 17’si birbirinin aynı. Araştırmaya göre ortalama bir elde 150 bakteri türü yaşıyor.




Ancak bakterilerin türünü belirlemek yaklaşık olarak mümkün olmasına karşın, elde toplam kaç adet bakteri bulunduğunu saymak mümkün olmuyor. Araştırmacılar, aynı çalışmayı çeşitli ülkelerde tekrar ederek sonuçların karşılaştırılmasının önemli olacağını vurguluyorlar.

Araştırma sonuçlarına göre bakterilerle yaşamayı kanıksamak gerekiyor. Çünkü el yıkama, bunları ortadan kaldırmıyor.

Knight’a göre düzenli el yıkama önemli ancak el yıkama, bakteriyi ortadan kaldırmıyor. Knight, “Bakteri kolonileri, el yıkamanın hemen ardından hızla yeniden ürüyor. Veya el yıkama, deri yüzeyinde bulunan bakterilerin büyük bölümünü gideremiyor” dedi.


8 Mart 2010 Pazartesi

Cildin en iyi ilacı: Ilık duş



Cildinizin ilacı ılık duşGünde bir kez alınacak ılık duşun vücudun yorgunluğunu alarak cildin daha sağlıklı olmasını sağladığı, cilt kurumasına karşı ise nötr sabun ve jel kullanılması gerektiği bildirildi.Cildiniz ılık duş her şeyden daha etkili ve kolay. İşte öneriler...


 ''Aşırı duş almanın cilde zararlı olduğu'' yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirten Uzmanlar, ''Günde bir kez alınacak ılık duş, vücudun yorgunluğunu alarak cildi temizler. Ayrıca kan dolaşımını düzenleyerek, daha güzel ve sağlıklı olmasına yol açar'' dedi.             

Duş sonrasında cildin kurumamasına özen gösterilmesi gerektiğini bildiren Uzmanlar, asitli sabunların deriye zarar vereceğini kaydetti.

Duş sırasında, asitlerden arındırılmış, nötr sabunlar ve jeller kullanılmasını öneren Uzmanlar, şöyle konuştu:

''Deriye rahat bir nefes aldırmanın en kolay yolu, günde bir kez alınacak duştur. Ancak bunu yaparken, ona zarar verecek etkenlerden uzak durmak gerekir.

Sağlıklı bir cilt istiyorsak, nötr sabun ve jel dışında ürünler kullanılmamalı.
Bunun yanı sıra duş sonrasında, cildin kurumasını önlemek için deriye mutlaka nemlendirici kremler uygulanmalı.''


Lif Ve Keseden Uzak Durun

Deri üzerinde, zararlı maddelerin içeriye nüfuz etmesini engelleyen bir katman (manto) bulunduğunu belirten Uzmanlar, bu katmanın tahriş edilmesinin bazı deri hastalıklarına davetiye çıkaracağını bildirdi.

Geleneksel Türk aile yapısında yoğun olarak kullanılan lif ve kesenin deriye büyük zarar verdiğini bildiren Uzmanlar, ''Banyo ve duş sırasında kullanılan kese, deriyi soyar, yağını alır ve deri kuruluğu oluşturur. Derinin sağlıklı bir şekilde görevini yürütmesi için bunlardan vazgeçilmesi gerek'' dedi.


Cildinizdeki lekelerin çözümleri


Genellikle ergenlik sivilce izleri ve güneşten kaynaklanan lekeler cildimizde ,en olmadık yerde bize kendini göstererek canımızı sıkıyor. Bunları kapatmak üzere sürülen bir çok kozmetik ürünü var şüphesiz…Bu ürünlerle geçici görüntüler elde etmek her zaman mümkün. Peki nedir bu lekeler,nasıl bu şekle dönüşür?

CİLT YAPISI
Güneş ışınlarının etkisi ile oluşan pigment artışı ciltte geniş leke görüntüleri oluşturur. Ayrıca sivilce izleri,hamilelik,aşırı antibiyotik kullanma,yanlış kozmetik ürünleri gibi sebepler ciltte lekelerin oluşmasına neden olmaktadır.
Bitkisel ürünlerle ise lekeler, çeşitli yöntemlerle bir süre içersinde kalıcı sonuçlara ulaşıyor. Aynı zamanda bu bitkisel ürünler uygulanırken ciltte herhangi bir tahriş veya kızarıklık yapmaması avantajdır.3 ay düzenli uygulanan bitkisel peelinglerle ciltte yeniden yapılanma ve lekelerin büyük ölçüde açıldığı gözlemlenir. Kimi lekeler ,sivilce izleri ve benzeri tarzındaki sorunların halledilmesi için üst derinin bir tabaka temizlenmesi zorunludur. Peeling adını verdiğimiz cilt soyma işlemini bitkilerle uygularken kesinlikle cilde aşırı bir uygulama yapılmamalıdır. Cilt yapısına uygun bitkisel kürlerle bu işlem uygulanmalıdır.
YAĞLI CİLTLER İÇİN
Öncelikle cilt bitkisel bir temizle jeli ile temizlenmeli,arkasından ince bir tabaka kayısı yağı sürülmelidir. Birer avuç kekik,papatya,limon ve biberiye bitkileri,1/2 Lt. Gülsuyunda,1 taşım kaynatılarak süzülür. Daha sonra 2 avuç yeşil kilin içerisine süzülen bitki ekstresi ile katı bir bulamaç ile oluşturulur.1 kahve kaşığı adaçayı esansı ilave edilir. Hazırlanan bu karışım ile 4 hafta ,haftada bir olmak üzere uygulanır. Bu uygulama sonra bitkisel tonik ve nemlendiricisi sürülmelidir.
KURU CİLTLER İÇİN
Cilt yapısına uygun bir temizleme sütü ile cilt temizlenmelidir. Arkasından göz altı hariç,tüm cilde avokado veya jojoba yağı sürülüp emilimi beklenmelidir. Birer avuç at kuyruğu,mücver çiçeği,bir parça avakado meyvesi,papatya ve hatmi bitkileri ½ Lt. Gülsuyunda 1 taşım kaynatılarak süzülür. hazırlanan bitki ekstresi,2 avuç toz yosun veya soya unu ile bulamaç yapılarak,içerisine 1 tatlı kaşığı arı sütü ilave edilmelidir. Haftada 1 gün olmak üzere 4 hafta boyunca bu maske uygulaması yapılmalı,daha sonra bitkisel bir onarıcı ürün sürülmelidir.

26 Şubat 2010 Cuma

Cilt kuruluğunda kıyafet tercihi

Dar kıyafetler cildi kurutuyorCildinizde gerilme hissi, pul pul soyulmalar, kepeklenme, çatlaklar ve kaşıntı varsa cildiniz kurumuş olabilir

Her türlü nemlendiriciyi ve kozmetik ürünü denemenize rağmen cilt kuruluğundan kurtulamıyorsanız bir dermatologa başvurmanız gerektiğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Eda Kumbasar uyarıyor: "Rasgele kremler seçmek yerine bir uzmanın önerisiyle deri tipinize ve şikayetlerinize uygun nemlendiriciler kullanın.
En önemlisi de cilt kuruluğuna neden olan farktörlerden korunun. Örneğin; kısa banyolar yapın, banyodan sonra mutlaka nemlendirici ve yağlarınızı sürün, güneşten, soğuktan ve kimyasallardan uzak durun."

Kimlerde cilt kuruluğu görülür? 
İnsanlar yaşlandıkça daha çok ortaya çıkan bir tablo olan kuru deri ‘Kserozis’ olarak bilinir. Yaşlanmayla beraber daha kuru ve daha az yağlı bir cilt oluşur. Derinin üst tabakasının yaklaşık yüzde 10 kadarlık bir kısmını su oluşturur. Bu tabakadaki suyun azalması deride çatlama, kaşıntı ve kuruluğa neden olur. Cilt kuruluğu olan kişilerin çoğunda altta yatan bir hastalık yoktur. Kuru cilde sahip olan kişilerin büyük çoğunluğunu ise sık duş alan kişiler oluşturur. Son yıllarda insanlarda duş alma sıklığı arttıkça kserozis sıklığının da arttığı dikkati çekmektedir.

Cilt kuruluğunun sebepleri nelerdi?
Kuru cilde neden olan çevresel etkenler; sıcak su, deterjanlar, giysilerden dolayı oluşan sürtünme, sık hava yolculuğu, rüzgara maruz kalmak, çevre kirliliği, klima ve diğer kimyasal maddeler olarak sıralanabilir. Atopik egzama, kalıtsal bazı hastalıklar, ihtiyosis, sedef gibi cilt hastalıkları, metabolik faktörler, tiroit bezinin yeterince çalışamaması, aşırı kilo kaybı ve ilerleyen yaş kuru deriye neden olan diğer faktörlerdir.

Cilt kuruluğu nasıl anlaşılır, belirtileri nelerdir? 
Deri kuruluğunun ilk belirtisi, deride donuk gri beyaz bir renktir. Kuruluk arttıkça renk değişikliğine ek olarak ciltte gerilme hissi, pul pul soyulmalar, kepeklenme, deri yüzeyinde pürüzlenme, çatlaklar, yarıklanmalar oluşur. Kaşıntı, kuru derinin neden olduğu diğer bir şikayettir. Kuruluk tedavi edilmezse sonunda egzamalar oluşabilir.

Cilt tipinin (kuru, yağlı, karma) nasıl olduğunu anlamak mümkün mü? 
Deride kepeklenme, gerilme hissi ve kaşıntı şikayetleri varsa kuru cilt tipi olarak değerlendirilir. Akneye meyilliyse, gün içerisinde ve sabah uyandığında ciltte parlama oluyorsa, gözenekler genişleme ve siyah noktalar varsa yağlı cilt olarak değerlendirilir. Bazı kişilerde ise yüz bölgesinde özellikle yer yer kuruma, kepeklenme fakat belli bölgelerde ise yağlanma, parlama şikayeti olur. Bu tip ciltler ise karma cilt olarak değerlendirilir.

Cilt kuruluğu özellikle hangi bölgelerde görülür? 
Su kaybının regülasyonu, vücudun bölgelerine göre farklılıklar gösterir. Kuruluk kollarda, bacaklarda ve gövdede daha belirgin olur; çünkü bu bölgelerde daha az yağ bezleri vardır. Yüz diğer vücut bölgelerine göre daha su geçirmezdir. Deri geçirgenliğinde ise lipitlerin (yağların) kritik rolleri vardır. Sık duş alındığında doğal deri lipitlerinin yeniden oluşabilmesi için yeterli süre olmadığı için kuruluk özellikle yağ bezleri daha az olan kol ve bacaklarda daha belirgin olur.

Cildi kuruyan biri, kuru ciltler için olan ürünleri mi almalı, yoksa öncesinde dermatologa mı başvurmalı?
Cilt kuruluğu olan kişiler mutlaka bir dermatoloji uzmanına danışmadırlar. Kişinin şikayetleri, belirtilerin süresi ve şiddeti, tedavinin şeklini belirler. Bazı olgularda sadece nemlendiriciler yeterli olurken, belirtilerin şiddetli olduğu olgularda antihistaminik ilaçlar, topikal kortikosteroid kremler vermek gerekebilir. Çok sayıda ve markada nemlendirici olduğundan rasgele bir nemlendirici kullanımı doğru değildir. Hastanın deri tipine ve şikayetlerine uygun nemlendiriciler önerilmelidir.

Cildi kuru olanlar ne tür kozmetik ürünler kullanmalı?
Kuru cilt problemi olan hastalar yağ içinde su emülsiyonu dediğimiz deriyi daha yoğun nemlendiren ürünler kullanabilirler. Deride iritasyon problemi olmayan kişiler ise üre ihtiva eden kozmetik nemlediricilerden fayda görebilirler. Banyo sonunda kullanılan vücut yağları derinin nem kaybını engeller. Bu tip kozmetik ürünlerin de oldukça faydası vardır.

Soğuk-sıcak hava, mevsimler, güneş, sauna, hamam, kese ve vücut peelingi cildi nasıl etkiler? 
Kuru deri, stratum korneum tabakasının nem içeriğinin azalmasıdır. Sıcağa ve soğuğa maruz kalan ciltte transepidermal su kaybı artar ve bu artış cildin kurumasına neden olur.  Ayrıca kış mevsimi de cilt kuruluğuna neden olur. Dönemsel kuruluk dendiğinde ‘kış kaşıntısı’ olarak da bilinen soğuğa bağlı kserosis akla gelir. Kış aylarında düşük neme bağlı olarak gelişen bu tablodan korunmak için mutlaka koruyucu giysiler giyilmeli, nemlendiriciler kullanılmalıdır. Güneş de, hem ısı hem de ışın etkisiyle derinin nem kaybına neden olur. Kozmetik açıdan kaba ve kuru bir deri görüntüsüne mahkum olmamak için yaz ve kış ayları boyunca güneş koruyucu ürünler kullanmak gerekir. Güneş koruyucular deri hasarını ve derinin kurumasını engeller.  Suyla sık temasta bulunmak derinin nem kaybına neden olduğundan, kişilerin çok sık kese ve peeling uygulamaları yaptırması da sakıncalıdır. Kese ve peeling sırasında deride oluşan sürtünmeye bağlı iritasyon, kuruluğun şiddetini daha da artırır.

Cilt kuruluğunu önlemek için neler yapmalı?

• SOĞUKTA ELDİVEN TAKIN: Özellikle sonbahar ve kış aylarında düşük nem oranına bağlı olarak daha sık deri kuruluğu gelişir. Soğuk havalarda açıkta kalan bölgeleri, özellikle ellerimizi eldivenle korumamız gerekir.

• KISA DUŞ ALIN: Sık duş almak vücut hijyeni için gerekli olsa da; uzun süren, banyo köpükleriyle yapılan ve çok sıcak suyla alınan duşlar deri kuruluğunu arttırır. Bu nedenle banyo ve duş süresi kısa tutulmalı, duştan çıktıktan sonra mutlaka cilt tipine uygun nemlendiriciler kullanılmalı.

• YAĞLI SABUN KULLANIN: Sabunlar deriyi kuruttuğundan pH’ı 5.5 sabunsuz temizleyiciler veya yağ ve gliserin oranı yüksek sabunlar kullanılmalıdır.

• KİMYASALLARDAN KORUNUN: Sık deterjan, aseton ve kimyasallarla temastan kaçınılmalıdır.

• ÇOK DAR GİYİNMEYİN: Çok dar giysiler sürtünmeye bağlı deride kuruluk ve iritasyona neden olabileceğinden kıyafet şeçimine dikkat edilmelidir.

• OFİSİ NEMLENDİRİN: Özellikle ofis ortamında çalışanlar, klimanın neden olduğu düşük neme bağlı cilt kuruluğundan şikayet edebilirler. Odanın nem oranının düşük olmamasına dikkat edilmelidir.

Cildin kurumaması için beslenmede nelere dikkat edilmeli?
Yaz aylarında terlemeye bağlı kişilerde oluşan susuzluk hissi, su içilmesi için kişiyi uyarır; fakat kış aylarında genellikle su tüketimi azalır. Cilt kuruluğunu engellemek için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bol su tüketimidir. Sadece suyla değil, bitki çayları ya da meyve sularından da gerekli sıvı ihtiyacı karşılanabilir. Ayrıca su dışında yediğimiz besinler de cilt kuruluğuna etki eder. Hızla oluşan kilo kayıpları, dengesiz beslenme deride kuruluğa neden olur. Özellikle bol meyve ve sebze tüketimi cilt sağlımız için gereklidir. Doymamış yağ asitlerinden (sıvı yağ) zengin beslenme de cilt kuruluğunu önlemede fayda sağlar. Yemeklerde yeterli miktarda sıvı yağ tüketmekte fayda var.

11 Kasım 2009 Çarşamba

On dakika yaparak on yaş gençlik






Küçük iğnelerin vücudunuza batmasını göze alamıyorsanız, üzülmeyin. Günde sadece 10 dakikayla kırışıklıklardan kurtulabilirsiniz.


Kaşların aşağı sarkması, göz kapaklarında torbalanma başlaması, çizgilerin biraz daha derinleşmesi... Bütün bu saydıklarımız ne yazık ki yaşlanmanın belirtileri. Ayna korkusu olmadan yaşamak, "nasıl görünüyorum" kabusundan kurtulmak için her gün on dakikanızı masaja ayırmakta fayda var.



Masaj, sadece strese ve gergin kaslara iyi gelmekle kalmıyor aynı zamanda kırışıklıkların azalmasına da etki ediyor. Kırışıklıklarınıza uygulayacağınız lifting masajı için mutlaka güzellik merkezlerine gitmeniz de gerekmiyor. İşte, zamana meydan okuyarak yaşlılıkta güzellik sağlayacak, üstelik bu sırada sizi stresten arındıracak masaj teknikleri... 

Boynunuzu kaldırın 
Başınızı yukarı kaldırın. Daha sonra sağ ve sol ellerinizle değişimli olarak boynunuzu, aşağıdan yukarıya doğru ovun. Bu masajı mutlaka boynunuzdan başlayarak çene ucuna doğru yapmalısınız.


Stresi azaltın 
İşaret ve orta parmaklarınızın yardımıyla şakaklarınıza daireler çizerek masaj yapın. Bunu yaparken derin nefes alıp verin ve masajı üç kez tekrarlayın.


Yüz kaslarına takviye 
Orta parmaklarınızla kaş başlangıcından itibaren şakaklarınıza kadar olan bölgeyi ovuşturun. Bu hareketi üçer kez olmak üzere, kaşlarınızın üst bölgesine, ikinci aşamada ise kaşlarınızın alt bölgesine uygulayın. Daha sonra aynı hareketi kaşlarınızdan başlayarak saç diplerinize doğru uygulayın ve buradan da şakaklarınıza doğru aynı baskıyla geri dönün. Bu masajı üç kez tekrarlayın.


Dokularınızı güçlendirin 
Orta parmaklarınızın yardımıyla küçük daireler çizerek burun kanatlarınızdan başlayıp elmacık kemiklerinizin alt bölümü ve buradan da kulaklarınıza kadar olan bölgeye masaj yapın.
 


Gerilimi atın 
Ellerinizi 20 saniye boyunca avuçlarınız ısınana kadar birbirine sürtün. Gözlerinizi kapatın, ellerinizi yüzünüze koyun ve 1 dakika boyunca gevşeyin. Daha sonra ellerinizi kulaklarınızın üstüne koyun, yüzünüzdeki ve ruhunuzdaki gerginlikten arınmaya çalışın. Bunu yaparken derin nefes alıp verin.


Kaşlarınızı kaldırın 
Kaşlarınızı başparmağınızın ve işaretparmağınızın arasına alın ve nazikçe içeriden dışarıya doğru ovuştururun. Daha sonra parmak uçlarınızla bu bölgeye hafif baskı uygulayarak kaşlarınızı biraz yukarı doğru kaldırın. Bu masajı kaş çizginiz boyunca uygulayın ve 4 kez tekrarlayın.


Daha gergin yüz hatları 
Orta parmaklarınızı alt dudak ve çene bölgenizin arasına koyun. Hafif basınçuygulayarak dıştan yukarı doğru küçük daireler çizin. Bu hareket yapınızı güçlendirir ve yüz İnatlarınızın belirginleşmesine yardımcı olur.


Yanaklarınızı canlandırın 
Yanaklarınızın pembe ve gergin kalabilmesi için her gün parmaklarınızla burun bölgenizden başlayarak kulaklarınıza kadar masaj yapın. Bu hareketi yaparken iç tarafta kalan bölgelere daha hafif, elmacık kemiklerinin altında kalan bölgelere ise biraz daha fazla baskı uygulayın. Masajı 4 kez tekrarlayın.


Alnınızdaki kırışıklıklardan kurtulun 
Her iki elinizin parmaklarıyla alnınızın orta bölümünden hafif baskı yaparak dışa doğru alnınızı ovun.

31 Ekim 2009 Cumartesi

Pürüzsüz bir cilt için altın bilgiler

Pürüzsüz bir cilt için altın bilgilerPürüzsüz bir cildinizin olmasını istermiydiniz işte size pürüzsüz citl için altın bilgiler



Düzenli bir Yüz ve vücut bakımı 3 aşamada mümkün: Temizleme, arındırma ve nemlendirme.


Düzenli bir vücut bakımıyla cildinizi pürüzsüz, esnek ve yumuşak tutabilirsiniz. Bu bakımda duş jelleri, peeling ürünleri ve nemlendiriciler en büyük yardımcınız sizi olacak

Pürüzsüz bir cilde sahip olmak tüm kadınların ortak isteği. Cilt sağlıksız beslenmeden strese ve uyku bozukluklarına kadar pek çok faktörden olumsuz etkilenebiliyor. Aşırı kuruluk veya yağlanma da ciltte gerginliklere veya pürüzlenmeye neden olabir.

Temizleyici bakım ürünleri düzenli kullanım sonrası daha pürüzsüz ve esnek bir cilt vaat ediyor. Bu bakım ürünlerinin pek çok destekleyici ürünü de var.
Uzmanlar standart bir cilt bakımını için üç aşamada topluyor Temizleme, arındırma ve nemlendirme.


Hemen her kozmetik markası bir duş jeline sahip. Jeller vücudun genel temizliğini gerçekleştiriyor. Temizleme özelliği açısından markalar arasında genelde bir fark yok. En büyük fark kokuları. Kendinize uygun duş jeli seçerken kokusuna koklayarak bakarak alabilirsiniz.

Tanecik yapılı peeling ürünleri vücudun ölü derisini arındırmaya yarıyor. Gözenekleri açarak hem derinin nefes almasına hem de ardından kullanılacak vücut ürünlerinin daha kolay emilmesine yardımcı oluyor. Vücudun pürüzsüzleşmesinde en büyük pay peeling'in. Peeling'i haftada bir veya iki defa duş sırasında nemli vücuda masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Nemlendiriciler gerginliği azaltıp vücudun esnekliğini artırıyor. Genelde bitkilerin çekirdek yağlarından hazırlanıyorlar. Erken yaştan itibaren düzenli olarak nemlendirici kullanmak olgun ciltlerde görülen kırışıklık problemini önemli ölçüde azaltıyor. Kullandığınız parfümün nemlendiricisi varsa onu seçin. Parfümünüzün etkisini artırmada çok yardımcı olduğu söyleniyor.    

Nemlendiriciler

Yaşlılık belirtilerini azaltıcı
Estee Lauder'ın vücut nemlendiricisi Re-nutriv Smooting Body Creme
bitkisel yağlarla yüksek teknolojinin birleşiminden oluşuyor. Ürün içerdiği yağlar sayesinde nem tutma ve sıkılaştırma özelliğine sahip. Düzenli kullanıldığı takdirde yaşlılık belirtilerini çok azalttığı iddia ediliyor.


Birbirini tamamlayan üç ürün

Birbirinin ardı sıra uygulanacak
La Mer'in bu üç ürünü belli başlı cilt problemlerine çözüm vaat ediyor. Vücut serumu ciltteki renk değişimini düzenliyor ve. Losyon cildin uzun süre nemli kalmasını sağlıyor. Ve mavi su yosunlu krem ise vücudu sıkılaştırıyor. 

Nemlendirici süt

Biotherm'in kurumaya karşı vücut sütü Lait Corporel yıpranmış ciltlere karşı üç açıdan onarma sağlamayı vaat ediyor: Cildin koruyucu katmanını güçlendirmek, esnekliğini artırmak ve pürüzsüz bir dokunuş kazandırmak. Akışkan kıvamından dolayı ürün cilt tarafından çok hızla emilebiliyor.

Vücut peeling'i

Elmas, inci ve quartz tozu
La Prairie'nin Cellular Micro Dermabresion Creme'i düzenli kullanıldığı takdirde cildi yenilemeyi vaat ediyor. İçeriğindeki doğal elmas, tatlı su incileri ve quartz kristalleri tozu sayesinde ölü deriyi soyuyor. İlk beş gün art arda kullanılan ürün daha sonra haftada bir kullanıyorsunuz.

Volkanik kum tanecikleri

Thalgo'nun Deep Sea Peeling'inin içeriğindeki yosun sayesinde yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip olduğu söyleniyor. Volkanik kum tanecikleri gözenekleri temizlerken, turunçgil çiçekleri cildinize güzel koku yayıyor. 

Bitkisel yağlar

Dermalogica diğer duş jelleri gibi derin bir temizlik vaat ediyor. İçeriğinde çok sayıda bitkisel yağ var. Çay ağacı, limon ve okaliptus yağları cildi arındırmaya yarıyor. Sandal ağacı, lavanta ve portakal ise cildinizi nemlendirmeyi ve yoğun kokularıyla zevk vermeyi sizlere amaçlıyor.  

Feminen kadınlar için

Tommy Hilfiger'in duş jeli Dreaming aynı adlı parfümün yan ürünü. Tasarımcısı bu ürünün feminen yanlarını keşfetmiş kadınlar için olduğunu söylüyor. Jelin hakim kokusu şeftali. Ayrıca amber çiçeği, frezya ve sümbülteber birlikte kullanılmış.  

Volkanik kum tanecikleri

Thalgo'nun Deep Sea Peeling'inin içeriğindeki yosun sayesinde yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip olduğu söyleniyor. Volkanik kum tanecikleri gözenekleri temizlerken, turunçgil çiçekleri cildinize güzel koku yayıyor.

Nemlendiricili duş jeli

Philip B.nin duş jeli Chai Latte tüm cilt tipleri için uygun. Bu ürün zencefil, tarçın, kakule çeşitlerle baharatlarla kokulandırılmış.

14 Ekim 2009 Çarşamba

Cildiniz gülümsüyor mu?

Biz cildimize nasıl davranırsak o da bize o kadar güzel görünmeye çalışır! 


İçimizi güldürmenin, cildimizi güzelleştirmenin en etkili yollarından biri beslenme alışkanlıklarımızda gizli. Vücudumuzu bir makine olarak düşünürsek, mekanizmanın işlemesini sağlayan tüm elemanların birbirini önemli oranda etkilediğini söyleyebiliriz. Vücudumuzdaki tüm organlar birbirini etkilerken; fizyolojik olaylar duygu ve düşünceleri, duygu ve düşünceler de bedensel tepkileri oluşturur, bu süreç yaşam boyu sürer durur.

Işıl şıl, sağlıklı bir cilde sahip olmak aslında bütün bir çabayı gerektirir. Mekanizmanın doğru işlemesini sağlamak için içten ve dıştan cildimiz için doğru davranışları geliştirmeliyiz. Temiz tutmalı, bol sıvı tüketmeli ve beslenmemize dikkat etmeliyiz.

Güzel bir cilde sahip olmak için nasıl beslenmemiz gerekir?
İlk önce nasıl beslenmememiz gerekir, ondan kısaca bahsedelim. Cilt sağlığı ve güzelliği üzerinde tereyağı, kırmızı et ve şekerli yiyeceklerin olumsuz etkisi vardır. Kızartma, kan dolaşımını ve ciltteki sebum oranını negatif yönde etkilemekte; sigara ve alkol de gözeneklerin tıkanmasına, ince çizgilerin belirginleşmesine ve cildin matlaşmasına neden olmaktadır.

Daha güzel bir cilde sahip olmak ve onu korumak için yapacaklarımız, aslında beden ve zihinsel sağlığımızı da doğrudan etkilemektedir. İşte yapmamız gerekenler:

• Zeytinyağı, çiçekyağı, mısır özü yağı gibi doymamış yağ oranı yüksek olan ürünlerin ölçülü kullanımı kalp ve damar sağlığını korumakta, bu da cilt güzelliğini artırmaktadır.

• Meyve ve sebzeler; zengin vitamin, mineral, doğal şeker ve lif kaynağıdır. Bunlar yaşlanma etkilerini azaltarak, cildin yenilenmesine yardımcı oluyor.

• Somon ve onun gibi yağlı balıklar, cildin su tutma kapasitesini artırarak yumuşak ve taze görünmesini sağlıyor. Nemli bir cilt daha diri oluyor ve kırışıkların oluşması gecikiyor.

• Portakal, kivi, ıspanak, tatlı patates ve biber, cildin darbelere karşı daha dayanıklı olmasını sağlıyor. Güneşe karşı dayanıklılık, cilde elastikiyet ve gençlik kazandırıyor.

• Soyalı ürünler cildin incelmesini ve kurumasını yavaşlatarak, yaşlanmayı geciktiriyor. Cildin kendini yenilemesine yardımcı oluyor.

• Süt ve süt ürünlerinin içindeki kalsiyum, ciltteki hücrelerin sürekli olarak kendilerini yenilemesini sağlıyor. Ciltteki su oranını dengeliyor dolayısı ile canlı bir cilde sahip olmaya yardımcı oluyor.

• Tam buğday ekmeği, kepekli makarna, yulaf ekmeği ise antioksidan deposu olarak cilde pembelik kazandırıyor ve gençleşmesine yarıyor.




• Havuç, ıspanak, kayısı ve şeftali ise cildi ultraviyole ışınlarından koruyor. Güneş ışınlarından zarar görmüş cildin kendini toplamasına yardımcı oluyor. Fazla güneşte kalmanın neden olacağı kırışıklık riskini azaltıyor.

• Çilek, portakal, kivi ve ıspanak, cilde elastikiyet ve dirilik sağlayan kolajen ve elastin yapısını koruyor. Özellikle çilek, sigaranın cilde verdiği zararlara karşı korunma mekanizması oluşturuyor.