doğal cilt ürünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğal cilt ürünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2010 Cumartesi

Çiçek özleri cildinize gençlik veriyor

Hangi çiçek özleri cildinize gençlik verir?Harika kokularla birlikte renklerin de ilham kaynağı çiçekler kırılgan ve geçici olmalarına rağmen doğalarında tüm güzellik ögelerini bulunduruyor.

Doğa, insanlara renkler ve çiçekler sunuyor. 

Harika kokularla birlikte renklerin de ilham kaynağı çiçekler kırılgan ve geçici olmalarına rağmen doğalarında tüm güzellik ögelerini bulunduruyor.

Günümüzde çiçek özleri olmadan, hiçbir kozmetik üretilemez. Onlar şifa güçlerinin yanı sıra, güzel kokulu parfümlere de hayat veriyorlar. Birçok çiçek, özellikle parfüm üretimi için kullanılıyor. Çiçek özleri zengin vitaminler ve cildin korunması için aktif bileşenler içerir. Vücut, saç sağlığını korumak için çiçeklerdeki doğal özleri kullanmak çok önemli.(www.herbalisttarkan.com) Yıllardır dağ bayır demeden doğadaki sağlık, güzellik ve gençlik ögelerini araştırıyor, yeni doğal güzellik mucizelerinin insanlara ulaşması için çabalıyoruz. Bu kez sıra çiçeklerde...

Papatya
Çiçekler içinde cildi iyileştirici özellikleri bulunan en yaygın bitkidir. Çiçekleri vitamin E, Provitamin A, C vitamini içerir. Papatya antiseptik etkiye de sahiptir. Cildi yatıştırır, tahriş ve kızarıklıklara iyi gelir. Cildiniz kolayca iltihaplanıyorsa ve pul pul dökülüyorsa, papatya özlü krem kullanmalısınız. Allerjik ciltlere de bu krem çok iyi gelir. Saçta da harika bir etki yaratır; hem rengini açar hem de uzamasını sağlar.

Gül
Gül yaygın olarak kozmetik ve parfümeride kullanılır. Suyu cilt sorunlarına iyi gelir. Cildinizi korur ve cildi yenilemek için antioksidanlar içerir. Gül ekstresi yüz bakımı, vücut, saç için önemli bileşenler içerir. Cildiniz kuru ise bir avuç gül yaprağını sıcak suya atın, bir iki kez kaynatın ve buharına yüzünüzü tutun. Bu uygulama sonrasında cildiniz inanılmaz yumuşacık olacaktır.

Lavanta
Lavantanın mükemmel antiseptik özellikleri vardır. O hızla iltihapları, böcek ısırıklarını, kabarcıkları, çürükleri ve yaraları iyileştirir. Hassas cilt tipine sahip kişiler için vazgeçilmezdir. Ekstresi, esansiyel yağı derideki metabolik süreçleri harekete geçirir. Kuru ciltler için yararlıdır. Kaşıntıları durdurur. Demlediğiniz lavanta suyu saç köklerine uygulanırsa, kan dolaşımını artırır ve kepek oluşumunu engeller.

Peygamber çiçeği
Kozmetikte genellikle hassas göz kapağı derisinde ve göz çevresindeki sorunlu alanlar için kullanılır. Peygamber çiçeği özü kullanılarak hazırlanan ciltte şişme, kızarıklık ve kaşıntıları azaltır. 

Menekşe
Yağlı ciltli insanlar bu çiçeğin özünden ya da yağından yararlanabilir. Bu çiçek C vitamini içerir. Menekşe yapraklarında yatıştırıcı bir şifa vardır. Bir miktar menekşeyi çiçek ve sapları ile kaynar suya dökün. Soğuduktan sonra günde üç kez bu su ile yüzünüzü silin. Losyonu buzdolabında en fazla üç gün muhafaza edebililirsiniz.

Kekik
Antik Mısır'da, bu bitki "gençlik koruyucusu" olarak adlandırılır. Bu nedenle, kekik sarkık ya da yorgun ciltlerde önemlidir. İçinde bağışıklık sistemini güçlendici maddeler vardır. Ciltteki ve vücuttaki yaşamsal fonksiyonları güçlendirir. Fakat kekik yağından cilt için yararlanmak istiyorsanız bunu önermem. Çünkü ciltte aşırı kızarıklık ve yanma yapabilen bir yağdır. Yağını değil, sadece çayını demleyerek yüzünüze pamukla uygulayabilirsiniz

Narenciye
Turuncu çiçek özleri ve limon genellikle anti-stres etkisi taşır. İçeriğindeki vitaminler cildi besler ve solgun ciltleri canlandırır. Şişlik ve lekeleri kaldırılır. Cilt daha elastik hal alır. Limon, portakal, mandalina, limon ve greyfurtun doğal yağlarının ve özlerinin yer aldığı kremler cilt kırışıklıklarını yok eder, gençlik ve tazelik verir. (Bu kremleri biz de üretiyoruz)

Yasemin
Efsanevi bir çiçek... Uçucu yağı çok etkili. Çok sık kozmetik ürünlerde anti-aging için kullanılır. Cildi gençleştirir. Yasemin içeren aroma terapi yağı banyodan önce masaj yapılabilir. Ciltteki çizikler ve yara iyileşmesi için olumlu etkiler gösterir. Cildin esnek ve pürüzsüz hale gelmesine yardımcı olur.

Sümbül
Bu çiçekteki özler kırışıklıkların ortaya çıkmasını önlemek, mükemmel pürüzsüz bir cilt oluşturmak içen kullanılır. Yaprakları zararlı atmosferik etkilere karşı korur.

Sardunya
Bu çiçekle parlak saç oluşturmak için tonik yapabilirsiniz. Sardunya yapraklarını 20 dakika sıcak suda tutun. Sonra su ılıyınca bu su ile saçınızı yıkayın

Ekinezya
Bu bitki genellikle nemlendirici içeren koruyucu kremlerde kullanılır. Cildi yenileyici olduğu gibi sivilce ve iltihaplara da iyi gelir.

Herbalist Tarkan Güveloğlu
Kaynak:Ekolay.net

8 Haziran 2010 Salı

Doğadan gelen süper tedavi

konu baslikLimondan lavantaya, bademden biberiyeye kadar birçok bitki; selülit tedavisinde etkili. İşte yapımı kolay bitki çayı ve maske tarifleri.

Selülitlerden kurtulmak için bitkiler yaygın olarak kullanılmaktadır. Dere otu kökü idrar söktürücü özelliğiyle organizmayı toksinlerden arındırır. Beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, çilek ve kereviz vücudun fazla suyu atmasını sağlar. Ayrıca yeşil çay, biberiye çayı, rezene çayı, zencefil, mısır püskülü ve limon kabuğu yardımcı olabilir. Bitki çayları ve bitkilerle kolayca yapılan doğal maskeler de; selülitlerin oluşumunu yok eder. Sizin için derlediğimiz maskelerden herhangi birini haftada 1 kez yaparak ve damağınıza uygun bitki çaylarından 6 haftalık program boyunca günde 1 fincan tüketmek selülitlerinizi yüzde 80 oranında azaltır. 

Bitki çayı önerileri

►Biberiye çayı, günde 2-3 bardak, tatlandırılmadan içilmelidir. 
►Enginar yaprağı çayı için; 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak aç karnına içilir. ►Limon suyu, suyla yarı yarıya inceltilir, günde 1 bardak içilir. 
►Duvar sarmaşığının yapraklarını ufalayın ve bir litre sıcak suya katıp için. 
►Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülitin düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır. 
► Papatya, rezene, anason, sinameki, biberiye, funda yaprağı, kuşburnu eşit miktarlarda karıştırılıp bir kavanoza konur. Her sabah bu karışımdan bir tutam alınarak yarım litre suda 15 dakika kaynatılır. Süzülerek içilir. Bu çay her gün düzenli olarak 1 bardak içilir. 

Cildinizi doğal maskelerle yenileyin 

Sirke maskesi: Bu yöntem için sadece doğal elma sirkesi uygundur, derecesi yüzde 4-6 civarındadır. Elma sirkesi ve suyu 1'e 1 oranında karıştırın. Bu karışıma limon yağı veya biberiye yağı eklenebilir. Selülitli bölgeye sürün. Üzerini naylonla ve onun da üzerini battaniyeyle kapatın. Yarım saat-1 saat bekleyin. Sonra maskeyi yıkayın, nemlendirici sürün. 

Ballı sirke maskesi: Eşit ölçülerde bal ve sirkeyi karıştırın, buğday unu ekleyip hamur yapın. Selülitli bölgeye uygulayın, yukarıdaki yöntemle 2 saat bekletin. Gün aşırı tekrarlayın.

Beyaz kil maskesi: 1 paket kili suyla karıştırın, 5 damla limon, portakal, mandalina yağlarından birini ekleyin, 2 çorba kaşığı tarçın ekleyin. Selülitli bölgeye uygulayıp, yukarıda anlattığımız şekilde sarın. 20-30 dakika bekletin. 

Yağ maskesi: 20 ml zeytinyağı, 3 damla limon yağı, 3 damla ardıç yağı, 3 damla lavanta yağını iyice karıştırın, sorunlu bölgeye uygulayın. Yukarıda anlattığımız şekilde kompres yapın. Yarım-1 saat bekletin. 

Zencefil maskesi: 4-5 tatlı kaşığı toz zencefil ile 2-3 tatlı kaşığı susam yağını iyice karıştırarak krem kıvamına getiriniz. Daha sonra bu karışımı selülitli bölgelerinize sürerek üzerini streç film ile sıkıca sarınız. 30 dakika kadar bekledikten sonra streçi çıkarıp, masaj yapıp cildinize yedirerek maskeyi çıkartınız. Bu uygulamayı 15 günde bir uygulayabilirsiniz. 

Şarap maskesi: 2 ölçü badem yağı, 1 ölçü limon yağı, 1/4 ölçü lime yağı, 3 ölçü kırmızı şarap, 3 ölçü vodka. Problemli bölgeleri günde 2 defa süngerle uygulayın. 

Defne maskesi: Taze defne ve biberiyeyi cam kavanoza koyun. Üzerine çıkacak kadar susam yağı ve iki çorba kaşığı soya yağını karıştırın. Problemli bölgeye masaj yaparak uygulayın.

Selülit kremi: 25 gram okaliptüs yağı, 25 gram melisa yağı, 25 gram adaçayı, 15 adet dövülmüş aspirin, 10 adet limon suyu. Malzemeler iyice birbirine karıştırılır ve sonra masaj yaparak cilde uygulanır. Bu krem romatizma ağrısı için de çok faydalıdır.

-Takvim 

3 Haziran 2010 Perşembe

Sebze ve meyveler cildi güzelleştiriyor

Cildi güzelleştiren sebze ve meyvelerPürüzsüz bir cilt, sağlıklı saçlar ve bembeyaz dişlerin sırrı bu besinlerde saklı.

Uzmanların önerdiği bu 10 yiyeceği listenize eklemenizde fayda var..

1- Istakoz

Saçın uzaması için temel gereklilik olan protein yönünden zengin bu deniz canlısı, akne oluşumuna engel olmaya yardımcı bir mineral olan çinkoyu da yüksek oranda içeriyor. Kabuklu deniz hayvanları ayrıca, saçların daha parlak görünmesini sağlayan bir B vitamini olan pantotenik asit de içeriyor.

2- Ananas

Cildin pul pul dökülmesini önleyen ananas bromelin içeriyor. Bu madde, kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olan, kolajenin hasar görmesi durumunu azaltır. Cildinizin rengi donuksa, günde birkaç dilim ananas yemek size iyi gelecektir. Ayrıca dirsek bölgesindeki deri sertleşme ve kurumaları için de faydalıdır.

3- Enginar

Bol miktarda lifli besinler vücuttaki toksinlerden arınmanıza yardımcı olur ki bir adet enginar günlük lif ihtiyacınızın yüzde 25'ini içeriyor. Sonuç, daha temiz ve ışıltılı bir cilt... Ayrıca, enginar vücuttaki iltihaplanmayı ve kızarıklıkları azaltan bir anti-oksidan olan rutin de içeriyor.

4- Süt

Kleopatra'nın güzelliğini süt banyolarına borçlu olduğunu hatırlarsak, vücut sağlığı için sonsuz faydaları olan içeceğin cilt için de çok yararlı olduğunu düşünebiliriz. Süt cildin beslenmesi için gereken tüm proteinleri içeriyor. Cildi yenileyip yumuşatan süt, kurumuş ve çatlamış dudaklar için mükemmel bir nemlendirici.

5- Domates

Bu sebze kırışıklıkları önlemede etkili olabilir. Domateste bulunan beta karoten ve likopen kuru cilt için de bire bir. Bu madde, kayısı ve tatlı patates gibi diğer turuncu renkli sebze ve meyveler de de bulunuyor.

6- Zeytinyağı

Kuruluğa karşı tavsiye edilen zeytinyağı, pürüzsüz bir cilt sağlıyor. Eğer çok kuru ve dökülen bir cilde sahipseniz, yeterince yağ almıyor olabilirsiniz. Beslenme programınıza uygun miktarda yağ eklediğinizde, bu durumun birkaç hafta içerisinde iyileştiğini görürsünüz. Eğer cildiniz kuruysa günde bir çorba kaşığı zeytinyağı için. Zeytinyağındaki yağ asitleri tıkanmış gözeneklerin temizlenmesine de yardımcı oluyor.

7- Çilek

Bu tatlı meyve, kolajen üretimini arttıran ve yaşlanmaya neden olan serbest radikallere karşı koruma sağlayan bir anti-oksidan olan c vitamini yönünden çok zengin. Çilek ayrıca, içerdiği malik asit sayesinde diş minesindeki lekeleri de azaltmaya yardımcı oluyor. Bunları da deneyin: Yabanmersini, kivi ve portakal.

8-Ispanak

Sivilceye iyi geldiği tespit edilen, ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı bitkiler bol miktarda anti-oksidan, demir ve çinko içeriyor. Yeterince demir almayan kadınların ciltlerinde koyu renkli halkalar oluşuyor. İsveç'te ciltleri sorunlu hastalar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, diyetlerine çinkü eklendiğinde, üç ayda yüzde 85'lik bir iyileşme olduğu tespit edilmiş. Çinko aynı zamanda hasarlı kolajenin kırılıp yeni kolajen üretilmesini de sağlıyor.

9- Somon

Cildi güzelleştiren omega yağ asitleri açısından en zengin besin kaynağı olan somon balığı, iltihaplanmayı diğer besinlerden daha etkili bir şekilde azaltıyor. Somon cilde ışıltı veriyor ve göz altındaki şişkinliklerle kırışıklıkları azaltıyor.

10- Nar

Bu kış meyvesi, yeşil çaydan bile daha güçlü bir anti-oksidandır. Özellikle hücreleri serbest radikallere karşı korumakta çok etkili olan nar ayrıca, vücuttaki östrojen gibi bazı hormonların yeniden kullanılmasına ve bu sayede cilt hücrelerini korumaya yardımcı oluyor.

11- Zeytinyağı

Kuruluğa karşı tavsiye edilen zeytinyağı, pürüzsüz bir cilt sağlıyor. Eğer çok kuru ve dökülen bir cilde sahipseniz, yeterince yağ almıyor olabilirsiniz. Beslenme programınıza uygun miktarda yağ eklediğinizde, bu durumun birkaç hafta içerisinde iyileştiğini görürsünüz. Eğer cildiniz kuruysa günde bir çorba kaşığı zeytinyağı için. Zeytinyağındaki yağ asitleri tıkanmış gözeneklerin temizlenmesine de yardımcı oluyor.

12- Çilek

Bu tatlı meyve, kolajen üretimini arttıran ve yaşlanmaya neden olan serbest radikallere karşı koruma sağlayan bir anti-oksidan olan c vitamini yönünden çok zengin. Çilek ayrıca, içerdiği malik asit sayesinde diş minesindeki lekeleri de azaltmaya yardımcı oluyor. Bunları da deneyin: Yabanmersini, kivi ve portakal.

13-Ispanak

Sivilceye iyi geldiği tespit edilen, ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı bitkiler bol miktarda anti-oksidan, demir ve çinko içeriyor. Yeterince demir almayan kadınların ciltlerinde koyu renkli halkalar oluşuyor. İsveç'te ciltleri sorunlu hastalar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, diyetlerine çinkü eklendiğinde, üç ayda yüzde 85'lik bir iyileşme olduğu tespit edilmiş. Çinko aynı zamanda hasarlı kolajenin kırılıp yeni kolajen üretilmesini de sağlıyor.

14- Somon

Cildi güzelleştiren omega yağ asitleri açısından en zengin besin kaynağı olan somon balığı, iltihaplanmayı diğer besinlerden daha etkili bir şekilde azaltıyor. Somon cilde ışıltı veriyor ve göz altındaki şişkinliklerle kırışıklıkları azaltıyor.

15- Nar

Bu kış meyvesi, yeşil çaydan bile daha güçlü bir anti-oksidandır. Özellikle hücreleri serbest radikallere karşı korumakta çok etkili olan nar ayrıca, vücuttaki östrojen gibi bazı hormonların yeniden kullanılmasına ve bu sayede cilt hücrelerini korumaya yardımcı oluyor.

iVillage.mynet.com

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Genç görünmenin sırrı doğal yaşamda saklı!


konu baslikDr. Mehmet Öz, "Kadın, erkek herkesin en büyük tutkusu olduğundan daha genç görünmek... Ama bunun için ille de estetik ameliyat olmaya gerek yok, doğallık her zaman işe yarıyor" diyor.
Geçtiğimiz birkaç yıl, herkes olduğundan daha genç görünmek için anti-aging ürünlere milyonlarca dolar para harcadı; yaşlılık belirtileriyle nasıl başa çıkacağı konusunda araştırmalar yapmaya başladı.Yüzüm neden düşüyor, çenem eskiden böyle değildi gibi sorular artık daha sık dile getiriliyor.Aslında olay, kolajen ve esneklikte bitiyor.

Peki kolajen ne işe yarıyor?Kolajen, cildin altındaki esnek bir madde ve cildin iyi görünmesini sağlıyor. Yüzünüze parmağınızla bastırdığınız zaman hemen eski haline dönmesine fırsat tanıyor. Yaşlandıkça yüzdeki bu esnek madde kırılmaya başlıyor. Bu nedenle yüzünüze iyi bakmalı ve altındaki kasları çalıştırmalısınız.



Koruyucu sürün!
Peki kasları çalıştırmaktan başka cildin genç kalması için ne yapmak gerekiyor?Antioksidan niteliği taşıyan A, C ve E vitaminini bol bol tüketmek büyük önem taşıyor.Bu arada içinizi sağlıklı kılmak için yaptığınız her şeyin olumlu sonucunun dış güzelliğinize de yansıdığını unutmamalısınız .Ama tabii ki, dışarıdan da birtakım önlemler almanız gerekiyor.Örneğin; güneşe çıkarken dikkatli olmalı; özellikle de cildinizi ve başınızı korumalısınız.

Egzersiz yapın!
Bu arada vücudunuzdaki damarlar,oksidasyon nedeniyle zarar görebilir. Bu damarlar hem yüzünüzü hem de genel anlamda cildinizi yaşlandırır. Yüzünüzdeki esneklik kaybı için yüz egzersizleri yapmanız da fayda sağlayacaktır. Birkaç kolay egzersiz vermek gerekirse; yanaklarınızın önce birini sonra diğerini şişirin. Bu egzersizi yaptığınız zaman kaslarınız, önce gerilir ve sonra da rahatlar. Eğer kaslarınızı rahatlatırsanız, yüzünüzdeki izler azalacaktır.


Diş ipi kullanmak yaşınızı küçültür!Yemekleri büyük bir tabakta yemek yerine tatlı tabağında yiyerek,gerçek yaşınızı üç yıl azaltabilirsiniz.
 Yumurtadan faydalanmak istiyorsanız , bol bol yiyin. Yumurtanın içindeki maddeler sayesinde daha sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz. Yumurta akı maskesiyle de gözeneklerinizi sıkıştırabilirsiniz.
 Diş ipi kullanmak gerçek yaşınızı altı yıl küçültür. Diş ipi kullandığınız zaman dişlerinizi yüzde 40 daha fazla temizlersiniz. Ve diş etlerinizde sağlıklı olur. Diş etleriniz sağlıklı olmazsa diş eti iltihabı ortaya çıkar ve bu durumda da vücudunuz için bir savaş başlar veolay kalp hastalıklarına kadar gidebilir.
Renkli sebzeler tüketmek de size fayda sağlar.



Ağzınızla ilgili bilmeniz gereken çok şey var!
Ağzınız sizin düşündüğünüz dençok daha fazla şey söylüyor olabilir.Yani şeker ve kalp hastalığı gibi konularda size önceden haber verebilir. İşte ağız yoluya anlaşılan başlıca üç hastalık....

Ağzındaki bir numaralı hastalık belirtisi
Diş etlerinde görülür. Bu, kalp hastalığına delalet ettiği gibi,düşük ihtimali olduğunu da gösterir. Ağzınızın içinde bakteriler oluşur. Bu bakteriler,diş etlerinin şişmesine neden olurlar. Diş etleri öfkelendikçe de kızarır. Bu nedenle de kemiğe doğru çekilirler ve sonrasında da dişten ayrılırlar. Bu da dişin düşmesine neden olabilir.

Amonyak kokusu
İkinci belirti nefes kokusu;
Şeker hastalığı belirtisi olabilir. Eğer ağzınızdan amonyak kokusu geliyorsa, endişelenin. Bu böbrek yetmezliği olduğunu gösterir. Kötü kokan nefesin nedeni diş çürükleri ya da başka yerlerdeki iltihaplar da olabilir.Birinin nefesi kötü kokuyorsa ve bunu söylemiyorsak, aslında sağlığını tehlikeye atıyoruz demektir. Bu noktada,dil temizliği de çok önemlidir.Zira kimi zaman kötü kokuların nedeni dilde biriken bakteriler de olabilir. Dil fırçası kullanarak dili temizleyebilirsiniz.

Ağzındaki üçüncü hastalık belirtisi ise:Dilin bizzat kendisidir.Ağız içinde mantar olduğu zaman; mantar tüm dili kaplayacak hale gelebilir. Dilde mantar olması büyük bir sorundur. Kimi zaman antibiyotikler buna neden olabilir.Antibiyotik, iyi bakterileri öldürür ve dilde sadece mantar üreyebilir. Ancak dilin mantarla kaplı olması ya bağışıklıkla ilgili bir sorundan ya da şeker hastalığından kaynaklanır.Vitamin eksikliği varsa dil, et gibi kırmızı bir renk alarak büyür.

Diş eti çekilirse...Diş kaybının en büyük nedeni çürük değildir. Nedeni diş eti çekilmesidir. Bu durum ve diş sağlığı için diş ipi kullanımı çok önemlidir. Diş fırçasının temizlediği yerler yetersiz kalabilir.Bu durumda diş ipinin önemi ortaya çıkacaktır.



Beş süper besini mutlaka tüketin!Meyve ve sebze açısından zengin bir diyet uygulamanız, daha genç görünmenize yardımcı olacaktır. Saati gerçekten geri döndürebilecek beş besin şöyle:

1. Kabak Çekirdeği: Magnezyum açısından zengin olan bu besin, kan basıncının düşürülmesine yardımcı olur. Kalp krizi ve inme riskini azaltır.

2. Yumurta: Demir, biyotin ve B12 içeren yumurta saçların güçlenmesine yardımcı olur. İçerdiği demir , genellikle kadınlardaki saç dökülmesinin tanı koyulamayan nedeni olan alyuvarların azalmasına yani anemiye karşı savaşır.




3.Nar: 
Nar tanelerinin içindeki suyun içerdiği ellagic asit ve punikalagin,serbest radikallerin verdiği zarara karşı savaşır ve ciltteki kolajenin korunmasını sağlar. Ayrıca, cilt sağlığını destekleyen fitonutrientler açısından da zengindir.

4. Yulaf: Bu süper besin LDL ya da 'kötü' kolesterolü azaltan çözülebilir lifler içerir.



5. Kara Üzüm: Göz sağlığı açısından faydalı bu olağanüstü besin takviyesi, gece
görme kabiliyetini arttırmaya yardımcı olabilecek antosiyanosid bileşiği içerir. C vitamini açısından zengin olması itibariyle (portakaldaki miktarın beş katı), bağışıklık sistemini destekler.

23 Nisan 2010 Cuma

Yaşlanmayı geciktiren sebze türü hangisidir?

Yaşlanmayı geciktiren sebze türü hangisidir?Mantar, ete yakın oranda ve çok değerli bir protein kaynağı olmasının yanı sıra, insan vücudu için gerekli aminoasitlerin tümünü barındırıyor.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, zehirli mantarların öldürücü olabildiğine dikkati çekerken, zehirli olmayanların çok değerli, vücut için çok faydalı bir besin türü olduğunu açıkladı.

Mantarın, bitkisel besinler içinde en besleyicilerden biri olduğunu ifade eden Yorulmaz, ete yakın oranda ve çok değerli bir protein kaynağı olmasının yanı sıra, vücut için gerekli aminoasitlerin tümünü bulundurduğunu belirtti.


Bu yönüyle mantarın büyüme, gelişme, hastalıklardan korunma açısından önemli yararlar sağladığını anlatan Yorulmaz, yağ içeriği bakımından fakir olması nedeniyle kalorisinin düşük olduğunu ve şişmanlatmadığını, bu özelliği ile kilo vermek isteyenlerin diyetinde yer alması uygun bir besin maddesi niteliği taşıdığını kaydetti.

Vitaminler açısından da çok zengin olan mantarın B grubu vitaminleri, A vitamini, K ve özellikle zengin bir D vitamini kaynağı olduğunu belirten Yorulmaz, 'Özellikle en başta büyüme gelişme çağındaki çocuklar ve kemik erimesi açısından daha büyük risk altında olan kadınlar olmak üzere her insanda kemik ve dişlerin sağlığını sürdürme açısından, bu zengin D vitamini kaynağı çok daha büyük önem taşımaktadır' diye konuştu.

Mantarın mineraller açısından da çok iyi bir besin olduğunu anlatan Yorulmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Mantar kalsiyum, potasyum, fosfor, demir, çinko ve bakır içerir. Tüm bu özellikleri ile kansızlığı, kalp damar hastalıklarını, tansiyon yüksekliğini, inme, astım, romatizmal hastalıklara yakalanma tehlikesini, migreni, diş çürüklerini ve kemik erimesini önler ve vücudun bağışıklığını güçlendirir. Mantar, hem vitamin hem de mineral içeriğiyle yaşlanmayı geciktirir, beyin ve sinir sistemini alzheimer gibi kronik hastalıklardan korur. Sodyum miktarının düşük olması nedeniyle tansiyon yüksekliği ve kalp damar hastalığı bulunanların da yiyebileceği, iyi bir besindir.'

Yorulmaz, mantarın içindeki çinko içeriğinin cildi güçlendirdiğini, yaraların iyileşmesini hızlandırdığını ve vücudun hastalıklara direncini artırdığını kaydetti.

MANTAR, BESİN Mİ ZEHİR Mİ

Yorulmaz, mantar satın alırken görünümü taze olan beyaz ya da açık krem renkli, sıkı dokulu, temiz ve tombul, parlak renkli ve canlı olanların tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

Mantar eğer güvenilir değil ise öldürücü zehirlenmelere yol açabildiğini ifade eden Yorulmaz, 'Türkiye'de de yenilebilir ve zehirli toplam 2 bin 500 mantar çeşidi bulunduğu bilinmektedir. Yenilebilen mantarların yetiştiği bölgelerde de onlardan ayırt edilmesi son derece zor olabilen yüzde 2–3 oranında zehirli mantarlar yetişmektedir. Zehirli ve zehirsiz mantarlar, görünüşleri ve tatları ile birbirinden farksızdır. Zehirli mantarlar taze, kurutulmuş, turşu, konserve olarak çiğ veya pişirilerek yenilmiş olsa bile asla güvenli değildir, zehirlenme hatta ölüme yol açabilmektedir' dedi.

Dünyada ve Türkiye'de zehirlenmelere sıklıkla neden olan amanita türü mantarların ölümlerin yüzde 90-95'inden sorumlu olduğunu belirten Yorulmaz, en ölümcül olan amanita phalloides türündeki mantar insan vücuduna girdiğinde karaciğer, böbrek gibi hayati organların tüm hücrelerinde tahribat yaptığını, vücuda 50 gram miktarında girmesinin bile ölüme yol açtığını kaydetti.

Türkiye'de yapılan çalışmalarda, mantar zehirlenmesinin çocuklarda yüzde 2,8, erişkinlerde ise yüzde 2,5 olarak belirlendiğini anlatan Yorulmaz, zehirlenen kişide sersemlik, uykuya eğilim, tansiyon düşüklüğü, gözlerde yaşarma, bulanık görme, göz bebeklerinde küçülme, yüz ve boyunda kızarma, bol tükürük salgılanması, bulantı, kusma, terleme, kas krampları, ishal, ateş, karın ağrısı, koma gibi belirtiler görüldüğünü söyledi.

Yorulmaz, mantar zehirlenmesi durumunda, mümkünse hastanın kusturulması ve hiç zaman kaybedilmeden mümkün olan en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna, yediği mantarın örneği ile götürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak:Ekolay.net

27 Şubat 2010 Cumartesi

Doğal güzellik tercih ediliyor

Doğal güzellik revaçtaHatların ve cildin doğal görünümünü kaybetmeden yapılan medikal estetik uygulamaları hem çok güzel hem de sağlıklı bir cilt arzu edenlerin ilk tercihi haline geldi.

Günümüzde hepimiz sağlıklı olmanın içten dışa bir bütün olduğunu ve bunun cilt rengimizden yaşıtlarımıza nazaran daha genç görünmek olduğunun farkındayız. Güzel görünmenin yanı sıra yeterli su içmenin, egzersiz yapmanın ve düzenli beslenmenin hem yaşam kalitemizi yükselttiği hem de daha güzel görünmeyi sağladığı bir gerçek.
Tüm bunların yanında daha güzel görünmek adına yapılan estetik uygulamalar ise artık yerini daha doğal yöntemlere bıraktı. Daha genç ve güzel görünmek için yapılan uygulamaların başında gelen medikal estetik uygulamalarına artan talep de bunun bir göstergesi.

Estetik Uzmanı  Dr.Alp Mamak'a göre geçtiğimiz senelerde, solaryumdan Afrikalı cilt rengine ulaşmak genç kızlar ve erkekler tarafından tercih ediliyordu ve karakteristik, yüz bütününe uygun buruna sahip insanlar bile burun estetiği tercih ediyordu. Bu günlerde ise bu işlemleri yaptıran solaryumdan kalma cilt lekelerinin tedavisi için kimyasal peeling uygulatıyor ve cilt rengini açtırıyor; beraberinde cilt kuruması yaşadıkları için mezoterapi ile nem kaybı gideriliyor. Yapılan burun estetiği sonrası daha doğal bir görünüm için burun sırtı dolduruluyor ve daha nice yaklaşımla geçmiş hataların tamiri yapılıyor. Dolgu ve botox uygulamalarında da kadınlar artık doğal bir görüntü talep ediyor. Dudak dolgusunda çok daha fazla ürünle şişmiş bir görüntü yerine hafif kontur belirginleştirme tercih sebebleri.

Uzman Dr.Alp Mamak artık insanların daha gergin ve genç bir yüz için ameliyat olmadan mezoterapi ve mezolifting uygulamalarını seçtiğinin altını çizerken, uygulanan bu yöntemlerin cilde doğal vitamin ve mineral desteği sağladığını, iyi bir beslenme, su tüketimi ve egzersizle birlikte 10 yaşa kadar daha genç bir görüntü elde edildiğini söyledi. Doğal ve sağlıklı bir görünüm elde etmek isteyenlerin ise öncelikli tercihinin ozonterapi uygulaması olduğunu söyleyen Dr. Alp Mamak 'Haftada 1, toplamda 10 seans uygulanan ozonterapi sayesinde kişinin hem daha zinde olup hem de hastalıklara karşı direncinin artması mümkün' diye söyledi.

20 Şubat 2010 Cumartesi

Doğal kozmetik olur mu?

Doğal kozmetik olur mu?Piyasada doğal diye nitelendirilen kozmetik ürünler gerçekten doğal mıdır?

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yasemin Yazan, piyasada 'doğal' diye nitelendirilen birçok kozmetik ürün olduğunu söyleyerek, 'Tüketici bu konuda dikkatli olmalı tamamen doğal ürün söz konusu değildir' diye söyledi.


Prof. Dr. Yasemin Yazan, gazetecilere yaptığı açıklamada, insanların sağlığına veya temizliğine verdiği önemi cilt sağlığına da vermesi gerektiğini belirterek, dış görünümün önemli olduğunu ve bu konuda cildin güzelliğinin ön plana çıktığını söyledi.

Kozmetik ürün kullanırken, cildi temizleme ve nemlendirmenin önemine işaret eden Yazan, 'Cilt bakımı ürünleri bugün, kozmetik ürünler arasında en büyük bölümü oluşturuyor. Kozmetik ürünlerin ham maddesinin doğal olabilmesi için bazı özellikleri taşıması gerekir. Birincisi bitki örtüsünden, hayvanlardan alınmalı ve mineral kaynaklı olmalı. İkincisi yenilenebilen yani tekrar tekrar elde edilebilir olmalı ve son olarak da büyük oranda elde edilip belli bir amacı olmalı' diye konuştu.

TÜMÜYLE DOĞALDIR DİYE BİR ŞEY YOK

Prof. Dr. Yazan, bir başka yaklaşımda da doğal ürünlerin, kimyasal tepkimelerden uzak olan ham maddeler olduğunun söylendiğini anlatarak, kimyasal tepkimeye girmemiş hiçbir ham maddenin söz konusu olmadığı uyarısında bulundu.

Yazan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bazı etiketlerde 'hiçbir sentetik madde içermez' ibaresi vardır. Böyle bir şey dünyada bir saçmalık olarak kabul edilir. 'Tümüyle doğaldır' diye bir şey yok. Ancak, doğal ham maddelerin kullanıldığı kozmetik ürünler vardır elbette. Bu doğal ham maddeler yalnız bu amaca yönelik yenilenebilen ham maddeler bile olsa, bunların cilt üzerinde beklenmedik birtakım etkileri çıkabilir. Hatta sıkı yönetmeliklere bağlı olan sentetik ham maddelere göre daha fazla olabilir diye söyleniyor. Çünkü doğal ham maddelerin bağlı olduğu çok sıkı yönetmelikler yok henüz. Onun için kozmetik bilimciler birtakım yollar arıyorlar. Doğal ham maddelerin yararları tabii ki çok yüksek ama bunların hem alerji yapmayan hem toksik (zehir etkisi) olmayan ve ciltte tahrişe neden olmayan özelliklerini belirlemek için birtakım yönetmelikler gerçekleştirmeye çalışıyorlar.'

TÜKETİCİ NE YAPMALI?

Doğal olduğuna inanarak herhangi bir kozmetik ürünü satın almadan önce, tüketicinin dikkat etmesi gereken hususlar olduğunu bildiren Prof. Dr. Yazan, şunları söyledi:

'Kozmetik ürünlerin tamamı olmasa bile bazıları için doğal olduğunu kanıtlayan bazı logolar geliştirildi. EcoCert logosu bunların en önemlileridir. Bu logo, ürünün büyük oranda doğal olduğunu gösterir. Bunun dışında geliştirilen bir diğer logo da Cosmebio logosudur. Yani biyolojik olarak kabul edilen kozmetik anlamına gelir. Tüketiciler bu logolara dikkat edebilir. Bu logoları taşıyan kozmetik ürünler bütün testlerden geçirilmiş ve tüketiciye sunulmuştur.'

Prof. Dr. Yazan, tüketicileri, kozmetik ürünleri aldıkları yer konusunda uyararak, tüketicilerin dışından kozmetik almamasını da önerdi.

16 Haziran 2009 Salı

Bal gibi güzellik

Evde güzellik 'bal gibi' olur
Evde güzellik 'bal gibi' olur
Yaz yaklaşırken sadece bedeninizi değil, cildinizi de forma sokmalısınız. Elma, bal ve limon gibi malzemelerle evinizde hazırlayabileceğiniz krem ve maskelerle, pürüzsüz bir cilde kavuşabilirsiniz.
12617
Yaz yaklaşırken, insanların çoğu zayıflamak ve forma girmek için mücadele ediyor. Oysa sadece bedenimizi değil, cildimizi de sıcak yaz günlerine hazırlamamız gerekiyor. Yaz aylarında özellikle güneşin etkisiyle yıpranacak olan cildimizi, bahar aylarında tazelemek şart! Üsteli, bunu yapmak için kozmetik ürünlerine ya da güzellik merkezlerine servet ödememiz de gerekmiyor.

Daha genç ve sağlıklı bir cilde sahip olmak için öncelikle beslenmemize özen göstermeli ve sofralarımızda havuç, limon, ıspanak, bal, kırmızıbiber, brokoli, greyfurt, zeytinyağı, somon balığı ve keten tohumu gibi vitamin açısından zengin besinlere yer vermeliyiz. Tabii bir de, dışarıdan cildimize uygulayabileceğimiz ev yapımı kremler ve maskeler var. İşte evinizde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz doğal karışımlar:

Yüzünüzdeki tüm lekelerden kurtulun

250'şer gram taze süt ve alkolü iyice karıştırın. Soğuk yerde muhafaza etmeniz gereken bu karışımla, her sabah uyanır uyanmaz ve akşamları yatmadan önce yüzünüzü temizleyin. Alkolü, derecesini eczanede azalttıktan sonra kullanın. Bu özel karışım, yüzünüzdeki lekelerin yok olmasını sağlayacaktır.

Makyajınızı bademli sütle temizleyin

Malzemeler:

Bir kâse dövülmüş badem
500 gram süt
1 tatlı kaşığı badem yağı

Dövülmüş bademleri ve sütü yaklaşık 8 dakika boyunca kaynatın. 10 dakika demledikten sonra ise süzün ve cam bir şişeye koyun. Ardından, üzerine badem yağını ekleyin. Her cilt tipine uygun olan bu karışımı, makyajınızı silmek istediğiniz zaman kullanın. Bademin cildi yumuşatan özelliği sayesinde, cildiniz yıpranmadan temizlenecektir.

Gergin bir yüz için estetiğe gerek yok

1 salatalık, 1 limon ve 1 elmayı sıkıp, karıştırın.

Bunların sularını cam bir şişeye koyun. Bu karışımın içine 1 tatlı kaşığı alkol ve 5 damla lavanta ilave edin. İçerdiği vitaminler sayesinde cildi gerginleştiren ve gençleştiren bu toniği, 7 gün boyunca her sabah ve akşam cildinize sürün. Yüzünüzün nasıl sıkılaştığına ve gençleştiğine inanamayacaksınız.

Bahar yorgunluğunu papatya çayıyla atın

300 gram kaynar suya bir tutam papatya ekleyin ve bu karışımı çay gibi demleyin. 3 gün boyunca soğukta beklettik ten sonra, sabah-akşam yüzünüzü bu tonikle temizleyin. Cildiniz bahar yorgunluğunun tüm izlerinden arınacak, canlılık ve ferahlık kazanacaktır.

Kuru cildin başlıca ilacı bir kaşık bal ve tereyağı

Eğer çok kuru bir cildiniz varsa, 1 tatlı kaşığı tereyağı ile 1 tatlı kaşığı balı iyice karıştırın. Bu maskeyi yaklaşık 30 dakika boyunca yüzünüzde, özellikle de göz çevrenizde bekletin. Dekolte bölgesine de uygulanabilen bu özel karışım, cildinizin B vitamini almasını sağlayacak ve nem kazanmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca her gün 1 adet havucu hafif zeytinyağında pişirip yemek de, kuruyan ciltlerin nem kazanmasını sağlar.

Dekoltenize karışık meyve masajı uygulayın

Çilek, elma, portakal, şeftali ve üzümü azar azar sıkıp, karıştırın. Bu kürle dekolte bölgenize masaj yapın. Karışımı 40 dakika boyunca cildinizde tuttuktan sonra, yıkanın. Bu karışım, vücudunuzun doğal yollarla vitamin almasını ve nemlenmesini sağlayacaktır.

Kış uykusundan ceviz kürü yardımıyla çıkın

1 kâse öğütülmüş cevizi alabildiği kadar kesilmiş sütle iyice karıştırın. Bu karışımı cildinizde yaklaşık 5 dakika boyunca bekletin. Ardından da iyice ovarak çıkarın. Haftada birkaç kez uygulayabileceğiniz bu kür, vücudunuzun kış uykusundan uyanmasına yardımcı olacak ve yazı dinç ve sağlıklı bir şekilde karşılamanızı sağlayacaktır.

Bebeksi bir ten için elmalı maske

Malzemeler:

-500 gram süt 1 elma
-1 çorba kaşığı yulaf unu
-1 tatlı kaşığı bal

Sütü, blender'dan geçirdiğiniz elmaları da içine atarak iyice pişirin. Diğer malzemeleri de karıştırıp, bu karışımı cildinize yayın. 30 dakika beklettikten sonra, yıkayın. Bu karışım cildinizin canlanmasını, yumuşamasını ve genç bir görüntü kazanmasını sağlayacaktır.

10 Ocak 2009 Cumartesi

Cilt güzelliğinize doğal yardım

Yüz güzelliğiniz için doğal maskeler

• Cildinizi beslemenin dışında canlandırıcı özelliği de olan maskeler, yüzün gençleşmesini, kan dolaşımının hızlanarak çalışmasını ve oksijenin yüz üstündeki dokulara erişmesini sağlar.

• Maskelerin hemen hepsinde su oranı yüksektir. Maske sürülünce suyun hemen uçmasını, cildin serinlemesini, rahatlamasını, gözeneklerin büzülmesini sağlar. Maske çıkarıldığında ise kan damarları açılır, cilt daha pembe gözükür. Genişleyen damarlar sayesinde alt deriye bol kan gideceği için cilt düzelir, gözenekler kapanır, cildin görünüşünde belirgin bir güzelleşme olur. 

• Maskenin etkisi geçici olmakla birlikte cilt yine de çalıştırılmış ve canlandırılmıştır. Güzellik ve sağlıklı görünüşe giden yol, ilk olarak cilt bakımından geçiyor. Aslında cildimize iyi davranmak hiç de zor değil. Hele her gün kendimize ayıracağımız birkaç dakikanın bize kazandıracağı inanılmaz yararları düşünüldükçe.


Kuru ciltler için havuçlu yüz maskesi

• Rendelenen havuç, yarım fincan limon suyu, bir fincan nar suyu ile birlikte hafif ateşte on beş dakika karıştırılarak ısıtılır. 

• Sular çekildikten sonra bir fincan ekşimiş süt ilâve edilerek beş dakika daha ateşte tutulup soğutulmaya bırakılır. Soğutulan karışım, krem kıvamına gelinceye kadar mısır unu ilâvesi ile yoğrulduktan sonra tekrar ısıtılarak bir çorba kaşığı bal ilâvesiyle bir süre karıştırılır. 

• Kuru ciltler için besleyici olan havuçlu krem, yüz kısmına maske yapılarak uygulanır. Havuçlu krem maskesi, tatbik edilen yüzeyde asgari bir saat müddetle bırakıldıktan sonra ılık su ile yıkanarak temizlenir.

Kuru ciltler ve kırışıklıklar için çilek maskesi

• Bir avuç taze çilek ezildikten sonra yulaf unu ile birlikte karıştırılarak yoğrulur. Bir adet yumurta sarısı ile iki çorba kaşığı yoğurt çırpıldıktan sonra çilek hamuruna ilâve edilir. 

• Hazırlanan karışıma güzel bir koku vermek için sardunya yağı ilâvesi ile krem kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Kuru ciltler için besleyici olan çilek kremi, yüz kısmına maske yapılarak uygulanır.

• Çilek maskesinin, aynı zamanda yüzdeki kırışıklıkların kaybolmasını sağlamakta etkin yararı vardır.

Nemlendirme ve parlaklık için gül maskesi

• Üç avuç taze gül yaprağı beş dakika bir bardak saf suda pişirilerek ateşten indirilir. Dövülerek toz haline getirilen ıhlamur yaprağından bir çay kaşığı, taze kaymaktan bir çorba kaşığı ve süzme baldan bir tatlı kaşığı ilâve edilerek karıştırılır. 

• Hazırlanan karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ile birlikte yoğrulur. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan gül kremi, yüze maske olarak ve tene sürülerek uygulanır. 

• Gül güzellik kremi ve şampuan olarak kullanıldığında saçların ipek gibi parlak ve yumuşak olmasını sağlar.


Parlaklık sağlayan bezelyeli maske

• İki su bardağı dolusu taze bezelye, havanda iyice dövülüp ezildikten sonra üzüm pekmezi ile birlikte karıştırılır. Hazırlanan bu karışım bir kaba konularak yarım litre saf suda kaynatılır ve suları çekilinceye kadar pişirilir. 

• Hazırlanan karışıma çırpılan yumurta akı ile yarım fincan ayçiçeği yağı ilâve edilir. Çok cıvık olmaması için bir miktar mısır unu ilâve edilerek maske kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. 

• Ten dokusu üzerinde parlaklık sağlayan bezelyeli maske, yatmadan önce cilde uygulanır. Sabahleyin yüz ılık su ile yıkanıp gülsuyu ile de kompres yapıldıktan sonra yeni bir güne başlanır.

Doğal selülit maskesi

Selülit maskesinin hazırlanışı: 2-3 tatlı kaşığı kadar susam yağına 1 ila 5 tatlı kaşığı kadar toz zencefili karıştırarak koyu bir krem kıvamına getirene kadar iyice karıştırınız.Bundan sonra selülitli bölgelerimize sürün.Sonrasında ise streçle hafif sıkı olacak şekilde sarın.30 dakika kadar bekleyin. Masaj yaparak biraz yedirin ve çıkartın.Bu selülit maskesini onbeş günde bir tekrarlayın.

Eğer bunları bulabilirseniz dahada iyi bir selülit doğal maskesi hazırlayabilirsiniz.

Dictamelia(bir çeşit kekik), deniz yosunu, guarana(Güney Amerika’da yetişen bir bitkiden elde edilen bir tür kafein), zeytinyağı

Bu karışımın etkileri

Selüliti önler, incelmeyi sağlar. Vücuttaki yağı azaltıcı etkisi ile eşsiz bir üründür. Guarana ve deniz yosunu ekstreleri lokalize yağlara karşı savaşır ve “portakal kabuğu” görünümünü ortadan kaldırır. Cilde dirilik verir, yumuşak ve pürüzsüz bir görünüm sağlar.