cilt bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2010 Cuma

Parlak bir cilt için detaylar

Parlak bir cilt için sağlayacak önemli ipuçları Kış aylarında yaşanılan olumsuz hava koşulları cildinizin canlılığını yitirmesine neden olmuştur.

Parlak bir cilt için hazırlanmanın tam zamanı

Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahu Birol, ciltteki ölü deriyi arındırarak, yaza kendinizi daha iyi hissederek girmenizi sağlayacak önemli ipuçları verdi.

Soğuk ve kasvetli kış günlerinin ardından, yazın güzel yüzü kendini göstermeye başladı. Güneşin parıltısının içimizi ısıttığı bu anlarda, güneş kadar parlak bir cilde sahip olmak da hemen hemen herkesin hayalidir. Oysa ki; kış aylarında yaşanılan olumsuz hava koşulları cildinizin canlılığını yitirmesine neden olmuştur. Şimdi ise cildinizi yaza hazırlamanın tam zamanı…

Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahu Birol, ciltteki ölü deriyi arındırarak, yaza kendinizi daha iyi hissederek girmenizi sağlayacak önemli ipuçları verdi. 

Cildinizdeki yıpranmış tabakayı atıp, parlak ve sağlıklı bir görünüme kavuşun

Kış mevsiminde; havanın nem oranın azalması, artan hava kirliliği, cildin daha cansız ve soluk görünmesine yol açar. Kimyasal peeling yaza girerken cildi canlandırmak, temizlemek ve nemlendirmek için yapılabilecek uygulamaların en önemlisidir. Bu tedavide deriye, yüzeysel tabakaların ayrılmasına ve soyulmasına neden olan kimyasal bir asit uygulanır. Kapalı kalan bölgelerde, özellikle sırt ve omuzda kış aylarında akne problemi oluşabilir. Banyoda vücut için uygun peeling ürünlerinin kullanılması, dermatolog tarafından hazırlatılabilecek tonik ve antibakteriyel ürünler tedavide etkili olacaktır. Her cilt için farklı etki oluşturabilecek bu ürünler, dermatolog gözetiminde ve onun önereceği şekilde kullanılmalıdır. Yazın reaksiyon riski nedeni ile uygulayamadığımız bu tedavi yöntemi için bahar ayları son uygulanabilecek zamandır.

Cilt kuruluğunu önleyin

Kış aylarında kapalı kalan bölgelerde kuruluğa bağlı pullanma, soyulma ve kaşıntı görülebilir. Deri kuruluğunu engellemek için duş esnasında banyo yağı, duş sonrası vücut nemini kaybetmeden özellikle üre içeren vücut nemlendiricisi kullanılabilir. Üre dışında vazelin, linoleik asit, seramid gibi maddeleri içerenler ürünler de tercih edilebilir. Hafta da en az 3 kere bu uygulamanın tekrar edilmesi vücut nemini dengede tutmak ve daha canlı görünmesini sağlamak için yeterli olacaktır. Nemlendirici seçimi yaparken cilt tipine en uygun olan ürünler tercih edilmelidir. Yanlış seçim ürünlerin, cilt sağlığınızda farklı reaksiyonlara neden olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Bu tür durumlarda ise hemen bir dermatologa başvurmak gerekmektedir. 

Her yıkamadan sonra ellerinizi nemlendirin

El ve ayaklar genellikle ihmal edilen bölgelerdir. Güneş koruyucu kremleri ellere de uygulamak faydalı olacaktır. Böylece yaş ilerledikçe ellerde görülen kahverengi güneş lekelerinin oluşumu engellemiş olunabilir. Gelecekte oluşmasını istemediğimiz durumların, genç yaşlarda aldığınız birkaç önlem ile önüne geçmeniz mümkün olacaktır.

Soğuk ve kuru hava nedeni ile çatlayan ellerimizi kimyasal maddelerden uzak tutmak, gliserin içeren sabun ile yıkamak ve her yıkama sonrası vazelin içeren nemlendirici kullanmak el bakımı için yapılması gereken en temel aşamalardan biridir.

Ayaklarınıza özel günlük bakım

Daha çok kuru ciltlerin problemi olan çatlaklar, topuk ve ayak tabanında görülür. Ayakları yıkadıktan sonra kurulamamak, yalınayak gezmek, küçük ayakkabı giymek gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Kapalı ayakkabıların içinde çatlamış, sertleşmiş ayaklar içinse salisilik asit içeren vazelin çok iyi sonuç verecektir. Önce ayaklar ılık su ile yıkanmalı ve iyice kurulanmalı, sonrasında vazelin sürülerek masaj yapılmalıdır. Daha hızlı ve daha iyi sonuç alınabilmesi için bu uygulamayı her sabah ve akşam tekrarlamak gereklidir. Ayaklara uygulanacak peeling ile tüm ölü derilerin temizlenmesine ve kalınlaşan topuklarınızı yumuşatmanıza yardımcı olduğu gibi, ayaklarınızdaki kan dolaşımını arttırır. Her banyodan sonra ponzo taşıyla yumuşak hareketlerle ölü deriyi temizlemek gereklidir. Çatlak bölgeleri, içeriğinde E vitamini ve jojoba yağı bulunan ayak kremleriyle gün boyu sık sık kremlenmeli, çatlaklarınız kaybolana dek, sürekli çorap ve kapalı ayakkabı giyilmelidir.

Güneş kremleri cildiniz için koruma kalkanıdır

Yüzde oluşan kırışıklıkların, kahverengi lekelerin %90 nedeni güneştir.  Bu nedenle güneşin yüzünü göstermeye başladığı bu dönemde güneş koruyucu kremler günlük olarak kullanımı ihmal edilmemelidir. Minimum 15 faktörlü, tercihen 30 faktörlü bir kremin günlük olarak kullanılması uygun olacaktır. Güneş koruyucular, bahar aylarında deride oluşan kırmızı, kaşıntılı döküntü ile seyreden ışık reaksiyonlarını engellemek için de etkili olacaktır.

Aşırı terlemenizin önüne botoxla geçebilirsiniz

Havaların ısınması ile terleme de rahatsız edici boyuta ulaşabileceği için, koltuk altlarına uygulanacak botox tedavisi ile istenmeyen bu terlemenin oluşmasını da engellemek mümkündür.

Kaynak:Haberturk.com

8 Haziran 2010 Salı

İlginç güzellik tüyoları

Lekelerin üzerine konan çay poşeti veya yumurta beyazından maske gibi ilk bakışta aklınıza yatmayan güzellik önerilerini hafife almayın. Kimileri hayat kurtarıcı olabilir!

Güzel gözükmek için ille de büyük paralar harcamanıza ve saatlerce uğraşmanıza gerek yok. Cosmopolitan dergisi, son derece basit ve masrafsız işlemlerle daha güzel gözükmenin yollarını yazdı..

VÜCUDUNUZU AVOKADO İLE YUMUŞATIN 
Olgun bir avokadonun çekirdeğini çıkartıp kabuklarını soyduktan sonra meyveyi tüm vücudunuzda gezdirin. Bu işleme 20 dakika boyunca devam ettikten sonra duşa girin. Doğal nemlendirici özelliği sayesinde avokadonun cildinizi nasıl yumuşattığına inanamayacaksınız. 

AKAN MAKYAJINIZI KOLAYCA DÜZELTİN 
Yeniden makyaj yapmaya vaktiniz yoksa, bir kulak pamuğunu makyaj temizleyicisine batırın ve makyajınızın sadece akan kısımlarını silin. 

DİŞLERİNİZİ GARGARA İLE FIRÇALAYIN 
Kendinizi, dişlerinizi temizleyemeyecek kadar yorgun hissediyorsanız, ağzınızı bir gargara ile çalkalayın. Ardından kuru diş fırçanızla, diş etlerinizin dişlerinizle buluştuğu noktaları hafif hafif fırçalayın. 

FIRÇANIZA SAÇ SPREYİ SIKIN 
Saçlarınızı kuruttuktan sonra fırçanızın üzerine bir miktar saç spreyi sıkın ve saçınızı tarayın. Böylelikle saçlarınız kaskatı olmadan hacmini ve parlaklığını korur. 

NEMLENDİRİCİYE BEBE YAĞI KATIN 
Parlak ama çok yağlı olmayan bacaklara sahip olmak için günlük vücut nemlendiricinizin içine bir damla bebe yağı ekleyin. 

BİTKİ YAĞINDAN YARARLANIN 
Tırnakların etrafını çevreleyen ölü derilerin sertleşip şeytantırnağına dönüşmemesi için, bir miktar kayısı yağı damlatın. 

KALEMİNİZİ DONDURUN 
Göz kaleminizin ucunun uygulama sırasında dağılmasını istemiyorsanız, onu 15 dakikalığına buzluğa koyun. Çıkardığınızda ucunun sertleştiğini ve cildinizde rahatça hareket ettiğini göreceksiniz.

YUMURTA BEYAZINDAN MASKE YAPIN 
Cildinizi evde uygulanan yöntemlerle de canlandırabilirsiniz. Bir yumurtanın sarısıyla beyazını ayırın. Ayırdığınız beyazı cildinize maske halinde yayın. Proteinler cildinizin nemini geri kazanmasını sağlar. Beş dakika sonra yüzünüzü yıkayın.

LEKELERE ÇAY POŞETİ 
Eğer cildiniz bir sebepten ötürü tahriş olmuş ve şişkin görünümdeyse, demli ve soğuk bir poşet yeşil çayı iki dakikalığına cildinizin üzerine yerleştirin. Yeşil çayın içeriğindeki antioksidanlar kızarıklığı dindirecektir. 

BACAKLARINIZI SAÇ KREMİYLE TIRAŞ EDİN 
Tıraş köpüğünüz bittiyse onun yerine saç kremi kullanabilirsiniz. Bu krem, tüylerinizi yumuşatarak tıraşı kolaylaştırır ve bacaklarınızı da ipeksi bir yumuşaklığa kavuşturur. 

VÜCUT KREMİNİZİ KİŞİSELLEŞTİRİN 
Parfümlü vücut ürünlerine onlarca para ödemek yerine kendi kreminizi yapabilirsiniz. Kokusuz ve yoğun formüllü bir vücut kremine damlatacağınız birkaç damla parfüm ile saatlerce kalıcı kokmanın keyfine varın. 

KİRPİKLERİNİZİ YUMUŞATIN 
Makyaj yapmadan gözlerinizle ilgi çekmek için, kirpiklerinizin ucuna hafif bir miktar vazelin uygulayıp, tarayın. Böylelikle daha çekici ve ışıldayan bakışlara sahip olacaksınız. 

UÇUKLARI KREMLE YATIŞTIRIN 
Uçuğun çıkmaya başladığını hissettiğiniz anda üzerine yoğun formüllü bir nemlendirici sürerek daha kötü bir hale gelmesini önlemiş olursunuz. 

DUDAKLARA GÖZ FARI 
Eğer rujunuz yanınızda değilse, doğal tonlardaki göz farınızı dudaklarınıza uygulayıp, üzerine nemlendirici sürebilirsiniz.

İNATÇI RUJLARA MAKYAJ TEMİZLEYİCİSİ 
Kırmızı ruju ovalayarak çıkarmaya çalışmayın. Ruj, ağzınızın çevresine dağılarak kötü bir görüntüye sebep olabilir. Bunun yerine, küçük bir makyaj pamuğunu veya kağıt mendili makyaj temizleyicisine batırıp rujunuzu silmeniz daha uygun olur.

SAÇ DİPLERİNİZE PUDRA UYGULAYIN 
Saç telleriniz kolay yağlanan bir yapıya sahipse, geniş uçlu bir makyaj fırçasını toz pudranın içine batırın. Üzerindeki fazlalığı azalttıktan sonra pudrayı saç diplerinize uygulayın. Bu pudra saç diplerinizde bulunan fazla yağı emerek tutamlarınızın arasına karışır. Bu tazelenme hissi ise kendinize olan güveniniz de artar.

KİRPİK KIVIRICINIZI ISITIN 
Kirpikleriniz düzse, metal kirpik kıvırıcınızı birkaç dakikalığına fönle ısıtın. Böylelikle kirpikleriniz daha kolay şekil alır. Ayrıca suya dayanıklı bir maskara diğerlerinden daha hızlı kuruduğu için kirpiklerin kıvrımını ortaya çıkarır.

COSMOPOLITAN

5 Haziran 2010 Cumartesi

Mükemmel bir cilt için bunları yapmayın

Güzelliğinize güzellik verecek yeni ürünlerAşırı mimik kullanımı, bacak bacak üstüne atmak gibi hareketler ya da alkol sigara gibi alışkanlıklar cildi yaşlandırıyor.

Cildin yaşlanmasına aldığımız bazı gıdalar da katkıda bulunuyor. Dermotolog Doktor Erçin Özüntürk, cildi yaşlandıran hareketleri, alışkanlıkları ve besinleri şöyle özetliyor:

Aşırı mimik kullanımı
Konuşurken yaptığımız mimikler, kaş göz hareketleri, ağız hareketleri, kaşları çatma, gözleri kısarak bakma gibi hareketler küçük kas büzülmelerine sebep olur ve bu büzülmeler de zaman içerisinde, kırışıklıklara, yaşlı bir görünüme yol açar.

Aşırı mimik kullanmanın önüne geçin
Mimiklerinizi kontrol etmeye çalışın. Konuşurken özellikle kaş kaldırma hareketini yaptığınızda bunu engellemeye çalışın. Ayrıca güneşten dolayı gözleri kısma ve kaşları çatma hareketini yapmamak için güneşte mutlaka gözlük kullanmaya dikkat edin. Böylece en önemli kırışıklık sebebini engellemiş olacaksınız.

Yüzüstü Uyuma Pozisyonu
Pek çoğumuz buna dikkat etmeyiz ama en önemli kırışma sebeplerinin başında, yüzüstü uyuma gelir. Bu pozisyon yüzde ve özellikle dekolte bölgesinde belirgin kırışıklıklara yol açar. Her ne kadar gece bu pozisyonu korumak zor olsa da, en azından yüzüstü uykuya dalmamaya özen gösterin. Yüzüstü yatma alışkanlığı olmayan kişilerin daha az kırışıklığı olduğu görülmektedir.

Bacak bacak üstüne atmak
Yaşlılık belirtilerinin en büyük sebebi, kan akışının yavaşlaması ve buna bağlı kan oranındaki oksijenin de azalmasıdır. Bacak bacak üstüne atmak, kan akışını engeller, böylece ciltte yağ birikimleri, elastikiyet kaybı gibi sorunlar baş göstermeye başlar. Bu nedenle çalışırken, TV izlerken bacak bacak üstüne atmamaya özen gösterin.

Şekerli tüm yiyecekler
Yüksek glisemik yüke sahip besinler, cildin daha hızlı yaşlanmasına sebep olur. Yüksek glisemik yük, ensülin seviyesini harekete geçirir, böylece glikasyon denilen kimyasal süreç hızlanır. Glikasyon, kolajendeki yaşa bağlık hasarları artırır, ayrıca serbest radikalleri özgür bırakır. Bu nedenle şekerden uzak durmak gerekir. Pasta, börek, kurabiye yani un, yağ ve şekerden üretilmiş tüm ürünlerden kaçının.

Kahve
Kahve de ensülin oranını artırır, ayrıca stres hormonlarını harekete geçirir. Her ne kadar keyif verse de, kahve yerine bitki çayları tüketmek, yaşlanmayı daha ileri yaşlara öteler.

Havuç
Her meyveyi istediğiniz kadar tüketme şansınız yoktur. Her ne kadar sağlıklı cilt için meyve ağırlıklı beslenmek gerekse de, meyvelerde de seçici davranmalıyız. Belki pek çoğumuz bilmeyiz ama havuç şeker içerir ve yüksek glisemik indeksi dolayısıyla cilt yaşlanmasını hızlandırır.

Muz
Şeker içeren meyvelerden diğeri de muzdur. Aynı havuç gibi yüksek glisemik indeksi nedeniyle cildin yaşlanmasını hız katar.

Asitli içecekler
Asitli içeceklerde sodyum benzoat (E211) adı verilen bir koruyucu madde bulunur. Yapılan araştırmalar, bu maddenin, hücrelerdeki en önemli güç istasyonları olan mitokondride DNA hasarına yol açtığını göstermiştir. Bu hasar da hızlı yaşlanmaya sebep olur. Asitli içeceklerden kaçınmak gerekir.

Margarin
Margarindeki doymuş yağ asitleri cilde ciddi zararlar verir, özellikle yağ depolanmasına çok destek verir. Bu nedenle kahvaltı masalarından margarini uzaklaştırın.

Tuz
Ve tabiî ki tuz. Her zaman uzak durulması gereken, en büyük cilt düşmanlarının başında gelir.

Güneşlenmek
Uzun yıllar güneş ışınlarına maruz kalma sonucu, deride oluşan morfolojik ve fizyolojik değişiklikler sonucu ortaya çıkan fotoyaşlanma, ciltte kuruluk ve kırışıklara neden olur. Fotoyaşlanma, UVB'nin üst deriye, UVA'nın ise alt deriye yaptığı hasarların birikimleri ile oluşur. Etkileri, güneşle olan temasın süresine, sıklığına, coğrafi duruma, kişinin deri tipine göre ortaya çıkar ve önce yüz bölgesinde, daha sonra ellerde görülür. Açık tenli kişilerde fotoyaşlanma daha erken yaşlarda başlar. Güneşten kaçarak yaşamak elbette ki imkansızdır, dolayısı ile metobalizmamızın yavaşlamasını durdurmak ve kırışıklıklarla hiç tanışmamak mümkün değildir ancak günümüzde yaşlanmayı yavaşlatmak, artık eskiye oranla çok daha kolaydır. Bazı önlemler ve desteklerle yaşlanma hızını yavaşlatmak ve yaşlanma belirtilerini hafifletmek mümkündür.

Alkol
Cildin nemini emer, nemsiz bir cilt de daha çabuk kırışır.

Sigara
Sigara tüm organlarda olduğu gibi, deride de, damarlarda daralmaya neden olup, besin ve oksijen akışını azaltır. Bu da başlı başına bir hızlı yaşlanma sebebidir. Sigara için kişilerin yüzü genelde, hemen fark edilir. Renkleri soluk ve sarıya yakındır. Peki sigara cilt yaşlanmasını hangi yönlerden tetikler? Herşeyden önce, sigara dumanı, derinin neminin azalmasına neden olur. Bir başka gözden kaçan sebep ise, sigara dumanının göze kaçmasını engellemek amacıyla, sürekli yapılan göz kısma ve yüz hareketleridir.

Düzensiz uyku
Düzensiz uyku, gerekli olan hormonların yeterince salgılanmasına engel olarak yaşlanmayı hızlandırır. Günde en az 6, ortalama 8 saat uyumak gerekir.

Makyajla uyumak
Gözenekleri tamamen tıkayan makyaj ile uyumak, gece cildin kendini tamir etmesini engeller. Gitgide daha bakımsız, mat ve yaşlı görünen bir cilt oluşur. Yağlı ve asitli olan makyaj ürünleri uzun süre ciltte kalınca kırışıklığa neden olur. Bu nedenle her gece mutlaka cilt temizlenmelidir.

Yanlış bakım ürünleri kullanmak
Cilt tipi analiz edilmeden kullanılan ürünler, ciltte ciddi hasarlara yol açar, cildin nemini tamamen yok edebilir. Bu da pullanmış, kırışmış, cansız bir cilde sebep olur.

Kötü ve yanlış beslenmek
Besinlerden gerekli olan vitaminleri almamak, cildinizin daha hızlı yaşlanmasına sebep olur. Deri, tıpkı diğer organlar gibi doğru beslenmeye gereksinim duyar. Özellikle vitamin B, cilt için çok önemlidir. C ve E vitaminleri antioksidandır. Cildi dış hasarlardan korurlar. Bu nedenle mutlaka bu vitaminleri içeren yiyeceklerden oluşan öğünler almaya gayret etmek gerekir.

Su içmemek
Cildimizin ihtiyaç duyduğu nemi, ancak yeterli su ile alabiliriz. Çok kolay ama bir o kadar da kaçınılan bu temel ihtiyacımızı, mutlaka günde en az 1.5 olacak şekilde alışkanlığa dönüştürmeliyiz.

Kaynak:Hurriyet.com.tr
Alıntı:Leyditurk.com

3 Haziran 2010 Perşembe

Yanlış tercih edilen kozmetikler

Yanlış kozmetiklere dikkat!Kozmetik ürünler doğru seçilmezse faydadan çok zarar getirebilir.

Yanlış tercihler, ciltte hassasiyet, egzama, akne, renk değişikliği, kozmetik tahammülsüzlüğü gibi sonuçlar doğurabilir. Şampuanlar egzamaya, parfümler ciltte lekeye ve bazı kozmetikler ciltte renk açılmasına sebep olabilir.

Yanlış kozmetik seçimi; ciltte hassasiyet, egzama, kozmetik tahammülsüzlüğü, akne ve renk değişikliği gibi yan etkilere sebep olabilir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; kozmetik ürünlerde doğru seçimin çok önemli olduğunu vurgulayarak, yanlış kozmetik seçimiyle ilgili uyarılarda bulundu.

Okan, kozmetik tahammülsüzlüğün ciltte yanma, batma, sızlama ve gerginlik gibi bulgularla kendini göstereceğini söyledi. Dr. Okan, "Kozmetik ürünün her uygulanmasından sonra şikâyetler belirir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Bu yakınmaya sahip kişilerin alkol, vitamin A, alfa hidroksi asit gibi cildi tahriş edici ürün kullanmaması gerekir." dedi.

Egzama; kozmetiklerin sebep oldukları bir diğer yan etki. Egzamanın alerjik ve tahriş egzaması olmak üzere iki çeşidi olduğunu ifade eden Dr. Gökhan Okan, "Sabunlar, göz makyaj ürünleri, nemlendiriciler ve şampuanlar tahrişe neden olabilecek kozmetik ürün gruplarıdır. Reaksiyon ürün kullanımından hemen sonra gelişeceği gibi, uzun süre kullanım sonrasında da başlayabilir. Ürünün kullanıldığı bölgede yanma, batma ve kaşıntı gibi bulgular bulunur." dedi. Hasta ürünü kullanmaya devam ettiğinde kızarıklık, pullanma ve kepeklenme saptanır. Oluşmasında cildin kuruluğu ve koruyucu tabakanın zarar görmesi ana nedendir. Okan, göz kapağı derisinin ince olduğunu ve bu nedenle tahrişe karşı özellikle çok duyarlılık göstereceğini dile getirdi. Alerjiye sebep olan maddenin tespitinde patch test (yama testi) yapılabiliyor.

PARFÜM CİLDİNİZİ LEKELENDİRMESİN

Dr. Gökhan Okan, kozmetiklerürünlerin içinde bulunan bazı maddelerin güneş gören alanlarda ultraviyole ışınlarıyla kimyasal reaksiyona girerek ciltte tepkiye sebep olabileceğini ifade etti. Okan şu bilgileri verdi:

"Parfümler, bergamot yağı ve tıraş losyonları bu tepkilere neden olabilecek kozmetik gruplarıdır. Ciltte kızarıklık, su toplaması ve renk artışı gibi bulgular gözlenir. Sivilce tarzı oluşumlar kozmetik kullanımı sonrası gözlenebilecek bir diğer yan etkidir. Genellikle kapalı komedonlar şeklinde kendini belli ederken bazen iltihabi sivilceler de görülebilir. En sık, yağlı yüz kremleri bu etkiye neden olur."

Kozmetik ürünlere bağlı nadiren ciltte renk açılması, renk koyulaşması nadiren de olsa, deriden emilip sistemik dolaşıma geçmesinden kaynaklanan yan etkiler de oluşabileceğini söyledi. Okan, "Örneğin; genital bölge temizleyicilerinin sık ve yoğun miktarda kullanımı özellikle kadınlarda idrar yollarının tahriş olmasına sebep olur." uyarısında bulundu.

Kozmetik ürün kullanırken bunlara dikkat edin!

Cilt tipine göre kozmetik: Öncelikle cilt tipine uygun kozmetik ürün seçilmeli. Kişi cilt analizini bir dermatoloğa yaptırmalıdır. Yağlı cilde sahip kişiler genellikle cildi kurutucu ve su bazlı ürün seçmesine karşılık, kuru cilt yapısındakiler alkol içermeyen nemlendirici ürünleri tercih etmelidir.

Göz çevresine ayrı krem: Göz çevresine o bölge için hazırlanmış ürün dışındaki kozmetiklerin uygulanmamasına önem verilmeli.

Aynı anda kullanmayın: Çok fazla kozmetik aynı anda uygulanmamalı.

Kapaklarını kapatın: Ürünlerin kapakları kapalı tutulmalı, havayla teması engellenmeli.

Enfeksiyona sürmeyin: Enfeksiyon varlığında kozmetikler o bölgeye uygulanmamalı.

Makyajla uyumayın: Makyaj çıkartılmadan yatılmamalı.

Kimseyle ortak kullanmayın: Kozmetik ürünleri başka biriyle ortak kullanmayın.

Son kullanma tarihine dikkat edin: Renk, kıvam, koku değişikliği olan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler kullanılmamalı.

Yan etkisi varsa bırakın: Herhangi bir istenmeyen etkiyle karşılaşıldığı zaman, hemen o ürünün kullanımı kesilmeli ve dermatoloji uzmanına başvurulmalı.

Kaynak:Leyditurk.com

25 Mayıs 2010 Salı

Cildinizi kolay yöntemlerle güzelleştirin

Pratik yöntemlerle cildinizi güzelleştirinYaz mevsimi yaklaşıyor. Şimdi cildimizi yaza hazırlamanın zamanı gelmedimi?.


Üstelik, ışıl ışıl parlayan, gergin ve pürüzsüz bir cildi kavuşmanız için kozmetik ürünlerine servet harcamanız gerekmiyor!

Yaz mevsimi yaklaşıyor. Şimdi cildimizi yaza hazırlamanın tam zamanı. Üstelik, ışıl ışıl parlayan, gergin ve pürüzsüz bir cildi kavuşmanız için kozmetik ürünlerine servet harcamanız gerekmiyor!

Çünkü, sağlıklı bir cildin sırrı bol su içmek, yeterli vitamin almak ve tempolu yürümek gibi basit ama
etkili yöntemlerde saklı!

Uzun ve soğuk geçen kış aylarından sonra cilt ışıltısını kaybediyor, pütürlenmeler ve bazen sivilceler ortaya çıkıyor. Çünkü hava ısısının düşmesiyle birlikte cildin yağ salgısı artmaya başlıyor.

Klima ve diğer ısıtıcılar kullanıldığında havanın nemi azalıyor. Bir taraftan yağ dengesinin değişmesi, diğer yandan havanın kuruması gözenekleri sıkıştırıp üzerlerinde tıkaçlar oluşturuyor. Bu durum da cildin beslenmesini olumsuz yönde etkiliyor. Rüzgar ve ani ısı değişimleri benzer şekilde cildimizi olumsuz etkiliyor. Bunun aksine havanın ısınmasıyla birlikte güneşin de kendini göstermesi dolaşımın hareketlenmesini ve cildin ışıldamasını sağlıyor. Biz de basit ama etkili hazırlıklar yaparak ışıl ışıl ve pürüzsüz bir cilde sahip olabiliriz.

Acıbadem Ataşehir Cerahi Tıp Merkezi'nden Dermatoloji Uzmanı Dr. Vildan Şengöz, cildinizi yaza hazırlamanın formüllerini anlatıyor:

BUNLARI YAPIN

EN AZ 8 BARDAK SU İÇİN: Vücut ağırlığımızın yüzde 60'ı sudan oluşuyor. Ancak yaşımız ilerledikçe bu oran azalmaya başlıyor, bunun sonucunda da cildimiz kuruyor ve yüzümüzde kırışıklar ortaya çıkıyor. Cildimizin elastikiyetini kaybetmesi sonucu da sarkmalar meydana geliyor. Çünkü su, tüm sistemlerimizin sağlıklı çalışması ve toksik maddelerin vücudumuzdan uzaklaştırılmasında önemli bir role sahip. Ayrıca vücut ısınını ve bir yandan da nem dengesini ayarlıyor. Bu nedenle, cildinizi içeriden beslemek için günde 8 bardak su içmeye özen gösterin.

CİLDİNİZİ İYİ BESLEYİN: Cildinizin ışıltılı ve bakımlı görünmesi için içeriden beslenmesi çok önemli. Unutmayın ki mevsim meyveleri en zengin doğal antioksidan ve vitamin kaynaklarıdır. Temel prensip ise aşırıya kaçmadan, kırmızı-turuncu renkli meyveleri tüketmek, yeşil yapraklı gıdaları fazla pişirmeden yemektir.

Günde 1 kase brokoli: A vitamini cildi nemlendiriyor ve elastikiyetini artırıyor. Bu nedenle cilt dokularının onarımında son derece önemli bir rol üstleniyor. C vitamini de vücudumuzdaki bağ doku denilen koruyucu doku katmanının korunmasında önemli bir işlev üstleniyor. Her gün 1 kase kadar az haşlanmış brokoli yiyerek cildinize bol miktarda A ve C vitamini sağlayabilirsiniz.

Bir avuç çilek: Her gün veya gün aşırı tüketeceğiniz bir avuç çilek cildinize C vitamini açısından destek verecektir.
Bir demet maydanoz: Her sabah kahvaltıda C vitamininden zengin maydanoz tüketerek cildinizin bağ dokusunu destekleyebilirsiniz.

Haftada 1 – 2 kez somon balığı: Omaga -3 yağ asitleri tarafından zengin olan besinler cilt sağlığını korumak gibi önemli bir rol üstleniyorlar. Omega 3 deposu olan somon balığı gibi deniz ürünlerini haftada 1-2 defa tüketmeye özen gösterin.

PEELİNG YAPTIRIN: Cildin üst tabakasının hafifçe soyularak uzaklaştırılması esasına dayanan peeling pek çok farklı yöntemle yapılabiliyor. Ancak ev ürünleri ile uygulanacak olan peelinglerde yeterli yanıt alınamayabiliyor. Üstelik ev ürünlerinin konsantrasyonu en fazla yüzde 2 civarında olduğu için peelingi her hafta sürekli tekrarlamanız gerekiyor. Bu aksine ışıltılı ve parlak görünüm için cilt uzmanları tarafından yapılacak peeling daha sağlıklı yanıt veriyor. Örneğin glikolık asitle 2-3 hafta arayla yapılacak olan peelingler sonrasında kısa sürede iyi yanıtlar alınıyor. Peeling seansları yaklaşık 15 dakika tamamlanıyor. İşlem sonrasında belirgin bir kızarıklık ve yanma olmuyor, günlük hayata dönüş yapılabiliyor. Peeling işlemini kış sezonu boyunca ayda bir yaptırırsanız kozmetik kullanımınız en aza iniyor. Cildiniz çok daha sağlıklı ve pürüzsüz görünüme kavuşuyor.

AÇIK HAVADA TEMPOLU YÜRÜYÜN: Özellikle açık havada yapacağınız yürüyüşler ve egzersizler kan dolaşımını hareketlendirip cildinizi daha ışıltılı hale getiriyor. Aynı zamanda egzersizle salgılanan endorfın gibi hormonlar da bu etkiyi destekliyor. Uzmanlar sağlıklı bir cilt için haftada en az 3 gün 45'er dakika yürümenizi öneriyorlar.

DOĞRU ÜRÜNLERİ KULLANIN: Kış aylarında yağ bazlı, daha koyu kıvamlı konsantre ürünler kullanılıyor. Temizleme ürünlerinde de cildi soymadan kurutmadan temizleyen, fazla köpürmeyen ürünlerden seçiliyor. Kış aylarında kullanılan ürünlerde soyucu etken maddeler az oranda olduğu için mevsim değişikliklerinde ürünlerin içeriklerine dikkat etmelisiniz. Peeling gibi işlemlerle bir yandan cildinizi yenilerken, bir yandan da UV ışınlarının tahribatından korumanız gerekiyor. Güneşten koruyucuların yağ bazlı olmamasına dikkat edin ve doktorunuzun belirlediği faktör numarasına sahip olanları satın alın. Terlemeyle birlikte gözenekler tıkanabileceği için yine bu konuda cildinizin tipine göre cilt doktorunuzun önerdiği dermokozmetik temizleyici ve nemlendirici ürünler kullanın.

BEN VE LEKELERİNİZ KONTROL ETTİRİN: Özellikle yüzümüz ve ellerimiz en çok güneş gören yerlerimiz olmaları nedeniyle UV ışınlarının tahrip edici etkisine maruz kalıyorlar. Kanser riski olması nedeniyle vücudunuzda 20 den fazla sayıda beniniz varsa, açık göz ve saç rengine sahipseniz, cildinizi mutlaka dermoskop aletiyle muayene ettirin. Özellikle ailenizde cilt kanseri hikayesi söz konusu ise veya daha önceden beninizi aldırmışsanız, yaza girmeden önce rutin ben kontrollerinizi ihmal etmeyin.

BUNLARDAN KAÇININ

ALKOL VE KAFEİNDEN UZAK DURUN: Aşırı alkol tüketimi cildin su kaybetmesi, bunun sonucunda da kuruyup kırışmasına yol açıyor. Ayrıca kılcal damarlarda genişleme ve çatlamalar yapıp, kızarık bir görüntü oluşturuyor. Bunların yanı sıra B vitaminlerinin kaybına neden olabildiği için cilde zarar veriyor. Kafein de özellikle çok fazla kahve alınırsa stres hormonlarına benzer etki yapıp cildin beslenmesini bozuyor. Tüm bu olumsuz faktörler nedeniyle sağlıklı bir cilde sahip olabilmeniz için alkol ve kafein kullanımından mümkün olduğunca kaçının.

ŞEKER VE RAFİNE GIDALARA AMBARGO KOYUN: Çok yağlı ve şekerli besinlerin fazla tüketimi gün içinde kan şeker düzeyinde ani iniş çıkışlar yapıp, cildin sıkılığını sağlayan bağ dokusunda bozulmalara zemin hazırlıyor. Ayrıca ciltte sarkmalar ve lekelenmelerin oluşmasını da hızlandırıyor. Hücre yapısını bozan serbest radikallerden korunmak için kızartmalardan, yağlı, beyaz şekerden yapılmış tatlı ile kurabiye gibi gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın.

SOLARYUMDAN KAÇININ: Kısa süreli uygulamalar bile olsa ciltte leke yapması, kırışıkları arttırması ve benlerden kanser gelişmesi riskini arttırması nedeniyle solaryuma girmeyin.

Kaynak:Ekolay.net

21 Mayıs 2010 Cuma

Cildinizin düşmanlarını tanıyalım..

Cildinizin düşmanlarını tanıyormusunuzCilt bakımı kadar beslenme de genç ve güzel bir cilde sahip olmamızda çok önemlidir.


Cilt bakımı kadar beslenme de genç ve güzel bir cilde sahip olmamızda oldukça önemlidir.

Güzel ve sağlıklı bir cilt için aşağıdaki besinlere dikkat...

Şeker: Şeker hücrelerin gereksinim duyduğu besinleri çalan bir maddedir.Basit şekerler ciltte renk dengesizliklerine sebep olur ve yüzdeki kızarıkların,kahverengi lekelerin başlıca sebebi de şekerdir.Kalsiyum ve diğer minerallerin basit şekerler yüzünden tükenmesi vücudunuzda doku kaybına,bunun sonucu olarak da sarkık,gevşek bir cilde sahip olmanıza sebep olur.

Yağlar: Bilim adamlarına göre yaşlanmanın en büyük sebebi insan vücudundaki yağların oksidasyonudur. Kötü yağlardan uzak durmak cilt sağlığı için gereklidir. ( kırmızı et, mayonez, çikolata, çörekler, patates cipsi, fıstık ezmesi, margarin, fast-food ürünler.) Ancak beslenme programımızdan yağları tamamen çıkartmak da cildimiz için yapılacak en büyük kötülüklerden biridir.Cildin iyi yağlara ihtiyacı vardır( zeytinyağı,soya yağı,fındık,balık.)

Sigara: Sigara cildin oksijenlenmesini %30 azaltır ve cildi olması gerekenden %40 daha inceltir.Tüm bunlar cildin gevşemesi,sarkması ve kırışmasına neden olur.

Alkol: Alkol vücudu susuz bırakır ve B vitaminlerini çalar.B vitamini saç ve tırnakları güçlendiren,cildin ışıltılı ve temiz olmasını sağlayan bir vitamindir.

Kafein: Kafein cildi susuz bırakarak ve stres hormonlarının salgılanmasını arttırarak cildin kurumasına ve erken yaşlanmasına neden olur.

Güneş: Güneşin UV ışınları cildin üst tabakasına nüfus ettiğinde yaşlanmadan sorumlu olan serbest radikal üretimi artar,yeni hücre üretimi ve vücuttaki C vitamini stoku azalır.Bunun sonucu olarak ciltte lekeler, kırışıklıklar, pürüzlenmeler, kalınlaşmalar ve kılcal damar hassaslaşması görülür.

Uyku Pozisyonu: Yüzükoyun uyuma ciltte sarkma,kırışıklık ve torbalanmalara neden olur.

Yo-yo Diyetler: Hızlı kilo verdiren diyetler cildin en büyük düşmanlarından biridir.Kilo alındığında cilt gerilir;kilo verildiğinde ise eski haline dönemez,sarkar.

Stres: Aşırı stres durumunda kortizol denilen hormon yüksek düzeyde salgılanır:Kortizol erken yaşlanma hormonu olarak bilinmektedir.

Kaynak:Leyditurk.com

13 Mayıs 2010 Perşembe

Güzelliğiniz için merak ettikleriniz

Güzelliğiniz için merak ettiklerinizİşte sizlere: Güzelliğiniz için merak ettikleriniz.

Otobronzanım erkek arkadaşımın çarşaflarında iz bırakacak diye ödüm kopuyor. Ne yapmalıyım?
Kullandığınız ürün şeffaf veya beyaz bir formüle sahipse endişelenmeyin. Ancak renklendirilmiş ürünler, özellikle terlediğinizde başka yüzeylere bulaşabilir. Böyle bir otobronzan kullanıyorsanız en az sekiz saat teninize yerleşmesini beklemelisiniz. Yatmadan önce duş alarak cildin en üst katmanında oluşan renk tabakasını bir kademe hafifletebilirsiniz.

Fondöten uygulamanın en iyi yolu nedir?
Parmaklar cilde bakteri taşıma potansiyeline sahip oldukları için temiz makyajfırçaları ve süngerler daha iyi bir seçim olabilir.
Makyaj fırçası iyi bir baz oluşturmanızı sağlarken, sünger, formülün bir kısmını emdiği için daha hafif bir kapatıcılık sağlar

Yatmadan önce dudaklarıma yoğun formüllü bir nemlendirici uyguluyorum. Bu ürün çenemde sivilce ve siyah noktaların artmasına yol açabilir mi?
Böyle bir olasılık mümkün. Dudaklarınızı nemlendirdiğiniz kimi ürünlerin içerikleri problem yaratabilir (kakao tohumu yağı gibi). Bu içerikler, siz uyurken vücut sıcaklığından etkilenerek erir ve dudaklarınızın üst ve alt kısmına bulaşır. Sabah uyandığınızda ilk iş yüzünüzü yıkayın. Böylelikle gece boyunca gözeneklerinizi tıkama riski taşıyan kozmetik kalıntılardan kurtulmuş olacaksınız.

Gözeneklerimi küçültmenin bir yolu var mı?
Maalesef yok. Üstelik cildin doğal yağıyla birleştiğinde bu gözenekler daha büyük ve koyu bir görünüme bürünüyor. Cildinizi yağdan arındırmak için salisilik asit içeren bir temizleyici kullanmanızda fayda var. Böylelikle daha küçük görünümlü gözeneklere sahip olabilirsiniz. Ayrıca haftada iki kez peeling uygulamayı da ihmal etmeyin.

Toniklerin cildi kurutup matlaştırdığı doğru mu?
Eskiden kullanılan toniklerin içeriğinde bulunan alkol miktarı cildi kurutuyordu. Ancak günümüzde yaratılan formüller, özellikle nemlendirici kullanmadan önce, adeta nemli sünger görevi görüyor; yumuşak ve nemli bir cilt uyguladığınız losyonu daha kolay emiyor.

Parfümü biraz fazla kaçırmışım. Yardım edin!
Zararı telafi edecek büyülü bir iksir yok henüz maalesef. Kokuyu hafifletmek için yapabileceğiniz en faydalı şey üzerine su püskürtmek olabilir. Koku, üzerinize çok fazla sindiyse bir parça kumaşın üzerine su ve sabunu köpürterek fazla kokuyu alabilirsiniz. Bir dahaki sefere tüm vücudunuzun güzel ama yeterli kokması için parfümü havaya sıkarak içinden geçebilirsiniz. Veya roll-on kullanıp kontrolü tamamen kendi elinize alabilirsiniz.

Burnumun etrafında ince kırmızı damarların ortaya çıkmasının sebebi nedir?
"Güneşe maruz kalmak yüzünden olabilir" diye cevaplıyor dermatolog Jody Alpert Levine. UV ışınları kılcal damarları zorlayıp cildin üst dokusunu zayıflatarak kırmızı çizgilerin görünür hale gelmesine sebep oluyor. Lazerle tedavi bu damarları küçültür ama pahalı bir uygulamadır. Kapatıcılar, damarların üzerini geçici olarak örtmenizde size yardımcı olurlar.

Tırnaklarımın üzerindeki beyaz lekeler nedir?
Lekeler, tırnak diplerine gelen darbelerin göstergesi olabilir. Darbeler ölü derinin altında iz bırakır ve tırnağınız uzadıkça bu iz de onunla birlikte yol alır. Mat bir oje kullanıp üzerine tırnak güçlendirici cila sürebilirsiniz.


Erkek arkadaşım bacaklarımdaki jiletle aldığım tüylerin kendisine batmasından şikayetçi ama ben de ağda yapmayı sevmiyorum. Ne yapabilirim?
Sıfıra yakın bir tıraş için mutlaka dört veya beş bıçaklı bir jilet kullanmalısınız. Duştan hemen sonra kullanacağınız yoğun bir krem, tüylerinizin uçları çıkmaya başladığında onların kalın ve kaktüs gibi hissedilmesini engelleyecektir (su bazlı kremlerden kaçının çünkü bu tarz kremler buharlaşarak tüylerinizi kurutabilir)

Yaz koleksiyonuna ait farlarım sonbaharda da işime yarar mı yoksa hepsini bir kenara mı atmalıyım?
Eski sezona ait makyaj ürünleriniz elinizin altında bulunsun. O şeftali, pembe ve diğer açık renklerini sonbahar tonlarıyla karıştırabilirsiniz. Örneğin şeftali rengi göz farınızı göz kapağınızın üzerine ve kaş kemiğinize kadar sürün. Daha sonra çarpıcı bir hava katmak için çikolata rengi gibi koyu renk bir farını göz kapaklarınızın üst sınırına çizgi halinde sürüp göz kapağınızın bittiği yere kadar dağıtın.

Kaynak:Cosmopolitan
Alıntı:Caferuj

11 Mayıs 2010 Salı

Stres cildi çok erken yaşlandırır


konu baslikDünyaca ünlü uzmanlar, anti-aging konusundaki stratejilerini ve önerilerini açıklamaya devam ediyor...
►Estetik dünyası
Ünlülerin en çok tercih ettiği estetik cerrahlardan Brian Kinney, sadece neşterle değil, antiaging konusuyla da yakından ilgileniyor. Kinney, estetik dünyasıyla ilgili gerçekleri anlattı...


♦Kadınlarda en sık rastladığım estetik yanlışı
Çok fazla çekilmiş yüzler. Bütün yüz germe operasyonlarından sonra, şişlik ve ödem nedeniyle deri çok gergin görünür. Ama eğer yüz kaslarını sıkılaştırmadan, sadece deriyi gererseniz ve bunu yalnızca kulağa doğru yaparsanız, yüzünüzde bir görüntü oluşur.

♦Mükemmel bir estetik işlemin tanımı
İyi bir işlemde, yüzünüze herhangi bir şeyin yapıldığı anlaşılmaz. Amaç 'yapılmış' değil, 'doğal' görünmek olmalı.

♦Dozunu kaçırmamak çok önemli
Yüz germe ameliyatından sonra hasta gelip, "Şuramdaki kırışıklık hâlâ duruyor. Düzeltebilir misiniz?" diyebilir. Estetik cerrah bu düşünce şekliyle karşılaştığında, "Bu kadar yeter. Artık durmalısın" demeyi bilmelidir.

♦Sorunlara çare botoks ve dolgu
Yüzünüzdeki sorunları sadece gererek çözmeye çalışırsanız, doğal olmayan, gergin bir ifade yaratırsınız. Sadece dolgu maddeleri kullanırsanız, o bölgeyi ağırlaştırarak aşağıya çekersiniz. Doğru olan iyi bir kombinasyon yapmaktır.

►Cilt güzelliği
New York'un en ünlü dermatologlarından Jeanette Graf, cilt güzelliği hakkında bilmeniz gerekenler hakkında bilgi verdi...

♦Kadın hastalarımda çok sık rastladığım cilt bakım yanlışı
Cildi ölü hücrelerden arındırmak işlemini abartıyorlar. Çok fazla eksfoliant kullanımı ciltte iritasyona ve kuruluğa neden olur. Bu ürünleri sadece haftada iki-üç defa kullanmalısınız. Bazı hastalarımın hem içinde asit bulunan ürünler kullandıklarını, hem de granüllü ürünlerle ciltlerini arındırdıklarını görüyorum. Bu gerçekten çok fazla.

♦Cildinizin gençliğini ve güzelliğini korumak için
Sigarayı bırakın, çok fazla içki içmemeye çalışın ve daha çok meyve ve sebze yiyin. İyi bir cilt bakım rutinine başlayın: Sabahları yumuşak bir temizleyici ile yüzünüzü yıkayın ve antioksidanlar içeren bir nemlendirici, ardından da güneş koruyucu sürün. Gece ise cildinizi temizledikten sonra retinollü bir krem kullanın.

♦Cilt bakımınızı yakında evde yapacaksınız
Işık enerjisiyle çalışan IPL sistemlerini kendi kendimize uygulayabileceğiz. Yüzünüzdeki güneş lekelerini, kılcal damarları evinizde tedavi edebileceksiniz. Şu an bile dermatolog ofislerinde yapılan birçok işlemin ev kiti mevcut.

♦Stres cildi çok erken yaşlandırır
Stres bütün hormon salgılarını etkiler. Bu da vücuttaki her hücrenin olumsuz etkilenmesi demektir. Bu yüzden stres düzeyinizi düşürmek zorundasınız. Bunun için yoga veya meditasyon yapabilirsiniz.

►İç işleri
Mayo Clinic'ten Brent Bauer, diyetimize ekleyeceğimiz sebze ve meyvelerin, genç kalmak için kullandığımız vitamin takviyelerinden daha etkili olduğunu söylüyor.

♦Yaşlanmayı önleyen en önemli yiyecekler

Meyve ve sebzeler; yüksek oranda antioksidanlar ve flavanoidler, diğer deyişle antiaging etkisi olan bileşimleri içeriyorlar.

♦Gelişigüzel takviye almak iyi bir strateji değil
C ve E vitamini gibi antioksidanları içeren vitaminler alınabilir, ama bu takviyelerin meyve ve sebzeler kadar koruyucu olduğu henüz kanıtlanmadı. Hatta devamlı yüksek dozlarda takviye almanın vücudun doğal antioksidanlara gösterdiği tepkiye zarar vereceği yönünde bir teori bile var.

♦İdeal diyet düşük kalorili olmalı
Bilimsel araştırmalarda, ne zaman bir hayvanı düşük kalorili diyete soksanız normalden daha uzun yaşar. Bu durum, gereğinden çok kalori tüketen insanlara ilham vermeli.

♦Cildiniz ve saçlarınız yeterince parlak değilse... 

Antioksidanlara daha çok önem vermeye başlasanız iyi olur. Her gün antioksidanlar açısından zengin bir meyve yiyin. Rengi ne kadar koyu olursa, içindeki antioksidan konsantrasyonu da o kadar zengin demektir. Her gün bir bardak nar veya vişne suyu için ve kahvaltınıza bir kase çilek veya frambuaz ekleyin.

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Teninizi şımartmanın zamanı geldi


konu baslikSağlıklı cilt için altın gibi öneriler...
Vücudunuzun dışarı açılan en önemli kapısı cildinize, yavaş yavaş bahar aylarına girdiğimi şu günlerde daha da özen göstermeniz gerekiyor. Göztepe Medical Park Hastane Kompleksi'nden Dermatoloji Uzmanı Dr. Can Cengiz, cilt bakımı için yapmanız gerekenleri anlattı.

►Güneşten korunun
Yaz aylarında tatil bölgesinde olmasak bile evden çıkmadan önce yüzünüze ve gövdenize güneşten koruyucu krem uygulayın. Kıyafetler de kumaş ve dokumasına bağlı olarak güneş (UV) ışınlarını geçirir. Bu sebeple özellikle küçük çocuklar için özel dokumaya sahip kumaşlardan kıyafetler satın alın.

►Güneşten koruyucu çok önemli
Yeterli miktarda güneşten koruyucu sürmediğiniz zaman SPF 50 bile olsa sizi sadece SPF 10 gibi korur. Bir erişkinin ortalama tüm vücuduna 25 ml güneşten koruyucu kullanması gerekir. Vücudunuzu 11 eşit parçaya böldüğünüzde, her bölüme bir sıkımda orta parmağınızın iki katı kadar güneşten koruyucu uygulamanız şarttır.

►Eski kreminizi çöpe atın!
"Geçen seneden güneş koruyucu kalmış. Bu sene de kullanabilirim" demeyin, yenisini alın! Bir erişkin yeterli miktarda güneşten koruyucu sürerse, bir tüp güneşten koruyucu sizi ancak beş ile yedi gün arasında idare eder. Eğer SPF 20'yi yetersiz miktarda sürerseniz hiç güneş koruyucusu sürmemiş gibi yanarsınız.

►Sigara içenin cildi bozulur!
Sigara kılcal damarlarınızın daralmasına neden olarak cildinizdeki dolaşımı engeller ve buna bağlı olarak da cildinizin beslenmesini azaltır. Sigaranın içindeki nikotin cilt renginizi bozar. Ayrıca sigara içiyorsanız tekrarlayan yüz mimiklerine bağlı olarak özellikle ağız çevresinizde ve gözlerinizde dumandan korumak için kısmaya bağlı çizgiler oluşur.

Genç görünmenin sırrı doğal yaşamda saklı!


konu baslikDr. Mehmet Öz, "Kadın, erkek herkesin en büyük tutkusu olduğundan daha genç görünmek... Ama bunun için ille de estetik ameliyat olmaya gerek yok, doğallık her zaman işe yarıyor" diyor.
Geçtiğimiz birkaç yıl, herkes olduğundan daha genç görünmek için anti-aging ürünlere milyonlarca dolar para harcadı; yaşlılık belirtileriyle nasıl başa çıkacağı konusunda araştırmalar yapmaya başladı.Yüzüm neden düşüyor, çenem eskiden böyle değildi gibi sorular artık daha sık dile getiriliyor.Aslında olay, kolajen ve esneklikte bitiyor.

Peki kolajen ne işe yarıyor?Kolajen, cildin altındaki esnek bir madde ve cildin iyi görünmesini sağlıyor. Yüzünüze parmağınızla bastırdığınız zaman hemen eski haline dönmesine fırsat tanıyor. Yaşlandıkça yüzdeki bu esnek madde kırılmaya başlıyor. Bu nedenle yüzünüze iyi bakmalı ve altındaki kasları çalıştırmalısınız.



Koruyucu sürün!
Peki kasları çalıştırmaktan başka cildin genç kalması için ne yapmak gerekiyor?Antioksidan niteliği taşıyan A, C ve E vitaminini bol bol tüketmek büyük önem taşıyor.Bu arada içinizi sağlıklı kılmak için yaptığınız her şeyin olumlu sonucunun dış güzelliğinize de yansıdığını unutmamalısınız .Ama tabii ki, dışarıdan da birtakım önlemler almanız gerekiyor.Örneğin; güneşe çıkarken dikkatli olmalı; özellikle de cildinizi ve başınızı korumalısınız.

Egzersiz yapın!
Bu arada vücudunuzdaki damarlar,oksidasyon nedeniyle zarar görebilir. Bu damarlar hem yüzünüzü hem de genel anlamda cildinizi yaşlandırır. Yüzünüzdeki esneklik kaybı için yüz egzersizleri yapmanız da fayda sağlayacaktır. Birkaç kolay egzersiz vermek gerekirse; yanaklarınızın önce birini sonra diğerini şişirin. Bu egzersizi yaptığınız zaman kaslarınız, önce gerilir ve sonra da rahatlar. Eğer kaslarınızı rahatlatırsanız, yüzünüzdeki izler azalacaktır.


Diş ipi kullanmak yaşınızı küçültür!►Yemekleri büyük bir tabakta yemek yerine tatlı tabağında yiyerek,gerçek yaşınızı üç yıl azaltabilirsiniz.
► Yumurtadan faydalanmak istiyorsanız , bol bol yiyin. Yumurtanın içindeki maddeler sayesinde daha sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz. Yumurta akı maskesiyle de gözeneklerinizi sıkıştırabilirsiniz.
► Diş ipi kullanmak gerçek yaşınızı altı yıl küçültür. Diş ipi kullandığınız zaman dişlerinizi yüzde 40 daha fazla temizlersiniz. Ve diş etlerinizde sağlıklı olur. Diş etleriniz sağlıklı olmazsa diş eti iltihabı ortaya çıkar ve bu durumda da vücudunuz için bir savaş başlar veolay kalp hastalıklarına kadar gidebilir.
►Renkli sebzeler tüketmek de size fayda sağlar.



Ağzınızla ilgili bilmeniz gereken çok şey var!
Ağzınız sizin düşündüğünüz dençok daha fazla şey söylüyor olabilir.Yani şeker ve kalp hastalığı gibi konularda size önceden haber verebilir. İşte ağız yoluya anlaşılan başlıca üç hastalık....

►Ağzındaki bir numaralı hastalık belirtisi
Diş etlerinde görülür. Bu, kalp hastalığına delalet ettiği gibi,düşük ihtimali olduğunu da gösterir. Ağzınızın içinde bakteriler oluşur. Bu bakteriler,diş etlerinin şişmesine neden olurlar. Diş etleri öfkelendikçe de kızarır. Bu nedenle de kemiğe doğru çekilirler ve sonrasında da dişten ayrılırlar. Bu da dişin düşmesine neden olabilir.

Amonyak kokusu
►İkinci belirti nefes kokusu;
Şeker hastalığı belirtisi olabilir. Eğer ağzınızdan amonyak kokusu geliyorsa, endişelenin. Bu böbrek yetmezliği olduğunu gösterir. Kötü kokan nefesin nedeni diş çürükleri ya da başka yerlerdeki iltihaplar da olabilir.Birinin nefesi kötü kokuyorsa ve bunu söylemiyorsak, aslında sağlığını tehlikeye atıyoruz demektir. Bu noktada,dil temizliği de çok önemlidir.Zira kimi zaman kötü kokuların nedeni dilde biriken bakteriler de olabilir. Dil fırçası kullanarak dili temizleyebilirsiniz.

►Ağzındaki üçüncü hastalık belirtisi ise:Dilin bizzat kendisidir.Ağız içinde mantar olduğu zaman; mantar tüm dili kaplayacak hale gelebilir. Dilde mantar olması büyük bir sorundur. Kimi zaman antibiyotikler buna neden olabilir.Antibiyotik, iyi bakterileri öldürür ve dilde sadece mantar üreyebilir. Ancak dilin mantarla kaplı olması ya bağışıklıkla ilgili bir sorundan ya da şeker hastalığından kaynaklanır.Vitamin eksikliği varsa dil, et gibi kırmızı bir renk alarak büyür.

Diş eti çekilirse...Diş kaybının en büyük nedeni çürük değildir. Nedeni diş eti çekilmesidir. Bu durum ve diş sağlığı için diş ipi kullanımı çok önemlidir. Diş fırçasının temizlediği yerler yetersiz kalabilir.Bu durumda diş ipinin önemi ortaya çıkacaktır.



Beş süper besini mutlaka tüketin!Meyve ve sebze açısından zengin bir diyet uygulamanız, daha genç görünmenize yardımcı olacaktır. Saati gerçekten geri döndürebilecek beş besin şöyle:

1. Kabak Çekirdeği: Magnezyum açısından zengin olan bu besin, kan basıncının düşürülmesine yardımcı olur. Kalp krizi ve inme riskini azaltır.

2. Yumurta: Demir, biyotin ve B12 içeren yumurta saçların güçlenmesine yardımcı olur. İçerdiği demir , genellikle kadınlardaki saç dökülmesinin tanı koyulamayan nedeni olan alyuvarların azalmasına yani anemiye karşı savaşır.




3.Nar: 
Nar tanelerinin içindeki suyun içerdiği ellagic asit ve punikalagin,serbest radikallerin verdiği zarara karşı savaşır ve ciltteki kolajenin korunmasını sağlar. Ayrıca, cilt sağlığını destekleyen fitonutrientler açısından da zengindir.

4. Yulaf: Bu süper besin LDL ya da 'kötü' kolesterolü azaltan çözülebilir lifler içerir.



5. Kara Üzüm: Göz sağlığı açısından faydalı bu olağanüstü besin takviyesi, gece
görme kabiliyetini arttırmaya yardımcı olabilecek antosiyanosid bileşiği içerir. C vitamini açısından zengin olması itibariyle (portakaldaki miktarın beş katı), bağışıklık sistemini destekler.

Yumurta beyazı ile natürel cilt bakımı

Yumurta beyazının çoğunluğunu oluşturan ovalbumin, tam bir protein kaynağıdır. Ovamin ise virüslere ket vurur. Yumurta beyazı ile natürel cilt bakımı yapabilirsiniz...

Cilt bakımında en sevdiğim konulardan birisi doğal natürel ürünler kullanarak bir bakım programı yaratmaktır. Kendimi eski şamanların öğrencisi gibi hissederim her zaman. Tabi bunun için hangi bitkinin ne amaçlı kullanılabileceğini, hangi besinin yendiği gibi topkal olarak uygulandığında nasıl bir etki yaratacağını çok iyi tecrübe etmiş olmak gerekir. Örneğin buzdolabında yumurta beyazı olmayanımız yoktur, fakat yumurta beyazının nelere iyi geldiğini ve hangi sebeplerden dolayı cildimizi yenileyebileceğini biliyor muyuz? Gelin bu hafta yumurta beyazını mercek altına koyup inceleyelim…

Cilt temizleyici bir maske
Yumurta beyazı, bazen albumin olarak da isimlendirilir, teknik olarak yumurtanın sitoplâzmasıdır. Yumurta beyazının çoğunluğunu oluşturan ovalbumin, tam bir protein kaynağıdır, ovomisin ise virüslere ket vurur. Yumurta beyazının cilt temizleyici olmasının sebebi, lisozim adı verdiğimiz mikrop öldürücü bir enzim yönünden zengin olmasıdır. Bu enzimin ana görevi bakteriyel hücre duvarlarını temizlemesidir.
Birçok besine doğal koruyucu madde olarak eklenen lisozom enziminin aynı zamanda yumurta beyazı maskesi şeklinde kullanıldığında, siyah ve beyaz noktaları temizleyebileceği düşünülmektedir.

Cilt sıkılaştırma etkisi
Uzun süre olmasa da yumurta beyazının face lift etkisi zaten çoğumuz tarafından bilinen bir uygulama sanırım. Akneleri temizleyebileceğini düşündüğüm halde, bu konuda yumurta beyazı üzerine daha çok klinik deney yapılması gerektiğine inanıyorum. Yumurta beyazının protein (kollajen) bakımından zengin olması ve tam bir amino asit zinciri içermesi, karıştırdığınız zaman su içeriğinde buharlaşma meydana getirir.. Cildinize sürdüğünüzde, nem oranı düştüğünden geriye kalan madde bir streç film gibi gerilir ve gözeneklerde geçici bir sıkılaşma meydana getirir. Aklınızda bulunsun.

İtfaiyeci yanık tedavisi
Yumurta akı kullanılarak yanıklar basit ve etkin biçimde tedavi edilebilir mi dersiniz? Bu yöntem itfaiyecilerin eğitimi sırasında ders olarak veriliyor:
Bir yanık meydana geldiğinde, kapsadığı alan ne olursa olsun ilk yardım, etkilenen alanı sıcaklık azalıncaya ve deri tabakalarını yakmayı bırakıncaya kadar soğuk suyun altına tutmak ve sonrasında bu bölgeye yumurta akı uygulamaktan oluşmaktadır.

İtfaiyecilerimizden birisi, elinin büyük bir kısmı kaynar su ile yandığında, duyduğu büyük acıya rağmen elini soğuk su musluğunun altına tutmuş ve sonrasında 2 yumurta kırmış, aklarını ayırmış ve çırpmış ve elini içine daldırmıştır. Eli o denli yanmış durumdadır ki yumurta akı uygulanır uygulanmaz derisi kurumuş ve yumurta akı bir film tabakası oluşturmuştur.

Daha sonra bu kişi yumurta akının doğal bir kollajen (bir tür albüminoid) olduğunu öğrenmiş ve en az bir saat boyunca eline tabaka üzerine tabaka gelecek şekilde yumurta akı uygulamıştır. Öğleden sonra hiçbir acı duymaz olmuştur. Ertesi sabah yanık bölgesinde nerdeyse belirsiz bir kırmızımsı leke kalmıştır. Elinde sürekli ve feci görünüşlü bir yara izi kalacağını düşünürken 10 gün sonra geride hiçbir yanık izi kalmamış ve hatta deri eski normal rengine yeniden kavuşmuştur! Yanan bölge yumurta akında mevcut ve aslında vitamin dolu bir plasenta (etene) olan kollajen sayesinde tamamen yenilenmiştir.

Peeling etkili bir maske:
Yumurta akını iyice çırptıktan sonra içine bir kaşık yulaf ezmesi ve çok az bal koyun ve karıştırıp bekletmeden yüzünüze- boynunuza iyice yedirin. 10 dakika kurumasını bekleyip durulayın.

Sıkılaştırıcı bir maske:
Bir yumurta akını ayırın, aynı miktarda alkol ile karıştırıp maske yapın.

Yağlı ciltler için yararlı bir maske:
Yumurta akını iyice çırptıktan sonra içine bir çay kaşığı limon suyu koyun ve bekletmeden yüzünüze-boynunuza sürün.

Gözlere lifting etkisi :
Yumurta akını iyice çırptıktan sonra ince bir tabaka göz altlarına sürün. Kurumasını bekledikten sonra ince bir tabaka daha sürün ve durulamadan göz makyajınızı yapın. Göz altlarınızın lifting etkisini hissedeceksiniz.

Nasıl, beğendiniz mi? İnanın tümü de çok etkili. Bence bu sayfayı kesip saklayın ki daima elinizin altında bulunsun. Hatta katlayıp makyaj çantanızın içine koyun. Deneyince değerini anlayacaksınız…

Dr.Yasemin AMATO

6 Mayıs 2010 Perşembe

6 haftada selülitlerden kurtulun

Selülitlerle savaşan besinlerMutfağımızdan eksik etmediğimiz bir çok besinin aynı zamanda selülit giderici özelliği olduğunu biliyor


6 haftada selülitlerden kurtulma programı.

Maydanoz, soğan, sarımsak, lahana, muz. Mutfağımızdan eksik etmediğimiz bir çok besinin aynı zamanda selülit giderici özelliği olduğunu biliyor muydunuz? Bilmeyenleri uyaralım; 6 haftalık beslenme programı ve bol yürüyüşle selülitlerden kurtulabilirsiniz! Beslenme ve Diyet Uzmanı Aysu Aydın'ın önerdiği selülitlerden kurtulma programında sofranızdan mutlaka yer alması ve uzak durmanız gereken besinlerin listesi bulunuyor.

Kadınların yüzde 90- 95'inde görülen selülit, en çok kalça, basenler ve vücutta ortaya çıkıyor. Genellikle kilolu kadınları etkisi altına alsa da, zayıf olanlar da sorun oluşturabiliyor. Hemen her kadının derdi olan selülitten yağ depolarını boşaltan ve toksinlerin vücuttan atılmaların sağlayan bir beslenme ve egzersiz programı ile büyük bir oranda kurtulmanız mümkün aslında.  Beslenme ve Diyet Uzmanı Aysu Aydın, bu noktada dikkat etmeniz gereken en önemli şeyin; yeterli ve dengeli beslenerek vücudunuzdaki fazla yağ oranını ideal aralıklara ulaştırmak olduğuna dikkat çekerek şu önerilerde bulunuyor:
‘Kadınların vücutlarındaki yağın yüzde 20-33 arasında olması ideal oranlarda kabul ediliyor. Ancak hızla kilo kaybetmeye çalışılmamalı, çünkü bu durumda yağ yerine kas ve su kaybı oluyor ki bu da derinin elastikiyetini kaybederek sarkmasına yol açıyor. Bu nedenle en ideali, haftada 500 gram ile 1 kilo verilmesi. Ayrıca her gün düzenli olarak 1 saat tempolu yürüyüş de selülitin giderilmesinde büyük fayda sağlıyor "

Selülit neden oluşuyor?

Vücuttaki portakal kabuğu görünümü sıkışmış yağ hücrelerinden kaynaklanıyor. Yağ hücreleri cildin altında, bağ dokusu arasında sıkışıyor. Bağ dokusu arasına sıkışmış yağ hücreleri de yüzeye doğru itilince ciltte pütürlü bir görünüm ortaya çıkıyor. Genetik eğilim, özellikle östrojen seviyesinin oluşturduğu dolaşım bozukluğu gibi hormonal nedenler, kilo almak ve egzersiz yapmamak, ilerleyen yaşla birlikte cilt altı bağ dokusunun zayıflaması, hamilelik ve hatalı beslenme gibi pek çok neden selülit oluşumuna neden oluyor.  

SELÜLİTLE SAVAŞAN BESİNLER

Aşağıdaki yer alan besinlerden her gün en az üçünü tüketmeye özen gösterin.

SOYA: Östrojen, kolajenin yıkılmasına neden oluyor. Soya, içeriğinde bulunan fitoöstrojenle östrojenin görevini taklit ediyor. Ancak östrojenin reseptörlerine bağlanmadığı için kolajenin yıkılmasını önlüyor. Öğünlerinizde sıklıkla  et veya tavuk yerine 3 adet soya köftesi ya da bir porsiyon soya fasulyesi tüketin.

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ, TOZ KAKAO: İçeriğinde bioflavonoid olan bu besinler kolajeni yıkan enzimleri bloke ediyor ve bağ dokusuna destek oluyorlar. Üzüm çekirdeği ve toz kakao bu maddeden zengin besinlerden.

MAYDANOZ, BROKOLİ, KARNABAHAR, PORTAKAL: Zengin bir antioksidan olan C vitamini kolajen yapımında önemli bir rol oynuyor. Böylece deri altındaki bağ dokusunu güçlendiriyor. C vitamininden zengin olan brokoli, turunçgiller, maydanoz, yeşil biber ve karnabahar gibi sebze ve meyveler sofranızda bolca bulunsun. Örneğin, her sabah kahvaltıda bol miktarda maydanoz veya yeşil biber tüketebilirsiniz. Öğle ve akşam yemeklerinizde de C vitamininden zengin besinleri asla ihmal etmeyin.

SU: Bol su içmek kan dolaşımının düzenlenmesini sağlıyor ve ödemin oluşmasını önlüyor. Ayrıca yağ hücrelerinin emilimini sağlamak gibi önemli bir rol de üstleniyor. Günde en az 2.5-3 litre su içmeye özen gösterin.  

KUŞKONMAZ, BEYAZ VE KARA LAHANA: Ödem söktürücü ve toksin atma özelliği nedeniyle bu besinler sofranızda sık sık yer almalı. Toksin atmak için beyaz lahana kürü de yapabilirsiniz. Bunun için; kaynayan yarım litre suda 5-6 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan, ağzı kapalı bir tencerede hafif ateşte 10 dakika haşlayın. Sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez aç veya tok karnına birer su bardağı için. Kürü 5 gün boyunca ve her seferinde tekrar hazırlayarak uygulayın. 3 gün ara verdikten sonra küre 5 gün daha devam edin. . 

SOMON BALIĞI: Somon gibi yağlı balıkta bolca bulunan Omega -3 damarları genişleterek kan akışının ve dolaşımının rahatlamasına katkıda bulunuyor. Haftada 2-3 gün balık tüketin.

KETEN TOHUMU: Omega 3 yağ asidinden zengin olan keten tohumu damarları genişleterek kan dolaşımını rahatlamasına katkıda bulunuyor. Her sabah kalktıktan sonra 2-3 tatlı kaşığı öğütülmemiş keten tohumu yiyin. İsterseniz, keten tohumunu yoğurtla karıştırarak da tüketebilirsiniz.

SOĞAN VE SARIMSAK: Kan basıncının ve dolaşımının rahatlamasını sağlıyorlar. Her gün yemeklerinizde ve salatalarınızda bu ikiliden bolca bulunsun.

ANANAS: İçeriğinde bulunan bromelain enzimi sayesinde yağ hücrelerinin çevresini saran deforme olmuş kolajen dokuyu parçalıyor ve yağların depolanmasını önlüyor. Ayrıca bölgesel ödemi de engelliyor Bu etkileri sayesinde selülit oluşumunu önleyen mucizevi besinler arasında yer alıyor. Her gün bir ince dilim taze ananas yemeyi ihmal etmeyin.

ZENCEFİL: Kanı inceltici fonksiyonu sayesinde dolaşımı rahatlatıyor. Her gün 5-6 kibrit çöpü şeklinde kestiğiniz zencefili çayınızın içine katabilirsiniz.

MUZ: içerisinde yer alan potasyum ile kan basıncını düşürerek dolaşıma yardımcı oluyor ve dokuları atık maddelerden temizliyor. Sindirim ve düşük tansiyon sorununuz yoksa, günde bir adet muz tüketmenizde fayda var. Karpuz, avokado, havuç, fasulye ve bezelye de fazla miktarda potasyum içeriyorlar.

KEREVİZ: Kan damarlarının kasılmasını engelleyerek dolaşımın rahatlamasını sağlıyor.

YEŞİL ÇAY: İçeriğindeki kateşin ile yağ yakımını hızlandırıyor. Günde iki fincan yeşil çay içmenizde fayda var.

DOMATES SUYU: Domates vücudu toksinlerden arındırıyor. Günde 2-3 bardak domates suyu içerek selülitlerin giderilmesine yardımcı olabilirsiniz.

BU BESİNLERDEN UZAK DURUN

- Trans yağlar: Damar tıkanıklığına neden olan salam, sosis ve sucuk gibi şarküteri ürünlerinden kaçının.  
- Tuz: Vücutta su tutulumuna ve dolaşım bozukluğuna yol açtığı için tuzu asgari miktarda tüketin. İçeriğinde yüksek oranda sodyum bulunan fast food türü gıdaları tüketmemeye çalışın.  
- Rafine şeker:  Şeker, tam bir kalori deposu. Ayrıca cildi sıkılaştıran kolajenin yıkarak sarkmaya neden olduğu için beslenme listenizden şekeri çıkarın.
- Doymuş yağlar: Kırmızı et, salam, sosis ve sakakatlarda bolca bulunuyor.  Bunlar yağ hücrelerini şişiriyor, vücudun atıklardan temizlenmesini engelliyor ve dokularda su utulmasına yol açıyorlar.
- Alkol: Haftada bir kadehten fazla alkol tüketmeyin. Çünkü fazla tüketilen alkol vücutta doğrudan yağ olarak depolanıyor ve su kaybına yol açarak cildin görünümünü bozuyor.
- Yüksek miktarda hayvansal protein: Vücutta yağlanmayı artırdığı için hayvansal proteinleri tüketirken aşırıya kaçmayın. Tavuğu derisiz, kırmızı eti de yağsız yemeyi alışkanlık haline getirin.

HER GÜN BİR SAAT YÜRÜYÜN:
Selülitlerinizden kurtulmak için her gün öğünler arasında bir saat tempolu bir şekilde yürüyün. Ayrıca fitness merkezinde veya evinizde selülitlerin giderilmesine yönelik uygulanan egzersizleri de haftanın en az 3 günü uygularsanız daha kısa sürede sonuç alabilirsiniz.  

BİR GÜNLÜK ÖRNEK DİYET

UYANINCA: 2 bardak su ve bir tatlı kaşığı keten tohumu.

KAHVALTIDA: 1 adet haşlanmış yumurta, 1 ince dilim yarım yağlı ve az tuzlu peynir, 1 ince dilim kepek veya çavdar ya da tam buğday unu ekmeği, bol miktarda maydanoz, taze nane, roka ve yeşil çay.

ARA ÖĞÜNDE: 1 adet küçük boy elma, 1 bardak yağsız süt.

ÖĞLE YEMEĞİNDE: 150 gr. ızgara balık (somon) veya soya kıymasından yapılmış ızgara köfte, 4 kaşık zeytinyağlı kuşkonmaz veya taze fasulye, yarım kase yağsız yoğurt, bol limonlu salata, 1.5 ince dilim kepek, çavdar veya tam buğday ekmeği.

ARA ÖĞÜNDE: 10 adet kuru erik, 2 yemek kaşığı çekirdekli kuru üzüm, yeşil çay.

AKŞAM YEMEĞİNDE: 1 kase lahana çorbası, 8 yemek kaşığı zeytinyağlı kereviz, sarımsaklı ve dereotlu cacık, bol salata, 1 ince dilim ekmek.

YATMADAN ÖNCE: Zencefil çayı ve 1 ince dilim ananas veya 1 bardak kakolu süt.

ALTERNATİF KAHVALTI: 1 dilim peynir, 2 dilim ekmek, 2 bardak taze sıkılmış portakal suyu.

ALTERNATİF AKŞAM YEMEĞİ: Haşlanmış brokoli ve karnabahar, 1 kaset yoğurt, 4 --kaşık kepekli makarna veya pirinç, yeşil biberli ve az yağlı salata.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aysu Aydın

Kaynak:Haberturk.com