cilt kremleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt kremleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2010 Perşembe

Güneş koruyucularının zararı var mı?

Güneş koruyucularına dikkatGüneşten korunmak için sürülen koruyucuların kamuoyunda bilindiğinin aksine işe yaramadığı iddia ediliyor.

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Şemsettin Karaca, güneşin zararlı ışınlarından korunmak için sürülen koruyucuların, kamuoyunda bilindiğinin aksine tam bir koruma sağlamadığını söyledi.

Karaca, güneş koruyucularının mutlak güvenli olduğunu söylemenin mümkün olmadığını ifade ederek, bu koruyucularda en az 10'un üzerinde kimyasal bileşik bulunduğunu kaydetti. ABD'de yapılan bazı araştırmaların güneş koruyucuların etkileri ile ilgili bilinen bazı bilgilerin tam tersi yönünde sonuçlar verdiğini açıklayan Karaca, “Son dönem çalışmalar, güneş koruyucunun koruma özelliğine inanarak güneşte daha uzun süre kalınmasına bağlı hastalıkların ortaya çıkmasının arttığı yönündedir” diye konuştu.

Güneş kışın da zararlı

Kumsalda güneşlenmenin akılcı olmadığı görüşünü ifade eden Karaca, şu bilgileri verdi:

“Kumsalda güneşlenmek, sonuçları hesap edildiğinde hiçbir şekilde akıllıca bir davranış değildir. Bu insanlar orta yaşlardan itibaren dermatologların daimi hastası oluyorlar. Açık tenli biri, ne kadar koruyucu kullanırsa kullansın asla yeterince güneşten korunur duruma gelemez. Sonuç olarak güneş ışınlarından korunmak için kullanılan ürünler birçok bileşiği bünyesinde bulundurmaktadır. Bu ürünlerin mutlak güvenli ürünler olmadığı açıktır. Bu ürünlere bağlı bazen alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabiliyor. Bu açıdan da kullanıcıların bilinçli olması ve güvenilir markaları tercih etmesi gerekiyor.”

Hem mevsimsel hem de coğrafik açıdan ülkemizde farklı bölgelerde güneş ışınlarının farklılık arz ettiğini belirten Doç. Dr. Karaca, sahil kesimindeki yerleşim yerlerinde güneş ışınlarının zararlı etkilerinin sadece yaz aylarında söz konusu olmadığını kış aylarında da şiddetli olarak devam ettiğini söyledi.

A.A.
Hurriyet.com.tr

28 Nisan 2010 Çarşamba

Çatlak sorunu olan herkese tedavi uygulanabilir mi?

Çatlaklardan nasıl kurtulursunuz?Pekçok kadın vücudunda oluşan çatlaklardan dert yakınır. Peki çatlaklardan nasıl kurtulursunuz?


Selülit için birçok krem ve tedavi yöntemi söz konusuyken, beyaz yol yol görünen çatlaklara hiçbir çözüm yoktu. Ta ki bugüne kadar.

Çok kilo alıp vermekten ya da doğum sonrası vücudumuzda hayatımız boyunca taşınacak izler, çatlaklar oluşur. Aynaya bakmanın kabusa dönüştüğü çatlakları artık yok etmek mümkün. Nasıl mı? Sorumuzun cevabını Epibeauty'nin sahibi Estetisyen Figen Yaşar Şen'den alacağız.


Vücut çatlakları (striae) çatlakları nedir? Nasıl oluşur?

Dr. Figen Yaşar Şen: Cilt üst üste sıralanmış olan epidermis, dermis ve hipodermisten oluşur. Dermis; cildin çatışıdır, koruyucusudur. Kolajen lifler; cildin dayanıklılığını, derinliğini ve yapısal bütünlüğünü sağlar. Elastin liflerse daha incedir. Birlikte bir ağ oluşturur ve cildin elastikiyetinde önemli bir rol oynarlar. Kolajen ağlar düzensizleşir ve elastin lifler koparsa, cildi sıklaştıran tüm yapı yıkılır ve cilt yaraya benzer çizgili bir hal alır. Basit bir anlatımla, deri altındaki yağ miktarının normalden fazla artıp azalmasıyla, aynı hızda ve oranda esnemeyi başaramayan cilt yıpranır, yırtılır, ayrılır. Daha sonra bu bölgeyi vücut, onarım dokusuyla doldurmaya çalışır ve yara izi gibi (sönmüş balona benzer) izler oluşur. Bu izlere striae (çatlak) denir. Bunlar yeni oluştuklarında, derecelerine göre açık pembeden morumsu tonlara kadar değişik renklerde olup, uzun vadede beyaza yakın bir renk alırlar. Aşırı kilo alıp verme, hamilelik, ağırlık çalışan sporcularda omuz bölgesine aşırı yük binmesi, ergenlik çağında hızlı büyüme/ kortizon kullanımı, glükokortikoid hormonlar, yanlış beslenme ve bazı hastalıklar (Cushing sendromu, Marfon sendromu vb.) çatlakların oluşmasına neden olur.

Çatlaklar tıbbi bir sorun oluşturur mu?

Dr. Figen Yaşar Şen: Tıbbi bir sorun oluşturmazlar fakat kozmetik ve estetik olarak rahatsız edici bir durumdur.

Fazla kilo alıp vermekle oluşan çatlaklarla, hamilelik çatlaklıkları arasında bir fark var mıdır?

Dr. Figen Yaşar Şen: Hamilelikte genellikle beşinci aydan sonra görülmeye başlayan çatlaklar daha çok karnın alt bölgesine yerleşirler. Zamanla ve orantısız kilo alımı devam ederse bacaklarda, göğüslerde, bel çevresinde ve kollarda da oluşabilirler. Fazla kilo alıp vermedeyse durum çok farklı değildir, sadece bacak ve bel çevresindeki çatlaklar daha sık olarak görülebilir.

Çatlaklar kendiliğinden iyileşir mi? Güneşlenmek bir tedavi yöntemi midir?

Dr. Figen Yaşar Şen: Çatlaklar kendiliğinden iyileşmez, bronzlaşmakla görünürlüğü kaybolmaz; aksine açık renk kalacağı için görsel olarak daha belirgin bir hal kazanır. Ayrıca zayıflamakla da kaybolmazlar. Kalıcı çözümleri ancak tıbbi tedavi sağlayabilir.

Çatlakları tedavi ettiği iddiasındaki kremler ne kadar etkilidirler?

Dr. Figen Yaşar Şen: Kremler ancak çatlaklar oluşmadan önce kullanıldıklarında büyük ölçüde faydalı olabilirler. Çatlaklar oluştuktan sonraki dönemdeyse bu tür kremlerin çok faydası olmaz.

Çatlaklar nasıl tedavi edilir?

Dr. Figen Yaşar Şen: Hekimler tarafından uygulanan değişik tedavi yöntemleri vardır. Biz Epibeauty Güzellik Merkezi'nde yeni ve etkili bir tedavi yöntemi olan Derma-Terapi uygulayarak çok başarılı sonuçlar alıyoruz.
Derma-Terapi, üzerinde 192 adet mikro iğne olan bir aparatla ciltte 1 santimetrekarede yaklaşık 300 adet mikro kanal açıp, cildin onarım mekanizmasını uyararak bu kanallar aracılığıyla büyüme faktörü, PRP plazma, biyomimetik peptitler içeren formülleri cilde zerk etme esasına dayanan bir tedavi yöntemidir. Bu maddeler hücrelerin ciltte çoğalmasını sağlamanın yanı sıra, fibroblast, kretinosit gibi hücrelerin ihtiyaç duyulan kolajen, hyalüronik asit ve elastin lifler gibi oluşumların daha fazla üretimini tetikler. Tedavi sonunda çatlakların belirginliği büyük ölçüde kaybolur. Hastada estetik kaygı oluşturmayacak düzeye gelinir. Bu tedavi yöntemi mutlaka hekim tarafından uygulanmalıdır.

Tedavi, çatlak sorunu olan herkese uygulanabilir mi?

Dr. Figen Yaşar Şen: Öncelikle tedavinin uygulanacağı hasta, uygulamayı yapacak olan hekim tarafından muayene edilir. Gebelik, diyabet ve habis hastalıklarda prensip olarak tedavi uygulanmamaktadır. Hekimin tıbbi kanaati tedavinin uygun olduğu yönündeyse, 18 yaş üstü tüm yaş gruplarına, cinsiyet ayrımı yapmaksızın uygulanabilir.

Bu tedavi herkeste aynı sonucu verir mi?

Dr. Figen Yaşar Şen: Tıpta hiçbir tedavi herkeste aynı sonucu vermez. Kişinin yaşı, kilosu, cilt tipi, genetik yapısı, kullandığı ilaçlar, beslenme şekli, yaşam tarzı ve en önemlisi çatlak oluşumundan sonra ne kadar zaman geçtiği tedavinin sonucunu doğrudan etkileyen faktörlerdir. Buna rağmen Derma-Terapi, tedavi sonucunda hemen her hastayı mutlu eden bir yöntemdir. 

Uzun zaman önce oluşan çatlaklarla, daha yeni oluşmuş olan çatlaklar arasında uygulanan tedavi arasında bir fark var mı?

Dr. Figen Yaşar Şen: Yeni oluşmuş çatlakların tedavi süreci daha kısa ve hasta açısından daha az zahmetlidir. Kullanılan ilaç türleri, miktarları farklıdır ve uygulamanın seans sayısı da değişmektedir.

En etkili sonuç için bu seanslar ne kadar süre uygulanmalıdır?

Dr. Figen Yaşar Şen: Her seans 30-45 dakika sürmektedir. Hekimin muayene sonucu değerlendirmesine göre 1-2 hafta aralıklarla, 8-10 seans tedavi, çatlak tedavisinde etkilidir. Kür bittikten sonra hekimin önerisiyle 2-3 ayda, 1-2 kez yapılacak olan tedaviyle devamlılık sağlanır.

Seanslar sonrasında kişinin yapması ya da yapmaması gereken şeyler nelerdir?

Dr. Figen Yaşar Şen: Tedavi sonrasında özel bir bakım gerekmez, hasta sosyal hayatına devam edebilir. Güneş hassasiyeti yoktur. Hekimin kişiye özel önerileri olabilir.

Derma-Terapi'yi sadece çatlak tedavisinde mi kullanıyorsunuz?

Dr. Figen Yaşar Şen: Anti-aging, derin akne ve yanık izleri, göz altı morlukları, cilt lekeleri, bölgesel incelme, selülit ve saç dökülmesi tedavilerinde de etkin bir şekilde kullanıyoruz.

Kaynak: Elle

9 Temmuz 2009 Perşembe

Sahte kozmetik ürünlere dikkat

Kozmetik ürünleri hijyenik ortamlarda üretilmedikleri takdirde sağlık sorunu yaratıyor!

Bir makyaj malzemesi firmasının pazarlama direktörü Arzu Kartal, yaptığı açıklamada, 'Her kadın güzeldir yeter ki güzelliğini kullanmayı bilsin' sözünün doğru olduğunu belirterek, güzelliğin sırrının iyi bir makyajdan geçtiğini söyledi.

Gözler daha ön planda
Bu yılın yaz makyaj modasında gözlerin daha fazla ön plana çıktığını belirten Kartal, Türk kadınının kozmetik ürünler arasında en çok oje ve ruju kullandığını, göz kalemi ve maskaranın da ruj ile oje kadar olmasa da gözde kozmetik ürünler arasında yer aldığını vurguladı.

Kartal, global ekonomik krizin kozmetik sektörüne etkilerine de değinerek, 'Kriz geçen yılın son çeyreğinde kozmetik sektörünü de olumsuz etkiledi. Ancak çok çabuk krizin etkilerinden kurtulup, normal hayatımıza döndük. Kozmetikte özellikle selektif markalar krizden çok daha fazla etkilendi' diye konuştu.


Sahte kozmetik ürünlerine dikkat
Sahte kozmetik ürünler konusunda tüketicileri uyaran Kartal, bu tür ürünlerin ciltte tahriş, kızarıklık, kaşıntı ve döküntüye neden olabildiklerine dikkati çekti.

Kartal, sahte ve kalitesiz kozmetik ürünlerin genellikle 'merdiven altı' diye tabir edilen yerlerde kaçak olarak üretildiğini dile getirerek, bu ürünlerin kullanımından kaçınılması gerektiğini söyledi.

Tüketicilerin bir kozmetik ürün alırken mutlaka üretici firmanın güvenilir olup olmadığına dikkat etmesi gerektiğini anlatan Arzu Kartal, 'Kadınların çok ucuz, merdiven altı kozmetik ürünleri kullanmamalarını ve sağlıklarını tehlikeye atmamalarını öneririm. Nispeten ucuza satılan kalitesiz ürünlerle kimse sağlığını riske atmamalı' dedi.

16 Haziran 2009 Salı

Yazın cilt lekelerine çözüm

Cilt lekesi olanlar yazın ne yapmalı
Cilt lekesi olanlar yazın ne yapmalı
Yaz aylarında artan cilt lekelerine karşı Dr. Güneş Ertürk’ten öneriler...

Yanak,alın ve dudak üstünde ortaya çıkan kahverengi lekeler melazma olarak adlandırılır. Melazma kadınlarda erkeklerden daha fazla görülmektedir.
Koyu renkli tenlerde görülme olasılığı daha yüksektir.Nedeni tam olarak bilinmeyen melazmayı,uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak,hormon ilaçları ve tiroit hastalıkları tetikleyebilmektedir.

Bu tür cilt lekeleri kışın hafifler,yazın koyulaşır.Yaz aylarında 3 saatte bir en az 30 faktörlü güneşten koruyucu kullanılmalıdır.Güneş koruyucu ürünler,güneş ışınlarını yüzde yüz engellemez.Bu yüzden ayrıca güneş altında şapka ve gözlük takılmalıdır.

Dermatokozmetik leke açan kremler yaz aylarında lekelerin koyulaşmaması için denenebilir.Melazma tedavisinde renk açan ilaçlar,kimyasal peeling ve lazer tedavileri kullanılabilir.

Yaz aylarında deride tahriş yaratan tıbbi işlemler hastalığı tetikleyebileceğinden dikkatli olunmalıdır.Yazın ahfif tedaviler yapılmalıdır.Kışın daha ağır tedaviler denenebilir.

10 Ocak 2009 Cumartesi

Kozmetikde mücevher dönemi

Pahalı metal ve taşlar yaşlanmaya karşı korumada kadınların yardımına koştu!


Makyaj malzemelerini kasada saklamanın vakti geldi. Formüllerinde altın, safir, yakut gibi değerli maden ve taş kullanlan kozmetikler cilt bakımı ve makyajda 
lüksü tırmandırıyor.

Havyar içeren kremleri, elde edilmesi en zor yosunlarla formüle edilen losyonları, kıymetli termal sulardan yapılan serumları duymuştuk, evet... 

Tüm bu içerikler kadınlara ve bakımlı erkeklere "lüksün sınırı nerede?" sorusunu sorduruyor.

Kremlerin içinden artık altından, safire pek çok değerli maden bulunuyor. 

Cilt bakım uzmanlarına göre bu minareller ve değerli madenlerle elde edilen kozmetikler zengin formulleriyle cildi renklendirmekle de kalmıyor, koruyor ve kesinlikle de alerjiye neden olmuyor.

Cilde enerji veriyorlar

Çok özel teknikler sayesinde molekül haline getirilen ve sıvılaştırılan taş ve metaller, bu şekilde cildin alt tabakalarına kadar iletilebilir hale geliyor.
Mikropartüküller halde bulunan Bu aktif maddelerin önemli bir özelliği de ışığı mükemmel bir şekilde yansıtmaları ayrıca ciltteki kan dolaşımını hızlandırmaları.

Sinerji ve güzellik
Kozmetik firması Gemology’nin kurucusu Chrystelle Lannoy’un verdiği diğer bilgi de, değerli taşların karmaşık oligo-elementlerin bileşiminden oluştuğu ve çok kuvvetli bir sinerjiye sahip oldukları.
Yeşim, kuvars, yakut, zümrüt... Acaba bu taşlar kullanılarak üretilen kremler ve serumlar cilt bakımında lüksü hangi noktaya kadar taşıyacak.

Altın:
Enerji veren ve serbest radikallerin zararlarını önleyen altın, cilt için gerçek bir gençlik kaynağı. Helena Rubinstein'ın Gold Future Eye Reviver isimli göz kremi, La Prairie'nin Cellular Radiance Concentrate Pure isimli serumu, Guerlain’ın L’Or Base de Teint makyaj serisi ve Id Bare Minerals'ın 24 ayar altın içeren pudrası altınlı bakım ürünlerinden.

Safir ve yakut:
İkisi de cildin kolajen sentezini hızlandırıp daha dolgun ve genç bir görünüm almasına katkıda bulunuyor, Hormeta'nın Serum Feminissime isimli ürününde bulunuyorlar.

Yeşim:
Bileşiminde bulunan sodyum, cilt hücrelerinin nem dengesini kurmasına yardımcı oluyor.
Gemology'nin kuru ciltlere özel ürünü Gem Iade Creme, yeşim taşı kullanılarak formüle ediliyor.

Malakit (bakırtaş:
Bakır açısından çok zengin olan bu tam serbest radikallerin cilt üzerindeki olumsuz etkilerini engelliyor. Sisley'in Hydra-Global isimli nemlendiricisinde bulunuyor.

Rodokrosit:
Gül kurusu, pembe ve kırmızı renklerde olan bu taş, cildi canlandıran manganez mineralini içeriyor. M.A.C.'in Brume Hydratante Renevvel Defense isimli ürününün formülünde var.

Zeolite:
Bu, suyla temas ettiği anda ısınan bir mineral. Cilt üzerindeki en önemli faydasıysa, gözeneklerin açılmasını sağlaması. Neutrogena'nm Creme Exfoliante Chauffante Pure Glow isimli ürünü zeolite içeriyor.

Güzelliğin altın kuralları

Eğer genç ve güzel görünmek istiyorsanız bu altı ipucunu dikkate almalısınız.


Kuru saçlara muz                 

Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler: 
Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın.       
      
Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın. 

Salatalık sürün canlanın
Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her gün 
1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.

İyi bir uyku çekin
Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.



Kırışıklıklara meyve 
Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.

Dudaklar balla parlasın
Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı: 

1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp kullanın.

Kuru cildin ilacı gül
Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz.