sağlıklı ciltler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıklı ciltler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2010 Cuma

Muhteşem yeşiller sağlık veriyor

Muhteşem yeşiller sağlık veriyorMuhteşem yeşil sebzeler bizlere sağlık veriyor.

Modern beslenmede en eksik olan besinler, yeşil sebzeler. Yeşil sebzeleri pişirmeyi ve yemeyi öğrenmek sağlıklı bir hayat yaratmak için yapılması gereken en öncelikli ve temel işlerden biridir.

Yeşil sebzelerle beslenmeye başladığınız zaman, doğal bir şekilde sizi hasta eden yiyecekler yavaş yavaş diyetinizin dışında kalacaklar. Yeşil sebzeler vücudumuzun içindeki yağmur ormanını beslerken, kan dolaşımı ve solunum sisteminizi güçlendirmektedir. Özellikle şehirde yasayan ve çayır çimen, kırsal alanlarla çok kısıtlı ilişki içinde olan bizler için yeşil sebzeleri hayatımızın düzenli bir parçası yapmamız çok önemlidir.


Yeşil renk bahar ayıyla ilişkilendirilir. Bahar, yenilenmenin, ferahlamanın ve yaşam enerjisinin ayıdır. Doğu tıbbında ise yeşil karaciğerle ilişkilendirilir; duygusal denge ve yaratıcılığın çıkış noktası olarak kabul edilir. Besin değeri olarak yeşiller kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, çinko ve A, C, E, K vitaminlerinden zengindir. Lif, folik asit, klorofil gibi birçok mikro besin maddesi ve faydalı bitkisel kimyasallarla doludur.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler yemenin bazı faydaları aşağıdaki gibidir:
- Kanı temizler.
- Kanseri engeller.
- Dolaşımı hızlandırır, kalitesini artırır.
- Bağışıklık sistemini güçlendirir.
- Sağlıklı bağırsak florasını destekler.
- Hafif, esnek, sakin bir enerjiyi destekler.
- Modunuzu yükseltir, depresyondan kurtulmaya yardımcı olur.
- Karaciğer, safra kesesi ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.
- Soğuk algınlığı, özellikle ciğerlerdeki tıkanıklığı, mukusu azaltmak suretiyle temizler.

Tüketmek için birçok yeşil bitki seçeneği mevcuttur. Sevdiğiniz yeşilleri tespit edin ve bolca tüketmeye çalışın. Favorilerinizden sıkıldığınız zaman maceracı olup daha önce hiç duymadığınız yeşilleri deneyin.
- Brokoli hem yetişkinler hem de çocuklar arasında oldukça popüler. Kökleri ağacın köküne benzeyen brokoli kuvvetli, sağlam, ayakları yere basan bir enerji sağlar.
- Pazı, kara lahana, tere, semizotu, hindiba, labada ve bulabildiğiniz diğer bütün yeşilleri değişimli olarak sürekli kullanın.
- Lahana çiğ, turşulanmış, kapuska yapılmış, her şekilde muhteşem bir sebzedir.
- Roka, marul, meskulin ve yabani yeşiller genellikle çiğ yenmekle birlikte aklınıza gelebilecek her türlü yaratıcı şekilde tüketilebilir.
- Ispanak ve pancarın uç kısmındaki yeşiller, oksalik asitten zengin olduğu için kemik ve dişlerden kalsiyumun çekilmesine sebep olabilir, dolayısıyla daha az miktarda tüketilmelidir; tüketirken de çeşitli tohum, fındık fıstık türevleri, tofu, baklagiller, tereyağı, yoğurt gibi protein ve yağ kaynaklarıyla birlikte pişirilmesi oksalik asitin etkisini azaltacaktır.

Türkiye'de mevcut bütün yeşil sebzelerin listesi için www.erust.com.tr adresine bakabilirsiniz. Satın almak için en güzel kaynak organik pazar ve kendi bahçesinde ilaçsız üretim yaptığını bildiğiniz seyyar ya da pazarlardaki satıcıladır. Günümüzde büyük marketlerde de organik bolümler mevcut. Erüst tarımın ürünlerini paketlenmiş olarak süpermarketlerde bulmanız mümkün. Arnavutköy Kolaylar'da pahalı olmasına rağmen genellikle çok çeşitli seçenek bulmanız mümkün. Paketli ürün alırken içindekilerin kalitesini kontrol ettiğinizden ve birkaç gün içinde tüketeceğinizden emin olun.

Yeşil sebzeleri pişirme yöntemleri

Yeşillerinizi çok çeşitli yöntemlerle pişirmeyi deneyebilirsiniz. Buharda pişirmek, haşlamak, yağda sotelemek, sade su ya da sebze/tavuk suyuyla sotelemek, hafifçe turşulamak (lahananın üzerine biraz sirke ve tuz koyup üzerine ağırlıkla bastırarak yapılan salata gibi)

Enerji açısından farklı pişirme tekniklerinin farklı etkileri vardır. Haşlamak yeşilleri yumuşatır ve sakinleştirir. Kaynayan suda 1 dakikanın altında tutun ki yeşillerin içerisindeki besin değerleri suda kaybolmasın. Eğer organik yeşillikler kullanıyorsanız haşladığınız suyu çay ya da aromalı bir su gibi tüketebilirsiniz. Buharda pişirmek yeşilleri daha lifli ve gergin yapar ki bu özellikle kilo vermek isteyenler için harika bir pişirme yöntemi. Yeşilleri çiğ olarak tüketmek de harika, tazeleyici, serinletici ve yumuşak bir yöntem ve canlı enzimler sağlaması yönünden çok faydalı.

İnsanlar "lifli yeşil gıdalar" lafını duyunca genellikle göbek salatayı düşünürler. Fakat açık renk, çoğu restoranda servis edilen göbek salatada diğer yeşillerde olan faydalar ne yazık ki yok! Bir an önce koyu renkli yeşil yapraklı bu sebzeleri günlük beslenmenize ekleme alışkanlığını başlatın. Bir ay boyunca deneyin ve kendinizi nasıl hissettiğinizi gözlemleyin.

9 Şubat 2010 Salı

Su içmek için 46 neden

Su içmek için 46 nedenDr. Batmanghelidj su içilmesi için 46 sebep sıralıyor.



1. Hiçbir şey susuz yaşayamaz.

2. Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.

3. Su temel enerji kaynağıdır, vücudun "nakit akımıdır."

4. Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.

5. Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.

6. DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.

7. Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmalarının) merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşi güçlendirir.

8. Bütün besinlerin, vitamin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metabolik aşamalarında görev yapar.

9. Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut icin hiçbir enerji değeri yoktur.

10. Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır.

11. Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.

12. Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.

13. Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.

14. Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.

15. Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.

16. Omurgadaki diskleri "şok emici su yastıkları"na dönüştürür.

17. Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.

18. Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.

19. Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.

20. Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.

21. Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.

22. Serotonin ve diger norotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.

23. Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.

24. Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.

25. Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.

26. Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.

27. Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.

28. Uykuyu düzenler.

29. Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.

30. Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.

31. Gözlere canlılık ve parlaklık verir.

32. Glokomdan korunmamıza yardım eder.

33. Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.

34. Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.

35. Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.

36. Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş basmasını hafifletir.

37. Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.

38. İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.

39. Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.

40. Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.

41. Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.

42. Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.

43. Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.

44. Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Karar verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.

45. Yaşlılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multipl skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.

46. Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.

14 Ekim 2009 Çarşamba

Cildinizin neye ihtiyacı var?

Cildinizin neme mi yoksa yağa mı ihtiyacı var? Hangi sıklıkla yüzünüze maske yapmalısınız?Bu ve buna benzer soruların yanıtlarını biliyor musunuz? Eğer yanıtınız "hayır"sa size tavsiyemiz, aşağıdaki yazıya göz atın ve bilinçli bir şekilde güzelleşin!

Cildimin hangi bakıma ihtiyacı olduğunu nasıl anlayabilirim?
Cilt kremlendikten yarım saat sonra geriliyorsa, uzun vadede cildin nem depolarını dolduracak zengin içerikli ürünler gerekiyor demektir. Cildin hafif bir kremden yeterli nemi alıp almadığını öğrenmenin yolu ise oldukça basittir:

Cilt temizliğinin ardından krem sürmeyin, bir saat bekledikten sonra bir kurutma kağıdı yardımıyla burun kanatları, alın, çene ve yanaklara bastırın. Test ettiğiniz kağıtta yağ izleri varsa, o zaman cildinizin fazla yağ ürettiğini söyleyebiliriz. Karma bir ciltte T bölgesi olarak adlandırılan alın, burun ve çene bölgesi yağlıdır. Matlaştıran bir bakım ürünü, nem depolanmasına ve parlamanın azalmasına yardımcı olur.


Krem ve sıvı formdaki ürünler arasında ne fark var?
Kremlerde, sıvı formlu ürünlerden daha fazla lipid (yağ) vardır. Losyonlar ise tahmin edeceğiniz gibi nemlendirici içerikleriyle öne çıkarlar. Oysa tüm ürünler farklı yağlar ve sudan oluşan bir karışımdan oluşan emülsiyonlardır.

Günümüz bakım ürünlerinde her cilt tipine uygun şekilde derecelendirilmiş, rafine emülsiyonlar vardır. Hindistan cevizi, pirinç ve palmiye sütü gibi etkin güzellik kokteylleri, aslında etki olarak birbirlerinin aynısıdır. Ancak her mevsim (yazdan kışa ya da kıştan yaza) taze, hafif varyasyonlar, zengin içerikli ürünlerin yerini alır.

Peeling her cilt tipine yapılabilir mi?
Eğer söz konusu yumuşak etkili bir peeling ise evet... Çünkü bu sırada cilt yüzeysel olarak yumuşak bir şekilde temizlenir. Kuru, kepekli ciltlerde, peeling ürünlerindeki minik granüller bakım yapar, yağ olumuşunu da önler. Normal ciltler ise ölü deri hücrelerini arındıran ananas ve papaya gibi meyve enzimleri içeren peeling ürünlerini tercih etmelidir.

Parmaklarınızla peeling ürününü yüzünüze sürün. Alın, burun, yanak ve çene bölgesine, dairesel hareketlerle (göz çevresine gelmeyecek şekilde) uygulayın. 



Dudak kremlerini dudak bakım ürünlerinden ayıran nedir?
Özel dudak kremleri, mimik ve azalan kolajen üretimi nedeniyle zaman içinde ortaya çıkan ince kırışıklıkları önler. Aynı zamanda rujun dudaklarda kalıcılığını artırır ve dağılmasını engeller. Bu tür kremler, dudak kontürünün etrafına sürülür. Ardında da transparan ve hafif parlak bir bakım filmi bırakır.


İşte bu film tabakası dudakları olumsuz dış etkenlerden korurken aynı zamanda bakımını da yapar ve kurumuş dudak cildini yeniler. İçeriğindeki doğal balmumu ve yağlar, dudakları bir filtreyle zararlı UV ışınlarına karşı korur.

Serumlar hangi sorunlarda kullanılmalı?
Özellikle ten yorgun ve gergin bir hal almışsa, bir serumdan faydalanmanın zamanı gelmiş demektir. Normal cilt bakımına oranla onları birkaç haftalık ekspres bakım kürleri olarak algılamak da mümkündür.

Serumlar cilt temizlendikten sonra gece bakımı olarak ya da gündüz kreminin altına kullanılabilir. Yağ ya da jel tekstürleri, ampul formunda kullanıma hazırdır. Yüksek etkili dozlarıyla ciltlere fayda sağlarlar. Örneğin, A vitamini bakımından zengin serumlar hücre bölünmesini harekete geçirir ve cilde daha fazla tazelik sağlar.

Maske ne sıklıkla kullanılmalı?
Aslında bu tamamen kullanılan maskeye bağlı... Temizleme maskeleri sık kullanımlarda yoğun bir şekilde kuruyabilir ve cildin hassaslaşmasına neden olabilir. Bu yüzden problemli ve yağlı ciltlere haftada üç kez maske uygulamak gerekir. Yumuşak krem maskelere ise her gün düzenli olarak esir olabilirsiniz!

Özellikle stresli dönemlerde cilt gerginllik ya da kaşıntıyla reaksiyon verdiğinde bu maskeler kusursuz birer yatıştırıcı görevi görür.

Göz kremleri cilt tipine göre mi seçilmeli?
Göz çevresindeki cilt diğer bölgelere göre çok daha "hassas"tır. Çünkü bu bölgede çok az yağ bezi bulunur. Dolayısıyla normal yüz cildinden üç-dört kat daha incedir.

Mükemmel bir göz bakımında en önemli nokta, ürünü sadece göz çevresinde kullanmak ve kremin gözün içine kaçmasına engel olmaktır. Aksi halde konjonktif tabakaya zarar vermek olasılık dahilindedir. Eğer tazelik etkisinden hoşlanıyorsanız, o zaman size tavsiyemiz göz jeli kullanmanızdır. Bakım ve nemlendirme içinse krem-jel ürünler idealdir.

Temizleme sonrası cildim kuruyor, neyi yanlış yapıyorum? 
Muhtemelen ya fazla sıcak su ya da yanlış temizleme ürünü kullanıyorsunuzdur!

Taze ve temiz bir his bıraktıkları için yıkama jelleri kadınlar tarafından daha çok tercih edilir. Normalden yağlıya yakın ciltler, gerçekten de bu ürünlerle kendini iyi hisseder. Ancak kuru ve gergin ciltlere jel değil, yağlanmayı önleyici cilt temizleme köpükleri tavsiye edilir.

Yoğun makyaj renklerini temizlemenin en kolay yolu ise klasik temizleme sütlerinden geçer. Yağ, su ve emülgatör karışımları, her türden yağ, kir ve pigmentleri çözer. Yeni cins polimer ve yüksek yağ konsantrasyonu ise makyaj kalıntıları geride yapışkan bir his bırakmayacak şekilde etkili bir temizlik sağlar. Hassas ciltler bile böylelikle sorunsuz bir şekilde temizlenir.