sevişme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevişme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2010 Pazartesi

Erkek ve kadına göre cinsellik


Kadın duygusal yaklaşıyor ve ilgi bekliyor. Erkekler ise daha dürtüsel aşk yapıyor.


Kadınlar beyniyle sevişiyor

Kadınlar ve erkekler arasındaki fark, cinsel yaşamda da kendisini gösteriyor Prof. Dr. Sedat Özkan'a göre; erkek cinselliğe dürtüsel, kadın duygusal yaklaşıyor ve eşinden şefkat bekliyor. 


Birbirlerini anlayamayan kadın ve erkek, sosyal yaşamda olduğu gibi, cinsel yaşamda da mutsuz oluyor. Uzmanlara göre, cinsel mutluluk, çiftlerin hem kendilerinin, hem de partnerlerinin istek ve beklentilerini çok iyi bilmeleriyle mümkün olabiliyor. Peki ama, kadınlar ve erkekler cinsellikten ne bekliyor, ne istiyorlar? Prof. Dr. Sedat Özkan, kadın ve erkeğin cinselliğe bakış açısının farklı olduğunu, bu nedenle de pek çok çiftin sorunlar yaşadığını söylüyor. 


'İlişkiye zarafet katın' 
Özkan, bu farkları şöyle açıklıyor: "Kadınlar beyniyle, erkekler beliyle seks yapar. Erkek, cinselliğe dürtüsel, kadın ise duygusal yaklaşıyor. Kadının beyni ne kadar rahatsa, cinsellikten aldığı zevk de o kadar kolay olur. Aksi halde, cinsellik görev gibi oluyor. Erkek eve geliyor, karısıyla iki çift laf etmeden, konuşmadan cinselliği yaşamak istiyor. Böyle olmaz. İlişkiye zarafet katmak gereklidir. Bütün beyinsel zenginliğimizi ilişkiye yansıtacağız ve paylaşacağız. Erkeğin beyni kısırsa, dürtüsü kuvvetli de olsa, ilişkiye mutluluk getiremez. 


'Her şey seks değil' 
Erkek, kadından farklı olarak cinselliği duygudan önce düşünüyor ama, bu erkeklerin duygusuz olduğu anlamına gelmiyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, erkekler için de duygular seks için önemli. Hatta bazı erkekler, aşık olmadğı bir kadınla birlikte olamıyor. Erkekler de unutulmaz birlikteliklerden hoşlanıyorlar. Özellikle de ciddi ilişkilerde öpüşmeye, sarılmalara önem veriyorlar. Erkekler, her ne kadar duyarsız görünürlerse görünsünler, ilişkinin her yönü üzerine kafa yoruyorlar, şefkat ve yakınlık arıyorlar. Erkeklerin hep incecik vücutlu seksi kadınlardan hoşlandığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Dergilerde gördüğümüz o muhteşem güzeller, onların sandığınız kadar ilgisini çekmiyor. Erkekler, sıradan kadınları daha çekici ve seksi buluyor. 


'Görev olmamalı' 
Kadınlar için duygular çok önemli olduğundan, cinselliğin görev gibi yapılmasından yana değiller. Bu yüzden de ilişkinin başında olduğu gibi cinsellik için de özel anlar yaratılmasını bekliyor, romantizm istiyorlar. Eşlerinden sevgi sözcükleri duymayı arzuluyor ve şefkat bekliyorlar. Kadınların partnerlerine mesajı: "Cinselliği heyecanlı hale getirecek çözümler bul!"

18 Temmuz 2009 Cumartesi

Seks kalbe iyi geliyor

Kalp hastalığı cinselliğe engel değil!

Hattat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, kalp hastalarının en büyük korkularından, çekincelerinden birinin seks yapmak olduğunu, ve bu nedenle kalp-damar hastalığı yaşayan bir çok kişi seksin tehlikeli olduğunu düşünüp cinsellikten tamamen vazgeçtiğini belirtiyor.

Seks kalp hastalarının yeni ilacı
Ancak Prof. Hattat'ın açıklamalarına göre; kalp hastalığının cinselliğe engel olmadığı, hatta kalp performansını yükselterek ömrü uzattığı biliniyor.

Aslında seks için gereken enerji öyle çok fazla değil. Araştırmalar birçok çiftin cinsellik için 5-15 dakika harcadığını gösteriyor. Seks sırasındaki oksijen tüketimi 1 veya 2 kat merdiven çıkmaya eşit. Bir çok kişi için cinsellik için gereken enerji bir eşya taşımak, orta şiddette 20 dakika yürüyüş yapmak, bahçe ve ev işleriyle uğraşmaktan fazla değil.

Normalde cinsellik esnasında kalp hızı dakikada 110-130 atım arasında oluyor. Bu da hafif-orta şiddette yapılan bir egzersize eşit bir rakam. Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) yaklaşık 2 katına yani 120 mm Hg'den ortalama 150-180 mm Hg'ye, bazı durumlarda ise 240 mm Hg'ye kadar çıkabiliyor. Solunum hızı da dakikada 16-18 nefesten yaklaşık 60 nefese çıkıyor. Bu rakamlar erkekler için biraz daha yüksek olabiliyor. Bu durum özellikle erkeğin üstte olduğu pozisyonlarda görülüyor.

Sonuçta cinsel ilişki kalp hastalarına çok fazla yük bindiren bir durum değil. Ancak aldatma gibi stres yaratan durumlarda ve farklı aktivitelerde kalbin üzerindeki yük biraz daha fazla.

Seks kalpten ölümleri arttırır mı?
Oysa cinsel aktivite sonrası içinde kalp krizi geçirme riski veya cinsellik esnasında kalpteki sorunlara bağlı ölümler oldukça nadirdir. Sağlıklı bir kişide seks sonrasında kalp krizi görülme riski yaklaşık 1 milyonda 2.5'tur. Bu rakam daha önce kalp hastalığı geçiren kişilerde 1 milyonda 25'e kadar çıkar. Ancak yine de oldukça düşük bir risk söz konusudur.

Örneğin yapılan bir çalışmaya göre 5500 koroner problemlere bağlı ölümlerin yalnızca %1'i sekse bağlı olarak gelişmiş. Bunların da çoğu evlilik dışı ilişki olduğundan suçluluk, endişe ve acelecilik hislerinin bu ölümlere katkıda bulunduğu düşünülüyor. Ancak özellikle erkekseniz, daha önceden geçirilmiş bir kalp krizi hikayeniz varsa ve aşırı hareketsiz bir hayat tarzı sürüyorsanız riskinizi arttırdığınızı bilmelisiniz.

Hangi pozisyonlar kalbe daha faydalı?

Aslında bazı pozisyonların diğerlerine göre kalbi daha fazla zorladığı çok da doğru değil. Erkek üstte, kadın üstte, yan yana, oral seks ve mastürbasyon arasında bu açıdan bir fark yok. Yani çift olarak seçtiğiniz pozisyonda rahatlık hissetmeniz yeterli. Ancak bazı uzmanlar eğer erkekte bir kalp sorunu varsa yan yana pozisyon veya kadının üstte olduğu pozisyonlar seçilerek erkeğin harcadığı eforun azaltabileceğini düşünüyor. Zamanla doktor kontrolünde yapılan doğru bir egzersiz ve kondüsyon programı ile erkeğin fitness seviyesi düzeltilerek eski pozisyonlara geri dönülebilir.

Kalp hastalığı cinsel sorunları arttırır mı?
Kalbi etkileyen her şey cinselliği de etkiler. Yani kalp damarlarını etkileyecek herhangi bir sorun (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol problemi, plak oluşumu, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, hareketsiz bir yaşam) cinsel bölgeye giden damarlarda da hasar yaratır. Bu nedenle kalp hastalıklarında, şeker problemi, tansiyon ve damar sertliğinde başta sertleşme sorunları olmak üzere çeşitli cinsel sorunları daha sık görülür. İstek azlığı, sertleşme sorunu, tatminsizlik yaşayan erkekte performans endişesi gelişerek kısırdöngü şeklinde sertleşme problemi daha da artabilir.

Kalp ilaçları da cinselliği bozabilir
Kalp hastalıklarında kullanılan ilaçlar cinsel isteği azaltıp sertleşme sorununa neden olabilir. Biz bu durumda eğer hasta için uygunsa kalp hekimi ile görüşüp cinselliği daha az etkileyen ilaçların kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyoruz. Ancak bu ilaçların muhakkat kullanılması gerekirse o zaman hastaya bunun hayatı için önemli olduğunu anlatıyoruz. Bu durumda hastalara başka öneriler sunuyoruz. Cinselliğin farklı boyutlarını öğretiyoruz. Bypass sonrasında korkular nedeniyle nitrat grubu ilaçlara psikolojik bir bağımlılık gelişebilir. Bu durumda da psikolojik bir yardım almalarını öneriyoruz. Bazen anksiyete veye depresyona yönelik ilaçlardan yardım alıyoruz.

Sertleşme sorunu görülebilir
Kalp krizi sonrasında sertleşme sorunu hem fiziksel hem psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir. Bir erkek eforlu bir hareket esnasında veya seks yaparken kalp ağrısı yaşıyorsa korkup psikolojik olarak sertleşme sorunu yaşayabilir. Bu durumda damarları rahatlatan nitrat grubu ilaçlar kullanılabilir (ancak bunlar da sertleşme ilaçları ile alınamaz). Kalp krizinden ve ölümden korkmak da, performans endişesi yaratarak sertleşmeyi bozabilir.

Performans ilaçları kullanırken dikkat!
Kalp damar sorunu yaşayan kişilerde sertleşme sorununda kullanılan ilaçlar oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebiliyor. Ancak nitrat grubu ilaçları kullanan hastaların bu ilaçları kullanmamaları gerekiyor.

Partnerler moralinizi bozmayın
Kalp krizi yaşayan bir çok kişi endişeli, depresif ve sıkıntılı hisseder, hatta partnerlerinin onları beğenmediğini düşünür. Bir başka durum da partnerin aşırı korumacı hale gelmesidir ki bu durumda hastanın moralini bozar.

21 Ocak 2009 Çarşamba

Sessizliği yırtan çığlık

Seks sırasında hissettikleriniz yüzünüzden okunur. İlişkiden alacağınız zevki ikiye katlamak için önerilerimize kulak verin.



Son zamanlarda duyduğumuz bir araştırmanın sonuçları bizi gerçekten şaşırttı. Buna göre; çoğu kadın seks sırasında vücudunun nasıl görüneceği konusunda kaygılanırken aslında erkekler birlikte oldukları kadının yüzüne, vücudunun diğer yerlerinden çok daha fazla dikkat ediyorlarmış!

Araştırmacılar, erkeğin yüz bölgesine odaklanmasını; yüzdeki ifadenin onun dokunuş ve okşamalarının hoşunuza gidip gitmediğini ve 
orgazm olup olmadığınızı göstermesine bağlıyorlar. Artık aldığınız zevki erkeğinize göstererek onu heyecanlandırabileceğinizi biliyorsunuz. Bundan sonra yapmanız gereken, aldığınız zevkin tüm benliğinizi sarmasına izin vermek ve bencil olmayıp bunu partnerinizle paylaşmak. 

Bunun için başlangıç olarak 
sevişme sırasındaki yüz ifadenizden utanmayı bırakın. Yüzünüzdeki kan dolaşımının artması yanaklarınızın parlamasına ve terlemenize neden olurken, gözleriniz ve ağzınız gerilmekle gevşemek arasında gider gelir. Bu görkemli anları en iyi şekilde yaşamak için verdiğimiz ipuçlarını takip edin.

Derin nefes alın

"Derin ve yavaş yavaş nefes almak, konsantre olmanızı sağlar. Sizi, dış dünyanın karışıklığından, tüm duyularınızın daha yoğun olduğu ve bu sayede kolayca rahatlayıp, gevşeyebileceğiniz, iç alanınıza doğru çeker" diye anlatıyor Touch Me There! (Buraya Dokun!) adlı kitabın yazarı, 
cinsellik uzmanı Yvonne Fulbright. Beyniniz tümüyle duygularınızın etkisi altındayken fiziksel kusurlarınıza kafa yormanız da imkansız olacaktır.

Onu takip edin

Fulbright, "Sevgiliniz gözlerini kısıp, dudaklarını ısırdığında ya da herhangi bir keyif belirtisi gösterdiğinde onun yüzüne odaklanın" diyor. Onun aldığı keyfi yaşamak için sevgilinizin tepkilerinden faydalanabilirsiniz. Keyifle karşılayacağı bu durum ayna etkisi yaratarak size heyecan olarak geri dönecektir. Göreceksiniz; mutluluk daha çok mutluluk getirir.

İnlemelerinizi boğmayın

The Complete Idiot's Guide to Amazing Sex (Acemiler İçin İnanılmaz Seksin Rehberi) kitabının yazarı Sari Locker; bazı kadınların zirveye ulaşırken inlemekten ve haykırmaktan utandıklarını söylüyor. Oysa doğal olan hiçbir ses ya da mimiğe ket vurmamak gerektiğini, bunların geri dönüşlerinin müthiş olacağını sözlerine ekliyor. 

Son olarak, yapılan ankete katılan erkeklerin yarıdan fazlasının partnerlerinin 
orgazmsırasındaki yüz ifadesini çekici bulduklarını belirtelim. Geri kalanların çoğu, yüz ifadesindeki değişikliklerin farkında olmadığını söylese de yeni deneyimlere açık olup ilişkinize heyecan katmanızı öneriyoruz. 

10 Ocak 2009 Cumartesi

Sevişmenin gizli dili...

Partnerinizi sadece yaptıklarınızla değil, söylediklerinizle de tahrik edebilirsiniz. Normal hayatta yer bulamayan kelimelerden bazıları, yatak odanızda başrol oynayabiliyor.



Sevişme sırasında söylenilecek doğru sözler, üzerinde fazla düşünülmeden kendiliğinden akla gelen sözler olmalı. Bunun dışında önemli olan bir diğer nokta da, gerçeklerden uzaklaşarak fanteziye yer verilmesi ve bunu yaparken yanlış anlaşılmaktan korkulmaması, bu konudaki şüphelerin ortadan kaldırılmasıdır. 

O halde siz de olayı akışına bırakın ve ne düşünüyorsanız, ne hissediyorsanız, partnerinize onu söyleyin. İlk anda aklınıza hemen bir şeyler gelmeyebilir. O halde birkaç örnek verebiliriz…

"Seni arzuluyorum" 
Belki bu sözler sizin de zaman zaman aklınıza gelir ama son anda sarf etmekten çekindiğiniz için kelimeler boğazınızda düğümlenir. Bunlar sahiplenilme duygusunu yansıtan sözlerdir: "Seninim", "Bana sahip ol", "Bana istediğini yapabilirsin" gibi cümleler, kadınlar tarafından sevişme sırasında söylendiğinde, hemen hemen tüm erkekleri uyarır. Peki, ama bunun sebebi ne olabilir? 

1. Bu gibi sözler erkekte sahiplik duygusunu alevlendirir ve erkek kendini daha güçlü hisseder. Bir başka deyişle, kendini "daha erkek" hisseder. Bundan dolayı erkek genelde buna büyük bir istekle karşılık verir ve sahip olma duygusunu ortaya koyar. 

2. Genellikle, erkekler erotizmde kadınlara oranla daha agresif bir dil kullanırlar. Ama bunun olumsuz bir sonucuna rastlanmamıştır. Aksine, erkeklerin böyle bir dil kullanması sonucunda çoğu kadının bu tür bir yaklaşımdan hoşnut kaldığı gözlenmiştir. 

3. Artık erotizmin dili devreye girmiştir. Kadının sözleri erkeği heyecanlandırır ve harekete geçirir. Buna karşılık kadın da aynı şekilde erkeğin konuşmaları sayesinde heyecanlanır. Bu şekilde, çiftler farkında olmadan birbirine en derin duygularını ifade eder, içlerindeki duyguları kontrolsüzce ortaya koyarlar. Hatta konuşarak sevişmeleri sayesinde tam anlamıyla birliktelik sağlandığını da fark ederler. 

4. Kadınlar ise genellikle erkeklerden "Seni istiyorum", "Sana doyamıyorum", "Sana aşığım" gibi beğeni ifade eden cümleleri duymaktan hoşlanırlar. Erkeğin kendi gücünü ve kadını arzuladığını hissettirdiği cümleler kadınların heyecanlanmasına yol açar. 

Duygularınızı ifade edin 
Kullanılan çoğu kelime ve sarf edilen birçok söz, erotizmi harekete geçirici olabilir. Önemli olan, partnerinizin duyarlılığını olumsuz yönde etkilememek için bu tür sözlerin düzeyli bir şekilde ve yerli yerinde kullanılmasıdır. Örneğin, sizin ağzınızdan çıkan bir cümle partnerinizi sessizliğe itiyorsa ya da gözlerini yuvalarından fırlatıyorsa, hatta nefes alışını bile farklı bir hale sokuyorsa, hemen konuyu değiştirin. 

Bu gibi tepkiler, sözlerinizin bir şekilde onu rahatsız ettiği anlamına gelir. Bu yüzden partneriniz kendini 
kontrolü kaybolmuş hissedebilir ve yeniden kontrolü ele almak uğruna ilişkinin seyri değişebilir. Bunun aksi de söz konusu olabilir. Söyledikleriniz onun hoşuna gittiği takdirde davranışları daha yumuşak, kullandığı kelimeler daha yoğun ve etkileyici olabilir. 

1. Eğer birlikte olan 
çift her konuda açık konuşabiliyorsa, cinsellik konusunda da akla gelen her türlü isteği ve düşünceyi özgürce ifade edebilirler. Bunun için süslü kelimeler aramaya hiç gerek yoktur, istenen ve beklenen davranış en doğal ve açık haliyle ifade edilir. Bu şekilde partnerden beklenenler tamamen aktarılmış olur ve ortada herhangi bir şekilde yanlış anlamaya rastlanmaz. 

2. Peki bu tür davranışlar 
erkekler üzerinde ne gibi etkiler sağlar? Bu gibi durumlarda erkekler genellikle kendilerini uyarılmış hissederler. Akıllarından geçen düşünceler ise "Böyle konuşuyor, çünkü ben onun kontrolünü kaybetmesini sağladım" yönündedir. 

3. Birçok kadın için bu tür konuşmalar yapmak yadırganan bir durum olarak karşılanabilir. Hatta bu şekilde davranmak zor gelebilir, yani kadın ne hissettiğini kolayca kelimelere dökemeyebilir. Tabii ki hiç kimse kimseyi sevişme sırasında konuşmaya zorlayamaz. Ama en azından partnerinizin sizi etkileyen bir sözüne sakince ve yumuşakça karşılık verebilirsiniz. 

4. Konuşmaktan hoşlanmıyorsanız hareketlerinizle ne hissettiğinizi belirtebilirsiniz. Mimikleriniz bu konuda size yardımcı olabilir. Uzmanların belirttiğine göre hissettiklerinizi anlamakta kendinizi serbest bırakmanız da büyük önem taşıyor, çünkü ancak bu şekilde davranırsanız, gerçek duygularınızı ifade edebilirsiniz.