Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2010 Perşembe

Şimdi Gittiğin Yaştayım

Resimleri arasında en çok bunu sevdim. Herhalde basketboldan uzak, kendi halinde bir fotoğrafı olduğu için. Biz küçüktük onu gördüğümüzde, son dönemlerini yani Amerika'yı biliyoruz. O yaşlarda basketbola sevdalananlar için, NBA hala tamamen Amerikalı idi. Bir de o vardı... Önce Yugoların, sonra da Hırvatların gururu. 2001'de, teniste ülkesine kısa tarihinin ilk Grand Slam birinciliğini getiren İvanisevic'in de üstünde onun Nets forması vardı. 

Nedense bu sabah aklıma düştü işte, kimler vardı hesabı... Bu dünyadan bir Petrovic geçti, bir de ona seyredebilmiş şanslı milyonlar... 

20 Kasım 2009 Cuma

TEBRİKLER MİLLİYETÇİ OKAN ÇEVİK!!!


Galatasaray Kulübü'nde, erkek basketbol takımındaki Cemal Nalga skandalının sarsıntıları sürerken, hatası olduğu gerekçesiyle görevine son verilen antrenör Okan Çevik, spor kamuoyundan özür diledi, ancak olayın kamuoyuna yanlış aktarıldığını iddia etti.

Görevine dün son verilen Okan Çevik, yazılı yaptığı açıklamada, sezon öncesi EnBW Ludwigsburg ve Deutsche Bank Skyliners takımlarıyla yaptıkları hazırlık maçlarında Cemal Nalga'nın, cezasından dolayı başka bir takım arkadaşının forması ile maçlara çıktığı konusunda tüm yazılı ve görsel medya kuruluşlarında haberler yapıldığını hatırlatarak, ''Söz konusu olayın kamuoyuna yanlış aksettirildiğini ve yanlış yönlendirildiğini üzülerek görmekteyim. Bu üzücü olay, kamuoyuna cezalı oyuncumuzun, cezasının sezon başlamadan tamamlanması ve böylece başlayacak sezonun resmi maçlarında oynayabilmesi amacıyla yapılmış gibi yansıtılmış, en azından öyle bir izlenim uyandırılmıştır'' dedi.

Çevik, bu hatalı davranışın, Beko Basketbol Ligi'nde ya da Türkiye Kupası'nda cezalı bir oyuncuyu oynatarak, haksız bir avantaj yakalamaya yönelik bir amacı ve sonucu olmadığını savunarak, şu görüşlere yer verdi:

''Oyuncumuza verilen cezanın niteliği itibariyle, sezon öncesinde tamamlanması için böyle bir uygulamaya gerek olmadığını belirtmek isterim. Bu talihsiz olay, tamamen milli duygular nedeniyle kapıldığımız heyecan ve hezeyan nedeniyle meydana gelmiş olup, niyet itibariyle Galatasaray adına ve ruhuna leke düşürmek amacında değildir. Sezon öncesi, hazırlık amacıyla 16 Eylül tarihinde Cibona Zagreb ile yaptığımız Uluslararası İstanbul Cup Turnuvası maçında, oyuncumuz Cemal Nalga, rakip takımdan Jamont Gordon ile tartıştığı için diskalifiye edilmiş ve tedbirsiz olarak Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu'na sevk edilmiştir. Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu tarafından bu oyuncumuza 5 maç ceza verildi ve 24 Eylül tarihinde tarafımıza tebliğ edildi.

Ceza verildiği tarihte Deutsche Bank Skyliners ve EnBW Ludwigsburg takımlarıyla hazırlık maçları yapmak üzere Almanya'daydık. Yurt dışında yaşayan gurbetçilerimizin yoğun ilgisi ve sevgisi ile karşılandık. Diğer kulüplerin taraftarları olan gurbetçilerimiz dahi üzerlerinde kendi takımlarının formaları ile gelip sevgilerini gösterdiler. Aynı şekilde, orada yaşayan Türklerden olduğu kadar Galatasaray adından dolayı Almanlardan ve diğer yabancılardan da büyük ilgi gördük. Avrupa'da adeta Türk olmanın bir markası haline gelmiş Galatasaray Kulübü'nün takımı olarak hem Türklerden, hem de yabancılardan gördüğümüz yoğun ilgi ve sevgi hepimizi derinden etkiledi. Öyle ki oynayacağımız müsabakalar, aslında sezon öncesi yapılan sıradan hazırlık maçları olmasına rağmen, oyuncularımız ve teknik heyet olarak bizde adeta Avrupa'da oynayacağımız bir kupa maçı, hatta milli maç baskısı oluşturdu. Temel amacı takımın eksiklerini görmek ve tamamlamak olan sezona hazırlık maçlarını, mutlak kazanmamız gereken mücadeleler olarak görmeye başladık. İçine girdiğimiz bu psikoloji ve ruh hali nedeniyle yoğun bir kazanma arzusuna kapıldık ve çok büyük bir hata yaparak, eksik ve sakatımızın fazla olmasından dolayı, takımı güçlendirmek adına, cezalı durumdaki oyuncumuzu sakat olan diğer oyuncumuzun forması ile oynattım.''

Okan Çevik, Cemal Nalga'nın, sezon başlamadan önce yapılan özel bir müsabakada ceza aldığını, o nedenle bu cezasını, hazırlık maçlarında oynatılmayarak da çekebileceğini hatırlatarak, ''Eğer sezon başlamadan oyuncunun cezasını tamamlamak amacı güdülseydi, birkaç gün içinde beş hazırlık maçı yapılarak, söz konusu ceza doldurulabilirdi. Bu üzücü olay, Cemal Nalga'ya verilen cezayı çiğnemek amacıyla değil, Almanya'da, Alman takımları ile oynamamızdan, orada yaşayan vatandaşlarımızın ve diğer milletlerden insanların Galatasaray adına ve takımımıza gösterdiği yoğun ilgi ve sevgiden dolayı girdiğimiz milli duyguların oluşturduğu yoğun motivasyondan kaynaklanmıştır'' şeklinde görüş belirtti.

Tek amacının, takımına gösterilen desteğe yaraşır bir mücadele gücüne sahip olmaya çalışmak olduğunu ifade eden Çevik, açıklamasını ''Sportif ruha ve Galatasaray'ın geleneklerine aykırı şekilde, herhangi bir haksız kazanımın peşinde asla olmadım. Her şeye rağmen taraftarımızdan ve tüm spor kamuoyundan, bu yaşananlar için özür dilerim'' ifadesiyle tamamladı.


18 Kasım 2009 Çarşamba

REZALET!!!!!!!



KAMUOYU AÇIKLAMASI

Galatasaray Spor Kulübü Erkek basketbol şubesinde yurtdışındaki hazırlık maçlarında maalesef spor ahlakı ve Galatasaraylılık Ruhu’yla taban tabana zıt bir olay meydana gelmiş, bir Galatasaray basketbolcusu başka bir kimlikle sahaya sürülmüş ve oynatılmıştır. Kulüpte çalışan bazı profesyonellerin isteği ve izniyle gerçekleştiğini yeni öğrendiğimiz bu olay Galatasaray Spor Kulübü, Galatasaray Camiası ve bütün Galatasaraylılar adına büyük bir utançtır. Bizlere bu utancı yaşatanlar adına Galatasaray Spor Kulübü olarak tüm spor kamuoyundan ve Türkiye’den özür diliyoruz.

Tüm camiamızı büyük bir üzüntüye boğan bu olaya neden olan ve Galatasaraylılık’tan nasibini alamamış sorumlu tüm idari ve teknik kadronun kulübümüzle ilişkisi hemen kesilmiştir.

Saygılarımızla

Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu

detayli bilgi icin:
http://www.salsabasket.net/2009/11/sok-cemal-almanyada-tufann-formasyla.html


27 Ekim 2009 Salı

NBA BAŞLIYOR

Başlıyor, hem de erken konferans finali gibi bir maçla başlıyor... Celtics, Cavaliers'i konuk edecek. İki takımında veteren all-star transferleri oldu. Shaq, yine şampiyonluk destek paketi olarak transfer oldu, bu sefer istikamet Cleveland idi. Rasheed Wallace ise, Celtics'teki ihtiyarlar klübüne katıldı. NBA'da şu an itibarı ile, 4 all-star oyuncusuna sahip olan tek takım Celtics. Fakat, bu oyuncular, Pearce dışında, yaşlanmış ve yıpranmış oyuncular. 2. bir şampiyonluk mücadelesine ne kadar girecekler bilmiyoruz, sonuçta yüzüğü takmadan emekli olma riskinden kurtulmuş durumdalar, kendilerine yeni bir motivasyon bulmaları gerekecek. Yükselen yıldızları Rondo bunu sağlar mı, bunu zaman gösterecek. Benim tahminim Celtics'in maça asılacağı, fakat Cleveland'ın ufak bir farkla da olsa maçı kazanacağı yönünde, Celtics sempatizanı olarak umarım yanılırım.

İkinci maçta, Dallas başkente gidiyor. Wizards benim anlamadığım takımlardan, elinde müthiş yetenekleri olan bir oyun kurucun varsa, yapman gereken şey çok basit: takımı guard'ının etrafına kuracaksın. Wizards yönetimi bunu yapmamakta ısrar ediyor, o yüzden her maçta Arenas'ın eline bakıyorlar. Takımın bu sezonki sıralaması, Arenas'ın sakatlık durumuna ve istatistiklerine göbekten bağlı. Dallas da bu maçta favorim.

Portland-Houston maçı ise gözlerimin dolmasına sebep oldu. NBA'in Jordanlı zamanlarının iki önemli takımıydı Blazers ve Rockets, şimdi ikisi de eski günlerini arıyor durumdalar. T-MAC, Yao, Battier, Ariza ve Scola gibi oyuncuların olduğu bir Rockets takımı, konferansın şampiyonluk adayları arasında bile sayılmıyor, Portland'ın durumu ise ayrı bir yazıya konu olabilir. Houston maçı alır almasına ama Konferans finali görür mü... Sanmam...


Son olarak, LA derbisi var, derbi haftasonunun etkisini daha bünyelerden atılmamışken Clippers-Lakers derbisi ilginç gelebilir. Jack Nicholson gibi ünlüler de maçı seyrediyor olacaktır. Yılın açık ara en iyi transferini Lakers, Artest ile yaptı. 3 numarada, savunma özellikleri iyi olan bir oyuncu (Artest en iyi savunma yapan oyuncu ödülünü almıştı birkaç sezon önce) altın değerindedir: içeriye de dışarıya da yardımcı olabilir, takımın savunma direncini arttırır, özellikle içeri penetrasnyonlarda rakibi zorlayıp, Pau'nun işini içerde kolaylaştıracaktır. Bu arada Clippers birkaç sezondur kendine gelmekte, uzakta da olsak yaptıkları olumlu hamleleri izliyoruz. Yıldız oyuncular yerine, fizik güçleriyle maça ortak olmaya çalışan oyunculardan kurulu bir kadro kurmayı tercih ediyorlar. Hatta çoğu zaman sahada NBA ortalamasından da uzun bir ilk beş ile maça çıkıyorlar. Bu maç ile ilgili tahminim, içerde Clippers'ın Camby formda olursa, Lakers'ı zorlayacağı; fakat Kobe başta olmak üzere dış oyuncular formda olursa, Lakers bu derbiden galibiyetle ayrılır.

Türk oyuncular dediğimiz zaman, Hidayet ile Bosh'un çok önemli bir ortaklık kuracağını düşünüyorum. Ligin en kozmopolit takımı olan Raptors, Avrupa'nın NBA şubesi gibi, o yüzden fiziksel dayanılılıkları onları sıkıntıya soksa da, ligin en göze hoş gelen basketbolunu bu sezon onlar oynayacakmış gibi geliyor. Utah Jazz ve Mehmet Okur, hacıyatmaz gibiler, ne düşerler, ne de ileri giderler; sanırım Postacı-Stockton ikilisi Salt Lake City'ye öyle bir atalet getirdi ki, Jazz yıllardır aynı kalitesini koruyor, ama bir adım da ileri gidemiyor. Milwaukee ile Ersan ise ligin güçsüz ekiplerinden, Ersan'ın orada artık takımın yıldızı olabileceğini kanıtlaması lazım, benim çok yetenekli bulduğum bir oyuncu, fakat NBA'de basketbol oynamak için yetenek bazen 2. sırada olabiliyor.

NBA başlıyor, fanatiklerine de uyku yine haram gözüküyor.