estetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
estetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2010 Çarşamba

Gıdı sarkmasının çözümü

Gıdı sarkmasını dert etmeyin!Gıdı sarkmasından şikayetçiyseniz, yarım saat ile 1.5 saat süren bir operasyonla gıdınızdan kurtulmak mümkün.

Op. Dr. Osman Şenel, gıdı ve boyun estetiği hakkında bilgi verdi:

Gıdı estetiği kaç yaşından sonra yapılır?

Genelde gıdı bölgesindeki problemler 40'lı yaşlardan sonra daha belirgin olmaya başlar.

Gıdı estetiği hangi yöntemlerle yapılabilir? 

Erken yaşlarda sadece yağ birikmesi nedeniyle oluştuysa ve deride gevşeklik belirgin değilse, 'Gıdı Liposuction'ı en ideal çözümdür. Daha ileri yaşlarda yağ birikmesi ve deride gevşeklik olması durumunda 'Gıdı Liposuction'ı tek başına yeterli olmayabilir. Az miktarda deri gevşekliği de varsa kulak arkasına yapılan biriki santimlik kesilerle yapılan boyun askısı iyi sonuç verir. Deri gevşekliği belirgin ise, boyun germe operasyonu uygulanabilir. Deride fazla gevşeklik olmadan sadece kırışıklık varsa, bölge derisinin ilaç kremlerle aktivasyonu sağlanabilir. Ayrıca lazer de uygulanabilir. Botoks da gıdı bölgesi uygun olan hastalarda iyi bir seçenek olabilir.

Çok kilo verdikten sonra sarkan gıdı, en iyi şekilde nasıl toparlanır?

Hızlı kilo alıp verdikten sonra gıdı bölgesindeki deri gevşer. Böyle bir durumda boyun germe ameliyatı yapılmalıdır.

Gıdı estetiğinden sonra iz kalır mı?

Germe ameliyatlarında izin yüzde 90'ı kulak arkasındadır. İyi bir planlama sayesinde hastalar izlerden şikayetçi olmazlar. Son yıllarda daha az iz kalması için çeşitli lazer tedavileri kullanılıyor.

Gıdı estetiği operasyonları ne kadar sürüyor?

Sadece liposuction ise 20-30 dakika, liposuction ve germe ise 1-1.5 saat sürüyor. Hasta bir hafta içinde sosyal hayatına döner. Operasyon sonrası birkaç ay güneş koruyucusu kullanmak şart.

Kaynak:Sabah / Didem Seymen
Alıntı:Leyditurk.com

30 Mayıs 2010 Pazar

Sarkık kollar iki saatte düzeliyor

Operasyon iki saat sürüyor. Ameliyattan sonra hasta, bir gün hastanede kalıyor. Ve ağrı hissetmiyor. Şişlikler bir haftada iyileşiyor.

Kollarındaki sarkmalardan şikayetçi olanların yaptırabileceklerini söyleyen kol estetiğiOp. Dr. Atilla Alp, şöyle konuşuyor: "Operasyon iki saat sürüyor. Ameliyattan sonra hasta, bir gün hastanede kalıyor. Herhangi bir ağrı hissetmiyor. Şişlikler bir haftada iyileşiyor"


Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Atilla Alp, kol estetiği ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

*Daha çok kimler, kol estetiği yaptırmak istiyor?
Kollarındaki deri sarkmalarından şikayetçi olanlar, yaşlılığa bağlı olarak elastin lifleri azalanlar ve kilo verdiktensonra derisi eski gerginliğine kavuşmamış olanlar, kol estetiği yaptırıyor. Koldaki sarkmalar, genellikle kolun üst kısımlarında ve iç tarafında görülüyor. Kolunuzu bedeninizden uzaklaştırarak paralel olarak tuttuğunuzda, dirsek ve koltuk altı arasındaki fazlalıklara bakarak bunu anlayabilirsiniz.

Ameliyatı Tercih Ediyoruz!
*Kilolu kişilerde, kolları germeden önce liposuction mı yapılıyor?
Deri kalitesinin iyi olduğu ve sarkıklığın olmadığı durumlarda, yani sadece yağ birikiminin fazla olduğu vakalarda liposuction (vakum ile yağ emme) ile başarılı sonuç elde edilir. İlerleyen yaşlardaki hastalarda liposuction doğru bir tercih olmaz. Aşırı sarkmalarda, kol içine gizlenecek şekilde yapılan bir kesi ile fazla olan tabaka çıkartılarak ameliyat gerçekleştirilir.

*Zayıflamış ve kolları sarkmış kişilerin kolları nasıl toparlanıyor? Kolun içine kas da yerleştiriyor musunuz?
Kolların iç ve arka kısımlarından uzun elips şeklindeki deri ve yağ dokusu çıkartılır. Fazla yağların, fazla derilerle beraber çıkarılmasıyla normal cilt gerginliği sağlanır. Kesilen yer, iki tabaka halinde içten ve dıştan estetik bir dikişle dikilir ve bandajla sarılır.

*Kol estetiğinde hangi yöntemler kullanılıyor? En çok tercih edileni hangisi?
Ameliyat, en çok tercih edilen yöntemdir. Fazla doku çıkarılır ve ameliyat sonrası dönemde cildin kendini sıkılaştırmasına yardımcı olur. Liposuction ise, ancak sınırlı bir hasta grubunda uygulanabilir. Liposuction sonrasında ne kadar bir düzelme sağlayacağınızı kestiremeyebilirsiniz. Bu yüzden ameliyat daha çok tercih edilen bir yöntemdir.

Dikiş İzini Saklıyoruz!
*Dikiş izi kalıyor mu?
Kol germe ameliyatlarında dikiş izi kaçınılmazdır. Ancak izleri çoğu zaman koltuk altına saklıyoruz. Genelde birçok hasta liposcution yerine ameliyatı tercih ediyor.

*Operasyon ne kadar sürüyor? Sonrasında iyileşme ne kadar zamanda oluyor?
Ameliyat, genel anesteziyle birlikte ortalama iki saatte yapılıyor. Ameliyattan sonra hasta, bir gün hastanede kalıyor. Herhangi bir ağrı hissetmiyor. Eğer ufak tefek sızlamaları olursa, ağrı kesici ilaç alabiliyor. Ancak ameliyattan sonra kollarda şişlik ve morarmalar olabiliyor ve bu izler, sadece bir haftada iyileşiyor.

*Kol gerdirmek için en ideal dönem ne zaman?
Bu tip estetik ameliyatları, hastalarımız her zaman yaz başlamadan yaptırmalı.

*Kol estetiğinden sonra yasak olan veya dikkat edilmesi gereken şeyler var mı?
Yara izi, tüm ameliyatlarda olduğu gibi kol germe ameliyatı sonrasında da genişlik ve kabarıklık açısından kişiler arasında farklılık gösteriyor. Ameliyat sonrası yara izini minimuma indirmek için, bölgeye kortikosteroid'li kremlerle masaj yapılması öneriliyor

Ameliyata Vaktiniz Yoksa
*Lipolitik ve lipolazer tekniği nedir?
Bu teknikler, dünyada ve Türkiye'de ameliyattan korkanların imdadına yetişiyor. Minimum 20 dakika ile maksimum iki saat sürüyor. Diğer sistemlerden en önemli farkı; yedi seans gibi uzun bir zaman almaması ve kısa sürede istenen sonucun elde edilmesi...

*Bu yöntemi kimler tercih ediyor?
En çok hamilelik ve kilo kaybı yaşayanlar tercih ediyor. Cerrahi müdahaleye zaman ayıramayacak kadar çalışanlar bize başvuruyor. Özellikle 35-60 yaş aralığındaki hastalarda ideal sonuç alınıyor.

Hasta Bir Ay Sonra Yüzebilir
*Kol estetiğinin ardından yüzmek, kulaç atmak ve güneşlenmek gibi faaliyatler ne kadar zaman sonra yapılmalı?
Özellikle ameliyattan sonraki ilk günlerde kolların yüksekte tutulması öneriliyor. Dikişler 12 ve 14'üncü günlerde alınıyor. Hasta günlük aktivitelerine birkaç gün içinde; yüzmek gibi zorlayıcı ve kol hareketleri olan aktivitelere ise ancak bir ay sonra başlayabiliyor.

*Kol estetiği yaptırmaya kaç yaşından sonra başlanabilir?
Vücudu oturmuş, ergenlik çağını aşmış herkes yaptırabiliyor.

*Kol estetiğinden sonra kişi, kolunun gerginliğini devam ettirebilmek ve korumak için spor yapabilir mi?
Hastalara ameliyatlardan sonra kollarını yüksek tutmalarını öneriyoruz. Bunun dışında iki hafta içinde spor yapmaya başlayabilir, ağırlık kaldırarak kol kaslarını güçlendirebilirler.

*Estetikle kolu gerilmiş bir kişinin kolu tekrar sarkar mı? Sarkarsa ikinci kez mi ameliyat oluyor?
Sarkmalar tekrar oluşmaya başladığında, yaşlılığa bağlı derinin elastiğinde kayıplar olduğunda ameliyat tekrar yapılabilir. Hiçbir sakıncası yoktur.


Kaynak:Sabah Günaydın
Alıntı:Caferuj

29 Nisan 2010 Perşembe

Pique Çekmek

Mourinho şuymuş buymuş tartışmalarını bir kenara bırakırsak, paylaşmadan edilmeyecek bir görüntü, maçın en estetik anı... Birçok golcünün aklının ucundan bile geçmeyecek spektaküler bir hareket ile tereyağından kıl çeken defans oyuncusu Gerard Pique.

31 Ekim 2009 Cumartesi

Estetikte uzun ve düz bacak dönemi

Bacaklarından şikayetci olanlar artık sizlerde güzel bacaklara sahip olabileceksiniz, Estetikle kusursuz bacaklara sahip olabilirsiniz.


Gelişen estetik cerrahi sayesinde Güzel ve uzun  bacaklara sahip olmak artık hayal değil. Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık çarpık, kısa bacakların, kalın ve ince bileklerin düzeltilebildiğini ifade etti.




Diri, selülitsiz ve yeterli dolgunlukta bacaklara sahip olmak, kadınların vazgeçilmez tutkusudur. Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık da "Yapılan çalışma ve anketler, kadınların vücutlarında en çok özen gösterdikleri bölgenin bacakları olduğunu ortaya çıkarmıştır" söyleyerek, bacak estetiğinde amacın bacak boyunu uzun, bacakları düz, şekilli ve vücutla uyumlu göstermek olduğunu söyledi.

 Daha çok manken, fotomodel, şarkıcı, hostes, yönetici asistanı, diplomat ve reklamcıların bacak estetiği yaptırdığını söyleyen Op. Dr. Hasan Fındık "Dizlerin iç kısımlarında olan çıkıntılar ve bu çıkıntıların altında beliren girintiler hem bacağı çarpık gösteriyor hem de bacak boyunun olduğundan daha kısa algılanmasına neden oluyor. Kasıkta meydana gelen hafif yağ çıkıntıları, bacağın başlangıcını eğri ve biçimsiz gösteriyor. Bu özellikle iç çamaşırı ve bikini giyildiğinde rahatsızlık yaratabiliyor" diye konuştu.

 BESLENME ÖNEMLİ "Bacak bölgesindeki sorunları çözmek için uygulanan yöntemler, egzersiz veya diyetle yok edilebilecek problemler olmayıp, genellikle genetik miras sonucu ortaya çıkar" diyen Op. Dr. Fındık, şöyle devam ediyor: "Çarpık bacaklar sadece genetik nedenlerden kaynaklanmıyor. Kemikten kaynaklanan ve "çarpıklık" dediğimiz eğrilikler ile bebeklik
döneminde beslenme bozukluğu veya eksikliği yüzünden de oluşabiliyor. Çocuk felci sonrasında her iki bacağın uzunluk ve çapları arasında da ciddi farklılıklar meydana gelebiliyor. Sonradan oluşan şekilsiz bacak görünümleri ise bilinçsiz spor ve dengesiz kilo alıp vermeler sonrasında ortaya çıkıyor."

Ayak bileği inceltiliyor
Op. Dr. Hasan Fındık, bacak estetiği işlemlerinin,  20-40 yaş arası kişilerle, işi gereği etek giymek zorunda olanlara daha çok uygulandığını vurgulayarak, bacaklarından şikâyeti olan kişilerin tüm sorunlarının giderildiğini söylüyor.
- Diz çevresindeki girinti ve çıkıntıların giderilmesi
- Diz altı ile ayak bileği arasındaki bölgenin inceltilmesi ya da kalınlaştırılması
- Ayak bileğinin inceltilmesi ya da kalınlaştırılması
- Popo şeklinin daha diri ve biçimli gösterilmesi
- Sağ ve sol bacak arasındaki çap farklılıklarının giderilmesi
- Bacağın daha düz ve uzun gösterilmesi
- Basen bölgesinin şekillendirilmesi


14 Ocak 2009 Çarşamba

Krize inat güzel giyinelim

Biz kadınlar kendilerini güzel gösterecek şeylere para harcamayı severler, şık giysiler, aksesuarlar, makyaj malzemeleri… Peki, ekonomik krizdeyiz diye şıklık ve güzellikten vaz mı geçeceğiz? Tabii ki hayır!



Biliyoruz, dünyadaki gelişmelere, kriz haberlerine kulak tıkamanın bir manası yok. Ancak bu olayların iki yönü var: Birincisi, bizim kontrolümüz dışındakiler ve ikincisi, elimizde, yani kontrolümüzde olanlar. Yani belki dövizdeki iniş çıkışları, farklı ürün ve hizmetlere yapılan zamları doğrudan etkilememiz mümkün değil. Ancak kendi yaşantımızda ve alışkanlıklarımızda, krizi en hafif atlatacak şekilde yapabileceğimiz bir sürü şey var. Peki ya moda, giyim kuşam, en sevdiğimiz alışverişler... Finansal olarak zor bir dönemden geçiyoruz diye bunlardan komple vazgeçmek zorunda mıyız? Kesinlikle hayır. Zevk aldığımız her şeyden uzaklaşacak değiliz. Üstelik bunu hepimiz biliyoruz ki gerçekçi ancak iyimser bir yaklaşım her zaman başarılı insanların tavrı olmuştur. 

Şıklıkta taviz yok
Kriz dönemlerini mümkün olan en hafif şekilde atlatmak için yapabileceğimiz çok şey var. Ancak hiçbirimizin yapmak istemeyeceği tek şey, şıklıktan taviz vermektir. Bu gibi zamanlarda zaten bozuk olan moralleri bir de görüntümüzle ilaveten bozmaya gerek yok. O yüzden her zamankinden daha az özenmemiz, kıyafetlerimizi umursamamamız ne bize ne de çevremizdekilere iyi gelecektir. Adı üzerinde, kriz dönemi, yani illa ki sonu olan bir süreç. Herhalde bunu da panik yapmadan ve tabii ki hoş görünme konusunda fazla taviz vermeden atlatmamız mümkün.

Temel çözümler
İşe "mutfak" tan başlayabiliriz. Şık olmak her zaman eşittir yeni alışverişler değildir. Dolabımızı ayrıntılı bir şekilde gözden geçirebiliriz. Bunun faydası ne? Uzun zamandır dokunmadığımız parçaları hatırlamaya, yeni eşleşmeler düşünmeye yarayacaktır. Şöyle ki, bir bluzu hep aynı pantolonun üzerine giyiyorsak, gardırobumuzu "karıştırmak" yeni çözümler üretebilmemiz için harika bir fırsat olacaktır. Aynı parçayı farklı üst veya altlarla kombinlemek, hep aynı ikili takımları yapmayı geçmişte bırakmak iyi bir başlangıç olabilir. Kendimizi sınırlamaktan vazgeçmeliyiz. Elimizdekilerle çok şey yapabileceğimize inanmalı, yenilikler denemeliyiz. Hatırlamakta fayda var: Kriz dönemleri insanları daha yaratıcı olmaya zorlar. 

Aksesuara yatırım
Bu tür zamanlarda tasarruf yapmanın en mantıklı yolu, abartılı gereksiz, mantıksız veya keyfi alışverişi azaltmaktır. Tabii ki bunun anlamı alışverişi tamamen sıfırlamak değildir, ne de olsa hayat devam ediyor. Ancak belki şöyle bir şey yapabiliriz: Öncesinde hep yaptığımız gibi hem yeni kıyafetler hem de aksesuarlar satın almaktansa, ikisinden birine ağırlık vermek. Bu ne işe yarayacak? Mesela aksesuar alışverişi sayesinde mevcut kıyafetlerle yeni, farklı görüntüler elde edebileceğiz, her zamanki kıyafetlerimizi bir çırpıda farklılaştırabileceğiz. Mesela aynı bluzu bir kolye, bir kemer ya da şal ile tamamlayabilir, beş-altı çok farklı sonuç alabiliriz. Ve alışverişe çıktığımızda bir denge kurabiliriz. Şöyle ki bu defa kıyafete mi yoksa aksesuara mı ağırlık vereceğimize karar verebiliriz. Böyle bir tercih lehimize çalışacak, böylece alışverişten vazgeçmek zorunda kalmayacağız.

Kıyafet diyeti... O da ne?
Diyette olmak, fazlalıklardan kurtulmak için zorunlu olarak rejime girmek... Dünyanın en zor şeyi... Ancak kararlı ve hedefe odaklı olursak durum değişir. Peki "kıyafet diyetine" girmek hayatımızı nasıl etkiler? Finansal olarak ağır dönemler ve krizler bu tür yeni kavramlar doğurabiliyor. Ve çoğu zaman bu gibi yenilikleri yaşantımıza adapte etmemiz kaçınılmaz olabiliyor. Daha dikkatli harcama, daha akıllıca alışverişler, mümkünse sıfır savurganlık... Hepsi iyi hoş da, bir şeyi hatırlatmakta fayda var: En katı diyetlerde dahi "ödüller" vardır! Kısaca, en genel deyimi ile kıyafet diyetindeyiz diye, küçük mutluluklardan vazgeçmek zorunda değiliz. Krizde de bütçemizi sarsmayacak alışverişler yasak değil. Üstelik bu tür dönemlerde pek çok marka zorunlu /ilave indirimler yapıyor. Kendimizi "kaybetmeden", "ödül alışverişi" yapabiliriz.

Bir planımız var!
Kriz döneminde bizi fazla mutsuz etmeyecek ancak çok işimize yarayacak bîr plan yapabiliriz:

• Kriz geçici bir dönem. Hayatımızı, dolabımızı, stilimizi ve şıklığımızı sabote etmek zorunda değil. Hesap kitabımızı iyi yaptığımız sürece bir sorun yaşanmaz.
• Gardırobumuzdaki kıyafetleri renk, stil veya temel parçalar/ilaveler şeklinde yeniden düzenleyebiliriz. Düzenli raf ve askılar güzel ve yaratıcı giyinmeyi kolaylaştırır.
• Giyim konusunda daha yaratıcı olmak, uzun zamandır dokunmadığımız bazı kıyafetlerimize "eski moda" etiketi yapıştırıp kendimizi kısıtlamamalıyız.
• En sevdiğimiz moda dergilerinden vazgeçmektense, çok daha uygun bir seçenek olan aboneliği tercih edebiliriz.
• Kredi kartlarımızın limitlerini aşmadığımız sürece, alışverişten vazgeçmek zorunda değiliz.
• 'Smart shopping", yani akıllıca yapılan alışveriş sayesinde bu gibi dönemlerde dahi şıklığımızdan taviz vermeyeceğiz.
• Genelde hiç bakmadığımız markalara ve mağazalara da bir göz atmayı alışkanlık edebiliriz.
• Bir şey satın alırken iyi düşünmek de bir çözüm. Buna ihtiyacım var mı, bunu nelerle kombinleyeceğim, bunu uzun süre kullanabilecek miyim gibi birkaç kritik soruyu cevaplayıp nihai kararı öyle verebiliriz.
• Alışveriş yaparken neyi beğendiğimize göre değil, öncelikle neye acil ihtiyacımız olduğuna göre hareket edebiliriz. Tabii o aldığımızı illa ki beğenmemiz şartı ile.