Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2010 Cuma

David Villa: Hadi Bakalim Hayirlisi...


Nihayet sonunda gerçeklesen David Villa transferi Barça için bir tasla birkaç kus vurmak anlamina geldi. Ilk olarak Ispanya'nin en iyi forvetlerinden birinin ezeli Rakip Madrid'e gitmesi engellendi. Bu kalibrede bir oyuncuyu istemeyecek takim yoktur sanirim. Ikincisi ise daha lig biter bitmez ilk bombayi patlatip transfer sezonunu açmis oldular, boylece Barça gundemde kalmaya devam etti. Ucuncu neden ise biraz daha farkli: yeni formalar tanitildi! Bu yesil olan deplasman formasi benim pek hosuma gitmedi acikcasi. Bircok kez bir takimin kendi renkleriyle alakasiz formaya geçmesinin dususun baslangici oldugunu gozlemledigimi hatirlarim (ornekleri yorumlara yazabiliriz isterseniz).

E tabi Valencia'da -ki kendileri fena halde krizdeler- nihayet oyuncusunu iyi bir fiyata satmayi basardi. Bu ise en çok uzulenler de Bojan ve Jeffren olmuslardir sanirim. Valenciali Mata da biricik hucum esini kaybetti, bakalim onlar bu boslugu kiminle doldururlar. Hala geçen sene Madrid'in bu oyuncuyu neden al(a)madigini anlamis degilim açikçasi, forma girer ve yeni takimina rahat alisirsa muthis bir transfer dogrusu...

Bu moralle Villa'dan Dunya Kupasinda muthis bir performans beklenebilir bence. Hadi bakalim hayirlisi...

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Ve Yılın Transferi Gerçekleşti: David Villa Barcelona'da


David Villa transferi tarih olarak sezonun ilk ve büyük olasılıkla en büyük transferi olarak gözüküyor. Oysa ki, aslında Barcelona için 2009-2010 sezonunun resmen kapanması bir anlamda... Aslında Villa 2009 yazında Barcelona yolunu tutacaktı, zaten finansal krizle boğuşan Valencia bütün oyuncularının satılmasına yeşil ışık yakmıştı. Liverpool, Real Madrid ve Barcelona'nın çok istediği Villa'nın da gönlü açıkçası Barça'dan yanaydı. Fakat ne olduysa, bu transfer gerçekleşmedi, Guardiola İbrahimovic'in yeterli bir transfer olduğunu düşündü ve yaklaşık 35-40 milyon avro bonservis istenen Villa'dan vazgeçildi. 

Fakat İbrahimoviç bu sezon İnter'deki günlerinden uzak olunca ibre yine Villa'ya döndü. The Guardian'ın haberine göre taraflar bu sabah (19 Mayıs) 40 milyon avroluk bonservis bedelinde anlaşmaya vardılar. Resmi izma töreni de sağlık kontrollerinden sonra yapılacak. 

Villa transferi ile Henry ve İbrahimoviç ikilisinden birinin gitmesi olası gözüküyor. Şimdilik Barcelona yönetimi iki oyuncusundan da memnun olduğunu açıklasa da, foma savaşında Guardiola'nın ilk alternatifi safkan bir La Liga golcüsü olan Villa olacakmış gibi gözüküyor. 28 yaşındaki oyuncunun La Liga'da Valencia forması ile 166 maçta 107 golü bulunuyor ve İspanya Milli Takımı'nın da Torres ile birlikte en önemli gol silahı. 

Bu transfer ile birlikte geçen sezondan bu zamanlara sarkan Villa defteri kapanırken, bu sezonun asıl yeni transferi için de yeşil ışık yakılmış durumda: eğer işler Barcelona yönetiminin umduğu gibi giderse Fabregas da yıllar sonra evine geri dönecek gibi gözüküyor. Fabregas'ın gelmesi ile ilk 11'den kim kesilir merak ediyorum, belki de Kaiowas'ın dediği gibi İniesta artık daha az süre almaya başlayacaktır. 

Barcelona geçen sezonun aksine transfere hızlı bir giriş yaptı. Bakalım rakipleri neler yapacak... 

Haberin kaynağı ve fotoğraflar için: http://www.guardian.co.uk/football/2010/may/19/david-villa-valencia-barcelona-arsenal

5 Mayıs 2010 Çarşamba

La Liga'da Günün Maçı: Mallorca - Real Madrid


FC Barcelona dünkü Tenerife galibiyetiyle Real Madrid üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. Şayet eğer bugün RM deplasanda Mallorca'yi yenemezse, cumartesi Barça kazanıp (Sevilla deplasmani, dikkat) şampiyonluğunu ilan edebilir. Şampiyonluk yarısının yanında Mallorca ve Sevilla'nin 4.luk mücadelesi kalan son 3 haftada çok çetin geçeceğe benziyor.

Mallorca ligde bu senenin sürpriz takımı, şu anda 4. durumdalar ve tarihlerinde ilk defa Şampiyonlar Ligi'ne katılmaya bu kadar yaklaştılar (ilk 4 ŞL'ye gidiyor) ve evlerinde yaptıkları 17 maçın 14'unu kazandılar. Sadece Barça ve Madrid'in daha iyi iç saha performansı gösterdiklerini unutmayalım - ki bu takımların Mallorca'dan 30 puan fazlaları var.

Gecenin maçı budur arkadaşlar. Madrid bu gece Mallorca'dan 3 puanla dönemezse kanımca Pellegrini son bir adios der, ve artık bütün yaz Madrid'in başına Maurinho mu Benitez mi geçecek diye konuşup dururuz. Fakat yine de biz Sevilla'nin bu haftasonu Barça'nın basını epey ağrıtacağını unutmayalım.

Son hafta hem Madrid hem de Barça düşmemeye oynayan Valladolid ve Malaga'yla oynayacak. Şampiyonluk yarışının yanında 2. lige düşmemeye çalışacak takımlar ve son ŞL biletini kapma mücadelesi son haftaya taşınabilir.

İyi seyirler, keyifli maçlar herkese...

Johan Cruijff: Mourinho is a bad example


Barcelona's honorary president Johan Cruyff has blasted Internazionale boss Jose Mourinho. The Dutch legend said he would not have enjoyed playing for the Portuguese manager. "I would not have wanted him as my coach," said Cruyff. "He is a great coach but a bad example. "When you join a certain status, you have more responsibility to win games only. Football is more than the simple result, it is to teach young people behavior and respect." "I'm a bigger fan of coaches like (Frank) Riijkaard, (Barcelona's Pep) Guardiola -- gentlemen. I think this sport is about something more than just winning."

29 Nisan 2010 Perşembe

Pique Çekmek

Mourinho şuymuş buymuş tartışmalarını bir kenara bırakırsak, paylaşmadan edilmeyecek bir görüntü, maçın en estetik anı... Birçok golcünün aklının ucundan bile geçmeyecek spektaküler bir hareket ile tereyağından kıl çeken defans oyuncusu Gerard Pique.

Gecenin Diğer Kaybedeni

Geçen sene sonunda yenilmez görünen Barcelona takımı THY yöneticileri için iyi bir reklam takımı olacaktı. Fakat hesaplanan olmadı, Barselona finale bile çıkamadı. "Globally Yours" mottosuyla iddialı reklam ve sponsorluk harekatına başlayan THY, dün akşamdan sonra Barcelona'nın iç hatlar sponsorluğu ile yetinmek zorunda kaldı. 

Barselona da Eziklik Yapar

Kendini tanrılarını yaratıp tapınanlar için olmasa da benim için çok güzel bir maçtı. Yazının başlığına değinmeden önce kısaca bir maça bakalım: Yarı Final serisinin ilk ayağında 3-1 galip gelmiş ve daha farklı bir skoru kaçırmış Inter Camp Nou'da sizin evinizdeyiz alın topla oynayın dedi Barselonalılara. Barça olayı yanlış anlamış olacak ki kendi kale önü ve orta sahada yaklaşık yüzde seksen bir topla oynama oranı tutturdu ve İnter de neredeyse güle oynaya turu atladı.

Uzun uzadıya yazılacak şeyleri bir çok arkadaş yazıyor zaten, benim için en büyük zevk Eto'o gibi bir adamın yaptığı savunma Milito gibi çoğumuzun burun kıvırabileceği bir adamın verdiği mücadeleyi izlemekti. Takım adeta birbirine bağlı gibi hareket etti sahada. Ha Barselona ne yaptı derseniz ben bir şey göremedim sahada, geçen seneki yarı final ikinci ayak mücadelesi gibi on iki kişi oynamaları dışında.

Gelelim yazının başlığına; maçın bitmesinin üstünden beş dakika geçmeden saha sulama sistemi fıskiyeleri açıldı otuz sekiz yıl sonra gelen finali kutlayan ve hakeden Interlilerin üzerine. Hadi biz de görmeye alışığız bu tip eziklikleri yok ışıkları söndürmeler, adam kovalamalar ama uzay takımına yakıştı mı bu eziklik. Bir de resmi siteden "çimlerin sulama zamanları çok hassas ve sistem otomatik çalışıyor"diye açıklama yaparlarsa tam bizden olurlar...


28 Nisan 2010 Çarşamba

Barcelona - Inter Maçının Ardından: Galeri & Videolar

Tarihi zaferden bu akşamlık bulduğum fotoğraf ve videolardan oluşan ufak bir galeri hazırladım. Umarım bu sevinç, Barselona'dan sonra Madrid'de de devam eder. 

Sona eklediğim Mourinho sevinci bana bundan 13 yıl önce yine o statta yaşanan bir olayı hatırlattı. Onun da videosunu en sona koydum.

Fotoğraflar: BBC & Reuters









Mourinho'dan "Savaş Sanatı"

"Barcelona için Londra, Roma ya da Paris'te bir final oynamak gerçekleşebilen bir hayal olabilir. Ama konu Madrid'te final oynamaya gelince, Barcelonalılar bu konuda saplantılılar. Onlar için Bernabau'da Barcelona ve Katalan bayrakları açmak bir saplantı, bir anti-Madridlilik saplantısı, bunu başarmak için de herşeyi yapacaklardır. O yüzden de özellikle bu akşam hakemin son derece dikkatli olması lazım."
Jose Mourinho, 2010

"Bütün mücadeleler (savaşlar) aldatma üzerine kuruludur"
Sun Tzu, "Savaş Sanatı Bölüm 1"

Bu akşam bir sanatçı ile bir generalin mücadelesine tanık olacağız. Stratejik akıl mı, yoksa estetik akıl mı kazanacak hep beraber göreceğiz. Maçı StarTV'nin yayınlacağı söyleniyor. Umarım son dakika sürprizi olmaz da, yılın maçını rahatça seyredebiliriz. İlk maç için tahminim tutmuştu, umarım ikinci maç için de tahminim tutar da, bence yılın en başarılı takımı olan Inter, hakettiği finale çıkar. 


19 Nisan 2010 Pazartesi

26 Kasım 2009 Perşembe

22 Eylül 2009 Salı

Messi & Rijkaard


"Ona çok şey borçluyum. Bunu şöyle ifade edeyim. Onun için bir yerimi yaralasam, acıyı hissetmem."




13 Eylül 2009 Pazar

Zlatan Baba ve Şirinler


Barcelona'nın 2. golü sonrası ufak çaplı bir sevinç yumağı. Zlatan'ın altındaki 3 kafanın sahipleri Messi, Iniesta ve Dani Alves. Diğerlerinin yanında Yao Ming gibi duruyor yeni babamız.
İşin ilginci, golde Ibrahimovic ortalıyor, Messi kafayı vuruyor. Getafe maçında, 1 gol, 1 asistle oynadı Zlatan. Ne kadar şirin dersiniz bilmiyorum, ama başarılı istatistik.

23 Temmuz 2009 Perşembe

Barça Gururla Sunar: Keirrison de Souza Carneiro



15 milyon avroya, Avrupa'nın en formda takımına transfer oldu. Herkes Benzema, Ronaldo, Kaka transferlerine, Barça'nın İbra atağına takılmışken, Begiristain Brezilya'ya gitti, transferi halletti. Son 10 yıldır olduğu gibi, Real bugüne yatırım yaparken, Barcelonalılar yine geleceğe bir olta attılar; tutarsa gelecek balık çok büyük olacak gibi...