Avrupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Ve Yılın Transferi Gerçekleşti: David Villa Barcelona'da


David Villa transferi tarih olarak sezonun ilk ve büyük olasılıkla en büyük transferi olarak gözüküyor. Oysa ki, aslında Barcelona için 2009-2010 sezonunun resmen kapanması bir anlamda... Aslında Villa 2009 yazında Barcelona yolunu tutacaktı, zaten finansal krizle boğuşan Valencia bütün oyuncularının satılmasına yeşil ışık yakmıştı. Liverpool, Real Madrid ve Barcelona'nın çok istediği Villa'nın da gönlü açıkçası Barça'dan yanaydı. Fakat ne olduysa, bu transfer gerçekleşmedi, Guardiola İbrahimovic'in yeterli bir transfer olduğunu düşündü ve yaklaşık 35-40 milyon avro bonservis istenen Villa'dan vazgeçildi. 

Fakat İbrahimoviç bu sezon İnter'deki günlerinden uzak olunca ibre yine Villa'ya döndü. The Guardian'ın haberine göre taraflar bu sabah (19 Mayıs) 40 milyon avroluk bonservis bedelinde anlaşmaya vardılar. Resmi izma töreni de sağlık kontrollerinden sonra yapılacak. 

Villa transferi ile Henry ve İbrahimoviç ikilisinden birinin gitmesi olası gözüküyor. Şimdilik Barcelona yönetimi iki oyuncusundan da memnun olduğunu açıklasa da, foma savaşında Guardiola'nın ilk alternatifi safkan bir La Liga golcüsü olan Villa olacakmış gibi gözüküyor. 28 yaşındaki oyuncunun La Liga'da Valencia forması ile 166 maçta 107 golü bulunuyor ve İspanya Milli Takımı'nın da Torres ile birlikte en önemli gol silahı. 

Bu transfer ile birlikte geçen sezondan bu zamanlara sarkan Villa defteri kapanırken, bu sezonun asıl yeni transferi için de yeşil ışık yakılmış durumda: eğer işler Barcelona yönetiminin umduğu gibi giderse Fabregas da yıllar sonra evine geri dönecek gibi gözüküyor. Fabregas'ın gelmesi ile ilk 11'den kim kesilir merak ediyorum, belki de Kaiowas'ın dediği gibi İniesta artık daha az süre almaya başlayacaktır. 

Barcelona geçen sezonun aksine transfere hızlı bir giriş yaptı. Bakalım rakipleri neler yapacak... 

Haberin kaynağı ve fotoğraflar için: http://www.guardian.co.uk/football/2010/may/19/david-villa-valencia-barcelona-arsenal

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Johan Cruijff: Mourinho is a bad example


Barcelona's honorary president Johan Cruyff has blasted Internazionale boss Jose Mourinho. The Dutch legend said he would not have enjoyed playing for the Portuguese manager. "I would not have wanted him as my coach," said Cruyff. "He is a great coach but a bad example. "When you join a certain status, you have more responsibility to win games only. Football is more than the simple result, it is to teach young people behavior and respect." "I'm a bigger fan of coaches like (Frank) Riijkaard, (Barcelona's Pep) Guardiola -- gentlemen. I think this sport is about something more than just winning."

29 Nisan 2010 Perşembe

Barselona da Eziklik Yapar

Kendini tanrılarını yaratıp tapınanlar için olmasa da benim için çok güzel bir maçtı. Yazının başlığına değinmeden önce kısaca bir maça bakalım: Yarı Final serisinin ilk ayağında 3-1 galip gelmiş ve daha farklı bir skoru kaçırmış Inter Camp Nou'da sizin evinizdeyiz alın topla oynayın dedi Barselonalılara. Barça olayı yanlış anlamış olacak ki kendi kale önü ve orta sahada yaklaşık yüzde seksen bir topla oynama oranı tutturdu ve İnter de neredeyse güle oynaya turu atladı.

Uzun uzadıya yazılacak şeyleri bir çok arkadaş yazıyor zaten, benim için en büyük zevk Eto'o gibi bir adamın yaptığı savunma Milito gibi çoğumuzun burun kıvırabileceği bir adamın verdiği mücadeleyi izlemekti. Takım adeta birbirine bağlı gibi hareket etti sahada. Ha Barselona ne yaptı derseniz ben bir şey göremedim sahada, geçen seneki yarı final ikinci ayak mücadelesi gibi on iki kişi oynamaları dışında.

Gelelim yazının başlığına; maçın bitmesinin üstünden beş dakika geçmeden saha sulama sistemi fıskiyeleri açıldı otuz sekiz yıl sonra gelen finali kutlayan ve hakeden Interlilerin üzerine. Hadi biz de görmeye alışığız bu tip eziklikleri yok ışıkları söndürmeler, adam kovalamalar ama uzay takımına yakıştı mı bu eziklik. Bir de resmi siteden "çimlerin sulama zamanları çok hassas ve sistem otomatik çalışıyor"diye açıklama yaparlarsa tam bizden olurlar...


28 Nisan 2010 Çarşamba

Barcelona - Inter Maçının Ardından: Galeri & Videolar

Tarihi zaferden bu akşamlık bulduğum fotoğraf ve videolardan oluşan ufak bir galeri hazırladım. Umarım bu sevinç, Barselona'dan sonra Madrid'de de devam eder. 

Sona eklediğim Mourinho sevinci bana bundan 13 yıl önce yine o statta yaşanan bir olayı hatırlattı. Onun da videosunu en sona koydum.

Fotoğraflar: BBC & Reuters









Bir FM Efsanesi Daha Gerçekleşti: Ricardo Moniz

Genç oyuncuları erken yaşta keşfetmesiyle ün yapan CM/FM menejerlik serilerinde bu sefer yetenekli bir koç önceden keşfedilmiş. Hamburg'un Hollandalı teknik koçu Ricardo Moniz, Bruno Labbadia'nın yerine geçici olarak Hamburg'un başına geçti. Normalde bakıp geçeceğim bu haberin benim için önemli yanı, kovulan Labbadia değil, Hamburg'un düşündüğü isimler arasında olan Fatih Terim hiç değil: bu mülayim suratlı Portekiz isimli Hollandalı koç! Kendisi yıllardır FM serilerinde vazgeçmediğim, tabiri caizse "para mühim değil, yeter ki gel" diyerek gittiğim her takıma da yanımda götürdüğüm Ricardo'm... Hatta kimi zaman asistanım bile yapmışlığım vardır çünkü hem taktik bilgisi hem de oyuncu raporlaması üst düzey olan bir koçtur.

Kaderin cilvesi işte, FM'den yıllar önce keşfettiğim bu koç, Hamburg'a kısa ama son derece kritik bir dönemde hocalık yapacak. 29 Nisan akşamı, Hamburg için tarihi bir akşam: 30 küsür yıl sonra ilk kez Avrupa Kupalarında final oynayabilirler, tabi Hodgson'ın Fulham'ını geçebilirlerse.

Bir tarafta, son gerçek İngiliz takımı Fulham, öbür tarafta da FM'den artık iş ortağım gibi hissettiğim Ricardo'm... Hangi tarafı tutacağıma karar veremiyorum.

Mourinho'dan "Savaş Sanatı"

"Barcelona için Londra, Roma ya da Paris'te bir final oynamak gerçekleşebilen bir hayal olabilir. Ama konu Madrid'te final oynamaya gelince, Barcelonalılar bu konuda saplantılılar. Onlar için Bernabau'da Barcelona ve Katalan bayrakları açmak bir saplantı, bir anti-Madridlilik saplantısı, bunu başarmak için de herşeyi yapacaklardır. O yüzden de özellikle bu akşam hakemin son derece dikkatli olması lazım."
Jose Mourinho, 2010

"Bütün mücadeleler (savaşlar) aldatma üzerine kuruludur"
Sun Tzu, "Savaş Sanatı Bölüm 1"

Bu akşam bir sanatçı ile bir generalin mücadelesine tanık olacağız. Stratejik akıl mı, yoksa estetik akıl mı kazanacak hep beraber göreceğiz. Maçı StarTV'nin yayınlacağı söyleniyor. Umarım son dakika sürprizi olmaz da, yılın maçını rahatça seyredebiliriz. İlk maç için tahminim tutmuştu, umarım ikinci maç için de tahminim tutar da, bence yılın en başarılı takımı olan Inter, hakettiği finale çıkar. 


12 Nisan 2010 Pazartesi

Laws,Gudjonsson ve Burnley


Kariyerinin ilk Premier Lig deneyimini yaşayan teknik direktör Brian Laws,göreve geldikten 3 gün sonra Lancashire ekibi evinde,Arsenal'i ağırlıyordu .1-1 biten karşılaşmanın sonunda Burnley lig sıralamasındaki 13.lüğünü koruyor,Laws da düşme hattından uzak olmanın verdiği rahatlıkla görevine başlıyordu.

Ne var ki Brian Laws'ın rahatlığı uzun sürmedi.Takımının 3 puan alabilmesi için tam 2 ay beklemesi gerekecekti.Göreve geldiğinden beri,7 maçta yalnızca 2 puan alabilmişti,yine de West Ham karşısında ilk kez kazandığı 3 puan dahi onları düşme hattının üstünde tutmaya yetiyordu.Ancak,güzel başlayan Şubat ayının devamını getirememiştiler.Tam iki aydır,3 puan alamıyorlardı ve bu 9 maçlık süreçte sadece 1 puan alabilmişlerdi.Özetle,Burnley'de işler yolunda gitmiyordu.

Geçtiğimiz hafta sonu Hull City'i deplasmanda 1-4 mağlup eden Bordo-Mavililerde işler hala yolunda gitmiyor.Haliyle,eleştirilenlerin başında da Brian Laws geliyor.Göreve geldikten sonra yalnızca iki maç kazanabilmiş olması da elinin güçlü olmadığının dolayısıyla kendini savunmakta zorluk çekeceğinin bir göstergesi gibi.Son olarak oyuncusunun gazabına uğramış Laws.Bu sezon kadroda pek şans bulamayan İzlandalı Joey Gudjonsson tüm takım arkadaşlarının hocasına olan güvenlerini kaybettiğini ve aslında hocanın maçları bir anlamda soyunma odasında kaybettiğini çünkü oyuncuları kendine inandıramadığını belirtmiş.İzlandalı bu açıklamayı 1-6'lık City hezimetinden sonra yapmış fakat Burnley yönetimi Gudjonsson'un açıklamaları hakkındaki soruşturma kararını 1-4'lük Hull galibiyetinin ardından alımış.Sezon sonu kontratı bitecek olan Gudjonsson'a kesilecek ceza henüz belli değil ama bundan daha da önemlisi,eğer geçtiğimiz hafta sonu Burnley Hull City karşısında galip gelemeseydi İzlandalıya aynı yaptırım uygulanır mıydı?Bu sorunun cevabı neredeyse Laws'ın geleceği kadar belirsiz...

Real Madrid 0 - Barcelona 2



Ordaydim...

21 Ocak 2010 Perşembe

West Ham'in Gözü Yeni Olimpiyat Stadında




West Ham'ın yeni patronu David Sullivan, Londra'nın Yeni Olimpiyat Stadına gözünü dikmiş... Takımının Upton Park'dan 2012 Yaz Olimpiyatları için inşa edilen stadyuma geçmesi için çalışmalara başlarken, The Guardian'da sitesinde konuyla ilgili bir anket yapmakta. Şimdilik, oy verenlerin % 66'sı bu taşınmaya EVET demekte. 


Mimarları dünyaca ünlü spor tesislerini tasarlamakla tanınan Populous ve Archigram'ın efsanevi üyesi Sir Peter Cook olan yapı, 2011 yılında bitirilecek. Yapının 25.000 kişilik ana kapasitesine, olimpiyat döneminde kullanılmak üzere yapılan hafif strüktürden ek tribünlerle yaklaşık 55.000 kişi daha eklenecek. Olimpiyat sonrası ise 25.000 kişilik kapasiteye geri dönecek.

Aşağıdaki kesitte, bahsi geçen sabit tribün ile portatif tribünün ilişkisi görülmektedir.


13 Aralık 2009 Pazar

6 Gol Atıp, 5-3 yenilebilmek!



Borussia Mönchengladbach 5 - Hannover 96 3... maçın skoru bu, fakat takımlar ve attıkları gollere bakarsak:

Borussia Mönchengladbach 2 - Hannover 96 6

Hannoverli oyuncular 6 gol atmalarına rağmen bu maçtan mağlup ayrılmayı başardılar ya, bence özel bir ödülü hakediyorlar. Mesela "Reçep Çetin Yaşam Boyu Takozluk Ödülü" olur mu?





30 Kasım 2009 Pazartesi

26 Kasım 2009 Perşembe

31 Ekim 2009 Cumartesi

Daha Geç Kalamazdın!



İskoçya'da çarşamba günü oynanan Insurance Cup çeyrek final maçında, Celtic kaptanı Stephen McManus yaptığı yerinde(!) müdahale yüzünden kırmızı kartla oyundan atıldı. Uzun zamandır gördüğüm, en kötü zamanlamaya sahip kayarak müdahaleydi. İşin garibi, pozisoyonda bayağı geride kalan hakem bu pozisyona önce sarı kart vermeye yeltendi, yardımcı hakemin uyarısı üzerine kaptanı kenara aldı.

Kaptan bu hareketi Old Firm arasındaki bir maçta yapsa ne olurdu acaba? Ya da bizimkiler derbide böyle yerinde(!) müdahalelere girişseler ne olurdu, düşünmek bile istemiyorum....

Bu arada maçı Hearts 1-0 aldı...




29 Ekim 2009 Perşembe

Lyon Haketti...


Lyon, Fransa'nın ortalama klüplerinden biri iken, sadece 10 senelik sürede Fransız Ligi'nin lokomotif takımı haline geldi. Sahadaki başarı tesisleşmeye de yansımış gibi; 60 yıllık stadları Gerland'a elveda demeye hazırlanan Lyon, kendine yepyeni, mimari bir ikon haline gelecek bir stad yaptırmayı düşünmüş. Yeni stadın adı, (le) Grand Stade ve adına yakışır 62.000 kişilik bir kapasiteye ve 350 milyon avro gibi grande bir bütçeye sahip bir yatırım olmuş. Bir aksilik olmazsa açılış tarihi Aralık 2013...

Mimari projelerini spor tesisleri konusunda uzman bir firma olan Populous hazırlamış. Portfolyolarında Galler'deki Milenyum Stadı, Arsenal'in yeni Emirates'i, Bolton'un Reebok Arena'sı olan firma, sadece spor tesisleri yapan ve global ölçekte çalışabilen bildiğim tek firma. "About us" bölümünden aşırdığım fotoğrafları (yukarda), sanırım firmanın vizyonunu gayet net anlatmakta...


Projeye gelince, Lyon kentini bilmediğim için kentsel ilişkileri konusunda bir şey söylemem fakat yapı plastiği olarak hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Son yıllarda artık kabak tadı vermeye başlamış aerodinamik hatlı stadyumlara göre, çatıda kullandıkları sert çizgiler farklı bir tarz yaratmış. Fakat, Allianz Arena'dan beri moda olan "değişken renkli ışıklı kutu" esprisi biraz geç kalmış. Yakında her takımın kendi renklerine göre ışıldayan bir stad istemesinden korkuyorum. Allahtan Newcastle, Juventus, Beşiktaş gibi takımlar hala var; siyah-beyaz'ın bu konsepte işleyeceğinden şüpheliyim, en azından o takımlar kendilerini kurtarır.



28 Ekim 2009 Çarşamba

Guti'den Hareketin Kralı!



Real kaybetti kupa maçında, zaten bloglar bundan uzun uzun bahsetmişler. Ben ise oyundan alınan Guti'nin rakip taraftara yaptığı "güzel hareketi" burada sizinle paylaşmak istedim.





26 Ekim 2009 Pazartesi

Hala "El Nino"



Torres artık koca adam oldu ama, hala üzerindeki çocuk takma adından kurtulamadı. Sanırım çok da kurtulmak istemiyor, dün United'a attığı golden sonraki hali...

Fotoğraf: The Guardian



22 Eylül 2009 Salı

Messi & Rijkaard


"Ona çok şey borçluyum. Bunu şöyle ifade edeyim. Onun için bir yerimi yaralasam, acıyı hissetmem."




14 Eylül 2009 Pazartesi

Ülke Puanı

O gece bu gece... Avrupa'da kalan 3 takımımız için grup maçları başlıyor...

Aşağıda ki tablo 2009 yılını başlangıcında geçerli olan son durum.Bu duruma göre bilindiği üzere 5 takımımız avrupaya gönderdik.Ama önümüzdeki yıl mevcut tabloda ki 04/05 yılına ait puanlar silinecek ve yerine bu yıl elde edilen puanlar eklenerek yeni bir liste hazırlanacak.Buraya kadar herşey basit işte bundan sonra işler birazcık karışacak.Öncelikle önümüzdeki sene kimlere geçebiliriz bir göz atalım.


# country 04/05 05/06 06/07 07/08 08/09 ranking teams
1 England 15.571 14.428 16.625 17.875 15.000 79.499 9
2 Spain 12.437 15.642 19.000 13.875 13.312 74.266 8
3 Italy 14.000 15.357 11.928 10.250 11.375 62.910 8
4 Germany 10.571 10.437 9.500 13.500 12.687 56.695 8
5 France 11.428 10.812 10.000 6.928 11.000 50.168 7
6 Russia 10.000 10.000 6.625 11.250 9.750 47.625 4
7 Ukraine 8.100 5.750 6.500 4.875 16.625 41.850 4
8 Netherlands 12.000 7.583 8.214 5.000 6.333 39.130 6
9 Romania 5.500 16.833 11.333 2.600 2.642 38.908 7
10 Portugal 8.166 5.500 8.083 7.928 6.785 36.462 7
11 Turkey 5.375 4.000 6.100 9.750 7.000 32.225 4
12 Greece 6.166 3.333 4.666 7.500 6.500 28.165 4
13 Scotland 4.750 4.250 6.750 10.250 1.875 27.875 4
14 Belgium 6.125 5.500 4.700 4.500 4.500 25.325 4
15 Switzerland 2.625 9.375 4.100 6.250 2.900 25.250 5


Hemen üstümüzde ki Portekiz'in 8.1 puanı silinecek ki bu son 5 yılda elde ettikleri en yüksek puanlı sezon dolayısıyla onlar bu sene iyi bir yıl geçiremez iseler yerlerini korumaları zor.Romanya'nın ise 05/06 ve 06/07 sezonlarının bir rüyaya dönüşmesi sonucu o sezon punaları silinene kadar yani önümüzdeki 2 yıl boyunca yeri sağlam gibi ama sonrasında görünen çok hızlı bir düşüleri olacak gibi.bence Portekiz ile birlikte asıl hedefimiz olan diğer ülke Hollanda onlar tam 12 puan yitirecekler ki bunu yerine koymaları oldukça zor.Daha yukarılar ise açıkca hayal gözüküyor bizim için aşağıya bakarsakda oldukça rahat durumda gibiyiz onun için felaket senaryosu yazmadan bu sene ki mevcut duruma bir göz atalım

Aşağıda ki tablo her 2 kupada da elemeler bittikten sonra kazanılan puanları gösteriyor.Tabi ki ön eleme oynamayan ya da az oynayan ülkeler daha az puan alabildiler fakat bu sene uygulana bonus puan uygulaması ile en azından 0 puan da değiller.Elbette Maçlar başlayınca işler çok değişecek.



1 Israel........................ 5.000
2 Austria..................... 3.875
3 Cyprus .................... 3.500
4 Switzerland............. 3.500
5 Spain 8.................... 3.500
6 England................... 3.357
.
.
.
11Ukraine................. 3.000
12Netherlands.......... 2.916
13Türkiye................. 2.800
.
.
30Portugal..............1.666

Kısaca puanlamaya anlatacak olursak ön elemelerde her galibiyet 1 her beraberlik 0,5 puan olarak katkı yaptı ülkelere.Bu toplanan puanlar ise o ülkeden katılan takım sayısına bölünerek ülkenin bu sezonki mevcut ülke puanı ortaya çıktı.Örnekleyecek olursak.Bakınız Türkiye:

Cup qW qD qL #W #D #L Bonus Points Average
13
Türkiye 5 teams

8 4 4 0 0 0 4 14.0 2.800
14 Galatasaray EL 4 2 0 0 0 0 0 5.0 not out
22 Besiktas CL 0 0 0 0 0 0 4 4.0 not out
57 Fenerbahçe EL 2 2 0 0 0 0 0 3.0 not out
130 Trabzonspor EL 1 0 1 0 0 0 0 1.0
165 Sivasspor EL 1 0 3 0 0 0 0 1.0

Beşiktaş'ın direk şampiyonlar ligine katılması ile 4 puan Galatasaray'ın 4 galibiyet 2 beraberliği ile 5 puan Fenerbahçe'nin ise 2 galibiyet 2 beraberliği ile 3 puan aldık.Sivas ve trabozn ile ne yazık ki sadece 1'er puan alabildik ve toplam puanımız şuana kadar 14 oldu.Bu puan ise toplam takım sayımız olan 5'e bölünerek 2.8 yaptı ki silinecek olan 04/05 sezonun 5.3 puanı yerine şu ana kadar 2.8 puan
topladık.

Gelelim bundan sonra ki durumu ve biraz fantesi kurmaya.Öncelikle orta seviyeler için iyi bir sezon demek bence ortalama 8+ puan demek.BU 5 takımla katılan bir ülke için ise toplam 40 puan anlamına geliyor.Şuana kadar toplam puanımız 14 olduğuna göre geriye 26 puan kalıyor. şimdi gelelim hesap kısmına 3 takımımız gruplarda toplam 18 maç yapacak her galibiyet 2 her beraberlik 1 puan demek.birde bonus puanlar ver ki bunun için şampyonlar liginden grupdan çıkmak yada avrupa liginde en az yarı final oynamak gerekli.Açıkcası Beşiktaşın grupdan çıkma ihtimali diğer 2 takımımıza göre oldukça düşük bir ihtimal ama Beşiktaş'ın şu ana kadar aldığı 4 puana 3-4 puan ekleyebilmesi bence gerçekci bir hedef.Öte yandan avrupa liginde 2 takımımızda mutlak gruplardan çıkmalı ve bir tanesi en az yarı final oynamalı ki bu hedef tutabilsin..

Son olarak neden olmasın bir final daha diyorum....