evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2010 Salı

Evlilik Haberi ve GRİP


6 Haziran pazar günü ağabeyim ve Tuğba dünya evine girdiler. Kınaydı, kuafördü, fotoğraftı, nikahtı, yemekti derken ben perişan oldum. O günleri tek tek detaylandırmaya hiç gerek yok. Herkesinki gibiydi. Çok güzel ve çok yorucuydu. 

Koşuşturma ve telaş şimdilik duruldu. Ama benden geriye de bir şey kalmadı çok şükür. İki gündür kendime gelemedim. Tansiyonum yerlerde sürünüyor. 

Uykusuz günlerin acısını dün 2'ye kadar uyuyarak çıkarttım. Ama kolumun kanadımın kalkmamasının aslı nedenini bugün fark edebildim. Koşuştur, terle, rüzgar çarpsın, terin üstünde kurusun, yeme, içme, sonuç : GRİP.

Alternatif tıp devreye girdi. Bakalım ne zaman beni ayağa kaldırır. Şimdilik bu kadar. Herkese selamlar. 

Darısı bütün bekarların başına :))

11 Mart 2010 Perşembe

Erkeklerden ideal kadın tarifi


Değişen hayat şartları sadece kadınları değil, erkekleri de zengin sevgili bulmaya itiyor. Son dönemlerde erkekler de kadınlar da para, kariyer, güzellik, kültür gibi özellikler arıyor.. İşte modern erkeklerin yeni sevgili profilleri.. 

Samanlık artık seyran değil.. İş hayatında kadınların da önemli rol oynayan kadınlar erkeklerin beklentilerini değiştirdi.. Şimdilerde erkekler olanakları iyi, kariyer yaşamında yeni kapılar açacak, yeni fikirlerle iş yaşamını destekleyecek kadınlar arıyor. Erkekler de artık dar gelirli bir hayat sürmek için evlenmek istemiyor.

Bir yastıkta kocanmıyor..
Değişen hayat koşulları çekirdek aileyi tehdit ediyor. Kent yaşamının getirdiği zorluklar, ekonomik sorumluluklar çiftlerin ilişkilerini yıpratıyor. Hiçbir ilişki eskisi gibi yaşanmıyor ve çiftler daha fazla dayanamayıp boşanıyor.


Kadın başarılı olmalı..
Erkekler kariyer sahibi, başarılı kadınlarla birlikte olmak istiyor. Hırslı ve işteki istekleri daha yüksek bir kadın onların hayata daha iyi bakmalarını sağlıyor. Çalışmak istemeyen kadınlar erkeklere göre hayatın yükünü tek başına taşımalarına neden oluyor ve ilişkinin sonu ayrılık oluyor. 


Malı, mülkü olsun..
Eskiden fakir ama gururlu olmakla yetinen erkek ve kadın artık gelecek kaygısı yaşamamak için evi, arabası veya dünyada çakılı bir çivisi olmasını istiyor. Erkekler malı mülkü olan kadınlar arıyor.

Güzel ve bakımlı olsun..
Erkekler kendine yeten, çalışan, bakımlı ve güzel bir kadın istiyor. Kilo almıi, cildi kırışmış kadın istemiyor.
Erkekler beyaz atlı prens olmak istemiyor..
Erkekler artık beyaz atlı prens gibi hareket edip tüm dünyayı kurtarmak istemiyor. Sevdiği kadınla eşit şartlarda yaşamak, hayatın ağır yükünü eşiyle paylaşmak istiyor.

26 Şubat 2010 Cuma

Evliliğinizin katilini öğrenin!

Birçok evliliğin bitmesinin nedenlerinden biri de cinsel istek azlığı...

Bu sorunun arkasında ise ergenlik döneminde aile ve çevreden görülen baskı geliyor... Sonuç ise mutsuz evlilikler...

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Memorial Hastanesi’nden Uz. Klinik Psikolog Ayşe Elif Orhon, kadın cinsel işlev bozukluklarından biri olan “istek azlığı”nın en çok bilinen kadınsal cinsel bozukluk olan “vajinusmus”tan da daha sık görüldüğünü söyledi.

Cinsel birleşmeye engel olmadığı için kadınların tedavi için başvurmadığını ifade eden Orhon, ancak bu durumun çiftin ilişkisini olumsuz etkilediğini kayeddit.

Yanlış evlilikler

Diğer tüm cinsel işlev bozukluklarında olduğu gibi cinsel istek bozukluğunun da fizyolojik ve psikolojik birçok nedeni bulunuyor. Çoğu durumda bu nedenler bir arada rol oynayarak hastalığın ortaya çıkışına sebep oluyor. Ayşe Elif Orhon hastalığın ortaya çıkmasındaki etken faktörleri şu şekilde sıraladı:

• Psikoseksüel gelişim aşamalarında ortaya çıkan aksaklıklar
• Erken çocukluk dönemine ait bilinçaltı çatışmalar
• Cinselliğe dair gerçeküstü ve hatalı beklentiler
• Cinselliğe dair edinilmiş hatalı bilgiler
• Hatalı öğrenilmiş davranışlar
• Utanç, suçluluk, günahkârlık duygularına kapılma
• Cinselliğin yasaklandığı tutucu ve katı ahlak kurallarının bulunduğu toplumlarda yetişme
• Evlilik problemleri ve çatışmaları
• Eşler arası uyumsuzluk
• Eşlerin ikisinden birinde cinsel yaşamı olumsuz yönde etkileyen psikiyatrik bir hastalığın bulunması (depresyon gibi)
• Kişinin kendi bedenine, özellikle cinsel organlarına dair olumsuz düşünceler içerisinde olması

Her şey ergenlikte başlıyor

Cinsel istek azlığı ergenlik döneminden itibaren başlar ve tedavi edilmediğinde yaşam boyu devamlılık gösteriyor. Özellike katı ve tutucu toplumların bu cinsel işlev bozukluğunun ortaya çıkışında büyük etkisi bulunuyor.

Çok küçük yaşlardan itibaren uygulanmaya başlayan cinsel yasak ve baskılar kişilerin cinsel güdülerini bastırmasına ve zamanla cinselliğe ve kendi bedenine yabancılaşmasına neden oluyor.

Bazı durumlarda ise önceleri bir problem yokken sonradan cinsel istek azlığı ortaya çıkabiliyor. Ayşe Elif Orhon bunun nedenlerini ise şöyle sıraladı:

• Kronik hastalıklar
• Kişinin kullandığı ilaçlar
• Alkol kullanımı
• Uyuşturucu madde kullanımı
• Menapoz
• Emzirme dönemi
• Psikiyatrik bozukluklar
• Eşler arası çatışmalar
• Kişinin cinsel bir travma yaşamış veya cinsel şiddete maruz kalmış olması

Tedavisi var mı?

Orhon, cinsel istek azlığının tek ve geçerli tedavi yönteminin cinsel terapi olduğunu söylüyor ve ekliyor "Cinsel istek azlığı yaşayan kadınlar uzmana başvurmadığı ve tedavi edilmediğinde yaşayacakları haz deneyiminden vazgeçmiş olurlar ve partnerleriyle ilişkileri ciddi şekilde etkilenir. Bunun nedeniyse cinsel ilişki çiftler arasındaki bir iletişim ve yakınlaşma şekli ve sürecidir. Bu süreçte meydana gelen aksaklıklar hem bireyi hem de çiftin ilişkisini olumsuz yönde etkileyip sekteye uğratabilmektedir."

Cinsel işlev bozukluklarının hepsinde olduğu gibi cinsel istek azlığı da çiftin ortak yaşadığı bir problem ve terapiye iki kişinin de katılımını gerektiriyor. Dolayısıyla terapide partnerin eşlik etmesi, destekleyici bir tutum içerisinde olunması büyük önem taşıyor.