14 Ekim 2008 Salı

Blog Action Day 2008 - Yoksulluk


ibrahim Sadri - Kirmizi Araba
Yükleyen sayit

Biliyorum ki anne-baba olanlarınız varsa aranızda kalbinizde bir sızı olucak işçi süleymanın acısı.
Ve aslında ben satırlarca yazsamda şiirin yaptığı etkiyi yapmicak.Ben anne olunca öğrendim ki,insan eğer yaşamak için bir sebep sadece bir sebep arasaydı kendine evladının gözlerinin içine bakması yeterli olurdu.Bütün malınızı,sağlığınızı,canınızı,kanınızı,nefesinizi istesin de vereyim diyosunuz anne olunca.Eminim ki babalık da böyle bişey.İşten eve dönerken belki son minibüs paranızı onun sevinç çığlığına verebilirsiniz hiç düşünmeden.Yaşam artık "onun için yaşamak"olur herşeyden önce.
Düşünün ki nefesinizi söküp vereceğiniz çocuk sizden arkadaşının yediği yemekten istiyo.Ama alıp yapıcak paranız yok.Arkadaşının ayakkabılarını gösterip ağlarken,çaresiz başka masallar anlatıyosunuz.O arkadaşının ayakkabıyı eskitip,ucunu patlatıp,kenarını yırtıp bir maçta yenisini istediği zaman annesinden,annesinin size vermesi için dua ediyosunuz.Biraz mırıldanır çocuğunuz ama siz bi güzel yıkar diker yeni olmasa da yeni gibi yaparsınız ayakkabıyı.Hem bu ay daha fazla temizlenicek ev bulursanız yenisini de alırsınız evladınıza.
Ne zaman bu kadar hissiz aç gözlü insanlar olduk bilmiyorum.Ne zamandır Rabbena Hep Bana der olduk.Eskilerimizi bile vermeye korkar olduk.Malımıza,mülkümüze,paramıza hayatımızı sıkı sıkıya bağlar olduk ne zaman?Ben yoksulluk görmedim çok şükür.Ama yoksul bir aileden geliyorum.Dedem zamanının hatırı sayılır zenginlerindenmiş.Dedem ve amcamın yaptığı silahlar konuşulurmuş heryerde.Babam ben silah yapmak istemiyorum okumak istiyorum diyince evlatlıkdan reddetmiş.Yatılı okullarda kalmış hocalarının yardımıyla okumuş.Bazen anlatır arkadaşlarının aça aça minick olmuş kalemlerini çöpe atınca nasıl gidip aldığını,onlarla yazıp,okuduğunu.Daha sonra hocaları elinden tutmuş ihtiyaç olduğu zaman çağırmışlar öyle öyle okumuş mesleğini eline almış.4 tane çocuğu olmuş iki meslek yapmış.Annemle beraber canla başla çalışmışlar çocuklarını büyütmüşler,yetiştirmişler çok şükür.Zeytinin bizim evde özel bir yeri vardır.Annem,babam ve iki ablam için.O zamanlar babam zeytini bakkalın gazeteden yaptığı küçük külahlar içinde alırmış.Ablamlara da "yarım yiyin midenizi yakar"dermiş çabuk bitmesin diye.Ablamların arasında bir yaş var ikisi de çocuk o zamanlar.Korkar yarım yarım yerlermiş zeytini.Kardeşim ve ben zeytinin çeşit çeşit olduğu zamanı gördük soframızda.Ben bir anneyim şimdi ve onları daha iyi anlıyorum artık.
Babam bazı akşamlar eve geldiğinde anneme,"kızlara ikişer kat kıyafet ayır gerisini yıka,ütüle paketle öğrencilere götürücem,eski olmasın sakın"derdi.Annem kıyafetleri toplarken ablamlar ağlarlardı "daha giymedik bile biz" diye.Daha çok küçüktüm ben ve biz yeni yeni durumumuzu toparlıyoduk.Evimizin tam karşısında MEB in kız yurdu vardı.Haftada en az iki kere ordan öğrenci kızlar misafir olurlardı soframıza.Onların olmadığı zaman üniversiteli öğrenci abilere büyükce sofralar dizilirdi.Cerrahpaşa çocukda okuyan bir abiye ingiltereden eğitim için davetiye gelmişti birgün.Akşam babam eve aldı geldi abi ağlıyo "hocam bu benim hayatımın fırsatı ama bilet param yok gidemicem"diye.Annesi,babası Konya'da karşılayacak durumları yok.Ağbi ağlıyo babam ağlıyo.Ağbi evden ayrılırken babam yarın akşam gel sen bize gene dedi.Ertesi akşam abi geldiğinde yemekten sonra oturdular."gidiyosun Fahrettin al bu bilet paran sen okicaksın,bu da harçlık sana yüzümü kara çıkarma oğlum"dedi.Fahrettin abi babamın ellerine kapandı "Hem hocamsın,hem anamsın,hem babamsın"diye ağlıyo.O ağlıyo babam ağlıyo yerde oturmuş izleyen ben ağlıyorum.Benim babam imam.Kendi memur maaşından çekmiş ogün,cemaatini dolaşmış Fahrettin abi için para toplamış.O gittikten sonrada anneme bu ay biraz sıkışıcaz ona göre dedi.
Fahrettin abi şimdi büyük bir sağlık şirketleri topluluğunun kurucusu ve yöneticisi.Babamın burs verdiği diğer 3 tane öğrencisiyle birleşip sağlık şirketi oluşturdular.İstanbul'un en iyi hastanelerinden 4'ünü onlar kurdular ve yönetiyolar.Babam benim maaşım bana yetmiyo diye açgözlülük yapmadı hiç bir zaman.En kötü zamanlarda bile Allah'ın kendine verdiğinden o da başkalarına verdi.Arkadaşlarının çöpe attığı kalemlerle okuyan çocuk memur oldu.Jelatin kesti kazandığıyla esnaflardan birinin dükkanında küçük bir tezgahta kendi mallarını sattı.Daha sonra kendi dükkanını açtı,kendi konfeksiyonunu açtı vs vs.Ama hiçbir zaman "onlar malarından verdikleri zaman kendilerini zararda görürler" ayetindekilerden olmadı.Annem hiçbir zaman onlara vericeğine eve şunu al,ben bunu giymek isterim demedi.Ve babam 2,3,5,10 derken sayıları devamlı artan üniversiteli gençlere burs yetiştirebilmek için vakıf kurdu.Yüzlerce burs verdiği öğrencileri var.Ve yüzlerce okumuş mesleğini eline almış,Türkiye'nin bir çok şehrinde görev yapan öğrencileri var.Babam hala onlarla konuşurken,gelen mektupları okurken ağlar.Öğrencilerinin babama hocam diyişlerini gördükçe babamın sevgisi kalbime,yere göğe sığmıyo.Böyle bir adama layık olamadığımı düşünürüm hatta.Babamın çeyreği olmak isterim hep.
Ben de şimdi elimden geldiğince yardımcı oluyorum çevreme.Birilerine el uzatmak için açlıktan ölüyo vaziyetine gelmeleri gerekmediğini biliyorum.Hayat şartlarının dengesizliğini,canı çıkana kadar çalışıp eve bir kuru ekmek götürenin yanında,onun yarısı kadar yorulmayıp cebinde iki tane o işçiyi çıkarıcak parası olanın aynı yollarda yürüdüğünü biliyorum.Önce ailemden sonra komşumdan meshul olduğumu biliyorum.Bana verilenin mutlaka paylaşılıcak miktarı olduğunu biliyorum.İstiyorum ki ben babama-anneme nasıl hayransam,nasıl onun yarısı olabilsem diyosam benim çocuklarımda beni böyle görsün.Çocuğumun "öyle pintidir ki çöpünü vermez kimseye lanet olasıca" diye hatırladığı,utandığı bir anne olmaktan korkuyorum.Ben nasıl çocuklarıma yetiyosam başka annelerde yetsin istiyorum.
Hiç bişey yapamıyomusunuz.Evde bir kumbara yapın kendinize.Bozuk para kumbarası.Marketten,pastaneden,ordan burdan cebinizde şangır şangır öten bozuk paraları atın kumbaranıza.1 milyon,500bin gözünüze çok geliyosa 100liraları atın.Bir süre belirleyin ve bir amaç.Mesela 6 aylık bir süre biçin.6 ay sonra burdan çıkan parayla bir çocuğa kazak alınıcak diyin.Veya mahallenizdeki ihtiyacı olan bir eve erzak.Bunu da mı yapamadınız.Çantanızda çikolata,şeker gibi bişey taşıyın.Ama mutlaka taşıyın.Sizin küçümsediğiniz çikolatanın parasını çocuğunun eksiğini almak için kenara koyan biriktiren evler var.O evlerin çocuklarına verin çantanızda ki çikolatayı,şekeri.Ve ne olur unutmayın,birinin ihtiyaçlı olması açlıktan ölüyo olması demek değil.
Bu sene blog hareket günü konusu yoksulluktu.Tüm dünyada blogcular bugün kendilerince yoksulluk adına bişeyler yapıcaklar.Kimisi yazı yazıcak benim gibi,kimisi ingilizce olan canlı yayında yoksulluk adına kelamlar edicek,kimisi çizicek,kimisi reklam gelirini bağışlicak.Herkes elinden geleni yapıcak kısacası.Siz de umarım bu yazıyı okuduktan sonra en azından düşünürsünüz.Daha sonra harekete geçerseniz de ne mutlu size,bize tüm insanlığa :)


12 Ekim 2008 Pazar

9-12 ay bebeklerin gelişimi

MOTOR GELİŞİMİ

¨ Yerde uzun süreli oturabilir,

¨ Yatar konumdan oturur pozisyona geçebilir,

¨ Emekler ya da kalças
ı üzerinde kendini sürükleyerek ilerler,

¨ Koltuk gibi bir desteğe tutunarak ayağa kalkıp tekrar oturabilir,

¨ Emekleyerek merdivenlerden yukar
ı çıkabilir,

¨ Tek başına desteksiz yürüyebilir,

ALGISAL GELİŞİMİ

¨ Oyuncaklarını bilerek düşürür ve yere düşüşlerini izler,

¨ Çevresinde ilgisini çeken şeyleri işaret parmağıyla gösterir ve ister,

¨ 6m’den veya daha uzaktan kendisine do
ğru gelen tanıdığı kişileri ayırt edebilir,

¨ Her iki elini serbestçe kullanabilir,

¨ Üç parmak kavray
ışıyla her iki elinde küpler tutabilir,

¨ Kendi ismini bilir ve seslenildiğinde doğru yöne döner,

¨ Günlük konu
şmalarda kullanılan çeşitli sözcükleri anladığını belli eder,

¨ Kendisinden istenilen bazı nesneleri yetişkine verebilir. Örn. top,ayakkabı,kaşık vb.

DİL GELİŞİMİ

¨ Seslerin sayı ve çeşitlerinde gelişme görülür,

¨ Gerçek sözcüklerin yerine semboller geliştirerek onları kullanır. Örn. su için du , araba için düt, tren için çuf çuf gibi,

SOSYAL GELİŞİMİ

¨ Kendi kaşığını tutabilir ama henüz kullanamaz,

¨ Giyinirken kolunu ve bacağını uzatarak giydirene yardımcı olur,

¨ Kendisine gösterildi
ğinde küplerini kutunun içine koyup çıkarabilir,

¨ Tanıdığı yetişkinin kendisini görebileceği ve duyabileceği bir yerde bulunmaktan hoşlanır,

¨ Tanıdıklarına sevgi göstererek yaklaşır,

¨ ‘Güle güle’ anlamında el sallayabilir

BİLİŞSEL GELİŞİMİ

¨ Yeni araçlar keşfeder,

¨ Kendi kendine yemek yeme denemelerine girişir,

¨ Tekrarlanan hareketlerde de
ğişiklikler yapmaya başlar,

¨ Deneme yanılma yollarını basit olarak kullanabilir.

Yazının Kaynağı Fatma Eren

6-9 ay bebeklerin gelişimi

MOTOR GELİŞİMİ

¨ Desteksiz olarak 10-15dak oturabilir,

¨ Dengesini yitirmeden yerde duran oyuncağını almak için öne doğru eğilebilir,

¨ Yerde yuvarlanarak bedenini bir yandan diğer yana döndürerek ya da kıvrıla kıvrıla ilerler,

¨ Emeklemeye çalışır,

¨ Desteği tutarak ayağa kalkabilir ancak tekrar yere oturamaz, geriye doğru düşüp yere çarpar,

ALGISAL GELİŞİM

¨ İnsanlara, nesnelere ve çevresinde olup bitenlere görsel açıdan büyük ilgi duyar,

¨ İşaret parmağını kullanarak daha uzaktaki nesneleri gösterebilir,

¨ Oyuncağını durduğu yerden alır ama kendi istemiyle yere koyamaz,

¨ Bir bölümü gizlenmiş oyuncağını bulabilr,

DİL GELİŞİMİ

¨ İlgi çekmek için bağırır,

¨ ‘Hayır’ ve ‘güle güle’ sözlerini anlar,

¨ Oyunumsu sesler ç
ıkararak yetişkinleri taklit edebilir,

¨ Tek heceli sözcükleri sıkça kullanır

¨ Müzik oyunlar
ı oynayabilir; basit hayvan seslerini taklit eder. Örn. ‘möö’, ‘miyav’, ‘havv’ gibi,

¨ ‘Baba’, ‘dede’ gibi heceleri birleştirebilir,

SOSYAL GELİŞİMİ

¨ Yabancılarla tanıdık kişiler arasında belirgin bir biçimde ayrım yapar, ¨ Kızdığında ya da herhangi bir şeye karşı koyduğunda bu durumdan hoşnutsuzluğunubelirten sesler çıkartır,

¨ Çıngırağını sallayarak veya masaya vurarak zil çalma eylemini taklit eder,

BİLİŞSEL GELİŞİMİ

¨ Nesnenin sürekliliğini anlar,

¨ Saklanmış olan nesneleri aramaya başlar

¨
İlk kez tümüyle zekalı davranışlar gösterir,

¨ Amaçlı eyleme geçer; engeli kaldırmak ya da yolunu değiştirmek gibi.

Yazının Kaynağı Fatma Eren

3-6 ay bebeklerin gelişimi

MOTOR GELİŞİM

¨ Sırtüstü konumdayken ayaklarına bakmak için başını kaldırabilir,

¨ Destekle oturur ve çevresine bakmak için başını bir yandan öbür yana çevirebilir,

¨ Bacaklarını birbiri ardına hareket ettirerek güçlü tekmeler atabilir,

¨ Yüzükoyun durumda sırtüstü konuma; sırtüstü konumdan yüzükoyun duruma geçebilir,

¨ Sert bir zeminde ayakta tutulduğunda ağırlığını ayaklarına verip etkin bir biçimde aşağı yukarı zıplar,

ALGISAL GELİŞİM

¨ Gözler birlikte hareket eder,

¨ 15-30 cm yakınlığındaki nesnelere dikkatle bakar ve aynı anda onları tutabilmek için ellerini uzatır,

¨ 3m uzaklıktaki topların yuvarlanışını izler,

¨ Oyuncağını bir elinden diğerine geçirebilir,

¨ Avuçlarıyla kavrarken bütün elini kullanır,

¨ Anlamlı bir ilgi ve dikkatle yetişkinin odada yaptıklarını izler

¨ Hangi sesin kime ait olduğunu bulabilir,

DİL GELİŞİMİ

¨ Şarkımsı ya da tek ve iki heceli ifadelerle hoş ve uyumlu sesler çıkarır,

¨ Kendi kendine neşe çığlıkları atar,

¨ ‘Ba da’, ‘ba ga’ gibi iki sesli sözcükleri ayırt eder,

SOSYAL GELİŞİM

¨ Bu dönemde eline aldığı her şeyi ağzına götürür,

¨ Kendisine çıngırak verildiğinde hemen elini uzatır ve ses çıkarması için anlamlı birbiçimde sallamaya başlar,

¨ Yabancılara yakın davranır ama zaman zaman özellikle annesi yanında olmadığında hafif bir utangaçlık ve endişe gösterebilir.

Yazının Kaynağı Fatma Eren

0-3 ay bebeklerin gelişimi

MOTOR GELİŞİMİ

¨ Yeni doğan bebek karnından tutularak havada tutulduğunda başı öne düşer,

¨ Beşikten kaldırıldığında baş desteklenmezse gevşek kalır ve düşer,

¨ Yüzükoyun b
ırakıldığında başını sağa ya da sola çevirebilir,

¨ Kol ve bacaklarında ani hareketler ve duruş değişiklikleri gösterir,

¨ Oturur konuma geçirilmeye çal
ışıldığında başı belirgin bir biçimde geride kalır,

¨ Avuçlarında ve elinin tamamında yakalama refleksleri görülür,

¨ 1.ay
ında çenesini yerden ve yataktan kaldırabilir,

¨ 2.ayında yakınındaki nesnelere uzanır,

¨ Kollarını simetrik olarak sallayabilir,

¨ Başı çok az geride kalır ya da hiç kalmaz,

¨ Yüzükoyun konumda önkollarından destek alarak başını ve üst göğsünü iyice yukarı kaldırabilir,

ALGISAL GELİŞİMİ

¨ Yeni doğan bebek görme alanı içindeki parlak cisimleri fark edebilir,

¨ Yeni doğan bebek anne sesini diğer seslerden ayırt edebilir,

¨ Yeni do
ğan bebek sese tepki verir ve başını sesin geldiği yöne çevirebilir,

¨ Yeni doğan bebek dört basit tadı(tatlı, ekşi, acı, tuzlu) algılayabilir,

¨ 1-2 haftal
ık bebek annesinin ten kokusunu diğer kokulardan ayırabilir,

¨ 3.haftadan itibaren meme emerken annesinin yüzünü incelemeye başlar,

¨ 2.ay
ında annesinin yüzünü diğer yüzlerden ayırabilir,

¨ Yavaş hareket eden bir nesneyi takip eder,

¨ 2.ay
ın sonunda sadece annesinin memesini emer,

¨ 3.ayında objenin nerede olduğu ile değil ne olduğu ile ilgilenir,

¨ Çevresine bakabilmek için ba
şını amaçlı olarak çevirir,

¨ Yüzü önünde kendi elleri ve parmaklarıyla oynar,

¨ Kendisiyle konu
şulduğunda bazen de yalnızken zevkle kendi kendine sesler çıkarır,

¨ Sesin kaynağını aramak için başını sağa sola hareket ettirebilir,

DİL GELİŞİMİ

¨ Yeni doğan bebek ağlarken, kısa ve derin soluklar alırken konuşmanın temelini oluşturur,

¨ Ağlama sırasında seslerin çıkarılması için gerekli çene ve dil hareketlerini tekrarlayarak ses ve solunum düzenleme becerisi kazanır,

¨ 2.ayın sonundan itibaren daha az ağlamaya başlar,

¨ Rahat ve hoşnut durumlarında kumru gibi sesler çıkarır,

SOSYAL GELİŞİMİ

¨ Yeni doğan bebeğin yüz ifadesi belirsiz ve anlamsızdır,

¨ 5-6 haftalıkken sosyal gülümseme ve tepki biçimindeki sesli ifadeleri gelişir,

¨ 3. aya doğru tanıdık durumlara tepki vermeye başlar. Yemek, banyo, vb. gibi faaliyetlere ilişkin hazırlıkları fark eder ve tepki verir.

Yazını Kaynağı Fatma Eren

11 Ekim 2008 Cumartesi

Oyuncak Müzesi

Geçenlerde Kuzenlerle birlikte bu harika mekana yani Sunay Akın'ın kurmuş olduğu mekana gittik.Sunay Akın gerçekten harika bir projeye imzasını atmış.Fikir, consept süper.Tarih içinde geçtiğimiz son 100 yılda Almanya ağırlıklı olmak üzere pek çok ülkede üretilmiş oyuncakları müzesinde yani kendisine ait olan ata yadigarı bu köşkte sergiliyor.Çocukluğumuzda oynadığımız oyuncakları tekrardan görüp hatırlamak bizi hem hüzünlendirdi hemde geçmişe götürüp neşelendirdi.Herkese tavsiye ederim oyuncak müzesini mutlaka ziyaret edin.Bu arada keşke böyle bir köşkte yaşasam böyle bir evim olsa demeden de edemedim.Mekan,bahçe herşey çok güzeldi.Ayrıca teo dedeyi ve yaptığı ahşap oyuncaklarıda çok sevdik.Teşekkürler Sunay Akın....













9 Ekim 2008 Perşembe

el yapımı pullu şakira kemeri


el yapımı pullu şakira kemeri

şişle dantel modelleri



şişle dantel modelleri

yuvarlak dantel sehpa örtüsü modelleri



yuvarlak dantel sehpa örtüsü modelleri

2009 yeni dantel örnekleri modelleri




2009 yeni dantel örnekleri modelleri

sarı laleli dantel sehpa örtüsü modeli


sarı laleli dantel sehpa örtüsü modeli

Motifli güler erkan dantel mutfak takımı modeli


Motifli güler erkan dantel mutfak takımı modeli

Gelincikten sehpa örtüsü modeli


Gelincikten sehpa örtüsü modeli

askılı kolay kazak ve örgü panço modeli




askılı kolay kazak ve örgü panço modeli

7 Ekim 2008 Salı

Köz Kırmızı Biber Salatası

Artık biliyosunuz ki fotoğraf makinem yok :) Alıcam ama ne zaman belli değil çünkü beni onikiden vuran bir fotoğraf makinesi de yok henüz :)) Cep telefonuyla çekilmiş bir fotoğraf kendisi görüntüden de anlayacağınız gibi :) Netliği iyi olmasada hazır çekmişiz salatayı tarifini ekliyeyim bari dedim :) İlerde birgün değiştiririm fotoğrafı nasılsa :)Ben aslında pek sevmem kırmızı biberi(açıkcası biberin hiçbir rengini hiçbir halini sevmem :D ) Gördüğünüz gibi benim için daha çok yenilebilir bir hal alsın diye kornişon turşuyu bastım salataya :))) Tarif çok kolay yazın kırmızı biber közleyip atanınız varsa dondurucuya hele de ohooo 2-3 dklık iş :))
Malzemeler:
1 kg kırmızı biber
150 gr kornişon turşu
1 büyük kutu mısır konservesi
2 adet havuç(ben kullanmadım)
zeytinyağı,tuz,limon
Hazırlanışı:
Biberleri fırında veya ocakta közlüyoruz.Biberler ılınınca kabuklarını soyuyoruz.Havuç olmadığı için ede ben kullanmadım ama siz kullanmak isterseniz havuçları soyup julyen doğrayın.(kibrit çöpünden biraz daha kısa ve biraz daha kalın)Közleyip soyduğumuz biderleri de kalın jülyen şeklinde doğruyoruz.Kornişonu da halkalar halinde doğruyoruz.Salata kasesine mısırında suyunu süzdükten sonra hepsini döküyoruz.En son yağ,limon ve tuzunu da atıp bir iki harmanladıktan sonra servis yapıyoruz.

2 Eylül 2008 Salı

Seri Katil Modu!

İnatla zorluyorlar birileri.Çok sabırlıyım evet ama bıçak da kemiğe dayanalı çok oldu.Kemiği oymaya başladı hatta daha ne kadar dayanır içimde ki seri katil ruhlu yaratık bilmiyorum.Doktorun da beni kafaya aldığını düşünmeye başladım.6. hapı içicem ama hala kesinlikle pozitif düşünemiyorum.Zaten en başından beri hapın düşüncelerimi değiştireceği yönünde koca koca şüphelerim vardı.Böyle giderse doktoru da listeme eklemek zorunda kalıcam.Şaka şaka içimdeki seri katil aynı soydan olanları biçmeye programlı diğer adem evlatlarına sevgi besliyoruz :) Dün çocuklar uyurken sigara böreği sararyım dedim börekleri sararken gözümün önüne testerenin,karın deşen jackin,hannibalın,fleet sokağının şeytan berberi filminin en kanlı,en kesmeli doğramalı sahneleri geldi.Sonra onlardan esinlenerek kendime kısa bir film çektim hayalimde.(ilaç işe yaramıyo demiştim).Bugün benim bu hallerimden habersiz olan katli vacip,hatta farz,hatta ve hatta katline 100 şehit sevabı verilicek olan yaratıklar gene sinir sistemimi yüksek gerilim hattına çevirdiler.Korkuyorum böyle giderse bu saydığım filmlerden ortaya karışık bi yaratık çıkıcak.İşte o zaman tarihin en büyük vahşetine şahit olacak millet.
Not:Korkmayın zararsızım hahaha
(korkması gerekenler burayı okuyosa ülkeyi terk etmişlerdir zaten artık ay inşallah okuyolardır :D )
Bring Me To Life - Evanesce

30 Ağustos 2008 Cumartesi

Naum Paşa Konağı


Daha önce bu mekandan bahsedeceğimi söylemiştim.Naumpaşa Konağı şimdilerde yeni bir adı daha var Gani Gani.Beyoğlunda barların arasında kalmış anadolu mutfağını ve anadolu kültürünü yaşatmaya çalışan bir mekan.Bunda da gayet başarılılar.İlk defa eşimle bu mekana gittiğimizde birsürü barın arasından geçerek içkisiz vede otantik bir mekana ulaşacağımıza inanmamıştım.Barların arasından eşimi takip ederken arkasında söyleniyodum iyimisin sen burda ne arasın içkisiz vede otantik bi yer diye.Eminim sizde aynı duygularla gidiceksiniz :)
Tahmin edersiniz ki göründüğü gibi mumlar eşiliğinde bir ortam yok :) Ama mumlara gerekte yok zaten.Mekan köyünüzde ki babannenizin,dedenizin evinde gördüğünüz,oralarda kullanıldığına şahit olduğunuz eşyalarla dekore edilmiş.Biz eşimle bil bakalım bu ne işe yarar,nerde kullanılır bilgi yarışması düzenliyoruz kendi aramızda her defasında :)Üst iki kat arasında ki merdiven boşluğunda düşünülmüş güzel bir yapay şelale.Her zaman şarıl şarıl su akar vaziyette olmasa da güzel görüntü :)



İlk iki kat oda oda ayrılmış.Seki odası,avcı odası,gelin odası gibi isimlendirilmiş.Odalarda da isimlerini çağrıştıran eşyalar mevcut.




Odalarda yemek yemeyi tercih ederseniz her odanın önündeki basamakta ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyo.Daha sonra bu rahat yer minderlerinde ister bağdaş kurun,ister uzatın ayaklarınızı keyfinize bakın.Hangi odayı seçerseniz seçin uzun vede keyifli vakit geçireceksiniz.


Ben yer sofrasına alışık değilim,hayatta bağdaş kurup oturamam derseniz üst iki kat masalı düzende hizmet veriyo.Gene otantik bir dekorasyon eşliğinde :)






http://www.naumpasakonagi.com/ adresinden gitmeden önce menüyü inceleyebilir,fiyatları da görüp gruba bir iki kişi daha ekleyebilirsiniz bile belki :) Biz gittiğimiz zaman Karışık ızgara veya Naumpaşa spesialini tercih ediyoruz.Porsiyonları gayet bol bir porsiyon karışık ısgara ile iki kişi rahat rahat doyabilir.
Ayrıca odaları geniş olduğu için vede bir ev ortamı rahatlığı sağladığı için çocuklarınız da keyifli zaman geçirecektir.Küçük çocuklarınızı uyutup geniş minderlerinden yataklar yapabilir o gözünüzün önünde uyurken rahatca vakit geçirebilirsiniz.
Gitmeği düşünenlere iyi eğlenceler :)






24 Ağustos 2008 Pazar

Peynirli Börek


Size yapımı gaaaaaayet basit hemde lezzeti şahane olan bir börek tarifi veriyorum bu hafta.Misafiriniz gelicek ama üzerinizde bir tembellik var,sabah kalktınız kahvaltıya bi börek yapsak çabucak dediniz,okuldan geldiniz canınız börek çekti.İşte bu gibi durumlarda can simidi niteliğinde bir börek bu börek :)
Geçtiğimiz hafta komşumuzun kızının doğum günüydü.(dıdının,dıdısının gibi bir tabir hoş değil biliyorum ama başka tabirde yok bunun için :) ) Sabah erkenden aradılar sizinle çok önemli bir işimiz var mutlaka gelin diye.Korktuk ne oldu acaba diye songül ablayla düşünüyoruz kara kara.Apar topar gittik içeri aldılar bizi ki masa donatılmış herşey hazır bi tek biz eksiğiz :) Hemen sonra da pasta geldi doğum günü çocuğu bize süpriz yapmak istemiş doğum gününde :) Pek güzel bir doğum günü kutladık bir ilkdi songül ablayla benim için :P Peynirli börekde doğum günü menüsünden.



Mercimekli köftenin tarifi de inşallah ilerleyen günlerde karşınızda olucaktır :)




Bu hanım kızımız da doğum günü çocuğumuz :P Herşeyiyle dört dörtlük bir kız nazar değmesin çok seviyoruz kendisini ve takdir ediyoruz kendisini yetiştiren anneciğini :) Hemencecik böreğin tarifini veriyorummmmmmm.

Malzemeler:

4 adet yufka

1 su bardağı su

1.5 su bardağı süt

1 yumurta

yarım çay bardağı sıvı yağ

500gr beyaz peynir

1 yumurta sarısı ve susam(üzeri çin)

Hazırlanışı:

Süt,su,yumurta,sıvı yağı bir kasede çırpıyoruz.Yufkayı bütün olarak açıp hazırladığımız sütlü harçtan her tarafı ıslanacak şekilde yayıyoruz.Diğer 2.yufkayı da sosladığımız yufkanın üzerine açarak seriyoruz.Onunda her tarafına gelicek şekilde sosu yayıyoruz.Yufkayı 12 eşit parçaya bölüyoruz.Böldüğümüz yufkaların geniş tarafına çatal yardımıyla ezdiğimiz beyaz peyniri enine yaıyoruz ve sigara böreği gibi sarıyoruz.Diğer kalan 2 yufkayı da aynı işlemleri takip edip sarıyoruz.Böreklerin üzerine yumurta sarısı sürüp susam döküyoruz.Önceden ısıtılmış 175 dereceli fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Daha önce bahsettiğim 3-4 günlük tatile çıkma planları kesin olmamakla beraber yatmış durumda :( Annemler tatilden yeni geldiler ve ramazan hazırlığına girişti anneciğim hemen malum.Çocuklarda 1 eylülde anaokuluna başlıyolar.Aynı zamanda rehabilitasyona devam edicekler.İkisini çakıştırmicak şekilde bir program ayarlaması isticem rehabilitasyon merkezinden.Çocukların okul hazırlıkları yapılıcak.Bunlarla da uğraşıcak tek kişi benim tabi ki :) Ben kesin bişi yok desem de sizinde gördüğünüz gibi bu tatil bu sener yatar! Zaten bu son günlerde yaptığım bütün planlar suya düşüyo ki bu benim için olması en kötü şeylerden biri.Benim yaptığım planlar suya düşmicek arkadaş :) Geçen haftadan önümüzdeki pazara(yani 2 gün önce)eşimle çocukları yorgunluktan ayakta uyuyacak hale gelene kadar gezdiricez diye sözleştik.Cumartesi akşam eve yeni bir planla geldi tabi kendileri.Arkadaşlarıyla denize gidiceklermiş,biliyomuş söz vermiş ayıp etmiş,ama telafi edicekmiş mişmiş de mişmiş yani.Ama tabi ben pek anlayışlı,pek merhametli süpsüper bir eş olduğum için(heheh) izin verdim gitmesine :)) Pazar günü çocuklarla uyandık mükellef bir kahvaltı hazırladık.Babamıza da mesaj yolladık "biz evdeyiz sen denizdesin ama senden çok eğlenicez hıh!" diye :) Kahvaltıdan sonra banyoda paspasdı,süsdü,püsdü ne varsa kaldırdım.Küvetimizi (büyük bir küvetimiz var çok şükür) ful suyla doldurdum.Benim her daim yaldızlı ve sade iki çeşit olmak üzere 100'er balonluk paketlerim bulunur evde. Rengarenk balonlar şişirip banyoyu doldurdum.Çocukların plastik ördekleri,ayıları,arabaları ne varsa attım küvete.Yüzümü de jovi'nin parmak boyasıyla boyadım birde eğlenceli bir müzik açtım :) Çocuklar bu sırada çizgi film izliyolardı.İkisini de soyup banyoya soktum yüzlerini görmeliydiniz,kahkahalarını duymalıydınız diyorum :)))Suyun içinde çırpındılar zıpladılar durdular.Tabi anneleriyle birlikte :)) bütün banyo su gölü bu arada.2 saat oynamışız sonrada duşlarını aldılar,yemeklerini yiyp uyudular.Akşam 7 gibi uyudular sabah 7 de kalktılar :)) Fotoğraflarını çekmeyi yayınlamayı çok isterdim ama makinem bende değil malesef o yüzden başka bir çatlak anne - mutlu çocuklar maceramızda yayınlarım inşallah :) (Yüzümdeki boyayı merak edenler için belirteyim yıkayınca hemencecik çıkıyo ve hiçbir zararı yok rahatlıkla kullanabilirsiniz yani :D ) Bugünlük de bu kadar.Böreği deneyenlere afiyetler olsun diyorum.

Banyoyu su gölüne çevirme macerasında bize eşlik eden parça sizlerle :)

We like to party - Vengaboys

17 Ağustos 2008 Pazar

Yıldızlara Göre Anneperi :)


Canım,cicim,bidenem çilekli sütüm bana kısa bir horoskop analizi yapmıştı günün birinde :) Kendisini nerden tanıyoruz? http://www.birkafadanherses.com/ adlı tatlı sert blogundan tabiki :) Şimdi çileklimin çıkardığı horoskopdan yola çıkarak beni tanıyalım.Ben beni tanıyorum da siz tanıyın :)


Güneş, Ay, Mars ve Merkür Burcun:Yengeç Venüs Burcun:Aslan


Oldukça anaç, aileni, vatanını, evini çok çok seven birisin ve yumuşak huylu mülayim bir o kadar da ilgili ve disiplinli bir eşe sahipsin muhtemelen.
Bir çok kişinin sırlarını paylaşıyor olabilirsin. İnsanlar sana gelip dertlerini, sevinçlerini rahatlıkla paylaşabilir. Ve rahatlarlar. Psikolog gibi bir etkin olabilir çoğunda. Çünkü Yengeç burcunda tam 4 gezegenin var. Ve yanlış tahmin etmediysem yükselenin de Yengeç çıktı (saati 04:30 aldım) [sonradan beni birebir tanıyınca karar verdik ki yükselenim aslan benim :) ]İnsanları anlama ve onları onlara anlatma, dertlerini bulup tespit edip çözümler üretebilme yeteneğin olabilir.[terzi söküğünü dikemezmiş ya burda onu görüyoruz :) ]
Teknolojiye, elektroniğe düşkün biri olabilirsin. İkili ilişkilerde; “saygı ve akıl” senin için çok çok önemlidir. [Allah herkese akıl fikir vermiş.Bunu kullanmayanlara tahammülüm yok evet.Saygıya da çok önem veririm.İkili ilişkilerde önceliğim saygıdır.Saygısız biriyle kim olursa olsun,ne olursa olsun muhattap olmam,olamam.Saygısızlık ettiğim de nadir görülmüştür.Eğer birine saygısızlık ettiysem zaten saygıyı hak etmeyen biridir ve beni kesinlikle çok zorlamıştır!]Övülmeyi seversin, sevilmediğini düşündüğün an hayata küsecek kadar yalnız hissedebilirsin kendini. Karamsarlığa dikkat etmelisin.[Övülmeyi kim sevmezzz :) sevilmediğimi düşündüğüm zaman üzülürüm evet ama sevdiğim değer verdiğim kişi tarafından sevilmiyorsam.Zaten ben severim herkesi böyle sevgi dağıtıcısı gibi bişeyimdir :) Beni 1 seveni ben 5 sevmişimdir hep.]
Alkışlanmak ve ilgi senin için çok önemlidir. İnsanlara sıcak ve cömert bir yaklaşım sergilersin. Dost canlısısın ve gezmeyi seversin.[Evet alkışlanmak,takdir edilmek çok önemlidir.Çünkü günlük hayatta ince eleyen sık dokuyan bir tipimdir.En ufak detaylara kadar düşünür,dört dörtlük olması için yaptığım işin kendimi paralarım.E ondan sonra da alkış beklicem tabi hakkım :) Karadenizliyiz biz karadenizlilerin geneli sıcak,neşeli,dost canlısı,kıpır kıpır insanlardır zaten.Ben de öyleyim.Küçüklüğümden beri çok cömert oldum hep elde avuçta ne varsa verirdim.Annemlerin aldıkları yeni bebekleri ilk günden arkadaşlarıma dağıttığımı bilirim :) Büyüdüm annemin ne paralar döküp yaptırdığı dantelleri dağıttım arkadaşlarıma.Ben evlenmicem yaptırmayın bişe işte dedikçe annem yaptırırdı.En son annemin gözünün içine baka baka bir akrabamıza kıymetli bir dantel vermiştim.Kahroldu kadın da bişi diyemedi tabi :)) Daha sonra ne oldu nişanlandım çeyiz hazırlığındayız kardeşimin çeyizlerine göz koydum tabi :) Onu da ver bunu da ver diye :))]Konuşmak konusunda baya baya iyisindir Kendini çok iyi ifade edebilirsin.
Asla haksızlığa gelemezsin, hakkını çok iyi korursun hatta başkalarının haklarının yenmesine de göz yummazsın. İyi bir savunma yeteneğin olabilir Sanatsal anlamda bir yeteneğin olabilir. Örneğin; tiyatro, sahne sanatları gibi.
Gezmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi çok seversin. Farklı kültürler ve yabancılar aşırı ilgini çeker. [Evet baya baya iyi konuşurum bu geveze dediklerindenim :) Veli toplantılarında hocalarımın benden şikeyetleri; çok konuşuyo,dersi kaynatıyo ve bu kız çok gülüyo idi :)Haksızlığa hayatta gelemem öleyim daha iyi.Hakkımı mutlaka korurum sonu ne olursa olsun.Lisedeyken okula maddi destek sağlayan psikopat,ruh hastası bir hocamız vardı.Adam derslere su tesisatlarında vs kullanılan kalın borular vardır ya onlarla girerdi aşağılık derslere.Başarısız olanları da çok pis döverdi onunla."dayak cennetten çıkmadır"derdi.Dersim çok iyi olduğu halde kızların dayak yemesine tahammül edememiştim birgün.Derste hata yapmak benim için çok zor oldu düşünün artık ama yaptım."Aç ellerini "dedi."Açamam"dedim.Diretti o da."Bana vurmaya hakkınız yok vuramicaksınız açmıyorum"dedim.En önden ikinci sırada oturuyodum en arka sıraya kadar sürüklerek süper bir dayak yedim.Hocayı itiyorum ama gücüm yetmiyo öküze.Ders bitti müdür katındayım avazım çıktığı kadar bağırıyorum.Ablamlar geldi yanıma sesimi duyup üst katta ki sınıflarından "akşam babamla görüşüceksiniz"dediler onlar da okuldan çıkış zamanı.Herif dayak atmakdan öyle zevk alıyo ki sırıta sırıta çıkıyo okuldan.Görüşücez dedim bu son sırıtışın senin.Dava açtık sınıf olarak.Müfettişler geldi okula bütün hocalardan bizim sınıfa baskı var.Yapmayın haklısınız ama okulun adını kötüye çıkarmayın.Müdür tamam hocayı atıcaz okuldan vazgeçin."hayır dedim zamanında göz yummayacaktınız"Bu sefer sınıfta bırakma tehditleri geliyo bana ve bir iki arkadaşa.Vazgeçmedik!Hoca meslekden uzaklaştırıldı.1 senelik maaşı kadar para cezası ödedi ayrıca.Hoca eşyalarını toplamaya okula geldi topladı bahçeden defolup gidicek.Milleti topladım bahçe kapısındayız koro halinde şarkı söylüyoruz
"fincanı taştan oyarlar anam oyarlarrr
Haskırışı da böyle kovarlarrrrrrrrrrrrrrrr "
(son satırı başka şekilde de söyledik de boşverin siz :D )
Yaaa işte böyle :) Önce ki postta rapor alıcam yazmıştım.Arkadaşlar ciddiye almışlar :) Psikiyatriste gidiyorum diye deli demiyorum kendime merak etmeyin.Espirisiydi işin ama az var delilik,uçuk kaçıklık hepten de yalan değil :) Neyse tanıyın siz beni severseniz garantili söz söylüyoruz burda :)

cileklisut bitanem çok teşekkürler sana da bebeşim :)

12 Ağustos 2008 Salı

Patates Salatası


Hayırlı Sabahlarrrr :)
Sabah sabah patates salatası tarifi vermek istedi canım.Öyle eser,gelir,giderli bi kızım ben işte.Yakında raporlu bir deli olma ihtimalim de yüksek üstelik:) Dün psiyatriste gidicektim aramadan yola koyuldum hatta adamcağız tatildeymiş.Kapının önünden gerisin geri oldum tabi :) Msn açtım aldın mı raporu diye kikirdiyo millet.Ne deliliğimi gördüler bilmem :P Hem deli bile olsam bak ne güzel tarifler veriyorum dimi?
Efenim hafta sonu Yalova'daydık.Çocukları alıp feribotla tek başıma Yalova'ya gideyim dedim.Babam da iner inmez alıcaktı bizi.İndikten sonrası kolay zaten de o feribotdaki hali hatırlamak bile istemiyorum.İlk ve son feribot maceramız oldu zaten çocuklarla.İki buçuk - üç yaşlarında ki çocuklarınızla siz siz olun feribota binmeyin derim.Hele ki benim oğluşlarım gibi hiperaktif çocuklarla :)Yalova'da annemlerin 11 dönüm bir bahçeleri ve yazlığımız var. Çocuklar için müthiş bir eğlence oldu tabi.Ben ne kadar "hayırrrrrrrrrrrrrrrr" desem de annem çırılçıplak soydu attı bahçeye çocukları.Onlarda Allah'tan arıyolar tabi.Koşarak hopppppppppp diye havuza atlıyolar.Ordan çıkıyolar yalın ayak bahçeye koşuyolar.Şeftaliler,elmalar,üzümler şapur şupur götürdüler :) Ben de haftaya inşallah 3-4 günlüğüne tatile çıkıcam.Arkadaşım izin alamadığı için tek başıma gidicem bakalım ben bulurum kendime arkadaş :)
Bu arada birde Naum Paşa maceramız oldu onu da bidaha ki post da anlatırım.Süpsüper bir mekan öğrenmiş olursunuz sizde :) Ne var -yok anlattım içim rahatladı şimdi tarife geçebilirim :))
Malzemeler:
5 adet patates(orta boy)
2-3 adet kuru soğan
yarım demet maydanoz(ben kullanmadım)
Yarım demet kıvırcık
1,5 limon suyu
sumak,pulbiber,mix biber
tuz
Hazırlanışı:
Patatesleri hafif diri kalıcak kadar haşlıyoruz.Soğanları soyup sotelik doğruyoruz.Yeşillikleri de bol suyla yıkadıktan sonraçok ince olmadan doğruyoruz.Haşladığımız patatesleri iri küpler halinde doğruyoruz.Daha sonra bütün malzemeyi derin bir kaba alıyoruz.Limon,tuz ve baharatlarını ilave edip çok karıştırmadan harmanlıyoruz.Ilık da soğuk da servis yapabilirsiniz.