28 Mart 2010 Pazar

YE#53: Sebzeli Mantar Sote










Sevgili Lama etkinlik konusunu “sebze” olarak belirleyince dolapta mantar sote yapılmak için bekleyen mantarların yanına bol sebze ilave edilerek yapılan bu yemek ortaya çıktı. Gerçi ıspanağı yumurtalı, mantarı da kavurma ya da mantar sote olarak seven ev halkının vereceği tepkiden emin olamayarak pişirdim. Ama tadına baktıkların da herkes beğenisini ifade edince ailenin severek tükettiği ortak yemekler listesine bir tane daha eklenmiş oldu!









Malzemeler:








  • Yarım kilo mantar

  • 250 gr ıspanak (sadece yaprakları)

  • 1 su bardağı haşlanmış bezelye

  • 2 adet közlenmiş kırmızıbiber

  • Yarım limon suyu

  • Tuz
















Hazırlanması:





  • Mantarların dış yüzeylerini temizleyip limonlu suyun içerisinde bekletin.

  •  Bol suyla yıkayıp suyu süzün ve doğrayın.

  • Teflon bir tencereye çok az sıvıyağ ekleyip mantarlar kendi suyunu bırakıp çekene kadar kısık ateşte pişirin.

  • Mantarlar pişince doğrayıp yıkadığınız ıspanakların yapraklarını ilave edip karıştırarak ıspanakların yumuşamasını sağlayın

  • . Mantar ve ıspanaklarınız piştikten sonra haşlanmış bezelye ve közlenmiş biberleri ekleyip tuzunu ilave edin. Bir kaç dakika karıştırıp servis yapın.

26 Mart 2010 Cuma

ZEYTİNYAĞLI LAHANA


evlendikten sonra alıştığım zeytinyağlı lahanayı çok seviyorum.son mevsimini yaşayan lahana için acele tavsiyemdir:)

Malzemeler
1 orta boy lahana
3 su bardağı pirinç
1 su bardağı zeytinyağ
1 su bardağı su
1 demet maydanoz
4 soğan
3 domates
1 limon suyu
1 yemek kaşığı çam fıstığı
1 yemek kaşığı kuş üzümü
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
Karabiber, nane

Lahananın dış yaprakları kaynar tuzlu suda haşlanır.
İnce doğranmış soğan zeytinyağda hafif pembe kavrulur. Fıstık ilave edilir. Bir kaç kere karıştırılır.
Ayıklanıp yıkanmış pirinç ilave edilir.Pirinçler şeffaflaşana kadar kavrulur.
Domatesler soyulup blendırdan geçirilir. Kavrulmakta olan pirince ilave edilir. Bir su bardağı su ,şeker,tuz ve karabiber (arzu edilen başka baharatlarda eklenebilir.)Karıştırılıp kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirilir.
Kapağı kapalı onbeş dakika demlendirilir.Limon suyu, ince kıyılmış maydanoz, kuş üzümü ilave edilir. Karıştırılır.
Lahana yapraklarının sert damarlı kısımları bir bıçakla alınır. Hazırlanan içle arzuya göre uzun veya küçük sarılır. (Zeytinyağlıda uzun tercih edilir.)
Kalan lahana yaprakları bir tencerenin altına serilir.Sarmalar dizilir. Aralara limon dilimlenip konulur.Üstü lahana yapraklarıyla örtülür. Bir su bardağı su eklenip kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirilir.Soğuduktan sonra servis tabağına alıp limon dilimleriyle ve maydanoz yapraklarıyla süslenir.

PİZZA : MOZARELLALI SEBZE BAHÇESİ


hamuru için:
3.5 su bardağı un
1 su bardağı ılık su
1 yemek kaşığı toz maya
1 tatlı kaşığı toz şeker
2 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı zeytinyağı

ılık su,maya ve şekeri karıştırma kabına alıp 5 dk. bekletin.tuz ve zeytinyağı ekleyip unu azar azar ilave ederek yoğurun.üzerini örterek mayalanmasını bekleyin.
hamuru mayalandıktan sonra, unlu tezgahta elinizle bastırarak açın.yağlı kağıt serili fırın tepsisine yerleştirin.

sosu için:
bir kasede
1 yemek kaşığı salça
3 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz ve kekiği karıştırın.
pizza hamurunun üzerine yayın.

üzeri için:
1 kırmızı biber,1 sarı biber (küp doğranmış)
150 gr brokoli (küçük parçalara yarılmış)
yarım kabak (ince dilimlenmiş)
1 top mozerella peyniri (rendelenmiş)
isteğe göre dilimlenmiş zeytin ve domates

mozerallayı sos sürdüğümüz hamura serpip, üzerine sebzeleri yerleştirin. tuz ve karabiber serpip önceden ısıtılmış 200 derece fırında pişirin.

KATMER POĞAÇA


1 su bardağı süt
1 çay bardağı sıvıyağ
1 yumurta (akı içine, sarısı üzerine)
1 paket kuru veya yaş maya
2 çay kaşığı tuz
2 çay kaşığı tozşeker
Aldığı kadar un

arası için :
75 gr tereyağ (oda sıcaklığında)
100 gr beyaz peynir

mayayı çok ılık sütle eritelim. sıvıyağ, tuz, şeker, yumurta akı ve un ile ele yapışmayacak yumuşaklıkta hamur yapalım. mayalanmasını beklemeden 8 parçaya ayıralım. her parçayı tabak büyüklüğünde açıp, üzerine yumuşak tereyağından ince bir tabaka halinde sürelim. hamurları üstüste dizerek, her parçada bu işlemi tekrarlıyalım. en üstteki parçaya yağ sürülmeyecek.üstüste dizilmiş hamurları fazla ezmeden yavaş yavaş 60-70 cm çapına gelinceye kadar büyütelim. sigara böreği sarar gibi kesip, aralarına peynir koyarak saralım 30-40 dakika mayalandırıp, üzerine yumurta sarısı sürelim ve 180 derecede üzerleri kızarana kadar pişirelim.

MENENGİÇ KAHVESİ

kahve tutkumu sanırım artık hepiniz biliyorsunuzdur. denediğim her kahve çeşidini severek içen,her tatdığım değişik kahve türlerine bayılmasamda mutlaka beğenen ben,menengiç kahvesini markette görür görmez adeta kaptım.
tadını beğenip beğenmeme konusunda elbetteki hiç bir tereddüt duymadım.
sadece lezzetine bağımlı olup olmayacağımı merak ediyordum. eve gelip yeni bir kahve tadacağım için sevinçle kahveyi hazırladım ve bir yudum almamla aslında kahve türlerinin bana kesinlikle hitap etmeyen çeşitlerininde olmuş olabileceğini anladım.
özellikle yoğun nikotin kokusu ve tadının ağır basması beğenmememin en önemli sebebi.
aslında internette bu kahve çeşitini araştırırken bu lezzeti sevenlerinde çok olduğunu gördüm,fakat benim ki malesef ki aldığım gün çöpe gitti....

Menengic Kahvesi
Menengic Agacı Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgesinin dağlık kırsal kesimlerinde Ekimi yapılmadan ekolojik olarak yetişir. Ülkemizin doğal bitki örtüsünün bir parçasıdır. Latincede pictacia perebinthus diye anılan Menengic ; yörelere göre Çitlembik, Çıtlık, Çedene, Çitemik, Bıttım gibi farklı isimler almıştır. Menengic kahvesi bu agacın meyvesinden üretilmektedir. Menengic Kavesinin içinde kimyasal madde yoktur %100 doğaldır.


Menengic Kahvesinin Faydaları
Öksürügü Keser
Balgam Söktürür
Nefes Açıcıdır
Nefes Darlığına İyi Gelir
Antiseptik Özelliği vardır
Göğsü Yumuşatır
Solunum Yollarına faydası vardır
Ayak terlemelerini önler
Yaraları tedavi eder
Böbrek kumlarının dökülmesine yardımcı olur
Ses tellerine iyi gelir
Mide ağrılarını dindirir


Menengiç Kahvesinin Hazırlanışı
Menengic Kahvesi TÜRK KAHVESİ tarzında ağır ateşte pişirildiği gibi , hazır kahve tarzında da kullanılabilir.

Menengic Kahvesini Türk uslu pişirmek için :

Cezveye her fincan için iki çay kaşığı kahve, istege göre şeker ilave edilip kısık ateşte bi iki taşım kaynatılır.
Bir süre bekledikten sonra servis yapılabilir.

Hazır (Instant)Kahve Usulü Hazırlamak için:
Her fincan için bir çay kaşığı kahve, iki çay kaşığı kahve kreması isteğe göre şeker ilave edilip üzerine
kaynar su koyarak karışıtılır. Bu hazırlanış biçimi pişirmeye göre daha kolay ve pratiktir.

Batik Desenli Şalım









AÇIKLAMASI


İp: Batik Design Alize Angora gold



İstediğiniz genişlikte zincir çekiyorsunuz üzerini üç zencir çekip üçlü trabzan yaparak kutular oluşturoruz
üç sırada trabzanları kutuların başına değil hep içlerine batıyoruz bu işlemi istediğiniz uzunluğa gelince ipi koparıyoruz.
Elde ettiğimiz şalın uzunluğundan biraz fazla iki kat ipimizi ayarlıyoruz
Kutucukların bir altından bir üstünden geçiriyoruz
resimden daha iyi anlaşılacağını sanıyorum yalnız dikkat edilmesi gereken bir sırada üstten geçirmişsek diğer sıra alttan geçirmeliyiz

Bu da Benim Dımbıl'ım

Mavi Kuş hareketini biliyorsunuz değil mi? Hani şu, Asortik Krep'in ve Gülen'imin ortaklaşa başlatıp çoğumuzun katıldığı güzel bir yardımlaşma örneğinden bahsediyorum. O kampanya için yaptıklarımızla karşınzdayız bugün :)Yukarıdaki kombinde görmüş olduğunuz süveteri annem ördü, şapka ve atkı ise benim eserim:))Hem aşağıdaki hem de yukarıdaki şapkanın örneğini marifetli arkadaşım Marifetli

Bardak Altlığı (6+2)

Bardak altlıkları tığ işi hanım dilendi bey beğendi modelinde kırmızı, beyaz ve koyu füme renklerinde ördüm. 6 bardak altlığı + 2 tane hediye = 8 adettir. Pasaj' a bakabilirsiniz.
oya

oyalarım. yazmalarıda çok seviyorum.


















Evimizin Yeni Üyeleri ve Şanlıurfa'dan Fotoğraf Kareleri

Ailemize yeni katılan civcivlerimiz.Meğerse ne kadar özlemişiz hayvanlarla içiçe yaşamayı.
  Alttaki foto Balıklıgölden bir kesit.
  3. foto Alperenlerden olan Nişaburlu Şeyh Mes'ud türbesi.Eyyubiler döneminde Şanlıurfaya gelip yine burada vefat etmiş.Arkada şehir merkezi güney-kuzey istikametinde.
  Son fotomuz yine türbenin bulunduğu tepeden eski Urfa evleri ve mağaralar.

Trend:Rujda Fuşya Modası


ImageHost.org

Marc Jacobs'un şeker-barbie pembesi rujları bir çok ünlü ve modaseverin vazgeçilmezi oldu.
Eğer sizinde bu renk tonlarında rujunuz varsa baharı güzel gülümseminizle selamlayabilirsiniz.
Beyaz ve buğday tenli olsanız da bu renk size gider.Ama kullanılan ruj tonunun mat olmasına dikkat edin.
via-whowhatwear

Tarçınlı Kareler

Arşivin tozlu raflarındaki fotoğraflardan derlenmiş bir can sıkıntısı yazısı ile karşınızdayım :)
Uzun zamandır Tarçın dan bahsetmemişim (aman ne büyük eksiklik:P )
Biz bu kedinin adını yanlış koymuşuz "paspas" olarak değiştirelim diyor annem:) Hiç farkettirmeden gelip ayağının dibine pat diye yatıyor..Kaç kere ezilme tehlikesi atlattı hala akıllanmadı:)

Bu da oyun modundaki Tarçın :) Kulaklar öne doğru eğildi mi anla ki canı oyun istiyor.. (Fotoğraf eski atölyemden aaah ah:D Bu dağınıklıkla yakında annem de odamdan kovacak :) neysee..)

Bugün ne giydim :))) Yakışmış dimi :)))

Keyfe bak yaa.. 1. kat ve 2. kat arasındaki çıkıntı, seki ne denirse işte:) orda uzanmış yatıyor..Eee biliyo tabi düşerse 4 ayak üstüne düşecek:D
Bak bi de elini aşağı sallamış, bakarken benim içim tuhaf oluyor :) Pür dikkat nereye bakıyor diye merak etmişsinizdir kesssiin:) Gece uyuyamazsanız Tarçın nereye bakıyodu acaba diye hemen söyliim; karşı evin penceresinde bekleyen güvercinlere:D:D:D Muhtemelen güvercinler de Tarçına bakıp nanik yapıyorlardır :P

Herkesin güzel bir haftasonu geçirmesini diliyorum ;) Haftasonu demişken yarın derneğin yemeği var bekleriz hahaha. Hani blog buluşmaları yapılıyor ya ben de hadi buluşalım desem acaba kaç kişi oluruz :D Ben, ablam, ablam, ablam, kuzen, kuzen, kuzen hahaha:D:D:D

25 Mart 2010 Perşembe

Kilis Tavasi


Türkiye`de izinde yedigim bu harika Kilis tavasini sizlerle paylasmak istiyorum.
Gelinimiz Sule`nin yaptigi bu harika yöresel kebap türü yemegimiz, malzemeleri benim yaptigimdan daha farkli ve dahada nefis idi.
Sulecigim ellerine saglik, sana burdan bir kere daha tesekkür ediyorum.

Kilis Tavasi
Malzemeleri: (6 kisilik)
1 kg yagli Kiyma
4-5 Kirmizi Biber
1 bas Sarmisak
Tuz, karabiber, pul kirmizi biber
Altina:
4-5 Patates (istege göre Patlicanlada yapiliyor)
2-3 yemek kasigi sivi yag
tuz, karabiber, kimyon
Garnetür:
6 Cerliston Biber
4 Domates
4 Sogan

Yapilisi:
Biberler ve sarmisaklar ayiklanir ve cok ince sekilde dogranir.
Patatesler soyulup halka seklinde kesilir tuz, karabiber, kimyon ve sivi yag eklenir karistirilir. Bir firin tepsisine dizilir.
Ete baharatlar,biber ve sarmisak eklenir ve cok güzel yogrulur.
Etten parcalar alinip iki el arasinda yassiltilarak patateslerin üzerine konulur ve bastirilir. Tepsideki tüm patatesler kaplayacak sekilde 1 cm kalinliginda et yassiltilarak patateslerin üzeri kaplanir.
Sonra kenarlara biber ve dilimlenmis domatesler ilave edilir.
Soganda dilimlenerek etin üzerine dizilir.
200 dercedeki firinde 40-45 dakika kadar pisirilir, et kendi suuyunu verecek ve geri cekecektir.
Tabaklara et ve patatesten alinir, biber ve domateslerde tabaga alinarak servis edilir. Yaninda sicak pide ile afiyetle yenir.
Afiyet Olsun!!!

Önce-Sonra

ÖNCE








SONRA



Hediye gelen bu pelerinin en üst düğmesi eksikti zaten düğmelerini sevmemiştim. Dolabın bir kenarına sıkıştırmışım dün dolabımı düzeltirken buldum. Düğmelerini değiştirerek büyük renkli düğmeler diktim. Bu halini sevdim daha bir giyilebilir oldu sanki :)

Baharda cinsel isteksizliğin nedenleri

Baharda cinsel isteksizlik neden artıyor?Bahar mevsimi gelince birlikte birçok hastalık da yayılıyor.

Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte bazı insanlarda ruhsal çöküntü, mutsuzluk, psikolojik sorunlar, sürekli yorgunluk hali, uyanmakta güçlük çekme ve cinsel isteksizlik gibi birçok sorun baş gösteriyor.


Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği'ne (CİSED) göre, bahar sendromu önemsenmesi gereken bir rahatsızlık. Bahar yorgunluğu olarak başlayan bu ruh durumu, eğer tedavi edilmezse ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Ancak, baharla birlikte görülen cinsel isteksizlik, cinsel güçsüzlük, genel bitkinlik, yorgunluk, güçsüzlük, halsizlik ve uykusuzluk gibi şikayetlerin çok basit tedbirlerle önlenebileceği de söylüyor.

İlkbaharda kronik yorgunluk sendromu vakalarında artış olabileceğine dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, şöyle konuştu: "Kronik yorgunluk sendromu sürekli veya tekrarlayıcı seyreden, sakatlayıcı, iyi anlaşılamayan ve birçok sistemi tutan bir hastalığı tanımlamak için kullanılır. Tek bir sebebi yok. Bu hastalığın viral bir enfeksiyonun tetiklediği beyinin çalışmasındaki düzensizlikler, strese bağlı vücudumuzdaki dengesizlik ve vücudun savuma sisteminin bozulması sonucu aşırı derecede aktifleşen bağışıklık sistemimizi içine alan bir durum olduğunu kabul etmeliyiz. Kronik yorgunluğun en ayırt edici belirtisi yatak istirahatıyla geçmemesidir. Bağışıklık sistemi enfeksiyonlarla başa çıkamayınca sonuç bitkinlik olmaktadır. Baharın güneşli ve sıcak günlerini özlemle beklediğimiz bu günlerde birçok insan halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği gibi ortak problemler yaşayabilmektedir. Bu yakınmaların çoğu bahar yorgunluğu ile bağlantılıdır. Bahar yorgunluğu veya bahar çarpması da bir hastalık olarak tanımlanabilir. Bahar yorgunluğu önlem alınmazsa kronik yorgunluk sendromuna dönüşebilir."

Şikayetlerin bedensel bir rahatsızlıktan değil psikolojik sorunlardan kaynaklandığını belirten Keçe, şunları söyledi: "Kendini sürekli bitkin, halsiz, isteksiz, yorgun hissedenler bu gruba girmektedir. Bu hastaların yorgunluk hisleriyle mutsuzlukları arasında bağlantı var. Mutsuzluk yorgunluğu, doğal olarak, insanın psikolojisiyle çok yakından ilgilidir. Bu sorundan kurtulmak için öncelikle kendimizi, doğayı ve hayatı sevmek, yorgunluklarımızın, tükenmişliğimizin, mutsuzlukların, hayal kırıklıklarının gelip geçici olduğuna inanmak gerekir. Hastaların psikolojik tedavi görmesi gerekir."

Bahar yorgunluğuna güneş ışığına maruz kalma süresi ile mevsimsel beslenme değişikliklerinin neden olabileceğini ifade eden CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, şunları söyledi: "Şikayetlerin üstesinden günde 5-6 porsiyon sebze meyve tüketerek, içilen su miktarını artırarak, açık havada yürüyüş yaparak, bol bol güneşlenerek, iyi ve kaliteli bir uykuyla gelinebilir. Isınan hava vücudun su ihtiyacını artıracağı için günlük içilen su miktarı üç litre civarında tutulmalıdır. Sabahları aç karnına en az 5 dakika yürüyün ve 10-15 dakika aç karnına jimnastik yapın, bu zindelik sağlar. Yeşil çay için. C, A, B ve E vitaminleri, potasyum, selenyum ve omega 3 kullanın ve sentetik yerine pamuklu kumaştan üretilen kıyafetler tercih edin. Her gün akşam ya da sabah duş alın, probiyotik ve prebiyotik içeren içecekler, bağırsak sistemini güçlendirdiği için özellikle mevsim geçişlerinde bol tüketin."

CİSED Genel Sekreteri Psikolog Gülüm Bacanak ise bahar mevsiminin başladığı bugünlerde birçok kişi de, cinsel isteksizlik, cinsel güçsüzlük, sertleşme sorunları, genel bir bitkinlik, güçsüzlük, yorgunluk, isteksizlik, uykusuzluk ve huzursuzluk gibi şikayetler görüldüğünü ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: "Doğayla iç içe olan yerlerde havadaki pozitif iyonların artması insana zindelik verirken, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerimizde yoğun negatif iyonlar; cinsel isteksizliğe, cinsel güçsüzlüğe, sertleşme sorunlarına, gerginliğe, duygusal iniş çıkışlara, uykusuzluğa, iştahsızlığa, eklem ağrılarına ve yorgunluğa yol açıyor. Havada elektrik yükü büyük şehirlerde çok fazla. Maalesef sanayi atıkları ve trafik bu yükü artırıyor."

Hava ve mevsim değişiminin insan biyoritmini olumsuz etkilediğini söyleyen Psikolog Bahar Evliyagil de, "Dışarıda hava ne kadar güzel olursa olsun yataktan çıkmakta zorlanıyor, çok uyuduğunuz halde kendinizi yorgun hissediyor olabilirsiniz. Çünkü kış şartlarına uyum sağlayan vücudunuz, baharda havanın ısınmasıyla birlikte uyum sürecine giriyor ve şaşırıyor. Ayrıca, bünyenin ihtiyaçlarını ve enerjisini kontrol etmenin getirdiği bir kaygı da yaşanabilir; bu nedenle bu sorunların ortaya çıkışı tetiklenebilir" dedi.

Mevsim ve hava durumunun intihar oranlarını etkilediğine değinen Evliyagil, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle ilkbahar aylarında intihar vakalarına daha yüksek oranlarda rastlanır. Maalesef beyindeki seratonin maddesindeki azalma intihar ihtimalini artırıyor. Bahar aylarında doğanın canlanması ile insanlar da canlanır, ancak küçük bir olumsuzluk da büyük kırgınlıklar yaşayarak sıkıntıya girebilirler. Hayata küsen bu sıkıntıdaki insanlar intihar yolunu seçebilir. Yaptığımız anket çalışmalarına göre, intihar girişiminde bulunmayı düşünenlerin yüzde 38'i ilkbahar aylarında, yüzde 27'si sonbahar aylarında, yüzde 20'si kış aylarında ve yüzde 15'i de yaz aylarında intihar girişiminde bulunmayı düşünüyor."

CİSED uzmanları ayrıca, cinsel isteksizlik ve bahar yorgunluğu ile mücadelede dengeli beslenme, iş yerlerinin ve evlerin yeteri kadar aydınlatılması ile alkol tüketiminin azaltılmasını önerirken, tüm bunlara rağmen devam eden cinsel isteksizlik ve yorgunluk durumunda bir hekime başvurulmasını tavsiye ediyor.