10 Ağustos 2009 Pazartesi

KAKAOLU REVANİ

Ah bir de amatör degilde profesyonel fotograf makinam olsa o zaman size yaptıgım yemek ve tatlıların daha güzel fotograflarını çekebilsem.Ama buna da şükür degil mi?Önemli olan paylaşmak.Daha önce yaptıgım revaniyi sizlerle paylaşmıştım.Bu revani de o tarz da ama biraz daha süslü.
Malzemeler:
  • 3 adet yumurta(oda ısısında)
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay bardagı toz şeker
  • 1 çay bardagı yogurt
  • 1 paket vanilya
  • 3 çay bardagı un
  • 3 çay bardagı irmik
  • limon kabugu rendesi

Şerbeti için:

  • 3,5 su bardagı toz şeker
  • 4 su bardagı su
  • yarım limon suyu

Üstü için:

  • 3-4 yemek kaşıgı kakao
  • 3-4 yemek kaşıgı hindistan cevizi

İlk önce şerbeti için şeker ve suyu tencereye alıyoruz ve kaynayıp kıvam alınca limon suyunu ekleyip 5 dakika kadar daha kaynatıp altını kapatıyoruz.Ve sogumaya bırakıyoruz.

Revanisi için yumurta ve şekeri çırpıyoruz.İçine yogurdunu ve sıvıyagını ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.Son olarak İrmik,un,kabartma tozu ve vanilyayı ekleyerek karıştırıyoruz.Limon kabugu rendesini de ilave ettikten sonra margarinle yaglanmış ve 1 yemek kaşıgı toz şeker serpilmiş borcama yayıyoruz.Önceden 180C ısıtılmış fırında yaklaşık 15-20 dakika pişiriyoruz.Fırından çıkardıktan sonra soguk şerbeti üstüne döküyoruz.Ve şerbetini iyice çekip soguyana kadar bekliyoruz.Revani soguduktan sonra istediginiz bir yuvarlak kalıp veya bardakla yuvarlaklar kesip çıkarıyoruz.Bu yuvarlak revanileri servis tabagına alıyoruz.Artan parçalara 4 yemek kaşıgı kakao ve 4 yemek kaşıgı hindistan cevizini ekleyip karıştırıyoruz.Ve servis tabagına aldıgımız revanilerin üstüne sürüyoruz.Tekrar hindistan cevizi serperek süslüyoruz.

Afiyet olsun.

Lily Allen, Kate Moss Ve Chanel!


Sıra sıra chanel çantalarını taktığın da onu kıskanmıştım itiraf ediyorum.
Ama güzellikleri takan kişiyi kim kıskanmaz ki!
Benim gibi başkalarının da dikkatini çekti ve chanel koleksiyonunun tanıtım resimleri onunla çekildi!
Onda ne bulundu bilmiyorum.Ama nedense ben o resimlere bakınca ne bulduğunu anlayamıyorum.
Çünkü karşımdaki kız sigara ve alkol bağımlısı.Düzgün yaşama da sahip değil.
Chanel'a Lily'i yakıştırdım mı hayır!Moda tutkunu olarak bunu protesto etmek istiyorum!
Kate Mossla resimlerini görünce de daha da bir şaşırdım.Modanın vazgeçilmez yüzü olarak belirlenen Kate! Lily ve küçük kızı ile beraber tatilin tadını çıkartıyorlar.
Bu kız da şeytan tüyü falan mı var acaba??

9 Ağustos 2009 Pazar

Pazartesi Makyaj Önerisi


Pazartesi sabahı güzellikle başlamak istedim.Sade ve vurgulayıcı makyajı her zaman çok sevmişimidir.
Modacıların koleksiyonunda yer alan profesyonel makyajlar bu sefer tercihim.
İhtiyacımız olan kapatıcılar,Siyah göz kalem veya eye liner , kırmızı ruj..
Bugünki makyajım bu..Size de ilham olması dileğiyle!

Gökhan Zan'dan kurtulduğumuza İnanamamak


Nedense garip bir ruh hali var medyada... Sanki sözleşmelerin berisinde bir aşk var da, benimsin ya da toprağınsın mantığına imza atılıyor. Gökhan Zan'ın Beşiktaş'ta istenmediği fikrine nedense Beşiktaş camiası dışında kimse inanmıyor. Arkadaşlar üzgünüm ama, Gökhan Zan Beşiktaş yönetimi ve camiası tarafından İSTENMİYORDU... ve bunun çok da mantıklı sebepleri var.

Birincisi kendisi çok sakatlanan bir oyuncu ve Beşiktaş'ta açıkçası sürekli bir form tutmadı. İkincisi, Fatih Terim'in kazığı olarak, milli takımlardan birinde çok yer buldu, bu yüzden de Türkiye'nin vazgeçilmez oyuncularından olduğunu sandı ve fiyatı gereksiz yere şişti. Milli takımlardan birinde defansta problem olduğu doğrudur ve o bölgede kaliteli oyuncu eksikliğinden Zan gibi oyuncuların önü açıldı.

Form tuttuğu zamanlara baktığımızda da, fiziğine kanıp kapı gibi defans oyuncusu olduğunu düşündük fakat Beşiktaş tarihinin en vasat stoperlerinden biri olmaktan öteye geçemedi. Fiziksel yapısı benzerliğinden dolayı karşılaştırılan Servet ile kıyaslanması, Servet gibi bir oyuncuya haksızlık olur çünkü Servet'in aksine hiçbir zaman takımı için oynamadı, bir oynanıp, beş istedi; sözleşme dönemlerinde çıkardığı dedikodularla (Arsenal'in kendisini istediği gibi...) yönetimden ücretine ciddi zamlar talep etti. En sonunda yönetimin de sabrı taştı ve Gökhan'a yol gözüktü. Galatasaray Zan'ı almakla kötü bir iş mi yaptı derseniz, orada Servet gibi bir oyuncunun olması, Gökhan'ı hakettiği mevki olan "iyi yedek" konumu için fazlasıyla bir iyi transfer yapar, fakat Beşiktaş'ın elinde Zan'ı kulubeye çekecek iyi bir stoper kalmadı. (İbrahim belki olabilirdi fakat o da cesur bir kararla La Liga'ya gitmeye karar verdi.)

O yüzden, Ahmet Çakar, Mehmet Demirkol ve benzeri yazarlara son kez söylüyorum, Gökhan Zan konusunda gereksiz polemiklere girmeyin, işinize bakın. Biliyorum, medyanın işine gelmiyor ama, bu transfer iki takım için de faydalı olmuştur. Bazen dünyada böyle şeyler olur, hayattaki her olaydan kriz yaratamazsınız, yaratmaya çalışınca da böyle komik duruma düşersiniz. Ayrıca, Zan transferi ile Ferrari transferini kıyaslamak bizim gibi pek çok sporseverin zekasına hakarettir lütfen bundan da vazgeçin. Ferrari'yi transfer etmek nedense bazı medyatiklere çok batmış anlaşılan, Beşiktaş'ın onca transferi arasından saydırabildikleri sadece o garibim var... Tabii yemiyor Nihat'a kötü transfer demek, ya da İsmaik Köybaşı'na yeteneksiz demek... Saldırın garibim italyana...

Boşuna demiyorum, bu medyayı Beşiktaş taraftarları ciddiye almayın diye, aynı medyanın ahlakçılığı (!) Nouma'yı takımdan uzaklaştırdı unutmayın... Aynı ahlakçı medyanın Mehmet Ali Erbil'in milletin donunu indirmesini magazin sayfalarda geçiştirdiğini, Nouma'nın hareketini de manşetten duyurduğunu unutmadık. Ahlakınız da, süperliginiz de başınıza kalsın...



8 Ağustos 2009 Cumartesi

Hermés-S Ready To Wear Koleksiyonu


Hermés ready to wear 2009 koleksiyonu modern batılı kadınına yer veriyor.Kahverengi tonlarını sıklıkla bulabilirsiniz bu koleksiyonda.Saçlar genelde açık ve dalgalı.Makyaj ise 2009 vazgeçilmezi olarak naturel tonlarında.Hafif kadınsılık hafif rahatlığa sahip olan Hermés koleksiyonu gerçekten çok hoş.Çantalar clutch ve bavul modeller de ağırlıklı.Ayakkabıları ister topuklu isterse düz diz altı bot olarak bulabilirsiniz.

Hermés kadını yüksek belli giysilere de adım atmış bulunmakta.Büyük gösterişli takılar ve aksesuarlar bolca yer alıyor yine 2009 dosyasında.Hermés koleksiyonunda 2009 un bütün trendlerini bulabilirsiniz.Püskül modası,nude tonları,yüksek topuklu ayakkabılar,dalgalı saçlar ve clutch un vazgeçilmezi..

Yildiray Basturk'un Son 10 Sezon Istatistikleri


Bilgiler Transfermarkt'tan alinmistir. Beyaz toplar golleri, yesil toplar asistleri gosterir.

Şok Şok Şok - 4 Beşiktaşlı Milli Takım'da !

Az önce baktım da aday kadroya, 4 Beşiktaşlı oyuncu çağrılmış: Rüştü, Yusuf, Nihat ve İsmail. Sabri'nin, Önder'in, Kazım'ın seçildiği bir kadroya tam tamına "4" Beşiktaşlı oyuncunun girmesi büyük başarı! Fakat hemen heyecanlanmayın, İsmail'in Balta Hakan'ı, Yusuf'un da Şanlı Tuncay'ı kesmesi zor görünüyor. Rüştü yedek olur zaten, Nihat da formsuz diye oynamaz, yine bizim milli takımımız "bizden" birini oynatmadan bir maçı daha tamamlar.

Yıldıray Baştürk & Beşiktaş JK


Yıldıray'ın transferi, eğer gerçekleşirse, Beşiktaş için sezonun en ilginç transferi olacak. TC pasaportlu oyuncular arasında, dikine topla en hızlı ilerleyen oyuncusu Yıldıray, aynı bölgedeki Yusuf'a göre takımın temposunu arttıracaktır. Sakatlık konusuyla ilgili bir şeyler söylemek istemiyorum fakat ikinci yarının başına kadar hazır hale gelir.

GERCEKTEN NIYE???




7 Ağustos 2009 Cuma

Sarah Michelle Gellar Anne Adayı


Sarah Michelle Gellar..Hamileliğin çok yakıştığı bayanlardan bir tanesi.
Özellikle giydiği bu şirin beyaz elbise beni bitirdi.
Hamileyken topuklulardan vazgeçemeyen bir ünlülerden oda.
Fötr şapkası,straplez elbisesi ve christian louboutin ayakkabılarıyla çok çok tatlı bir anne o.
Not:Bu sene yerli yabancı amma çok hamile var değil mi:?


kaynak:Just Jared

Modası Geçmeyen Denim


Bazı parçalar hem modacıların hemde koleksiyonları giyenlerin gözdesi olur.Denimlerin ise hiç bir zaman modaları geçmez.Kot pantolon,yelek,çanta,elbise ve aksesuar olarak bizim hayatımızın bir parçasıdır.

Şuara en çok sevdiğim parçalarım ise kot şortum ve kot çantam.İkisi de benim gözdelerim arasında.Kot elbise daha giyme fırsatım olmadı ama kottan yapılan minik fiyonk aksesuarlara bayılıyorum.

Denimler de bu sene batik modası vardı.Ünlülerin daha çok tercih ettikleri bu modeli dışarda birebir tanık olmadım.Kotlarda batik pantolon olarak değilde çanta veya aksesuar olarak giymeyi tercih ederim.Denimlerde yırtık modeller her zaman çok güzel durur.Yaz bitmeden yırtık bir pantolon veya şort edinmelisiniz.
Ufak bir not:Kot ceket ve kot pantolon aynı anda giyilmemelidir.Kot ceketinizi elbiseyle tamamlarsınız veya deri,normal taytla daha hoş durursunuz.
görseller:people

6 Ağustos 2009 Perşembe

Blake'in Şirin Köpeği



Gossip Girl'ün Serenası (Blake) GG setinde şirin köpeğini yanından ayırmıyor.

Hatta gazetelere en sevimli aksesuar olarak haberler çıkmaya bile başladı.

Minicik kıvır kıvır tüylerin olan bu köpeciği bana vermesini istiyorum.

Serena Jojee'nin hayvan hastası olduğunu bilmiyor tabi..


Temperley London:Elma Çanta

Temperley London'ın elma çantasını o kadar çok beğendim ki!
Mischa Barton ona sahip olmuş ve avucunda o kırmızı çantası çok çok sevimli!

FIRINDA BULGURLU TAVUK KEBABI

Geçen gün Oktayusta'nın tariflerine bakarken rastladım bu tavuk şiş tarifine.Degişik geldi denemek istedim ama oranları azaltarak tabii ki.Fena olmadı.Ama ertesi güne kalan sogumuş tavuk şişler daha bir güzel olmuştu.Yani eger yaparsanız ben soguk halini daha çok begendim.Oktayusta'nın tarifini aynen veriyorum.
Malzemeler:

  • 1 çay bardagı ince bulgur
  • 300 gr.tavuk gögüs eti
  • 1 yemek kaşıgı salça
  • 1 adet kuru sogan
  • yarım demet maydanoz
  • kimyon,tuz,karabiber,kırmızbiber
  • Sıvıyag
Tavuk kebabı için tavuk göğsünü doğrayıcıdan geçirerek kıyma haline getirin. Üzerine rendelenmiş soğan, az sıcak suda bekletilmiş bulgur, salça, ince doğranmış maydanoz ve baharatları alarak karıştırın. Kebabı şişlere takarak sıvıyagla yaglanmışfırın tepsisine dizerek 190 derecede pişirin.
Afiyet olsun.

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Bergüzar Korel Üç Aylık Hamile!


Bergüzar Korel'i ilk Kurtlar Vadisi filmindeki rolüyle tanımıştım.Etnik giysileri ve iri gözleriyle beni etkilemişti.Dizi olarak Binbir Geceyle karşımıza çıktı.Kısa zamanda büyük bir hayran kitlesi topladı.Tan Sağtürk ile birlikteliğini aniden noktaladı.Binbir gecedeki rol arkadaşı Halit ile adı anılmaya başladı.Evli olan Halit aniden ayrılmak istediğini belirtti sonra Bergüzar ile el ele kameralara poz verdi.
Bergüzar Korel kına gecesinde 3 aylık hamile olduğunu açıklamış.Yanında annesiyle gülücükler saça saça poz vermişler.Halit beyin ayrıldığı eşi aldatıldığı sırada hamile olduğunu öğrenmiş ve bebeğini aldırmak zorunda kalmış.Çok ilginç ve acınası olaylar..Doğmamış bir bebek doğacak olan bir bebeğin gölgesinde kalmış.!İnsan ne düşüneceğini cidden bilemiyor bu çift ile ilgili.{hiç değilse ben!}
İlgimi çeken diğer bir olay ise Bergüzar Korel'in annesiyle kına gecesinde gülerek pozlar vermesi.Namus cinayeti yüzünden öldürülen o kadar genç kadın varken bu resim ve hikaye o kadar zıt ki...Yorumu size bırakıyorum.Sizin düşünceleriniz neler?

Vero Moda


Vera Moda 1987 yılından bari Avrupa markalarının arasında yerini alıyor.Genelde mağazalarında bütün trendleri görebilirsiniz.Tulumlardan,şalvar pantolonlara,elbiselere ve ceketlere kadar geniş bir ürün yelpazesi bulunuyor.Zara,topshop gibi markaların ürünlere rakip olarak görünse de onlar kadar pahalı olmaması ekstra paun kazandırıyor.

Sizi bilmem ama ben aldığım Vero Moda ürünlerinden çok memnunum.Ve sizinle de bunu paylaşmak istiyorum.İler ki günlerde yeni bir yarışmamız daha olacak.Bu yarışmayı kazanan şanslı kişi Vero Moda dan hediye veya hediye çeki kazanacak.Modayı ucuz fiyatla da takip edebilirim diyenler için Vero Moda vazgeçilmez bir marka!

Ünlü Türk Bayanların Bikinileri



Hep yabancı ünlülerin bikinilerini görmekten içiniz bunaldı tahmin edebiliyorum.Bende bugünki postumu Türk bayanların bikinilerine odaklı hazırladım.Benim dikkatimi bikini altlarının çok minik olduğu çekti.Eda Taşpınara laf derken ünlülerin hepsi bikinilerini miniltme yollarında.Özellikle Ece Sükan'ın ki çok kötü.

a>

Genelde Türk bayanlar da vücutlarına dikkat ediyor artık.Manken olsun olmasın manken gibi fiziğe sahip olmak için didiniyorlar.Eskiden hamileyim ben hepsini yemem gerek tabusunu kıran Ebru Şallı hiç anne gibi durmuyor zaten.Vücudunu beğendiğim ama dudaklarını bir türlü sevemediğim ünlülerimizden.





En son kırmızı siyah bikinili kombini sevdim.Kendisi Ebru Akel'in 4 yıldır birlikte olup ayrıldığı erkek arkadaşının yeni sevgilisi.{tanıma bakın:)}Uzaktan bakınca Beren Saat'e benzettim onu.Bu sene plajlarda en çok bikini değişimini Demet Akalında görüyoruz.Nedeni ise bikinilerin ona hediye olarak markalardan gönderilmesi.Akıllı kadın olduğu için bu sene hiç elini cebine bikini için atmamış.Rengarenk bikinileriyle işte ünlü Türk bayanlar.Bu senenin Türk plajlarındaki bikini trendi galiba vazgeçilmez üçgenler.Umarım bikini alacak olan bayanlara fikir olmuştur. Olamadıysam bir daha ki posta Bülent Ersoy'un bikinilerini koyarım artık:)



Seyrantepe Projesi'nde Bundan Sonra Neler Olacak? -2

Bitmeyen çileye dönen Seyrantepe Projesi'nde tam da yeni bir yüklenici bulundu derken, TOKİ ihaleyi tek başına giren Siyah Kalem'in teklifini düşük buldu, böylece 2. ihale süreci de iptal edilmiş oldu.

Seyrantepe Projesi'nde bundan sonra neler olacak diye yazdığımız ilk yazıda, problemli işlerin, işin tam da ortasından alınmasının genel olarak inşaat piyasasında çok karlı bulunmadığını söylemiştim. Bu yüzden de, iyi iş çıkaran firmaların çoğunun bu işe soğuk bakacağından bahsetmiştim. Geçen süreç beni yanıltmadı, hatta tahminlerimde iyimser bile kalmışım: TOKİ büyük bir süratle vakit kaybetmeden 2. ihale sürecini başlattı fakat sonuç tam bir hüsran oldu: sadece bir firma teklif verdi o da Siyah Kalem firması. Piyasadaki çoğu insan gibi ben de bu firmanın ismini duymamıştım fakat TOKİ müteahhitleri olduklarını duyunca şaşırmadım, TOKİ'nin 2. şahlanış dönemine denk gelen AKP iktadarında pek çok orta ölçekli firma TOKİ'den seri yüklenicilik işleri alarak çok kısa sürede ciddi oranda büyümüşlerdi. Tabii sadece TOKİ'ye dayalı bir çeşit hormonlu büyüme bu firmaları ve inşaat sektörünü orta vadede nasıl etkiler bu kritik bir soru fakat asıl konumuza geri dönersek, anlaşılan TOKİ'nin bu işten (Seyrantepe) temiz şekilde kurtulması artık çok zor görünüyor. Ntvspor'daki habere göre, ihalenin formatını değiştirip "hasılat paylaşım modeli" denilen yeni bir model ile 3. kez ihaleye çıkmaya karar vermişler. Peki bu hasılat paylaşım modeli denilen şey nedir?

Hasılat paylaşım modeli TOKİ'nin bir süredir kentin emlak değeri yüksek bölgelerinde koyduğu bir gelir dağıtım sistemi idi. İşin tesliminde yükleniciden gelecek para, TOKİ için tatmin edici seviyede değilse, yüklenicinin bu teklifinden yukarı çıkma şansı yoksa, fakat arazinin emlak değerinin artma şansı varsa, TOKİ, konutların değer artışlarından %30 civarında kar elde ediyordu. Bu yolla şu ana kadar TOKİ'nin kasasına 274 milyon TL ek gelir girdi. Tabii konut işinde bu hasılat paylaşımı modeli kolay uygulanır bir model gibi duruyor, özellikle kent merkezlerinde, konutların topraktan satışı ile anahtar teslimi satışı arasında misli farklar olduğu için bu durumdan ne müteahhit ne de TOKİ zararlı çıkıyordu, fakat stadyum'un kendisinde bu sistem nasıl işlenecek o tam bir muamma, zira bu model aslında projeden elde edilecek tüm gelirleri kapsayan bir model, buna stadyumun kira bedelleri de dahil, yani Galatasaray klübü eğer uzun süreli bir kira ile stadyumda kalacaksa (sözleşmelerine bakma şansım olmadığı için mülkiyetin kime ait olduğunu bilmiyorum) Galatasaray'dan gelecek paralar TOKİ ile yüklenici firma arasında paylaşılacak.

İsmi biraz falso olduğu için, insan ilk bakışta maç hasılatlarının yüklenici firmaya gideceğinden korkuyor fakat Galatasaraylı arkadaşların bu konuda içleri rahat olsun, ödediğiniz bilet paraları yine klübünüzün kasasına gidecek.





L'oréal'i Kazanan Şanslı Okuyucular!


L’Oréal daha genç ve sağlıklı görünmek isteyen siz kadınları düşünerek “Derma Genesis Hücresel Temizleme” ailesini sundu ve L'oréal mini bir yarışma(28.07.2009-04.08.2009) ile ürünlerini sizlerle paylaştı.
Hangisi L’Oréal Derma Genesis Temizleyici ürün ailesinin bir üyesi değildir? sorumuzun doğru cevabı
C)Derma Genesis Konsantre Serum.
Jojikmodacevap@gmail.com a gönderilen doğru cevaplarla L'oréal'in belirlediği {50.ve 100.} şanslı kişiler
Berna Çetinarslan ve Meryem Boynueğri
L'oréal kazanan şanslı kişilerle mail yoluyla irtibata geçecektir.Yarışmayı düzenleyen L'oréal'e ve yarışmaya katılan herkese teşekkür ederim.


BERAAT KANDİLİ MUBAREK OLSUN....

4 Ağustos 2009 Salı

Ayakkabılarını İstiyorum

Ayakkabıları müthiş gözüküyor..
Ayakkabılarını istiyorum senin.!Benim gibi isteyen var mı?
lookbook

Gençler İçin Odalar


Gençler için örnek odaları size göstermek istedim.Bir odayı aynalarla,aksesuarlarla ne kadar renkli bir yer haline getirebilirsiniz.O zamanlar seçme şansım olsaydı bu odaların hepsini isterdim!


L'oréal sonuçları yarın açıklanacaktır.

DOGUM GÜNÜ PASTAM VE MİM

Dün bana mesaj yazan arkadaşlarıma teşekkür ederim.Dogum günümle ilgili en son olarak eşimin bana aldıgı pastayı paylaşmak olacak sizlerle.Dikkat ettisyeniz 3 tane mum var aslında hiçbir anlamı yok yaşım ortaya çıkmasın diye o kadar koyduk.Çok yaşlandım çok.Bu arada beni mimleyen arkadaşım pembetatlar'ın mimini cevaplamak istiyorum.
-Niçin blog yazarısınız?
-Paylaşmak için...
- Son zamanlarda hiç vakit ayıramadığınız bir uğraş?
-Ders çalışmak.
-Şuan için imkanınız olsa gerçekleştireceğiniz hayaliniz?
-Karadeniz turu
-Hayatınızda iyiki yapmışım dediğiniz üç şey?
-evliligim,oglum ve ailemin çocugu olmak
-Mutfakta en sevdiğiniz uğraş?
-Herşey
-En sevdiğiniz 3 yemek?
-Yeşil fasulye,börekler,mantı
-Giyim konusunda abarttığınız eşya?
-Çanta
-Çocuklarınıza nasıl hitap edersiniz?Çocuk yoksa anne babanz size nasıl hitap eder?
-Aşkım,Sevdam
-Sizi anlatan bir resim?
-aslında olgumun resmini koyacaktım ama çok yer kapladı.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Takı Masalı


Herkesin aynı olduğu bir dünya yerine,
farklı renkler ve farklı desenlerle hayatlarını renklendirmek isteyenler için....
Kendisini özel hissetmek isteyenler için...
Kendisi için özel olanlara, bunu hissettirmek isteyenler için...
Ve sadece benim anlayacağım bir masal anlatsın bana diyorsanız.
Takı Masalı'na bakmalısınız

BJK Blogları ve Yazarları Nerede?

Bir süredir gözlemliyorum da blogun Türkiye ile ilgili yazılarının ağırlık merkezi Fenerbahçe ve Galatasaray'a kaymış, blogun Beşiktaşlı yazarlarından biri olarak artık takımımım ile ilgili daha çok yazı yazmaya karar verdim. Bu arada bir süredir de BJK hakkında yazı yazan blogları araştırıyorum da sonuçlar çok da tatminkar değil, izleyicilerimizden de ricam şu, bildikleri, kendi yazdıkları, önerdikleri bloglar varsa onları da takip listemize almak istiyoruz.


Takip ettiğimiz blogları, yazdıkları konulara göre ayırıp listeleyeceğiz, ya da en azından Beşiktaş bloglarına böyle bir kıyak çekeceğim, Garrincha, Mu ve Jupi de kendi takımlarının bloglarını o şekilde tasnif edebilir tabii.

Hadi Beşiktaşlı yazarlar ve yorumcular gösterin kendinizi, sezon başlamadan blog dünyasında ağırlımızı hissettirelim!


KAHVALTI SOFRAM

Bugün oglumla sabah kalktık ve kendimize güzel bir sofra hazırlamak için baya bir ugraştık.Sebebi bugün benim dogum günüm olması tabii ki.Oglum sabah yanagıma bir öpücük kondurarak uyandırdı beni.İşte dedim kendi kendime bu yaşıma kadar aldıgım en güzel hediye bu.Aman eşim duymasın üzülür sonra.Uzun uzun kahvaltı ettik oglumla.Efe'nin kahvaltıyla pek arası olmadıgı için birçogunu ben yedim. Soframızda yok yoktu.Tahinli Kurabiye,Zeytin Salatası,Patlıcan Salatası,3 renkli patates salatası,Yalancı Su Böregi,Çeşnili Tereyag..........

2 Ağustos 2009 Pazar

Çağla Şikel Ve Gisele Bundchen Hamile Görüntüleri

Gisele Bunchen ve Çağla Şikel..İkisi de manken ikisi de hamileliğinin en güzel döneminde.Hamile Gisele ve Çağla objektiflerden kaçamamış.İkisi de çok güzel gözüküyor {bir kadının en güzel dönemi hep hamileliği olarak düşünürüm.}Çağla'nın bazı fotoğraflarını Gisele 'in duruşuna çok benzetiyorum.Bu fotoğrafta da çok benzemişler.Birisi Victoria's Secret'ın eski gözbebeği diğer ise mankenliği Victoria's Secret'a çıkmadan bırakmayacağını söyleyen Türkiye'nin gözbebeği.Ne dersiniz Victoria's Secret'ın Giseleyle baş edebilir mi?
Çağla Şikel bebeğine 6 aylık hamile.Artık karnı iyice belirginleşmiş ve aldığı kilolar belli oluyor.{özellikle göğüs kısmında:)}Oyüzden bikini üstünün ipleri çözmüş.3 ay sonra kucağına alacağı oğluna Kuzey ismini verecekmiş.İlk bebeğinde yaşadığı üzüntüyü Allah kimseye yaşatmasın!..

BJK 0 - Fenerbahçe 2 : Paniğe Gerek Yok!


Skorun da istatistikler gibi aldatıcı olduğunu gösteren bir maç oldu Süper Kupa Finali. Honved ve Boluspor gibi siklet dışı rakiplerle oynayan Fenerbahçe'ye göre Beşiktaş, Lyon ve Porto gibi olası rakipleriyle maç yapmayı tercih etmişti. Açıkçası, Fenerbahçe'nin her sene transfer şampiyonu olmasına alışık biri olarak, rakibin transferlerinden fazla da korkmuyordum. Üstüne üstlük, Beşiktaş takımının oturmuş şablonuna yapılan transferlerin hepsi de eksikleri ya da giden oyuncuların yerine gelmişti ve her ne kadar bazı "spor yazarları" şimdiden Beşiktaş'ın güçlenen kadrosuna vendetta ilan etseler de, taraftar ve camia geneli yapılan transferlerden ve sembol isim Nihat'ın dönüşünden son derece memnundu.


Maça hangi 11 ile çıkılacağı aslında belli gibiydi, defansta zaten fazla alternatif olmadığı için, yeni transferler Erhan ve İsmail ilk resmi maçlarına çıkacaktı. Ernst ve Fink zaten yerleri garanti olan oyunculardı. Zengin alternatifli hücum bölgesinde ise, daha hazır olmayan Nihat yedeklerde olacaktı. Bir başka fuleli oyuncu olan Holosko'nun da yedek kalması, Denizli'nin oyunu rakibin sahasına yıkmaya niyetli olduğunu gösteriyordu. Nitekim maç başladığı zaman gördük ki, Beşiktaş bekleri dahil, kanatlardan ve ortadan her türlü şekilde Fenerbahçe'nin üzerine gitti, Fenerbahçe'nin güçlü ortasahası o bölgede tuttuğu topu tuttuğu sürece Beşiktaş'ı engellemeyi başardı. Fakat defans ve ortasaha arasındaki boşluklar, Beşiktaş'ın oyun temposunda vites arttırdığı noktalara dönüştü. Ernst, Bobo ve Tello yüksek tempoda ara pas ve verkaçlar ile o bölgeden Bilica Önder ikilisini bayağı zorladılar. Yusuf her zaman bu yükselen tempoya ayak uyduramasa da, arada sırada yeteneğini göstereceği anlar ortaya çıktı, bir tanesinde şanssızdı, top spikerin deyimi ile "Volkan'ın kontrolünde direğe çarptı."


Beşiktaş'ın Mustafa Denizli'nin başa geçmesi ile kazandığı güzel bir özellik var, o da rakip takım bastırdığı zamanlarda soğukkanlılıklarını kaybetmeden rakibin oyununa göre gerekirse kapanıp sonra hızlı paslarla topu hücum dörtlüsüne atıyorlar ki top son dörtlüye geçtiği zaman da oyunun temposu bir anda yükseliyor. Bu özellik sadece taktiksel yüklemelerle başarılacak bir durum değil, anlaşılan Denizli'nin geçen sezondan beri yaptığı mental çalışmalar oyuncuların kafa yapısında olumlu değişiklikler yapmış. Lucescu döneminde en son bu tarz soğukkanlı kapanma ve ardından hızlı karşı ataklarla pozisyon yaratma becerisini görmüştük ki o dönem de bu tarz oyun Beşiktaş'ın temposunun düştüğü, rakibin kendi oyununu dikte ettirmeye çalıştığı anlarda işe yaramıştı. Bu soğukkanlılığın ilerleyen günlerdeki Şampiyonlar Ligi maçlarında, özellikle de deplasmanlarda, devam ettirilmesi çok kritik. Tabii bu durumda ortadaki Fink - Ernst ikilisi ile gerideki Ferrari - Sivok ikilisine ciddi yük binecek. İlk ikili bu sorunun kolayca üstesinden gelir gibi gözüküyor. Bu akşam, Beşiktaş tarafında sahanın en iyisi spiker tarafından adı 10 kere bile telaffuz edilmeyen Fink idi. Alex'i tutma görevi verilen Fink, penaltıya kadar bu görevini başarıyla yaptı. Fakat rakibe bu kadar yakın oynamasının bedelini de hücuma katkı yapmayarak ödedi. Alex'in adı da penaltı ve son gol dışında da pek duyulmadı. Son günlerde tartışılan "10 Numara" mevzusuna da ikili güzel bir cevap verdi: klasik anlamdaki 10 numaranın Fink gibi adamlar karşısında pek şansı olmadığı anlaşıldı, fakat eğer bu 10 numara aynı zamanda son 5 yılın gol kralı ise, o zaman sahada oyun kuruculuğunu değil golcülüğünü konuşturur. Alex attığı iki golle, kendisine klasik 10 numara rolünü verenlere, ben bundan daha fazlasıyım mesajını iletti bu akşam.

Ferrari, Genova'dan Münch'den sonra gelen ikinci oyuncu, bu selefi gibi o da Genova'dan kötü oyuncu gelmez dedirtti. Serie A'da oynamış bir başka oyuncu olan Sivok ile oluşturdukları ikili bugün fena değildi, ta ki Sivok o garip hatayı yapana kadar. Tabii bu ikili, şu an itibarı ile bir Zago - Ronaldo ikilisi olmaktan çok uzakta, fakat Gökhan Zan - Toraman ikilisine göre o bölgenin kalitesi bir gömlek artmış gözüküyor.


İlk yarı beklerden İsmail Köybaşı sol kanatta daha çakılı oynarken, Erhan sık sık ileri çıktı, o bölgede Yusuf içeri kaçtıkça, boşlukları doldurdu, fakat mücadelesi kadar hücuma katkısı olmadı, özellikle ortaları başarısızdı. İkinci yarıda, Tello sağ kanada geçerek, hem Erhan'ı geride tuttu hem de İsmail'in ileriye çıkmasını sağladı. İsmail, sağbekteki takım arkadaşına göre daha teknik ve hücumda daha becerikli bir oyuncu, fakat hücumu seven beklerde görülen kalıtsal sorunlar onda da mevcut: ileri çıktığı zaman, karşı ataklarda pozisyon hatası yapabiliyor, nitekim ilk yarı böyle bir hatada kornerden dönen top az daha Beşiktaş kalesinde gol oluyordu. Fakat görünen o ki, iki yeni transfer de bu sezon ilk 11'e kendilerini kabul ettirecekler. Yedeklerde de İbrahim ve Ekrem gibi isimlerin olması bu sezon o bölgelerde ciddi bir forma savaşı olacağını göstermekte umarım bundan kazançlı çıkan Beşiktaş olur.


Bu sezon için Beşiktaş'ın en büyük sıkıntısı genel oyun temposu ile Yusuf'un temposunu aynı ayara getirmek olacak gibi gözüküyor. Ernst, Holosko, Tello ve Nihat hızlı tempoyu seven oyuncular; Bobo ve Nobre, doğal tarzları olmasa da bu tarz oyuna da uyum sağlayabiliyorlar, fakat Yusuf yapısı ve yaşı gereği oyunu biraz da topu ezmek pahasına daha sakin oynuyor. Ligde bu durum çok problem yaratmayabilir fakat Avrupa'daki maçlarda rakip temponun düşmesine izin vermezse, Yusuf pozisyon yaratmakta çok zorlanabilir. İkinci yarı başında yapılan Nihat - Yusuf değişikliği aslında Denizli'nin bu konuyla ilgili vizyonunu göstermesi açısından ilginç bir örnek. Denizli haliyle bu sorunun uzun bir süredir farkında, ve Nihat transferi ile takıma, bir zamanların Bergkamp'ı, Litmanen'i gibi, "çok özellikli forvet" oyuncusu monte etmek istiyor. Bu oyuncu klasik 10 numara tarzı oynamak yerine, gerekirse hücumu tek başına alıp taşıyacak bir oyuncu olacak, koşacak, şut atacak, pozisyon yaratacak, sonuçta ne yaparsa yapsın takımın hücum hattını diri tutacak. Eldeki seçenekler düşünüldüğünde Nihat bunu yapacak tek oyuncu, takıma bu anlamda sahada liderlik yapabilecek, tıpkı Bergkamp'ın Arsenal'deki evrimi gibi, Nihat da kariyerinin sonunda böyle bir "geri forvet" pozisyonuna doğru evrilebilir.


Nihat'ın transferinin bir başka amacı da, Holosko ile beraber ikisini kontra atak oynanması gereken maçlarda fuleli forvet ikilisi olarak oynatmak olabilir. Karşıdaki rakibin güçlü ve yaratıcı ortasahasına, ekrem-fink-ernst-köybaşı dörtlüsü ile (üzülmez ve erhan beklerde kalacak) cevap verip, kapılan toplarda Nihat-Holosko ikilisi ile açık alanda ciddi pozisyonlar yakalayabilirler. Fenerbahçe maçı bunun test edileceği maç değildi, fakat Şampiyonlar Ligi'nde çıkacak takımların gücüne göre, özellikle deplasman maçlarında Beşiktaş'ı bu dizilişle ve oyun tarzı ile pekala da görebiliriz.

Maça dönersek, sonuç olarak Fenerbahçe biraz daha şanslı ve akıllıydı, kupayı aldı ve sezona moralli başladı. Sonucun Beşiktaş'ı etkilediğini sanmıyorum, fakat eksikleri görmek açısından iyi bir test oldu lig başlamadan önce. Anlaşılan yapılan transferlerin hiçbiri karavana olmamış, fakat ilk 11'e hepsinin birden montesi ve takımın makine gibi işlemesi biraz zaman alacak. Önümüzde bunları oturtmak için koca bir ağustos ayı var, o yüzden Beşiktaşlılar için -şimdilik- paniğe gerek yok, işler bugün kupa kaybedilmiş olsa da yolunda gidiyor.

Pazar Günü Jojee

Deniz kenarına sahip bir şehirde oturuyorsanız pazar günü yapılacak en güzel şey denize gitmektir.Jojee de öyle yapıyor ,beyaz bikinileri ve pembe çantasını hazırlayıp denize gidiyor.Herkese güzel bir pazar günü diliyorum:)

teen vogue

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Jennifer Aniston!

Pictures144
Bu kadına bayılıyorum.O kadar doğal geliyor ki hareketleri bana.Angelina'yı beğenirim yaptığı işler gerçekten çok takdirlik ama benim gönlüm hep Jenniferdan yana.Angelina Brad'in yanındaki duruşu bile kasıntı geliyor.Aynı şekilde gazetecilere poz verirken de öyle .Ama Jennifer hiç öyle gözükmüyor bu kadının doğallığını çok seviyorum.Eminim annelik ona çok yakışacaktır.Buarada Jennifer'ın saçları aslında düz değilmiş.Duştan sonra beni görmelisiniz kabarık ve kıvırcığım diyor.Senelerce yaptığı fön nasıl saçlarını yıpratmıyor!!