26 Mayıs 2009 Salı
Mine'nin Takıları-{Tanıtım}
YE#45 DONDURMALI KAYISILI MİLFÖY
- yarım kilo kayısı
- 1 su bardagı tozşeker
- 2 yemek kaşıgı nişasta
- 4 adet milföy
- pudra şekeri
- 100 gr.dondurma
- 1 adet yumurta sarısı(milföylerin üstüne sürmek için)
FIRINDA MANTAR
- 500 gr.mantar
- 5-6 diş sarımsak
- 4 adet domates
- zeytinyağı,tuz,karabiber,kırmızbiber
- kaşar rendesi(üstü için)
Mantarları köklerinden ayıkladıktan sonra yıkayalım.Ve derin bir kiremitin altına dizelim.(yada tek kişilk kiremitlere paylaştıralım)Domates,küçük doğranmış sarımsak ve baharatları tavaya alalım ve üstüne zeytinyağını döküp soteleyelim.Bu karışımı mantarın üstüne dökelim ve önceden 180C ısıtılmış fırına verelim.Mantarlar pişince üstüne de kaşar rendesi serpelim ve tekrar fırına verelim.Kaşarlar eriyinceye kadar fırında tutalım.
Afiyet olsun.
25 Mayıs 2009 Pazartesi
Topuklu ve Kurdelanın Birleşimi-Ballerina-
Kurdelayla süslenmiş giysileri,ayakkabıları ve aksesuarları çok severim.Jean Paul Gaultier 'in ilkbahar yaz 2009 koleksiyonunda da topuklu ve kurdelayla -ballerina- ayakkabıları yer almakta.Nasıl görmemişim bunları hayret!Topuklu ayakkabının kurdelayla bütünleşmesi çok masumane bir hava yaratmış.Dar ve mini bir elbiseyle çok kadınsı da durabilir aynı zamanda.
Arkadan ve yandan duruşu çok hoşuma gitti ama sadece ön kısmı biraz gözümü rahatsız etti.Kumaş pantolonla giyildiğinde burnu gayet resmi durabilir.Çok amaçlı olsun diye de tasarlanmış olabilir.Herşeye rağmen ayakkabı çok şirin geldi -ballerina- modeliyle balerin gibi gezmek istiyorum tabi düşmeden!:)
DEREOTLU POĞAÇA
Yine tarif benden, yapım İlkay dan arkadaşlar..:))
Denemek isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim...
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
2 adet yumurta(1 inin sarısı üzerine sürülecek)
1 tatlı kaşığı tuz
1,5 su bardağı beyaz +kaşar peynir rendesi karışımı(beyaz peynir miktarı daha fazla olacak)
1/2 demet dereotu (ince doğranmış)
1/2 demet maydanoz (ince doğranmış)
1 paket kabartma tozu
aldığı kadar un
*Tüm malzemeyi karıştıralım ve ele yapışmayan ama yumuşak bir hamur hazırlayalım. (Kulak memesi kıvamından daha yumuşak olsun.)
ÇİLEK SOSLU MUHALLEBİ
- 1 litre süt
- 1 su bardağı toz şeker
- 2 tane dövülmüş damla sakızı
- 1 adet yumurta
- 1 paket vanilya
- 1 çay bardağı un
- 2 yemek kaşığı nişasta
Sosu için:
- 500 gr.çilek
- 1 su bardağı toz şeker veya pudra şekeri
- 2-3 yemek kaşığı nişasta
Muhallebisi için gerekli olan bütün malzemeler bir tencereye alınır ve blenderla karıştırılır.Ocağın altı açılır ve sürekli karıştırarak muhallebi koyu bir kıvam alıncaya kadar pişirilir.Pişince sudan geçirilmiş bir borcama dökülür.Ve ılımaya bırakılır.Diğer bir tarafta yeşil sapları koparılmış ve yıkanmış çilekler rondodan geçirilir.Tencereye konur üstüne şeker ve nişasta eklenir kaynayana kadar pişirilir.Biraz kaynayınca ocaktan indirilir ve sogumaya bırakılır.Soguyunca muhallebinin üstüne dökülüp her tarafa eşit yayılması saglanır.Buzdolabında 2-3 saat bekletilir ve dilimlenir.
Afiyet olsun.
Bikini Modelleri
Buaraya koyduğun modellerin hepsi ipli bikini tarzında neden diğerleri çok diye sorarsanız.Mayokini,Mayo bölümlerim hatta ekstradan bir bikini postumu da koymayı planlıyorum.Genelde üçgen bikinileri çok beğeniyorum.Hem daha hoş hem de kullanması rahat oluyor.Özellikle üst kısımlardaki açılma korkusu biraz daha azalmış oluyor.Sade renklerdeki bikinilere sahip olan ben bu sene desenli modelleri çok beğendim.Geçen seneye göre çıkan yeni modeller internetin başında ağlanmama yetiyor.
24 Mayıs 2009 Pazar
DOĞAL VİAGRA KARPUZ
Teksas Üniversitesi'nde doktorların yaptığı son araştırmalara göre karpuz, afrodizyak etkisi olan gıdaların başında geliyor. İstiridye, çilek ve çikolata gibi besinler ise cinsel enerjiyi sanıldığı kadar arttırmıyor. Uzmanlara göre cinsel isteğin, cinsel enerjiye dönüşebilmesi için afrodizyak gıdaların vücutta olumlu değişimler yaratması gerekiyor. Karpuz, çok miktarda tüketildiğinde, içinde ve kabuğunda bulunan citrulline vücuttaki enzimlerle reaksiyona giriyor ve 'arginine' adlı bir amino aside dönüşüyor. Yani karpuz, tıpkı Viagra gibi bedendeki damarları açarak ereksiyon oluşumunu garantiliyor. Bu durum aynı zamanda, kalbe, dolaşıma ve bağışıklık sistemine iyi geliyor.
Araştırmayı yürüten Teksas Üniversitesi'nden Dr. Bhimu Patil, karpuzun Viagra'dan farklı olarak hiçbir yan etkisinin bulunmadığını belirtti. "Citrulline" maddesinin yüzde 60'ının karpuzun kabuğunda bulunduğunu belirten Patil, karpuzun ancak çok fazla tüketildiğinde bu etkiyi yapacağını dolayısıyla karpuz tüketirken alınan şekeri azaltmak için çalışmalar yapacağını söyledi. Araştırmacılar, 'citrulline' maddesinin, karpuz dışında salatalık ve kavunda az miktarlarda, ceviz tohumunda ise yüksek miktarda bulunduğunu kaydetti. Bu gıdalardan maksimum faydayı sağlamak için her gün düzenli olarak tüketilmeleri gerekiyor.
TERLEMEYE KESİN ÇÖZÜM
ETS ameliyatı ile terlemeyi kalıcı olarak engellemek mümkün.
Avuç içi ve koltukaltı ter bezlerine terleme uyarısını götüren sempatik sinir dallarının, göğüs kafesi içine girilerek kesilmesiyle yapılan ETS ameliyatı, hem terlemeyi kalıcı olarak engelliyor hem de ameliyat süreci çok kısa olduğu için hastanede sadece 1 gün kalınıyor.
El ve ayak terlemesinin nedenleri nelerdir?
Vücudumuzun sürekli aynı ısıyı koruyabilmesi için ter bezlerine önemli görev düşmektedir. Terleme, derinin ıslak hale gelmesi sonucunda hem fazla suyun atılması hem yükselmiş vücut ısısının düşürülmesi için ortaya konmuş bir reflekstir. Sinir sistemimizin başlattığı, ter bezlerinin meydana getirdiği, bizim kontrol edemediğimiz faydalı bir aktivitedir. Fakat terleme her noktaya aynı oranda dağılmadığı ve bölgesel olarak farklılık gösterdiği zaman, örneğin avuç içleri, koltukaltı ve ayaklar gibi, sosyal yaşamda uyum sorunlarına yol açmaktadır. Yoksa terleme zarar verici bir durum değildir.
El ve ayak terlemesi ne sıklıkta ve hangi yaş aralığında görülmektedir?
Toplumda görülme sıklığı, Güneydoğu Asya ülkelerinde daha fazla olmakla birlikte %1-2 civarındadır. Okul çağı itibarıyle başlamakta, çoğu zaman dönemsel bir farklılık olduğu zannedilmekte, fakat takiplerde hiç azalmadığı görülmektedir.
El ve ayak terlemesi olan hastalar ne yapmalıdır?
Öncelikle bir Endokrinoloji uzmanına muayene olmalı ve sistemik hastalıklar açısından araştırılmalıdır. Biliyoruz ki obezite, diyabet ve tiroid bezi hastalıklarının seyrinde aşırı terleme sıklıkla görülmektedir.
Tedavisinde hangi yöntemlere başvurulabilir?
Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda altta yatan başka bir hastalık yoksa, Dermatoloji ve Göğüs Cerrahisi uzmanları ile görüşülmelidir. En basit olarak geçici ama kolay olan pudralı krem ve deodorantlardan başlanarak, en zahmetli fakat kesin olan ETS ameliyatına kadar birçok alternatifin olduğunu hastamıza anlatmamız gerekir. Hiç bir method “bu en iyisidir” denerek diğerleri bir köşeye atılmamalıdır. Örneğin İyontoforezi bilmeyen hastamıza direkt ameliyat olman gerekir denmemelidir.
Terlemeyi önlemek için yapılacak bir ameliyat var mıdır?
Kısaca “ETS - Endoskopik Torasik Sempatektomi” olarak tanımladığımız bir ameliyat uzun yıllardır başarıyla uygulanmaktadır. Avuç içi ve koltukaltı ter bezlerine “terleme” uyarısını götüren sempatik sinir dalları, göğüs kafesi içine kapalı (endoskopik) yöntemle girilerek devre dışı bırakılarak yapılır. Günümüzde klipli, klipsiz gibi alt tiplere bile ayrılacak kadar farklı metotlar geliştirilmiştir. Her alt tip genel anestezi altında, cerrahın tercihine göre tek taraflı iki ayrı seans veya çift taraflı aynı seansta uygulanmaktadır. Hedeflenen bölgedeki terlemeyi kalıcı ve tam olarak ortadan kaldırır. Sempatik sinirlerin devre dışı bırakılması felç gibi hareket bozukluklarına yol açmaz. Ayrıca bu aşırı terleyen bölgelerdeki ter bezlerinin vücuttan çıkarılması veya bölgesel Botox uygulaması gibi Dermatoloji/Plastik Cerrahi uzmanlarınca uygulanan yöntemlerde mevcuttur.
Cerrahi müdahaleden sonra yapılması gerekenler nelerdir?
ETS operasyonu sonrasında bir gece hastanede yatmak doğru olan yaklaşımdır. Ertesi gün ağrı, ateş ve solunum zorluğu gibi istenmeyen durumlar yoksa hastamız taburcu olmaktadır.
Bu ameliyatın yan etkileri veya istenmeyen sonuçları var mıdır?
Ameliyat sırasında açık cerrahi müdaheleye geçme olasılığı az da olsa vardır. Terleme şikayeti daha ameliyat sırasında ortadan kalkar fakat orta-uzun vadede sırt, göbek çevresi ve ayaklarda terleme artabilmektedir. Beşyüz hasta ve fazlasını kapsayan araştırma makaleleri incelendiğinde bu olasılığında %3-4 civarında olduğu, fakat hasta memnuniyeti açısından operasyon sonrasında yeniden doğdum diyecek kadar mutlu olanların oranıda %90 ları bulmaktadır. Göğüs cerrahisi uzmanlarından daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
UZUN YAŞAMANIN SIRLARI
İŞTE O BESİNLER:
Ananas:
Ameliyat sonrası iyileşme sürecini hızlandırır. Eklemleri sağlıklı tutar. Astımı önler.
Yaban mersini:
Bol antioksidan içerir. Beyinde yaşlanmanın etkilerini geciktirir.
Ispanak:
Zekayı güçlü tutar. Karaciğer, yumurtalık, kolon ve prostat kanserlerinden korur. Besin değeri bakımından en zengin gıdadır.
Kırmızı biber:
Akciğer, prostat, yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerinden korur. Güneş yanıklarına karşı etkilidir. Kalp sağlığı için yararlıdır
Brokoli:
Diyabetin vücuda verdiği hasarı azaltır. Prostat, mesane, kolon, pankreas, meme ve mide kanserleriyle savaşır. Yaralanma durumunda beyni korur.
Domates:
Vücutta iltihaplanmayı önler. Yemek borusu, mide, bağırsak, akciğer ve pankreas kanserleriyle savaşır. Kalp hastalığı riskini düşürür.
Elma:
Bağışıklık sistemini güçlendirir. Akciğer ve prostat kanserlerinden korur. Alzheimer hastalığı riskini azaltır.
Enginar:
Damar tıkanıklığını önler. Zararlı kolesterolü düşürür.
Roka:
Doğumdan gelen kusur riskini azaltır. Kemik kırılması tehlikesinin önüne geçer. Gözün sağlıklı kalmasını sağlar.
Kuşkonmaz:
Midedeki yararlı bakterileri besler. Kalp sağlığı için yararlıdır.
Böğürtlen:
Kemik yapısını güçlendirir. İştahı bastırmaya yardımcıdır. Vücutta yağ yakımını hızlandırır.
Bal kabağı:
Gece görüşünü güçlendirir. Kırışıklıklara karşı savaşır. Kalbi korur.
Kavun:
Bağışıklığı geliştirir. Cildi güneş yanıklarına karşı korur. Vücutta iltihaplanmanın önüne geçer.
Havuç:
Antioksidanları DNA yapısını korur. Kataraktla savaşır. Birçok kansere karşı koruma sağlar.
Karnabahar:
Toksinlerden arındırır. Meme kanseri hücrelerinin yayılmasını önler. Prostat kanserine karşı savaşır.
Kiraz:
Eklem iltihabı ve gut ağrılarını dindirir. “Kötü” kolesterolü düşürür. Vücutta iltihaplanmaya karşı koyar.
Kızılcık:
Prostat ağrılarını dindirir. Akciğer, kolon, kan kanseri hücreleriyle savaşır. Boşaltım sisteminde enfeksiyon riskini düşürür.
Yeşil lahana:
Damar tıkanıklığını önler. Prostat, kolon, meme, yumurtalık kanseri tehlikesini azaltır. Vücudun toksinlerden arındırma mekanizmasını harekete geçirir.
Kıvırcık lahana:
Kanseri besleyen östrojen hormonu seviyesini dengede tutar. Gözleri güneş ışınlarından ve katarakttan korur. Kemikleri güçlendirir.
Kivi:
Kırışıklıklarla savaşır. Damar tıkanıklığı riskini düşürür. Kabızlığı önlemeye yardımcı olur
ANNELERE BESLENME UYARISI
Okul öncesi çağı çocukları bu dönemde hayatlarının sonuna kadar devam edecek alışkanlıkları kazanırlar. Bu nedenle bu dönem önemli bir süreçtir. Bu gelişim döneminde çocuk ailenin özellikle anne babanın beslenme alışkanlıklarından etkilenir. Kadıköy Şifa Suadiye Polikliniği Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Günay Ermergen okul öncesi dönemde çocuklara doğru beslenme alışkanlıklarının nasıl kazandırabileceğini anlatıyor.
Okul öncesi çocukların büyüme hızı bebeklere oranla daha düşük olmasına karşın aktiviteleri ve büyümenin diğer aşamaları için gereken yakıtı sağlamak için yeterli enerjiyi almaları gerekmektedir. Okul öncesi çocukların porsiyonları yetişkin porsiyonların 1/3 kadarıdır bu nedenle onlara tüketebileceklerinden fazla besin sunmak çocuğun besinden uzaklaşmasına neden olur. Doyduğunu söylediğinde veya yemekle oynamaya başladığı zaman yemekten kaldırılmalıdır. Bu yaş çocuklarında günden güne veya yemekten yemeğe iştah dalgalanmaları olması normaldir. Genellikle 3 – 4 öğün şeklinde beslenirler. Ara öğünler ana öğünlerin yerini almamalıdır, tamamlamalıdır. Anne baba çocuklarıyla birlikte yemeliler, sağlıklı beslenme ailece önemsenmelidir.
Çocuk oturarak yemek yemeye özendirilmelidir. Çocuğu yemekle ödüllendirmek veya cezalandırmakta yemekle ilgili sağlıksız alışkanlıklar kazandırmaya neden olur. Besin seçme ve bazı besinleri reddetmelerine de izin verilmelidir. Besin seçimi yapabilmek çocuğun edinmesi gereken bir davranıştır. Bu yaş grubunda yaşlarına bağlı olarak birçoğu sağlıklı beslenmemin temellerini bilmektedir.
Anne babalara düşen görev besinler konusunda temel bilgileri verip besinleri seçmede onlara yardımcı olmaktır. Çocuklar açlığa yetişkinler kadar dayanamaz, yemekler düzenli olmadığında daha fazla abur cubur yeme eğiliminde olurlar. İştahsızlık ailelerin en çok yakındıkları şeydir. Çocuğun yaşına ve boyuna bakılarak normal gelişmesi değerlendirilmelidir. İştahsız çocuklarda sofra düzeni nasıl, yemek lezzeti nasıl, devamlı aynı yiyecekler mi veriliyor, öğün aralarında abur cubur tüketim var m, sık meyve suyu içiyor mu, 500cc günlük süt içmek, fazla miktarda şekerli besin tüketimi var mı, yemek öncesi sıvı alımı araştırılmalıdır.
Erken yaşlarda aşırı kilo alımının sonuçları uzun vadeli, fiziksel ve psikolojik boyutludur. Diyabet, kalp hastalıkları, HT bazı kanser türleri riski vardır. Çok sık abur cubur tüketen, düzensiz beslenen, hareketsiz yaşayan, çok televizyon seyreden, bilgisayar başında zaman geçiren, yağlı beslenen çocuklarda şişmanlık riski artar. Güne iyi bir başlangıç için kahvaltı çok önemlidir. Güne zinde başlamak ve gün boyunca sürdürdüğümüz faaliyetlerimizde anlama, odaklanma, verimli çalışma üzerinde kahvaltının çok büyük etkisi vardır. Kahvaltı alışkanlığı olmayan çocuklarda en sık sorunlar dikkat azlığı, öğrenmede zorlanma, problem çözmede güçlük,fiziksel güç azlığına bağlı kas koordinasyonunda azalmadır. Çocukların örnek aldıkları bireyler anne ve babalardır. Çocuğuna sağlıklı beslenme alışkanlığını kazandırmak için ebeveyn evde kahvaltı etmelidir.
Tüm aile bireylerinin bulunacağı bir kahvaltı sofrası hazırlamak kahvaltı alışkanlığı kazandırmak için ilk adımdır. Kahvaltıda sevmediği yiyeceklerin değişik şekilde sunumu (yumurta-omlet, peynir-tost, süt, yumurta - krep) sağlanmalıdır. Süt içmeye direnç gösteren çocuklarda süt yerine diğer süt ürünleri tercih edilmelidir (2 kibrit kutusu peynir = 1 su bardağı süt = 1 su bardağı yoğurt). Eğer çocuk karnını sadece sütle doyurmayı tercih ediyorsa, bu durumda diğer besin gruplarının eksikliğine bağlı sağlık sorunları oluşabilir.
Özellikle çok süt içen çocuklarda en sık görünen sorun Fe eksikliği anemisidir. Sütün tüketildiği zaman ve biyo yararlılığı arasında bir bağ yoktur. Fakat öğün öncesinde tüketilirse iştahsızlık yapar. Gece içiliyorsa diş çürüklerine sebep olabilir. Eğer gece süt içiliyorsa mutlaka ağız çalkalanmalıdır. Fast food tüketimi de bu yaşlarda artar buna dikkat edilmelidir. Kola, gazoz gibi içecekler, ketçap, mayonez hem katkı maddeleri çok olan hem de besin değeri hiç içermeyen kalori değeri yüksek yiyeceklerdir. Karbonhidrattan zengin, rafine gıdaların yenmesi normal bağırsak florasını bozarak probiotik etkilerinin ortadan kalkmasına neden olurlar. Ayrıca vücudumuzdaki omega 6, omega 3 normal oranının omega 6 lehine bozulmasına neden olurlar. Bu oran normalde 1/1 iken, bu tarz bir beslenme ile 50/1 olmaktadır. Buda omega 3 yağ asitlerinin koroner kalp hastalıklarına,hipertansiyon, tipz, romatizma, ra ve çeşitli kanserleri engelleyici etkisinin ortadan kalkmasına neden olur.
Özellikle son 50 – 100 yıl içinde doğal olmayan, işlenmiş ve katkı konulmuş gıdalar, margarin gibi kimyasal yolla katılaştırılmış, ayçiçeği, mısır özü gibi sıcak preslenmiş sıvı yağlar aşırı şekilde kullanılmaya başlamış buna karşılık taze sebze, meyze ve tencere yemeklerinin tüketiminde belirgin azalma olmuştur.
Vücudumuza uyumsuz, beslenme sonucu omega 6/omega 3 oranının bozulması nedeniyle şişmanlık, diyabet, karoner kalp hastalığı, hipertansiyon, ülser, astım, romatizma, kanser son yıllarda müthiş artış göstermiştir.
Günümüzde Akdeniz tipi beslenme en sağlıklı beslenme biçimi olarak kabul edilmektedir.
Akdeniz tipi beslenme içeriği günde yağ 1 - 3 yemek kaşığı, şeker 1 – 2 yemek kaşığı, süt – yoğurt – peynir 2 - 3 porsiyon, et – tavuk – yumurta 1 – 2 porsiyon, sebze 1 – 3 porsiyon, meyve 1 – 2 porsiyon, tahıllar 4 - 6 porsiyon şeklindedir.
Sağlıklı büyüme için su, protein, yağ, karbonhidrat, makromineraller, mikromineraller, vitaminler flavonoidler gibi bütün gıda unsurları optimal olarak diyette bulunmalıdır. Temiz hava ve spor ise beslenmenin tamamlayıcı unsurlarıdır.
FAST FOOD ZEKA GERİLETİYOR
ABD’li bilim adamları, aşırı fast food tüketmenin öğrencilerin zekasını olumsuz etkilediğini ortaya çıkardı.
Tennessee eyaletindeki Vanderbilt Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmalara göre ortalamanın üzerinde fast food ve abur cubur gıda tüketen çocukların akademik başarısı okul arkadaşlarına göre daha düşük oluyor.
Uzmanlar, araştırma için 10 ve 11 yaşlarındaki 5 bin 500 öğrencinin beslenme alışkanlıklarını ve okuldaki performansını inceledi. Öğrencilere haftada kaç kez fast food restoranlarında ya da abur cubur yedikleri soruldu. Bunların yüzde 54’ünün hafta 1-3 kez, yüzde 10’luk bir bölümünün 4-6 kez, yüzde 2’nin ise günde 4 ya da daha sık yediği ortaya çıktı.
Notları düşüyor
Bunun ardından çocuklara sözel ve sayısal testler yapıldı ve test sonuçları karşılaştırıldı. Haftada 4-6 kez fast food ve abur cubur yiyen yüzde 10’luk grubun sözel sınavlarda 100 tam not olmak üzere hesaplanan ortalamadan 6.96 puan daha düşük not aldığı belirlendi. Bu gıdaları her gün yediğini söyleyenlerde bu sayı 16.07 çıktı. Yüzde 2’lik aşırı fast food tüketen grubun ise 19.34 puan düşük aldığı gözlendi. Sayısal testlerde de benzer sonuçlar elde edildi.
Haftada 4-6 kez fast food tüketenler ortalamadan 6.55 puan, her gün yiyenler 14.82, günde en az üç kez abur cubur ve fast food tüketenler ise 18.48 puan daha düşük not aldı. Genel olarak ortalamanın üzerindeki fast food tüketiminin sözel testlerde 12.79, sayısal testlerde 12,35 puan düşük not almaya yol açtığı belirlendi. Araştırmayı yürüten uzmanlardan Kerri Tobin “Fast food restoranlarında servis edilen gıdalar çocuklarda kavrama zorluklarına yol açabiliyor, bu da öğrencilerin notlarını olumsuz etkiliyor” diye konuştu.
ASTIMDA KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. N. Arzu Mirici, ''Astımlı hastalarda tedavi bir cins ısmarlama elbise dikmek gibidir, her hastaya özeldir'' dedi.
Prof. Dr. Mirici, AA muhabirine yaptığı açıklamada, astımlı hastaların hava yolları ile akciğerlerinin rahatsız olduğunu belirtti.
Mirici, ''Bu durumu çeşitli faktörler, mesela kışın hava kirliliği bu reaksiyonu, daralmayı ve sıkılmayı ortaya çıkarırken, bahara geçtiğimizde de alerji ve enfeksiyonlar bu durumu ortaya çıkarabiliyor'' diye konuştu.
Astım hastalarının düzenli tedavi olması gerektiğini vurgulayan Mirici, şunları kaydetti:
''Astım, asla şikayetler ortaya çıktığında tedavi edilen bir hastalık değildir. Hassas ve duyarlı olma durumunu tedavi etmelisiniz. Kişinin tedavi edilmesi söz konusuysa karşılaşacağı etkenlerden dolayı hastalık belirtilerinin ortaya çıkması daha az olacaktır veya hiç olmayacaktır. Ama kişi doğru tedavi almıyorsa veya tedavinin başlangıcındaysa o zaman kendisinde hastalığın neleri ortaya çıkaracağını biliriz. Örneğin bu enfeksiyon olabilir. Viral veya bakteriyel enfeksiyonlar. Bunlar için eylül ayında önerdiğimiz grip aşısı yapılmış olmalıdır. Sebep alerji ise burada yine ilaçla tedavi ve aşı tedavisi önerilebilir.''
Bazı durumlarda ne ilacın ne de aşının anlamlı olacağını, o zaman da alerjik olunan maddeye ve olaya karşı uzak durma, uzaklaştırma ve ondan arınma çabasının önerilebileceğini ifade ederek, ''Mesela ev tozu için, bu manada ev ortamından bu canlıları, bu alerjik canlıları arındırmak için kullanılabilecek birtakım özel temizlik malzemeleri var ve özel birtakım işlemlerle kullanılması gerekiyor. Bu ve benzeri işlemleri yapmak, önlemleri almak gerekiyor'' diye konuştu.
-HASTALIK VE TEDAVİ-
Prof. Dr. Mirici, astımlı olduklarını bilmeyen ve çeşitli şikayetleri dolayısıyla hastaneye başvuran çok sayıda hasta bulunduğunu bildirdi.
Bu hastaların özellikle mart ve nisan aylarında arttığını belirten Mirici, şöyle konuştu:
''Astıma eşlik eden, onunla kardeş kabul ettiğimiz bir başka hastalık da saman nezlesi diyebileceğimiz alerjik rinit. Saman nezlesi de gerçekten astımla kol kola girmiştir ve astımdan önce başlayabilir. Şahıs önce saman nezlesi, ardından astım olabilir. Bu hastalıklar birlikte var olabilir ama birbirinin habercisi niteliğindedir. O nedenle her iki duruma da alerjik hastalıklar boyutunda bakmak ve benzer önlemler almak gerekiyor.''
ÇOMÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesinde her türlü tedaviyi uygulayabildiklerini kaydeden Mirici, şunları söyledi:
''Astımlı hastada tedavi bir cins ısmarlama elbise dikmek gibidir, her hastaya özeldir. Her hastanın kendi özelliklerine ve ilaca verdiği cevaba göre yeniden düzenlenmesi gereken bir tedavi biçimidir. O nedenle hassas bir tedavidir. Ama alerji testinin yapılmasıyla alerji aşısının yapılması da imkan dahilinde oluyor. Yine bu aşılarda kişinin nelere alerjisi olduğu tespit edildikten sonra o kişiye özel oranlarda hazırlanan aşılardır ve bunlar genel olarak yurt dışından, özellikle Fransa'dan getirtilen aşılardır. Burada, sosyal güvenlik sisteminin bunu ödemesiyle ilgili sorun da yoktur.''
-ANKET ÇALIŞMASI VE TÜRKİYE'DE ASTIM-
Prof. Dr. Mirici, alerjinin astımın sebeplerinden biri olduğunu ama her astım hastasının alerji olmadığını belirterek, ''Her alerji de astımla karşımıza çıkmayabilir. Alerjik hastalıklarla astım bir yerde kesişir. Ama aynı şey değildir. O yüzden çok doğru tespit etmek lazım. Saman nezlesi, egzama veya vücudun başka yerlerinde, alerjik reaksiyon diye yorumlayabileceğimiz şeyler astım habercisidir. Bu kişiler, hayatının bir döneminde astım olabilir'' dedi.
Alerjik hastalıklarla ilgili olarak 6-7 ve 13-14 yaş grubu çocuklar ile ebeveynleri üzerinde anket çalışması yaptıklarını ifade eden Mirici, şu bilgileri verdi:
''Kalıtsal bir hastalık olan astımın anne ve babadaki durumuyla birlikte çocuktaki durumunu da gözleme fırsatımız olacak. Bu, çalışmanın ilk fazı olacak. Bu şekilde, kayıt altına aldığımız öğrencilerin durumunu, önümüzdeki eğitim dönemi başından itibaren şikayetleri olan kişilerin solunum fonksiyonlarının testlerini yaparak gerçek astım rakamı konusunda bilgiye ulaşacağız. Bu çalışmayı yaptıktan sonra kimi tarayacağız, kime önlem alacağız, daha kapsamlı bakabiliriz.''
Türkiye'de 4,5-5 milyon astımlı olduğunu, çocuklarda bu rakamın yüzde 2 ile 15 arasında değiştiğini belirten Mirici, ''Erişkinlerde bu rakam biraz daha az. 2 ile 5 arasında değişiyor. Ama çocuklukta astımın tespit edilip yakalanması, tahminlerin ötesinde çok önemli. Çocukken astımı bulup yakalayıp o duyarlı olma halini düzeltebilirsek sadece astımı değil erişkin hayatında pek çok akciğer hastalığını engelleyebiliyoruz. O yüzden çocuk grubuna önem veriyoruz'' dedi.
Whitney Port'un Koleksiyonu -2-
Stil İconların Tercihi
Jojee kendini tekrarlıyorsun daha yeni koydun bu postu diyebilirsiniz ama ben bu postu 'adsız' okuyucum için yazıyorum.Kendisi Kate Moss,Agyness Deyn ve Sienna Miller'ın -2009-da da Wayfarer modelleri takıp takmadığı konusunda ikilemde kalmış.Bende bu yorumu alınca hiç üşenmedim resimlerini aradım,sitelere üye oldum.
Yurt dışının stil iconları Kate Moss,Agyness Deyn-ki kendisine Kate Moss'un yerini alacak diyorlar ama ne kadar doğru tartışılır- ve benim genelde giyindikleriyle çok beğendiğim Sienna Miller..
Resimlerini bulmak konusunda en zorlandığım inanılmaz ama Kate Moss oldu.Fan sitesinde bile günlük giyimi hakkında çok az resime rastlayabiliyorsunuz.Sienna'nın ise her yerde fotoğrafları var.Kot elbisesine bayıldım ne kadar hoş duruyor!
Agyness Deyn'in fotoğraflarını bulurken Tfs den yararlandım.Ve kişisel fotoğraflarına da ulaştım aşağıdaki resimlerden de anlarsınız.Saçlarının uzaması ve onları toplaması onu iyice şirin yapmış.Bu saçlarıyla çook ama çook tatlı ve küçük kızlara benziyor.
Umarım adsız okuyucum için yararlı bir post olmuştur.Hepinize mutlu güzel ve sağlıklı Pazar günü dilerim.
23 Mayıs 2009 Cumartesi
ANNESİNİN NİNNİSİNİ HATIRLAYAN VAR MI?
Düğün Nişan İçin Elbise Modelleri
22 Mayıs 2009 Cuma
SULU KÖFTE
- 250 gr.kıyma
- 2 su bardağı ince bulgur
- 1 adet kuru soğan
- 1 adet yumurta
- 2 yemek kaşığı un
- nane,tuz,reyhan(reyhanın diğer adı ne bilmiyorum bu yemeğe tadını verende reyhan aslında.Eşimin anneannesi köyde kurutup bize getiriyor.Ama aktarlarda olabileceğini düşünüyorum)
- 1 yemek kaşığı biber salçası(üstüne)
- az sıvıyağ
Trend:Wayfarer Gözlükleri
Ünlülerin ve moda severlerin bu yazın vazgeçilmez gözlüğü olan Wayfarer gözlükleri..Bi kaç aydır ünlülerin ve artık bizim trendimiz olan bu aksesuar eminim bir çoğunuzun hoşuna gidiyordur.Bende birkaç model denedim ve pek yakıştıramadım kendime.Belki farklı gelmesinden ama yakışana gerçekten çok hoş duruyor.
Bu trendin sıkı takipçilerinden tabi Nicole,Rachel,Mary-Kate ve Kate geliyor.Ben en çok Kate e yakıştırıyorum gerçekten sevgilisiyle beraberde çok hoş durmuş.Siz de beğeniyor musunuz bu gözlükleri?Ve deneyen varsa kullanışlı mı?Bana yakışmadı ve karaları bağlamış durumdayım:(
21 Mayıs 2009 Perşembe
YAĞLI CİLT İÇİN BİTKİSEL DOĞAL MASKE
Malzeme
2 tatlı kaşık elma sirkesi
2 tatlı kaşığı susam yağı
1 yumurta sarısı
2 adet salatalık
Hazırlanışı
1. Soyulmuş salatalıktan kesilen 5 kalın dilimi mikserde püre haline getir.
2. Elma sirkesi, susam yağı ve yumurta sarısını iyice çırp.
Kullanımı
Karışımı, yüz, boyun ve dekolte bölgene uygulayarak 45 dakika beklet ve ılık su ile temizle. Cildinin yağdan arındığını fark edeceksin!
Limonlu Tonik
Malzeme
1/2 fincan limon suyu
1 fincan damıtılmış su
2/3 fincan hamamelis
Hazırlanışı
1. Tüm malzemeleri karıştırıp temiz bir şişenin içine boşalt.
2. Yaklaşık 30 dakika bekle. Kullanmadan önce iyice çalkalamayı unutma!
Kullanımı
Kullanmadan önce toniği su ile seyreltebilirsin. Pamuk ile yüzüne rahatlıkla kullanabileceğin bu toniğin, cildini sıkılaştığını da fark edeceksin!
KURU CİLT İÇİN DOĞAL EKONOMİK MASKE
Malzeme
1 çay kaşığı nemlendirici krem
1 yumurta
1 yemek kaşığı badem yağı
1 yemek kaşığı bal
Hazırlanışı
1. Yumurtanın beyazı ve sarısını ayır. Yumurtanın sarısına damlalar halinde badem yağını ekleyerek karıştır.
2. Ardından yavaşça nemlendirici kremi ve balı ekle.
3. Yumurta beyazını da ayrı bir kapta hafifçe çırp ve yumurta sarısını karşıma ilave edip tümünü sürülebilecek kıvama gelene kadar çırp.
Kullanımı
Karışımı, genişçe bir fırça veya pamukla yüz ve boyun bölgesine yaydıktan sonra en az yarım saat bekle ve cildini ılık suyla yıka. Cildinin nemlendiğini fark edeceksin!
Süt Toniği
Malzeme
2 yemek kaşığı kuru ya da bir yemek kaşığı taze kopartılmış bitkiler (lavanta, ebegümeci, aynısafa çiçeği)
2/3 fincan kaynatılmış süt
1 kahve filtresi kağıdı
Hazırlanışı
İki yemek kaşığı kuru ya da bir yemek kaşığı taze kopartılmış bitkilerle sütü bir kaba koy ve ağzını kapatıp soğuyana kadar beklet. Filtre kağıdı (tülbent de olabilir) yardımıyla süz ve buzdolabında steril bir şişede muhafaza et.
Kullanımı
Cildindeki etkisini kısa sürede fark edeceğin bu toniği kullandıktan hemen sonra nemlendirici kremini sürmeyi unutma!
MODERN YAŞAM CİNSELLİĞİ VURDU
Türk Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV) Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, modern yaşam ve ekonomik krizin libido kaybına (cinsel arzuda azalma) neden olduğunu savundu.
TAJEV Başkanı Prof. Dr. Ünlü, günümüzde yoğun stres ve toksik maddelerin etkisiyle kadınlarda yumurtalığın daha erken yaşlandığını, erkeklerde ise sperm sayısının radikal şekilde düştüğünü söyledi.
Çevre zehirleri, toksik maddeler, radyasyon ve giderek daha stresli hale gelen şehir yaşamının birçok sağlık sorunuyla birlikte üreme problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ünlü, bunların en önemlilerinin, kadınlarda erken menopoza kadar giden yumurtlama bozuklukları, erkeklerde de spermin hareketlilik oranının azalması olduğunu kaydetti.
SPERM SAYISINDA RADİKAL DÜŞÜŞ
''Libidoda azalma ve erektif bozukluklar daha çok karşımıza çıkıyor'' diyen Prof. Dr. Ünlü, bu sorunların kısırlığa neden olabildiğini de vurguladı.
1950'li yıllarda erkeklerde bir mililitredeki sperm sayısının 250 milyon olduğunu anlatan Ünlü, ''Son 50-60 yılda erkeklerin ortalama sperm sayısı mililitrede 250 milyondan 20 milyona düşmüş durumda. İleride bunun ne getireceğini bilemiyoruz'' dedi.
Her geçen gün daha çok sayıda kadının, 'yumurtalıklarının daha az çalıştığı' ya da 'erken menopoz' şikayetiyle kendilerine başvurduğunu belirten Prof. Dr. Ünlü, yumurtalıklarından ameliyat geçiren, yaşı ilerleyen ve ailesinde erken menopoz öyküsü bulunan kişilerin, çocuk doğurma arzularını uzun yıllar ertelememelerini istedi.
STRESTEN KURTUL, ÇOCUK SAHİBİ OL!
Cinsel istekte azalmanın tamamen modern yaşamla ilgili olduğunu dile getiren Prof. Dr. Cihat Ünlü, şunları söyledi:
''Hastalarımızın çoğu cinsel isteksizlikten şikayetçi. Eskiden sadece kadınlar bu konuda başvururdu artık erkekler de geliyor. Çünkü modern yaşam, yoğun iş stresi, ekonomik krizler insanın kafasını sürekli meşgul ediyor. Tabii ki bir insanın sağlıklı cinsel yaşamı olması için her şeyden önce rahat olması, birtakım sorunlarla boğuşmaması lazım.
Stres, trafik, egzoz, toksik maddeler, insan ilişkilerindeki problemler cinsel yaşamda bozukluk tarzında kendisini gösteriyor. Pek çok çift de bundan şikayet ediyor. İşin tuhafı hormonlarıyla ilgili bozukluk olduğunu düşünüyorlar. Oysa ki sorun, kesinlikle modern yaşamın yansımasıdır. Bu yüzden çiftlere psikoterapi ve birbirlerine daha çok zaman ayırmalarını öneriyorum.
İnsanların iş ve yoğun stresten kurtulup kendilerine, sosyalleşmeye daha çok zaman ayırmaları çocuk sahibi olmalarını kolaylaştıracaktır.''
MODERN KADIN YUMURTALARINI SAKLIYOR
Prof. Dr. Ünlü, 40 yaşlarında, çalışan ve şu an çocuk sahibi olmak istemeyen kadınların da yumurtalarının dondurulması talebiyle yaptıkları başvuruların arttığını bildirdi. Bu kadınların yumurtalarını dondurarak sakladıklarını dile getiren Ünlü, ''Bu, günümüzde bize sık sık müracaat edilen bir konu olmaya başladı. Beş sene önce böyle bir müracaat almıyorduk, ama şimdi modern kadın bilgiye daha çabuk ulaştığı ve doğurganlık çağının sınırlı olduğunu bildiği için bize geliyor'' dedi.
MEME ESTETİĞİNDE ALTIN FORMÜL
Yıllardır bir efsane halini alan “90-60-90” ölçüsü 1950-1960'lı yılların filmlerinde kaldı. Günümüzde kilolarını korumak veya zayıflamak için eskiye göre daha büyük mücadeleler veren kadınların başvurduğu yollardan biri de estetik ameliyatlar.
Hareketsiz yaşam, spor yapamamak, iş stresi, yemek saatlerinin düzensizliği kadınların zayıflama hayallerini suya düşürüyor. Tüm vücutta zayıflığı sağlamak için de kadınlar estetikten yardım alıyor. En çok başvurulanlardan biri de meme estetiği.
International Hospital'dan Plastik ve Rekonstrüktif Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Nezail Demirciler, kadınlar için ideal göğüs ölçüsü konusunu değerlendirirken, “Göğüs ölçüsünde önemli olan kuptur. Biz 90-60-90 gibi değerlendirmeler değil A-B-C gibi kup değerlendirmeleri yaparız. Meme büyütme operasyonlarında B kupun uygun olduğunu düşünürüz. Eğer çok büyük bir memenin küçültülmesi söz konusuysa C kupa getirmeye çalışırız.” dedi.
Kadınların tüm vücut estetikleriyle ilgili en çok merak ettiği soruları yanıtlayan Dr. Nezail Demirciler, şunları söyledi:
Liposuction kaç yaşında yapılabilir?
Biz 18 yaş civarında liposuction yapabiliyoruz. Yağ hücreleri ergenlik başlamadan önce 6-7 yaş civarında maksimuma geliyor ve bundan sonra yağ hücre sayısında azalma ya da artma olmuyor. Biz yağ hücrelerinin sayısını azaltarak bu bölgelerde kilo alsa bile oluşabilecek yağ birikimlerini ve şekil bozukluklarını tek operasyonla düzeltmiş oluyoruz. İleri yaşlarda deri altının boşalmasıyla birlikte sarkma riski bulunuyor. Bunun iyi değerlendirilmesi gerekir. Bu durumda liposuction yapılması doğru değildir çünkü deride sarkma daha çok olacaktır. Eğer bu bölgelerde ciddi anlamda bir sarkma varsa lifting denilen deriyle birlikte yağ dokularının çıkartılması daha doğru olacaktır.
Karın germe ameliyatı kimlere gereklidir?
Doğumlardan sonra karın orta bölgesindeki adalelerin yanlara doğru ayrılması nedeniyle karın duvarının yetmezliği söz konusudur. Bu bölgenin orta hatta yaklaştırılması ve aynı zamanda göbek alt bölgesinde yağ ve deri fazlalığıyla birlikte olan sarkma için en etkili yöntem karın germedir. Zor bir ameliyat değildir.
Göz kapağı estetiği hangi yaşlarda tercih ediliyor?
Göz kapağı estetiği 40-50 yaş civarında daha çok tercih ediliyor. Üst göz kapağında, göz kapağının kenarına kadar gelen hatta görmeyi perdeleyen bir deri katlanması, alt göz kapaklarında ise sürekli yorgun ifade gösteren torbalanmalar, hastaların estetik göz kapağı operasyonuna ihtiyaç duymalarının en önemli nedenlerindendir. Üst göz kapağındaki fazla deri ve fıtıklaşan göz bölgesindeki yağların alınması, alt bölgede ise yağın kısmen alınmasıyla birlikte fıtıklaşan yağın göz alt bölgesindeki çukurluklara nakli yapılabilmektedir. Göz altı torbalarının gitmesi ile birlikte çukurlukların da doldurulması şeklinde ikili bir tedavi yapılabilmektedir.
Çocuk beklentisi olanlar meme küçültme ameliyatı yaptırmalı mı?
Çocuk beklentisi olan kişilere de yapılabiliyor. Kişinin süt vermesini engellemeyecek yöntemleri seçmek önemlidir. Süt bezlerinin ana kanallarını ve meme başını etkilemeyen ameliyat yöntemleriyle memenin küçültülmesi gerekir. Süt vermiş, doğum yapmış kadınların meme küçültme operasyonunda da tekrar belki çocuk sahibi olabilir düşüncesinden dolayı koruyucu yöntem uyguluyoruz. Bu tür beklentisi olmayanlarda ise istediğimiz şekli oluşturmak için daha fazla doku çıkarmamız mümkün olabiliyor.
Estetik ameliyatlarla bir kadın kaç yaş genç gösterebilir?
Yüz germe operasyonu bir kadını 15 yaş genç gösterebilir. Dolgular da önemlidir. Burun yan kısımlarına, elmacık kemiği bölgesine yağ enjeksiyonları yapılabilir. Dolgu maddeleri de kullanılabilir. Ameliyat dışındaki bu yöntemlerle 5 yaş civarında gençleşme düşünebiliriz fakat yüzün yapısı da önemlidir.
YÜZ İÇİN BAKIM ÖNERİLERİ
Yüzünüzde, haftalarca geçmeyen sivilcelere sahipsiniz, uyku düzeniniz düzenli olsa bile, göz altınızda torbalar ve siyah halkalar oluşuyor ya da alnınız ve yanaklarınız pürüzlü ve sert bir görünüm alıyor.
Yüz Sorunlarınızın Çözümleri
Sivilceleriniz geçmiyor; Stres sonucu çıkan yüksek kortizol seviyesi cildinizin koruyucu kalkanını zayıflatır. Bu durumdan ötürü, bakteriler gözeneklerinizden içeri kolayca girer ve onları tıkar. Ayrıca, sürekli bir stres altındaysanız bağışıklık sisteminiz de risk altındadır. Bu da vücudunuzun aknelerden kurtulmasını zora sokar.
Çözüm: Vücudunuzun stres altında olmadığını varsayın ve normalde onun kendiliğinden yapması gereken görevi siz tamamlayın. Öncelikle, hafif bir peeling uygulayarak ölü hücrelerinizden arının. Ardından salisilik asit içeren sivilce önleyici bakımı günde iki defa kullanarak inatçı aknelerinizden kurtulun. Ayrıca bu sivilceleri akne giderici bir fondöten ile de kapatabilirsiniz.
Yorgun gözlere sahipsiniz; Sinirleriniz gergin olduğunda, damarlarınız daralır ve dolaşım sisteminiz yavaşlar. Bunun sonucunda da göz altlarınızda sıvı birikebilir. Duygusal zorluklar da cildinizin rengini soldurur ve gözlerinizin altındaki morlukları daha görünür bir hale getirir.
Çözüm: Şişmiş olan bölgelerinize rahatlatıcı birgözjeli uygulayın. Ardından pembe veya şeftali tonlarında bir göz altı kapatıcısı veya açık renkli bir göz farını göz altınıza sürerek morluklarınızı kapatabilirsiniz.
Cildinizde hayat yok; Baskı altında olduğunuzda bağışıklık sisteminiz gücünü kaybeder. Bu nedenle cilt katmanlarınız kalınlaşır ve cildiniz solgun görünür. Geceleri geç saatlere kadar çalışıyorsanız, eve geldiğinizde makyajınızı temizlemeye üşeniyor olabilirsiniz. Bunun sonucunda, yanaklarınızda ve alnınızda makyaj kalıntıları bırakırsınız.
Çözüm: Cildinizi önceden nemlendirdiğiniz bir yüz havlusu ile sildikten sonra C vitamini içeren ve antioksidan etkisi ile cildinizi aydınlatan bir serum uygulamanızda fayda var.
TÜLİN ŞAHİN : DOĞAL GÜZELLİK SIRLARI
ÇAY; sabah akşam yüzünüzü çay ile yıkarsanız, cildinizin sıkılaşmasını sağlayabilirsiniz. Göz altlarınız şişse çay poşetleri ile gözlerinizi 10 dk kapatın, mucizevi bir şekilde şişliklerin indiğini göreceksiniz.
PIRASA; sizi bilmem ama ben pırasa yemeğini çok severim :) ve pırasanın cildimize iyi gelmesi onu sevmem için bir neden daha oluyor :) çiğ pırasa suyu cildimize parlaklık verir.
GÖZ ALTINDAKİ MOR HALKALAR İÇİN; bunun için öncelikle taze incire ihtiyacınız var. İnciri ikiye bölüp koyu halkaların üzerine yerleştirin 5-10 dk beklettikten sonra, ıhlamur çayının içine batırdığınız pamuk ile kompress yapın.
YUMUŞAK VE PARLAK BİR CİLT İÇİN; bunun sırrı öncelikle bal. Yorgun bir cildi canlandırmak için bal, muz ve 1 elmaya ihtiyacınız var. Bir kabın içinde muzu ezin, elmayı rendeleyin üzerine 1 çorba kaşığı bal ekleyip, göz çevreniz hariç, tüm yüzünüze ve boynunuza sürün. 15-20 dk bekleyin ardından ılık su ile durulayın. Sadece cildinizi yumuşatmak istiyorsanız, tek başına bal sürüp 10 dk bekletmeniz yeterli olacaktır.
CİLDİMİZİ KORUMANIN YOLLARI;
1. Güneşten koruyun, her gün güneş koruyucu sürün evet, kış aylarında bile ;) 2. Rüzgarlı ve soğuk havalarda cildinize tam yağlı bir nemlendirici sürün.
3. Sigaradan uzak durun mümkünse içmeyin, içtirmeyin!
4. Cildinizi ayda 1 derin temizletin.
5. Sağlıklı beslenin bol bol sebze, meyve ve balık tüketin. Özellikle iyi yağları barındıran somon balığına ağırlık verin.
6. Günde 8 bardak su için.
7. Cildinizin ihtiyacına göre vitamin kullanın.
8. Her gün yüz jimnastiği yapın.
9. Yaz-Kış her zaman spor yapın.
10. Pozitif düşünün.
TÜLİN ŞAHİN
Kokteyl Kızları
Kadın olmanın en güzel avantajlarından biri farklı kadınlara dönüşebilmemiz.Saçımız,makyajımız,giysimiz,duruşumuz hatta kaşlarımızın şekli bizi bambaşka bir kadına dönüştürebilen sihirli dokunuşlar.
Örgülü Saç Modelleri
Ünlülerin kırmızı halıda yürükende seçtikleri modellerden bir tanesi.Jessica Albanın davetlerde tercih ettiğini gördüm.Ama resimlere bakmıp en çok beğendiğim duru yüzü ve güzel gözleriyle Scarlet oldu.
Ben balık sırtını ve kılıç modelini çok beğeniyorum.Özellikle kabartarak biraz dağınık yapılınca çokta hoş duruyor.Topuz modelinde ise denemedim.Sizde saçlarınıza örgülü modeller dener misiniz?Yorumlarınızı bekliyorum.
MÜCEDDERE VE CACIK
Malzemeler:
- 1 su bardağı pilavlık bulgur
- yarım su bardağı yeşil mercimek(daha önceden pişirilmiş yani haşlanmış olacak)
- 1 adet kuru soğan
- 1 yemek kaşığı tereyağ
- tuz,kırmızıbiber
- et suyu veya normal su
Tabii ki müceddere cacıksız olmaz bence.İkisi müthiş uyumlu yani.Yanına da cacık yaptım bir güzel bayıla bayıla yedik.
Afiyet olsun hepinize.
DÜZ KARIN İÇİN 9 ÖNERİ
Düz karın için 9 öneri..Yiyecekler
Fasulye, nohut, mercimek gibi gıdalar ile kiraz, çilek, vişne gibi küçük meyveler en iyi yiyeceklerdir. Kuru fasulye, böğürtlen, kuru kayısı, kış meyvelerinin taze sıkılmış suları kilo vermede en etkili yiyecekler olarak sıralanıyor. Bu yiyecekler sizin tok hissetmenizi sağladığı için kilo vermenize yardımcı olur. Bunlardan günde 25 ila 35 gr kadar tüketmeniz gerekir. Hiç yememek ise doğru değildir.
İçecekler
Buzlu soğuk su en iyi içecek. Kalorisizdir, midenizde doygunluk hissine neden olur ve daha az yersiniz. Kan basıncınızın ve adet öncesi dönemi rahat atlatmanızı da sağlar. Buzlu su içtiğinizde vücudunuz ısınmak için ekstra kalori harcadığı da aklınızın bir kenarında bulunsun. Zayıflamak için alkolden uzak durun. Likör ve bira kandaki kortisol seviyesini yükseltir ve yağların göbek çevresinde toplanmasına neden olur.
Vitaminler
Kalsiyum kemiklerinizi koruyarak omurgada çatlaklara neden olan osteoporozu engeller. Bu sistem çöktüğünde göbek dışarı fırlar. Eğer 50 yaş civarında veya daha yaşlı bir kadınsanız günde bin 500 mg kalsiyum alın. 50 yaş altındaki erkek ve kadınlar için günde bin mg kalsiyum almaları öneriliyor. Göbek veya bel çevresinden zayıflamak için zayıflama ilaçları kullanmayın. Bu cezbedici ilaçlar egzersiz veya doğru beslenme desteği olmadan hiçbir işe yaramaz.
Jimnastik hareketleri
Yere eğimli sabit egzersiz bandı 'Decline Bench' jimnastik aletleri içinde en iyisi. Yer çekimi nedeniyle vücudunuzun üst kısmı altından daha ağırdır. Ayarlanabilir aletle birçok zor hareket yapılabiliyor. Egzersiz aletini minimum 30 derece yere eğimli olacak şekilde kurun. Aletin oturma yerine oturun ve ayaklarınızı ayağınızı tutması için yapılan yere koyun. Yavaşça aletin üzerine doğru uzanın ve ellerinizi başınızın altına koyarak yavaş yavaş doğrulmaya çalışın. Hareketleri sürekli tekrarlayın.
Bisiklet en kötüsü
Bel çevresi için en iyi sporlar Kickbox, raket oyunları, squash, krol crawl yüzme ve tek başınıza tenis olarak belirtiliyor. Bunun yanında herhangi bir aerobik egzersizi de göbek çevresindeki yağları eritir. Tüm bu sporlar bir saatte 475 kaloriden daha fazla yakmanızı sağlar. Bisiklet sürmek bel inceltme için en kötü spordur. Bu basenler içindir. Bu kaslar tüm vücutla bağlantılı değildir.
Ev aletleri
En iyisi egzersiz topuyla hareket etmektir. Egzersiz topuyla vücudunuzu eğin, bükün. Eğer sırt ağrısı sorunlarınız varsa egzersiz topundan uzak durun.
Alışkanlıklar
En iyi alışkanlık dik yürümek ve oturmak. Kendinizi koyuvermiş gibi yürümeniz göbeğinizin öne çıkmasına neden olur. Zaman zaman göbeğinizi içinize çekip bırakmanız da belinizin incelmesine yardımcı olur. Sigara içmek veya pasif içicilik en kötü alışkanlıklardan biri. Düzenli içicilerin bel çevresi dumanı içlerine çektikleri ve üfledikleri için daha kalındır.
Göbek şişkinliğini azaltan öneriler
- Su için.
- Cipsten vazgeçin.
- Fazla tuzlu gıdalar tüketmeyin.
- Sakız çiğnemek fazla hava yutmanıza neden olur, bu sebeple fazla çiğnemeyin.
- Sindirim sorunu yaşıyorsanız bir veya iki fincan kahve lavaboya gitmenizi sağlayabilir.
Zayıflatan kıyafetler
Vücut şekillendirici kıyafetler giyin. Bel çevresi için üretilen 'Lycia' içeren kıyafetlerden edinin. Fazla kiloluysanız kıyafetler sıkabilir veya yağlar taşabilir. Bu nedenle üzerinize göre olanları tercih edin.
20 Mayıs 2009 Çarşamba
KIRIŞIKLIKLAR İÇİN ESTETİĞE GEREK YOK
Uzmanlar yaşlanmanın altında yatan nedenleri bulma arayışlarında, cildin yaşlanmasının temel ilacının hücre yenilenmesi olduğunu buldular. Hücre yenilenmesinin temel maddesi ise protein.Hücrelerimizin yapıtaşları aminoasitlerden oluşmaktadır. Protein sindirilirken amino asitlere parçalanarak hücrelerin kendilerini yenilemelerinde kullanılır. Yeterince protein alınmazsa vücudumuzun yaşlanma süreci hızlanır.
Bu basit gerçek, beslenmeye bakışınızı gelecek öğünden başlayarak değiştirebilir.
En iyi protein seçenekleri
Tam yağlı süt ve süt ürünlerinde ve kırmızı ette (sığır, kuzu, dana dahil) bol miktarda asit bulunmaktadır, dolayısıyla sınırlı porsiyonlarda tüketilmelidir. Onun yerine, balık, yumurtanın beyazı, derisi soyulmuş tavuk ve hindi göğsü tercih edilmelidir.
Size balık yeter
Genç kalmanızı sağlayabilecek besinler arasında ilk sırayı balık alır. Her türden balık doymuşluk oranı düşük yağla yüksek kalitede ve kolayca sindirilen proteinlerin kaynağıdır. Balığı öteki protein kaynaklarından ayıran şey içinde bulunan yağ türü ve yağ asidi miktarıdır.
·Deniz ürünleri besin açısından yoğundur. Dolayısıyla yüksek miktarda protein ve önemli oranlarda vitamin ve mineral içerir. Doymuş yağ ve kalori oranları da yüksek değildir.
·Deniz ürünleri temel aminoasitlerin tümünü sunan mükemmel bir protein kaynağıdır. Deniz ürünlerinde bulunan protein kolayca sindirilir. Bu açıdan her yaştan insan için mükemmel bir besin kaynağı oluşturur.
·Deniz ürünleri iyi bir B vitamini kaynağıdır. Sağlıklı gelişim ve büyüme için gereken kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, kükürt, florin, selenyum, bakır, çinko, iyot gibi temel mineralleri sağlar.
·Çoğu deniz ürünündeki kolesterol seviyesi yüksek değildir. Balıktaki kolesterol oranı genellikle düşük olsa da kabuklu deniz hayvanlarında bu oran yükselebilir. Ancak kolesterol seviyesi yüksek olan kalamar gibi besilerde bile bu oran yumurtadakinden düşüktür.
·Deniz ürünlerinde çok az miktarda yağ bulunur. Bunlar da 'iyi yağlar'dır. Deniz ürünlerindeki doymuş yağ oranı da diğerleriyle karşılaştırıldığında çok daha azdır.
Yemeklerinizde kırmızı et yerine balığa yer vermekle toplam yağ ve doymuş yağ alımınızı kayda değer ölçüde azaltabilirsiniz.
SAÇ SORUNLARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM
• Gerek çay gibi içilerek, gerek lapa yapılarak, gerekse suyundan faydalanılarak kullanılan, tohumları, kökleri, sapları ve yaprakları ile mucize gibi bir bitki.. Pek çok derde deva olan ısırganı taze bulabildiğimiz şu aralar bol bol almakta fayda var...
Saçlarınız;
ince telliyse,
dökülüyorlarsa,
püskül püskül olmuşlarsa,
yıpranmış görünüyorlarsa,
ısırgan otu tam size göre bir bitki...
Saçlarınız için ısırgandan mutlaka faydalanın..
Etkisini ilk kez kullanımdan itibaren mutlaka farkedeceksiniz
İşte formül...
Isırgan suyu tedavisi ile saçlarda gözlenen değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz:
Dökülme duruyor,
Saç telleri kalınlaşıyor,
Saçlar gürleşiyor,
Güçleniyor,
Hacim kazanıyor,
• 2 sap ısırganı sapları ve yaprakları ile birlikte küçük bir kaba koyup, üzerine 1 su bardağı kaynar suyu dökün. Ocağın altını açıp, 3 - 4 dakika kadar da kaynatın. Kaynattıktan sonra ocağın altını kapatıp 10 dakika kadar demlenmeye bırakın.
• Demlenen ısırganın suyunu güzelce süzün; hatta lapasında kalan suyu da süzgeçte bir kaşık yardımı ile ya da eliniz ile bastırarak süzün. Süzülen bu suyu saç diplerinize parmak uçlarınız ile masaj yaparak yedirin.
• Isırganı demlerken, kaba sığması için ikiye ya da üçe kırarak ya da bitkiyi ince ince kıyarak da demleyebilirsiniz. (mutlaka eldiven kullanınız! ) Hergün düzenli olarak bunu yaptığınızda sadece bir haftada bir haftada bile saçlarınız eski sağlıklarına geri dönmeye başlıyor ve ilk ısırgan suyu tedavisinden itibaren dökülme duruyor.
• Bir kaç ay boyunca düzenli olarak sürekli yaparsanız eğer, (saç kökleriniz ölmemiş ise) dökülmüş saçlarınızın yeniden canlandığını görme olasılığınız da çok yüksek.
METABOLİZMAYI HIZLANDIRAN KOLAY 3 YOL
Metabolizma üç şekilde hızlanabilir.Birinci yol, metabolizmayı hızlandırıcı tiroit hormonlarıdır.
İkincisi, bitkisel orijinli metabolizma hızlandırıcılardır. Üçüncü yol ise; metabolizmayı hızlandırıcı etkisi olan birtakım yiyeceklerdir. Mesela; narenciye grubundan limon ve greyfurt metabolizmayı hızlandırır. Yemek aralarında bir tane greyfurtu, herkese tavsiye ediyoruz. Bir de eğer midelerinde problem yoksa, taze limon suyunu da öneriyoruz. Limon yemek zor oluyor. Bu yüzden ben, limonun soda ile tüketilmesini öneriyorum.
Üçüncüsü, sabahları soğuk duş almak da, metabolizmayı hızlandırır.
CİNSEL HASTALIKLAR YAYGINLAŞTI
Erken yaşta cinsel temas ve çok eşliliğin artması cinsel hastalıkları çoğalttı.İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Buyru, Türkiye'de erken yaşta cinsel temas ve çok eşliliğin artmasının cinsel hastalıkları çoğalttığını ileri sürdü.
Faruk Buyru, yaptığı yazılı açıklamada, günümüzde pek çok nedenden dolayı cinsel yolla bulaşan hastalıklarda önemli bir artış olduğunu belirtti.
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların pek çok nedeni bulunduğuna dikkati çeken Buyru, yeterli tedavi uygulanmadığında önemli sonuçlar doğurabilecek bu hastalıkların en çok kadınları etkilediğini bildirdi.
Prof. Dr. Buyru, cinsel yolla bulaşan hastalıkların en önemli sonucunun kadının üst genital organlarında oluşan infeksiyon, yani ''Pelvik inflamatuar'' olduğunu ifade ederek, bu hastalığa neden olan risk faktörlerini, ''mevcut cinsel temasla bulaşan hastalık, daha önce geçirilmiş infeksiyon, erken yaşta cinsel temas, çok sayıda partner ve alkol kullanımı olarak'' sıraladı.
Faruk Buyru, açıklamasında şunları kaydetti:
''Pelvik inflamatuar tekrarlayabilen bir hastalık. İlk görüldüğünde kısırlığa yola açma oranının yüzde 8, ikinci tekrarında yüzde 20, üç veya daha fazla geçirilmiş bir infeksiyonda yüzde 40'a çıkıyor. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için mutlaka prezervatif kullanmak gerekiyor. Türkiye''de de erken yaşta cinsel temas ve çok eşliliğin artması cinsel hastalıkları çoğalttı.''
ENDER SARAÇ : KİLO VERDİRMEYE DOĞAL DESTEKLER
Dr. Ender Saraç’ın sağlıklı zayıflama konusunda önerdiği olduğu bitkisel destekler...Bromelain:
Ananas meyvesinde bulunan protein sindiren enzimlerin bir karışımıdır. bromelain sindirim problemlerinin giderilmesi için yardımcı olarak fiziksel zedelenmeler sonucunda oluşan iltihapların giderilmesi konusunda destekleyici olarak tercih edilebilir. herhangi bir ameliyattan 2 hafta önce bu preparatın kesilmesi öneriliyor.
Gymnema Slyvestre:
Tropikal bölgelerde yetişen sarmaşık türüdür. hindistan geleneksel tıbbında 2500 senedir kullanılmaktadır. İçermiş olduğu gymnemik asit vasıtasıyla ile vücuda glikozu taklit ederek tatlı alma ihtiyacının azalması ve iştahın engellenmesine yardımcı olabilmektedir.
CLA (conjugated linoleic acid):
Cla vücut tarafından üretilmeyen, dışarıdan alınması gereken esansiyel yağ asitlerinden biri olan linoleik asitin bir tür kimyasal formudur. Vücutta depolanan yağ miktarını azaltmaya yardımcı olur.
Aynı zamanda depolanmış yağların kaslarda enerji kaynağı olarak kullanılmasında vücuttaki yağ miktarının azaltılmasında ve yağsız kas kitlesinin artırılmasında önemli destek sağlar. diyet ve spor yapan kişilere önerilir. Önemli bir beslenme desteğidir.
Etkinliği açısından spor yapılması önemlidir. bazı kişiler cla nın etkinliğini biraz abarttı ve adeta kişinin geri kilo alması veya göbeğinin erimesi için çok bir destek olarak gördüler ancak ben pratikte hastalarımdan çok dramatik ve çok başarılı sonuçlar gözledim.
Zinc (çinko):
Kan şekeri düzensizliklerinde yardımcı olabilir ayrıca diyetlerde bazı yararlı maddelerin tüketimi için gereklidir. Direkt olarak zayıflatmaz. Ancak uzayan diyetlerden alınmasının önerdiğim minerallerden biridir. Hormonlar saç tırnak sağlığı ve prostat için önemli bir mineraldir.
Green Tea (yeşil çay):
Camellia Sinensis bitkisinden elde edilen yeşil çay polifenol, kateşin, kafein, flavanoidler, florür ve tanen içerir. yeşil çay ve siyah çay aynı bitkiden elde edilir. Yeşil çay, siyah çay gibi mayalanma işlemine tabi tutulmadığından anti oksidan etkisi daha güçlüdür.
Batıda da antioksidan faydalarından dolayı son zamanlarda tercih edilen yeşil çay zihinsel yorgunlukların giderilmesine kolesterol seviyesini düzenlemeye zayıflama sürecini desteklemeye ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcıdır.
Yeşil çay vücuttaki toksik maddelerin daha hızlı atılmasına yardımcı olarak vücut şişkinliğinin azaltılmasına ve zayıflama sürecine destek verir. Bu ürünün bir kapsülü 3 fincan yeşil çaya eş değer ve bir fincan yeşil çaydaki kafein miktarının 1/5 inden daha az kafein içermektedir. Yemeklerle beraber birer kapsül alınabilinir.
Citrus aurantium (sevilla portakalı ağacı ekstresi):
Zayıflamaya yardımcı olabilir. bazı zayıflama preparatlarında bulunabilir.
Ayurveda bitkisel karışımları:
Hindistan kökenli doğal ve organik çeşitli bitki özlerinin karışımı olan toz veya tabletler vücuttan toksin atar, yağ dokusunun zararsız bir şekilde azalmasını sağlayarak hem bedeni geliştirir hemde sağlıklı zayıflamayı sağlar. aç karnına ve bol sıcak su ile alınır.
Hodia:
Zayıflama ilacı değildir ama bazı kişilerde tatlı krizlerinin azalmasına yardımcı olabilir. Bu ilacı kullananların bir kısmı yarar görmediğini söylerken bir kısmı da fayda sağlamadığını anlatıyor.
Elma sirkesi:
Elma sirkesi de son zamanlarda gündemde ancak kanıtlanmış bir sonuç ortada yok. Bazı kişiler elma sirkesini ılık karıştırıp aç karnına içtiklerinde şişkinliklerinin indiğini ve daha kolay kilo verdiğini söylüyor.
Dr. Ender saraç
KABAK ÇORBASI
- 3 adet kabak
- 1 adet patates
- 1 adet havuç
- 1 adet kuru soğan
- 1 litre sıcak su
- tuz,bulyon
MEHMET ÖZ'DEN BEL İNCELTME SIRLARI

Birçoğumuz kilolara kafamızı takarız ama aslında önemli olan bel ölçüsüdür. Çünkü, bel ölçünüz genel sağlığınız açısından en iyi ve tek göstergedir. Bel ölçüsü kontrolü programınızın işe yaraması için, ne kadar çok yediğinizi veya yemediğinizi asla düşünmeyeceğiniz pratik bir plana ihtiyacınız var.
Nasıl bir egzersiz programı olmalı?
'SİZ egzersiz'in bir parçası olan, son derece basit ama bir o kadar da etkili egzersizimi bir deneyin. 'Görünmez sandalye' adını verdiğim bu egzersizi herkes yapabilir. Basit ve çok etkilidir. Bütün bacağı güçlendirir. Sırtınızı bir duvara dayayarak sandalyeye oturur gibi havada oturun (sandalye olmadan!) ve avuçlarınızı dizlerinize dayayın.
İşiniz bittiğinde kolayca ayağa kalkabilmek için bu hareketi tutunabileceğiniz bir mobilyanın yanında yapın.
Topuklarınızı dizlerinizin tam altında, 90 derecelik açıyla tutun; omuzlarınız arkaya kıvrılmalı, başınız duvara dayanmalı. Bu şekilde olabildiğince uzun süre durun ve her seferinde süreyi 2 dakika artırmaya çalışın. Yüz kaslarınızı gevşetin ve yavaş nefes alıp verin.
Bel çevresi büyük olan insanlarda omentum yağ perdesi büyümeye başlar, böbreklere baskı yapar, tansiyonu yükseltir, karaciğeri zehirler, yüksek kolesterol yaratır, insülini bloke ederek şeker hastalığını ortaya çıkarır. Safra taşları yapar, bu taşlar da safra yolunu kapatır, safra inemez, bağırsaklarda tehlikeli durumlar yaratır.
Çalışanların uygulaması kolay tarif
Yeme sisteminizi otomatikleştirirseniz kolay. İşte sizler için ailemle birlikte her sabah yediğimiz kahvaltının tarifi; özellikle damak zevkinize alternatif önerilerimizden biri olarak da kabul edebilirsiniz.
5 dakikada hazırlanabilen tipik bir tarif ki ben buna 'sihirli kahvaltı bombası' adını veriyorum:
- 2 kişilik, kişi başına 136 kalori
- 1 kaşık (1/3 fincan) soya proteini
- 1/2 çorba kaşığı keten tohumu yağı
- 1/2 fincan donmuş çay üzümü
- 1 büyük boy muz (veya hangi meyveyi seviyorsanız)
- 1/2 çorba kaşığı elma suyu konsantresi veya bal
- 30 gram buzlu su ve eğer isterseniz, vitamin tozları
Neden çoğu diyet başarısızlıkla sonuçlanıyor?Çoğu insan doğrusal bir zihin yapısına sahiptir. Şöyle düşünürler; eğer biraz iyiyse, daha fazla daha iyidir. Ama sağlıklı beden, genellikle doğrusal değildir. Günde 100 kalori daha az alırsanız, her ay yarım kilo verirsiniz ve bir etki görmezsiniz. Ama günde 100 kalori daha az alırsanız (daha fazlası daha iyi değil mi?) muhtemelen yoyo diyetine girersiniz ve verdiğiniz kiloları geri alırsınız. Bunun nedeni, açlığın metabolizmayı yavaşlatmasıdır.
Aynı zamanda karbonhidrat metabolizmanız da yavaşlar. Dolayısıyla, sonunda elinize bir şeker çubuğu geçirdiğinizde, aldığınız kalori çabucak yağa dönüşür.
Stres şişmanlatıyor mu?
Göbek yağı (omentum) özellikle stresle artar ve stres hormon alıcıları vardır; dolayısıyla bel ölçünüz, bedensel stresiniz açısından en iyi göstergedir. Stresle ve bel ölçüsüyle başa çıkmak, büyük ölçüde vücudunuzdaki iltihaplanma seviyeleriyle başa çıkmak demektir. Omega-3 yağ asidi, karaciğerlerimizde iltihaplanmaları önleyen proteinleri (PPAR denir) harekete geçirir ve böylece biyolojimiz obezlikten kaynaklanan iltihaplanmaları gidermede daha etkili olur.
Bu, fazla kilolardan kaynaklanan hastalıklardan uzak durmamızı sağlar. Aynı sağlıklı yağlar, açlık hissi uyandıran 'grelin' hormonu saklar. Yapay yağlar tam aksi etki yapar ve 'nfKB'yi (hücresel seviyede iltihaplanmalar için en önemli etken) uyarır ve çok zararlı bir etki yaratır.
Tartılmak yerine belinizi ölçün
Bazı insanlar, televizyon programlarının sadece akşamları yayınlandığı günlerden beri basküle çıkmamıştır. Bu sorun değil. Bizim için kilonuzu bilmeniz önemli değil; ama yine de bu programda ilerlemek istiyorsanız hemen gidin tartılın. İhtiyacınız olan tek şey bir mezura. Göbek deliğinizin hizasından bel çevrenizi ölçün ve bulduğunuz rakamı yazın. İdeal sağlık göstergesi olarak, kadınlar için ideal bel ölçüsü 82 santimdir. Eğer 93 santimi geçerseniz, sağlık riskiniz artar. Erkekler için ideal ölçü ise 88.5 santimdir. 101 santimden yukarısı sağlık riski demektir.
DOĞUMDAN SONRA FAZLA KİLOLARDAN KURTULMANIN YOLU
Doğumdan sonra ne yemelisiniz? Diyet yapamadığınız emzirme döneminde nasıl kilo verebilirsiniz?Bebeğim beslensin mantığıyla aldığınız kilolar doğum sonrasında sizi iyice rahatsız etmeye başlar. Çünkü amacınıza ulaşmış; bebeğinizi dünyaya getirmişsiniz. Geriye kalan, fazla kilolarınızdan nasıl kurtulacağınız. Ancak doğum sonrasında (eğer emzirmenize bir mani yoksa) en az altı ay bebeğinizi emzireceğinizden beslenmenizdeki ayarlamaları bu koşula göre yapmalısınız* diyen Korkmaz, bebeği emzirmenin kilo vermenizi kolaylaştıran en etkili yöntem olduğunu vurguluyor. "Çünkü emzirme sırasında bazal metabolizma hızı denilen vücudun harcadığı enerji, normal dönemden daha fazla. Bu nedenle, bu dönemde uygulanan sağlıklı bir beslenme programı ile hem kilo vermek kolaylaşıyor hem de bebeğinizi daha kaliteli sütle beslemiş oluyorsunuz" diyerek durumu açıklıyor. Korkmaz'dan beslenmeyle ilgili yol gösterici maddeler saymasını istediğimde 11 maddelik bir liste sayıyor.
Kalorilere dikkat!
Şu anda her lokmanız bir zamanlar içinizde gelişmekte olan bebeğinizle paylaştığınız kadar önemli olmasa da, besin seçiminiz süt kaliteniz açısından önem taşıyor, özellikle yeni bir anne olarak çok daha fazla enerjiye ihtiyacınız olacak. Bu nedenle eğer emziriyorsaruz hamilelik öncesi ağırlığınızı korumak için almanız gereken kalori miktarına günde 400 ile 500 ekstra kalori eklemeniz gerekiyor.
Proteinler, beslenmenin yapı taşları
Hamileliğiniz boyunca aldığınız proteinler, yavrunuz henüz bir embriyo iken onu sağlıklı bir bebeğe dönüştürmekiçin gerekli olan hücrelerin meydana gelmesini sağlayacak oluşumda en büyük görevi üstlendi. Şimdi ise, yeterli ve dengeli bir beslenme uygulamak için proteinlere İhtiyacınız var. Enerjinin yüzde 15'i proteinlerden gelmeli. Et, tavuk, balık, yumurta ve/ kuru baklagiller, protein zengini olan besinler. Ayrıca bu besinler B grubu vitaminleri, demir ve çinko açısından da zengin.
Kalsiyum; gelecek için önemli
Bu dönemde kalsiyum ihtiyacınızı tam anlamıyla karşıla¬mak en çok dikkat etmeniz gereken konulardan biri. Günlük beslenme içerisinde 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmek yeterli olacak. Kilo kontrolü açısından az yağlı olanlan tercih edebilirsiniz.
Doğal vitamin kaynakları sebze ve meyveler
Meyve ve sebzelerde hayati önem taşıyan vitaminler ve mineraller bulunur. Her öğünde mutlaka sebze ve meyve tüketmeye çalışın. Pişirme şekli vitamin ve mineral içerikleri üzerinde etkili. Bu nedenle sebzeler önce yıkanıp sonra mümkün olduğu kadar büyük parçalar şeklinde çiğden olacak şekilde pişirilmeli.
Demir açığınızı mutlaka telafi edin
Vücuttaki demir eksikliği hamilelik döneminde birçok kadının karşısına, çözülmesi gereken bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Bunun için hamilelikte demir ihtiyacına yönelik beslenmenin yanı sıra doktorun önerdiği şekilde dışarıdan demir takviyesi yapılıyor. Çünkü hamileliğin ikinci yarısında bebeğiniz, demir depolarını oluştururken sizin demir depolarınızdan yararlanır. Bu nedenle, doğum sonrasında da devam eden demir eksikliğinizi' gidermek için öğünlerinizi demir yönünden zenginleştirmek için kırmızı et, pekmez, yumurta sarısı günlük beslenmeye eklenmeli. Yiyeceklerle beraber alman demirin vücutta kullanılmasını önemli ölçüde engelleyen çay tüketimini ise mümkün olduğunca azaltmalısınız. Ayrıca demir emilimini artırmak için C vitamini içeren besinler ile tüketilmesi daha iyi olacak. Salata, taze sıkılmış meyve suları gibi.
Folik asidi ihmal etmeyin
Emzirme döneminde de tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi folik asit yönünden zengin besinler tüketmelisiniz. Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek, yumurta, kabuklu tahıllar, ceviz, badem, fındık, fıstık, mercimek, baklagiller ve taze sıkılmış portakal suyunda bulunuyor. Hamilelikte ve emzirme süresinde 400-800 mikrogram alınması gerekiyor. Bu miktarı besinlerle karşılamak zor olduğu için vitamin haplarıyla açığı kapatabilirsiniz. Ayrıca folik asit vücutta depolanamadığı için her gün almak gerekiyor.
Yağlardan uzak durun
Enerjinin yüzde 30'u bu gruptan sağlanmalı, özellikle n-3, n-6 ve n-9 yağ asitleri örüntülerine dikkat edilmeli, n-3 yağ asitleri deniz ürünleri özellikle yağlı balıklarda (somon, uskumru), soya yağı, kanola yağı, yumurta şansı ve anne sütünde bulunuyor. n-6 yağ asidi; soya yağı, ayçiçek ve mısırözü yağında bulunmakta, n-9 yağ asidi ise fındık ve zeytinyağında var.
İyotlu tuz dostunuz
Hamilelik dönemi vücudun iyot gereksiniminin arttığı bir dönem. Çünkü hamilelikte görülen iyot eksikliği düşük, ölü doğum ve bebek ölümlerinde artmaya neden olurken, bebeklerde zeka geriliğine, sağırlık ve cüceliğe neden oluyor. Emzirme döneminde iyotlu tuz kullanmak iyot ihtiyacını karşılamak için yeterli olacak. Tuzu, kapalı ve ışık almayan yerde saklayınız.
Bol bol sıvı tüketin
Emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5-3 litre sıvı almaya özen gösterin. Bu miktar sıvının tamamını su ile tamamla¬yabilirsiniz. Hazır meyve sulan ve asitli içecekler yerine, az şekerli komposto suyu ve taze sıkılmış meyve sularını da tercih edebilirsiniz.
Vitamin takviyesi gerekebilir
Emzirme dönemi içerisinde doktor tavsiyesi ile ek vitamin takviyesi alınabilir. Bu noktada sebze-meyvede bulunan doğal vitaminlerden daha fazla yararlanabilmek için meyve suları sıkıldıktan sonra yarım saat içinde tüketilmeli. Salata yapar¬ken mümkün olduğu kadar az bıçak ile işlem uygulanmasına dikkat edilebilir. Ayrıca salatanın limonu yemeden hemen önce sıkılmalı.
Enerji için karbonhidrat tüketin
Emzirme döneminde hamilelikte olduğu gibi günlük enerjinin yüzde 55-60'ını karbonhidratlardan sağlamanız gerekiyor. Bu¬rada dikkat edilecek nokta şeker gibi basit karbonhidrat yerine pilav, makarna, patates, ekmek gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli. Kilo kontrolü sağlamak ağsından iyi olacaktır.

