10 Ekim 2009 Cumartesi

En gözde makyajlar




Yeni sezonda makyaj çılgınlıkları zirve yapıyor!
Dumanlı gözler, dore göz kapakları ve rengarenk çingene modası, makyajda sıradan bir sezon olmayacağının sinyallerini veriyor...
Sıradan olmaktansa dikkat çekmekten hoşlanıyorsanız, hele renklerle oynamayı seviyorsanız yeni sezonda çok eğleneceğinizi
 söyleyebiliriz. Sonbahar-kış makyajında öne çıkan doreler, dumanlı gözler ve çingene modası bu eğlenceyi zirveye taşıyor. Özellikle göz makyajının ön plana çıkarıldığı bu yeni temaları uygulamak aslında hiç de zor değil. Ünlü markaların bu Dumanlı ve vahşi Sonbahar-kış makyajında "smoky eyes" yani; dumanlı gözler trendlerin başını çekiyor. Özellikle renkli gözlüyseniz sezonun bu trendi tam size göre! Uygulamak istiyorsanız, önce baz olarak siyah göz farını yüzük parmağınızla gözünüzün üstünde dağıtın. Ama farın yukarılara bulaşmamasına dikkat edin. 

Göz çerçevesine ya ıslak farla ya da eyeliner ile uygulama yapın. Siyah maskarayla kirpiklerinizi belirginleştirin. Böylece ıslak etkiyi yakalar ve sisler ardından etkileyici bakışlar fırlatabilirsiniz. "Smoky eyes" tarzını sadece siyah renkle değil aynı zamanda koyu kahve, gri ve lacivert tonlarında da uygulayabilirsiniz.

Işıl ışıl
Bronz bir tenin cazibesine sahip olmak için güneşin altında saatlerinizi geçirmenize gerek yok. Işıltılı bir tene sahip olmak İçin, güneşin kendisinden değil altın renginden yararlanmak mümkün. Neredeyse her markada bulabileceğiniz ve güneşi kıskandıracak derecede ışıltılı olan ürünler, sezon makyajının trendlerinden biri olan dore modasına ayak uyduruyor.

Çingeneler zamanı
Sallantılı küpeler, hacimli kolyeler, iri bilezikler ve uçuşan etekler ve elbiseler. Yaz boyu çingenelerden esinlenerek her birimiz "new hippy"liğe soyunduk. Çingene modasının hakim olduğu yaz bitti ama etkisi hala sürüyor. Renk paletinden her tonun hakim olduğu çingene modasını uygulamak için önce kendinize bir ana renk far seçin. Bu farı göz kapağınızın üzerine, yayın.



Ancak farın olabildiğince gösterişli olmasına dikkat edin. Takma kirpikler, bu trendin olmazsa olmazı. Alt göz kapağınızın içine çekeceğiniz beyaz far, üst göz kapağındaki rengin daha da öne çıkmasını sağlayacak.



Look of the Day


Olsen ikizleri çoğu kişi onu sevmediğini ve stilini beğenmediğini söylese de
birçok kişi onları izliyor ve örnek alıyor.
Bazı giyinişleri çok abartı olabiliyor ama genelde hoş parçalar yakalıyorlar.
Bu kombinde ise kırmızı beresini çok beğendim.
Arada bu kızların resimlerine bakılmalı!
Bazı moda cevherlerini önceden üzerlerinde bile görebilirsiniz.
Olsen kardeşlerden benim favorim Ashley!Ya sizinki?

Kenzo SS2010


Kenzonun ss 2010 koleksiyonunda çok yaratıcı parçaların olmadığı kabul edilebilir bir durum.
Ne kadar yaratıcı olmasa da koleksiyonu benim için beğenirlik ve giyilebilirlik özelliği taşıyor.
Tulumlardan ve vatka kollardan vazgeçmemiş Kenzo da.


Koleksiyondan seçmeler de Sahara kadınları yer almıyor.

Bocce - That's a Ball!


Yiğit'le iki günlük New York maceramızda, Brooklyn'deki bir barda tanıştığımız Bocce meğersem bin küsür yıllık Anadolu'nun bağrından kopan bir spormuş. Oyun kısaca şöyle: Önce küçük beyaz topu atıyorsunuz, sonra büyük renkli topları mümkün olduğunca beyaz topun yakınına atmaya çalışıyorsunuz. Tabi topunuzu atarken beyaz topa değdirmek ya da diğer takımın toplarının yerlerini bozmak serbest. Sonunda beyaz topa rakibinden daha yakın top bırakabilen oyuncu daha yakın top sayısı kadar puan alıyor. 7 puana ulaşan da oyunu kazanıyor.

Türkiye'de görmek istediğimiz oyunlardan derken Wikipedia'ya göre Türkiye'ye çoktan gelmiş hatta federasyonu bile varmış. Peki biz niye görmüyoruz? Neden bizim emeklilerimiz de sokaklarda bastonlarıyla bu oyunu oynamıyorlar? Ayrıca Brooklyn'de gördük ki yeterli imkan verilince gençler de bu oyunun hastası oluyor. Mesela bende bilardo ve bowling karışımı hisler uyandırdı Bocce. Aslında iki oyunu da pek beceremem ama Bocce'de kendimi bulmuş gibiydim. Yiğitle ilk resmi maçımızda barın müdavimi iki adamı topu ellerine aldıklarına pişman ettik. Ayrıca iyi atılan bir topdan sonra ağzını çemçürterek "that's a ball" demeyi de öğrendik. Bunu Türkçe'ye "ahanda top" diyerek de çevirebiliriz. Bocce Türkiye kampanyasını buradan huzurlarınızda başlatıyorum.

9 Ekim 2009 Cuma

ÇİKOLATALI BİSKÜVİLER



Çok hoş görünümlü kurabiyeler...Bu güzel tarif için Pastacı kız Özlem 'e çok teşekkürler..
Gerçi bana biraz fazla tatlı geldi ama yine de kendi adıma çok beğendiğimi söylemeliyim...
Epeydir yazamıyorum, tarif ekleyemiyorum ; kusura bakmayın sevgili dostlar..
İşin gerçeği hiç ama hiç keyfim yoktu...:(( Hayatımızda çok önemli değişiklikler oldu bu yıl biliyorsunuz...Hazmetmek için sanırım biraz zamana ihtiyacımız var...Onaylayamadığım yorumlar için de özür diliyorum hepinizden...Ziyaret eden , yorum bırakan tüm dostlara çok teşekkürler..Beni mazur görün biraz olur mu ? İyilikler hep sizlerle olsun
Şimdi geçelim tarifimize:
Malzemeler:
1 su bardağı pudra şekeri
1 paket margarin(oda sıcaklığı)
Vanilya
2 su bardağı un (yaklaşık olarak, hamur toparlayana kadar))
1paketten biraz az kabartma tozu
Nutella
Bal
File badem,
File antep fıstığı
Yapılışı:
*Margarinle pudra şekerini iyice yoğuralım.(İyice özleşmesi çok önemli)
*Un ,kabartma tozu ,vanilyayı yavaş yavaş ekleyerek yumuşak elimizi bırakacak bir hamur haline getirelim.
*Daha sonra merdaneyle yarım santim kalınlığında açıp kalıpla keselim.
*Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizelim(Bende yaklaşık iki tepsi çıktı)
*Fırında azıcık pembeleşince çıkaralım
*Kurabiyelerin yarısının üzerine nutella sürelim
*Diğer kurabiyeleri üzerine kapatalım
*Yarısının üzerine nutella sürelim file antep fıstığına batıralım
*Kalanların üzerine de bal sürelim bademe batıralım

fıstıklı kasket şapka modeli,örgü kasket şapka,örgü boyunluk

yeni bir şapka modeliyle herkese selam.kış geliyor ve örgü şapka modeli arayanlar için güzel bir şapka modeli bu.şapkanın yapılışı basit kasket şapka örenler kolayca yapabilirler hemen hemen aynı oluyortrabzanların ortasından tekrar bir fıstık sırası daha ekleniyor tek fark bu.şapkaya 7 zincirle başladım 12 fıstık yaptım ikinci sıradada aralara ikişer fıstık yaparak devam ettim üçüncü sırada

KAYMAKLI TATLI

Bu tatlı tarifi çok uzun süredir defterim de kayıtlıydı.Hep yapmayı istiyordum ama bir türlü kısmet olmamıştı.En sonunda denemeye karar verdim.İyi ki de karar vermişim muhteşem bir tat bence.Bu tarifi aintabsofrasi arkadaşımdan aldım babası yaparmış bu tatlıyı. Yarı Antepli saydıgım için kendimi hem yerken hem de bakarken çok büyük keyif aldım.
Malzemeler:
  • 3 adet hazır yufka
  • 1,5 su bardagı süt
  • 3 yemek kaşıgı irmik
  • 150 gr.fıstık içi(ama evde olmadıgı için ben fındık kullandım.)
  • 75 gr.tereyag
  • sıvıyag(tepsiyi yaglamak için)

Şerbeti için:

  • 2,5 su bardagı şeker
  • 1,5 su bardagı su
  • yarım limon suyu

Öncelikle 3 adet yufkanızı tepsinizin boyuna göre ölçerek yuvaklak olarak kesin. Süt ve irmiği bir tavaya koyup ocağa alın, biraz karıştırarak katılaşana kadar pişirin. Soğumaya bırakın.Sogudugunda katılaşacaktır üzerine süt ekleyerek açabilirsiniz.Tereyağını bir tavada eritin.Tepsinin altını sıvıyağ ile yağlayın(yanacağı için tereyağı kullanılmıyormuş).Tepsiye dizeceğiniz yufkaları, altına ve üstüne tüm yuvarlak parçalar gelecek şekilde ve yufka katlarının aralarına eritilmiş tereyağı dökerek artan parçaları da degerlendirmek amacıyla aralarına serpiştirerek diziyoruz.Yufkalı katların ortasına gelindiğinde önce hazırlanıp soğutulan irmikli kaymağı eşit olarak yayıyoruz onun üzerine de toz fıstığı(veya fındıgı) serpiyoruz.(Eğer ocakta pişiriyorsanız üstüne birşey sürmenize gerek yok)alt taraf piştikten sonra aynı büyüklükteki ikinci tepsinizi de sıvıyağla yağlayın ve buna geçirip diğer tarafı da kızarana kadar pişirin. Tatlıyı dilimleyin.Ama fırında pişirecekseniz eğer kurumaması için üzerine de bir fırça veya kaşıkla sıvıyağ sürmelisiniz.(Fırında pişirmeden önce tatlıyı dilimlemelisiniz).Piştiği sırada şerbini hazırlayın. Şekeri bir tencereye alıp üzerine suyunu ilave edin. Kaynamaya başlayınca limon suyunu ekleyin ve 3-4 dk kaynatın.Hem tatlı hem şerbet sıcakken şerbeti tatlının üstüne dökün ve dilimleyin.

Afiyet olsun.

8 Ekim 2009 Perşembe

Alexa Chung


Sizinde gözünüz Alexa da mı bilemiyorum ama ben her fotoğraf karesinde ne giymiş diye didikliyorum.


Bu kıza dikkat edilmeli çünkü sessiz sessiz izleniyor.
Nedeni ise moda olduğu için değil kendi sevdiği için giyiyor.
Dikkat çekmek için değil yakıştırdığı için giyiyor.
Ve yaptığı kombinler gerçekten hoş duruyor.


İşte bu yüzden modacılarda onu seviyor.
Koleksiyonlarında en ön sırada onu oturtuyor.
Bu kızın giydirilmiş değil kendi istediği için giymiş olması farklı bir hava katıyor.


7 Ekim 2009 Çarşamba

Monty Python - Yunanistan vs Almanya

Bugün Chao Grey'in sayfasındaki Monty Python alıntısını gördükten sonra aklıma geldi. Yunan ve Alman filozofları 1972 Münih olimpiyatlarında yeşil sahada karşı karşıya getiren sürreel bir Monty Python skeci.



Takım kadroları:

Yunanistan:
Plato
Epictetus
Aristotle
Sophocles
Empedocles
Plotinus
Epicurus
Heraklitus
Democritus
Büyük kaptan Socrates
Archimedes

Almanya:
Gottfried Leibniz
Immanuel Kant
Georg "Nobby" Hegel
Arthur Schopenhauer
Friedrich Schelling
Franz Beckenbauer
Karl Jaspers
Karl Schlegel
Ludwig Wittgenstein - yabancı kontenjanından
Friedrich Nietzsche
Martin Heidegger

Teknik Direktör: Martin Luther

Yedek: Karl Marx

Hakem: Konfüçyus

Beckenbauer dışındaki tek filozof olmayan oyuncu Arşimet'in 89 dakikalık düşünme sonrası son dakikadaki 'Evreka' nidası ile oyunun başlaması, Nietzche'nin hakem Konfüçyus'un özgür iradesinin olmadığını söyleyip sarı kart alması, Kant ve Hegel'in maç sonu felsefi açılımlarının yanında Marx'ın ofsayt itirazı ile her seferinde gülmekten karnımı ağrıtan bir video.

Chao'nun postu için de:
http://chaogrey.blogspot.com/2009/10/monty-python-and-holy-grail-witch.html

PATATESLİ MANTI


Bir çerkez yemegiymiş aslında patatesli mantı ve asıl adı da Hıngelmiş.Ben tabiiki hamur açma özürlü oldugum için bu yemegin hakkını vererek yapamadıgımı düşünüyorum.Ama yine de bizimkiler ve bende zevkle yedik.Sizler eminim benden daha güzel yaparsınız.Aslında üstüne koydugum sosla da çekecektim fotografını ama unuttum açıkçası,acaba dagılırmı endişesi taşıdıgım için.Ama korktugum gibi olmadı.
Hamuru için gerekli Malzemeler:
  • 2,5 su bardagına yakın un(isterseniz unun hepsini birden koymayın ki kıvamını ayarlayabilesiniz)
  • su
  • tuz

İçi için gerekli Malzemeler:

  • 3 adet patates(haşlayın ve ezin)
  • 1 adet kuru sogan(rendeleyin)
  • tuz,kırmızı toz biber

Hamuru için gerekli malzemeleri bir kaba alın ve katıca bir hamur hazırlayın.Ve bezelere ayırın unlanmış zeminde çok ince olmayacak şekilde açın.Sonra çay bardagı agzı ile kesip daireler elde edelim.Ayrı bir yerde haşlanmış ve ezilmiş patateslerin içine rendelenmiş soganı ve baharatlarını atarak karıştıralım.Ve daire şeklinde kestigimiz hamurun içine patatesli karışımdan koyarak kapatalım.Hamurun agzını iyice kapatın ki patatesler haşlanırken çıkmasın.Kaynayan tuzlu suda mantımızı haşlayalım.Pişen mantıları süzmeden önce 1 kase suyundan ayıralım.Ve içine 2 diş dövülmüş sarmısak karıştıralım.Sonra mantıları süzüyoruz.Üstüne hazırladıgımız sarmısaklı sosu döküyoruz.Kırmızı biberli yag yapıp istenirse yogurtla birlikte üzerine döküyoruz.

Afiyet olsun.

Riquelme de Bu Kadar Sevilmez Ki!



Ray Hudson, youtube sayesinde tanıdığımız spikerlerden. Kendisi bir Arjantin, Arjantin özelinde de Riquelme fanatiği. Riquelme'yi kaç yıldır izlerim, sevdiğim bir oyuncudur da; fakat Hudson kardeşimizin anlatımıyla izleyince insanın tüyleri diken diken oluyor... Benzetmeleri de beni benden almakta:

"Like a Jedi Knight, no better than that, like a templar knite!"
(Jedi şövalyesi gibi, hayır daha da iyisi, bir tapınak şövalyesi gibi.)

Allah seni jedi etsin e mi...


Chanel ss2010-Koleksiyon,Makyaj,Detaylar ve Backstage!


Chanel ss 2010 koleksiyonunu dün tanıttı.
Siyah,beyaz,kırmızı ve lacivert rengi vurgusu dikkat çekti.

Kızlar aksesuarlı topuzlarla podyum da salındı.
Tabi birde bacaklarındaki chanel dövmeleriyle.
Ben daha fazla konuşmuyorum ve resimler size anlatsın diyorum.
Siz beğendiniz mi Chanel bacaklarını?
Böyle bir dövme ister miydiniz?
Kendi görüşüm bilekte süper olur!

Not:backstage bölümü her zaman en çok hoşuma giden oluyor!
Moda bebeklerini rahat halleriyle görmek gerçekten çok güzel.

6 Ekim 2009 Salı

kedi dili büsküvili enfes bir pasta





GEREKLİ MALZEMELER
1 paket kedili büskivi pakette 24 tane oluyor genelde
1 paket çilekli kremşanti
1 paket kakolu krem şanti
1 paket sade kremşanti
2 adet orta büyüklükte muz
1 su bardağı çilek eğer yoksa reçelide olabilir
ve yarım su bardağı damla çikolata
krem şantiler için 3 su bardağı soğuk süt
1 paket çikolata soso ve onun için 2.5 su bardağı süt
1 paket pötibör
YAPILIŞI
uygun bir tepsiye 12 adet kedilini yan yana diz daha sonra sütle güzelce ıslat üzerine dilimlediğin muzları diz ve sade krem şantiyle kapla onun üzerine yanyana 2 sıra bötibörü diz ve çilekli krmşantiyi üzerine çileği yada reçelini koy onun üzerine tekrar 12 li kedilini diz kakolu kremşanti sür ve üzerine damla çikoltalarını koy 7-8 buzlukta beklet çıkardaıktan sonra çikolata sosunu dök tabi soğutunca daha sonra tekrar buzdolabının alt rafına yerleştir sos biraz kendine gelsin hepsi bu kadar afiyet olsun
pohaça

bu akşam bir pohaça denedim ve çok güzel olduuu..o görmüş olduğunuz elde benim ufak cadının.resim çekerken bile dayanamadı...sizinle paylaşmak istedim belki denemek istersiniz... :)

malzeme:

  • 2 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket kuru maya
  • 1 yumurta(akı içine sarısı üzerine)
  • aldığı kadar un

yapılışı:

  • süt-su-sıvıyağ-tuz-şeker-yumurta akı-maya ve un yoğrulur.
  • kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapılır.
  • hamur mayalanması için bir kenarda bekletilir.
  • mayalanan hamur 5 eşit parçaya bölünür.
  • her parça 30 cm açılır.
  • açılan hamur 8 eşit parçaya bölünür.
  • arzu edilen iç malzeme hazırlanır(ben patatesli yaptım.kızlar bayılıyo patatesliye)
  • iç malzeme uç kenara koyularak sigara böreği gibi sarılır.
  • tepsiye dizilir
  • tepside 45 dakika mayalanması için bekletilir.
  • üzerine yumurta sarısı ve susam yapılır.
  • 160 derecelik fırında 30-35 dakika pişirilir.

afiyet olsunn hanımlar...

Ben Fatih Tekke'yi İzlemek İstiyorum!


Sayın Fatih Terim,

Ben vergisini veren, hatta zorunlu askeri hizmetini bile yapmış bir vatandaşım. Size milli takımlar teknik direktörlüğü görevi verildiği zaman, size ulusal takımda kimlerin oynayıp kimlerin oynamayacağına karar verme hakkı da teslim edilmiş oldu. Bu hak, işinizi doğru dürüst yapmanız için verilmiş bir hak ve şahsen bu hakkın yersiz bir şekilde eleştirilmesini doğru bulmuyorum. Sizin kararlarınıza her ne kadar saygım olsa da, anlamadığım bazı hususlar var. Aldığınız para, bizim gibilerden sağlanan vergilerden geldiği için, kendimi dolaylı yoldan da olsa sizin işvereniniz olarak görüyorum ve kafamdaki bazı soruların netleşmesini istiyorum.

Bana lütfen, Fatih Tekke'nin milli takımdan aforoz edilişinin sebeplerini açıklar mısınız? Türkiye Cumhuriyeti pasaportu taşıyan en iyi golcümüz, kariyeri ve becerileriyle zıt bir milli takım kariyeri olan Fatih Tekke, niye ısrarla ve inatla aday kadronuza seçilmemektedir? Sizden onu takımın yıldızı, evrenin merkezi, derdimizin dermanı yapın demiyoruz; zaten Rusya'daki maçlarını takip etme şansımız pek olmuyor, bari milli maçlarda biraz izleme şansımız olsun. Gökhan'a tanıdığınız şansın yarısını verseniz, Gökhan'ın atamayacağı kadar çok gol atacağına eminim. Hem bu sayede, takımımızda Semih'in üzerine binmiş olan "gerçek golcü" rolünden bir parça çalarak, bu oyuncuyu da rahatlatacağına inanıyorum. Yaşı konusunda da bir problemin olduğunu sanmıyorum çünkü Ceyhun ve Yusuf gibi daha yaşlı oyuncuları kadronuzda görüyoruz. Eğer probleminiz özelse onu bilemem, fakat kişiler arasındaki özel problemlerden milli takımlar şekilleniyorsa, sizden ricam bir daha profesyonel kelimesine fazla vurgu yapmamanız, zira nasıl desem biraz "ironik" oluyor.

Saygılarımla,
Volkan

P.S. Acım o kadar fazla ki, ne zaman FM'de yeni oyun açsam, ilk aldığım oyuncu Fatih Tekke oluyor. Reva mı bana yapılanlar?

5 Ekim 2009 Pazartesi

ŞEFTALİLİ TURTA



Malzemeler:
  • 3 su bardagı un
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşıgı yogurt
  • 4 yemek kaşıgı margarin
  • 1 çay kaşıgı kabartma tozu
  • 3 yemek kaşıgı pudra şekeri
İçi için:
  • 1 kg şeftali
  • 1 su bardagı şeker
  • 3 yemek kaşıgı fındık veya ceviz
Üstüne:yumurta sarısı
Karıştırma kabına 3 su bardağı unu alalım.Unun ortasına 1 adet yumurta kırın.Yumurtanın üzerine 1 çorba kaşığı yoğurt ilave edin.Üzerine 4 çorba kaşığı tereyağı ilave edin.İlk önce sıvıları karıştırın.Unun üzerine 1 çay kaşığı kabartma tozu,3 çorba kaşığı pudra şekeri ilave edin.Unu da karıştırarak hamuru yoğurun.Turta hamurundan bir parça ayırın.Ve ayırdıgınız hamuru buzdolabına koyun.Diğer kalan turta hamurunu merdane ile açın ve turta kalıbına(benim turta kalıbım olmadıgı için kelepçeli pasta kalıbına yerleştirdim)turta hamrunu yerleştirin.
Turtanın iç harcı için 1 kg.şeftalinin kabuklarını soyun.Şeftalileri küp olarak kesin.Tavaya şeftalileri alın.Üzerine 1 su bardağı toz şeker ilave edip şeftali suyunu çekene kadar soteleyin.Turta hamurunun üzerine şeftalili iç harcı ilave edin ve üzerine fındık veya ceviz ilave edin.Buzdolabına koydugunuz turta hamrunu çıkartın ve uzun ve ince şeritler yapın ve şeftalili iç harcın üzerine kafes şekli verin.Üzerine yumurta sarısı sürün.Önceden ısıtılmış 180 dercelik fırında pişirin.
Afiyet olsun.

Mein Neu UGG!


Almanya da son günümdü.
Kardeşime hediye almak istiyordum.Alışveriş merkezinde gezinirken bu şirin fake uggları gördüm.
Çok şekerlerdi sadece kardeşime almakla kalmadım tabi kendime de aldım.
Fiyatı mı 30 tlye geliyor.

Buarada Gerçek ugg olmasa da bu sene bulunduğum yerde bir çok kopyası çıkmış.
Benimkisi geçen sene hediyeydi ve bir yerde satılıyordu sadece.
Şimdi heryer Ugg dolu.Almak isteyenler olursa numarası bitmeden klasik Ugglardan alıp gönderebilirim.

4 Ekim 2009 Pazar

Clucthlar Ve Fiyatları



1. Fox-trim suede clutch, Derek Lam, $1,850, call 212-966-1616

2. Embroidered satin clutch, Louis Vuitton, $2,575, call 866-VUITTON

3. Leather clutch, Salvatore Ferragamo, $1,290, call 212-759-3822

4. Leather clutch, Coach, $298, call 866-262-2440

5. Leather clutch, Fendi, $990, call 212-759-4646

6. Leather clutch, Balenciaga by Nicolas GHesquière, $1,195, at Balenciaga Boutique, NYC
Fiyatlara mı clutchlara mı bayılayım bilemedim!
kaynak:elle

örgülerim..




mini hanımlara örme elbise...


sanırım fazlaca bir ara verdim ama sebebi yokk.ramazan telaşesi ardından bayram telaşesi okullarr derken nihayet tekrar bloguma birşeyler eklemeye sıra geldiii..ve örme elbiseyle geri döndümm....selam tekrar herkese...






Trend:Yüzükler


Moda dünyasında büyük gösterişli kolyeler,bilekliklerden sonra sıra yüzüklere geldi.
Ünlüleri ve sokak trendlerinde kullanılan en çok aksesuar şu sıra yüzükler.
Sadece bir yüzükle değil bir kaç yüzükle ellerinizi şenlendirmenin zamanı geldi.
Biraz abartı gelebilir ama hoş birkaç parça bulunca eminim seveceksiniz.
Şuara benim severek kullandığım yüzükler arasında kelebek var.
Sizde parmaklarınız yüzük dolsun ister misiniz?

3 Ekim 2009 Cumartesi

Şiş ile Örülmüş Etöl



Bir Çoğunuz yapılışını biliyorsunuz ama Bahar Yorgunluğu arkadaşımın ricası üzerine yapılışını anlatmaya çalışacağım
3 yumak sakallı(Yumoş) ip ( şiş numarası 5,5 veya 6)
1 yumak zincir floş ( '' '' 4 veya 4,5)

Yumoş iple 90 ilmek başlayıp yaklaşık 4 parmak kalınlığında düz örgü olarak örülüyor son sırada floş ipe geçmeden 9 ilmekta bir 10 ilmek örgü boyu artırılacak ve floş ipe geçirilip istediğiniz sayıda örülüp tekrar yumoş ipe geç ve tekrar 4 parmak kalınlığında ör ve tekrar 10 ilmek artır bu işlemi 130 ilmek olana kadar devamet ve örgüyü kes. Kestiğiniz yerden 50 ilmek yumoş iple alınıp iki sıra örülüp kesilecek bu kısım yaka kısmı olacak
kesilen yerden başlanan kısmımdan 50 ilmek tekrar alınığ 6 sıra örülünce örgü boyunca aralardan kesilip örgüye devam et 30 ilmek kalınca 15 15 ilmeği ayırıp 15 ilmek alta kalacak yine yaklaşık 4 parmak boyunca ör diğer 15 ilmeğide aynı boyda örünce birleştirve tekrar 50 ilmeğe artır yine 4 parmak kalınlığında ördükten sonra kes.
Diğer tarafıda aynı sayılarda yap yanlız 15 ilmeği tek kat olarak örülecek
Arkadaşım sanırım anlaşılır dilde izah etmişimdir ama anlayanadığınız veya takıldığımız yarde tekrar yardımcı olurum

Kötü alışkanlıklardan kurtulun

Kötü alışkanlıklardan kurtulunSize zarar veren alışkanlıklardan kurtulmak sandığınız kadar zor değil...



Tırnak yemek
Tırnak yemek çok sık rastlanan alışkanlıklardan biridir. Fakat tırnakların yenmesi ellerin çirkinleşmesine, tırnakların normal gelişiminin tamamlanmamasına ve tırnak düşmesi gibi sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Ayrıca tırnak içlerinde bulunan bakterileri yemek hiç de sağlıklı olmayan 
bir durumdur.


Ne yapabilirsiniz?
İki ya da üç haftada bir maniküre gitmek alınacak en 
kolay önlemlerden biridir. Çünkü güzel görünen tırnaklara kavuştuğunuzda onları bozmak ya da paranızın boşa gitmesine neden olmak istemez ve bu sebeplerle de tırnaklarınızı yemeye kıyamazsınız. Ayrıca tırnak yemenizi engellemek için üretilen ürünlerden de kullanabilirsiniz. Bu ürünlerin tadı çok kötü olduğu için tırnaklarınızı yemeye cesaret edemeyebilirsiniz. Eğer bunların hiçbiri işe yaramıyorsa o zaman tırnaklarınızı mümkün olduğu kadar kısa kestirmelisiniz böylece bakterilerin tırnak içlerine yerleşmesini de engellemiş olursunuz.

Tırnak yeme alışkanlığının altında yatan sebeplerden biri de bastırmak zorunda olduğunuz duygulardır. Özellikle sinir ve stres bu duyguların başında gelir. Tırnaklarınızı yememek için sizi sinirlendiren olayların çözülmesi için bir uzmana başvurabilirsiniz.



Yemek yeme
Artık gerçekle yüzleşmelisiniz; kendinizi üzgün, mutsuz ya da stres altında hissettiğinizde yemek yemek hiçbir şeye çare olmuyor. Aksine duygusal olarak çöktüğünüzde saldırdığınız şekerli, yağlı abur cuburlar sağlığınızı bozduğu gibi kilo almanıza da neden oluyor.


Ne yapabilirsiniz?
Bilinçsizce yemeğe saldırmak gibi kötü bir huyunuz varsa bu alışkanlığınızla başa çıkmak için bazı önlemler almalısınız. Örneğin kendinizi çok üzgün hissediyorsunuz ve buzdolabına doğru gitmeye başladınız, aklınızda ise dolabın içindeki pastayı yemek var. Böyle bir durumda buzdolabına doğru yürümeye başlamadan önce hemen bir arkadaşınızı arayın. Onunla sohbet etmek, yeme isteğinizin önüne geçecektir. Telefonu kapattığınızda belki de aklınızda pasta yerine arkadaşınızın size verdiği fikirler kalacaktır. Eğer bu tür bir önlem işe yaramazsa yemek yerine egzersizle stresi yenmeyi deneyebilirsiniz. Ayrıca bol bol 
su içmek de kendinizi tok hissetmenize ve yemek yeme isteğinizin azalmasına neden olur.


Sigara içmek
Sigaranın 
sağlık üzerinde birçok zararı vardır. Sigara içen kişilerin kalp krizi geçirme, akciğer, ağız, boğaz, mide kanserine yakalanma riski artar. Bu ölümcül hastalıkların yanında sigara aynı zamanda bütçenize de zarar verir.


Ne yapabilirsiniz?
Sigaradan vazgeçmek için nikotin ihtiyacını beyinde önleyici etkisi olan ilaçlardan ya da bantlardan kullanabilirsiniz. Sigaranın içilmesinin en önemli iki nedeninden biri alkol diğeri de sigara içen bir eştir. Aynı evin içinde yaşayan eşlerden biri sigara içiyorsa diğeri de içmeye başlar. Bu nedenle sigarayı bırakmaya eşinizle birlikte karar vermelisiniz. Böylesi çok daha kolay olacaktır.



Dedikodu
Kötü alışkanlıkların başında gelen dedikodu, arkadaşlarınızla ya da ailenizle aranızın bozulmasına neden olabilir. Başkalarının ne yaptığını merak edip, sürekli onlar hakkında konuşmak sizi sevilmeyen bir insan haline getirir. Kimse size sırlarını anlatmaz ve siz de kendinizi çok yalnız hissedersiniz.



Ne yapabilirsiniz?
Dedikoducu biri olarak bilinmek çok kötüdür. Başkalarının ne yaptığıyla ilgilenmektense kendinizle ilgilenebilirsiniz. Örneğin yeni bir hobi edinebilir tüm dikkatinizi başka yönlere çevirebilirsiniz. Dedikodusunu yaptığınız kişilerle empati kurabilir ve aynı şeyin sizin de başınıza gelebileceğini düşünebilirsiniz.



Gece atıştırmaları
Gece acıktığınızda açlığınızı bastırmak için bir şeyler yemek istemeniz kötü bir şey değildir. Fakat gece yarısı meyve yemek yerine kocaman bir pizza dilimini yiyorsanız o zaman kötü bir alışkanlığınız var demektir.



Ne yapabilirsiniz?
Aslında gece yapılan atıştırmaların nedeni açlık duygusu değil, sıkıntıdır. Özellikle de kış gecelerinde televizyonun karşısında geçirilen zaman artar ve geç vakitlere kadar bir şeyler yenir. Bu da uykunun kaçmasına ya da sindirim sistemi bozukluklarına neden olur. Bu durumla başa çıkmak için 
televizyon izlerken bir şeylerle uğraşabilirsiniz. Örneğin örgü örebilir ya da çamaşırları katlayabilirsiniz. Böylece aklınıza yemek yemek gelmez.

Hastalıklardan koruyan menü

Hastalıklardan koruyan menüKış aylarında kilo almanın yanı sıra enfeksiyon hastalıkları, grip ve nezle de boy göstermeye başlar.



Beslenmemize dikkat ederek kış aylarında hastalıklardan kurtulmak ve bunları önlemek de mümkün.B unun için bağışıklık sistemimizin güçlenmesinde rol oynayan besin öğeleri, vitamin ve minerallere yer verilmelidir. Vitamin ve minerallerden zengin olan sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır.


- C vitamini, A vitamini, E vitamini ve çinko alınımı bu dönemlerde artırılmalıdır.
- Beslenmeniz günlük ihtiyacımızı karşılayacak enerjiye sahip olmalıdır.
- Kış aylarında C vitamini yönünden çok zengin olan kuşburnu, yeşilbiber, maydanoz, mandalina, portakal, kivi tüketimi biraz daha artırılmalıdır. 

- D vitaminin en iyi kaynağı güneştir. Kış mevsimi ile birlikte güneş yavaş yavaş kaybolurken D vitamini alımı da azalır. Bu nedenle kışın güneşli havalarda 20 dakika güneş almak yeterli olacaktır.
- Balık omega 3 yağ asitleri ile beraber D vitamini açısından da zengin olduğundan hastalıklardan korunmayı sağlayacak ve bağışıklık sisteminizi güçlendirecektir.
- B grubu vitaminlerini içerdiğinden, önemli 
bir enerji kaynağı ve posa içeriği yüksek olduğundan kuru baklagil tüketimi de kış aylarında arttırılmalıdır.


Kış aylarında neden kilo alırız?


  • Aktivite ve bazal metabolizma hızının azalması: Kış aylarında metabolizma hızının azalmasının yanı sıra aktivitelerimiz de azalır ve harcanandan daha fazla enerji ile kilo almaya başlarız.
  • Gündüzlerin kısa ve gecelerin uzun olması: Gündüzler kısa olduğundan gün içerisinde beslenmemize çok dikkat etmeyiz. Gün boyu acıktığımızı bile hissetmeyiz. Gece olunca gün boyu yaşanan uzun süreli açlıkla yemek yememizi kontrol edemez hale geliriz. Akşamları yavaş olan metabolizma iyiden iş göremez hale gelir ve yağlar depolanır.
  • Soğuk hava ile birlikte vücut ısısının azalması: Vücudumuz soğuklardan kendisini korumak için gerekli bir ısıya ulaşmak zorundadır. Bu ısıya ulaşmak için de ek olarak enerjiye ihtiyacı vardır. Bu enerjiyi de besinlerden alır. Biz üşüdükçe enerjiye olan gereksinmemiz artar ve daha fazla besin tüketmeye özellikle de daha fazla enerji veren besinleri tüketmeye başlarız. Yüksek enerjili besinler genellikle karbonhidrattan (şeker, un vb.) ve yağdan zengin gıdalardır. Bu tür gıdaların fazla miktarda tüketilmesiyle kilo alma kaçınılmaz olur.

Dövme yaptıracaklar dikkat!

Dövme yaptıracaklar dikkat!Dövme ya da piercing yaptıracaksanız bir kez daha düşünmelisiniz...




Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, viral hepatitlerin ülkede görülen en yaygın bulaşıcı hastalıkların başında geldiğini söyledi.

Bu kadar yaygın bir bulaşıcı hastalığa karşı korunma sağlanabilmesi için eğitimin büyük önem taşıdığını ifade eden Balık, şöyle konuştu:

“Ülkemizde her 10 kişiden biri Hepatit B ya da C taşıyıcısı olmasına rağmen, durumunun farkında değil. Bu kişiler 10-20 yıl sonra siroz ya da karaciğer kanseri olup hastanelere başvuracaklar ancak o 
zaman da tedavileri çok daha pahalı ve zor olacak. Erken teşhis sayesinde, Hepatit B ya da C'nin karaciğer kanseri ve siroza gitmeden önce taşıyıcılık aşamasında ortaya çıkması, tedaviye imkan sağlıyor. Halk arasındaki taşıyıcı sarılığın tedavi edilemeyeceği anlayışı yanlış. Çünkü son derece başarılı tedavi sağlayan ilaçlar zamanında kullanıldığında karaciğer kanseri ve siroz gelişmeden önleniyor.”

“Bu tür hastalıkların erken teşhis edilmesinin ne tür yararlar sağladığı” sorusu üzerine Balık, siroz aşamasında tedavi imkanının ortadan kalktığını, hastanın tekrar sağlığına kavuşmasının sadece karaciğer nakliyle mümkün olduğunu söyledi.

Hepatit B ve C virüslerinin genel hijyenik tedbirlere uyulmaması nedeniyle bulaştığını belirten Balık, bulaşma yollarıyla ilgili şunlara dikkati çekti:

“Korunmasız cinsel ilişki ve çok eşli cinsel yaşam en önemli bulaşma yollarından birisi. Risk gruplarının başında fuhuşla uğraşanlar geliyor. Bu hastalık AIDS'e göre 100 kat daha kolay bulaşıyor. Günlük yaşamda özen göstermediğimiz alışkanlıklar, mesela berberde jiletin, manikür-pedikür setlerinin değiştirilmemesi, iyi sterilize edilmemiş diş malzemeleri, hastalığın kolaylıkla bulaşmasına 
yol açıyor. Ayrıca, steril olmayan kirli-mikroplu malzemelerle yapılan dövme ve piercing yoluyla da Hepatit-B bulaşabilir.”

Taşıyıcı annelerin bebeklerinin de risk altında olduğu uyarısında bulunan Balık, bu bebeklerin doğar doğmaz aşılanmasının büyük önem taşıdığını, aksi halde ileriki yaşamlarında siroz ve karaciğer hastalığının gelişebildiğini söyledi.


Bunları ye sağlıklı ol!

Bunları ye sağlıklı ol!Sonbaharı sağlıklı geçirebilmek için beslenme düzenini tekrar gözden geçirmek gerekiyor!



Yaz aylarının geride kaldığı, soğuk kış günlerinin yaklaştığı sonbahar aylarında birçok hastalık da pusuda bekliyor. Havaların soğumaya başladığı mevsim geçişlerinde soğuk algınlıkları, grip ve bronşit gibi kış hastalıklarına yakalanma riski artıyor.

Sonbahar aylarında bağışıklığımızı güçlendirmek, hastalıklara yakalanma sıklığını azaltmak ve yakalansak dahi 
kolay atlatabilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek şart. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz; sonbaharda sağlıklı ve doğru beslenmenin reçetesini yazdı.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz; sonbahar aylarında sağlıklı beslenme için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı:

Sonbaharın gelmesiyle birlikte; mevsim geçişinin ve havaların soğumasının etkisiyle hastalıklara yakalanma riski artıyor. Soğuk algınlıkları, grip ve bronşit gibi kış hastalıkları pusuda bekler. Bu dönemde kişilerin mutsuzluk eğilimleri artabilir ve buna bağlı olarak da basit şekerli gıdalara eğilim olur.

Bu nedenlerden dolayı mevsim geçişlerinde beslenme düzenini tekrar gözden geçirmekte fayda var. Sonbahar aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek, hastalıklara yakalanma sıklığını azaltmak ve yakalansak dahi kolay atlatabilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek şart.

ŞİMDİ ANTİOKSİDAN ZAMANI
Mevsim değişikliklerinde daha fazla vitamin, mineral ve değerli bileşiklere (antioksidanlar gibi) ihtiyaç duyarız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde vitamin ve mineral deposu olan sebze ve meyve grubuna özellikle önem vermeli, vitamin ve mineralleri doğal ve doğru kaynaklardan almalıyız.Vitaminlerden özellikle A, C, E; minerallerden ise selenyum, çinko ve magnezyum antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklık destekleme de daha da önem arz etmektedir. Antioksidanlar hücredeki oksitlenmeyi önleyen maddelerdir. Savunma mekanizmasını güçlendirirler, vücut direncini arttırırlar. Kişiler güçlü bağışıklık sistemleri ile hastalıklara yakalanma riskini azaltıp hastalansalar dahi kısa sürede atlatabilirler.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN PROBİYOTİK

Sonbaharda ayrı bir önem kazanan bağışıklık sistemini güçlendirmede probiyotik besinlerin büyük desteği vardır. Günlük besin düzeninize probiyotik yoğurt veya kefiri; süt veya yoğurt yerine koyabilir, bu besinlerin olumlu etkilerinden yaralanabilirsiniz.

SÜTSÜZ VE GÜNEŞSİZ OLMAZ!

Bağışıklığı güçlendirmek önemli; ama bunun yanında güneş ışınlarından yararlanma süremiz de azalıyor! Bu nedenle mutlaka D vitamini ve kalsiyum kaynaklarımıza özen göstermek ve bunların vücutta kullanılmasını sağlayabilmek için de 15 – 20 dakika da olsa güneş ışığından faydalanmak lazım. Kalsiyum kaynakları; süt ve süt ürünleri, peynir, sebzeler ve pekmez.

SONBAHAR HÜZNÜNE KARŞI B VİTAMİNİ

Sonbaharda artan depresyon eğilimini ve stresi kontrol altına almak için özellikle B grubu vitaminlerinden zengin beslenmekte fayda var; tam tahıllı ekmekler, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, et ve süt ürünleri gibi… Bu dönemde bol sebze ve meyve tüketmek, bol 
suiçmek, kan şekeri kontrolünü sağlamak ve bolca balık tüketmek depresyon hallerine karşı fayda sağlayabilir.

EN GÜÇLÜ VE EN DOĞALANTİOKSİDAN KAYNAKLARI 
A vitamini: Karaciğer, yeşil yapraklı sebzeler, havuç, kayısı, yumurtaC vitamini: Kuşburnu, maydanoz, yeşil sivri biber, karalahana, karnabahar, çilek, limon, portakal, greyfurt.

E vitamini: Soya yağı, bitkisel yağlar, yağlı tohumlar.

Selenyum: Deniz ürünleri, böbrek, yürek ve diğer etler.

Çinko: Et, karaciğer, bulgur,  balık, süt, yumurta, badem içi, ceviz, elma, kuru baklagiller.

Magnezyum: Badem, ceviz, fındık, fıstık, muz, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler; tahıllar.


BAHAR BESLENMENİZDE HER GÜN MUTLAKA:

* 4-5 porsiyon taze mevsim meyvesi
* 2-3 porsiyon taze mevsim sebzesi
* En az 2 su bardağı az yağlı süt veya yoğurt veya cacık veya ayran
* Bol su
*1 öğün sebze, diğer öğünde haşlama, ızgara tavuk-balık etini; düzenli saatlerde ve 3 saati geçmeyecek aralıklarla tüketmemiz gerekir.


ÖRNEK BAHAR MÖNÜSÜ

Sabah kalkınca: 1 bardak sıcak suya 1 tatlı kaşığı bal

Kahvaltı: Yeşil çay
Orta yağlı peynir
Bol mevsim yeşilliği (1 tatlı kaşığı zeytinyağı veya 1 tatlı kaşığı keten tohumu ile)
1 tatlı kaşığı pekmez
Tam tahıllı veya kepekli ekmek

Ara: 6-7 badem veya 6-7 fındık veya 2 ceviz
+ 3-4 kuru kayısı veya 2 yemek kaşığı kuru üzüm

Öğlen: 
1 porsiyon ızgara veya haşlama veya sote veya buğulama şeklinde tavuk, balık, hindi veya yağsız köfte
Bol salata (limonlu)
Az tuzlu ayran
Tahıl ekmeği veya 3-4 kaşık bulgur pilavı

Ara: 
1 bardak az yağlı süt- 3-4 kepekli grisini
Veya haftada 1-2 gün sütlü tatlı
Veya ½ sokak simidi- az tuzlu ayran
Veya 1 bardak az yağlı süt+
3-4 yemek kaşığı yulaf ezmesi

Akşam: 1 kepçe sebze veya mercimek çorba
1 tabak sebze yemeği
1 kase az yağlı yoğurt
Tam tahıllı ekmek
 

Ara: 
2  porsiyon meysim meyvesi


Balmain SS 2010


Balmain'in yaratıcı tasarımcısı Christophe Decarnin 2006 yılında başa geçti.
Balmain'in satışları bir anda iki katına çıkmıştı.
Tabi fiyatlar yine inanılmaz uçuklar yırtık jean 2.000$ ceket ise 8.900$ değerinde.
Gardroplarındaki bütün kıyafetleri vermek bile olsa sonucu genç kızlar Balmain ceketlerine hayır diyemiyor.

2010 sonbahar defilesi Pariste salınmaya devam ederken kimse Decarninin hızına yetişemiyor.
Decarnin bu koleksiyonunda yeni bir kadın ortaya çıkardı.
Onun adına Disco cavewoman deniliyor.
Decarnin kadını askerden yeni çıkmış gibi üstü yırtık olsa da güçlü omuzları hala ayakta payetli ve zımbalı giysileriyle ise tam bir disco kızı.

Cut off lar bu koleksiyonda sınır tanımamış.
Yırtık jean,t-shirt,elbise ve şortlar yine koleksiyonun en gözde parçası.
Güçlü omuzlar ise Decarnin yeni vazgeçilmezleri arasında.
Güçlü omuzlar bu sefer payetlerler (lame ve parlak siyah) kombinlenmiş.
Saçaklı omuzlara birde military etkisi sarmış.
Balmain ceketleri yine mükemmel!

İlerleyen günlerde Balmain kadınları sokaklarda dolaşıyor olacak.

2 Ekim 2009 Cuma

2016'da Rio'ya!!!


Gunun surprizi Sikago'nun elenmesi oldu. Zaten Sikago gittikten sonra Rio'nun kazanmasi kimseyi sasirtmamistir. Guney'in giderek yukselen yildizi Brezilya gecen sene Cin'in yaptigi gibi bir guc gosterisi yapacaktir 2016'da. Ama tabi daha insancil, daha sicak, daha samimi, ve daha guzel....

1 Ekim 2009 Perşembe

Dizüstü Çizme Modası-2-


2010 ayakkabılarında en önemli damgayı dizüstü çizmeler yaptı.
Bütün bayanların ilgisini çektiğine eminim.
Dizüstü çizmelerle ilgili vurgu yapılan bu resimler gerçekten çok hoşuma gitti.
Bacakları uzun ve ince olan bayanlar bu trendi hemen listelerine yazmışlar.
Onlar için kombin ilhamı vermenin zamanı galiba.

Resimlerde göründüğü gibi diz üstü çizmelerin renklerinde sınır tanımadan kullabilirsiniz.
Pembe çok şeker dursa da benim kalbimi çalanlar siyah ve gri tonları oldu.
Son fotoğrafta dizüstü çizmeler şalvar paçadakine benziyor.
Farklı giyinmek isteyenler için alternatif olabilir.
Resimlerdekileri uygulamak için tek engel onlara ulaşabilmek. Şimdiden kolay gelsin;)


Buraya bir çok yorum yazanında dediği gibi kısa bacak boyuna sahip kişilerin giymemesi rica olunur.

Körler Ülkesi


Saçları dökülünce gözleri mi açılmış ne? Yoksa Avusturya’nın dağ havası mı yaramış?

Sizin Fikriniz?


Altamira da bu resmi görünce çok güldüm.
Sizin dikkatinizi ne çekti bilmiyorum ama benim dikkatimi arkadaki Akbank tabelası çekti.
Ufak bir hatırlatmak yer Londra;)

Bu resimdeki çocuklar 14 yaşında.
The Sartiorialist de gördüğüm de ise bu resim beni düşündürdü.
14 yaşındaki bir kız çocuğun ayağıdaki topuklu ayakkabılar minik kadıncık havaları.
Çok erken değil mi?

Beşiktaş'a Gaipten Sorular



Burada benim cevabını bulamadığım bazı sorular var, belki bu sorulara cevap bulabilirsek Beşiktaş'ın probleminin ne olduğunu da kestirebiliriz:

1 - Tello'nun problemi nedir? Kendisi yetenekli bir oyuncu olduğu kadar, küsmeye de elverişli bir oyuncu. Yönetimin, "sana verdiğimiz parayı beğenmiyorsan çekip git" ultimatomu acaba bunda etkili olmuş mudur?

2 - Bobo gitmek mi istiyor, yoksa kariyerini burada geliştirmek mi istiyor? Bobo'nun menejeri Figer olduğu sürece Beşiktaş'tan gitme ihtimali var mıdır?

3 - Nihat'ın bu takımdaki rolü ne olacak? Geçirdiği sakatlıklar ve yaşı, bu rolü üstlenmesine engel midir? Eğer engelse, Nihat'a nasıl bir başka rol verilebilir?

4 - Beşiktaş yönetiminin kaleci planlaması nedir? Kaleci mevkii, transfer ile hemen çözülecek bir pozisyon değilse, hem as, hem de yedek kalecinin formda tutulması gerekiyorsa, şu anki form durumuna göre, Beşiktaş'ın as kalecisi kimdir, yedek kalecisi kimdir?

5 - Sivok ve Holosko'nun yurtdışına satılma ihtimali var mıdır? Yoksa bu oyuncular, Beşiktaş dışında bu paraları kazanamayacaklarının farkında mıdır?

6 - Ersnt bu oyununu ne kadar sürdürebilir? Yoksa eninde sonunda takımdaki ruhsuzluktan etkilenip, o da koyverir mi? Ernst'in formsuzluğunda, onun yükünü takımda kimler üstlenebilir?

7 - Şampiyon olmuş takımın defans kurgusunu toptan değiştirmek caiz midir? Yeni defans ekibinin birbirini tanıması ne kadar sürer?

8 - Beşiktaş'ta sözleşmelerle belirlenen maaşların kriteri nedir? Yoksa tuttuğunu koparmak formülüne göre mi düzenlenmektedir?

9 - Takımın en çok para kazanan oyuncularından birinin takımdan kovulmaya çalışılması ama başarılamaması, diğerinin ise bu sezon gol atamaması, takımın içindeki para-emek dengelerini bozmaz mı?

10 - Tabata'nın takım içindeki rolü nedir?

11 - Yusuf'un takım içindeki rolü nedir?

12 - Yıldırım Demirören'in rolü nedir?

13 - Daha da önemlisi Levent Erdoğan'ın rolü nedir? Ya da herhangi bir rolü olmadığı için, garip demeçlerle rol mü çalmaktadır?

14 - Arsenal Highbury'den 80 milyon pound kazanırken, Real Madrid kendi "Fulya Projesi" olan Spor Şehri'nden kendine para artı mükemmel tesisler kazanırken, Beşiktaş Fulya Projesi'nden nasıl sadece 13 milyon dolar kazanmayı bilmiştir? Bu paranın, Antep'e verilen bonservis bedellerinden bile az olması, hiç bir şey değilse bile ilginç değil midir?

15 - Türkiye'nin en iyi kondisyonerine sahip Beşiktaş'ın, üst düzey maçlarda son dakikalarda oyundan düşmesinin sebebi nedir?

16 - Batuhan'a şımarıklığı yüzünden prim verilmezken, Beşiktaş da dahil olmak üzere 3 büyük klübün de yabancı oyuncularda her türlü şımarıklığa ve disiplinsizliğe göz yummasının arkasında bir kasıt var mıdır? Türkiye'de Batuhan özelliklerine sahip kaç genç forvet oyuncumuz vardır?

17 - Beşiktaş niye ısrarla Mustafa Denizli'nin yükünü hafifletecek bir "teknik direktör" almamak ısrar etmektedir? Denizli yaşı ve tecrübesi ile artık genel menejerlik ya da idari işler koordinasyonu yapabilecek konumdayken, onu takımın günlük işleriyle yorup, bıktırıp, istifa etmek noktasına getirmek nasıl bir stratejidir?

18 - Beşiktaş'ın şu anki kadrosunda kalbürüstü bir lige satabileceği kaç oyuncusu vardır? Yoksa niye yoktur? Varsa da -ki var olduğunu düşünüyorum- bu oyuncular niye yeterince forma şansı bulmamaktadır?

19 - Beşiktaş'ın şu anki kadrosunda A milli takımda banko oynayabilecek çapta kaç yerli oyuncusu vardır?

20 - Ali Kuçik, Rıdvan Şimşek gibi oyuncuları izleme şansı bulacak mıyız? Yoksa onları da bir sonraki transfer sezonunda x milyon + takas karşılığında kullanmak üzere mi saklıyorsunuz?

21 - Serdar Kurtuluş niye gitti? Bu takımda oynayamayacak kadar kötü bir sağ bek miydi? Onun yerine alınan Erhan, Serdar'dan daha mı iyi bir oyuncudur? Eğer öyleyse niye oynamamaktadır? Eğer daha iyi ise, niye İbrahim Kaş alınmıştır? İbrahim Kaş eğer stoper oynayacaksa Sivok ya da Toraman ne yapacaktır?

22 - Kendime forma almayı düşünüyorum, fakat formasını almaya değecek bir oyuncu ismi aklıma gelmiyor. Formanın arkasına ne yazdırsam diye düşünürken aklıma, Sergen, İlhan, Pascal, A. Dursun, Oktay, Zago, Ronaldo, Cordoba, Pancu gibi isimlerin gelmesi normal midir?

23- Son olarak, Delgado'yu arar hale gelmek.... Bu soruyu nasıl soracağımı bile bilmiyorum...