23 Temmuz 2009 Perşembe

Vassell Yardimi Lutfen!!!


Arkadaslar, yaklasik son bir saattir Darius Vassell'e odenecek yillik paranin ne kadar oldugunu arastiriyorum ve anca havami aldim. Bir bilgisi olan, herhangi faydali bir linke ulasan lutfen bir yorum yazsin... Kenan Evren'e sorsak bilir mi acaba?

Peace Cup Sitesindeki Beşiktaş Kadro Rezaleti

Kaiowas yazınca merak ettim, Peace Cup'ın sitesine girdim; Beşiktaşımızın kadrosuna bir bakayım dedim, demez olaydım! Ferrari'yi kaleye, Yusuf'u da defansa koymuşlar. Michael Kink diye bir oyuncu almışız haberim yok, Batuhan da yılların ortasaha oyuncusu olmuş. Nihat'a da kimse numara vermemiş, bu haliyle takımın yancısı gibi duruyor. Kupa organizatörlerine hakkaten tebrikler, daha websitesinden ne kadar ciddi ve kallavi bir turnuvaya katıldığımız belli oldu...

Coco Chanel Kimdir?



Coco Chanel kimdir?İlk soru bence bu.Herkes onun hakkında birşeyler biliyor söylüyor.Bende minik bir araştırma ile moda dehası bu kadın kim sizlerle paylaşmak istiyorum.Tabi stilini de.




Coco Chanel 19 ağustos 1883 doğumludur.Öksüz kalıp yurtta büyümüş ve manastırda kaldığı zaman kaçıp barlar da şarkı söylemiştir.Coco lakabı ise söylediği bir şarkıdan kalmaktır.Gerçek adı Gabrielle Bonheur ama lakabı Matmazeldir.Bayanların korseler giydiği göğüslerin kabartıldığı ve şişik elbiseler giydiği o dönem de Coco ilk sigara içen, ilk saçlarını kesen ve ilk pantalon giyen kadın oldu.


Coco Chanel beyaz olmanın soyluluk olduğu dönem de ilk yanık tenli dolaşarak bu akımı başlatmıştır.1900larda Fransa da kadın haklarını savunmuştur.Lise dönemlerinde terzinin yanında çalışmaya başlamıştır.Moda hakkındaki ilk deneyimlerini orda oluşturmuştur.

Moda dünyasına adım atarken ki ilk dükkanı şapka üzerine oldu.1914 te kendini butik dükkanını,1917'de yanında 300'den fazla terzi çalıştırıyordu. Kadın pijamalarını lanse ettikten 1 yıl sonra Paris'te 1919'da bir moda salonu açtı.
1914 yılında Coco çok farklı bir kadın modeli oluşturdu.Erkek çocuğuna benzeyen ama dişi olan stildi.Saçları da bu moda için kısacıktı.İlk önce bu akım moda dünya tarafından benimsenmedi. Benimsemeyenler yavaş yavaş kapandı.Dünyadaki bayanlar ise bu akımı çoktan uygulamaya başlamıştı.



Modacı, 1925'te Westminster Dükü ile nişanlandı. 1 yıl sonra da ''küçük siyah elbise'' olarak nitelendirilen kreasyonuyla dünya çapında ünlenen Coco Chanel, 1932'de iç mimar Paul Iribe ile evlenmeye karar verdi. Iribe, planlanan düğünlerinden kısa bir süre önce ölünce, basın Chanel'e ''La Grande Mademoiselle'' ismini verdi.

Coco Chanel beyaz çiçekleri çok sevdiği için müze olarak kullanılan evinin her tarafı beyaz çiçeklerle çevrilidir.Chanel ilk defilesini ayın 5'inde yaptı.Ertesi gün bütün dergiler Chanel'ın defilesinden söz etti.İşte Chanel'ın uğurlu 5 rakamı burdan geliyor.Bütün koleksiyonlar ayın 5'inde gerçekleşir .

1940 ta tahtını Dior'a kaptırmak üzeredir.Chanel no 5 üzerinden bütün geçimini sağlar çünkü ekonomik krizden çok etkilenmiştir bütün mağazalarını kapamaya başlamıştır.Ama Chanel 70 yaşında yeniden tekrar moda dünyasına geri gelir.Koleksiyonunu tanıtır.87 yaşında hayata gözlerini kapar.

Coco Avant Chanel Fragmanı;



{ Moda geçer,Stil kalır..}
Coco Chanel'a saygılar...

Kaynaklar;dailymail,ekolay,ekşisözlük

Süper Barış Kupası


A Grubu: Sevilla, Juventus, Seongnam
B Grubu: Real Madrid, Liga de Quito, Al-Ittihat
C Grubu: Malaga, Aston Villa, Celtic
D Grubu: Beşiktaş, Olympic Lyon, Porto

Bu Barış Kupası niye bu isimde onu bilmiyorum, bu takımların ya da ülkelerinin arasinda bir husumet mi vardı ki?
BJK de Fenerin kotasiyla mi gidiyor onu da bilmiyorum, Fenerliler BJK'ye rezervasyonlarını pas ettilerse gerçekten güzel hareketmiş, sağolsunlar.
Ama olayın en ilginç yanı bu degil, eğer Beşiktaş bu kupada finale çıkarsa, aynı gün Fenerbahçe'yle Süper Kupa finali oynaması gerekecek. Sanırım, mümkün mü bilmiyorum tabi ama -kişisel olarak- en çok istediğim şey bunun gerçekleşmesi, iki maçı da kaybetseler de olur ama aynı anda iki Beşiktaş takımı iki ayri ülkede maça çıksın, hem yedekleri hem asları izleyelim, ekranı ikiye bolelim, keyiften dört köşe olalım...

Yalnız keşke Beşiktaş RM'nin yerinde B grubunda olsaydı bari bu amaç uğruna...

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Orjinal Kolye Uçları


Etsy de gördüğüm bu kolye uçlarına bayıldım.Bizim pasaj.com a baktım ama böyle orjinal parçalar göremedim.Etsyden mi alışveriş yapsam bilemedim.Fiyatları kolye-kolye ucu olarak 20-28 dolar aralığında değişiyor.
Sizinde böyle orjinal kolye uçları bulduğunuz yerler var mı?Varsa paylaşalım benim gibi alacaklar olanları mutlu etsinler:)Şimdiden teşekkürler:)

ŞAMBALI TATLISI

Okul yıllarımda kapı önü şambali tatlı satıcıları vardı eskiden.Annemin bütün uyarılarına ragmen okul çıkışı alır büyük bir iştahla yerdim.Eve gelincede anneme birşey söylemezdim.Annem de zavallı ben dışarıda yemeyim diye kendi yapardı evde ama dışarıda satılanın yerini tutmazdı nedense.Bu nostalji içindeyken bende yapayım bakayım şambali tatlısı aynısı olacak mı dedim.Ama benimkinin tadı da aynı olmadı.Yine de yedik.Ve yerken de okul yıllarımı ve kaçamak alışverişlerimi düşündüm.
Malzemeler:
  • 2 su bardagı büyük boy irmik(küçük boy irmik aynı tadı vermiyor.Denedim de)
  • 1 su bardagı toz şeker
  • 1 su bardagı yogurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • badem veya tuzsuz yerfıstıgı(evde ikisi de yoktu ben ceviz koydum üstüne)

Şerbeti için:

  • 3 su bardagı toz şeker
  • 3 su bardagı su
  • 1 tatlı kaşıgı limon suyu

İlk önce şerbet için şeker ve suyu tencereye koyup kaynatıyoruz.Kıvamını alınca söndürmeye yakın limon suyunu sıkıp 5 dakika kadar daha kaynatıyoruz.Ve altını kapatıp sogumaya bırakıyoruz.

Diger tarafta bir kabın içinde hamuru için gerekli malzemeleri karıştırıp yaglanmış borcama döküyoruz.Ve üzerüne bademleri diziyoruz.Önceden 180C ısıtılmış fırında üstü kızarıncaya kadar pişiriyoruz.Fırından çıkarınca şurubunu döküp çekmesini bekliyoruz.Ve sonra dilimleyip servis yapıyoruz.İstege göre üstüne hindistan cevizi de serpilebilir.

Afiyet olsun.

Tulumlarla Şıklık {2}

Jojee aradığı tulumu hala bulamadı.Ve üstteki tuluma bayıldı.Şimdi oturup ağlayacak!Çok güzel kombinlememiş mi?

21 Temmuz 2009 Salı

Fenerbahçe Diziliş

Football Fans Know Better
Bu sene sahada görmek istediğim kadro. Stoper transferi olmazsa da isteyen Bekir'i, Önder'i ya da Deniz'i koyabilir o noktaya. Tabi milyonlarca lira verilen Guiza ve Roberto Carlos'un yedekte oturması zor ama benim gönlümden geçen bu.
Yedekler:
Babacan
Roberto Carlos
Guiza
Abdülkadir
Selçuk
Bekir
Deniz
Deivid
Kazim
Önder
Vederson
Uğur Boral

Ece Sükan Röportaj


* 'Moda Evi' adlı program için gittiğiniz Milano ve Paris Moda Haftaları'nda çok ilgi görmüşsünüz...

Öyle oldu. Ben bir mekana girince bütün fotoğrafçılar beni çekmeye başlıyordu. Bazı defilelerde röportaj yapmak için beklerken, tasarımcılar beni podyuma çıkacak manken sanıp, 'Haydi hazırlan' diye zorla kulise sokmaya çalışıyordu.

HAYATIM ESKİSİ GİBİ
* Yurtdışında çalışmayı hiç düşünmediniz mi?

Çok istiyordum ama çok geç kalmıştım. Mankenliğe üniversiteden sonra başladığım için neredeyse Türkiye için bile geçti. Burada kaldım, burada ilerledim.* Bizim mankenlerimiz neden yurtdışına açılmak istemiyor sizce? Çünkü burada rahata alışıyorlar. Oralara çok küçük yaşta gitmek gerekiyor; küçük yaşta gidip burnunu sürtüyorsun. Yurtdışında koyun seçer gibi kız seçiyorlar. Burada öyle bir şey yok.

* Yabancı defileler, podyumlar ve mankenlerle aramızda ne fark var?

Tarzlar çok farklı. Orada bir defile 15 dakika sürüyor. Biz de ise 1.5 saat sürdüğü oluyor. Biz de 'Aman elbiseyi çok gösterelim. İki kere yürüyelim' gibi bir kuş kondurma durumu var açıkcası.* Gösterişi çok sevdiğimiz için mi böyle oluyor? Bizim ülkemizde koreografi çok seviliyor. Almanya'da da koreografili defileler yapılıyor ama Paris, Milano, New York ve Londra'da böyle bir şey yok. Prova diye bir şey yok ki! Herkes çıkıp yürüyor

.* Yabancı mankenlerle bizimkilerin farkları?

Oradaki manken başına kasketini, kulağına iPod'unu takıyor ve bisikletine binip gidiyor. Hayat tarzı olarak da çok değişiğiz. Bizim mankenlerimizde assolist havası, biraz şaşaa var.* Bizde cipi ve şoförü olan mankenler var... Türkiye şartlarında gerçekten şöför gerekiyor aslında. Türkiye şartlarında magazin mankene çok ilgi gösterdiği için, belki siyah camlı araba bile gerekiyor. Çok meşhur mankenlerimizden bahsediyorum.

KOPYACILIK VAR

* Siz de meşhursunuz...

Evet ama ben çok küçük yaşta şöhret olmadığım için daha önceki hayatımı hiç değiştirmedim. Ünlü olmadan önceki hayatım hala devam ediyor. Küçük yaşta ünlü olan insanlar başka yaşıyor. Cipi, şoförü olanı yargılamamak lazım çünkü burada öyle bir yaşam var. Türkiye'de magazin, trafik, hayat çok zor. Yurtdışındakilerin bizimle ilgisi yok.

* Peki modacılar arasında fark var mı?

En büyük fark bütçede! Oradaki moda evi tasarımcıları çok büyük paralar ve engin yaratıcılıkla kreasyon çıkartabiliyor. Bir koleksiyonda para ve parasızlık çok fark ediyor. Yurtdışında çok yetenekli tasarımcılar var. Bizde ise vizyonsuzluk ve kopyacılık var. 'Esinlenme' deniyor buna ama o sınır kaçabiliyor bazen!

* Dergilerden resim kopartıp diktiren isimler var...

Türkiye'de her zaman böyleydi. Gerçek anlamda moda tasarımcısı çok az. Biz modada çok gelişmiş bir ülke değiliz. Ne Paris, ne Milano, ne de New York'uz. Hâlâ markalara doyamadık. Bizde herkesin aynı çantayı kullanması statü sembolü.

* Peki siz bir çantaya 25 bin dolar verir misiniz?

Asla vermem. Zaten öyle bir param da yok ama olsa da yapmam

Röp;Sabah

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Chanel-Dior Makyaj Modası,Eyeliner!


Ekonomik krizin iyice hissedildiği moda dünyasında giysilerden çok makyajlar konuşuldu.Fall 2009 koleksiyonunda Chanel Eyelinerları iyi ilk sinyalleri verdi.Ve onu Haute Couture Dior koleksiyonu izledi.Gözlerdeki gizem ,ihtişam ve kadınsılık daha da belirginleşti.1940-50 li yıllara mini bir geçiş yapıldı.Koleksiyon her zaman ki gibi ilginçti.John Galliano gibi moda devlerinin makyajlarda vurguladığı abartılı göz kalemlerinden kaçmayın.
Gözlerinize abartılı göz kalemleri uygulayabilir eyeliner ile bunu kolaylaştırabilirsiniz.Chanel ve Dior 'un makyaj modasına eminim siz de benim gibi bayılacaksınız.Abartılı göz kalemleri ufak dokunuşlarla kırmızı-pembemsi rujlar makyajınızı belirgin kılacaktır. Birbirlerinden ayrıldıkları tek noktası ise iki devin saçlardaki vurguları.Makyaj yapma pratiklerimiz için şimdiden hepimize kolay gelsin:)

Batikte % 50 indirim Var!


Batik sevenlere duyrulur.2009 ilkbahar-yaz koleksiyonunda %50 indirimden faydalanabiliyoruz.Maxi elbiseler,şalvar pantolonlar,fırfırlı rengarenk üstler almak istiyorum hem de hesaplı olsun diyorsanız en yakın Batik mağazasına gitmenizde fayda var.Bulunduğum yerdeki Batik'e uğradım ne yazık ki hiç bir şey kalmamıştı.Anlayacağınız ben geç kalanlardanım:(


FIRINDA MÜCVER


Aslında yagda kızaran mücveri de çok severim ama yazın yaglı yemekler agır geliyor dogal olarak.Evde kabak vardı bu sefer bende fırında yaptım.Yanına da bir çay demledim.Pazar günü beş çayına yetiştirdim.Pazar günü hepimiz evde oldugumuz için gözümün içine bakıyor bizimkiler acaba degişik ne yapacagım diye.
Malzemeler:

  • 4 adet kabak
  • 3 adet yumurta
  • 100 gr.kaşar rendesi veya beyaz peynir
  • yarım demet maydanoz
  • dereotu(ben koymadım evde yoktu)
  • 5-6 dal taze yeşil sogan
  • 1-1,5 su bardagı kadar un(kıvamına göre arttırılabilir ya da azaltılabilir)
  • tuz,karabiber,kırmızıbiber,kuru nane
  • yarım çay bardagı süt
  • 1 çay kaşıgı kabartma tozu
Kabakların kabuklarını soyup rendeliyoruz.Beyaz peyniri çatalla eziyoruz veya kaşar koyacaksak kaşarı tendeliyoruz.Yeşillikleri yıkadıktan sonra ince ince dogruyoruz.Ve diger malzemelerle bir kabın içinde karıştırıyoruz.Hafif sıvıyagla yaglanmış tepsiye yayıyoruz.Ve önceden 180C ısıtılmış fırında pişiriyoruz.Fırından çıkardıktan ve ılıdıktan sonra dilimleyip servis yapıyoruz.
Afiyet olsun.

19 Temmuz 2009 Pazar

Ünlülerin Bikini Modelleri


Hala kendinize göre bir bikini bulamadıysanız ünlülerin bikinilerine bakıp karar verebilirsiniz.Genelde üçgen bikini tercihler arasında ama bu sene yarım olan bikiniler çok gözde.Tabi benimde gözdelerim arasında.Bu haftasonu gittiğim kumsalda bayanlar ve genç kızlar Süreyya Yalçın gibi dolaşıyorlardı.Bana çok ilginç geldi bu olay.Genelde kumsalda rahatlıktan yanayımdır.Denizden çıkıp bir ton makyaja bulanmak kesinlikle anlamsızlık.!Aynı zamanda çok bronzlaşmak gerçekten hiç hoş durmuyor.Bronzlaşmanında bir sınırı var bence.O tonu yakalarsanız giydiğiniz şortlar ve etekler gerçekten çok hoş duruyor.Ama daha fazla biraz romana yakın kıvamda oluyor.

Kumsalda en çok beğendiğim aksesuar ya saç bantları ya da hasır şapkalardır.Kesinlikle denemelisiniz. Stajım bittiği için artık size bol bol konuyla karşılayabileceğim.

Gossip Girl Yeni Sezonundan Kareler


Gossip Girl yeni sezonu için start verdi.Buna eminim benim gibi çoğu kişi çok seviniyordur.Çünkü tam GG hayranı olmuş bulunmaktrayım artık.Kendi hayatımıza da kattıkları taçlar,aksesuarlar gerçekten çok güzel.Blaire olan sevgim de tabi bunu etkiliyor.O karakterin en çok çapkın gülümsemesini ve yaramaz bir çocuk gibi sessiz konuşmasına bayılıyorum.İşte bu güzel dizinin bölümlerinden bir kaç kareler.Chuckla aralarının çok iyi olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz.Aynı zamanda Jennifer ve Leighton gerçek hayatta çok samimi arkadaşlar.

Ece Sükan



Jak And Jil blogunda Ece Sükan'ı yeniden görmek gerçekten çok güzel.Sadece Türkiye değil artık önemli bloglarda da onu görebilirsiniz.Umarım başarısı daha da artar.

Fötr Şapka Seçenekleri : Mağaza ve Fiyatları


Yazın giysilerinizi bir aksesuarla tamamlamak istiyorsunuz.Bunun için en iyi alternatif şapkalar olabilir.Hem yazın sıcağından korunmak hem de giysilerinizi canlandırmak için seçebilirsiniz.Ünlülerinde gözdelerinden olan Fötr şapkaları edinebileceğiniz markalar ve fiyatları bu postumda hazırladım.Almak isteyenler markaların mağazalarını şimdiden gezmeye başlayabilirler..

18 Temmuz 2009 Cumartesi

MİRAÇ KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN..


Gamzeler, çekiciliğe katkı sağlıyor

Kadınlarda ve erkeklerde gülünce yanaklarda oluşan, kalçada ise belin arka kısmında omurganın her iki yanında bulunan çukurluklara gamze deniliyor. Bazı kişiler sadece gamzelere vurulup, aşık bile oluyor. Hatta kalçalardaki gamzelerin vücudu daha seksi gösterdiği de sık sık ileri sürülmekte…


Estetik-Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Hasan Fındık, gamze estetiği sorularımızı yanıtladı.


Estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık son aylarda gamze yaptırmak isteyenlerin sayısında artış gördüğünü söylüyor. “Pantolon bellerinin iyiden iyiye aşağıya kadar inmesi kalçaya gamze (venüs gamzeleri) yaptırma modasını da beraberinde getirdi. Venüs gamzeleri sayesinde insanlar yanağa da gamze yapılabileceğini öğrenince yanak gamzesi talebi de arttı. Bu konuda ciddi bir taleple karşılaşıyoruz. Üstelik şimdi kalçaya veya yüze gamze yaptırmak kuaföre gitmek kadar kolay. Hatta gamze yaptırma operasyonundan sonra, kuafördekinden çok daha kısa sürede muayenehaneden çıkıp evlerine gidebiliyorlar. Lokal anestezi uygulayarak 15-20 dakikalık küçük bir operasyonla gamzeyi yapıyoruz.”


Vücutta gamzeler nerelerde bulunur?

Vücutta belirgin olarak 2 farklı bölgede gamze bulunabilir. Bunlardan biri yanaklar diğeri ise, popo ile bel bölgesinin birleştiği yerde bulunan sakroiliak (Venüs gamzeleri) gamzelerdir. Yüzdeki gamzelerin bazıları mimiklerle ortaya çıkabilirken, bazıları normal duruşta da bir sevimli çukurcuk olarak kendisini belli eder. Popo üzerindeki gamzelerin neredeyse tamamı ise normal duruşta belirgindir, hareketle görünümleri üzerinde anlamlı bir değişiklik gözlenmez.


Son yıllarda neden gamze operasyonları popülerlik kazandı?

Düşük bel modasının gelişimiyle birlikte karın-göbek ve bel bölgesi şekillendirme operasyonları zaten oldukça sık yapılmaktaydı. Özellikle Avrupa ve Amerikalı genç kuşak pop yıldızları ve sinema sanatçılarının bikinili (ve dolayısıyla da Venüs gamzeli) fotoğraflarının medyada görünmesi sonucunda müthiş bir venüs gamzesi akımı başlamış oldu (benzer bir durum Jennifer Lopez, Shakira gibi yıldızlardan esinlenerek kalça şekillendirme ve kalça protezi operasyonlarının artması şeklinde de karşımıza çıkmıştı). Gamze operasyonları ile karın-bel ve sırt estetiği bütünleşmiş oldu. Yanak bölgesi gamzeleri ise zaten çok arzu edilen bir görünüm olmakla birlikte böyle bir işlemin yapılacağı bilinmiyordu. Venüs gamzeleri sayesinde insanlar yanağa da gamze yapılabileceğini öğrenince yanak gamzesi talebi de arttı.

Yanak bölgesinde iki farklı yaklaşımla gamze oluşturulabilir. Hangi tekniğin seçileceğine kişinin istekleri, beklentileri ve yüz yapısı değerlendirildikten sonra karar verilebilir. Tekniklerin biri deri altindaki dokunun azaltılması şeklindedir. Diğer teknik ise deri altındaki dokunun yüzdeki mimik kaslarının tespit edilmesi şeklindedir. Bazı durumlarda bu iki tekniğin kombinasyonu gerekebilir.







Venüs ’sakroiliak’ gamzeler nasıl oluşturulur?

Venüs gamzeleri poponun üst kısmı ile belin birleştiği bölgede oluşturulmaktadır. Vücudun yapısına göre değişmekle birlikte orta hattan yaklaşık olarak 6-10 cm uzaklıkta bulunan iki taraflı çöküntülerdir.
Bu gamzeler de deri altı dokunun inceltilmesi şeklinde olusturulmaktadır. Ortalama olarak 20 dakikalık bir işlemdir. Genel anestezi gerekmemektedir. Zaman içerisinde gamzelerden sıkılınır ise; yine kısa bir işlemle kısmen de olsa sakroiliak bölgenin eski haline dönüştürülme şansı mevcuttur.

Estetik amaçlı yapılan; liposuction, meme operasyonları, bacak protezi, yüz estetiği vb. işlemlerde oldugu gibi gamze yapılırken de eğer iyi plan, doğru endikasyon ve titiz çalışma yapılır ise hem cazibeli hem de şirin bir görünüm kolaylıkla elde edilir. Eğer bu özene uyulmaz ise veya tecrübe eksikliği söz konusu ise, diğer operasyonlarda oldugu gibi gamze işlemlerinde de istenmeyen, sevimli görünmeyen sonuçlarla karşılaşılabilir.


Kadınların dişilik sırları


Erkekleri tavlamak işini bilen kadınlar için hiç de zor olmasa gerek.Bir erkeğin kalbine giden yolun gözlerinden geçtiğini bilen her kadın istediği erkeğin dikkatini kolayca çekebilir.Kadınlar dişiliklerini sonuna dek kullanmayı bilir ve erkeklerini tanırsa aşk hiç şüphesiz tadından yenmez.

Muhteşem bir aşk yaşamak için haydi hanımlar okumaya başlayın !

ERKEKLERİ TAVLAMAK İÇİN KADINCA DİŞİLİK SIRLARI :

Çağıran bakışlar, erkeklerin akıllarını başlarından alır, o yüzden bu cilveli bakışı mutlaka kullanın. Hoşlandığınız erkeğin gözlerinin içine en fazla üç saniye kadar bakın ve sonra gözlerinizi kaçırın. Onu istediğinizi anlaması için bunu birkaç kere tekrarlayın.

Sadece bakışmak yeterli değildir. Ona yaklaşmak daha fazla ustalık ister. Direkt yanına gitmek yerine, ona yavaş yavaş yaklaşın. Yan taraftan yaklaşmak, daha az gözünü korkutacak ve direkt karşısına çıkmadığınız için sizin daha gizemli gözükmenizi sağlayacak.

Gürültülü ve kaba olmayan bir şekilde gülmek kendinize olan güveninizi artırır. Sizi mutlu, canlı biri olarak gösterir.

Hoş bir erkekle el sıkışırken, gözlerinin içine bakın ve aynı zamanda elini hafifçe sıkın. Hiç beklemediği bir anda elinizle uyguladığınız bu basıncı, cinsel bir hareket olarak algılar. Bu gücünü sergilemekten korkmayan, cesur bir kadın olduğunuzu gösterir.

Yemek yerken veya içki içerken, ona doğru aranızda 45 santimetre kalacak kadar eğilin ve koluna ya da eline dokunun. Aranızdaki mesafeyi azalttığınız için heyecanlanabilirsiniz ama aslında bu hareket gerginliğinizi hafifletecek ve sohbetiniz daha iyi akacak. Vücutlarınızın birbirine yakın olması aranızdaki kimyayı ve çekimi güçlendirecek.

Kısık sesle konuşmak cinsel cazibenizi artırır. Kadınlar tahrik olunca, testosteron seviyeleri artar ve daha derinden konuşurlar.

Yemek sırasında, çıplak omuzlarınıza hafifçe dokunun veya göğsünüzün arasından sallanan kolyenizle oynayarak dikkatini çekebilirsiniz.

Gecenin gidişatı belli olduysa bile, seksi kedi imajınızı devam ettirmenizin yöntemleri vardır. Erkekler heyecan arayışı içindedirler, o yüzden sizi kovalamasını sağlayacak hareketler yapın.


Pürüzsüz bacaklarınız olsun!

Pürüzsüz bacaklara sahip olmak için!
Bozulan damar yapısı çok kısa süre içerisinde tedavi edilebiliyor.


Örümcek ağı, ağaç dalı ya da kedi tırmığı görünümündeki varisli damarlar, özellikle yaz aylarında kadınların canını sıkıyor. Ciddi bir sağlık sorunu yaratmayan ancak estetik kaygıya yol açan bu problem için artık ilaç tedavisi uygulanıyor.
Örümcek ağıdamarlar,'Skleroterapi' adlı yöntemle yüzde 80 oranında azaltılıyor.

Enjekte ediliyor
Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cem Alhan, çok ince bir iğneyle damara 'sklerozan madde' denilen özel bir ilaç formunu enjekte ettiklerini belirterek, şu bilgileri verdi: "Bu ilaç bozulan damar yapısını ortadan kaldırıyor, vücut daha sonra ilaçlı damarları emiyor. Bu yöntemi çok küçük kırmızı damarlara ve bacak derisinden kabarık büyük damarlara uygulamak çok uygun değil."

Dokuya kaçabilir
Bazı insanlarda damar yapısının ince olması nedeniyle, uygulama sırasında ilacın damar dışına kaçmasının mümkün olduğuna değinen Dr. Alhan, şöyle konuştu: "İlaç doku içine kaçarsa lekeye yol açar ama bu durum genellikle geçicidir. Uygulama sonrasında; külotsuz, beyaz özel bir çorap üç gün süreyle giyilir. Hasta arada bu çorabı çıkarıp, banyo yaptıktan sonra yeniden giyebilir."

Tekrarlama oranı yüzde 5
Kadınlar en çok tedaviden sonra yeniden damar oluşup oluşmayacağını merak ediyor.
'Skleroterapi' uygulamasında bir milimden ince damarlarda sorun yaşanabileceğini belirten Doç. Dr. Cem Alhan; şunları söyledi: "Tedavi sonrasında örümcek damarlar yeniden oluşabiliyor ama aynı durum; lazer, cerrahi ve radyo frekans uygulamaları sonrasında da söz konusudur. Tekrarlama oranı yüzde 5 ile 10 arasında değişir."

Göğüslerinimizin formu için

Göğüslerinizin formunu korumak ...bu egzersizlerle mümkün!


Çok sık kilo alıp vermekten ya da spor yapmamaktan göğüsler sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Göğüslerin zaman geçtikçe formlarını kaybettikleri ve bu durumun, özellikle vücut görünümüne çok önem verenler için, oldukça sıkıcı olduğu kesin. Aslında vücut şeklimiz günlük yaşantımıza bağlı olarak belirleniyor. Çok sık kilo alıp vermekten, yanlış egzersizlerden ya da spor yapmamaktan dolayı, kimi kişilerde göğüsler erkenden sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Bu kişiler çoğunlukla dolgulu sutyen kullanmadan bir şey giyemez, hiçbir kıyafeti kendilerine yakıştıramaz oluyor...

Eğer siz de, bu tür problemlerle karşı karşıysanız Coliseum Spor Merkezi'nde Fitness eğitmenliği yapan Elif Hotaman'ın önerdiği hareketlerle bu durumu biraz da olsa düzeltebilirsiniz.. Eğer hala bu tür sorunlarla karşılaşmadıysanız da bunu mümkün olduğunca geciktirebilir, bu egzersilerle göğüslerinizin formunu uzun yıllar koruyabilirsiniz.

Şınav çekin
Şekildeki gibi elleriniz ve dizlerinizin üzerinde durun. Dirsekleriniz yana doğru bakmalı. Kollarınızı dirseklerinizden büküp aşağı yukarı doğru inip çıkarak şınav çekin. Bu hareketi 12 kez tekrarlayın. Hareketler sırasında düzenli olarak nefes alıp vermeyi unutmayın. Bu hareketle göğüs ve arka kol kaslarını çalıştırmış olacaksınız. Bunun dışında ön omuz kaslarınız da aktif hale gelecek. Şınav, özellikle kuvvetsiz olanlar ve yeni başlayanlar için oldukça iyi bir başlangıç hareketi aynı zamanda...

Daire çizin
Yere dümdüz, sırtüstü uzanın. Bacaklarınız dizlerinizden bükük şekilde dursun. İki elinize dambıl ya da 1 er litrelik su şişeleri alın. Şimdi dambıl fly hareketini yapmaya başlayabilirsiniz. Bunun için, Kollarınız gergin bir şekildeyken havada yukarıdan aşağıya büyük daireler çizin. 12 kez tekrarlayacağınız bu hareket göğsünüzün tam açılmasını sağlıyor ve sarkmaları önlüyor.

Açıp kapayın
Yerde, dizlerinizin üzerinde durun. Gövdeniz mümkün olduğunca dik olsun. Ellerinize yine ağırlıklar alın ve kollarınızı dirseklerden bükük şekilde ortada birleştirin. İki kolunuzu da yanlara doğru açın. Ardından ilk pozisyonunuza dönün. Bu açıp kapama hareketini aynı şekilde 12 kez tekrarlayın.

Ve biraz zorlanın
Son egzersizimiz tam şınav çekme. Kollar tamamen gergin olsun. Tüm vücut ağırlığınız kollarınızın üzerinde. Yine düzenli nefes alış verişine dikkat ederek şınav çekin. Fakat karnınızın yere değmemesine dikkat etmelisiniz. Bunun için 4 -5 cm. bir alçalma yapmanız yeterli. Başta zorlansanızda 12 kez yapmayı ihmal etmeyin. Bu sayıyı gün geçtikçe daha da artırabilirsiniz. Bu hareketin tüm göğüs kaslarınızın çalışmasını sağladığını da ekleyelim.

Saç kırıklarını önleyelim

acne-remedies-solution-treatment

Kırıklar,saçınızın üst derisi aşınınca ortaya çıkar. Miktarı ne olursa olsun, kendini yenilemez. Yapmanız gereken tek şey saçlarınızı dize getirmek veya kestirerek bir sonraki seferde daha iyi olacağına söz vermekir.

Nedense kimse boya, fön ve gündelik kullanılan saç kurutma makinesi katliamı gibi kırıklara neden olan alışkanlıklarından vazgeçmez.O zaman daha çok çaba göstermeli ve onlarla yaşamaya çabalamalıyız. Bunun için ne yapmalı mıyız? İşte uzmanlardan tavsiyeler:

Kırıkları Nasıl Önleyebilirsiniz:

• Saçlar ıslakken daha narin ve hassas olduğu için taramayın.
• Geniş dişli tarak kullanın.
• Üstten saç uçlarına doğru yumuşak kıllı tarakla tarayın.
• Kurutma makinelerinin ve ütünün şiddetli sıcaklığı da kırıklara neden olan etkenlerdendir.
• İpek ve saten yastık kullanın.Çünkü bu yastıklar saç düğümlenmesini ve kırılmasını azaltır.
• Saçınızı açtıracak veya boyatacaksanız dikkatli olmalısınız çünkü her türlü kimyasal maddeler saçınızı güçsüzleştirir ve kırılmaya eğilim yaratır.
• Perma ve boyama gibi kimyasal uygulamalar arasından en az iki hafta geçmelidir.Diğer türlü saçlarınız çok yıpranabilir.

New York’un saç stilisti Les Havert, saç besleyicisini uygulamanızı ve plastik bir şapkayla saçınızı sarmanızı (nemli ve sıcak havlu da olabilir) ve on dakika bekletmenizi daha sonra da buzlu ve limonlu suyla yıkamanızı öneriyor.

Mamsey Brown stilisti Lacey Dagenois,her altı veya sekiz ayda bir saçların uçlarından alınmasını öneriyor ve ekliyor. Saçlarınızın uzamasını istiyorsanız kırıklarınızı aldırmalısınız.


Yardımcı besinlerle zayıflama

Bazı besinlerden ne kadar kıssanız da kilo veremiyor olabilirsiniz, ama bazı besinlerde yağ yakma özelliklerinden dolayı kilo kaybetmenize yardımcı oluyor.

Vücuttan en zor atılan, kilo vermeyi en zorlaştıran şeyler yağlardır. Kendinize uymayan diyet programları yüzünden ya da yanlış yemekleri yediğiniz için yağ yakamıyor olabilirsiniz. Ama bunun da doğal bir çözümü var. Bazı yağ yakıcı besinler sayesinde vücudunuzdan bir türlü atamadığınız kilolarınızdan kurtulabilirsiniz. İşte o besinler;

Suyosunu: Düşük kalorili suyosunu için adeta ilaç tanımlamasını yapmak kesinlikle yanlış değil: içindeki vitamin ve minerallerle tiroid bezlerinin çalışmasını düzene sokuyor, metabolizmayı hızlandırıyor ve tüketilen besinler kolay yakılmasına yardımcı oluyor.

Ananas: Ananastaki bazı enzimler, balık ve kırmızı etteki proteinin daha kolay parçalanmasına yardımcı oluyor. Böylece protein, hücreler içinde daha kolay emilebiliyor, vücut bu proteinlerden daha fazla yarar sağlıyor. Ananas aynı zamanda vücudun enerjisini artırarak daha fazla yağ yakılmasını da sağlıyor.

Elma: Elmanın sağlımıza pek çok faydası olduğunu artık herkes biliyor. Bu faydaların arasında özellikle bir tanesi kilo vermenize yardımcı olabilir. Hangisi mi? Tabii ki iştah kapatması. Elmadaki pektin sizi uzun süre tok tutar ve gereksiz atıştırmaları önler. Üstelik bir tanesi ile doymazsanız bir ikincisini yemekte hiç sakınca yok!

Enginar: Enginarda bulunan “cynarin” isimli madde vücuttaki toksinlerin atımını kolaylaştırıyor. Karaciğerin dostu olarak bilinen bu sebze bol magnezyum içeriyor ve yağ yakımını hızlandırıyor. Ayrıca bağırsakların çalışmasını da düzene sokuyor.

Fasulye: Yağ oranı düşük ve protein açısından zengin fasulyenin her türü, zayıflamak isteyenlerin listesinde mutlaka bulunmalı. Tok tuttuğu için atıştırmayı da önleyen fasulye, Kolesterolü düzenliyor, metabolizmayı hızlandırıyor, yağ yakımın kolaylaştırıyor. Tüm bu özelliklerin, nohut ve mercimekte de bulunduğunu hatırlatalım…

Kırmızı acı biber: Bibere acı tadın veren “capsaicin” maddesi metabolizmayı hızlandırıyor, vücut ısısını artırıyor. Vücut yükselen ısıyı düşürmek için ekstra enerjiye ihtiyaç duyuyor ve böylece yağ yakımı kolaylaşıyor. Zerdeçal da, vücutta kırmızıbibere benzer etkiye sahip.

Yabanmersini: C vitamini bombası yabanmersini aynı zamanda çok güçlü bir antioksidan. Ona koyu rengini veren madde serbest radikalleri yok ederek, toksinlerin dışarıya atılmasını kolaylaştırıyor. Yabanmersini yağ hücrelerinin çözülmesine de yardımcı oluyor.

Rezene: Çok güçlü bir aromaya sahip bu bitkinin içindeki uçucu yağlar metabolizmayı hızlandırıyor, enzim oluşumunu artırıyor ve bu enzimler yağların vücutta depolanmasını önlüyor.

Tavuk eti: Derisinden ayrılan beyaz tavuk eti protein açısından zengin, yağ açısından ise son derece fakirdir. Tavuğun yanı sıra piliç, deve kuşu ve hindi eti de aynı özelliğe sahip. Ayrıca bu gıdalar zengin birer protein kaynağı olarak cildin yağ dokusunu güçlendirirler.

Salatalık: Hemen hemen hiç kalori içermeyen salatalık, potasyum, kalsiyum ve demir açısından çok zengin. Selülitlere karşı kullanabileceğiniz bu gizli silah, vücudun su ihtiyacını karşılamaya da yardımcı.

Zencefil: Zencefil de, içerdiği yağlarla, tıpkı kırmızı acı biber gibi kalori yakımını hızlandırır. Aynı zamanda midenin yeterli derecede enzim salgılamasına yardım ederek sindirimi kolaylaştırır.


Zayıflama hastalığı sizde var mı?

Sürekli kafanızda dönen kalori hesapları, yedikten sonra duyulan suçluluk, neredeyse hiçbir şey yemeden geçirilen koca bir gün. Bunlar size yabancı gelmiyorsa, siz de sayıları hızla artan zayıflama tutkunlarından biri olabilirsiniz.

‘Az önce yediğim bir dilim pastada kaç kalori vardı? Aldığım kalorileri harcamak için bugün mutlaka spor yapmalıyım. Akşama sadece salata mı yesem acaba?’ Hangi kadın gün içinde kendisiyle bunları konuşmuyor ki? Belki siz bir zayıflama tutkunu olmayabilirsiniz ama kilolarınızla ilgili sorununuz varsa, bu sözler az ya da çok kafanızdan mutlaka geçiyordur. Eğer saplantılı bir şekilde her yediğinizin kalori hesabını yapıyorsanız, o zaman siz de zayıflama çılgınlığının kıskancına girmiş olabilirsiniz. Kendinizi test ederek öğrenmeye ne dersiniz?

1 Yıl boyunca kilonuzda ortalama ne kadar fark oluyor?
- En fazla bir iki kilo
- Dört kiloya kadar (4 puan)
- Beş kilo veya daha fazla (6 puan)

2 Yemek yemeyi ne kadar sık düşünürsünüz?
- Sadece aç olduğum zamanlarda
- Daha akşam olmadan, akşam yemeğimin lezzetlini düşünüyorum (1 puan)
- Doğruyu söylemek gerekirse sürekli yemek düşünüyorum (6 puan)

3 İnce bir vücuda sahip olmak…
- … Benim için oldukça önemli (6 puan)
- … Çok istiyorum, ama kilo veremiyorum (2 puan)
- … Daha ince olmak güzel olurdu. Ama benim için önemli olan kendimi iyi hissetmek

4 Yemekten kaçındığınız besin maddeleri var mı?
- Evet, var. Örneğin kola, patates kızartması, mayonez gibi (2 puan)
- Evet. Yağ, şeker veya karbonhidrat içeren bütün gıdalardan uzak duruyorum (5 puan)
- Hayır

5 Aynanın karşısında dururken, ‘ne kadar da şişmanım’ diye düşünüyor musunuz?
- Evet. (4 puan)
- Bazen (2 puan)
- Hayır

6 Ne sıklıkta spor yapıyorsunuz?
- Maalesef hiçbir zaman
- Haftada bir iki gün spor yapmaya çalışıyorum (1 puan)
- Kilo vermeyi çok istediğim için hemen hemen her gün (6 puan)

7 Ne kadar sıklıkta tartılıyorsunuz?
- Her gün (6 puan)
- En fazla haftada bir kez (1 puan)
- Tartım yok

8 Arkadaşlarınızla birlikte yemeğe çıkıyor musunuz?
- Evet
- Hayır, kalabalık yerlerde yemek yemekten hoşlanmıyorum. (6 puan)

9 Düzenli olarak kahvaltı yapıyor musunuz?
- Genelde hayır (6 puan)
- Hafta sonları evet ama diğer günlerde zamanım olmuyor (1 puan)
- Her zaman. Kahvaltı, güne başlamak için ihtiyacım olan enerji kaynağı

10 Bir dilim beyaz ekmekte ne kadar kalori olduğunu biliyor musunuz?
- Evet, yaklaşık olarak 90 kalori. (5 puan)
- Açmadan daha az olduğu kesin (1 puan)
- Hiçbir fikrim yok

11 Zayıf olan insanların daha mutlu mu olduklarını düşünüyorsunuz?
- Evet (6 puan)
- Hayır
- Kesin diyemem (1 puan)

12 Eğer dün akşam rejiminizi bozduysanız bugün ne yaparsınız?
- Bütün gün aç dururum (6 puan)
- Gün boyunca sadece kalorisi düşük şeyler yerim (2 puan)
- Hiç önemli değil

13 Aşağıda yer alan ifadelerden bazıları sizinle örtüşüyor mu?
- Zayıflamak için kusuyorum (6 puan)
- Yemek seçiyorum ve her bir lokmayı düzenli olarak sonuna kadar çiğniyorum (5 puan)
- Yemek konusunda belirli bir alışkanlığım yok

Değerlendirme: Cevapların yanlarında yer alan puanlarınızı toplayın.

0 - 24 puan arası
Zayıflama hastalığı sizden çok uzak bir kavram. Daha ince görünmek için bir diyetten öbürüne geçen etrafınızdaki insanlardan pek de etkilenmiyorsunuz. Kalorili yemekler sizin için uzak durmanız gereken zararlı şeyler değil, tam tersine mükemmel bir ziyafet anlamına geliyor. Belki manken gibi bir fiziğiniz yok ama siz halinizden memnunsunuz ve böyle de güzel olduğunuzu düşünüyorsunuz. Kusursuz hatlardan oluşan bir vücuda sahip olabilmek sizin için çok da önemli değil. Sizin için asıl önemli olan mutlu olmak. Aslında böyle düşünerek en doğrusunu yapıyorsunuz.

25 - 49 puan arası
İŞE yaramış ya da yaramamış, en az on diyeti arkanızda bıraktınız. Zayıflayabilmek için gazete ve dergilerde yazan bütün diyet yazılarını okudunuz. Hiçbir şey yapamasanız bile üç beyazdan hep uzak durmaya çalıştınız. Yemeği fazla kaçırdığınızda kendinizi kötü hissettiniz. Fakat hiçbir zaman böyle bir durumda kendinizi açlıkla cezalandırmadınız. Kilonuzu kontrol edebilmek için bazı kurallarınız olması güzel. Ama bu kuralların hayatınızı sıkıcı hale getirmesine izin vermeyin.

50 - 70 puan arası
Ne yediğiniz sizin için çok önemli. Yemeden önce mutlaka kalori hesabını kafanızda yapıyorsunuz. Açlığınızı hissedinceye kadar hiçbir şey yemiyorsunuz. Öğünlerinizi sürekli atlıyorsunuz. Açlıktan mideniz kazındıktan sonra kendinizi koca bir porsiyon yemeği çabucak yemiş olarak buluyorsunuz. Sonraki pişmanlıksa peşinizi hiç bırakmıyor. Fakat unutmayın ki, fiziki görünümünüzü bu kadar kafanıza takarak ne mutlu olabilirsiniz ne de daha zayıf! Eğer toplamış olduğunuz puanlar burada belirtilen aralıkların üzerinde ise, bir psikolog ve/veya diyetisyenden yardım almanızı tavsiye ediyoruz. Çünkü zayıflama hastalığına yatkın görünüyorsunuz.

Seks kalbe iyi geliyor

Kalp hastalığı cinselliğe engel değil!

Hattat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, kalp hastalarının en büyük korkularından, çekincelerinden birinin seks yapmak olduğunu, ve bu nedenle kalp-damar hastalığı yaşayan bir çok kişi seksin tehlikeli olduğunu düşünüp cinsellikten tamamen vazgeçtiğini belirtiyor.

Seks kalp hastalarının yeni ilacı
Ancak Prof. Hattat'ın açıklamalarına göre; kalp hastalığının cinselliğe engel olmadığı, hatta kalp performansını yükselterek ömrü uzattığı biliniyor.

Aslında seks için gereken enerji öyle çok fazla değil. Araştırmalar birçok çiftin cinsellik için 5-15 dakika harcadığını gösteriyor. Seks sırasındaki oksijen tüketimi 1 veya 2 kat merdiven çıkmaya eşit. Bir çok kişi için cinsellik için gereken enerji bir eşya taşımak, orta şiddette 20 dakika yürüyüş yapmak, bahçe ve ev işleriyle uğraşmaktan fazla değil.

Normalde cinsellik esnasında kalp hızı dakikada 110-130 atım arasında oluyor. Bu da hafif-orta şiddette yapılan bir egzersize eşit bir rakam. Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) yaklaşık 2 katına yani 120 mm Hg'den ortalama 150-180 mm Hg'ye, bazı durumlarda ise 240 mm Hg'ye kadar çıkabiliyor. Solunum hızı da dakikada 16-18 nefesten yaklaşık 60 nefese çıkıyor. Bu rakamlar erkekler için biraz daha yüksek olabiliyor. Bu durum özellikle erkeğin üstte olduğu pozisyonlarda görülüyor.

Sonuçta cinsel ilişki kalp hastalarına çok fazla yük bindiren bir durum değil. Ancak aldatma gibi stres yaratan durumlarda ve farklı aktivitelerde kalbin üzerindeki yük biraz daha fazla.

Seks kalpten ölümleri arttırır mı?
Oysa cinsel aktivite sonrası içinde kalp krizi geçirme riski veya cinsellik esnasında kalpteki sorunlara bağlı ölümler oldukça nadirdir. Sağlıklı bir kişide seks sonrasında kalp krizi görülme riski yaklaşık 1 milyonda 2.5'tur. Bu rakam daha önce kalp hastalığı geçiren kişilerde 1 milyonda 25'e kadar çıkar. Ancak yine de oldukça düşük bir risk söz konusudur.

Örneğin yapılan bir çalışmaya göre 5500 koroner problemlere bağlı ölümlerin yalnızca %1'i sekse bağlı olarak gelişmiş. Bunların da çoğu evlilik dışı ilişki olduğundan suçluluk, endişe ve acelecilik hislerinin bu ölümlere katkıda bulunduğu düşünülüyor. Ancak özellikle erkekseniz, daha önceden geçirilmiş bir kalp krizi hikayeniz varsa ve aşırı hareketsiz bir hayat tarzı sürüyorsanız riskinizi arttırdığınızı bilmelisiniz.

Hangi pozisyonlar kalbe daha faydalı?

Aslında bazı pozisyonların diğerlerine göre kalbi daha fazla zorladığı çok da doğru değil. Erkek üstte, kadın üstte, yan yana, oral seks ve mastürbasyon arasında bu açıdan bir fark yok. Yani çift olarak seçtiğiniz pozisyonda rahatlık hissetmeniz yeterli. Ancak bazı uzmanlar eğer erkekte bir kalp sorunu varsa yan yana pozisyon veya kadının üstte olduğu pozisyonlar seçilerek erkeğin harcadığı eforun azaltabileceğini düşünüyor. Zamanla doktor kontrolünde yapılan doğru bir egzersiz ve kondüsyon programı ile erkeğin fitness seviyesi düzeltilerek eski pozisyonlara geri dönülebilir.

Kalp hastalığı cinsel sorunları arttırır mı?
Kalbi etkileyen her şey cinselliği de etkiler. Yani kalp damarlarını etkileyecek herhangi bir sorun (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol problemi, plak oluşumu, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, hareketsiz bir yaşam) cinsel bölgeye giden damarlarda da hasar yaratır. Bu nedenle kalp hastalıklarında, şeker problemi, tansiyon ve damar sertliğinde başta sertleşme sorunları olmak üzere çeşitli cinsel sorunları daha sık görülür. İstek azlığı, sertleşme sorunu, tatminsizlik yaşayan erkekte performans endişesi gelişerek kısırdöngü şeklinde sertleşme problemi daha da artabilir.

Kalp ilaçları da cinselliği bozabilir
Kalp hastalıklarında kullanılan ilaçlar cinsel isteği azaltıp sertleşme sorununa neden olabilir. Biz bu durumda eğer hasta için uygunsa kalp hekimi ile görüşüp cinselliği daha az etkileyen ilaçların kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyoruz. Ancak bu ilaçların muhakkat kullanılması gerekirse o zaman hastaya bunun hayatı için önemli olduğunu anlatıyoruz. Bu durumda hastalara başka öneriler sunuyoruz. Cinselliğin farklı boyutlarını öğretiyoruz. Bypass sonrasında korkular nedeniyle nitrat grubu ilaçlara psikolojik bir bağımlılık gelişebilir. Bu durumda da psikolojik bir yardım almalarını öneriyoruz. Bazen anksiyete veye depresyona yönelik ilaçlardan yardım alıyoruz.

Sertleşme sorunu görülebilir
Kalp krizi sonrasında sertleşme sorunu hem fiziksel hem psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir. Bir erkek eforlu bir hareket esnasında veya seks yaparken kalp ağrısı yaşıyorsa korkup psikolojik olarak sertleşme sorunu yaşayabilir. Bu durumda damarları rahatlatan nitrat grubu ilaçlar kullanılabilir (ancak bunlar da sertleşme ilaçları ile alınamaz). Kalp krizinden ve ölümden korkmak da, performans endişesi yaratarak sertleşmeyi bozabilir.

Performans ilaçları kullanırken dikkat!
Kalp damar sorunu yaşayan kişilerde sertleşme sorununda kullanılan ilaçlar oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebiliyor. Ancak nitrat grubu ilaçları kullanan hastaların bu ilaçları kullanmamaları gerekiyor.

Partnerler moralinizi bozmayın
Kalp krizi yaşayan bir çok kişi endişeli, depresif ve sıkıntılı hisseder, hatta partnerlerinin onları beğenmediğini düşünür. Bir başka durum da partnerin aşırı korumacı hale gelmesidir ki bu durumda hastanın moralini bozar.

Kadınlar 1 yılını neye harcıyor?

Yapılan araştırmada ortaya çıkan ilginç sonuç...


İngiltere'de yapılan bir araştırma, kadınların, yaşamlarının yaklaşık bir yılını ne giyeceklerine karar vermeye harcadığını gösterdi.

İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberinde, yaşları 16 ila 60 olan 2491 kadının katılımıyla yapılan araştırmada, kadınların ortalama olarak yaşamlarının 287 gününü, işe, akşam yemeklerine, davetlere, tatile, spora ve diğer faaliyetlere ne giyeceklerini seçebilmek için gardıroplarını karıştırarak geçirdiğini ortaya koyduğu bildirildi.

Bu sürenin büyük bölümünün, cuma veya cumartesi akşamları ile tatil için uygun kıyafet seçimine ayrıldığı belirtildi. Uzmanlar, ortalama olarak bir kadının hafta içi her sabah kıyafet seçimi için 16 dakika harcadığı, bu sürenin cumartesi ve pazar sabahları 14 dakika civarında olduğu kaydedildi.

Araştırma, kadınların çoğunun, hafta sonu dışarı çıkmadan önce ne giyeceklerine karar vermek için yaklaşık 20, tatile götürecekleri giysileri seçmek için de her seferinde 52 dakika harcadığını gösterdi.

Kadınların hafta içlerinde de akşam dışarıya giyecekleri kıyafetler için 20 dakika harcayabildiğini ortaya koyan araştırmada, kadınların, tatillerde sabahları uygun giysiyi seçmek için 10, akşam kıyafetleri için de 10 dakika harcadığı gözlendi.

Araştırma ayrıca, her iki kadından birinin, işe gitmeden önceki gece 15 dakikasını yarın sabah ne giyeceğini bulmaya ayırdığını ortaya koydu.